T T — S
o bf
AYASPAŞA CAMİİ_____________
İstanbul’da, Taksim bucağının ayni adı taşıyan (Ayaspaşa) semtindedir. Eski Park Otel’in hemen arkasında Selimehatun ve Ağaçırağı sokaklarının ke siştiği noktadadır. Camiin yo kuşa gelen kısmı üç, diğer cep hesi ise iki katlıdır. Üç katlı
Ayaspaşo camii...
cephesinin en alt katında imam ve müezzin meşrutası bulun maktadır. Duvarları tuğla örme olup üzeri aşı kırmızı renge bo yanmıştır. Pencereleri yuvar lak kemerlidir. Minaresi tek şerefli olup o da tuğladan örül müştür. Bu camiin hangi tarih te kimin tarafından yaptırıldığı bilinememektedir. Bu camiin eski «Kadı Mescidi» veya «Se lime Hatun Camii» olduğu yo lunda iddialar vardır. Ancak bunların ikisi de kesinlik kaza nabilmiş değildir. Selime Ha- tun'un, Kaptan-ı Deryâ Kılıç Ali Paşa’nın eşi olduğu ve bir de niz yolculuğu sırasında vefat ederek yolda bir adaya gömül müş olduğu söylenir. Ancak Kı lıç Ali Paşa’nın eşinin adına bir cami yaptırtmış olduğuna dair bir kayıt da mevcut değildir.
AYŞEKADIN CAMİİ____________
Edirne’dedir. İstanbul yolunun Edirne girişinde sol yandadır. Çelebi Sultan Mehmed'in kızı Ayşe Hatun tarafından 1469 yı lında yaptırılmıştır. Bu nedenle Ayşekadın Camii adıyla anılır. Bulunduğu semte de adını ver miştir. Tek kubbeli ve tek mi nareli güzel bir camidir. Kare plân üzerine bina olunmuştur. Yanında ahşap bir de müşte milâtı bulunmaktadır. Edirne' nin cemaati en kalabalık olan camileri arasındadır. Bahçesi nin etrafı zarif demir parmak lıklarla çevrili bulunmaktadır.
AZAPKAPI SOKOLLU CAMİİ
İstanbul’un Azapkapı semtin de, Haliç’in hemen kıyısında- dır. Vezîr-i Azam Sokollu Meh- med Paşa tarafından 1577 yılın da yaptırılm ıştır. Mimarı ünlü mimar Sinan olup bu eserinden «Sultan camilerine adil rûşen bir camidir» diye bahsetmekte dir. Dört köşe bir plân üzerine bina olunan camiin mihrabı dı şarı doğru bir çıkıntı teşkil et mektedir. Orta kubbesinin et rafında sekiz adet yarım kub benin yeraldığı görülür. Bu ya rım kubbeler ayni sayıda pilpâ- ye üzerine oturmuş bulunmak tadır.
Camiin iç tezyinatında mermer işçiliği önemli bir yer işgal et mektedir. Mihrabı, minberi ve kürsüsü Türk mermer işçiliği sanatının nefis örnekleri ara sındadır. Ayrıca camiin duvar ları da Türk çinicilik sanatının en güzel örnekleriyle süslüdür. Tek minareli olup minaresi ca miin sol yanındadır.
Yeri deniz sathı olduğundan, fevkâni olarak inşa edilmiştir. İç ve dış avluları yoktur. Son cemaat yerine iki yandan mer divenle çıkılmaktadır. Sütun larla duvarlar arasında husule gelen yan sofalar birer revak halinde fevkâni bir kat teşkil etmektedir.
Uzun yıllar pek bakımsız ve
ha-Fotoğrafta Beylerbeyi camii görülü yor...
rap bir halde kalan, hattâ bir ara bîmekân takımına barınak dahi olan Azapkapı Sokollu Ca mii, son yıllarda esaslı bir ona nandan geçirilmiş ve eski şek line tamamen sadık kalınmak suretiyle yeniden eski güzel liğine kavuşturularak ibadete açılmıştır.
Osmanlı tarihinin en büyük Ve zirlerinden biri olan Sokollu Mehmet Paşa’nın İstanbul'da Mimar Sinan’a yaptırttığı iki güzel camiin olması yüzünden burası ayırdedilebilmek için Azapkapı Sokollu Camii adıyla anılmaktadır. Cami ayni za manda Atatürk Köprüsü’nün A- zapkapı'ya bağlandığı noktada bulunmaktadır ve köprü yolu cami zemininin hayli üzerinden geçmektedir.
