|
26 E K İM 1988
______________________________________________________________KÜLTÜR-___________________________ MÜZİK______________________________________________________________KÜLTÜR-___________________________
FİLİZ ALİ
Piyanist
,
besteci
,
öğretmen Mithat Fenmen’i 6 yıl önce yitirmiştik
Komple müzisyen Fenmen
“ HAYDİ, MÜZİK YAPALIM" — Mithat Fenmen’in repertuarı çok genişti, ama önüne konan herhangi bir notayı bir görüşte okuyabilme yeteneği de müthişti. Bazen epey çetrefil modern eserlere bile şöyle bir bakar, “ Haydi bakalım, müzik yapalım artık” der ve o hızla çalmaya başlardı.
Solo konserleri, orkestrayla
konserleri, öğrencileri,
Ankara Devlet
Konservatuvarı
Müdürlüğü, Opera
Müdürlüğü ile dopdolu
geçen müzik yaşamında
tizleri en çok hayrete
düşüren, alçakgönüllülüğü
olmuştur Mithat
Fenmen ’in.
“ Tanıdığınız en nazik insan kimdi?” diye bir soru sorulsa, onu tanıyan herkesin “ Mithat
Fenmen” yanıtını vereceğinden hiç kuşkum yok. Sanki kimseyi incitmemek kaygısıyla alçak ses le, ağır ağır ve tane tane konuşur du hep Mithat Bey. öğrencilere
“ Siz” diye hitap etmesi, bu tür davranışlara hiç de alışkın olma yan öğrencileri önce biraz tedir gin eder, “ Bir kabahat mi yaptım
acaba?” duygusuna kapılmaları na bile yol açardı. Ne hikmetse, yumuşaklıktan değil de sertlikten anlayan bir toplum olarak, bü yüklerimizin bize nazik davran malarını, bizi adam yerine koy malarını hep yadırgamışızdır ger çi, ama Mithat Bey’in inceliği ve nezaketi yapmacık olmadığından, çevresindekileri de aynı türden davranışa yöneltir, uyumlu, rahat ve sevgiyle davranmanın erdem lerini sessizce kanıtlardı.
Piyanist, besteci, öğretmen, kı saca komple müzisyen Mithat
Fenmen’i (d. 24 Ocak 1916), 19 Ekim 1982’de kaybettik. Kulak larımda zaman zaman o ünlü so rusu, “ Müzik nasıl gidiyor?” çın lar durur hâlâ. Solo konserleri, orkestra ile konserleri, öğrencile ri, Ankara Devlet Konservatuva- rı Müdürlüğü, Opera Müdürlüğü ile dopdolu geçen müzik yaşamın da bizleri en çok hayrete düşüren alçakgönüllülüğü olmuştur Mit hat Fenmen’in. Ankara’ya gelen tüm yabancı solistlere, aynı za manda ondan ricada bulunan tüm yerli solistlere eşlik etmeyi hiç
“ hayır” demek aklına gelmeden, iki eli kanda olsa kabul ederdi ho camız. Repertuarı çok genişti, ama müthiş de “ deşifre” , yani
önüne konan herhangi bir notayı ilk görüşte okuyabilme yeteneği vardı. îlk defa gördüğü, kimi za man epey çetrefil modern eserle re bile şöyle bir bakar, “ Haydi
bakalım, müzik yapalım artık”
der ve o hızla başlardı çalmaya. ölüm ünden kısa bir süre önce A nkara Radyosu’nda yaptığı bir konuşmada kendisini şu sözlerle anlatıyordu Mithat Fenmen:
“ Büyükdedem Mithat Paşa çok ileri bir görüşle 1850’lerde kızma piyano dersleri aldırmış. Sonra sı rayla babam flüt çalardı, annem piyano, amcam çello ve piyano çalıyordu. Ailede çoksesli müzi ğe bir yatkınlık vardı. Dolayısıy la çok küçük yaşlardan itibaren evde piyano sesini dinleyerek bü yüdük. O zaman yeni çıkan plak lar eve alınıyordu. Beethoven’in senfonilerini, vb. dinliyorduk.
