• Sonuç bulunamadı

Türk kadın yazarların romanlarında işledikleri(1980-2000) konular ve eğitim kavramına yaklaşımları

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Türk kadın yazarların romanlarında işledikleri(1980-2000) konular ve eğitim kavramına yaklaşımları"

Copied!
1106
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TÜRK KADIN YAZARLARIN ROMANLARINDA (1980-2000)

LED KLER KONULAR VE E

T M KAVRAMINA

YAKLA IMLARI

Evren KARATA

ZM R

2009

(2)
(3)

TÜRK KADIN YAZARLARIN ROMANLARINDA (1980-2000)

LED KLER KONULAR VE E

T M KAVRAMINA

YAKLA IMLARI

Evren KARATA

Dan%&man:

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin TUNCER

ZM R

2009

(4)

Doktora tezi olarak sundu um “Türk Kad n Yazarlar n Romanlar nda (1980-2000) !"ledikleri Konular ve E itim Kavram na Yakla" mlar ” adl çal "man n taraf mdan bilimsel ahlâk ve geleneklere ayk r dü"ecek bir yard ma ba"vurmaks z n yaz ld n ve yararland m eserlerin kaynakçada gösterilenlerden olu"tu unu, bunlara at f yap larak yararlan lm " oldu unu belirtir ve bunu onurumla do rular m.

11.11.2009 Evren KARATA3

(5)

ÖNSÖZ

1980-2000 aral , Türkiye aç s ndan bir çok siyasal ve sosyal geli"menin ya"and önemli bir devredir. Bu dönem Türk kad n yazarlar n edebiyat m zdaki etkilerinin belirginle"ti i bir dönem olmas aç s ndan da ayr bir önem ta" maktad r. Bu dönemde kad n yazarlar, eserlerinde sadece kad n konusuna de il, birey ve toplumla ilgili pek çok alandaki görü" ve gözlemlerine de yer vermi"ler ve oldukça ba"ar l ürünler ortaya koymu"lard r. Bu çal "mada 1980-2000 döneminde Türk kad n yazarlar n romanlar nda i"ledikleri konular n ve e itim kavram na yakla" mlar n n belirlenmesine çal " lm "t r.

Bu çal "ma alt bölümden olu"maktad r. Tezin ilk bölümünü “Giri"” olu"turmaktad r. Tezin “Giri"” bölümünde verilen bilgileri dört ba"l k alt nda toplamak mümkündür. Öncelikle 1980-2000 aral nda Türkiye’de ya"anan siyasal ve sosyal geli"meler ana hatlar yla ele al nm "t r. !kinci olarak dünyadaki ve Türkiye’deki kad n hareketlerinin kökenleri ve tarihsel geli"imi hakk nda bilgi verilmi"tir. Üçüncü s rada kad n n hem okur hem de yazar olarak edebiyattaki yerini belirlemeye çal "an Feminist Ele"tiri Yöntemi tan t lmaya çal " lm "t r. Ayr ca 1980 sonras dünya ve Türk edebiyat nda önemli yeri olan ve Türk kad n yazarlar da etkileyen postmodernizm ak m hakk nda da bilgiler verilmi"tir. Bu bölümde son olarak “kad n yazar” çerçevesinde "ekillenen tart "malar aktar lm " ve 1980-2000 y llar aras nda Türk roman nda kad n yazarlar n konumu belirlenmeye çal " lm "t r. Giri" bölümünde konuyla ilgili kuramsal bilgiler sunulduktan sonra çal "man n problem durumu, amaç ve önemi, say lt lar , s n rl l klar , problem cümlesi ve alt problem cümleleri belirtilerek bu bölüm sonland r lm "t r.

!kinci bölüm “!lgili Yay n ve Ara"t rmalar” ba"l n ta" maktad r. Bu bölümde tezin hacmi de göz önünde bulundurularak sadece ana kaynaklar hakk nda bilgi verilmi" ve ara"t rmada bu kaynaklar n hangi yönlerinden yararlan ld anlat lm "t r. Bu ba"l k alt ndaki kaynaklar s ras yla “Kad n Kavram n Ele Alan Kaynaklar”, “1980-2000 Dönemi Türk Roman Hakk nda Bilgi Veren Kaynaklar” ve “Devrin Siyasal ve Sosyal Görünümünü Anlatan Kaynaklar” olarak grupland r larak tan t lm "t r.

(6)

Tezin üçüncü bölümümü “Yöntem” olu"turmaktad r. Bu bölümde tez çal "mas nda kullan lan ara"t rma modeli, tezin evren ve örneklemi, veri toplama ve çözümleme araçlar tan t lm "t r. Tezin ara"t rma modelini “tarihsel model” olu"turmaktad r. Tez çal "mas nda veri toplama arac olarak doküman analizi yöntemi, veri çözümleme arac olarak ise betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri kullan lm ", analiz birimi olarak da tez tematik bir çal "ma oldu undan “tema” seçilmi"tir. Tezin örneklemini Tablo 1’de belirtilen toplam on iki yazar n altm " adet roman olu"turmaktad r. Örneklem seçimi s ras nda Adalet A ao lu’nun Hay r adl roman 1980 öncesi yaz lan “Dar Zamanlar Üçlemesi”nin, Alev Alatl ’n n da Kâbus adl roman ise 2000 sonras yaz lan “Schrödinger’in Kedisi” serisinin bir parças oldu undan, tezin hacmi de göz önüne al narak örneklem d " nda b rak lm "t r. Ayr ca Emine 3enliko lu ve 3ule Yüksel 3enler’de bu dönemde yazmalar na kar" n eserlerinin edebî de eri ve konusunda tart "malar oldu undan örneklem d " nda tutulmu"lard r.

Tezin en hacimli bölümünü ise “Bulgular ve Yorumlar” bölümü olu"turmaktad r. Bu bölümde çal "mada incelenen on iki kad n yazar n altm " roman ndan elde edilen veriler s n fland r lm " ve yorumlanm "t r. Bulgular ve Yorumlar bölümünde yorumlanm " veriler alfabetik olarak aile, a"k, Atatürk ve Cumhuriyet, ayd n, birey ve toplum, bo"anma, cinsellik, devlet, din, Do u-Bat , e itim, kad n, ölüm, sanat, "iddet, "ehirle"me, siyasal olaylar ve Türk toplumsal yap s olmak üzere toplam yirmi ba"l k alt nda sunulmu"tur.

Sonuç bölümünde tez verilerinden hareketle genel sonuçlara ula" lmaya çal " lm "t r. Sonuç olarak 1980-2000 dönemi Türk kad n edebiyat aç s ndan oldukça verimli bir dönem olmu"tur. Tez çal "mas n n son bölümü olan “Kaynakça” bölümü, “Örneklemi Olu"turan Romanlar n Kaynakças ” ve “Genel Kaynaklar” ba"l klar alt nda düzenlenmi" ve tez sonland r lm "t r.

Tez çal "mas süresince çe"itli s k nt larla da kar" la" lm "t r. !lk olarak baz verilerin birden çok kavramla ili"kili oldu u görülmü", bu gibi durumlarda veriler en

(7)

uygun kavram ba"l alt nda sunulmu", di er kavramlarla olan ili"kileri de k saca belirtilmi"tir. !kinci olarak tezin yak n bir geçmi"i konu almas nedeniyle kaynak s k nt s çekilmi"tir. Bilindi i gibi sosyal bilimlerde bir vak’an n üzerinden zaman geçtikçe konunun anla" lmas kolayla"makta ve bu süre içinde o konuya dair çe"itli kaynaklar ortaya ç kmaktad r. Çal "ma s ras nda özellikle 1980-2000 dönemi siyasî ve sosyal geli"meler aç s ndan incelenirken tarihî kaynaklar n azl dikkat çekmi"tir. Üçüncü olarak ise ülkemizdeki bibliyografik çal "malar n azl nedeniyle tez örneklemini olu"turan yazarlar n ve romanlar n belirlenmesi s ras nda çeli"kili durumlarla kar" la" lm "t r. Örne in bir kaynakta roman olarak gösterilen eserin bir ba"ka kaynakta hiç yer almad ya da öykü gibi bir ba"ka tür alt nda de erlendirildi i görülmü"tür. Bu gibi durumlarda mümkün oldu unca esere ula" lm ", eser incelendikten sonra örnekleme al n p al nmayaca na karar verilmi"tir.

Tez çal "mas s ras nda deste ini gördü üm pek çok ki"i oldu. Öncelikle tez izleme komitesi üyeleri bu uzun soluklu çal "ma boyunca öneri ve ele"tirileriyle tezin ortaya ç kmas na katk sa lam "lard r. Komite üyelerinden, fakl bak " aç s na ve derin bilgi birikimine her zaman hayranl k duydu um hocam, say n Prof. Dr. !lhan Genç’e te"ekkür ediyorum. Geni" kütüphanesinden yararlanma olana buldu um, de erli görü" ve çözüm önerileri ile zor zamanlarda yol gösteren hocam, say n Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yard mc ’ya te"ekkür ediyorum. Yakla" k on iki y ld r ö rencisi oldu um, sadece akademik ya"amda de il, hayat n pek çok alan nda örnek olan ve deste ini her zaman hissetti im dan "man hocam, say n Yrd. Doç Dr. Hüseyin Tuncer’e te"ekkürlerimi sunuyorum. Son olarak da kilometrelerce uzaktan da olsa desteklerini esirgemeyen ve her zaman yan mda olan sevgili aileme ve tezin biçimsel

düzenlemelerini sab rla yapan karde"im Elçin Emel Karata"’a te"ekkür ediyorum.

11.11.2009 !zmir Evren KARATA3

(8)

Ç NDEK LER

Önsöz………..………… i !çindekiler………...………… iv Özet………. xiv Abstract………..…………. xv BÖLÜM I……….... 1 1.Giri"……….……. 1

1.1. 1980-2000 Y llar Aras nda Türkiye’nin Geçirdi i Tarihî ve Sosyal Geli"meler………... 1 1.1.1.1980-1990 Y llar Aras nda Türkiye’nin Geçirdi i Tarihî ve Sosyal Geli"meler………... 1 1.1.2.1990-2000 Y llar Aras nda Türkiye’nin Geçirdi i Tarihî ve Sosyal Geli"meler………... 6 1.2. Dünyada Kad n Hareketlerinin Tarihî Kökenleri ve Geli"imi………. 10

1.3.Türkiye’de Kad n Hareketlerinin Tarihî Kökenleri ve Geli"imi…….. 15

1.4.Geçmi"ten Günümüze Türkiye’de Kad n n Konumland r l " ……….. 20

1.4.1.Tanzimat ve Me"rutiyet Döneminde Kad n n Konumu...……….. 20

1.4.2. Kemalist Dönemde Kad n n Konumu………...………... 22

1.4.3. 1980 Sonras nda Kad n n Konumu……….… 28

1.5.!slamî Feminizm………... 29

1.6.Feminist Ele"tiri Kuram ………... 34

1.7.Türk Edebiyat nda Kad n Yazarlar……….……….. 43

1.8.1980 Sonras Türk Roman nda Kad n Yazarlar……… 49

1.9.Türk Edebiyat nda Kad n Yazar Kavram ……… 53

1.10.Postmodernizmin Tarihî Temelleri ve Geli"im Çizgisi……….. 58

1.10.1.Roman De i"iyor………...……….. 61

1.10.2.Modernist Roman……… 63

1.10.3.Postmodernist Anlat n n Özellikleri……… 65

1.11.Problem Durumu………. 66

1.12.Amaç ve Önem……… 69

(9)

1.14.Alt Problemler………. 71 1.15.Say lt lar……….. 72 1.16.S n rl l klar……….. 73 BÖLÜM II ………. 74 !LG!L! YAYIN VE ARA3TIRMALAR……… 74 BÖLÜM III ……… 82 YÖNTEM………... 82

3.1.Ara"t rma Modeli……….. 82

3.2.Evren ve Örneklem………... 82

3.3.Veri Toplama Araçlar ……….. 82

3.4.Veri Çözümleme Araçlar ………. 83

Tablo1: Örneklemi Olu"turan Yazarlar n ve Romanlar n Listesi……… 84

BÖLÜM IV.……….... 86 BULGULAR VE YORUMLAR………. 86 4.1.Aile……… 86 4.1.1.Annelik………... 86 4.1.1.1.Anne Olamama……….. 91 4.1.1.2.Evlat Ac s ……….. 93 4.1.1.3. Üvey Anne……… 95 4.1.2. Anne O ul !li"kileri………. 97

4.1.2.1.Anne O ul Çat "mas ………. 100

4.1.3.Anne K z !li"kileri………. 101

4.1.3.1.Gelecek Plânlay c s Olarak Anne………. 101

4.1.3.2.Kültür Aktar c s Olarak Anne……….. 104

4.1.3.3.Anne K z Çocuk Çat "mas ……… 106

4.1.3.4.K z Çocuk Üzerinde Anne Yoklu unun Etkisi…………. 110

4.1.4.Babal k………... 111

4.1.4.1. Baba O ul !li"kileri……….. 115

4.1.4.1.1.O lu Kurtar c ve Devam Ettirici Olarak Görmek ... 115

4.1.4.1.2.Baba O ul Çat "mas ……… 116

4.1.5.Çocuk: Sevgi ve Güven Duygusuna Muhtaç Bir Varl k………... 118

(10)

4.1.7.Çocu a Yönelik Cinsel !stismar……… 125

4.1.8.Çocu a Yönelik 3iddet..………..……….. 130

4.1.9.Çocuk E itimi……… 136

4.1.9.1.Disiplin Mi, Bask M ?………... 136

4.1.9.2. Seçimi Çocu a B rakmak……….. 141

4.1.9.3. Çocuk Yeti"tirme Konusundaki Farkl Görü"ler……….. 144

4.1.9.4.Çocuk ve Dinî E itim……… 149

4.1 9.5. Çocu un Cinsel E itimi……… 154

4.1.10.Çocuklar Aras nda Ay r m Yapmak……… 157

4.2.A"k……… 163

4.2.1.A"k: Dönü"türücü ve Çözülemeyen Bir Duygu……… 163

4.2.2.Farkl l klar n A"k ………. 175

4.2.3.!lk A"k………... 179

4.2.4.Kar" l ks z A"k……….. 179

4.2.5.Vatan A"k m Bireysel A"k m ?………... 181

4.2.6.Ayn Cinsteki Ki"ilerin A"k ……… 182

4.2.7. Yasak A"k……… 184

4.2.8. Evlilik ve Yasak A"k……….. 186

4.2.9. !mkans z A"k………. 190

4.2.10.A"k ve K skançl k………... 192

4.2.11.A"k ve Ayr l k………. 196

4.3. Atatürk ve Cumhuriyet……… 203

4.3.1.Atatürk Devrimleri……… 203

4.3.1.1.Devrimlerin Halka Ula"amamas ………... 203

4.3.1.2.Atatürkçülü ün Yanl " Anla" lmas ………... 209

4.3.1.3.Dilde Sadele"me/Yenile"me……….……….. 210

4.3.2. Cumhuriyetin !lan !le Birlikte Görülen De i"iklikler…………. 213

4.3.3 Cumhuriyet Yöneticilerinin Ele"tirilmesi………. 218

4.3.4.Kurtulu" Sava" ………. 220

4.3.4.1. Sava" Zenginleri……… 228

4.3.4.2. !"gal Günlerinde Gayrî Müslimler……… 232

(11)

4.3.6. Osmanl Miras n n Reddi………..………... 236 4.4.Ayd n……… 238 4.4.1.Ayd n Sorunu……… 238 4.4.1.1.Ayd n ve Bat ……….. 238 4.4.2.Ayd n ve Din………. 244 4.4.3.Ayd n K y m ………. 246

4.4.4.Ayd n S n f !çindeki Kutupla"ma………. 247

4.4.5.Kendini Yenileyememek……….. 252

4.4.6.Eylemsizlik ve Mücadeleden Kaç nma………. 255

4.4.7.Tutars zl k……….. 256

4.4.8.Kad n Ayd n……….. 257

4.4.9.Yaln zl k ve Anla" lamama………. 258

4.4.10.Ayd n Halk Çat "mas ………. 259

4.4.11.Ayd n Kitlenin Y lg nl ……… 268

4.5. Birey ve Toplum……….. 270

4.5.1.Toplumsal Bask ve Birey………. 270

4.5.2.Birey.………. 278

4.5.3.Kimlik Karma"as ……….. 288

4.5.4.Yabanc la"ma……… 290

4.5.4.1.Toplumsal Yabanc la"ma……….. 290

4.5.4.2.Bireysel Yabanc la"ma……….. 299

4.5.5.Özgürlük……… 303 4.5.6.Küreselle"me………. 309 4.5.7. Modern Dünya……….. 312 4.5.7.1.Teknoloji………... 318 4.5.7.2.Tüketim Toplumu……… 320 4.5.7.3.Yaln zl k……… 325 4.5.8. Dostluk………. 332 4.5.9. Engelli Olmak………... 334 4.6.Bo"anma………... 335 4.6.1.Kad n ve Bo"anma………. 337

(12)

4.7.Cinsellik……… 355

4.7.1.Cinsel Uyumsuzluk………... 355

4.7.2.A"k n Bile"eni Olarak Cinsellik……… 358

4.7.3.Toplumsal Durum ve Cinsellik……… 362

4.7.4.Bekâret………... 364

4.7.5.Ensest………. 367

4.7.6.Kad n ve Cinsellik………. 369

4.7.6.1.Kad n n Nesnele"tirilmesi………. 369

4.7.6.2.Özgür Kad nlar n D "lanmas ……… 372

4.7.7.Erkek Bak " Aç s ndan Cinsellik………. 376

4.7.8.Cinsel E itim……… 380

4.7.9.Çift Cinsiyet Ta" ma……… 386

4.7.10.E"cinsellik………... 387

4.7.11.Toplumdaki Cinsel Açl k……… 392

4.8. Devlet………... 395

4.8.1.Devletin Görevleri………. 396

4.8.2.Yönetici S n f/Halk Çat "mas ………... 403

4.8.3.Ekonomi……… 410 4.8.4.Kapitalizm………. 413 4.8.5.Demokrasi………. 419 4.8.6.Adalet Sistemi………... 421 4.8.7.Do u……….. 423 4.8.8.Az nl klar………... 428 4.8.9.Kürt Sorunu……….. 434 4.8.10.K br s Sorunu……….. 446 4.8.11. Ötekile"tirme………..……….. 451 4.9. Din………... 455

4.9.1.Farkl !nançlara sayg ……… 455

4.9.2.Farkl !nançlara Tahammülsüzlük………. 459

4.9.3.Dinin Bireyselli i: Tanr Kul !li"kisi………. 466

4.9.4.Dinî Zorlamalar………. 470

(13)

4.9.6.Din De i"tirme……….. 474

4.9.7.Bât l !nançlar………. 476

4.9.7.1. Bât l !nançlar ve E itimsizlik………. 486

4.9.7.2.Bât l !nançlarla Tedavi………. 488

4.9.8.Din ve Devlet !li"kisi………. 491

4.9.9.Dinin Yozla"t r lmas ……… 491

4.9.10.Dinin Kad na Bak " ……… 495

4. 10. Do u/Bat :Bat ve Bat l la"amam Sorunu……… 500

4.10.1.Bir Ç kar Birimi Olarak Bat ………... 500

4.10.2.Bat l la"ma Maceras ………... 507

4.10.3.Bat n n Hangi Yönü Al nmal d r………. 519

4.10.4.Do u/Bat Çat "mas ……… 522

4.11. E itim………. 527

4.11.1.Devletin E itim Politikas ………... 528

4.11.2.Sava"lar n E itime Etkisi……… 530

4.11.3.E itime Yöneltilen Ele"tiriler……….. 532

4.11.3.1.Niteliksizlik……… 532

4.11.3.2.Bilgi !stifçili i……… 534

4.11.3.3.Yöntem Sorunlar ………... 538

4.11.3.4.Sorgulamadan Uzak Ezberci E itim……… 541

4.11.3.5.K s tlama/Yarat c l a Engel Olunmas ………. 547

4.11.3.6.E itimde F rsat E"itli inin Sa lanamamas ……… 549

4.11.3.7.Araç Gereç Eksikli i……….. 552

4.11.4.Bat l la"ma ve E itim……….. 555

4.11.5.E itimde Disiplin Sorunlar ve Ceza………... 557

4.11.6.Yabanc Dilde E itim……….. 560

4.11.7.K z Çocuklar n n E itimi……… 564

4.11.8.Üniversite ve Bilim………. 566

4.11.8.1.Üniversitelerde Nitelik Sorunlar ………... 566

4.11.8.2.Üniversiteler ve Siyasal Kar " kl klar……… 568

4.11.8.3.Akademik Özgürlük………... 574

(14)

4.11.9.1.Olumsuz Ö retmen Modelleri………... 575

4.11.9.1.1.Ö renciyle !leti"im Kuramama………... 575

4.11.9.1.2.Ö rencilerle Hatal !li"kiler Kurma……… 579

4.11.9.1.3.Yanl Ölçme ve De erlendirme Yapma….……… 580

4.11.9.1.4.Ö retmenin Kendini Geli"tirmemesi...………….. 581

4.11.9.2.Olumlu Ö retmen Modelleri……….. 584

4.11.10.Ö retmenlerin Sorunlar ……… 586

4.11.10.1.Maddî S k nt lar………... 586

4.11.10.2.Ö retmenlerin Cezaland r lmas ……….. 587

4.12. Erkekler……….. 589

4.12.1.Erkekler………... 589

4.12.2.Erkek Çocuk !ste i……….. 593

4.13. Evlilik………. 600

4.13.1.Evlilik Sorunlar ……….. 600

4.13.1.1.E" Seçimi……….. 600

4.13.1.2.S n f Farkl l klar ……….. 603

4.13.1.3.Din ya da !nanç Farkl l klar ………. 608

4.13.1.4. E"ler Aras ndaki !leti"imsizlik………. 609

4.13.1.5.Anlay " Farkl l klar /Ki"ilik Uyu"mazl klar ………. 611

4.13.1.6.E"lerin Yabanc la"mas /Uzakla"mas ……… 618

4.13.1.7.S radanla"ma……….. 622

4.13.1.8.Ya" Fark ……… 627

4.13.2.Evlilik Tipleri……….. 629

4.13.2.1.Küçük Ya"ta Yap lan Evlilikler………. 629

4.13.2.2.Görücü Usûlü Evlilik………. 632 4.13.2.3.!kinci Evlilik………... 636 4.13.2.4.Zoraki Evlilikler………. 638 4.13.2.5.Be"ik Kertmesi………... 643 4.13.2.6.Çok E"lilik……….. 645 4.13.3.Evlilik ve Kad n………... 647 4.13.3.1.Ku"at lm "l k Hissi………. 647

(15)

4.13.3.3.Evlilik Kad n !çin Bir Zorunluluk mudur?………. 654

4.13.3.4.Evlili e D " Müdahaleler………... 657

4.13.3.5.Evlilikte Otorite ve Kad n n K s tlanmas ……….. 660

4.13.3.6.Evlilik D " !li"ki/Sadakatsizlik……….. 668

4.14.Kad n……….. 688

4.14.1.Toplumun Kad n Konumland r " ……….. 688

4.14.1.1.De ersizlik/Erkekten Sonra De er Görme………. 688

4.14.1.2.Korunulmas Gereken Bir Varl k……… 698

4.14.1.3.Özgür Kad nlar n D "lanmas ………. 700

4.14.2.Kad n Özgürlü ü………. 702

4.14.3.Namus Kavram ……… 707

4.14.4.Kad n n Edilgenlikten Kurtulmas ……… 716

4.14.5.Bir Kad n n Birden Fazla Kimlik Ta" mas ……… 722

4.14.6.Kad n n Sosyal Sorunlar -Çal "ma Hakk ……….. 724

4.14.7.Kad n Bak " Aç s ndan Kad nlar………. 731

4.14.8.Kad n E itimi……….. 732

4.14.9.Kad na Yönelik Fiziksel 3iddet………... 734

4.14.10.Kad n n Cinsel Aç dan !stismar Edilmesi………. 744

4.14.11.Milli Mücadele Y llar nda Kad n……….. 746

4.14.12.Cumhuriyet Dönemi Kad n Politikalar ………. 750

4.14.13.Anadolu’daki Kad n n Durumu………. 755

4.14.14.Kad n ve Beden………. 759 4.14.14.1.Hamilelik ve Do um……… 759 4.14.14.2.Kürtaj……… 764 4.14.14.3.Kad n ve Güzellik………. 766 4.14.14.4.Ya"lanma……….. 771 4.14.14.5.Menopoz………... 773

4.14.15.Kad n Erkek !li"kileri……… 776

4.14.15.1.Ya" Fark ………. 775

4.14.15.2.!leti"imsizlik………. 776

4.14.15.3.Anlay " Fark ……… 778

(16)

4.15.Ölüm/Ya"am……… 787

4.15.1.Ölüm……… 787

4.15.1.1.Yak nlar n Kayb ve Ölüm Ac s ……… 797

4.15.1.2.!ntihar………. 799 4.15.1.3.Ölümü Seçme Özgürlü ü………... 807 4.15.2.Ya"am……….. 811 4.16.Sanat……… 816 4.16.1.Sanat……… 816 4.16.1.1.Sanat ve Toplum……… 816 4.16.1.2.Sanat Ele"tirisi……… 819

4.16.1.3.Sanat Çevrelerindeki Despotik Tav r………. 821

4.16.1.4.Sanatta Yozla"ma……… 826

4.16.1.5.Türkiye’de Sanat n Durumu……… 827

4.16.2.Sanatç ………. 830

4.16.2.1.Sanatç lar n Ekonomik Kayg lar ……… 830

4.16.2.2.Sanatç ve Yaratma Süreci………. 833

4.16.2.3.Sanatç Halk !li"kisi………... 835

4.16.3.Medya……….. 839

4.17.Siyasî Olaylar……….. 841

4.17.1.Siyasî Olaylar ve Gençler ………... 841

4.17.2. 27 May s Süreci……….. 856

4.17.3. 12 Mart Süreci……… 862

4.17.4. 12 Eylül Süreci………... 867

4.17.4.1.Sosyal Travma……… 867

4.17.4.2.Faili Meçhul Cinayetler ve Ölümler………... 870

4.17.4.3.12 Eylül ve Ayd nlar………..… 871

4.17.4.4.Türkiye’nin Çe"itli Katmanlar nda 12 Eylül’ün !zleri….. 873

4.17.5.!"çi Sorunlar ………... 877

4.17.5.1.Grev……… 882

4.17.6.Devrim………. 884

4.18.3ehirle"me………... 890

(17)

4.18.1.1.3ehirle"menin Getirdi i Yeni Kültür Biçimi………. 896

4.18.2.Do aya Zarar Verme………... 898

4.18.3.Göç……….. 904 4.18.4.Gecekondu………... 908 4.18.5.Gurbet ve Yabanc Kültür………... 911 4.19.3iddet………... 914 4.19.1.!"kence………... 914 4.19.1.1.Sava" ve !"kence... 914

4.19.1.2.!htilal Dönemlerinde !"kence... 915

4.19.1.3.!"kencenin Ruh Sa l üzerinde Olumsuz Etkileri…….. 920

4.19.1.4.Polis ve !"kence... 924

4.19.2.Tecavüz... 925

4.19.2.1. Sava" Dönemlerinde Tecavüz Olaylar ... 929

4.19.3. Sava"... 932

4.19.3.1. Silah... 943

4.20.Toplumsal Yap ………... 945

4.20.1.Türk Toplum Yap s ……… 945

4.20.2.Nekrofiliya………... 956

4.20.3.Ku"ak Çat "mas ……….. 962

4.20.4.S n f Farkl l klar ………. 965

4.20.4.1.Üst s n f……….. 977

4.20.4.2.Alt S n f……….. 982

4.20.4.2.1.Yoksulluk………... 986

4.20.4.3. S n f Farkl l klar n n Mekana Yans mas ……….. 989

BÖLÜM V……….. 994

SONUÇ VE ÖNER!LER……… 994

BÖLÜM VI………. 1059

6.1. Örneklemi Olu"turan Romanlar n Kaynakças ……….………... 1059

6.2. Genel Kaynaklar……….……….……… 1061 Ek 1: Temalar n Romanlara Göre Da l m Tablosu 1067

(18)

ÖZET

Toplumsal hayat kad n erkek bütünlü ü üzerine kurulmu"tur. Yüzy llardan beri bu iki cins aras ndaki ileti"im ve etkile"im sosyal yap n n ve kültürel birikimin bir çok bile"eni üzerinde derin izler b rakm "t r. Bu bile"enlerden biri de edebiyatt r. Ba"lang çtan beri sözlü edebiyat dairesi içerisinde kad n n etkin bir rol üstlendi i görülür. Ancak ayn durum yaz l edebiyat için geçerli de ildir. Kad nlar ancak 19. yüzy ldan itibaren yaz l edebiyat dairesi içerisinde varl k göstermeye ba"lam "lar ve günümüze kadar niteliklerini art rarak erkek meslekta"lar ile ayn düzeye ula"m "lard r.

1980-2000 dönemi dünya ve Türkiye aç s ndan önemli bir zaman dilimidir. Küreselle"menin bu dönemde etkisini art rd , kültür ve edebiyat alan nda da farkl ak mlar n do mas na neden oldu u görülür. Postmodernizm ve Büyülü Gerçeklik ak mlar 1980 sonras Türk ve dünya edebiyat nda etkili olmu" iki sanat ak m d r. Bu iki ak m n 1980 sonras kad n yazarlar n eserleri üzerinde de etkili oldu u bilinmektedir. Bu dönemde Türk kad n yazarlar olgunluk dönemlerini ya"amaktad rlar. Tanzimat’tan itibaren Türk edebiyat nda eser veren kad n yazarlar n olu"turdu u birikim, 1980 sonras ndaki kad n yazarlar n ba"ar l eserler ortaya koymas na katk sa lam "t r. Bu dönemde kad n yazarlar n sadece kad n n bireysel ve toplumsal sorunlar n yazmakla kalmad klar , 1980 sonras Türk toplumunda gözlemledikleri de i"imleri, sorunlar , küreselle"menin etkilerini, din ve evlilik gibi sosyal kurumlara yönelik ele"tirilerini de eserlerine yans tt klar gözlenmektedir.

Bu çal "mada 1980-2000 döneminde Türk kad n yazarlar n romanlar nda i"ledikleri konular n ve e itim kavram na yakla" mlar n n belirlenmesine çal " lm "t r. Çal "mada alfabetik olarak Adalet A ao lu, Alev Alatl , Ayla Kutlu, Ay"e Kulin, Buket Uzuner, Elif 3afak, Emine I" nsu, !nci Aral, Latife Tekin, Nazl Eray, P nar Kür ve Sevinç Çokum’a ait toplam altm " roman incelenmi" ve ortaya geni" bir veri listesi ç km "t r. Bu dönemde kad n yazarlar n daha çok aile, a"k, Atatürk devrimleri, ayd n, birey ve toplum, cinsellik, din, devlet, e itim, evlilik, kad n, ölüm, sanat, siyasal olaylar, "ehirle"me, "iddet ve toplumsal yap kavramlar üzerinde durduklar görülmü"tür. Elde edilen verilerin Türk toplumsal haf zas na ve alana katk sa lamas umut edilmektedir.

(19)

ABSTRACT

Social life is founded on the integrity of men and women. For centuries the communication and interaction between these two genders has left deep impress on many components of social structure and cultural background. One of these components is Literature. From the beginning it is seen that the woman has taken an active role in the oral literature. However, the same situation does not apply to written literature. Women can only began to show their presence in written literature in 19 century and they have reached the same level as their male colleagues by enhancing their qualifications to the present.

1980-2000 period is an important time period in terms of world and Turkey. In thisperiod it is seen that the impact of globalization increased and resulted in the birth of different flows in the fields of culture and literature. Postmodernism and magic realism are the two art movements which became effective in Turkish and world literature after 1980. It is also known that these two flows are effective on the works of women writers after 1980. During this period, Turk women writers experienced their maturity period. Starting from Tanzimat, the accumulation formed by the women authors who created works in Turkish literature has contributed the woman writers after 1980 to reveal successful works. During this period, women writers, not only write the woman's individual and social problems, but also they reflect the changes, problems, effects of globalization they observed in Turkish society after 1980 and their criticisms about the social institutions like the religion and the marriage to their works.

In this study, the subjects that the Turkish women authors in the period of 1980-2000 worked in their novels and their approach to the concept of training are tried to be determined. There were sixty novels which belongs to the following authors given alphabetically as Adalet A ao lu Alev Alatl , Ayla Kutlu, Ay"e Kulin, Buket Uzuner, Elif 3afak, Emine I" nsu, !nci Aral, Latife Tekin, Nazli Eray, P nar Kür, and Sevinç Çokum has been examined and an extensive data list came out at the end of the study. In this term, it is seen that the women writers mostly emphasized on family, love, Ataturk's revolutions, intellectuals, individuals and society, sexuality, religion, government, education, marriage, women, death, art, political events, urbanization, violence, and the concepts of social structure. It is

(20)

hoped to contribute Turkey 's social memory and the field by the data obtained from this study.

(21)

I. BÖLÜM

G R

1. G R

1.1. 1980-2000 Y%llar% Aras%nda Türkiye’nin Geçirdi8i Tarihî ve Sosyal Geli&meler

1.1.1. 1980-1990 Y%llar% Aras%nda Türkiye’nin Geçirdi8i Tarihî ve Sosyal Geli&meler

1980 sonras siyasal, sosyal ve ekonomik yap y büyük oranda 12 Eylül Askerî Darbesi "ekillendirmi"tir. 12 Eylül sürecinin Türkiye için en somut göstergesi ise 1981 y l nda yürürlü e girmi" olan yeni Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’s d r. 1961 y l nda yürürlü e konulan ve birçok çevre taraf ndan bugün bile Türkiye’nin “en demokratik anayasas ” olarak kabul edilen 1961 anayasas , 12 Mart muht ras ndan sonra “disiplini sa lamaya yetmedi i” için de i"tirilmek istenmi"tir. O dönemde iktidarda olan Demirel s k s k bu anayasa ile bir i" yap lamayaca n dile getirmi"tir. Bu anayasa sa ve sol kesimler aras nda sürekli bir çeki"me nedeni olmu"tur, bunun temelinde ise sa a dayal bir politika izleyen DP’yi yönetimden indiren güçler taraf ndan haz rlanm " olmas etkilidir. Bu aç dan 1980 sürecinin haz rlanmas nda anayasa tart "malar n n önemli bir yeri oldu u görülmektedir. Zaten 1980 Askerî Darbesinin ard ndan yap lan ilk düzenlemelerden biri de yeni bir anayasa haz rlamak olmu"tur (Tanör, 2005: 44; Ahmad, 2006: 215, 221; Çavdar, 2004: 267; Zürcher, 2000: 409-410).

1980 Askerî Darbesine giden süreçte sol kesimin de büyük oranda etkili oldu u bilinmektedir. Tüm dünyada etkisini gösteren 1968 ö renci olaylar s ras nda sol kesimin yeni anayasan n da verdi i haklar sayesinde büyük bir co"kunluk içerisinde bulundu u görülür. Çok partili hayata geçi" sürecinden sonra bir türlü iktidara gelemeyen sol kesim meclisteki sa kanada kar" yo un bir muhalefet yürütmeye ba"lam "t r. Bu dönemde baz sol gruplar n bu muhalefeti “yasal” zeminle

(22)

s n rlamak istemedikleri ve kimi "iddet olaylar na ba"vurmaya ba"lad klar görülür. Bu durum sol gruplar aras nda anlay " farkl l klar na yol açm " ve sol kendi içerisinde parçalanm "t r. Bu dönemde cuntan n da askeri bir darbe yapabilmek amac yla el alt ndan bu "iddet olaylar n k "k rtt ileri sürülmü"tür.

Büyük bir "iddet ortam n n ya"and 12 Eylül öncesi süreçte toplumun koyu bir karamsarl k içinde bulundu u görülür. Asl nda 12 Eylül’ün temel nedenlerinden biri de ülkedeki yoksunluklard r. H zl nüfus art " nedeniyle azgeli"mi" bir ülkede istediklerine/hak ettiklerine bir türlü ula"amayan insanlar, temel ihtiyaçlar n bile kar" layamad klar için büyük bir öfke duymaktad rlar.

“Tabii, daha geni" bir çerçeveden bak nca, azgeli"mi" bir ülkede demokrasi yapman n belki de kaç n lmaz zorluklar olarak de erlendirilebilir bu durum. Azgeli"mi"lik kolay "ey de il. Ça da"la"ma sürecine girmi" az geli"mi" ülkede nüfus patlamas oluyor. O zaman yap lan yat r mlar ç la"an nüfus kar" s nda hep yetersiz kal yor. Türkiye’de 1935’de 16 milyon nüfus varken, 1965’te 31 milyon, 1995’te 60 küsür milyon oluyor. Yani, kabaca, her 30 y lda bir nüfus katlan yor. Bu nüfusa yeterli hastane, okul, i", yol, su, enerji, konut vb. yeti"tirmek mümkün de ildir. Bunlar olmay nca da insanlar patlamaya haz r bir barut f ç s d r ve azgeli"mi"likten kurtulma hedefi uzakta kalmaya devam eder.” (Ak"in, 2005:11)

Kongar (2006:206-207), 12 Eylül 1980 askerî darbesinin olu"umunu üç nedene ba lamaktad r:

1. Türkiyenin s n fsal ve siyasal yap s n n gerçek bir demokrasiyi üretecek ve besleyecek bir a"amaya henüz gelmemi" olmas ,

2. So uk Sava"’ n dünyada tüm h z yla devam etmekte olu"u ve tüm dünyadaki antikomünist e ilime ba l olarak Türkiye’de de dinci ve milliyetçi ö elerin desteklenmesi,

3. Ülkede gerçekten can güvenli inin kalmam " olmas .

12 Eylül 1980 günü sabaha kar" “bayrak harekat ” adl bir müdahale ile Türk silahl kuvvetleri yönetime el koymu", yasama ve yürütme haklar n geçici bir süre Milli Güvenlik Konseyine b rakm "t r. Genel Kurmay Ba"kan Kenan Evren’in a z ndan TRT ekran ndan saat 4.00’da askeri müdahalenin nedenleri "u ba"l klar alt nda aç klanm "t r:

(23)

1. Devletin varl na, ba ms zl na ve rejime yönelik sald r lar yo unluk kazanm "t r.

2. Buna kar" l k devlet kurumlar ve anayasa i"lemez duruma gelmi"tir. 3. !rticai fikirler ve sap k ideolojiler, devlet kurulu"lar n , i"çi örgütlerini ve siyasal partileri etkileri alt na alarak ülkeyi iç sava" n e"i ine getirmi"lerdir.

4. TSK, !ç Hizmet Kanunu’nun verdi i Türkiye Cumhuriyetini kollama ve koruma görevini Türk milleti ad na yerine getirmek için emir ve komuta zinciri içinde ülke yönetimine bütünüyle el koymu"tur.

5. Harekât n amac , ülkenin bütünlü ünü, devletin otoritesini yeniden sa lamak, demokratik düzenin i"lemesine engel olan nedenleri ortadan kald rmakt r.

6. Parlamento ve hükümet feshedilmi", milletvekillerinin dokunulmazl klar kald r lm ", bütün yurtta s k yönetim ilân edilmi", yurt d " na ç k "lar yasaklanm ", ikinci bir emre kadar saat 5.00’dan itibaren soka a ç kma yasa konmu"tur. (Arcayürek, 1986:380-381, Birand, 1986: 288-289).

Ayn gün AP lideri Süleyman Demirel, CHP lideri Bülent Ecevit, MSP lideri Necmettin Erbakan haklar nda ç kar lan tutuklama karar uyar nca evlerinden al narak önceden belirlenen motellere götürülmü"ler, Alparslan Türke" ise iki gün sakland ktan sonra TSK’ya teslim olmu"tur. O güne kadar Türk siyasetine yön vermi" olan bu dört isme siyaset yasa getirilmi"tir. Bunun yan s ra; siyasi partilerin, Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve K z lay d " ndaki tüm derneklerin, D!SK ve M!SK’in faaliyetleri durdurulmu", bu sendikalar n yöneticileri TSK’n n güvencesi alt na al nm "lard r. Ayr ca MGK ülkedeki huzurun sa lanmas için s k yönetim askerî mahkemelerin kurulmas ve MGK’ya yönelik tüm suçlar n davalar n n da bu mahkemelerde görülmesine karar vermi"tir MGK bu dönemde yeni hükümetle birlikte yo un bir kanun ç karma faaliyeti içerisine girmi" ve askerler sivil politikac lara yapt ramad klar birçok kanunu k sa sürede ç karm "lard r. Bunlar içerisinde anar"iye, ceza yarg lamalar na ve ölüm cezalar n n yerine getirilmesine yönelik olanlar dikkat çekicidir (Tanör, 2005:33-37; Çavdar, 2004: 268; Zürcher, 2000:405).

(24)

12 Eylül 1980 Askerî müdahalesi ile ba"layan ve 7 Aral k 1983’te TBMM’nin yeniden aç lmas na kadar geçen süre, insan haklar ihlallerinin yo un olarak ya"and bir dönem olmu"tur. !statistiklere göre bu dönem içerisinde 7 bin ki"i için idam cezas istenmi", bunlardan 517’sine bu ceza verilmi" ve bu cezalar n da 49’u infaz edilmi"tir. 300 ki"i “ku"kulu biçimde” ölmü", 171 ki"i i"kenceden, 14 tutuklu ise cezaevi ko"ullar n protesto için giri"tikleri açl k grevleri s ras nda hayatlar n kaybetmi"tir. 650 bin ki"i göz alt na al nm ", 210 bin davada 230 bin ki"i yarg lanm "t r. 1 milyon 683 bin ki"i fi"lenmi", 388 bin ki"iye pasaport verilmemi", 30 bin ki"i sak ncal oldu u için i"ten at lm ", 3854 ö retmen, 120 ö retim üyesi ve 47 yarg c n i"ine son verilmi"tir. 1402 say l yasaya göre 9 bin 400 ki"i görevden al nm " ya da sürülmü", 30 bin civar nda ki"i siyasi s nmac olarak yurt d " na gitmi"tir. Ayr ca 13 büyük gazete hakk nda toplam 303 dava aç lm ", 300 gazeteci sald r ya u ram ", 31 gazeteci tutuklanm " ve 3 gazeteci öldürülmü"tür. Son olarak da 39 ton gazete, kitap ve dergi sak ncal oldu u gerekçesiyle imha edilmi"tir. ( Tanör, 2005:95-96).

Bu dönemdeki ç kar lan kanun ve bildiriler ile bas n özgürlü ü büyük oranda engellenmi", derneklerin çal "malar na s n rlamalar getirilmi", toplant , gösteri ve yürüyü"ler izne ba lanm ", i"çi haklar büyük oranda k s tlanm "t r. !nsan haklar alan nda da büyük s n rlamalar n getirildi i görülür. Gözalt süresinin 90 güne kadar uzat labilmesi, üç y ldan az cezalar için temyiz yolunun kapat lmas , uzun y llard r uygulamadan kalkm " olan ölüm cezalar n n uygulanmaya ba"lanmas , s k yönetim komutanlar n n karar yla insanlar n kamu görevlerine son verilmesi ve vatanda"l k kanununda yap lan de i"iklikle birçok ki"inin vatanda"l ktan at lmas ve yurt d " na kaçmalar bu ki"ilerin mal varl klar na el konulmas bu s n rlamalardan baz lar d r.

