• Sonuç bulunamadı

Yaşadığımız günler:Prens'in komplosu

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yaşadığımız günler:Prens'in komplosu"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

01 ‘K öşkün

Simdi

9

yeller~

eSer~*

yerir\de

PRENS

SABAHATTİN'İN

KÖŞKÜNÜN

ŞİMDİKİ HALİ V Ş

Prens*

in Komplosu

K

o ru içinde b ir k ö ş k . Gün ışığ ın d a g itm iş tik — Tek k a tlı binanın büyük s a lo ­ nunda id ik . Saym adım a m a 30 k iş i k a d a r v a rd ık . Az so n ra h a ­ va k a r a r d ı. Z aten korunun içi gündüzün b ile lo ştu .G ü n b a tın ­ ca gece iniverdi..

D oğrusunu is te r s e n iz ben toyluk m u ,b ö y le ş e y le r e ilk k a ­ tılış ım m ı nedense s e rs e m le - m iş tim . L â m b a la r yandı .Salon­ da b ir b ir in i ta n ım ıy a n ad a m la r, çe p ç e v re d u v ar k e n a rla rın d a k i s a n d a ly a la ra , koltukla ra o tu r ­ muş b e k liy o rla r.Y a ta n ış , ya d eğ il. Yanındaki ile a r a s ı r a f ı­ sıld a y a n la rd a n b aşk a salouda s e s seda yoktu. . He k a d a r bekledik ?B ilm em a m a h e r halde y a s sıy a y a k la ş ­ m ış tık . B ir m eçhulü b ek ley e n ­ l e r o la ra k o tu ru y o rd u k . B irden salonun k a p ısı a ç ıld ı .K ısa boy­ lu , ufak te fe k denecek çapta om uzu düşük b ir is i g i r d i . V e c ü s se sin d e n beklenm iyen g ü r ­ lü k te b ir e rk e k s e s i ile :

- A r k a d a ş la r , dedi. S ila h la r, b o m b a lar g eld i. Şimdi s iz e da

-PRENS

SABAHATTİN

Çerkez Haşatı, arkadaşlar dedi.

Silahlar bom balar geldi. Şim di

dağıtacağız ve harekete geçeceğiz

Heyecanla bekledik.Biraz sonra

Prens Sabahattin geldi v e . . .

ÇERKEZ

HASAN

ğ ıta ca ğ ız ve h a re k e te g e ç e c e ­ ğiz'.

B enim iç im ez ild i .Hafif ka­ r ın a ğ r ıs ı b a ş la d ı.K im s e a ğ z ı­ nı a ç m a d ı.Y a ln ız 30-35 y a ş la ­ rın d a b i r adam b ird e n k a l k t ı :

-B iz i bunun iç in m i g e tird i­ n iz ? Ben silâh k u lla n m a sın ı b ilm e m ,b e n giderim ', diye k a - pıya d o ğ ruldu.K apıdaki adam :

- Y a , sünnet düğününe m i geld in sa n ıy o rsu n b e y im ? B u ­ ra d a n b i r y e r e ç ık a m a z sın . O - t u r oturduğun yerde', diye a z a r ­ la d ı. O da se sin i k e s ti ve y e r i­ ne g e ç ti.A rtık bundan so n ra k im s e ağ zın ı aç m a d ı.

naa

Sene 1909-1910.D oğru su ben h a tıra d e f te ri tutm ad ığ ım için bu t a r i h l e r i pek k e s tir e m iy o ­ ru m . Y alnız bildiğim şe y , S ul­ ta n R e ş a t zam an ı ve h a r p le r ­ den önce Hukuk M ektebinde i - d im . Hukuk M ektebinde p o liti­ ka a lm ış yürü m ü ştü . B ir ta r a f ­ ta İ ttih a tç ıla r ta leb e a ra s ın d a "M ekâlibi A liye, Y üksek Mek­ te p le r Kulübü" adında b ir ce­ m iyet k u rm u ş la rd ı. Hukuk mek­ tebinden buraya ancak 5 0 -6 0 ki­ şi dahildi. Onu da ağızdan ö ğ re­ niyorduk. Ne v a r ki,Hukuk C e­ m iy eti adındaki m ektep iç i d e r ­ neğin ikinci r e i s l e r i ve faal ü - y e le r i İttihat ve T erak k in in b ir n e v 'i g ençlik kolu olan bu kulü­ be dahildi. Ama kim b ilir ne dü­ şünce ile ben ve benim gibi ak ­ lı, f ik r i ve bedeni çevik çocuk­ l a r ı a lm a m ış la rd ı. Bu yüzden İttih a tç ıla ra k a r ş ı b ir k a r ş ıt cephenin teşekkülüne se b ep ol

-m uştu. Bu cephenin ze -m in i de h a z ırd ı. M ektepte P re n s Saba­ h a ttin 'in lid e r lik e ttiğ i b ir"A h - r a r " yani L ib e r a lle r r ü z g â r ı e - siyordu. Bu sad ece b ir m uhale­ fe t c e re y a n ı d e ğ il, şim diki ta ­ b ir le b iraz da b ilim se l b ir c e ­ rey an d ı.

M ektepte bu c e rey an ın ba­ şında T alebi Hukuk C em iyeti R e isi K ıb rıs lı Sofizâde C elâl v a rd ı. Ondan başka b azı a r k a ­ d a şla r ın da P re n s S abahattin' i ta n ıd ık la rın ı s a n ıy o ru m .. B un­ la rd a n b iri k ıy m e tli p r o fe s ö r Nam ık Zeki beydi. Aynı sın ıf­ ta okuyorduk. Ne v a r ki o Mül­ kiye M ektebini de b itir m iş ti sa ­ nıyorum . B ir de H atem i adında b ir a rk a d a ş v ard ı.

D aha başka a r k a d a ş la rım ız da İttih a t ve T erak k iy e k a r ş ı i- d i.A m a bizim gibi P re n s Saba­ h a ttin ce rey an ın a k a p ılm ış de­ ğ ild ile r .

B ir yaz günü m ektepten ç ı - k a rk e n m i yoksa m ektepte iken mi H atem i yanım a geldi.

-B u a k şam b ir y e re gidece­ ğ i z ,g e l i r m is in ? dedi. Ben top­ la n tı hakkında h e r halde bilgi is te m iş olm alıyım . O rada geç k ala b ile c e ğ im iz i ö ğ r e n in c e :

-E v e h a b e r v e rn ıe liy im g e ç k a lır s a m m e ra k e d e r le r dedim .

Biz Ü sk ü d a r'd a o tu ru y o r­ duk. İsta n b u l'd a gece y a tısın d a k alac ak hiç b ir ak ra b am ız ve dostum uz da y o k tu .H atırlad ığ ı­

m a g ö re eve : "A rk a d a şla rd a n b irin in sünnet düğününe gidiyo­ ru m , geç g elec eğ im " diye b ir te lg r a f çe k tim . O zam an ş e h ir telefonu yoktu.

K u ru ç e şm e 'y e k a d a r tr a m ­ vayla g ittik . C ağaloğlu'ndan Ku­ ru ç e ş m e 'y e yaya g id e m ez d ik ... Yolda g ittiğ im iz y e rin K uru­ ç e ş m e 'd e P re n s S abahattin B e­ yin köşkü olduğunu ö ğrendim . K öşke, koruya a ç ıla n kapı­ dan g ird ik ve iç e rd e h iç b irin i ta n ım a d ığ ım b ir ta k ım genç a ­

d a m la r v a rd ı. B iz de a r a la r ın a k atıld ık . H e r halde öğleden b ir hayli so n ra yola ç ık m ış olm alı idik ki oray a v ard ığ ım ız zam an gün hayli ile r le m iş ti.B e k le d ik , b e k le d ik .. . S u lar k a r a r d ı, ışık ­ l a r yandı. B ir a r a salonun kapı­ s ı a ç ılıp ufak te fe k b ir adam g ü r s e s i ile bize "Y ukarda yazr dığım g ib i" :

- S ilâ h la r ve b o m b alar h a ­ z ır! dedi. Ben bu ad am la son - rad a n ta n ış tım . Bu ufak te fe k a- d am , İkinci M e şru tiy et d e v rin ­ deki İhtilâl h a re k e tle rin e hep k a r ış m ış ve so n rad a n "T a k lifi H üküm et" adiyle an ılan Hükü­ m et d a rb e s in i h a z ırlıy a n la rd a n "Ç erk ez H aşan" adiyle anılan ve b ir kaç sene evvel k im s e siz vefat eden B a b ia li'n in " H a şa n am ca" n am iy le ta n ıd ığ ı a rk a d a ­ şım H aşan idi.

Ç erkez H a sa n 'm s ö z le r i ü - z e rim iz d e hiç d eğilde benim gi - bi o ray a neden gittiğ in i bilm e­ y e n le r için soğuk b ir duş oldu ; am a içim izd e sonradan b ir a - vukat olduğunu öğ ren d iğ im ve şim d i adını h a tırla m a d ığ ım adam dan b aşka k im s e s e s ç ı - k a rm a d ı. H asaıı bu s ö z le r i söy­ le d ik te n so n ra ç e k ilip g itti. Biz de sükut içinde h a re k e t e m rin i bekledik. B ek le rk e n kim b ilir n e re y e g id e ce ğ im iz i düşünüyoç neden hala h a re k a t planının b il­ d ir il m ediğini anlay'am ıyorduk.

A rad an y a rım saat m i, b ir sa at mi g e ç ti b ilm iy o ru m .T ek ­ r a r kapı a ç ıld ı. Redinkot, o r ta ­ dan k ısa boylu ş ık ve güzel b ir adam salona g ir d i. P re n s Saba­ h a ttin bey d e d ile r. Yanında Ç e r­ kez H asa n 'a n başka b ir i daha v a rd ı. Bu za tın so n rad an hepi­ m izin çok iyi ta nıdığım ız Saf­ fe t L ütfi (Ozan) bey olduğunu ö ğ ren d im . Hep ayağa k a lk tık .. . P re n s k o lla rın ı göğsüne kavuş­ tu rd u , pek n az ik ve yum uşak b ir eda ile :

-B e y e fe n d ile r! İd ealim ize y a rd ım c ı olm ak için buraya ka­ d a r z a h m e t e ttiğ in izd e n dolayı ş ü k ra n la rım ı a r z e d e r im .H a r e ­ k ete g eç m e m iz e lüzüm k a lm a ­ dan S aray is te k le rim iz i kabül e tti. B aş M abeyinciyi ve d iğ e r k im s e le ri d e ğ iş tir d i. A rtık ev­ le rin iz e g id e b ilirs in iz , d e d i .. . N asıl sevindik; b ile m e zsin iz!

Ve ben eve sünnet düğünün­ den d ö n e r gibi g ec e geç vakit döndüm . Ama b ir sila h lı ih tila ­

le k a r ış m ış genç o la ra k kendi­ m i b aşka tü rlü h iss e tm e y e b aş­ la d ım .

Sonradan H asa n 'd a n ö ğ re n ­ d iğim e g ö re bu s ilâ h lı kom plo­ dan P re n s S ab ah a ttin 'in h a b e ri yokm uş. Bunu Saffet L ü tfi bey

b az ı a r k a d a ş la r ı ile ondan ha - b e rs iz te r t ip e tm iş . P re n s t e r ­ tip ten h a b e r d a r olunca son de­ r e c e m ü te e s s ir olm uş.

-N a s ıl o lu r ? Ben s ilâ h lı b ir h a re k e te n a s ıl öncülük ede­ r im ? diye bunu te r tip ç ile r in e b ir h ay li e s e f e tm iş .

H arek e tin a s lın a g elin ce ; bunda b ir g e rç e k v a r d ır . H aki­ k aten P ad işa h ın e tra fın ı ta m a ­ m en ittih a tç ı k im s e le r s a r m ış ­ t ı . P re n s in bu te şeb b ü sü o z a ­

m an m üsbet n e tic e v e r m iş ti. E r t e s i gün g a z e te le rd e Sa­ r a y e rk a n ı a r a s ın d a y ap ılan d e­ ğ iş ik lik le ri ö ğ re n m iş tik .B a ş lı- ca d e ğ iş tir ile n B a ş M abeyinci T evfik bey b ir in c i sın ıfta Hu­ kuk M ektebinde H ocam dı—

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu çalışmada, fertil ve TİB olan kadınların endo- metrial ko-kültürleri incelendiğinde, fertil grup ko- kültürlerinde, gland epitel hücreleri ve stromal hücrele- rin

1979-84 yıllarında Çevre M üsteşarlığında Daire Başkanı olarak çalışan Gürpınar, 1984’te Başbakanlık Çevre Genel Müdürlüğü’nde uzman olarak görev

Günün belirli bir saatinde, gün ışığı ve ortam sıcaklığındaki değişmelerin ihmal edilebilecek kadar az olduğu kabul edilerek, yük açık konumdan uçlarının kısa

精神病人如何與家人相處 [ 發表醫師 ] :護理指導 醫師(精神科) [ 發布日期 ] :2011/3/25  一、精神病人家屬的壓力與調適:

糖尿病人健康吃 吃太多與身體消耗太少,是造成肥胖的原因之一,剩餘的熱量在體內化成體脂肪囤積

Bu bölümde yer alan, Kanada dan H.E,Jervis ve arkadaşlarının, kirletici kaynakla direkt temas halinde olsa kişilerle, şehirde ve kırsal yörelerde yaşayan

Meselâ Londra’dan kalktım ben dokuz saat gece yolculuğu yaptım ve sadece bir oyun sey­ retmek için Edinburgh’a gittim ve aynı gün yine dokuz saat yolculuk yaparak

Değişken kapı ve kontrol kapısı oksit tabakasıyla bağlandığında hücrenin değeri “bir” olarak algılanır..