• Sonuç bulunamadı

Gerçekten Şirin!.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Gerçekten Şirin!."

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

<r- Şirin Hanım New Haven’de düğün pastasını keserken.

tahsilde bulunan bir gençle büyük bir aşk sonunda evlenmiş. Bu sefer de ömrü, Fransada oturan annesi ressam Fahrinüsa Zeyd’le, İstanbulda, babası muharrir İzzet Melih Devrim’i ziyaret için, Ame­ rika, Avrupa ve Türkiye arasında mekik dokumakla geçiyor.

Elbetteki, yaşadığı her yerde, şartlara göre, hayatının tarzı da değişik olacaktır.

Bağdat’ta Kasır Abiyat’taki günlerini anlatıyor. Orada üvey babası kıral naibidir. Şirin, bir prenses muamelesi görüyor. Ka­ dınlar haremdedir, kaç göç var, aba giyip peçe takmıya biraz da mecburdur. Kasır Abiyatta tek zevki ata binmek. Bu günlerin zevkli tarafları varsa bile Şirin gibi dinamik bir yaradılış için okadar da cazip olmasa gerek. İstanbulda tipik bir kolej tale­ besidir, hepsi nasıl yaşarsa öyle yaşıyor. Mezun olacağı yıl sınıf ar­ kadaşlarıyla beraber Elektra’yı oy­ nuyorlar. Sahne sanatından kabi­ liyetini, etrafındakiler, sahneye karşı duyduğu sevgiyi ise kendisi, o günlerde hissediyorlar. Yale'e tiyatro tahsiline g.itme kararı o günlerin eseri.

Evlenipte Amerikada yerle­ şince, hayatının tarzı ve temposu da ona göre değişiyor.

Bağdat’taki «Prenses Şirin» yok artık. «Amerikada ne yapıyor­ sunuz ?» sualimi «Çalışıyorum» diye cevaplandırdıktan sonra iza­ hat veriyor : «Kışlan muhtelif tiyatrolarda, televizyonda, bâzı büyük moda evlerinde mankenlik yaparak ve tiyatro konferansları vererek. Bir de evimin işleri var tabiî, hepsini ben yaparım, en hoşuma gideni, memleketi özliyen arkadaşlarımı toplamak ve onlara pilâv pişirmektir.»

— «Gelecekte, yapmak iste­ diğiniz en mühim şey nedir ?»

— «Profesyonel tiyatroya in- tisab etmek. Tahmin edersiniz, bu Amerikada çok güçtür. Amerika­ da, bir şeyde muvaffak olabilmek için her türlü fedakârlığa hazır ol­ manız lâzım. Halbuki bizler şah­ sımızdan kolay kolay fedakârlık edemiyoruz.»

— «Dokuz senedir Amerika­ da kaldığınıza göre oradaki hayat­ la buradakini mukayese edebilir misiniz ?»

— «Amerikada, hoşuma gi­ den, onların mizaç itibariyle umu­ miyetle açık insanlar olmalarıdır. Birçok meselelerde, dalavere yok­ tur, kartlar daima masanın üstün­ dedir, ne oynıyacağınızı, nasıl oy- nıyacağınızı bilirsiniz. Her halde, bizden daha tabiî olduklarını

zan-GERÇEKTEN ŞİRİN!

1950 yılında, Amerika’da Yale Üniver­ sitesinden mezun olduğu gün.

T'ı EDİLER ki NewYork’taki evi-

' nin sokak kapısında pirinç

bir levha varmış, üzerinde «Evlilik güzel şeydir, neden tecrübe etmi­ yorsunuz?» diye yazılıymış. «Doğ­ ru mu ?» diye sordum. Şirin Ha­ nım şirin şirin gülümsedi : «Bir de nazarlık asılıdır» dedi.

Bir insan tanırım, tam kırk seneden beri Eyüb’den dışarı adım atmamış. İstanbul şehrinde olup- biten değişikliklerin hemen hiç­ birinden haberi yok. Hepimiz aynı evde doğan, büyüyen, mektebe gi­ den, gelin olan, çocuklarını evlen­ diren ve torunlarını büyüten bir­ çok insan tanımaz mıyız ?

Bâzı insanların kaderi böyle- dir, doğdukları yerin suyundan ve havasından ayrılamazlar. Bâzıları. nın nasibi ise bir başka türlü bi­ çilmiştir. İstanbulda doğmuş, ço­ cukluk günlerinin bir kısmı Ber­ linde, ilk gençlik çağları Bağdatta geçmiş. Sonra beş sene İstanbul­ da, Amerikan Kız Kolejinde oku­ muş. Bu yıllar içinde üç defa Bağ­ dat’a seferi var. Koleji bitirince ver elini Amerika : Yale Üniver­ sitesi tiyatro bölümüne girmiş.

Birkaç yıl sonra, aynı üniversitede Şirin Hanım 1939 yıllarında Bağdatta, küçük kardeşiyle beraber.

(2)

Şirin Hanım, Bağdat’ da bulunduğu günlerde böyle «aba ve seçeli» gez­

meye mecbur edilmişti.

nediyorum. Yalnız, hoşuma git- miyen bir tarafları var : Ameri­ kalının yaşamıya vakti yoktur, büyük bir akıntının içinde süratle yuvarlanıp giderler. Bütün ölçü­ leri maddidir ve bankadaki he­ saplarına, evlerinin önündeki Ca- dillac’larına göre ayarlanmıştır. Meselâ daha iyi bir arabaya sahip olabilmek, bazen hayatlarının en mühim meselesi olabilir.

— «Peki, biraz da bizlerden bahsedelim.»

Şirin hanımın yüzü güldü : — «Ben, İstanbula aşığımdır, dedi, çok yer gezdim, gördüm, onun için bilerek ve duyarak İs­ tanbul dünyanın en güzel şehri, derim. İsterim ki İstanbulda insan ruhları da onun kadar güzel, muh­ teşem olsun. İstanbulda insanlar umumiyetle hüzünlü ve neşesiz. Bunun sebebini bir türlü anlıya- mam.

Anlıyamadığım bir şey daha var. Mizacımızın dedikoduya mü­ temayil olması.

Bu şehirde, bana kalırsa sa­ dece zevkle yaşanır, güzellikler görülür.»

— «Birgün... Kocamla Holly- vrood’da gitmek isteriz. Fakat ti­ yatroda sözü geçer bir mevki sağ­ ladıktan sonra. Çünkü, Amerika- da, büyük tiyatro artistlerinin si­ nemaya geçmesi işten bile değil­ dir. Judy Holiday’in hikâyesini herkes bilir. Judy, Hollywood’da yedi sene basit bir figüran olarak beklemiş ve bıkmıştı. Gitti, New- Yorkta bir tiyatroya müracaat etti, her şeye yeniden başladı. Bir­ gün, birdenbire hastalanan baş artistin yerine sahneye onu çıkart­ tılar. Büyük muvaffakiyet kazan­ dı. Okadar ki, yedi sene onu figü­ ran olarak bekleten Holyvvood’dan teklifler yağmur gibi yağıyordu. Bunu ona tiyatrodaki başarısı sağ­ lamıştı.»

Konuşmamızın bundan ötesi sadece tiyatro mevzuuna döküldü bunları yazmıyorum. Çünkü ben­ den evvel eli kalem tutan bu işin bütün meraklıları Şirin’in tiyatro­ ya dair düşüncelerini yazdılar.

Ancak tiyatroda parladıktan sonra, HoUywood’a gitmek ve filim çevirmek isterim, diyor.

Referanslar

Benzer Belgeler

Şarköy'de toplam 473 yatak kapasiteli 10 konak­ lama tesisi bulunuyor. Bunların dışında yatak kapa­ siteleri ve adetleri kesin olarak belirlenemeyen 16'- dan fazla

Yıldız kümeleri, bulutsular ve gökadalar gibi derin gökyüzü cisimleri için hazırlanmış birçok katalog olmasına karşın, özellikle amatör gökbi- limciler tarafından en

Bir diğer eseri olan (çapkın Sü­ leyman) operetinden pilağa alınan parçalar, Avrupa’da, Amerika’da çok takdir uyandı­ rmış, iyi bir satış yekûnu

Yargıtay, yıllar içinde maddenin içeriğini daha açık olarak belirleyen içtihatları geliştirmiştir ancak, çağdaş bir Avrupa Ceza Kanunu söz konusu olduğunda yasa

1980 sonrasında finansal serbestleşme süreciyle birlikte Türkiye’de 2000 ve sonrasında Kasım ayında ortaya çıkan 2000, Şubat ayında ortaya çıkan 2001 ve son

The „Business Environment“Index (Atanasova and Ivanova, 2015) assesses the conditions for doing business in Bulgaria. „Favorable environment“ is the one in which

Sendika Seçme Tercihinde Etkili Kişiler Değişkenine Göre Sendikalaşmaya Verilen Öneme İlişkin Anova Testinin Sonuçları…….203 Tablo 58.. e-Devlet’in