• Sonuç bulunamadı

Türk tiyatrosunun adını altın harflerle yazdıran sanatçı:Bedia Muvahhit

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Türk tiyatrosunun adını altın harflerle yazdıran sanatçı:Bedia Muvahhit"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Yıl 1923, Ağustos. Darülbedayi İzmir turnesinde. Ama fotoğraf sinemayla ilgili. Muhsin Ertuğrul'un tamamlanmamış filmi “İzmir’in İstirdadına ”dan bir sahne. Set, Karşıyaka yalısındaki bir evin önü. Mizansen, düşmanın İzmir’e girişine hain hain bakış. Sağdan, Vasfi Rıza Zobu, Muhsin Ertuğrul, Bedia Muvahhit re filmin jönü Emin Beliğ, rollerini kavramışlar. En solda ise, Behzet Bulak görülüyor.

Türk tiyatrosunun adını altın harflerle yazdıran sanatçı

BEDİA MUVAHHİT

Türk tiyatrosunda sahneye çıkan ilk Türk kadını olmanın kıvancını taşıyan Media Muvahhit’in 25’inci sanat yılı ne­ deniyle düzenlenen jübile için şöyle de­ nilmişti: “Türk tarihinin mühim bir ha­

disesi: İlk defa bir kadın sanatkârımız için jübile yapılıyor.” Tarih 26 Ağus­

tos 1950’dir, Bedia Muvahhit henüz 48 yaşında, sanat yaşamının en verimli, en olgun dönemindedir.

Jübile dolayısıyle çıkan dergide Ha­ luk Nihat Pepeyi’nin “ İkinci yirmi be­

şinci yılını görmek bütün sanatseverle­ rin candan dilediğidir” şeklindeki te­

mennileri gerçekleşiyor ve 1973 yılı Ağustos ayında İstanbul Şehir Tiyatro­ ları, tiyatroya gönül ve emek vermiş, bu büyük sanatçının 50’inci yılı için açıyordu . Bedia Mu­ vahhit o tarihte 71 yaşındadır ve bugün için artık fazla sayılmayan o yaşma rağ­ men, son üç yılda oynamış olduğu “ G E C İK E N L E R ” tem silindeki

“Büyükanne” ve “ KADINLAR” piye­

sindeki Kontes de Lage rolleri ile sana­ tının olgunluk döneminde dahi doruk noktasına ulaşmıştır.

1973 Bedia Muvahhit’in sahneye ve­ da ediş yılıdır. Ama sadece o çok sev­ diği sahneye, tiyatroya değil... Çünkü Bedia Muvahhit (genç kızlık adıyla Be­ dia Şekip) o günden, 88 yaşını idrat et­ tiği bugüne kadar çok sevdiği

tiyatro-i2 T3kadm

yu, seyirci olarak bırakmamıştır. Onu İstanbul’un özellikle şehir ve devlet tiyatrolarının gala temsillerinde, yıllardır kaybetmemiş olduğu aynı ze- rafeti içinde, ön sıralarda kendine ay­ rılmış yerinde her zaman görmek müm­ kündür. İstanbul’un sanat yaşamından kopmadığı gibi, ruh zenginliğinin ver­ diği yaşama bağlılığından da bir gün ol­ sun ayrılmamıştır. “ Üç sene öncesine

kadar araba kullanıyordum. Ne yazık tansiyonum yüksek olduğu için, dokto­ rum yasakladı, bu nedenle gündüzleri pek çıkamıyorum” diyor Bedia Muvah­

hit. Bu nedenle de gece pek çok yerden gelen tiyatro çağrılarına mümkün oldu­ ğu kadar cevap vermeye çalışıyor. Ti­ yatroya 50 yıl vermiş olduğu emeğin karşılığı, yaşamı boyunca kendisini onurlandıran bir camekan dolu plâket, onu zaman zaman eski günlerine götü­ rüyor ve yepyeni bir hazla doluyor yü­ reği... Tiyatroya adımını atan ilk Türk kadını olmanın gururunu ise her vesile ile tekrarlıyor. Geçtiğimiz aylarda Ha- lit Kıvanç’ın düzenlediği programa ko­ nuk sanatçı olarak çıktığı zaman “Ata­

türk’ün sahneye çıkardığı ilk Türk ka­ dını olmaktan büyük bir gurur duyuyorum” demesi ister istemez rah­

metli Vedat Nedim Tör’ün 1950 yılın­ da söylediklerini anımsatıyor: “ Bedia

Hanımın sahne hayatına girişinin

25’inci yıldönümü vesilesiyle istenilen yazıyı hazırlamak için masamın başına geçtiğim şu anda, kafamın içinde Os­ manlI cemiyetinin taassup ve gerilik dünyasına ait bütün bir hayaller ve ha­ tıralar alayı yürüyüşe kalktı. Kadını sa­ dece dişi bir mahlûk sayan ve ona ce­ miyette hiçbir hak ve vazife payı ayır­ mayan o devirlerde, ana dilimizin en güzel konuşma örneğini bize vermesi gereken sahneye, ilk defa bir Türk kı­ zının çıkması; bugünün gençlerine pek tabii gibi görünen bu hadise, o zaman için cüretli devrim hamlesiydi...”

Rahmetli Vedat Nedim Tör’ün sözü­ nü ettiği gençler, 1950 yılının gençleriy­ di...

Eskileri anımsarken, eskilere özlem duyar ve onların geri gelmesini isterken, A tatürk’ün 1923’te ilk defa bir Türk kadınını emriyle sahneye çıkardığı ve o çevrenin taassubuna rağmen, bu cesa­ reti gösteren Bedia Muvahhit’leri de unutmayalım... Elbette Bedia Muvah- hit’ler ölmeyecek Türk tiyatrosunda ve tüm yaşamda... 27 Mart Dünya Tiyat­ rolar Günü’nde bunu diliyoruz yürek­ ten...

Trampetler yalsın Borazanlar ötsün Meşaleler yansın Bedia Muvahhit geliyor

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Taha Toros'ıın sabırla oluşturduğu "Pierre l.o ti"y e ait dosyaların incelenmesi sırasında, A ziya de'nin yazarı tarafından T ürkiye'de çekilen resimlerin

İzmir’den o gün gelen frigoffig kamyonlarla gelen kazandibi ve aşurelerimizi yedikten sonra Ramazan Bey’e veda ederek istiklal Caddesi’nin kalabalığına

dergisinde yayımladıkları makale ile rüzgâr, yağmur ve insan hareketi gibi çeşitli kaynaklardan enerji üretebilen, su geçirmez özellikte bir triboelektrik

SP’li çocukların yaş, annelerin çocuklarının öz bakımlarına izin verme, destekleme/teşvik etme puanları ile öz bakım puanları arasında pozitif yönde, istatistiksel olarak

Sonuç olarak; spontan pnömotoraks›n cer- rahi tedavisinde, di¤er yöntemlerle benzer sonuçlar vermesi yan›nda, aksiler torakoto- minin en büyük avantaj› ekstratorasik ade-

eser sayılan genel müdürlük bi- rın sabit varlıkları öz kaynakla- emlak vergisi ödeyecek,.. nasıyla birlikte 3525 metrekare- rıyla

Daha sonra Dönem II’de yapılan cerrahi profilaksi, “uygun” ve “uygun değil” şeklinde ayrılıp incelendi; uygun olmayan kullanım, uzamış profilak- si, uygunsuz dozaj ve

Chronic infection with hepatitis C virus in patients with elevated or persistently normal serum alanine aminotransferase levels: comparison of hepatic histology and response