9 yaşımdayken annem piyano derslerine başlamamı istemişti. Matmazel Antonini adında bir İtalyan kadından piyano dersleri almaya başladım. Kısa zamanda epey bir ilerleme gösterdiğim için 1927 yılında İstanbul Belediye
Konservatuvarı’na kaydedildim ve Cemal Reşit Rey’den bir yıl ders aldım. Daha sonra Paris’te öğrenimini yapmış olan Hilmi Bozcalı öğretmenimden çok fay dalandım. Robert Koiej’deki öğ renimim sırasında okulun dergi sinde müzik makaleleri yazıyor dum ve konserler veriyordum. Ayrıca Boğaziçi Lisesi’nde müzik işlerini yürütüyor ve müsamere- lerde küçük operetler bestelemek suretiyle öğrencilerin müzik haya tını canlandırıyordum.
1920’lerin sonu, 1930’lann ba şından bu yana İstanbul'a çok de ğerli sanatçılar geliyordu. Alfred Cortot, Rubinstein Heifetz gibi sanatçıları dinlemek fırsatını bu luyorduk. Fransızcam epey düz gün bir şekle girmişti ve 15 yaşla rındayken Fransızca dergileri ka rıştırıyordum. Bu sırada orada yazışmayla müzik dersleri veren okulların olduğunu gördüm ve oraya yazmak suretiyle armoni derslerini takip ettim. Liseyi bitir diğim gün babam hangi mesleği seçtiğimi sordu. Ben de mühendis olmak istediğimi, aynı zamanda piyanistliği de sürdüreceğimi söy ledim. Babam, ‘Hayır, iki meslek
birden olmaz, birini seçmen gerekir’ dedi ve bana bir gün dü
şünmek için mühlet verdi. Ertesi gün babamın karşıana gittim, de dim ki: Müziği o kadar seviyorum ki bırakamayacağım.”
Böylece Mithat Fenmen bir da ha değişmeyecek olan yolunu seç mişti. 1935’te Paris’e gitti. Ecole Normale de Musique’de Robert
Casadesus ile çalışmaya başladı. Bir yıl sonra İstanbul’daki kon serlerini izleyip hayran olduğu
Alfred Cortot’nun öğrencisiydi Fenmen. Bir yandan da Nadia
Boulanger ile kompozisyon çalı şıyordu. Mithat Bey şöyle devam ediyor yaşamöyküsüne:
“ Ecole Normale’i 1938 yılında bitirdim. Oradan Alm anya’ya Münih Konservatuvarı’na geçtim. Orada Joseph Haas ile kompozis yon çalışmaya devam ettim, ay rıca Stadlmann’la klavsen, Zei- ger’le org çalıştım. Fakat 1939’da 2. Dünya Savaşı dolayısıyla yur da dönmek durumu hasıl oldu ve Ankara Devlet Konservatuvan’- na piyano öğretmenliğine atan dım .”
Mithat Bey öğretmenliği, piya nistliği yanında idari görevler de üstlendiğinden, besteciliği ile ye terince ilgilenemedi. Yine de 1944 yılında yazdığı piyano konçerto sunun hiç de kötü bir eser olma dığı kanısındaydı. “ Piyanistin
Kitabı” ve “ Nota Okuma Kitabı” adlı iki pedagojik kitap yanında 1949-51 yılları arasında yayımla dığı aylık “ Müzik Görüşleri” Dergisi’yle müzik yaşamımıza ya yın yoluyla da katkıda bulunan Mithat Fenmen, 1954 yılında An kara Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü Başkanı olan Beatrice
Appleyard ile evlenmişti. Eşiyle birlikte açtıkları “ Fenmen Bale
Stüdyosu” ile ayrıca yetiştirdiği çok sayıda özel piyano öğrencisi ile Fenmen Ankara’ya uzun yıllar süren bir sanat hizmeti getirmişti.
Mithat Fenmen, ölümünden birkaç ay önce 1944 yılından beri çalınmamış olan piyano konçer tosunu şef Hikmet Şimşek’in is teği ile yeniden canlandırmış ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Or kestrası ile verdiği bu son konser, sanki onun veda konseri olmuştu.
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi