• Sonuç bulunamadı

Ercümend Ekrem Talu’nun Bir Mektubu

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ercümend Ekrem Talu’nun Bir Mektubu"

Copied!
8
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Yeni Türk Edebiyatı Dergisi, Sayı 12, Ekim 2015, s. 205-211.

Ömer Özcan

*

A LETTER BY ERCÜMEND EKREM TALU

Hariciyeci, gazeteci ve edip Ercümend Ekrem Talu’nun (1888-1956) ismi gü-nümüzde hemen hemen unutulmuştur. Onu unutulmuşlar arasında şanslı kılan, oğlu gazeteci Muvakkar Ekrem Talu’dan olan ve farklı mesleklerle iştigal eden torunları-nın popülariteleri ile toplumda soyadını yaşatmalarıdır. Ercümend Ekrem, Recaizade Mahmud Ekrem’in oğlu olmanın kendisine edebî bir keyiften önce edebî bir mesuliyet verdiğini ifade etmiştir. Hariciye ve maarif alanında görev yapmıştır. Bir süre Mustafa Kemal’in sağlığında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nde bulunduktan sonra, Basın Yayın Genel Müdürlüğü ve gazetecilik yapmıştır. Tasvir gazetesinde onunla bir süre aynı odayı paylaşan Bedii Faik, hokka kalem kullandığını, çok titiz ve intizamlı olduğunu, çekmecesinde daima ‘extra strong’ filigranlı bembeyaz mektup kâğıdı bu-lunduğunu ve yazılarını, kalemini hokkasına batıra çıkara ve bir tek kelimesini dahi çizmeden, hem de az bulunur güzellikte bir kaligrafi ile yazdığını belirtiyor.1 1930’lu

yılların başında Nazım Hikmet, fikir ve edebiyat dünyamızın tanınmış isimlerine karşı “Putları Yıkıyoruz” kampanyası başlatmış ve haksız eleştiriler yöneltmişti. Onun açtığı yoldan giden Kemal Tahir, bazı gazeteci ve edebiyatçılara Namık Kemal hakkında sorular sormuş ve topladığı cevapları bir risale halinde neşrederek onunla ilgili haksız eleştirilere çanak tutmuştu. Namık Kemal’e yapılan haksızlığa mukabil olmak üzere Milli Türk Talebe Birliği de bir risale neşretmiş, anma merasimi düzenlemiştir. Bu hadiselerden sonra Milli Eğitim Bakanlığı, Türk büyüklerinin okullarda anılması ve gençliğe tanıtılması gayesiyle genelgeler neşretmişti.

* Araştırmacı, yazar.

(2)

Ercümend Ekrem Talu, Namık Kemal’in ölümünün 50. yılı vesilesiyle okullarda anma günleri tertip edilmesi üzerine babası Recaizade Mehmud Ekrem için de, vefatının 25. senesi münasebetiyle aynı yolun takip edilmesini düşünmüştür. Bu düşüncesini dönemin Milli Eğitim Bakanı’na 05.12.1938 tarihli bir mektupla iletmiştir. Mektubunda isim zikretmeden “Çok muhterem büyüğüm” diye hitap ettiği bakan Saffet Arıkan’dır. Mustafa Kemal’in vefatından sonra İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanı seçilmesi üze-rine Başbakan Celal Bayar teamüle uyarak görevinden istifa etmiş, İnönü hükümeti kurma görevini 11.11.1938’de yeniden Bayar’a vermiştir. Saffet Arıkan, 10.06.1935 tarihinde getirildiği Milli Eğitim Bakanlığı görevini, Celal Bayar’ın kurduğu hükümette de muhafaza etmiş, bilinmeyen bir sebeple kısa bir süre sonra 28.12.1938’de görev değişikliği yapılmıştır. Arıkan’ın, görevden ayrılmadan kısa bir süre önce Talu’dan aldığı mektuptaki babası ile ilgili dileğin takipçisi olduğu gerekli talimatları verdiği anlaşılıyor.

Yeni bakan Hasan Âli Yücel’in de uygun görmesi üzerine Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın (Kültür Kurulu) 05.01.1939 tarih ve 2/46.2 sayılı genelgesi ile 31.01.1939 tarihi ölümünün 25. yılı olan Recaizade Mahmud Ekrem hakkında, lise ve öğretmen okullarının edebiyat derslerinde hatırasının anılması ve öğrencilere hayatı ve eserlerinden bahsedilmesi duyurulmuştur.

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı 09.01.1939 tarih ve 2/14 numaralı yazıyla bakanlık makamından yukarıdaki genelgenin 100 adet basılmasını talep etmiştir. Talep yazısı bakan adına müsteşar Rıdvan Nafiz Edgüer tarafından 06.01.1939 tarihi düşürülerek Yayın Müdürlüğü’ne havale edilmiştir. Bu yazının tarihi ile havale tarihi arasında bir uyumsuzluk görülmektedir.

Hasan Âli Yücel zamanında bakanlıkta yapılan yeniliklerden biri de teşkilata gönderilecek genelgelerin ve tebliğlerin ayrı ayrı bastırılıp dağıtılması yerine bütün bu işlemlerin haftalık bir dergi vasıtasıyla yapılması uygun görülmüş ve Tebliğler

Dergisi’nin neşrine başlanmıştır.

Tebliğler Dergisi bütün eğitim kurumlarına ulaşacak sayıda bastırılmış,

öğretmen-ler odasında dosyalanan bir nüshası bütün öğretmenöğretmen-lerce okunarak en arka sayfadaki bölüm imzalanmıştır. Yakın tarihlerde tasarruf gayesiyle Tebliğler Dergisi’nin bastı-rılmasından vazgeçilerek elektronik ortamda neşredilmesine geçilmiştir.

Recaizade Mahmud Ekrem ile ilgili bakanlık genelgesi Tebliğler Dergisi’nin 09.01.1939 tarihli 1 numaralı nüshasının 3. sayfasında 6. sayılı genelge olarak basıl-mıştır.

(3)

Çok Muhterem Büyüğüm,

Namık Kemal’in ölümünün ellinci yıldönümü münasebetile, Maarif müessesele-rinin göstermiş oldukları kadirşinaslıktan cesaret alarak, Zât-ı Devletlerine aşağıdaki maruzatta bulunmak cüretini irtikâb ediyorum.

Bu ayın sonlarında babam, Recaizade Mahmud Ekrem’in de, ölümünün yirmi be-şinci yıldönümüdür. Rahmetlinin eseri ve tesiri, Kemal’inki kadar azametli olmamakla beraber, sağlığında “Üstad-ı Ekrem” unvanına layık görülmüş olan Recaizade’nin, yarım asırdan ziyade edebiyata ve edebe meşkûr hizmetleri olmuştur. “Mekteb-i Sultânî” ve “Mekteb-i Mülkiye”deki kürsüsünden, o vaktin gençliğine fikir ve kelâm hürriyeti telkin eden bu teceddüt peyrevinin, ölümünden 25 yıl sonra, ömrünce has-retini çektiği Cumhuriyet rejiminden bir kadirşinaslık tezahürü görmekle, şüphesiz ki ruhu şad olacaktır.

Recaizade’nin temiz hatırasına karşı, Zât-ı Devletinizin ne türlü asîl duygularla mütehassis bulunduğunuzu yakından bildiğim içindir ki keyfiyeti mahremane hatır-latmağa ictisar eyledim. Bu vesile ile yüksek huzurunuza sonsuz tazimlerimi bir daha arz ederim, çok muhterem büyüğüm.

Ercümend Ekrem Talu 5 Kânunuevvel 1938, Ankara

(4)
(5)
(6)
(7)
(8)

Referanslar

Benzer Belgeler

Türkeş’ Sema Bingöl ECER - Zeynep ÇETİNKAYA MHP Lideri Alpars­ lan Türkeş’in Yaşar Kemal’i “PKK’ya arka çıkmakla” suçlaması ka- moyunda yeni bir tartış­

Ama bu kuşağın İz­ lenimci görüşten etkilenerek bir tür akademik ve yerel niteliğe dönüşen ve geniş bir sanat­ çı kesiminin somut bir görünüşe, figüre bağ­ lı

ile o devir aydının milliyetçi bir görüşle buhranı nasıl dile ge­ tirdiğini ifade etmeye çalışacağız: Şüphesiz Ömer Seyfettin, parçalanmak, yutulmak,

Örne¤in, ayn› boyda, ayn› kiloda olan ve ayn› antrenman› yapan iki tak›m, dakikada 30 kürek çekerek parkuru tamamlad›¤›nda tak›m- lardan birinin ortalama kol

• stanbul Radyosu sanatçısı Alaettin Aday'ın radyoda- ■ ki işine son verilm esi üzerine İstanbul Radyosu sa- * n a t ç ıla r ı kendi aralarında imza

Merkezden binlerce kilometre uzak vilâyetlere malik olan Osmanlı İmpara­ torluğu için demiryolları, bunlar üzerinde gerek hâkimiyeti temin ve gerek daimî

Ertesi gün toplu bir halde Beyoğlu Belediye bina­ sında İstanbul kumandanı Refet Paşa' ya mülâki olduktan sonra hep bir ara­ da Topkapı sarayına geçerek

Diğer taraftan Elmalı - Kadı­ köy isale hattının inşası müte­ ahhidine ihale olunmuştur.. Bu hattın boyu 10 kilometre uzun­ luğunda olup 600 milimetrelik