Bundan sonra geli"en süreçte yürütme görevini yerine getirmek üzere Bülent Ulusu yönetiminde bir hükümet kurulmu"tur.1980 askerî darbesinin 1960 darbesinden en büyük fark emir komuta zinciri içerisinde hiyerar"ik bir düzen içerisinde yap lm " olmas d r. 1980 askeri darbesinin ard ndan ABD Türkiye’de askeri bir müdahale yap lmas ndan memnun olduklar n ve !ran ve Afganistan’dan sonra Türkiye’nin de istikrara ula"mas ndan dolay rahatlad klar n belirtmi"tir. Bu

(25)

durum uzun y llar 12 Eylül darbesinde ABD’nin de etkisi oldu u yönündeki iddialar güçlendirmi"tir (Ahmad, 2006: 250).

Darbenin hemen ard ndan Milli Güvenlik Kurulu Türkiye’yi yeniden yap land rabilmek amac yla yeni bir anayasa düzenlemeye karar verdi. Anayasay olu"turmak amac yla Kurucu Meclis kuruldu. Kurucu Meclis kendi içinde iki bölümden olu"uyordu. Bunlardan ilki Milli Güvenlik Kurulu, ikincisi ise Dan "ma Meclisi idi. Ancak, as l güç MGK’n n elinde bulunmaktayd . Genel i"leyi"e göre Dan "ma Meclisi anayasa tasla n olu"turacak, Milli Güvenlik kurulu ise bu tasla kesinle"tirecekti. Olu"turulan yeni anayasa halk oylamas na sunularak onaylan rsa uygulamaya konulacakt .

Bu süreçte yap lan en tart "mal uygulamalardan biri de mevcut tüm siyasi partilerin kapat lmas ve bunlar n ta" n r ve ta" nmaz tüm mallar na el konulmas olmu"tur. Bu uygulaman n temel amac ise yeni partiler ve yeni liderlerle yeni birçok partili dönemi ba"latmakt . Tanör’e göre 1982 anayasas nda klasik anayasa anlay " n n tersine bireyin ve toplumun s n rlanmas , iktidar n önünün aç lmas hedeflenmi"ti. (Tanör, 2006: 53).

1983 y l ndaki genel seçimlerden önce onlarca yeni parti kurulmu" ve bunlardan baz lar (Büyük Türkiye Partisi ve Huzur Partisi) ayn h zla kapat lm " ve birço u da defalarca kez veto edilmi"lerdir. 1983 seçimlerine ANAP, MDP ve Halkç Parti girebilmi", bu partilerden ANAP % 45 oy alarak 1. parti olarak iktidara gelmi"tir. Bundan sonra yap lan 1986 Milletvekilli i ara seçimlerinde %32.3 oy oran yla ANAP yine seçimlerden galip ç km "t r (Tanör, 2005:61-70; Çavdar, 2004: 271-278).

1982 anayasas na göre siyasi yasa bulunan ki"iler siyasal partilere üye olam yorlard . Ancak bu yasak, yasakl eski liderlerin yeni partilerin içine emanetçilerini yerle"tirmelerine engel olamam ", ayr ca art k sivil ya"ama geçilmi" oldu undan siyasi yasaklar n kald r lmas gerekmi"tir. Bu nedenle 6 Eylül 1987 y l nda bir halk oylamas yap lm " ve bu oylama sonucunda siyasi yasaklar

(26)

kalkm "t r. Böylece 12 Eylül öncesi Türk siyasetinde etkili olmu" olan Demirel, Ecevit, Türke" ve Erbakan yeniden siyaset sahnesine dönebilmi"lerdir. (Zürcher, 2000: 414-416)

29 Kas m 1987 günü ANAP’ n alm " oldu u erken genel seçim karar uyar nca yap lan seçimlerden ANAP %36.31’lik oy alarak birinci parti olarak ç kmay ba"arm "t r. 31 Ekim 1989 y l nda Evren’in ard ndan Turgut Özal Cumhurba"kan olmu" ve Özal’dan bo"alan ba"bakanl k koltu una ise Y ld r m Aktuna geçmi"tir. Ancak Akbulut döneminde de Özal ülke yönetiminde etkili olmaya devam etti i bilinmektedir. Ayr ca Özal’ n ANAP içindeki sorunlara kar "mas ve sorunlar n çözümlenmesi s ras nda taraf tutmas Cumhurba"kan n n tarafs zl ilkesini büyük oranda zedelemi", ancak Mesut Y lmaz döneminde hükümet Özal’ n güdümünden ç kmay ba"arm "t r. (Tanör, 2005:84-85, Ahmad, 2006:234).

1.1.2. 1990-2000 Y%llar% Aras%nda Türkiye’nin Geçirdi8i Tarihî ve Sosyal Geli&meler

1980 sonras nda her alanda görülen k s tlamalar nedeniyle dinî ideolojinin geli"ti i görülür. Bu geli"mede seksen sonras ndaki h zl ve çarp k "ehirle"menin de etkisi olmu"tur. Bu dönemde laiklik yanl s görü"leri olan Muammer Aksoy 1989 y l nda; Bahriye Üçok, Turan Dursun ve Çetin Emeç, 1990 y l nda; U ur Mumcu 1993 y l nda ve Ahmet Taner K "lal da 1999 y l nda faili meçhul cinayetlere kurban gitmi"lerdir. Bu noktadaki en üzücü olaylardan biri ise 2 Temmuz 1992’de Sivas’taki Mad mak Oteli’nde ya"anm "t r. Pir Sultan Abdal anma "enliklerine kat lan 37 ayd n a" r dinci ki"ilerin ç kard klar yang n sonucunda hayatlar n kaybetmi"lerdir. (Çavdar, 2004: 314; Zürcher, 2000: 421).

1990 sonras nda ise Türk halk n n de er yarg lar nda önemli de i"iklikler oldu u gözlemlenmi"tir. Dönemin iktidar n n da etkisiyle “i" bitirme” ve “k sa yoldan kö"eyi dönme” anlay " hâkim olmu"tur. Bu de i"ikli in nedenlerini asl nda çok gerilerde aramak gereklidir. Ak"in’e göre Türkiye’nin içerisinde bulundu u bu bunal ml durumun temel nedenlerinden biri çok partili siyasi hayata ikinci geçi"in

(27)

zamans z olmas d r. 1945 y l nda !smet !nönü’nün öncülü ünde ba"layan çok partili siyasi hayata geçi" Atatürk devrimlerinin dondurulmas na neden olmu"tur. Ak"in, ülkemiz için bir tür deney olan çok partili hayata geçi"in 10-15 y l daha ertelenmi" olmas n n Atatürk devrimlerinin daha iyi yerle"mi" olmas n sa layaca n ve bunun sonucunda da demokrasiyi sindirebilmi" bir siyasî yap ya sahip olaca m z dü"ünmektedir. (Ak"in, 2005 :22)

Son y llarda Türk insan için en önemli ad m ise Avrupa Birli i’ne giri" süreci olmu"tur. Hem siyasilerin hem de toplumun büyük bir kesimi geli"me umutlar n Avrupa birli ine üye olu"umuza ba lam " durumdad r. Türk halk için bir tutku haline gelen Avrupa Birli i konusunda zaman zaman gerçeklikten uzakla" ld da görülmektedir. Ak"in, özellikle medya taraf ndan sürekli olarak kaç r lmamas gereken bir tiren olarak görülen Avrupa Birli inin Türkiye’nin önüne anlaml anlams z birçok engel koydu unu ileri sürerek Türkiye’nin bugünkü manzaras n n Avrupa Birli i için olumsuz baz sorunlar da içerdi ini belirtir. Bu sorunlar "u ba"l klar alt nda de erlendirmek mümkündür:

1. Ekonomik aç dan Türkiye’nin enflasyonun yüksek oldu u, yolsuzluklar n s kça yap ld , kay t d " ekonominin yayg n oldu u, üretimi dü"ük, yoksul bir ülke olmas ,

2. E itim ve kültür aç s ndan Türkiye’nin yeterli seviyeye ula"amam " olmas , sekiz y ll k zorunlu e itim konusunda hâlâ s k nt lar bulunmas ,

3. Sosyal aç dan geli"mi"lik düzeyini yakalayamam " olu"umuz, kan davalar n n, töre cinayetlerinin, kad n yönelik "iddetin, i"kencenin hâlâ önlenememesi,

4. Türkiye’nin yetmi" milyonu bulan nüfusu,

5. Türkiye’nin nüfusunun büyük k sm n n Müslüman olmas ,

Türkiye’nin Avrupa birli i üyeli inin önündeki en büyük engeller olarak s ralanmaktad r. (Ak"in, 2006, 23–24).

Siyaset bilimciler, 1980’den günümüze kadar geli"en süreçte sol kesimde parçal l n temel görüntü oldu unu belirtmektedirler. Bu dönemde !nönü’nün ba" nda bulundu u SHP ile Ecevit’in ba" nda bulundu u DSP sol arenada varl klar n

(28)

sürdürmü"ler, 1991 genel seçimlerinden sonra ülke siyasetinde koalisyonlar dönemi ba"lam "t r Bu dönemde Yunanistan ile Ege ve K br s meseleleri yüzünden s kça sürtü"meler ya"anm "t r. K br s konusunda uluslararas arabuluculuk giri"imleri de bir sonuç vermemi" ve KKTC dünyan n di er devletleri taraf ndan tan nmam "t r. 1984’ten itibaren ise Bulgaristan ile l ml ili"kiler sertle"meye ba"lam "t r. Bu konuda Jivkov’un Türkiye’ye yönelik olumsuz politikalar etkili olmu"tur. Bu dönemde Türklerin isimleri Bulgarca olarak de i"tirilmeye ba"lanm ", Türk okullar ve camileri üzerindeki bask lar art r lm "t r. Bu nedenle 1989 bahar aylar nda Bulgaristan’dan Türkiye’ye “soyda" göçü” ba"lam "t r. Türk Bulgar ili"kileri 1990’ n ba"ar nda Bulgaristan’daki rejim de i"ikli i sonunda tekrar ray na oturtulmu"tur.

1990-1991 y llar nda ise Türkiye Körfez Sava" ile u ra"mak zorunda kalm "t r. Irak’ n 2 A ustos 1990’da Kuveyt’i i"galinin ard ndan Türkiye yabanc ülke silahl kuvvetlerinin Türkiye topraklar nda konu"lanmalar na ve Türkiye üslerini kullanmalar na geçici bir süre izin vermi"tir. 17 Ocak 1991 y l nda Amerika yönetimindeki müttefik güçler Irak’a kar" Çöl F rt nas harekât n ba"latm "lard r. Ayn dönemde Irak’taki Kürt ayaklanmas s ras nda bask ya dayanamayan Kürtler Türkiye’ye s nm "lard r. Bu geli"meler kar" s nda Türkiye, 400 bin civar ndaki mülteciyi bar nd rma sorunuyla u ra"m "t r. (Zürcher, 2000: 439-440)

1993 y l nda Çiller hükümeti i" ba" na geçmi" ve 14 Ocak 1994 y l nda büyük bir ekonomik bunal m ya"anm ", dolar rekor bir yükseli"e geçerken borsa çökmü"tür. Bu olumsuzluklara dur demek amac yla ç kar lan 5 Nisan kararlar sonucunda vergiler art r lm " ve enflasyon %100’ü a"m "t r. 1996 y l nda yap lan seçimlerden Refah Partisi birinci parti olarak ç km " ve mecliste yeterli ço unlu u elde edemeyen Refah Partisi, DYP ile koalisyon hükümeti kurmu"tur. Bu dönemde !slamc çizgideki partilerin oylar n art rmalar dikkat çekicidir. Bu durumda o güne kadar ba"a gelen hükümetlerin halk n derdine derman olamay "lar ve vaatlerini yerine getirmemeleri etkili olur. Halk duydu u tepki nedeniyle !slamc bir partiye yönelmi" ve bu kez de çareyi ba"ka bir kesimde aram "t r. (Ahmad, 2006:258).

(29)

90’l y llar n en önemli olaylar ndan biri de 3 Kas m 1996 y l nda Bal kesir’in Susurluk ilçesinde meydana gelen bir trafik kazas d r. Ba"lang çta bir Mercedes ile bir kamyonun çarp "mas ndan ibaret basit bir kaza gibi görünen bu olay, emniyet, siyaset ve medya üçgenini içine alan önemli bir ili"kiler a n ortaya ç karm "t r. Y llard r !nterpol ve Türk polisi taraf ndan aranan Abdullah Çatl ile milletvekili Sedat Bucak’ n ayn araçta olmas Tüm Türk halk n "a" rtm " ve ülke genelinde temiz siyaset, temiz toplum anlay " çerçevesinde “Sürekli ayd nl k için bir dakika karanl k” kampanyas ba"lat lm "t r.

Hasan Bülent Kahraman, 1980 ve sonras y llar n Türkiye için bir dönüm noktas oldu unu belirterek bunun sadece 12 Eylül 1980 Askeri darbesi ve Özal sonras siyasi anlay "la aç klanamayaca n , bunun Türkiye’nin Tanzimat’tan beri Bat ’dan geri kald dü"üncesinin 1980 y llardan sonra de i"mesine ba l oldu unu belirtmi"tir. Ayn zamanda Bat ’daki modernite de i"imlerinin 1980 sonras nda e"zamanl olarak Türkiye’de de ya"anmas seksen sonras dönemi daha önceki y llara oranla farkl k lm "t r. 1980 sonras kapitalizm at l mlar neredeyse günü gününe Türkiye’ye ta" nm " ve bunun etkisiyle ülkemizde yeni bir insan ve yeni bir zihniyet olu"mu"tur. (Kahraman, 2007:xi).

Kahraman, Cumhuriyet kurucular n n Osmanl gelene ini tamamen reddedip bat ya yönelmesinin toplumun kültürel temelini sarst n ve bunun sonucunda ortaya ç kan bo"lu un Orta Asya kültürüne yönelmekle a" lmaya çal " ld n belirtir. Güne" Dil Teorisi bu anlay " n bir sonucudur. 1980’den sonra ise Türkiye’de tüm Cumhuriyet tarihine egemen olan kendi gerçek kimli inden, birikiminden, gelene inden kaç " son bulmu" ve Osmanl birikimi tüm de erleri ile yeniden ele al nmaya ba"lanm "t r. Ayr ca burjuvazinin 1980’den sonra devletten kopmas sonucunda Türk burjuvazisi özerklik kazanm ", kültürün olu"turucusu ve aktar c s olarak da Türk gelene i ile ba lar n yeniden kurmu"tur. (Kahraman, 2007:40-46)

1980 sonras nda Türkiye’de ve dünyadaki toplumsal de i"melerin önemli etkenlerinden biri de teknolojidir. Teknoloji yeni insan n gündemine yeni bir kavram getirmi"tir: Sanall k. Sanall k kavram insanda gerçeklik kavram n n kayb na neden

(30)

olmu"tur. Ayn zamanda teknolojinin sa lad h z ve imkânlar ile mekân kavram da büyük bir yitime u ram "t r. Örne in Amerika’da ortaya ç kan bir geli"me internet ve teknik olanaklar sayesinde an nda Türkiye’de de kullan ma sunulmakta, Amerika ile Türkiye aras ndaki uzakl k ortadan kalkmaktad r. 1980 sonras demokrasi alg s n n de i"mesi sonucunda ço ulculuk ilkesi kendini gündelik ya"amda net olarak hissettirmi"tir. Örne in kad n olmak, farkl etnik kökenlerden gelmek, farkl dini inançlara sahip olmak, e"cinsel olmak gibi bir çok farkl kimlik özelli i 1980 sonras nda yo un olarak tart " lm "t r. Yukar da de inilen sanall k, gerçek yitimi, farkl l k, ço ulculuk gibi anahtar sözcükler bilindi i gibi postmodernizmin temellerini olu"turur. Sonuç olarak 1980 sonras Türkiye’nin postmodern bir sürece girdi i gözlenmektedir. (Kahraman, 2007:xiv).

1980 sonras nda tüm dünyada dinî e ilimlerin artt görülür. Buna paralel olarak Türkiye’de de !slamî etkilerin belirginlik kazanm "t r. Bunun temel nedenlerinden biri tüm dünyada ulus-devlet anlay " n n zay flamas sonucunda sivil toplum kurulu"lar n n toplumsal ya"amda etkili hale gelmesidir. Devlet gücünün zay flamas n n temel nedenlerinden biri çokuluslu "irketlerin do mas sonucunda para kaynaklar n n küreselle"mesidir. Bu durum dinî olu"umlar n yolunu açm "t r. Ayr ca toplumun gelecekte ileri bir medeniyete ula" laca n içeren toplum mühendisli i anlay " , Sovyetler Birli inin da lmas sonucunda giderek zay flam "t r. Toplumsal hayallerin, ütopyalar n kayb sonucunda ortaya ç kan bo"luk dinin sundu u öte ve güzel bir dünyay sunan mitlerle doldurulmaya çal " lm "t r. Yok olan bir de erin (toplumsal ütopya) yerini bir di er de er (dini ütopyalar) alm "t r. (Kahraman, 2007: 58-59)

1.2. Dünyada Kad%n Hareketlerinin Tarihî Kökenleri ve Geli&imi

Erkek ve kad n aras ndaki etkile"im, farkl l k ve güç dengesi yüzy llardan beri, hemen her toplumun ba"l ca tart "ma konusu olmu"tur. Bu tart "malardaki as l nokta ise kad n n bir sorun sözcü ü ile birlikte an lmas ve “kad n sorunu” kavram n n ortaya ç kar lmas d r. Sorun ç karan kad nlar m d r, yoksa kad nlar n baz sorunlar m vard r? !"te bu sorular n yan tlar dünyadaki ve Türkiye’deki kad n hareketlerinin temelini olu"turmaktad r.

(31)

Feminist söylemin ana ilkelerinden olan “kad n do ulmaz, kad n olunur” slogan n n temelde toplumsal cinsiyet kuramlar ndan beslendi i görülür. Ana rahmindeki döllenmi" yumurtan n ilk üç ay içerisinde bir cinsiyet ta" mad yani androjen bir yap da oldu u cinsiyet belirlemesinin daha sonraki dönemlerde gerçekle"ti i t bbi olarak kabul edilmektedir. Ancak as l cinsiyet kal plar toplum içerisinde ö renilir. Erke in güçlü, kad n n daha edilgen oldu u anlay " toplumsal kodlarla bireye kabul ettirilir ve birey de zamanla bu kodlarla hareket ederek topluma uyum sa lar. Feminist hareketin önde gelen isimlerinden olan Kate Millett’in büyük yank lar uyand ran kitab Cinsel Politikada belirtti i gibi çocukluk y llar toplumun cinsel kodlar n çözmek ve benimsemekle geçer.“ Toplumsal ko"ullar m z yüzünden kad n ve erkek birbirlerinden tamamen ayr iki kültür niteli i ta" rlar ve bunlar n ya"am deneyleri de çok büyük ayr mlar gösterir. Çocukluk boyunca cinsel kimli in geli"mesini, ailenin, e iticilerin ve kültürün, her cins için uygun gördü ü davran ", ki"ilik, ilgi, de er ve anlat m kavramlar belirir. Çocu un ya"am n n her an , o lan ya da k z olu"una göre, cinsiyetin kendine yükledi i zorunluluklar yerine getirmek için nas l davranmak ve dü"ünmek gerekti ini ö renmekle geçer. Gençlik y llar nda, çevreye ayak uydurma zorunlulu u çe"itli buhranlara yol açar ve bu bunal mlar olgunluk dönemine girdikten sonra yat " r. “ (Millet, 1973: 59)

Türk toplumunda toplumsal kimliklerin dilimize nas l yans d deyimlerimizden ve atasözlerimizden yola ç k larak da anla" lmaktad r. “Gökyüzünde dü ün var deseler, kad nlar merdiven kurmaya kalkar.”, “ Söz avratlar n, i" erkeklerindir.”, “Kad n n yükledi i yük "uraya varmaz.”, “Keseye kad n eli de erse bereket gider.”, “!tte vefa olur, avratta vefa olmaz.”, “Erke in "eytan kad nd r.”, “Avrad n kazd kuyudan su ç kmaz.”, “Kad n yüzünden gülen ömründe bir kere güler.”, “Kad n s rda" eden tellal aramaz.”, “At ile avrada inan olmaz”, “Avratla o lana s rr n verme.”, “Avrad n (kad n n) saç uzun olur, akl k sa.”, vs. olumsuz özelliklerin a r bast bu ifadelere göre kad n; ahmak, deli, gürültücü- kavgac , geçimsiz, oyunbaz, e lence dü"künü, u ursuz, vefas z ve güvenilmezdir. Özellikle evlenilecek kad ndan beklenenler ise "u atasözlerinde görülebilir: “Gül dal ndan odun, beslemeden kad n olmaz.”, “At al rsan ba"l dan, k z al rsan

(32)

çarl dan.”, “Pekmezi (Atl y ) küpten al, kad n kökten al.”, “Alma soysuzun k z n , sürer anas n n izini.”, “Bez al rsan Musul’dan, k z al rsan asilden.”, “Halay ktan kad n olmaz, gül a ac ndan odun.”, “Kesmez b çak ele "er"em, i" bilmeyen avrat dile "er"em.” “Erkek fedakâr, kad n cefakâr gerek.”, “Buyurmadan tutan evlat, ça rmadan kalkan avrat, orada olur devlet.”. Bunlara göre kad ndan beklenen eylemler onun soylu, görgülü, itaatkâr, becerikli, cefakâr, anlay "l , çal "kan, do urgan, evine ve e"ine ba l olmas gerekti idir.” (Gülendam, 2006: 36)

Kad nlar toplum ya"am n n d " na itildi i her türlü e itim hakk ndan yoksun b rak ld ve kad n eme inin bir kar" l n n olmad gerçe ini ilk vurgulayan Ortaça ’ n ilk kad n yazar olan Christine de Pisan olmu"tur. Bu dönemde kad n n i"çi olarak çal "t r lmas na kar" n erkeklerle ayn haklara sahip olmad görülür. Sosyal haklardan mahrum b rak lan kad nlar erkeklerle ayn i"i dahi yapsalar, erkek i"çilerden daha dü"ük maa" alm "lard r. Kad n n i" ortam ndaki yar sömürge rolü evde de devam etmektedir. Evde erke in sözünün geçmesi ve kad n n erke e tabi bir varl k olarak alg lanmas , evdeki rollerini yerine getirmemesi durumunda cezaland r lmas n n do al kar" lanmas Bat ’da 16 ve 17. yüzy l boyunca sürmü"tür.

Kad n tarihi denilince kar" m za ç kan ilk önemli dönem 1789 Frans z !htilali ile 1914 I. Dünya Sava" ’n n ba"lamas na kadar geçen yakla" k yüz yirmi be" y ll k zaman dilimidir. Bu devrede kad nlar, modernizmin ve ortaya ç kan yeni sosyal, siyasî ve insanî de erlerin sayesinde hem birey hem de siyasi bir seçmen olarak kabul edilmi"ler ve bu sayede tarihlerinin en parlak ve bir o kadar da çileli bir dönemini ya"am "lard r. Bütün de i"im evreleri gibi bu evrede de erkek tarafa kad nlar n yeni kimliklerini ve rollerini kabul ettirmeleri oldukça zor olu"tur. (Fraisse ve Perrot, 2005: 13)

18 yüzy l, ba" ndan itibaren ya"anan teknolojik geli"meler sayesinde Bat ’n n sanayile"me konusunda büyük ad mlar atmaya ba"lad bir ça d r. Tar m toplumundan sanayi toplumuna geçi" sürecinde kad n n i" ya"am ndan çekildi i ve eve hapsoldu u görülür. Bununla birlikte kad n n bu süreçte ekonomik olarak ba l oldu u kocas ndan ve babas ndan kopu"u onun belirli bir özgürlük çemberi

(33)

edinmesine da yol açm "t r. Babadan ve kocadan ekonomik kopu" beraberinde kad n, baba ve koca aras ndaki tüm simgesel ba lardaki farkl la"malar beraberinde getirmi"tir.(Fraisse ve Perrot, 2005: 14) Ancak, kad nlar n toplum içerisindeki konumlar ndan memnun olmamalar ve buna kar" ç kmalar , sistemli olarak 19 yüzy lda gerçekle"mi"tir. Ancak Feminizm hareketinin ba"lang c n daha gerilere, 1876 y l ndaki Frans z !htilâline kadar götürmek mümkündür. Tüm dünyada mutlak yetten ulus devlet modeline geçmenin milâd olarak kabul edilen Frans z !htilâli, sadece Frans zlar de il, tüm dünyay etkiledi i gibi sadece milliyetçilik dü"üncesi ve devlet yönetimi alan nda de il, insan hak ve e"itli ini temel alan birçok alanda da etkili olmu"tur. Bu alanlardan biri de kad n hareketleridir. Frans z !htilâli ile birlikte kad nlar yava" yava" seçme ve seçilme hakk ile mülkiyet haklar na kavu"maya ba"lam "lard r.

19 yüzy l kad n e itimi aç s ndan önemli geli"melere tan kl k etmi" bir dönemdir. Yüzy l boyunca kad n n okuryazarl önemsenmi" ve kad nlar öncelikle ve sadece dinsel metinleri okuyup yorumlayabilmeleri için dinî bir e itime tabi tutulmu"lard r. Bu sayede dindarla"an kad nlar n kendilerinden istenen iyi e", iyi anne ve iyi kul olma rolleri peki"tirilmi"tir. Daha sonra dinî e itim d " nda kad n n annelik ve ev han ml n güçlendirecek bir e itim program ile e itilmeleri gündeme gelmi"tir. Bu e itim daha çok genç han mlar n “görgü e itimi” almalar esas na dayand r lm " ve bu dönem boyunca kad nlar hiçbir zaman erkekler gibi ne pozitif bilimleri ne de sanat n farkl alanlar n içeren bir e itim alma hakk na sahip olamam "lard r. Bu nedenle kad nlar n hem okur hem de yazar olarak edebiyatla tan "malar bir hayli geç olmu"tur. Bat ’da kad nlar erkekler taraf ndan hem bir angarya olarak görülen hem de zarars z say lan iki edebî alanda faaliyet gösterebilmi"lerdir: çeviri ve mektup. (Michaud, 2005: 119)

Çeviri yapmak erkekler taraf ndan ço u zaman s k c bir i" olarak görüldü ünden kad nlara havale edilmi" ve kad nlar k sa zamanda yabanc diller ö renerek çeviri çal "malar na ba"lam "lard r. Mektup ise ba"lang çta çe"itli haberlerin iletildi i bir tür iken kad nlar aras nda zamanla edebi yaz lar n payla" ld bir araç olma özelli i kazanm "t r. (Fraisse ve Perrot, 2005: 113-115)

(34)

“Tüm bu geli"melere kar" n, Feminist hareketin ilerlemesi as l olarak 19. yüzy l n sonu ile 20 yüzy l n ba"lar nda h z kazanm "t r.“Feminist hareket tarihsel aç dan I. Dünya Sava" ve öncesi ve 1968 sonras nda olmak üzere, iki döneme ayr lmaktad r. Bu hareket ile birçok kad n bir araya gelmi", daha önemlisi kad n erkek e"itsizli ine kar" bir "eyler yap lmas gerekti ini, bu konuda ilgisiz bir çok kad na fark ettirmi"lerdir. Feminizm 1968 sonras nda daha geni" bir tabana yay lma e ilimi göstermi"tir… Temelde ataerkil toplumsal düzenini ele"tiren Feminist görü"ü bir bütün olarak çözümlemeye imkân tan yan bir teori geli"tirilmedi inden Feminist dü"ünürler, Liberalizm, Marksizm, Psikanaliz, Varolu"çuluk, Radikalizm gibi dü"ünce ak mlar n n etkisinde kalarak olu"turduklar teoriler ile kad n haklar na alternatif çözüm aray "lar n sürdürmektedirler. “(!nançer,2006:433).

Yüzy llard r var olan kad n sorununun 20. yüzy lda daha belirgin olarak seslendirilmesinin nedenini Füsun Tayanç ile Tunç Tayanç teknolojik geli"melere ba lam "lard r:

“Kad n durumunun ‘somutla"t r lmas ’ da teknolojik geli"menin bir ürünüdür. Günümüzün makinelerini çal "t rmak için birkaç dü meye basmak, bir iki kolu çekmek yeterli olabilmektedir. Kad n n anatomisinden ileri gelen k s tlamalar eskisi kadar çok de ildir art k.( Ho" o zamanlarda bile anatominin k s tlamalar en a r i"lerde çal "mas n önleyememi"tir ya...) Üretim güçlerinin, özelikle de üretim araçlar n n ula"t a"ama, kad nlar n ekonomik temelde giderek daha çok görev almalar na yol açmakta ‘u ra"=ev kad n ’n n yerini almaya çal "maktad r”(Tayanç, Tayanç; 1977:178)

Feminist hareketler tüm dünyada ba"l ca iki bölüme ayr l r. Tarihi olarak yap lan bu bölümlemeye göre ilk devre 1970’e kadar süren Birinci Dalga Feminist Harekettir. Bu dönem e"itlikçi feminist dönem olarak da adland r l r. Bu dönemde amaç toplumsal her alanda erkeklerle e"it haklara sahip olabilmek ve erkeklerle birlikte yer alabilmektir. Bu dönem feministleri kendilerini erkeklerden daha geride b rakt klar n dü"ündükleri fiziksel farkl l klar n göz ard ederek kad n ve erkek aras nda bir fark bulunmad n iddia etmi"lerdir.1970 sonras dönem ise !kinci Dalga Feminist Hareket olarak adland r l r. Bu devre ilk devrenin tersine kad n n fiziksel farkl l klar na sahip ç kmakta ve kad n n do urganl k vasf n yüceltmektedir. Bu devrede kad n n bast r lm " yönleri ortaya ç kar larak kamusal alanda var olma mücadelesi verilmeye ba"lanm "t r. Ancak birinci devreden farkl olarak ikinci dalga feministçiler, erkeklerle ayn standartlara sahip olmay reddederek kad n kimli ine

(35)

uygun yeni standartlar n belirlenmesini istemektedirler. (Çay r, 2000: 48; Suman, 2000: 80-81)

1.3.Türkiye’de Kad%n Hareketlerinin Tarihî Kökenleri ve Geli&imi Türkiye’de Feminizm hareketinin 19 yüzy lda belirgin bir biçimde geli"ti i gözlenmi"tir. 19 yüzy l tüm dünyada de i"im rüzgârlar n n etkin oldu u bir süreçtir. Milliyetçilik hareketlerinin yo unla"t , imparatorluklar n da lmaya ba"lad bu süre içinde, dü"ünce sisteminde de köklü de i"ikliklerin oldu u; özgürlük, e"itlik, adalet gibi kavramlar n sorguland ve talep edilmeye ba"land görülür. Tüm dünyada görülen bu de i"imler, elbette ki art k son dönemini ya"ayan Osmanl !mparatorlu unu da etkilemektedir. Böylesi bir manzara içerisinde Osmanl kad nlar n n da haklar n savunabilmek amac yla çabalad klar görülmektedir.

“Toplumumuzda Tanzimat’tan beri ya"anan Bat l la"ma sürecinde de i"imden en çok etkilenenler ve de i"imi en çok yans tanlar kad nlard r. Kad nlar; toplumdaki statüleri, aile içindeki yerleri ve giyim ku"amlar yla bir medeniyet dairesinden ba"ka bir medeniyet dairesine geçen toplumumuzda neredeyse de i"imin ölçüsü, göstergesi ve simgesi olmu"lard r. Türkiye’de kad n meselesi, Tanzimat’tan beri resmî ideoloji taraf ndan “modernle"meci” bir zihniyetle ele al nm " ve kad n, toplumun geri kalm "l nda bir odak olarak seçilip toplumun ilerlemesi için çözülmesi gereken bir ‘mesele’ olarak gündeme gelmi"tir.” (Gülendam, 2006: 14).

Osmanl !mparatorlu unda ilk kad n hareketlerinin dönemin bas n yay n organlar üzerinden yürütüldü ü bilinmektedir. Ba"lang çta Terakki gibi dönemin önde gelen gazetelerinde, Osmanl kad nlar na yeni haklar tan nmas yönünde, erkek yazarlar taraf ndan yaz lar yaz lmaya ba"lanm "t r. Bunu gazetelerin kad n ekleri takip etmi" ard ndan da ba ms z kad n gazeteleri ç kar lm "t r. Bu gazeteler içerisinde Vakit, 3üküfezâr, !nsaniyet, Âyine, Parça Bohças , Aile say labilir. Bu gazetelerin bir k sm n n yay n haklar tamamen kad nlara aittir. Ancak bu gazeteler içerisinde, dönemin ünlü kad n yazar Fatma Aliye Han m ve kad n yazarlardan

(36)

olu"an bir ekip taraf ndan ç kar lan Han mlara Mahsus Gazete’nin önemli bir yeri vard r. (Kurnaz, 1996)

“Bu s rada yay mlanan ve Bat kad nlar n n haklar için verdikleri, mücadelelerden övgüyle söz eden bütün gazetelerde de ‘kad nlar için üç ilke’ savunulmaktayd : ‘iyi ana, iyi e", iyi Müslüman’ olma. Bu dönemde kad n n

srarla savundu u ilkeler evlilik kurumunun düzenlenmesi, teke"lilik, e itimde kad na olanak tan nmas ve toplumsal hayatta rahat etmektir.” (Güzel,1985:859).

Osmanl !mparatorlu u, ilk kez 1844’te yap lan nüfus say m nda kad nlar da “nüfus”un bir parças olarak kabul etmi" ve say mlar n n yap lmas n sa lam "t r. O döneme kadar nüfusta birer rakam olarak bile gösterilmeyen kad nlar, var olduklar n resmî a zlardan ilk kez duymu"lard r. Ayr ca bu dönemde, 1858 y l nda ç kar lan Arazi Kanunu ile k z çocuklar ilk kez veraset hakk n elde etmi"ler ve babalar ndan kalan miras üzerinde erkek karde"leriyle birlikte hak sahibi olmu"lard r. II. Me"rutiyet’in ilân edilmesinden sonra beliren özgürlük ortam içerisinde !ttihat ve Terakki Partisi’nin kad nlara yönelik iyile"tirici bir tak m tedbirlere ba"vurdu u görülür. 1 May s 1913’te gerçekle"en ünlü Sultan Ahmet Mitinginde Halide Edip Ad var’ n yapm " oldu u co"kulu konu"ma, kad nlar n sosyal alanlara ç k "lar n n ilk i"aretlerinden biridir. 1914 tarihine gelindi inde kad nlar ilk kez üniversiteye gidebilme hakk elde etmi"ler ve !nas (Kad n) Darülfünunun fen ve edebiyat kollar na k z ö renciler al nmaya ba"lanm "t r. Ancak bu geli"meler, özellikle din adamlar taraf ndan a" r bulunmu" ve ülke genelinde onlar n yönlendirmeleriyle çe"itli tepkiler ortaya ç km "t r. Devrin ayd nlar bu eylemleri ülkenin Bat l la"ma gayretlerine !slâmc kesimin verdi i olumsuz tepkiler olarak de erlendirmi"lerdir. Ancak tüm bu olumsuzluklara kar" n, kad n özgürlükleri konusundaki geli"meler h z kesmemi" ve Mehasin, Kad n Mecmuas , Kad n, Kad nlar Dünyas , Mefharet gibi kad n yay n organlar , yay n hayatlar n sürdürmeye devam etmi"lerdir. (Güzel, 1985:861).

3irin Tekeli 1960’l y llar n ba" nda ezilen kad n olarak köylü kad nlar n görüldü ünü, bu anlay " n 1970’lerden sonra i"çi kad na do ru kayd n ve ezilen kad nlar n ancak sosyalizme kurtar labilece i, bunun için öncelikle sosyalizmin Türkiye’ye yerle"tirilmesi gerekti i fikrinin kad n hareketlerine yakla" k on y ll k bir

(37)

zaman kaybettirdi ini belirtmi"tir. Çünkü bu dönemdeki e itimli kad nlar, kad n haklar yerine ço unlu u sol ve özellikle sosyalist olan görü"ler için çarp "m "lard r. Bu nedenle feminizm ancak 1980’lerden sonra Türkiye gündemine girebilmi"tir: “Feminizmin ke"fedilip dillendirilebilmesi, bu yüzden ancak, 1980 askeri darbesinin bütün siyasi kurulu"lara, bu arada özellikle marksist sola indirdi i darbenin ard ndan gündeme gelebildi. Bu yoruma göre, sol asl nda kendi içinde evrimle"mekteydi ve bu hareketlerdeki kad nlar er veya geç kendi ezilmi"liklerinin ay rt na –t pk bat da oldu u gibi- varacaklard . Bir ba"ka görü"e göre ise, e er sol 1980’de ölümcül bir darbe yemeseydi, sonradan feminizme yönelen kad nlar n bu hareketlerde erkeklerin kurduklar ideolojik hegemonyay k rmalar hiç kolay olmayacak, kendi seslerini bulamayacaklard .” (Tekeli, 1995: 32-33)

1980’lerden sonra ortaya ç kan yeni feminist hareket Türkiye’de de etkili olmu" ve kültürel olarak belirlenen kad nl k ve erkeklik kimliklerini ve rollerini derin bir sorgulamaya tabi tutmu"tur. Bunun sonucunda eskiden oldu u gibi sadece kad n ve erkek e"itli i de il, !slami de erlerin bask n oldu u bir toplumda cinsel kimlik çerçevesi içerisinde yeni bir kad n kimli i tan mlamas na gitmek ve bu tan mlamay topluma benimsetmek amac güdülmü"tür. Çünkü kad n 1980’lere kadar cinsel kimli i olmayan bir toplum eleman olarak görülmü"tür. (K rkp nar; 1998:15).

Tüm bu geli"melere kar" n Türkiye’de ikinci dalga feminist hareketin “büyük bir zihniyet de i"ikli i” yaratmad n , ancak kad na yönelik "iddet, aile içi cinsel taciz gibi o güne kadar Türkiye’de var oldu u bilinen ama üstü pek aç lamayan konular n tart " l r hale gelmesini sa lad görülür. 1980 sonras nda Türkiye’de ilk kez çe"itli ba ms z feminist çevreler ortaya ç km "t r. Bu kad n kurulu"lar n n da etkisiyle Türk kad nlar günlük ya"amdaki ay r c uygulamalar protesto için sokaklarda yürümeye ba"lam "lard r. (Kad o lu, 1998: 98).

1980 sonras Türkiye’deki kad n hareketlerinin önemli bir özelli i de bu hareketlerin art k devletin tekelinden ç k p daha çok sivil toplum örgütleri eliyle biçimlenir olmas d r. 1980 sonras kad n hareketlerinin bir ba"ka önemli hedefi ise demokrasi içerisinde kad n n etkin bir yer almas n sa lamakt r. Demokrasi farkl l

(38)

dikkate alan, fakl l a sayg duyan ve farkl l a yer veren bir yönetim anlay " oldu u için egemen güç “erkek”ten farkl olan “kad n” n da demokrasi içerisinde önemli bir yeri vard r. Özellikle günümüzde ülke yönetiminde kad n n temsil oran n n artmas ve kad n n ülke yönetiminde yer almas için KA-DER (Kad n Adaylar Destekleme ve E itme Derne i) gibi kurulu"lar n çal "t klar görülür. Ancak kad n ad na yap lan tüm bu olumlu ç k "lar n kad n örgütleri aras ndaki bölünmeleri gidermedi i de görülür. Çünkü Kemalist feministler, !slamc feministler, Kürt feministler gibi bölünmeler ayn payda alt nda toplanmay güçle"tirmektedir. (Berktay, 1998: 6-9; K rkp nar, 1998:15).

1980’li y llara kadar Türkiye’de ba ms z kad n hareketlerinin ortaya ç kamay " nda 3 ana çevrenin etkili oldu u görülür. Bunlardan ilki, Cumhuriyetin ilk y llar nda henüz Bat l kad na bile tan nmam " haklar Türk kad n na veren ancak kad n , Bat l la"ma çal "malar n n bir nesnesi olarak gören, zihniyet de i"iminden çok d " görünümdeki de i"iklikleri esas alan Kemalist çevredir. !kincisi kad n n modernle"mesini isterken, onun !slamî mahrem alan n d " na ç kmas n istemeyerek bir ikilem ya"ayan !slamî çevredir. Üçüncüsü ise kad n ciddi hedeflerine ula"mada bir engel olarak gören, “önce sosyalist devrim sonra kad n haklar ” s ralamas n yapan sosyalist çevredir. K sacas 1980’li y llara kadar her üç anlay " taraf ndan kad n sorunu toplumsal projelerinin bir basama olarak görülmü", kad n sorunlar ötelenmi" ve bunun sonucunda kad n hareketleri ba ms zla"amam "t r. (Kad o lu, 1998: 99-100).

Türkiye’de feminist hareketi akademik anlamda inceleyen 3irin Tekeli, Türkiye’de bask , ezilmi"lik, dü"ük ücret gibi tüm ko"ullar n bulunmas na kar" n bir kad n hareketinin neden uzun y llar olu"mad n "u iki nedene ba lar: Öncelikle, bir toplumda kad n hareketlerinin olu"abilmesi için o toplumun belirli bir karma" kl k ve geli"mi"lik düzeyine gelmesi, ikinci olarak da kad nlar n kad n sorunlar n n çözülebilece i konusunda bilinç sahibi olmalar gerekir. Türkiye’de iki ko"ul da kad n e itiminin yetersizli i ve gerekli demokratik ortam n bulunmamas nedeniyle olgunla"amam "t r. Bu hareket Türkiye’de Tekeli’ye göre ancak 1980’den sonra olu"abilmi"tir: “Bütün bunlar birlikte ele ald m zda, Cumhuriyet’in ba"lang c ndan

Referanslar

Benzer Belgeler

Ayrıca, benzer şekilde Ermeni araştır- malarında bana yol gösteren, sorularımı yanıtlayan ve kaynakların yerini bulma konusunda yardımcı olan Ara Sanjian’a teşekkür ede-

Aram Andonyan, Balkan Savaşı’nı ve savaş ilanıyla sonuçlanan siyasi olayları, çatırdayan imparatorluğun başkentinde yaşamış, bunalımı olayların içinde

incelerken, birçok bölgenin k›rm›z› kal›n çizgilerle çevrilmifl oldu¤unu,

Baumeister’a göre kendini be¤enme, tek bafl›na fazla olumlu bir fley olmad›¤› gibi,. baflkalar›n›n bir kiflinin zekas›, fizi¤i ya da erdemleri

Yeni nesil bilgisayarlarda bilgi ifllemek elektronlar arac›l›¤›yla yap›lacak, ama bilgiyi baflka bilgisayarlara ya da aletlere iletmek için ›fl›ktan yararlan›lacak.. Bu

Türk Gö¤üs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi 1991 y›l›nda yay›n hayat›na girmifl, ilk dönemdeki zorluklar afl›ld›ktan sonra dergi y›lda dört say› olarak

Bu

Tesisat Kongreleri kapsamında düzenlenen “Jeotermal Enerji Seminer”lerinde çevresel etkiler ba lı ı altında sunulan bildirilerde genel anlamda sosyo-ekonomik etkilere