X-************************************************************ *
i
BİZE GELEN KİTAPLAR
*
*
-jc
X *************************************************************
• •
Ünlü Kitapçı Remzi Anılıyor
Bu ay içinde yayınlanan kitaplar arasında ömrünün en az elli yılını faydalı kitaplar basmak ve yaymakla geçirmiş rahmetli Remzi’nin hatırasına sunulan bir eser de var. Yazanları, onu tanımış olan yazarlardır. Bu münasebetle biz de bir hatıramızı aşağıda anlatıyoruz:
B ir A lça k g ö n ü llü lü k Ö rn eği
(J
4.YAT dergisinin haftalık yazı ku- ■ * rulu toplantılarından birinde o haf taki derginin eleştirisi ve ileriki sayılar için konu önerileri yapılırken Ankara Caddesi’nin en kıdemli editörlerini okuyucularımıza tanıtmak düşüncesini ileri sürmüş, başta Remzi Bengi olmak üzere birkaç ad vermiştim. Önerim iyi karşılandı. Hatta bu küçük dizinin il gilileri ile konuşmak ve yazmak işi ba na verildi. Gelgelelim Remzi Bengi ile konuşmak bir türlü mümkün olamadı.Amacım şu idi; elli yıl süreyle çeşitli kuşaklardan birçok kalem sahiplerini açık bir zihinle kucaklamış, bazılarının ilk ürünlerini kendi kitabevinde yayın layıp onları tanınma düzeyine çıkarmış olan bu başarılı editörün, tanıdığı ya zarlar hakkında anılarnı
yoklayacak-HİKMET MÜNİR EBCİOĞLU tim. Bu arada, pek tabii olarak onların bilmediğimiz yönlerini; biraz da kendi sini anlatmasını isteyecektim.
Önce konuşacak gibi oldu:
«Hele sorularını bir hazırla, bana ge tir. Yine görüşürüz,» dedi.
★
Ben bir daha enine boyuna düşün düm. Yazarların, hangi yaşta olurlar sa olsunlar, o sevimli, masum heyecan larına kadar inerek müsveddelerini makineye tertemiz çektikten sonra on ları düzenle bir dosyaya koyup koltuk larının altında Remzi’ nin masasına getirdikleri zaman düştükleri merakı, hele pek genç olanların kapıldıkları heyecanı düşünmeye çalıştım. Bunlar dan bir kısmının hevesle, hiç bir şey
85
*
*
*
*
*
*
*
*
*
i!
beklemeksizin yazdıkları akla gelebi lirdi. Ama, bir kısmının, yazdıklarıyle, geçim zorluklarını giderebileceklerini düşünüyordum. Sonraları Türkiye’nin bütün aydın çevrelerinin tanıdığı, de ğer verdiği kişiler olan bu sanat, bilim ya da düşünce adamları ile kimbilir ne yakın sohbetleri vardı. Ne içten dertlerini açmışlardı ona!..
Remzi Bengi’ye ikinci kez gittiğimde
bütün umutlarım boşa çıktı. Çünkü ko nuşmaktan vazgeçmişti.
«Neyi anlatayım?» diyordu. «Hangi birini anlatayım? Ve nihayet ne önemi olabilir benim söylediklerimin? Onlar yazacaklarını yazdılar. Yazmak iste dikleri kadar yazdılar. Her biri, ne ka dar güzel yazmak olanağı varsa öylesi ne güzel yazdı. Benim söyleyeceklerim, sadece kuru laftan ibaret kalır».
Gerçekten bu bir alçakgönüllülük, terbiye, görgü, saygı, kadirbilirlik ör neği idi. Her şeyin üstünde, herhangi bir kimseyi —istemeden de olsa— kır mak, incitmek gibi bir hataya düşmek ten sakındığı için konuşmamayı yeğ tu tan bir sırsaklayıcılıktı. O kadar kişi nin tanınmasına yardım etmiş bir in san, bir yerde kendisini tanıtmaktan çekiniyordu.
Rahmetli Remzi, Ankara Yokuşu’nu aşağıdan yukarıya, Vilayet Konağına doğru tırmanırken sağ tarafta kafes gibi küçük, düzenli dükkânın dar bir köşesinde dikdörtgen, yine küçük bir masanın arkasında derli toplu oturan, ufak yapılı, zarif, zeki düşünceli bir adamdı. Hemen her gün oradaydı.
Oysa, yokuşun daha yukarılarına Nu- ruosmaniye semtine doğru çıkacak ol sanız, karşılıklı iki büyük binada onun elli yıllık yaşam ve gelişiminin ağırlı ğını duyarsınız. Remzi Yayınlan'nın dizilip basıldığı, bütün ülkeye dağ'tıliığı kuruluşlar oradadır. Ama o, köşesin den ayrılmazdı. Hem neden ayrılsın? Enerji dolu iki damadının genç ve sağ lıklı girişimleri ile işler istediği gibi
86 , '
yürüyordu. Hâlâ da öyle...
Remzi Bengi’nin Türkiye’de yayın ha
yatına getirdiği özellik, hemen daima yararlı, yardımcı, aydınlatıcı kitaplar yayınlamakta olmasıdır. Klasikler’in bir dizi halinde dilimize çevrilmesine Ankara Caddesi’nde ilk el atanların ön safında o gelmektedir. Bu konuda dev leti de geride bırakmıştı.
Her ciddi kitabevinde olduğu gibi
Remzi Kilabevi’nin de sanat ve bilim
açısından dayandığı kaliteli, güçlü bir yetki kurulu vardır. Çevirtmek istediği kitaplardan bazılarının asıllarında gö rülen yanlışları bile düzeltip ilgililerini uyaran ve bu nedenle teşekkür mek tupları bile alan bir kurul... Böylesine kunt ve güvenilir bir yayınevi oluştur muştu Remzi.
Yayın alanında onun hizmetinden ya rarlananları anımsatmak için ayrı ay rı ad vermeye gerek yok. Remzi Kita-
bsvi’nin katoloğunda adı ve eseri bu
lunmayan tanınmış Türk yazan yoktur, demek yeter.
Ankara Caddesi’nin pek az kalmış kı demli editörlerinden birkaçı ile yap mak eğilimini duyduğum konuşmalar ne yazık ki öylece kaldı. Bununla bir likte konu hâlâ oradadır. Bu çok tatlı, aynı zamanda meşakkatli yayın mes leğinde saçlarını ağartmış, belleri bü külmüş birkaç emektar şimdi günleri peşinden sürüklüyor. Bu yokuştan ge lip geçmiş Ahmet Halitlerin, İbrahim Hilmilerin, Misak, Garbis, îlyas ve Se mih Lütfilerin geleneğini sürdürüyor. Onlarla kim isterse buluşup görüşebi lir. Ama ne yazık ki, Remzi ile buluş mak mümkün değil...
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi