• Sonuç bulunamadı

Milenyumun şairi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Milenyumun şairi"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ÇARŞAMBA, 19 Nisan 2000

31

Milenyumun sairi

Doğan

A

YDIN Doğan

Vakfı Şiir

Ödülünü

kazanan

Melih Cevdet

Anday’ın

son kitabı

Yağmurun Altında'yı,

yeni binyılın şiir kitabı olarak nitelendiriyorum.

Rasin'in

resimlediği bu kitapta; geçen binyılın şiirsel tanıklığı ve gelecek binyılın şiirsel zekâsı var.

Anday'ın

Kadıköy'deki evine giderken, yolda sürekli onun şiirini, romanlarını, denemelerini, oyunlarını düşünüyorum. Belleğimde kalan paragraflar, dizeler.

Zamansızlık

kavramı içinde; yaşadığımız

zamanı, güncelliği nasıl yakaladığını, onu şiirsel bir akıl ve duyarlıkla nasıl temellendirdiğini örnekleriyle kafamda sıralıyorum.

Şiiri tanımaya başladığımda onun şiirini de tanıdım. Bazı şairler, şiir kavramıyla aynı anlamı taşırlar benim

için,

Melih Cevdet Anday

da

bunlardan biridir.

Nükleer ya da doğal bir afetle dünya yok olsa ve yeryüzünde tek canlı insan kalsa, geçmişe, insanoğluna, tarihe dair

okuyacağı tek kitabın.

Melih Cevdet

Anday’ın

şiirleri olmasını hayal ederim. Onda; bütün zamanları, bütün gelmiş geçmiş uygarlıkları bulabilirdi bu son insan. Çünkü zamansızlık içinde bütün zamanların kanavasını şiirleştirmiştir.

Denemelerinde, genç kuşağa

öğrenerek

ama

öğrendiklerini

unutarak yazmayı

öğretmiştir.

Şiir dilinin gündelik dilin ötesindeki yapay olmayan tadını, Türkçe’den uzaklaşmadan da yazılabileceğini kanıtlamıştır.

★ ★ ★

NUSRET SUMAN'ın

yaptığı büst ve

Rasin'in

duvardaki tablosu altında konuşuyoruz.

HIZLAN

r n y e t . c o m . t r

Bu konuşmayla şiirle düzyazı arasında bir zekâ turuna katıldım.

Bir pencerenin önünde de bir şairin kendine özgü bir dünyayı nasıl yarattığını görüyorum.

Cumhuriyetteki

konuşmalarımızı,

İstanbul Kulübü

ndeki sofraları anımsıyorum.

Arkadaşımız

İhsan

Yılmaz'a Sokrates'le

rakı içmek istediğini söylemiş; ben de onunla birlikte rakı içerken karşımda daima onu

Sokrates

gibi görmüşümdür. Geceyi aydınlatan sorular sorar, cevaplarıyla bir bilgi piramidi inşa ederdi.

Şiir kitabı çıkar hemen ardından o ustalığı bir kenara bırakır, yeni ustalıklann çağrısına kapılır, yeni serüvenleri yaşardı. Şiirin

Ulysses'iydi.

Zümrüt-ü Anka

kuşu gibi eski şiirin küllerinden yeni şiirler doğardı.

Bir ustalık ömür boyu yeter, sözü onun şiir kuramında yoktu. Şiirinin rantını yiyen şair kötü şairdi.

Onunla konuşurken zekâ jimnastiği sonunda, düşünme yeteneğinizin geliştiğini fark edersiniz.

Yazı ve söyleşilerindeki o eşsiz ironisi, karşısındakini sürekli zekâ hazırolunda tutar.

Anlattığı anekdotlar fıkra gibidir, oradaki düğümü sizin çözmenizi bekler. Onunla konuşurken dinlemekle

yetinemezsiniz.

Bütün has şairler gibi taklit edilemez.

★ ★ ★

HER

şairin mutlaka okunmasını

istediği bir şiiri bulunur.

Melih Cevdet

Anday'ın

da var.

Troya Önünde Atlar

ı okumalarını isterim, diyor.

Ben de size bu dileğini iletiyorum.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Gerek duyar­ lık, gerekse biçim yönünden büyük dalgalanmalar gös­ termez Cahit Sıtkı’nın şiiri.. Tersine, bir tekdüzelik

Eğer benim o meşhur peşrevimi yapmış olan rahmetli Osman Bey, şimdi mezarından kalkıp benden yeni bir şarkı dinlerse: — «Vah zavallı ni- havendeik, sen ne

Ay›n bafl›nda, Jüpiter ve Spika’yla çok yak›n görünür konumda olaca¤› için bir dürbün- le gökyüzünde bulunmas› daha kolay olacak.. 4 ekim akflam›, bir günlük

Onun için kafein denilen madde­ nin bir zehir olduğunu kabul et­ mekle beraber gelin sizinle birlikte bir fincan kahvede ne kadar kafe­ in var, önce onu hesab

Daha kaliteli bir bakımevinde ya da koruyucu aile yanında kalan çocukla- rın beyinlerinin beyaz madde hacminin ise ailesiyle yaşayan çocuklarınkinden farksız olduğu

Endüstri meslek lisesi son sınıf öğrencilerinin, Karar Verme Stratejisi Ölçeği’nin içtepisel, mantıklı, bağımlı ve kararsız stratejilerinin mesleki olgunluk

Öbür Anadolu İllerinde olduğu gibi Konya'da da gece hayatı yok denilecek kadar sönüktü, eğlence yeri olarak bir belediye sineması vardı.. Yabancı bekârların

E konomimizin gereklerini aşan bu has- mane uygulamaya Hürriyet gazetesi sa­ hibi Erol Simavi karşı çıktı ve gazetesinde kendi imzasıyla sert bir makale yayınladı.. Ama