• Sonuç bulunamadı

Orhan Veli öleli...

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Orhan Veli öleli..."

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SAYFA

l

(VvvV vs,

“ y r .. —

CUMARTESİ

YAZILARI

ATAOL BEHRAMOĞLU

Orhan Veli Öleli...

Orhan Veli öleli elli yıl olmuş... ö lü le r de yaşlanır

mı? Anna Seghers tersini söylese de, galiba ve ne

yazık ki evet... Neden? Çünkü her insan yaşadığı çev­ renin, yaşadığı dönem in ürünüdür. O dönem , o ya­ şantılar gerilerde kaldıkça, o dönem lerde yaşayıp ölenlerin imgeleri de giderek silikle şiyo r....

★★★

Orhan Veli 1950’deöldüğünde 36 yaşındaydı... Doğ­ duğum uz ay ve günün aynı olmasından (13 Nisan) her zaman övünç duydum . Prof. Dr. Cemal Kurnaz

ve Yard. Doç. Dr. Mustafa Tatcı’nın hazırlayıp ya­

yımlamak üzere oldukları “Belgelerle Orhan Veli Ka­ nık" adlı çalışmadan alınmış “Ölümünün 50. Yılında Belgelerle Orhan Veli Kronolojisi”nde (Türk Dili, S:

586, Ekim 2000, s.407-414). Orhan Veli’nin doğum yeri ve tarihi konusunda daha ayrıntılı olarak şöyle deniyor: “ 13 Nisan 1914 (1 Nisan 1330-18 Cema- zie’l-evvel 1332) Pazartesi günü İstanbul’un Beykoz semtine bağlı Yalıköy’delshakAğa Yokuşu’ndaki Ça­ yır Sokağı’nda 9 numaralı konakta doğmuştur..."

ö lü m ü ise, bildiğim iz gibi, tam da ülkemize yaraşır biçim de, Ankara B elediyesinin kazıp sonradan ka­ pamayı unuttuğu bir çukura düşm e sonucundaki beyin sarsıntısından oldu. Aynı zarriandizimsel n o t­ larda bu konuda şöyle deniyor:

10 Kasım 1950 tarihinde bazı işleri için Ankara 'ya gelen Orhan Veli, b ir gece karanlık sokakta yürür­ ken çukura düşer ve başından yaralanır. İki gün son­ ra İstanbul’a döner. 14 Kasım gecesi Şişli, Hasat So­ kak, 36 numaralı evde oturan b ir arkadaşını ziyare­ te gider. Rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan şair, komaya girer. O gece 23.20’de vefat eder, ölüm se­ bebi, onu tedavi eden doktorlarca alkol zehirlenme­ si olarak gösterilmişse de, Adli Tıp raporuna göre beyin kanamasından öldüğü anlaşılmıştır. Herhalde, Ankara 'da çukura düştüğü sırada beyin damarlann- dan bihsi çatlamış ve ihmal sonucunda iki gün son­ ra beyin kanamasından dolayı hayata gözlerini yum ­ muştur. "

★★★

Orhan Veli öldüğünde ben sekiz yaşında bir ilko­ kul öğrencisiydim. Gerçi şiirler karalamaya başlamış­ tım, ama Orhan Veli admı duym uşluğum yoktu. Fa­ kat bu ölüm den en çok sekiz yıl sonra, bu kez yaşı on yediye ya değm iş ya değm em iş bir lise öğrenci­ si olarak, Kastam onu'ya ziyaretine gittiğim arkada­ şım A b d u lla h N efes'le, lisenin yatakhanesinde ya da resim işliği gibi bir yerde, m um ışığında, “Garip Orhan Veli” adlı bir kitabın başında sabahladığımızı

bugünmüş gibi anımsıyorum... Bu, Orhan Veli’yle, da­ ha çok da ölümüyle ilgili anılann ve fotoğraflannın der­ lendiği bir kitapçıktı. Belleğim de en çok yer eden fo­ toğrafı, sigarasını yakarken, kibritin aydınlığındaki yüzünü gösterendir... Bir de, O k ta y R ifa t’ın iki dize­ si aklımda kalmış: “Çileli dostum çileli / Garip Or­ han Veli..." Bu dizelerin aklımda kalışı güzel olduk-

lanndan değil, akılda kalışlarının kolaylığından... On- lan, ilk okuduğum da, liseli ergen duyarlılığımla da be­ ğenm em iştim . Bu dizelerde, Orhan Veli’nin şiirini sanki “tekerleme ”ye indirgeme eğilimi var ya da ba­

na öyle geliyor... Arkadaşlan, hele birlikte yaşayıp üret­ tikleri dönem de, Orhan Veli şiirini (ve onun kişiliğini) nasıl, ne ölçüde anladılar? Bu soruyu yanıtlayabil­ m ek kolay değil. Bildiğim, yakın arkadaşlıkların, ya­ kınlık ve sevgi kadar zalimlik ya da daha insaflı bir deyişle, bir çeşit kolaya indirgeyicilik de içerdiğidir...

★ ★ ★

Şiirleriyle ilk kez tanıştığımız ergenlik çağımızda bi­ zi Orhan Veli’nin hangi yönü daha ço k etkiliyordu? Apansız ve saçm a bir ölüm le sona eren kısa yaşa­ mının uyandırdığı, bizlerin genç yaşamlanna da denk düşen hüzünlü duygular ve şairin bohem yaşantıla- n mı, yoksa şiirleri mi? Her ikisi de... Orhan Veli ter­ sini gösterm eye ve kanıtlamaya çalışmışsa da, onun şiiri, bütün gerçek şairlerde olduğu gibi, yaşamının, yaşantılarının, zihinsel ve duygusal serüvenlerinin iz­ düşümüdür. .. Belki daha doğru bir deyişle, şiiri ve ya­ şamı birbirinin içindedir. Zamansız, mekânsız, tarih­ siz bir şiir değildir Orhan Veli şiiri. Ö, cansız, ruhsuz sözcüklerle oynayan bir söz cambazı değil, sözcük­ leri yaşamın enerjisiyle dolduran büyük bir söz us­ tasıdır...

★ ★ ★

“Büyük” nitelemesi Orhan Veli’ye yakışıyor. 36 yıl­

lık ömrüne sığdırdıklan başdöndürücüdür. “Bütün Şi- irleri”nin birinci bölüm ünde yer alan koşuklu-uyaklı

şiirlerinden, daha önce Orhan Veli’ye ilişkin başka ya- zılanmda da söz etm iştim . 1936-38 yıllarında (yani şair 22-24 yaşlanndayken) Varlık dergisinde takm a bir adla yayımladığı bu şiirlerdeki biçimsel yetkinlik, kavram ve imge zenginliği şaşırtıcıdır... Orhan Veli bu şiirler dışında başka hiçbir şey yazmamış da olsay­ dı, toplam 22 şiirden oluşan bu küçük kitapçıkla bi­ le, Dıranas’ın, iki yıl sonra (1940’ta) “Çocuk ve A l­ lahTi yayımlayacak olan yaşıtı Dağlarca’nın yanın­

da rahatlıkla yerini alırdı... Koşuklu-uyaklı bu ilk şiir­ lerini izleyen, belli bir koşuk-uyak dizgesi gözetil­ meksizin yazılmış yine başkaca ilk şiirlerinden, “Ga­ rip ” hareketi ve sonrasındaki şiirlerinden aynntılı ola­ rak söz etm ek bu yazının sınıriannı aşar. Birkaç say­ falık (tamamlanamamış) “Destan G ibi” apayn bir in­

celemenin konusudur. Ben bu yazıda, çağdaş Türk şiirinde belki ilk kez ve en büyük ölçüde Orhan Veli şiiri için söz konusu olan ve şiirimizin m odernleşm e­ sinde birincil önem taşıyan bir özelliğin altını çizm ek­ le yetineceğim: Orhan Veli şiirinin etkileme gücü, bü­ yüsü, çoğu kez, anlatılan öyküde değil, dildedir... Öyle ki, kimi kez öyküden dile değil dilden öyküye gidilir... Başka bir söyleyişle, dili oluşturan öykü de­ ğil, öyküyü oluşturan dildir... Böylece, dilin kendisi, başka hiçbir etkileme öğesine gereksinmeden şiire dönüşmektedir... Bu şiiri, Türk şiirinde m odernleş­ menin ana kaynağına yerleştiren başlıca ve benzer­ siz özellik sanıyorum ki budur...

★ ★ ★

Orhan Veli öleli elli yıl olmuş... Yanm yüzyıl insan­ ların da, toplumların da yaşamında azımsanamaya- cak bir zaman dilimidir. Yaşasaydı şiirini hangi yön­ lerde sürdürecekti? Bam başka bir konu... Fakat bu şair, şiirimizde modernleşmenin büyük bir öncüsü ola­ rak, şiiriyle de yaşamıyla da, her zaman ilgi odağı, esin kaynağı olmayı sürdürecektir...

Referanslar

Benzer Belgeler

A case of a diabetic patient with unregulated blood glucose level and penetra- ting injury caused by a bony meat and followed by formation of retropharyngeal emphysema, abscess

Olgu Sunumu: Eagle Sendromu (Uzamış Stiloid Çıkıntı Çıkıntı Çıkıntı Çıkıntı)))) Case Report: Eagle’s Syndrome (Elongated Styloid

Serbest kemik greftleri de plağa ek- lenebilir veya plak revaskülarize kemik greftleri için bir temel olarak kullanılabilir (5).. Biz de ol- gumuza titanyum mesh ve kondil

Ve inanıyorum ki, herkes çok iyi nörolog olur, çok büyük cil­ diyeci olur, çok iyi röntgenci olur, çok iyi dahiliyeci olur, çok iyi cerrah olur, ama psikiyatr olmak

Çalışmamızda iki grup ara- sında anlamlı fark olmamakla birlikte, deney grubun- da sigara kullananlarda depresyon puanının daha yüksek olduğu; her iki grupta sigara

Aşık Veysel’in kültür çiçeği dedi­ ği Ruhi Su, başta Pir Sultan, halkın sesini, ezil­ mişliğini, direnişini, özlemini duyuran tüm ozanlarla özleşiyor,

— Kitabın önemli bir kısmını oluşturan Celal’in köşe ya­ zıları yüzünden değil yalnız, yazanla okuyan, anlatanla din­ leyen, yazmakla hatırlamak temalarına sık

Saydam ’ın başbakanlığı bittikten sonra da sık sık hatırlanan ve çoğu zaman geçerliliğini kaybetmeyen bu sözün sahibi Refik Saydam, 19 M ayıs 1919’da