BABÜSSUR CAMİİ_____________
Mardin il merkezindedir. Ken tin en merkezi bir yerinde bu lunmakta olup Mardin’in en es ki, en güzel camilerinden biri dir. Onbeşinci yüzyıl yapısı ol duğu bilinmektedir.
BAKIRKÖY ÇARŞI CAMİİ
İstanbul’un Bakırköy ilçesinde- dir. Çarşının içinde, Hüsreviye sokağında bulunan camii 1601 yılında Şaban Ağa adında ha yırsever bir kimsenin
İstanbul’un Azapkapı semtinde Haliç’in hemen kıyısında yer alan ve Sokollu Mehmet Paşa tarafından yaptırılan Azapkapı camii...
ğı bilinmektedir. Zamanla ha rap bir hal alan cami 1875 yı lında Sultan Abdülaziz tarafın dan yeniden yaptırılmıştır. Bi na dikdörtgen plân üzerine o- lup fevkâni bir yapıdır. Avlusu taş döşelidir, ortasında bir şa dırvan ile bir de kuyu bulun maktadır. Son cemaat yerinden ahşap bir merdivenle asma ka ta çıkılır. Camiin altında büyük bir mahzen vardır. Camiin he men yanında bir de çeşme bu lunmaktadır. Çeşme de 1875 yılında yapılmıştır.
BÂLÂ CAMİİ
İstanbul’da, Silivrikapı semtin- dedir. İstanbul’un fethi sırasın da büyük hizmetleri geçen Top- çubaşı Süleyman Ağa tarafın dan 1463 yılında yaptırılmıştır. Çevresinde, oldukça geniş bir alana yayılmış manzumesi de bulunmaktadır. Bu mansume türbe, meşrutahane, çeşme, sebil, muvakkithane, mektep gibi parçaları kapsamaktadır. Çeşitli tarihlerde onarım gören cami bugünkü şeklini geçtiği miz yüzyılda almıştır. Sultan Aziz devrinde camiin yanına bir Nakşı dergâhı kurulmuş, daha sonra Sazikâr Kalfa adın da saraylı bir hayırsever kadın tarafından cami onarılmıştır. 1892 yılında bir deprem sonu cu harab olan binayı bu kez A- dile Sultan yeniletmiş ve ge nişletmiştir. Daha sonra Sultan Abdülmecid'in dördüncü kadı nı Perestu Kadın tarafından ca mie dört odalı bir müştemilât ile sebil, çeşme ve
muvakkit-İstanbul'un Bakırköy ilçesinde çarşı içinde bulunan Bakırköy Çarşı Camii 1601 yılında Şabanağa adında hayırsever bir kimse tarafından yaptırılmış daha sonra Sultan Abdülaziz tarafından yeniden onarılmıştır.
hane ve abdest muslukları ek lenmiştir. Camiin Bâlâ Süley man Ağa tarafından yaptırıldı ğında ahşap çatılı ve üzeri ki remit örtülü bir yapı olduğu bi linmektedir. Daha sonra yapı lan onarımlarla mabet üzeri kurşun kaplı kubbeli ve yirmi- beş pencereli yapı haline geti rilm iştir. Sekiz köşeli bir plân üzerine inşa olunmuş bulunan camiin türbe girişiyle birleş miş olan dış giriş mahalli dik dörtgen şeklindedir. Camiin kubbesindeki pencereler hiza sında dar bir gezinti yeri bu lunmaktadır. Bâlâ camiinin ol dukça geniş haziresinde devrin bir çok ünlü kişilerinin gömülü oldukları görülmektedir.
BALİBEY CAMİİ
Antalya il merkezindedir. Yu- karıpazar mahallesinin Demir ciler Çarşısı mevkiindedir. Os manlI mimarisinin karakteris tik özellikerini taşıyan küçük fakat güzel bir yapıya sahiptir. Antalya il merkezinin en güzel ve en ünlü camilerinden biri o- larak tanınmaktadır.
BALTALİMANI CAMİİ
İstanbul’da, Boğaziçi'ndeki Bal- talimanı deresinin kıy ısında dır. Onyedinci yüzyılm sonla rında Paşmakçı Şücaeddin ta rafından inşa ettirilmiştir. Ca mi zamanla harap hale geldi ğinden 1826 yılında Zahire Na zırı Arif Ali Efendi tarafından yeniden yaptırılmıştır. Bu yeni den yaptırılışı sırasında camiin esaslı değişikliklere uğradığı
İstanbul’un Bayezid semtinde 2. Sultan Beyazıt tarafından 1506 yılında yaptırılan Beyazıt camii...
Beyazıt camii şadırvanı...
anlaşılmaktadır. Dikdörtgen
plân üzerine bina olunmuş ca mie bahçeden girilmekte olup giriş kapısının hemen yanında müezzin mahfeli bulunmakta dır. Camiin içi, onbeş pencere
sinden giren ışıkla aydınlan madadır. Camiin bânisi Paş- makçı Şücaeddin, mihrabı ö- nünde medfun bulunmaktadır. Baltalimam camimin tek şere- feli bir minaresi vardır.
İstanbul'da Baltalimam camii...
BAYEZİD CAMİİ________________
İstanbul’da, adını verdiği semt tedir. II. Sultan Bayezid tarafın dan yaptırılmış olup İstanbul’ un en güzel camilerinden biri
dir. İnşaasına 1501 yılında baş lanmış, 1506 yılında tamamla narak ibadete açılmıştır. İstan- bulun en eski selâtin camii ol mak özelliğini taşır. İstanbul’ da ilk selâtin cami, Fatih
İstanbul’un Bebek semtinde denizin hemen kıyısında bulunan Bebek camii.
tan Mehmed tarafından yaptırı lan Fatih Camii’dir. Ancak bu camiin bir deprem sonucu yı kılmasıyla onsekizinci yüzyılda yerine bugünkü camiin yaptı rılmış olması karşısında bu ö- zelliğini yitirmiş bulunmakta dır.
Bayezid Camimin mimarının kim olduğu kesinlikle belli de ğildir. Bu konuda eski ve yeni tarihçiler arasında çok uzun yıllardanberi sürüp giden an
laşmazlık halledilememiştir.
«Hadikat ul Cevami» camiinin mimarı olarak Hayreddin Ağa’- yı gösterirken, «Netaiyül Vu kuat» bu camiinin mimarının Kemaleddin Ağa olduğunu yaz maktadır. Yüzlerce yıl öncesin den başlayan bu anlaşmazlık son devir tarihçilerine kadar gelip dayanmış; bu konuda ün lü tarihçilerimizden Abdurrah man Şeref Bey ile Ahmet Refik Bey arasında uzun münakaşa lar sürüp gitmiştir.
Evliya Çelebi'nin de yazdığı yaygın bir rivayete göre; II. Sultan Bayezid adına bir ca miin inşaasına karar verdiğin de, yer olarak İstanbul’un ü- çüncü tepesinin bulunduğu ma halli seçmiş ve camiin plânla rım hazırlaması görevini de Sermimar-ı Hassa'ya vermişti. Padişah ile Mimarbaşı camiin yapılacağı alanı gezerlerken Mimarbaşı bir ara, mihrabın nereye konulması gerektiğini sorunca Padişah, ayağına bas masını emretmişti. Mimarbaşı bu emir karşısında hayli şaşı rıp tereddüt göstermiş ve II. Bayezid’in İsrarı karşısında ve rilen emri yerine getirmiştir. O anda Kâbe’yi karşısında gören Mimarbaşı büyük bir heyecana kapılarak hünkârın ayaklarına kapanmıştır. II. Sultan Bayezid hemen orada iki rekât salât ha ceti kılıp camiin hayırla ikmali için dua etmiştir.
Bayezid Camii, kare bir plân üzerine bina edilmiş olup kub besi dört pilpâye ile iki kalın direk üzerine oturtulmuştur. Camiin mihrap ve kapı tarafla rında birer yarım kubbe ile her iki yanında birbirine paralel dört küçük kubbe yeralmak- tadır. Camiin ön tarafında revaklı bir avlu vardır. Bu avlu ya üç ayrı yönden, Selçuklu üs lûbunda yapılmış üç görkemli kapıdan girilmektedir. Revak lar, 6’sı granit, 4'ü yeşim ve 10'u eskiyeşil olmak üzere 24 sütun üzerine oturtulmuş 24 minik kubbeden oluşmaktadır.
20
Avlunun ortasında pek güzel bir şadırvan yeralmaktadır. Camiin cümle kapısı üzerinde ünlü hattat Şeyh Hamdullah’ın eseri olan nefis bir kitabe yer almaktadır. Ayrıca camiin mih rabı yakınında ve sağ köşede bir sıra sütun üzerine oturtul muş Hünkâr Mahfili de mer mer işçiliğinin şaheserlerin den sayılmaktadır.
Bayezid Camii yapımından
sonra çeşitli değişikliklere uğ ramıştır. Bu arada kubbe altına yeni üstüvaneler eklendiği gi bi, bir şerefeli tek minaresinin karşısına ayni tipte bir ikinci minare yaptırılmıştır. Bu ikinci minarenin geçtiğimiz yüzyılın başlarında ilâve olunduğu bi
linmektedir.
Bayezid Camii ile birlikte fetvâ için bir imaret, bir medrese, bir de tabhane yaptırılmıştı. Bu a- rada camiin içinde ve hemen bitişiğinde II. Sultan Bayezid için de bir türbe inşa olunmuş tur. Bu görkemli mâbedin bani si bu türbede medfun bulun maktadır.
Camiin büyük ve pek güzel ö- lan avlusunda eski Ramazan aylarında açılan sergiler de İs tanbul’un yaşantısına ayrı bir renk kattığı gibi camie de ayrı bir özellik verirdi. Bu sergiler de teşbih, ağızlık, çubuk, öd a- ğacı, amber, misk, kâfuru ve nargilenin yanısıra giyim eşya sı ve çeşitli baharatın da satıl dığı bilinmektedir.
BAYEZİDPAŞA CAMİİ_________
Amasya il merkezindedir. A- masya'nın en eski ve en güzel camilerinden biri olarak göste rilmektedir. 1414 yılında inşa edilmiştir. Camiin ön kısmında beş gözlü bir revak yeralmak- tadır. Kare plân üzerine bina o- lunan camiin cephesi mermer kaplamadır. Ayrıca minber ve mihrabı da birer sanat eseri o- larak kabul edilmektedir.
BEBEK CAMİİ _________________
İstanbul’un Bebek semtinde ve Boğaz kıyısında denizin hemen yanındadır. Bu camiin yerinde 1725 yılında Sadrazam Nevşe hirli Damat İbrahim Paşa tara fından yaptırılmış bir camiin bulunduğu, ancak zamanla pek harap hale gelen bu camiin içinde bulunduğumuz yüzyılın başında Evkaf Nâzırı bulunan Mustafa Hayri Efendi tarafın dan yıktırılarak yerine bugün kü camiin inşa olunduğu bilin mektedir. Bebek camii, yüzyılı mızın en büyük mimarlarından biri kabul edilen Mimar Kema leddin Bey’in eseridir. Yapımı na 1910 yılında başlanmış olup 1913 yılında ibadete açılmıştır. Yüksek bir kasnak ve dört du var üzerine oturtulmuş yüksek çe bir kubbesi vardır. Kubbeyi çevreleyen kasnakta 16 pence resi vardır. Ayrıca camiin du varlarında, çeşitli cephelere bakan oniki pencere bulunmak tadır. Bebek camii minyatür bir biblo güzelliği arzetmektedir. Camiin mermer mihrabı da ba şarılı bir taşçılık eseridir. Vaiz kürsüsü ve minberi ise ahşap- olarak yapılmış bir de kadınlar mahfili bulunmaktadır. Met hali, son cemaat yerinin he men sağında olan minaresi tek şerefelidir. Şerefe, stalaktikli- dir. Ayrıca camiin iç duvarları da çeşitli levhalarla süslü bu lunmaktadır.
Bebek Camii, camiler beldesi İstanbul’da, yüzyılımızın en gü zel cami örneklerinden birini teşkil etmesi bakımından da ayrı bir önem ve değeri haiz bulunmaktadır. Mimar Kema leddin Bey, usta sanatını bu ca mide olanca güzelliği ile gös termiş bulunmaktadır.
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi