GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALI
TOKAT MERKEZ İLÇEDEKİ SÜT SIĞIRI AHIRLARININ YAPISAL VE ÇEVRE KOŞULLARI YÖNÜNDEN YETERLİLİKLERİNİN VE GELİŞTİRME
OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI
YÜKSEK LİSANS TEZİ
HAZIRLAYAN: MEHMET YAŞAR ÖZDEMİR DANIŞMAN: YRD.DOÇ.DR. SEDAT KARAMAN
KOŞULLARI YÖNÜNDEN YETERLİLİKLERİNİN ve GELİŞTİRME OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI
MEHMET YAŞAR ÖZDEMİR
YÜKSEK LİSANS TEZİ
TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALI
TOKAT MERKEZ İLÇEDEKİ SÜT SIĞIRI AHIRLARININ YAPISAL VE ÇEVRE KOŞULLARI YÖNÜNDEN YETERLİLİKLERİNİN VE GELİŞTİRME
OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI
MEHMET YAŞAR ÖZDEMİR YÜKSEK LİSANS TEZİ
TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALI
Bu tez, 13/09/2007 tarihinde aşağıda belirtilen jüri tarafından oy birliği/ oy çokluğu ile kabul edilmiştir
.
Ünvanı, Adı ve Soyadı İmza
1.Başkan: Yrd.Doç.Dr. Sedat KARAMAN ... 2.Üye: Doç.Dr. Bilal CEMEK ... 3.Üye: Doç.Dr. Sefa TARHAN ...
ONAY:
Bu tez 29/08/2007 tarih ve 31-26 sayılı Enstitü yönetim Kurulu tarafından belirlenen jüri üyelerince kabul edilmiştir.
..../.../2007 Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü
BU ARAŞTIRMA GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİ KOMİSYONU TARAFINDAN DESTEKLENMİŞTİR
(PROJE NO: 2005/40)
ÖZET
TOKAT MERKEZ İLÇEDEKİ SÜT SIĞIRI AHIRLARININ YAPISAL VE ÇEVRE KOŞULLARI YÖNÜNDEN YETERLİLİKLERİNİN VE GELİŞTİRME
OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI
Mehmet Yaşar ÖZDEMİR
Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Tarımsal Yapılar ve Sulama Anabilim Dalı
Yüksek Lisans Tezi 2007, sayfa 101 s
Danışman: Yrd.Doç.Dr. Sedat KARAMAN Jüri: Doç.Dr. Bilal CEMEK
Jüri: Doç.Dr. Sefa TARHAN
Bu araştırma önemli süt sığırcılığı potansiyeline sahip olan Tokat Merkez İlçesinde süt sığırı ahırlarının ahır içi çevre koşullarını (sıcaklık, bağıl nem, havalandırma, aydınlatma) ve yapısal durumlarını belirleyerek geliştirme olanaklarını saptamak amacıyla yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre ahırların çoğunda süt sığırları için hayvanların gereksinim duyduğu çevre koşullarının sağlanamadığı ve ahır planlamasında gerekli ilkelerin yeterince göz önüne alınamadığı belirlenmiştir. Araştırma yöresi hakkındaki genel bilgiler ve araştırmadan elde edilen verilerin ışığı altında geliştirilme olanakları açıklanarak önerilerde bulunulmuş ve bölge için uygun görülen süt sığırı ahır tiplerine ilişkin planlar hazırlanmıştır.
Anahtar Kelime: Süt sığırı ahırları, çevre koşulları, yapı elemanları, Tokat
ABSTRACT
INVESTIGATION OF SUITABILITY AND DEVELOPMENT OPPORTUNITIES OF DAIRY CATTLE BARNS IN TERMS OF STRUCTURAL AND ANVIRONMENTAL
CONDITIONS IN CENTRAL DISTRICT OF TOKAT
Mehmet Yaşar ÖZDEMİR
Gaziosmanpasa University
Department of Farm Structures and Irrigation Graduate Scool of Natural and Applied Science
Master Thesis 2007, pages 101 p
Supervisor: Yrd.Doç.Dr. Sedat KARAMAN Jury: Doç.Dr. Bilal CEMEK
Jury: Doç.Dr. Sefa TARHAN
This study was carried out to determine the development opportunities of dairy cattle barns by specifying structural situation and internal conditions (heat, relative humidity, air conditioning, lighting) at Central District of Tokat province which has an important dairy cattle potential. The results showed that majority of the barns failed to meet environmental conditions required by dairy cattles, and the necessary principles were not taken into account in planning of the barns. Based on the general conditions of the study area and the results obtained from this research, the development opportunities for dairy cattle barns were explained and necessary suggestions were made. Finally, plans for suitable dairy cattle barn construction fitted to the region were prepared.
TEŞEKKÜR
Bu çalışmayı tez konusu olarak bana öneren ve araştırmanın danışmanlığını üzerine alan, hazırlanması ve yürütülmesinde her türlü desteği gösteren hocam Yrd.Doç.Dr. Sedat KARAMAN’a, işletmelerin anket çalışmalarında yardımcı olan Murat AYDEMİR, Fatih ALAY, Mesut ÖZKURT ve çalışmalarım süresince bana destek olan Esra ŞAHİN’e teşekkür ederim.
Mehmet Yaşar ÖZDEMİR 2007
İÇİNDEKİLER Sayfa ÖZET ...………..……… i ABSTRACT ………..……….… ii TEŞEKKÜR ……….……….…………. iii İÇİNDEKİLER ……….……….……… iv ŞEKİLLER LİSTESİ ………. vi
ÇİZELGELER LİSTESİ ………..……….………… vii
1. GİRİŞ ………... 1 2. LİTERATÜR ÖZETİ ………..………….…….…………. 3 3. MATERYAL VE YÖNTEM .……….…..………. 15 3.1. Materyal ……….……..….……….………… 15 3.2. Yöntem ……….……..…..………. 18 4. SONUÇLAR ……….…..……….………. 26
4.1. İncelenen İşletmelerin Sınıflandırılması ……….………..……… 26
4.2. Ahırların Yerleşim ve Planlama Durumu ..………... 28
4.3. Ahır Taban Alanının Düzenlenmesi .………….…….………….…….……… 30
4.4. Yardımcı Tesisler ..……...….……….... 36
4.5. Yapı Malzemesi ve Yapı Elemanları ..……….………. 39
4.6. Ahır İçi Çevre Koşulları ...……….………... 42
4.7. Süt Sığırı İşletmelerinin Yetiştiriciliğe ilişkin Sorunları ……… 44
5. TARTIŞMA VE ÖNERİLER ………....………. 45 5.1. Ahırların Yerleşim ve Planlama Durumu ile Ahır Taban Alanının Düzenlenmesi . 45
5.2. Yapı Malzemesi ve Yapı Elemanları ……… 52
5.3. Yardımcı Tesisler ………...………..…………... 55
5.4. Ahır İçi Çevre Koşullarının Düzenlenmesi ...………... 59
5.4.1. Sıcaklık ve Bağıl Nem ...…..……… 59
5.4.2. Isı ve Nem Dengesi. ………...……… 62
5.4.3. Havalandırma ...………. 65
5.4.4. Zararlı Gazlar ...………. 67
5.4.5. Aydınlatma ..……….………. 68
5.5. Süt Sığırı İşletmelerinin Yetiştiriciliğe İlişkin Sorunları ve İyileştirme Olanakları.. 69
5.6. Önerilen Ahır Planları ………..………...…… 71
KAYNAKLAR ..……….……… 74
ÖZGEÇMİŞ ...………. 79
ŞEKİLLER LİSTESİ
Sayfa
Şekil 3.1. Tokat Merkez ilçesinde seçilen işletmelerin konumları ………... 15
Şekil 3.2. Veri kaydedici (Datalogger) ………. 19
Şekil 3.3. Gaz ölçüm aygıtı ………... 20
Şekil 3.4. Lüksmetre ………..………... 20
Şekil 4.1. Çift katlı ahır ………. 28
Şekil 4.2 Yemlik yolu ortada olan bir ahır ……… 31
Şekil 4.3. Yemlik yolu bulunmayan ahır ……….. 32
Şekil 4.4. Servis yolu ortada bulunan ahır iç görüntüsü ……….….. 34
Şekil 4.5. Durak görüntüsü ……… 34
Şekil 4.6. Açık ahır ……… 35
Şekil 4.7. Serbest Duraklı Ahır ………. 36
Şekil 4.8. Süt sağım yeri ………... 37
Şekil 4.9. Gübrelik ………….…………..……….… 38
Şekil 4.10. Tavanı kamış ile yalıtılmış ahır .……….. 41
Şekil 4.11. Havalandırma bacası ………....………..………...…... 43
Şekil 5.1. Kilitleme sistemi …………..……… 50
TABLOLAR LİSTESİ
Sayfa
Tablo 3.1. Tokat merkez ilçesi iklim verileri ………... 17
Tablo 4.1. İncelenen işletmelerin arazi dağılımı ………..……… 26
Tablo 4.2. Ahırlarda barındırılması gereken hayvan sayılarının dağılımı ….……... 26
Tablo 4.3. Ahırlarda barındırılan hayvan sayılarının dağılımı ………. 27
Tablo 4.4. Ahırların uzun eksen yönlerine göre dağılımı……….. 29
Tablo 4.5. İncelenen işletmelerin ahır boyutlarının dağılımı ……… 29
Tablo 4.6. Ahırlarda taban yararlı alan değerlerinin dağılımı ……….. 30
Tablo 4.7. Ahırların yemlik yolu genişliklerine göre dağılımı ………. 31
Tablo 4.8. Bağlı (duraklı) ahırlarda durak uzunluk ve genişliklerinin dağılımı .……….. 32
Tablo 4.9. İncelenen bağlı (duraklı) ahırlarda servis yolu genişliği ………... 33
1. GİRİŞ
Beslenmede temel unsur, hücrenin yapı taşı olan proteindir. Sağlıklı bir nesil oluşturmada bu maddenin yeterince alınması gerekmektedir. Hayvansal üretimin belli başlı değerleri et, süt, vb. ürünlerdir. Türkiye’de süt sığırcılığında son yıllarda önemli gelişmeler sağlanmakla birlikte, ülke genelinde birim hayvan başına süt verimi ve toplam süt üretimi gelişmiş ülkelere göre düşük düzeydedir. Birim hayvan başına süt veriminin artırılması, genetik olarak süt verim yeteneği yüksek kültür ırkı sığırlara uygun çevre koşullarının sağlanması ile olasıdır (Arıcı ve ark., 2001).
Bir canlının yüksek verim düzeyine ulaşması yani üretkenliğinin artması, canlının bulunduğu ortamdaki stres etmeni ile yakından ilgilidir. Çeşitli etmenlerin canlı üzerinde oluşturduğu gerilmeler sonucu ortaya çıkan stres, canlının üretimsel fonksiyonlarını yavaşlatarak, verim azalmasına neden olmaktadır. Hayvanlar üzerine etki eden stres kaynaklarının başında iklimsel, fiziksel ve sosyal etmenler gelmektedir. İklimsel stres, hayvanların barındığı ortamdaki iklim değerlerinin canlı üzerindeki olumsuz etkilerinden oluşmaktadır. Fiziksel ve sosyal etmenlerden oluşan stres ise, doğrudan barınma ortamındaki fiziksel planlama ve tasarıma bağlı olarak gelişmektedir. Her üç etmenden kaynaklanan stresin önemli oranda fiziksel planlama ve tasarım biçimi tarafından etkilendiği açıktır Ayrıca kullanılan malzemenin niteliği ve amaca uygunluğu da, planlama ve tasarım biçiminin başarısını etkilemektedir (Uğurlu ve Uzal, 2004).
Türkiye’de 10 526 440 baş sığır bulunmaktadır. Kişi başına yıllık süt tüketimi gelişmiş ülkelerde 300 lt dolayında olduğu halde Türkiye’de 120 lt’dir. Süt veriminin arttırılması için uygun çevre koşullarının sağlanması, yani ahırların daha iyi planlanması gerekmektedir. Türkiye’nin toplam süt üretimi 10 026 202 ton olup, bunun 3 596 017 tonu kültür ırkından, 4 646 857 tonu melez ırktan, 1 783 328 tonu da yerli sığır ırkından elde edilmektedir (Anonim, 2006).
Ülkemizde süt sığırcılığı yapan tarım işletmelerinde hayvan barınaklarının belirli plan ve projeye göre yapılmadığı gözlenmektedir. Ahırlar yörenin iklim ve çevre koşulları göz önüne alınmadan komşu ahırlara benzer şekilde yapılmaktadır. Yapıların planlanmasında çoğunlukla yapıların sağlam ve ekonomik olması üzerinde durulmakta, çevre koşullarının kontrol ve düzenlenmesine gereken özen gösterilmemektedir.
Tokat ilinde toplam büyükbaş hayvan varlığı 237 997 baş olup % 50,2’si yerli, % 35,5’i melez, % 11’i kültür ırkından oluşmaktadır. Bununla birlikte 7 997 baş manda bulunmaktadır.
Hayvancılıkta yüksek bir potansiyele sahip olan Tokat ili, hayvan varlığında ülke genelinde ilk 5 il arasında yer almaktadır (Anonim, 2007a). Tokat ili doğal kaynakları yönünden çok yönlü tarım faaliyetlerine uygun ve bu durumuyla yüksek bir tarımsal potansiyele sahiptir.
Tokat ili süt sığırcılığı bakımından büyük önem taşımaktadır. Özellikle merkeze bağlı köylerdeki tarım işletmelerinin ulaşım olanaklarının iyi, yem üretim merkezlerine ve pazara yakın olması nedeniyle süt sığırı yetiştiriciliği gelişme ve daha fazla süt üretiminde bulunma eğilimindedir. Bu amaçla bölgede son yıllarda kültür ırkı süt sığırı yetiştiriciliği önem kazanmış, ticari amaçlı süt sığırcılığı yapan tarım işletmeleri sayısı artmıştır. Tokat merkez ilçeye bağlı köylerde ahır sayısı 8 002, sığır sayısı 54 147 adettir. Tokat il genelinde yıllık süt üretimi ise 200 086 620 kg olarak gerçekleşmiştir (Anonim., 2007a).
Tokat ilinde süt sığırı ahırları konusunda bugüne kadar yapılmış herhangi bir araştırmaya rastlanmamıştır. Yörede süt sığırı yetiştiriciliği hızla gelişmekte, yeni ahırlar yapılmakta, ancak istenilen verim düzeyi sağlanamamaktadır. Hayvan yetiştiriciliği içerisinde süt sığırcılığının bugün olduğu gibi gelecekte de büyük önem taşıyacağı gerçektir. Yöre ve ülke kalkınmasında gelecekte büyük katkıları olabilecek süt sığırcılığının bilimsel düzeyde yapılmasını sağlayacak olanakların araştırılması gerekir.
Bu araştırma Tokat ili merkez ilçeye bağlı köylerdeki süt sığırı işletmelerinde, ahırların yapısal ve çevre koşullarıyla ilgili sorunlarını, yapı ve ekipman tasarımı ile kullanılan sistemlerin uygunluğunu ve geliştirme olanaklarını belirlemek, yörede ileride yapılması düşünülen iklim koşullarına uygun süt sığırı ahırlarının planlanmasında genel ilkeleri belirleyerek uygulanabilen ahır planlarını hazırlamak amacıyla yapılmıştır.
Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümü oluşturan giriş bölümünde konunun önemi ve çalışmanın amacı belirtilmiştir. İkinci bölüm olan literatür özeti bölümünde konuya ilişkin kaynaklar gözden geçirilmiştir. Araştırmada kullanılan materyal ve izlenen yöntemler üçüncü bölümde, araştırmadan elde edilen sonuçlar dördüncü bölümde ve elde edilen sonuçların literatür ışığı altında değerlendirilmesi yapılarak mevcut durumun geliştirilme olanaklarının tartışılması ve öneriler beşinci bölümde işlenmiştir.
2. LİTERATÜR ÖZETİ
Hayvanlar için barınak yapmanın amacı, onları uygun olmayan çevre koşullarından koruyarak en uygun üretim ortamını sağlamak ve rasyonel yemleme ile gerekli işgücünü en az düzeye indirmektir. Bu amaçla hayvan barınaklarının planlanmasında iklimsel, yapısal ve üretim tekniği ile ilgili etmenlerin göz önüne alınması gerekir (Ekmekyapar, 1999). Hayvan barınaklarından beklenen yararın sağlanabilmesi için yeterli çevre denetimi sağlanmalı, çevre denetiminin elverdiği ölçüde yapı maliyeti en düşük düzeyde tutulmalıdır(Mutaf ve Sönmez, 1984).
Çevre koşulları hayvanların büyümesi, gelişmesi ve verimini etkileyen tüm dış etmenleri kapsar. Bu etmenler iklimsel, yapısal, sosyal ve diğer etmenler olarak gruplandırılabilir. Sıcaklık, bağıl nem, hava hareketi, radyasyon, ışık, havanın kimyasal bileşimi iklimsel; barınağın havalandırma ve yalıtım durumu ile ekipmanlar yapısal; hayvan sayısı, her bir hayvan için ayrılan alan, hayvanların davranışları, hayvan bakıcı ilişkileri, sosyal; ses, koku, toz, hastalık ve mikroorganizmaların varlığı ise diğer etmenleri oluşturur. Hayvan barınaklarında kontrol edilmesi gereken önemli barınak içi çevre koşulları, barınak iklimi olarak da adlandırılan sıcaklık, bağıl nem, havalandırma ve aydınlatma konularını kapsamına alır (Ekmekyapar, 1991).
Hayvan barınaklarında çevre koşullarının kontrol altına alınarak optimum koşulların sağlanmasıyla yemlemede randımanın artırılması, hayvanların daha iyi büyümesinin sağlanması, yüksek verim alınması, hastalık kontrolünün daha iyi yapılması, yetiştiricinin daha rahat çalışabilmesi için uygun koşulların oluşması, koku, nem, amonyak ve tozların barınaktan uzaklaştırılması ile uygun olmayan çevre koşullarında hayvanlarda görülebilecek ölüm oranının azalması gibi yararlar elde edilir (Okuroğlu ve Delibaş, 1986; Demir, 1990).
Sıcaklık çevre koşulları arasında hayvanların fizyolojik faaliyetleri, sağlık ve verimleri ile barınakta çalışan işçilerin sağlığı, rahatı, iş kalitesi ve başarısı yönünden en önemli çevre koşullarından biri olup, hayvanların rahatının sağlanıp sağlanamadığının ölçüsüdür (Esmay, 1974).
Süt sığırları için uygun sıcaklıklar 0-20 oC gibi geniş sınırlar arasında değişmekle birlikte, en uygun çevre sıcaklığı 10 oC olarak önerilmektedir (Yağanoğlu, 1981). Ekmekyapar (1991), sığırlar için optimum sıcaklığı 10-15 oC, optimum sıcaklığın alt sınırını 7 oC olarak vermekte olup danalar için uygun sıcaklığın 10-25 oC, optimum sıcaklığın birkaç haftalık danalar için 20 oC ve daha büyükler için ise 15 oC olabileceğini belirtilmektedir. Lindley ve Whitaker (1996)’a göre süt
sığırları için uygun sıcaklık 4-24 oC’dur. Ayrıca süt sığırları için uygun sıcaklık değerlerini Anonymous (1974) ve Maton et al. (1985) 10 oC olarak önermişlerdir.
Sıcaklıkta ani ve tekrarlı değişmeler olmadıkça -18 oC ve daha düşük sıcaklıklar sığırların sağlığı, verimi ve yemden yararlanmaları üzerinde önemli değişiklik yapmaz. Süt sığırlarında süt veriminin düşmeye başladığı düşük sıcaklık, Jersey ırkı sığırlarda -1,1 oC, Holstain ve Brawn Swiss ırkı sığırlarda ise -12 oC dolayındadır. Bağıl nemin fazla yüksek olmaması koşuluyla -16 oC’a kadar olan düşük sıcaklıklar, Holstain ırkı sığırlarda süt verimi üzerine pek etkili olmamaktadır. Sığırlar için en etkili düşük kritik sıcaklık -30 oC olarak kabul edilir. Daha düşük sıcaklıklar sığırların üretim ve verimlerini önemli ölçüde etkilemektedirler (Ekmekyapar, 1991).
Yüksek sıcaklıklar sığırların verimini düşürmekte ve onları rahatsız etmektedir. Süt sığırları yüksek çevre sıcaklılarına oranla daha fazla zarar görmektedir. Genellikle 24 oC’un üzerindeki sıcaklıklarda süt verimi düşmeye başlamaktadır. Sıcaklığın 32 oC’a yükselmesi süt verimini % 50 düşürmektedir (Bengtsson and Whitaker, 1986; Lindley ve Whitaker, 1996).
Süt sığırı yetiştiriciliğinde çevre koşullarından biri de bağıl nemdir. Bağıl nemin hayvanlar üzerindeki etkisi ortam sıcaklığıyla yakından ilişkili olduğundan, hayvan barınaklarında optimum nem oranının belirlenmesinde ortam sıcaklığının da göz önüne alınması gerekir. Yüksek bağıl nem, yüksek sıcaklıklarda hayvanları olumsuz yönde etkilemekte ve verimi düşürmektedir. Hayvanlar soğuk ve düşük nemli ortamlara daha kolay uyum sağlayabilmelerine karşın, nemli ve sıcak ortamlarda önemli ölçüde rahatsız olurlar (Okuroğlu ve Delibaş, 1986). Yüksek sıcaklık ve bağıl nem, hayvanlarda iştahsızlık yaratarak en yüksek verim için gereksinim duyulan yemin hayvanlar tarafından tüketilmesini azaltır, hayvanların hastalıklara yakalanmasını kolaylaştırır (Noton, 1982).
Ekmekyapar (1991), sığırlar için uygun bağıl nemin % 60-75 arasında olmasını ve % 80’i geçmemesi gerektiğini bildirmekte, Maton et al.(1985) optimum bağıl nemi % 60-80 ve Olgun (1988) % 70-80 olarak önermektedir. Yüksek bağıl nemden sığırların ve yapı elemanlarının zarar görmemesi için bağıl nemi optimum düzeyde tutacak yeterli havalandırma yanında, yapı elemanlarında ısı ve nem yalıtımı yapılmalıdır (Alkan,1973).
Hayvan barınaklarında barınak içi çevre koşullarının düzenlenmesinde, hayvanların barınak içi ortamına yaydıkları ısı ve su buharının bilinmesi gerekir. Optimum sıcaklık koşullarında 450 kg, 400 kg ve 300 kg canlı ağırlığa sahip süt sığırlarının 10 0C sıcaklıkta ortama yaydıkları
gizli ısı sırasıyla 275 kcal/h, 250 kcal/h ve 220 kcal/h; duyulur ısı 575 kcal/h, 535 kcal/h ve 450 kcal/h; su buharı ise 450 g/h, 430 g/h ve 360 g/h’tır. Aynı sığırlar 15 0C’ta sırasıyla 340 kcal/h, 320 kcal/h ve 270 kcal/h gizli ısı; 480 kcal/h, 450 kcal/h ve 380 kcal/h duyulur ısı; 578 g/h, 560 g/h ve 540 g/h su buharı yayarlar (Okuroğlu veDelibaş, 1986; Okuroğlu ve Yağanoğlu, 1993).
Havalandırma, barınak içi sıcaklık ve bağıl nemini istenilen sınırlarda tutabilmek, zararlı gaz, çeşitli mikroorganizmalar ve tozlarla karışan kullanılmış kirli havayı dışarı atmak ve barınak içine yeterli miktarda temiz hava sağlamak amacıyla yapılan hava değişim olayıdır (Tekinel, 1974; Kumova ve Alagöz, 1991). Hayvan barınaklarında havalandırmanın amacı, barınak içi çevre koşullarını optimum sınırlarda tutmak, kullanılmış havayı dışarı atmak ve hayvanlar için gerekli olan temiz havayı sağlamaktır. Soğuk mevsimlerde ısıdan çok nem birikimi sorun olduğundan, nemin dışarı atılmasını sağlayacak havalandırma kapasitesi yeterlidir. Yaz mevsiminde barınaklarda ısı sorunu olup biriken ısıyı dışarıya atmak amaçlanır. Bu da maksimum havalandırma kapasitesidir ve minimum havalandırma kapasitesinden yaklaşık 10 kat fazladır. Geçiş mevsimlerinde ise barınak içinde ısı ve nem birikimi sorunu olabildiğinden, geçiş mevsimlerinde havalandırma kapasitesi hayvanların ortama yaydığı ısı ve nem ayrı ayrı göz önüne alınarak hesaplanmalı ve bunlardan büyük olanına göre havalandırma yapılmalıdır (Ekmekyapar, 1991).
Havalandırma sistemlerinden beklenen yararın sağlanabilmesi için gereksinim duyulan hava değişiminin sağlanması, hayvanları rahatsız edici hava cereyanlarının olmaması, barınağa giren havanın homojen dağıtılması ve mekanik havalandırmada hayvanları rahatsız edici gürültünün önlenmesi gerekir (Mutaf ve Sönmez, 1984).
Barınaklarda içeri alınması gereken hava miktarı, barındırılan hayvan sayısına ve ağırlığına, hayvanların yaydığı ısı, su buharı ve CO2 miktarına, iç ve dış havanın sıcaklık ve nemi ile yapı özelliklerine göre değişir (Yağanoğlu, 1981).
Okuroğlu ve Delibaş (1986) ve Ekmekyapar (1991)’a göre ortalama canlı ağırlığı 454 kg olan sığırlar için kış mevsiminde 45-70 m3/h, geçiş mevsiminde 170-200 m3/h, yaz mevsiminde ise 500-850 m3/h’lik hava değişimi sağlanmalıdır. Danalar için bu değerler; kış, geçiş ve yaz mevsimi için sırasıyla 17 m3/h, 45 m3/h ve 85-100 m3/h’tir. Alkan (1973)’a göre 500 kg canlı ağırlığındaki sığırlar için havalandırma miktarı dakikada 2,8 m3’ü geçmemelidir ve dış hava sıcaklığının -20 oC ile -25 oC’a düştüğü dönemlerde bu değer saatte 30 m3’e düşürülmelidir.
Barınaklarda havalandırma yapılırken hızlı hava akımının oluşmasından kaçınılmalıdır. Okuroğlu ve Delibaş (1986), sığırlar için barınak içindeki uygun hava hızının 0,20-0,50 m/s arasında olması gerektiğini, sıcak mevsimlerde 1,52 m/s’ye çıkmasının deriden suyun buharlaşması ve konveksiyonla ısı kaybını artırabileceğini, ancak sürekli 2,54 m/s’den yüksek hava hızlarının zararlı olacağını vurgulamaktadır. Mutaf ve Sönmez (1984) ise optimum hava hızını 5 oC, 15 oC ve 24 oC ve yüksek sıcaklıklar için sırasıyla 0,3 m/s, 1,0 m/s ve 1,0-4,0 m/s olduğunu belirtmektedir.
Havalandırma sistemleri hava hareketini sağlayan kuvvetlere göre doğal ve mekanik havalandırma olmak üzere iki gruba ayrılır (Mutaf ve Sönmez, 1984).
Doğal havalandırma ile gün ışığından daha fazla yararlanılarak işletme masrafları en az düzeye inmekte, mekanik havalandırmada olduğu gibi gürültü sorunu ile karşılaşılmamaktadır (House and Rodenburg, 1994). Doğal havalandırma, barınak iç ve dış havasının farklı yoğunluklara sahip olması nedeniyle hava kitlesinin yer değiştirmesi ilkesine dayanır. Rüzgar hız ve yönü, havalandırma açıklıklarının boyut ve konumu, hava giriş ve çıkış açıklıkları arasındaki yükseklik farkı, geometrik şekli ve konumu, barınağın yapım şekli, yörenin iklim koşulları, yapının rüzgara karşı konumu, yüksekliği, yerleşim düzeni ve çatı eğimi doğal havalandırmayı önemli ölçüde etkilemektedir (Bruce, 1982; Yağanoğlu, 1988).
Barınak içindeki sıcaklık dış hava sıcaklığından farklı olduğunda, hava yoğunluğundaki fark nedeniyle basınç farkı oluşur. Barınak içi sıcaklığı daha yüksek ise, ısınan iç hava barınak içerisinde genleşme sonucu dış havanın ağırlığına eşit kuvvetle barınağın üst kısımlarına doğru hareket eder ve bu kısımlardan dışarı çıkar. Buna karşılık barınağın alt kısımlarındaki açıklıklardan giren soğuk hava ısınarak dışarı çıkan havanın yerini alır. Buna baca veya gravite etkisi denir. Bu yöntemle doğal konveksiyonun olabilmesi için yapı içi dışarıdan en az 4-5 oC daha fazla sıcaklığa sahip olmalıdır. Bu fark 11-17 oC olursa daha iyi bir hava akımı sağlanır (Ekmekyapar, 1991).
Barınaklarda kullanılmış havanın değiştirilmesinin havalandırma aygıtları ile yapıldığı havalandırmaya mekanik havalandırma denir (Yavuzcan, 1994). Mekanik havalandırma sisteminde doğal havalandırmada olduğu gibi rüzgarın olumsuz etkisi görülmez, iç ve dış havanın sıcaklıkları arasındaki fark ne olursa olsun sürekli hava akımı sağlanabilir. Barınak içi ile dış ortamı arasında hava akımının oluşması için iki ortam arasındaki basınç farkı mekanik sistemlerle sağlanmalıdır (İpek ve Ertek, 1994).
Mekanik havalandırma sistemleri emici, basıcı ve kombine sistemler olmak üzere üç türlüdür. Emici sistemde bir veya birden fazla fan yardımıyla içerdeki hava dışarıya atılır. Böylece yapı içersinde oluşan alçak basınç nedeniyle taze hava, hava giriş açıklıklarından içeriye girer. Basıcı sistemde ise fanlar yardımıyla taze hava yapı içine basılır, bunun sonucunda yapı içinde oluşan yüksek basınç nedeniyle içerdeki hava çıkış açıklıklarından dışarı atılır. Kombine sistemde her iki tip havalandırma sistemi birlikte kullanılır. Basıcı sistemde barınak içinde hava dağılımının kolay olmasına karşın, emici sisteme göre daha fazla hava cereyanı oluşur. Hayvan barınaklarında uygulamada daha çok emici sistemler kullanılır (Balaban ve Şen, 1988).
Havalandırma sistemlerinin uygun bir şekilde çalışabilmesi için hava giriş ve çıkış açıklıkları arasında belli bir oranın bulunması gerekir. Mutaf (1975), hava giriş açıklıkları alanının hava çıkış açıklıklarının % 75’i kadar olması gerektiğini belirtmekte, Uluata ve Yağanoğlu (1983) ise hava giriş açıklıkları alanının hava çıkış açıklıkları alanının tümüne veya 2/3’sine eşit olmasını önermektedir. Hava çıkış açıklıkları kesit alanları en az 40x40 cm, en fazla 100x100 cm olmalıdır. Hava giriş ve çıkış açıklıkları arasındaki yükseklik farkı ise 400 cm’den daha az olmamalıdır (Mutaf, 1975; Ekmekyapar, 1991).
Barınaklarda hayvanlar tarafından ve barınaktaki çeşitli mikroorganizma faaliyeti sonucu ortama CO2, NH3, H2S ve SO2 gazları yayılmaktadır (Yağanoğlu, 1981). Mutaf ve Sönmez (1984)’e göre barınak havasındaki O2 oranı % 11’in altına düştüğünde hayvanlarda solunum güçlüğü görülür ve % 7’nin altına düştüğünde ise ölümler başlar. Sığırların her kg canlı ağırlığı için saatte 328 cm3 oksijene gereksinim vardır. Atmosferde % 0,03 olan CO2 oranı barınaklarda hayvanların solumasıyla % 4’e çıkabilmekte olup bu oran % 0,35’i geçmemelidir (Wolfermann, 1974). Gübreden çıkan NH3 ve H2S gazları havalandırmanın yeterli olmadığı barınaklarda çok tehlikeli olup bunların oranları sırasıyla % 0,003 ve % 0,001’i geçmemelidir (Mutaf ve Sönmez, 1984).
Sığır sağlığı ve verimi ile ahır içi işlerinin yapılabilmesi için ahırlarda aydınlatma yapılmalıdır. Ahırlar, doğal veya yapay ışıktan yararlanılarak aydınlatılmalıdır. Doğal ışıktan yaralanmak için barınak duvarlarına eşit aralıklarla yeterli sayıda ve boyutlarda pencereler yerleştirilir. Pencere alanı 500 kg canlı ağırlıktaki hayvan için ılık bölgelerde 0,40 m2, soğuk bölgelerde 0,30 m2 olmalıdır (Alkan, 1973). Süt sığırı ahırlarında aydınlatma şiddeti yemliklerde 200 lüx, barınakta 100 lüx olmalıdır (Anonymous, 1992). Aydınlatma amacıyla normal elektrik ampulleri kullanıldığında yemlik yolunda 4-6 W/m2, flouresans lambalar kullanıldığında 1,5-2 W/m2 aydınlatma şiddeti önerilmektedir (Anonim, 1985; Ayık, 1993).
Ahır hayvanların barındırıldığı bir yapı ile sağım, süt işleme, yem depolama yeri ve hayvanların gezindiği avludan oluşan ünitedir. İşletme avlusunda bulunan yapılar içerisinde ahırların önemli yeri bulunmaktadır. Özellikle ana uğraşısı süt sığırcılığı olan tarım işletmelerinde ahırların önemi daha büyüktür (Tekinel ve ark., 1988).
Sığır yetiştiriciliğinde yapılan yatırımın büyük kısmını ahır yapımındaki yatırım masrafları oluşturmaktadır. Bu nedenle ahırların amaca uygun, pratik, kullanışlı, etkili ve ekonomik olması büyük önem taşımaktadır. Ahırların planlanması ve yapımında yapılan hataların daha sonra giderilmesi zor olduğundan ve ek yatırım gerektirdiğinden, yanlış yatırımdan kaçınmak amacıyla ahır yapımından önce iklimsel, yapısal ve üretim tekniği ile ilgili planlama kriterlerinin göz önüne alınması, mevcut ve gelecekteki olanakların da belirlenmesi gerekir (Olgun, 1989).
Süt sığırı ahırları, taban alanının düzenleme şekline göre genel olarak; bağlı (duraklı) ahırlar, serbest (açık) ahırlar ve serbest duraklı ahırlar şeklinde planlanırlar. İklim özelliği farklı olan bölgelerde ahır taban alanının düzenlenmesinde, kapalı veya açık ahır şeklinden birisinin uygulanması olasıdır (Tekinel ve ark., 1988).
Bağlı duraklı ahırlar, küçük kapasiteli işletmelerde ya da sürüdeki hayvanların süt verim ve kalitesinin yüksek olması durumunda bireysel bakım ve gözlemlerin daha iyi yapılabilmesi amacıyla kullanılan barınaklardır. Bu ahırlarda hayvanların dinlenme, yemleme, sağım işlemleri duraklarda yapılmakta olup hayvan başına daha az alana gereksinim duyulur (Arıcı ve ark., 2001).
Kapalı bağlı ahırların tek veya iki sıralı olarak düzenlenmesinde barındırılacak sığır sayısı etkili olmaktadır. En fazla 10 sığırın barındırılacağı ahırlar tek sıralı olarak düzenlenir. Sığır sayısının artmasına paralel olarak ahırlar iki veya daha fazla sıralı olarak yapılabilirler. Başlangıçta sığır sayısının az olmasına karşın gelecekte bu sayının artırılması düşünülüyorsa iki sıralı olarak planlanmalıdır (Balaban ve Şen, 1988). Duraklı ahırların tek veya iki sıralı oluşu, ahırın maliyeti ile ilgili ekonomik bir özelliktir. Aynı taban alanına sahip dar ve uzun yapıların maliyeti, geniş ve kısa yapıların maliyetinden yüksek olur (Alkan, 1974). Duraklı süt sığırı ahırlarının en iyi düzenleme şekli iki sıralı olanlarıdır. Havalandırma olanakları yeterli düzeyde ve kolay şekilde iki sıralı ahırlarda gerçekleştirilebilmektedir (Sönmez ve ark., 1984; Balaban ve Şen, 1988).
İki sıralı ahırlarda hayvanların yüzleri birbirine bakacak şekilde planlanırsa yemlik yolu ortada olur. Bu şekilde planlamada yemleme kolay olmasına karşın, duvar iç yüzey temizliğinin
zorluğu, mekanik temizleyici ve sağım elemanlarının ahırın bir bölümünden diğer bölümüne taşınmasındaki güçlükler söz konusudur. Servis yolu ortada olan çift sıralı ahırlar, temizlik ve sağım yönünden üstünlüğe sahiptir (Sainsbury and Sainsbury, 1979).
İyi bir doğal aydınlatma için tek sıralı ahırların uzun ekseni doğu-batı doğrultusunda olmalı, pencereler güney cephe duvarlarına yerleştirilerek sığırların yüzlerinin kuzey duvarlarına getirilmesi sağlanmalıdır. Çift sıralı ahırlar ise uzun ekseni kuzey-güney yönünde olacak şekilde yönlendirilmelidir (Sainsbury and Sainsbury, 1979).
Duraklı ahırlarda durağı oluşturan kısımlar; yemlik yolu, yemlik, dikilme platformu, idrar kanalı ve servis yoludur. Yemlik yolu, yemin yemliklere dağıtılmasında ve yemliklerin temizlenmesinde kullanılan kısım olup genişliği 80-100 cm arasında değişir. Yemlemede yemin konulduğu kısım olan yemlik 60-80 cm genişliğindedir. Yemlikle dikilme platformu arasındaki eşik, dikilme platformundan 17,5-20 cm yüksekte olmalıdır. Dikilme platformu hayvanların ahırda bulunduğu zamanlarda yatarak veya ayakta dinlendiği kısım olup, uzunluğu hayvanın cins ve ırkına göre kısa, orta ve uzun olabilir. Kısa ve uzun dikilme platformlarının sakıncalarını ortadan kaldırmak için 150-170 cm uzunluğundaki orta tip dikilme platformu planlanır (Okuroğlu ve Yağanoğlu, 1993). İdrar kanalı, idrar ve gübrenin temizleninceye kadar toplandığı yerdir. Genişliği 30-40 cm olup daha dar olması temizliği güçleştirir. Derinliği dikilme platformu tarafında 25 cm, servis yolu tarafında 20 cm olmalı, ahır uzunluğu boyunca bir uca veya ortaya doğru % 1-2 eğim verilmelidir (Balaban ve Şen, 1988). Servis yolu, ahır temizliği ile sağım işlerinde kullanılan ve hayvanların ahıra ve duraklara giriş ve çıkışını sağlayan kısımdır. Tek sıralı ahırlarda 120-150 cm, çift sıralı ahırlarda 150-250 cm genişliğinde olmalıdır (Alkan, 1973).
Her bir sığır için ayrılan durak genişliği ülkemiz koşulları için 110 cm olarak önerilmektedir. Durak bölmeleri yuvarlak demir boru veya ahşaptan yapılıp dikilme platformu boyunca 90-105 cm uzatılmalıdır (Okuroğlu ve Yağanoğlu, 1993).
Tek ve iki sıralı ahırlarda durağı oluşturan unsurların genişliklerinin toplamı ahır genişliğini oluşturur. Bu genişlik sığır ırkına ve ahırın yapıldığı bölgenin iklim koşullarına göre değişmekte olup tek sıralı ahırlarda soğuk bölgelerde 4,50 m, ılık bölgelerde 4,75 m ve sıcak bölgelerde 5,00 m’dir(Alkan, 1973). Sainsbury and Sainsbury (1979), tek sıralı ahırların genişliğini sıcak bölgelerde 5,30 m olarak belirtmektedir. İki sıralı ahırların genişliği soğuk bölgelerde 8,00-8,20 m, ılık bölgelerde 8,30-8,50 m, sıcak bölgelerde 10,00 m’dir (Ekmekyapar, 1999).
Tek ve çift sıralı ahırlarda dinlenme kısmının uzunluğu, aynı sıradaki durak sayısı ile durak genişliğinin çarpımına eşittir. Bu değere servis yolu ile yemlik yolunu birbirine bağlayan geçit yolarının genişliği de eklenmelidir. Geçit yollarının genişliği 80-110 cm arasında olup ortalama 90 cm’dir (Ekmekyapar, 1999; Yüksel ve ark., 2000).
Duraklı ahırlarda sığırların barındırıldığı duraklardan başka dana, düve, hasta hayvan, gebe hayvan ve boğalar için ayrı bölmeler yapılır. Özel bölmelerin boyutları sığır ırkına, cinsine ve yaşına göre değişmekte olup her buzağı için 1,5x2 m2, dana için 2,5x3 m2’lik alan yeterlidir. Gebe hayvan ve boğalar için 3,5x4 m2 veya 4x4 m2’lik alan uygundur (Ekmekyapar, 1999).
Duraklı ahırlarda ahır yüksekliğini belirleyen etmenler, içerde tutulan hayvanlar için gerekli olan barınak içi hacmiyle, ahır içinde uygulanması istenen sağlık koşullarına uygun ortam ve hareket serbestisinin sağlanmasıdır (Alkan, 1973). Servis yolu ile tavan veya çatı makası alt kirişi arasında kalan açıklık olan ahır yüksekliği soğuk bölgelerde 2,40-2,50 m, ılık bölgelerde 2,50-2,75 m ve sıcak bölgelerde 2,75-3,00 m arasında olmalıdır.Ahır yüksekliğinin belirlenmesinde sığır başına gerekli olan ahır iç hacminden hareket etmek en doğru yöntemdir. Canlı ağırlığı 500 kg olan her sığır için ahır iç hacmi 18-20 m3 arasında olmalıdır (Ekmekyapar, 1999).
Serbest ahır sistemi olarak tanımlanan ahırlar üç tarafı kapalı, özellikle güney veya doğu tarafı açık, üstü uygun çatıyla örtülü yapılardır (Tekinel, 1974). İş gücünün az oluşu, sığırların temizlik ve konforu ile sağım sistemlerinin daha kullanışlı olması nedeniyle süt sığırcılığı için uygun barınaklardır. Sığır sayısındaki değişimlere kolayca uyulabilir, gerektiğinde diğer tür hayvanların barınabileceği şekle sokulabilir (Sainsbury and Sainsbury, 1979). Yapı maliyeti ve iş ekonomisi yönünden kapalı sisteme oranla daha ekonomik olmakla birlikte ayrı bir sağım yeri gerektirdiğinden, barındırılan sığır sayısının 15-20’den fazla olması gerekir (Tekinel ve ark., 1988). Serbest ahırlar aynı veya ayrı çatı altında olabilen dinlenme alanı, gezinti alanı, yem deposu ve yemleme alanı ile sağım yeri ve süt odası kısımlarından oluşur (Yüksel ve ark., 2000).
Dinlenme alanı, ahırda barındırılan sığırların üzerinde durdukları ve dinlendikleri yerdir. Hayvanları yağışlardan korumak amacıyla üç tarafı kapalı, güney veya doğu tarafı açık olarak yapılır. Ahırların açık olan tarafı soğuk bölgelerde 100-120 cm yüksekliğinde perde duvarla kapatılır. Yağışlı bölgelerde drenajı kolaylaştırmak amacıyla dinlenme alanı gezinti alanından 20-25 cm yüksekte yapılır. Gebe ve hasta hayvanların tutulduğu alan, sürü büyüklüğüne göre dinlenme
yeri taban alanının % 5 ve % 10’u kadardır (Balaban ve Şen, 1988). Sıcak bölgelerde yapılan ahırlarda dinlenme yerinde hayvan başına 5-6 m2’lik alan hesaplanır. Boğa bölmesinde dinlenme alanı gereksinimi 12 m2 olup, gezinti alanı gereksinimi bunun 2-3 katıdır (Tekinel ve ark., 1988).
Gezinme yeri dinlenme alanının açık ön cephesi önünde hayvanların temiz hava almaları ve dolaşmaları için ayrılmış, etrafı çitle çevrili üstü açık bölümdür. Burası güneşli ve soğuk rüzgarlardan korunmuş olmalı, hayvan başına 5,5-6,5 m2, yerin uygun olması durumunda 9-10 m2 alan ayrılmalıdır. Tabanın betondan ve % 2 eğimle yapılması istenir (Ekmekyapar, 1999).
Serbest ahır sisteminde yemleme, hayvanların meraya götürülmediği mevsimlerde gezinme veya dinlenme yerine yerleştirilmiş yemliklerde yapılır. Gezinme yerine yerleştirilen sabit yemliklerin üzeri çatı ya da sundurmayla örtülerek, yemleme sırasında hayvanların kötü hava koşullarından korunması sağlanır. Yemliğin tabanı yerden 30 cm, üst kısmı ise 60 cm yüksekte yapılır. İki tarafı da kullanılan yemliklerin genişliği 90-100 cm olup, her sığır için 65-70 cm genişlikte yemleme uzunluğu hesaplanır (Tekinel, 1974).
Serbest ahır sisteminde birkaç ineğin aynı anda sağılabileceği bir sağım yerine gereksinim vardır. Sağım yeri ahırın temiz ve drenajı iyi olan kısmında olmalı, yeterli ışıklandırma, havalandırma olanağına ve suya sahip bulunmalıdır. Günümüzde planlanan sağım yeri çeşitleri paralel sağım yeri, poligon sağım yeri, balık kılçığı sağım yeri, sıraya sağım yeri ve dönen sağım yeri şeklinde olabilir (Noton, 1982). Sağım işinin özellikle büyük sürülerde makine ile yapılması ve sütün boru sistemi ile doğrudan süt odasına taşınması göz önünde bulundurulmalıdır. Bu sistem sütün süt odasına taşıma işlemini ortadan kaldırsa da oldukça yüksek yatırım masrafı gerektirir. Süt odası sütün işlendiği, depolandığı, alet ve kapların yıkandığı ve tutulduğu kısım olup ahırın veya sağım yerinin drenajı iyi olan, temiz bir tarafına, kamyonların kolayca girebildiği bir yere yapılmalıdır. Günlük süt üretimi 100 lt’ye kadar olan işletmelerde 3x4 m2, 200 lt’ye kadar olan işletmelerde 4x4 m2’lik süt odası yapılabilir (Tekinel, 1974; Şekerden ve Özkütük, 1990).
Diğer bir ahır tipi ise serbest duraklı ahırlardır. Serbest duraklı ahırlarda sığırlar, yemliksiz özel duraklarda bağsız olarak barındırılırlar. Yemleme ve sulama ahır içinde özel bölmede veya gezinme yerlerinde yapılır (Tekinel ve ark., 1988). Genellikle 100 veya daha fazla hayvana sahip işletmeler için uygundur (Olgun, 1989).
Serbest duraklı ahırlarda sığırların zamanlarının yaklaşık % 50’sini duraklarda, % 30’unu yemleme yerinde ve diğer zamanlarını da servis yollarında geçirdikleri belirlenmiştir (Albright and Timmons, 1981). Diğer yandan sığırların % 86’sının duraklarda aynı anda yatması, dolayısıyla durakların tamamının aynı anda kullanılmaması nedeniyle kullanılabilir durak sayısından % 10-15 daha fazla sığırın ahırda barındırılabileceği belirlenmiştir (Gebremedhin et al., 1981).
Serbest duraklı ahırlarda gezinti alanında hayvan başına 9-10 m2’lik alan bırakılmalıdır (Anonymous, 1986). Servis yolu genişlikleri mekanizasyona uygun olmalı, genişliği tek sıralı ahırlarda ortalama 2,70 m, çift sıralı ahırlarda ise ortalama 3,30 m olmalıdır (Maton et al., 1985).
Duraklar gübrenin temizleneceği yönde hafif eğimli ve 2,7-3,0 m genişlikte betonla kaplanmış olan servis yolunun iki tarafına yerleştirilir ve üzerine yataklık serilir. Durak boyutları sığırların duraklara giriş çıkışlarında kolaylık sağlaması, rahat edebilmeleri ve kolay yatıp kalkabilmeleri için yeterli boyutlarda olmalıdır. Durak uzunluğu 2,13 m veya daha kısa, durak genişliği 1,20 m olarak planlanabilir. Durak tabanı sıkıştırılmış toprak, beton, tuğla veya yalıtımlı lastik yüzeylerden oluşturulabilir. Ekonomik ve yaygın olarak kullanılanı sıkıştırılmış toprak üzerine yataklık malzemenin serilmesiyle yapılmış duraklardır. Drenaj kolaylığı açısından duraklar en az % 2, genellikle % 3-4 eğimle yapılırlar. Durakları birbirinden ayıran bölmeler, yuvarlak demir boru veya ahşaptan yapılabilir (Olgun, 1989; McFarland, 1994; Arıcı, 1995). Bu sistemde yemleme yeri, gezinme yerine bitişik yerleştirilmiş yemliklerde yapılır. Yemlikler genellikle gezinme yerinin ön tarafına yerleştirilir ve yemin yağışlardan zarar görmesini önlemek için üzeri çatı ile örtülür. Hayvanların tamamının aynı anda yemlenmesi düşünülüyorsa her hayvan için 60-75 cm yemleme genişliği hesaplanmalıdır. Yem, yemliklerde sürekli olarak bulunduruluyor ve hayvanlar istedikleri zaman yem yiyebiliyorlarsa, 30-40 cm yemleme genişliği yeterlidir. Sulukların gezinme yerine yerleştirilme yerleri de oldukça önemlidir. Suluklar otomatik suluk veya su tankı biçiminde olabilir. Otomatik suluk kullanılması durumunda her 25 inek için 1 otomatik suluk hesaplanmalıdır (Arıcı ve ark., 2001).
Hayvanları sıcaktan korumak amacıyla çok sıcak bölgelerde gölgelikler yapılmalı, bu amaçla hayvan başına 2,3 m2 gölgelik düşünülmeli, yüksekliği en az 300 cm olmalıdır. Gölgeliğin işletmeye fazla maliyet getireceği göz önüne alınarak, bölgede bulunan en uygun ve ucuz malzeme kullanılmalıdır (Arcak ve Kara, 1992). Açık ahırlarda özellikle sıcak bölgelerde hayvan başına 1-1,5 m2 alan düşecek şekilde gölgelik yapılması gerekmektedir (Ertuğrul ve ark., 1993).
İşletmenin yem kalitesini koruyarak saklaması için yem depolarına gereksinim vardır. Kaba ve kesif yem depoları işletmenin gereksinimine göre yapılmalıdır. Kaba yem depolarının büyüklüğü işletmelerde hayvan sayısına, günlük yem tüketimine, ahırda bulundurulacak süreye ve yemin depolanmasına göre değişir. Kaba yem depolarının en yaygın olanı üstü beşik çatı ile örtülü, etrafı açık yapılardır. Yapımı ucuz, otun depo içinden dışarıya çıkarılması kolaydır (Balaban ve Şen, 1988). Kesif yem depoları ise yemleme ve depolamada işçilik giderlerini en az düzeye indirecek şekilde planlanmalıdır. Kesif yem depoları rasyon hazırlamak için yeterli alana sahip olmalı, yemlerin depolanması için uygun çevre koşulları göstermeli, kemirgenlerin pencere, kapı ve havalandırma bacalarından girişleri engellenmelidir (Demir, 1990).
Hayvan gübresinin ahırdan alınarak fazla bekletilmeden tarlaya saçılıp gömülmesi genellikle yapılamadığından, günlük temizlik sırasında ahırdan çıkarılan gübrenin yığılıp korunduğu, gübre ve idrarın muhafaza edilebileceği yeterli büyüklükte gübre çukuruna gereksinim vardır. Gübre çukurunun hacmi gübre yığma yüksekliğine, altlık miktarına ve gübrenin gübrelikte kalma süresine göre değişir (Önal, 1982). Gübre çukurunun 6 ayda bir boşaltılacağı varsayılırsa, 500 kg canlı ağırlık için gübre çukuru tabanının 3 m2 olması yeterlidir. Ahır temizliğinde kullanılan su, gübrelikte idrar çukurunda biriktirilebilir. Gübre çukurunda 500 kg canlı ağırlığındaki hayvan için ayda 0,3 m3’lük hacim hesaplanmalıdır (Okuroğlu ve Yağanoğlu, 1993).
Hayvan barınaklarında yapı zemini, temel aracığıyla üzerine iletilen yükü emniyet sınırları içerisinde taşıyabilmeli ve bütün yapı zemini homojen bir konstrüksiyona sahip olmalıdır. Temel genişliği kullanılacak yapı malzemesinin çeşidine göre 50-60 cm, derinliği ise 80-120 cm arasında değişir (Alkan, 1973; Tekinel, 1974).
Tabanın sağlam, su geçirmez, idrar ve diğer kimyasal maddelere karşı dayanıklı, kaymaz ve kolay temizlenebilir olması önerilir (Sainsbury and Sainsbury, 1979). Ahır tabanının betondan yapılması önerilir. Betondan yapılan taban döşemesi ince ve pürüzlü olmalıdır. Yemlik ve idrar kanalı betondan yapılmalıdır. Dana, düve ve gebe hayvanlar için ayrılan bölmelerin tabanları sıkıştırılmış topraktan olabilir ve üzerine yataklık serilir (Alkan, 1973; Yüksel ve ark., 2000).
Ahırlarda duvarlar boşluklu veya sıkı malzemeden yapılabilir. Sıkı malzemelerin kullanılması çoğunlukla istenilen durumdur. Duvarların tuğla, briket ya da prefabrik yapı malzemeleriyle örülmesi önerilebilir (Sainsbury and Sainsbury, 1979). Duvar yapımında kullanılan
malzemenin sağlanabilme kolaylığı göz önünde bulundurulur. Duvarlar olanaklar ölçüsünde hafif, dayanıklı, güzel görünüşlü ve yüksek yalıtım değerine sahip olmalıdır (Olgun, 1989).
Ahırlarda pencerelerin toplam alanı, soğuk bölgelerde taban yararlı alanının % 3’ü, ılık bölgelerde % 5’i ve sıcak bölgelerde % 10’u kadar olabilir (Ekmekyapar, 1991). Pencerelerin yemlik yoluna yakın kısımlarda yüksekliği tabandan 1,20 m, sığırların yaklaşabileceği alanlarda ise 1,50 m olması uygundur (Yüksel ve ark., 1991).
Kapılar yem, gübre ve sütün taşınmasında, sığırların giriş ve çıkışında etkili bir işlev sağlamalıdır. Kapıların iyi konumlandırılması iş ve zamandan ekonomi sağlayabilir. Kapılar raylı veya menteşeli olabilir. Çift sıralı ahırlarda kapı genişliği servis yolu genişliğine bağlı olup genelde 2,74-3,05 m’dir (Sainsbury ve Sainsbury, 1979). Ekmekyapar (1991), tek kanatlı kapılarda kapı genişliğini 0,90-1,00 m, yüksekliğini de 1,80-2,00 m olarak önermektedir.
Genişliği 7 m’den az olan ahırlarda tek eğimli çatı, fazla olan ahırlarda da beşik çatı yapılmalıdır. Çatı yükü duvarlarla veya duvarlar arasına yerleştirilen düşey taşıyıcı elemanlarla taşınmalıdır. Ahır içinde kolon yapılarak çatı yükünün zemine iletilmesi barınak içi yararlı alanını azalttığı gibi, ahırın gelecekte başka amaçlarla kullanımını ve ahır içi trafiğini engeller (Alkan, 1973). Çatı örtü malzemesi olarak sac, kiremit ve eternit kullanılabilir. Nem yoğunlaşmasını önlemek ve ısı dengesini sağlamak için soğuk bölgelerde çatı yalıtılmalı ya da tavan yapılmalıdır (Sainsbury ve Sainsbury, 1979). Çatı eğim değerlerini Alkan (1973) 17o, Tekinel (1974) 20o, Olgun (1989) 18o olarak önermektedirler.
3. MATERYAL VE YÖNTEM
Bu bölümde çalışmaya konu olan materyal, süt sığırı işletmelerindeki ahırların seçimi, ahır içi çevre koşullarının kontrol altına alınmasında gerekli olan ikim özelliklerinin belirlenmesi ve yeni hazırlanacak planların hazırlanmasında uygulanacak yöntemler açıklanacaktır.
3.1. Materyal
Araştırmamın ana materyalini Tokat ili merkez ilçeye bağlı 12 köy ve yerleşim biriminde bulunan 52 adet süt sığırı ahırı oluşturmaktadır. Araştırma alanın konumu ve yapıldığı köyler Şekil 3.1’de verilmiştir.
Tokat ili merkez ilçesinde Kemalpaşa 14, Akyamaç 13, Yayladalı 9, Kömeç 6, Kızılköy 2, Çamaltı 2 ve Söngüt, Dereyaka, Büyükbağlar, Yatmış, Bedirkele, Uğrak köylerinde 1 adet olmak üzere 12 köyde toplam 52 adet süt sığırı ahırı incelenmiştir.
Topraklarının küçük bir bölümü İç Anadolu Bölgesi, daha büyük bölümü de Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Tokat, kuzeyinde Samsun, kuzeydoğusunda Ordu, güney ve güneydoğusunda Sivas, güneybatısında Yozgat, batısında Amasya ile çevrilidir. İlin yüzölçümü 9958 km2’dir ve Türkiye topraklarının % 1,3'ünü kaplamaktadır. Rakımı 623 m olup 39o51'-40o55' kuzey enlemleri ile 35o 27'-37o 39' doğu boylamları arasındadır (Anonim, 2007a).
İl genel nüfusu 828 027 kişi olup, bunun 401 762’si şehirlerde ve 426 265’i köylerde yaşamaktadır. Merkez ilçe toplam nüfusu 174 700 olup, bunun 113 100’ü kent merkezinde, 61 600’ü köylerde yaşamaktadır (Anonim, 2007a).
Tokat ili İç Anadolu, İç-Doğu Anadolu, Karadeniz ardı ve Orta Karadeniz iklimi arasında bir geçit özelliği gösterir. Uzun yıllar ortalamasına göre yıllık ortalama sıcaklık, en düşük 8,1 oC ve en fazla 14,2 oC’dur. Şubat ayı ortalama sıcaklığı -1,8 ile 6,0 oC, temmuz ayı ortalama sıcaklığı ise 18,0 ile 23,6oC arasındadır. Uzun yıllar ortalamasına göre ortalama yağış 381,8-586.2 mm arasındadır. Ortalama bağıl nem % 56-% 73 arasında değişmekte olup, yağışlar aylara göre farklılık göstermektedir Araştırma yöresine ilişkin iklim özellikleri Tablo 3.1’de verilmiştir (Anonim, 2007b).
Tablo 3.1. Tokat merkez ilçesi iklim verileri (Anonim, 2007b)
Meteorolojik veriler I II III IV V VI VII A Y L A R VIII IX X XI XII Yıllık
Ortalama sıcaklık (0C) 1,9 3,3 7,1 12,3 16,2 19,7 21,9 21,9 18,6 13,5 7,9 3,8 12,3
Ortalama yüksek sıcaklık (0C) 5,9 8,0 12,7 18,5 23,1 26,7 28,8 29,1 26,3 20,5 13,6 7,8 18,4
Ortalama düşük sıcaklık (0C) - 1,6 - 0,7 2,4 6,7 9,9 12,8 15,2 15,2 11,9 7,9 3,5 0,4 7,0
En yüksek sıcaklık (0C) 20,2 21,7 30,1 35,1 36,0 38,5 45,0 40,0 38,9 35,3 35,6 21,8 45,0
En düşük sıcaklık (0C) -23,4 -22,1 -21,2 - 6,3 0,0 0,1 0,1 0,1 0,1 - 3,20 -11,8 -21,0 -23,4
Ortalama bağıl nem (%) 69 64 60 60 61 59 57 58 60 65 69 71 62
En düşük bağıl nem (%) 13 18 10 5 2 3 7 5 8 10 14 11 2
Ortalama toplam yağıs miktarı (mm) 43,9 37,8 40,2 56,1 59,1 41.8 11,5 8,2 17,7 35,4 41,5 47,5 440,7
Ortalama rüzgar hızı (m/s) 2,2 2,5 2,8 2,6 2,3 2,3 2,4 2,4 2,1 1,9 2,0 2,1 2,3
Ortalama kar yağışlı gün sayısı 8,4 6,9 4,1 0,7 0,0 2,1 5,6 27,9
En yüksek kar örtüsü kalınlığı (cm) 40,0 44,0 20,0 4,0 6,0 52,0 52,0
En hızlı esen rüzgarın yönü SSW SSW ESE WSW W N WNW SSW NNW WSW ESE ESE SSW
En hızlı esen rüzgarın hızı (m/s) 48,9 39,3 37,0 33,2 34,2 33,6 22,6 23,3 26,7 28,5 28,8 40,0 48,9
3.2. Yöntem
Arazi çalışmaları 2005-2006 yıllarında yürütülmüştür. Araştırma yöresinde süt sığırcılığı yapan tarım işletmelerinin arazi büyüklükleri, sermaye değerleri ve tarım gelirlerine ilişkin yeterli istatistiki bilgi olmadığından, süt sığırı ahırlarının seçiminde olasılıklı örnekleme yönteminin uygulama olanağı bulunamamıştır. İşletmelerin seçiminde, ön etüt aşamasında elde edilen bilgiler ve yöreyi yakın tanıyan teknik elemanların önerileri doğrultusunda gayeli örnekleme yöntemi uygulanmıştır (Güneş ve Arıkan, 1988; Demir, 1990). Mevcut olanaklarla araştırmanın yürütülebilmesi ve aynı zamanda süt sığırı ahırlarının özellikleri hakkında gerçeğe yakın sonuçlar elde edilebilmesi için, yörede süt sığırı yetiştiriciliği yapan işletmeleri ve yöreyi yakından tanıyan Tarım İl Müdürlüğü elemanları ile yöredeki mevcut işletmeler hakkında ön bilgi alınarak, işletmelere ayrı ayrı gidilmiştir. Ön etütte elde edilen bilgilerin ışığı altında belirlenen işletmeler arasında yapı sistemleri, yetiştiricilik tekniği ve geleneği yönünden bağlı oldukları bölgeyi temsil edebilecek özellikteki 12 köyden 52 adet işletme materyal olarak seçilmiştir.
Araştırma ahırlarının yerleri el tipi CPS aygıtıyla belirlendikten sonra ahırlar ve yardımcı tesislere ilişkin veriler, işletmelerde yapılan ölçüm, kroki, anket, gözlem ve çekilen fotoğraflarla belirlenmiştir. Her işletmenin genel özellikleri konusunda bilgiler toplandıktan sonra, ahırlarla diğer tesislerin yerleşim ve yönlendirme durumları belirlenmiş ve krokileri çizilmiştir. Ahırlarda kullanılan yapı malzemeleri incelenerek iç düzenlerine ait boyutları ölçülmüş, kesit ve detayları çıkarılmış, aydınlatma ve havalandırma ile ilgili bilgiler toplanmıştır.
Araştırma materyali olarak seçilen ahırlarda yapım tekniği ile yetiştiricilik sistemini belirleyici bilgiler anket formlarına işlenmiştir. Çalışmanın tüm ahırlarda aynı homojenlikte yürütülebilmesi amacıyla hazırlanan anket formu ahır yapı elemanları, yalıtım, havalandırma, yetiştiricilik sistemi, ahır kapasitesi, ahır yardımcı ekipmanları, diğer ahır bölmeleri ve yetiştiricilerin sorunlarını ortaya koyan çeşitli sorulardan oluşmuştur (Ek 7). İncelenen süt sığırı ahırlarının krokisini çıkarmak ve bunların özelliklerini belirlemek amacıyla ahırların yerleşim planları, iç düzenlemeler, çeşitli yapı elemanlarına ilişkin boyutlar ölçülerek detayları çizilmiş, ısı ve nem dengesi hesaplarını yapmak amacıyla ölçümler yapılmıştır. Bu şekilde işletme avlusu, ahır çevre koşulları ve teknik ayrıntılarına ilişkin veriler elde edilmiştir (Karaman, 1996).
Arazi çalışmalarında elde edilen veriler ve çizilen krokilerden yaralanılarak, yapı elemanları ve planlama ilkelerinin uygunluğu yönünden ahırların ve yardımcı ekipmanların mevcut
durum değerlendirmesi yapılmıştır. Arazide yapılan ölçme ve çizilen krokilerden yararlanılarak barınaklardan elde edilen alan, hacim, yükseklik, en, boy ve diğer ekipmanlara ait verilerin değerlendirilmesinde yüzde oranları ve ortalama değerler kullanılmıştır.
Süt sığırı ahırlarında barınak içi çevre koşulları konusunda fikir edinmek amacıyla sıcaklık ve bağıl nem veri kaydedicilerle (datalogger), zararlı gazlar (NH3, H2S) gaz ölçüm aygıtıyla, hava akım hızı anemometre ile ve aydınlık şiddeti lüksmetre ile ölçülmüştür.
Ahırlarda sıcaklık ve bağıl nem değişimlerinin belirlenmesi için yöreyi en iyi temsil eden 8 ahıra, saatlik kayıt yapabilen birer adet veri kaydedici (datalogger) yerleştirilmiştir (Şekil 3.2). Veri kaydediciler aralık, ocak, şubat, mart, nisan, mayıs aylarında ölçüm yapmak üzere programlanıp hayvanların ulaşamayacağı ve ahırı temsil edebilecek şekilde orta kısma yerleştirilmiştir. Dış hava sıcaklık ve bağıl nem değerleri ise araştırma yöresindeki meteoroloji istasyonundan alınmıştır
Ahırların tamamında ortamdaki hidrojensülfür ve amonyak gazlarının miktarı Oldham marka dijital gaz ölçüm aygıtı ile (Şekil: 3.3 ) yapılmıştır.
Şekil 3.3. Gaz ölçüm aygıtı
Araştırma ahırlarında ahır içi hava akım hızlarının ölçülmesinde, 0,01 m/s hassasiyette 0-30 m/s arasındaki hızları ölçebilen dijital el tipi anemometre kullanılmıştır. Hava akım hızları tüm ahırlarda hayvanların düzeyinde ve kapı ve pencere önlerinde, arazi çalışmaları sırasında ölçülmüştür.
Ahırların farklı yerlerinde aydınlatma şiddetinin ölçülmesi, 0-20000 lüks arasındaki ışık şiddetini ölçebilen dijital lüksmetre aygıtı ile (Şekil 3.4) yapılmıştır. Aydınlatma şiddeti tüm ahırlarda yemlik düzeyinde, servis ve yemlik yolunda gündüz saatlerinde ölçülmüştür.
Arazi çalışması sırasında her işletmeye ait çizilen kroki, kesit ve detaylara ilişkin çizimlerden yararlanılarak işletme avlusu, ahırlar ve yardımcı tesislerin yerleşim durumu, plan, kesit ve detayları uygun ölçeklerle çizilmiş, anket formlarında bulunan veriler gözden geçirilerek incelenmiş, gerekli kontrol, tamamlama ve düzenleme işlemleri yapılarak verilerin değerlendirilmesinde kolaylık sağlayacak şekilde tablolar halinde dökümü yapıldıktan sonra, süt sığırı ahırları bazı özelliklerine göre gruplandırılmıştır. Ahırların teknik özellikleri, çevre koşullarının denetimi, işgücü ekonomisi bakımından önemli olan ahır içi düzenleme durumu ve yeterlilikleri çeşitli istatistik yöntemlerle değerlendirilerek tartışılmıştır (Çolak, 1991).
Yapılan ölçme sonuçları ve krokilerden yararlanılarak ahırların alan, hacim, yardımcı ekipmanlar, yapı elemanları ve çevre koşullarına ilişkin veriler değerlendirilerek ahırların yapımı sırasında planlama ilkelerine bağlı kalınıp kalınmadığı belirlenmeye çalışılmış, literatür özeti bölümünde ayrıntıları verilen ve yöre iklim koşullarına uygun süt sığırı ahırında bulunması gereken değerlerle karşılaştırılarak, yetersiz kaldığı noktalar belirlenmiştir.
Elde edilen sonuçlardan yararlanılarak ahırlarda durakların düzeni, yemlik yolu, yemlik, dikilme platformu, idrar kanalı, servis ve geçit yolları, bağlama düzeni ile ahır boyutlarına ilişkin özellikler verilerek yeterlilikleri araştırılmış ve sorunlar belirlenmiştir. Ahır ekipmanlarının yeterliliğinin değerlendirilmesinde Koller et al. (1981), Anonymous (1987a), Anonymous (1987b), Balaban ve Şen (1988), Olgun (1988), Ayık (1993) Ekmekyapar (1999), tarafından verilen esaslardan yararlanılmıştır.
Araştırmada elde edilen sonuçların değerlendirilmesinde, sorunların belirlenmesi ve sonuçların tartışılmasından sonra literatür bilgileri, meteorolojik kayıtlar vb. gerekli bilgilerden yararlanılarak konuya açıklık getirebilecek çeşitli önerilerde bulunulmuş, sorunları çözerken yöreye uygun farklı büyüklük ve tipte ahır planları geliştirilmiştir. Tokat merkez ilçesi için önerilen süt sığırı ahır planlarının geliştirilmesinde araştırma sonucu sağlanan verilerden, literatür özeti kısmında yer alan çevre koşulları, süt sığırı ahır bölmeleri, yapı elemanları ve yardımcı bölümler ile ilgili olarak verilen esaslardan yararlanılmıştır. Metraj hesaplamalarında, yapı malzemelerinin kullanım ve seçiminde ahır içi ortam koşullarını sağlayabilen, yörede ucuz ve kolay sağlanabilen malzemeler göz önüne alınarak Anonymous (1974), Anonymous (1980), Ekmekyapar (1991;1997; 1999), Anonymous (1987b), Anonymous (1987b), Balaban ve Şen (1988) ve Ekmekyapar ve Örüng (1993) tarafından belirtilen esaslardan yararlanılmıştır.
Ahırlarda ısı dengesinin hesaplanmasında, Hellickson and Walker (1993) ve Ekmekyapar (1991) tarafından önerilen bağıntı kullanılmıştır.
qd = qb + qh ………..(3.1)
Eşitlikte; qd , hayvanlar tarafından ortama verilen duyulur ısıyı (kcal/h); qb, yapı elemanları yoluyla kaybolan ısıyı (kcal/h); qh, havalandırma ile kaybolan duyulur ısıyı (kcal/h) ifade etmektedir.
Hayvan vücudundan ortama yayılan ısı, hayvanın vücut yüzey alanının fonksiyonudur. Ekmekyapar (1991), hayvanların birim zamanda ortama yaydığı ısı miktarının hayvanın her bir kg canlı ağırlığı yerine, yüzey alanının her bir m2’si için belirtilmesinin daha uygun olacağını belirtmektedir. Bu araştırmada da Ekmekyapar(1991)’ın önerileri doğrultusunda inekler tarafından ortama verilen ısı miktarı ineklerin toplam vücut yüzey alanları göz önüne aşağıdaki bağıntı ile belirlenmiştir.
Aya=k wa ……….(3.2)
Bağıntıda Aya, vücut yüzey alanını (m2); w vücut ağırlığı (kg); k ve a ise hayvan cinsine bağlı katsayılardır.
Yapı elemanlarından kaybolan ısı miktarının hesaplanmasında, Esmay (1974) ve Ekmekyapar (1991) tarafından önerilen aşağıdaki eşitlik kullanılmıştır.
qb = U A (ti – t d ) ………....(3.3)
Eşitlikte; qb, yapı elemanları yoluyla kaybolan ısıyı (kcal/h); U, yapı elemanlarının ısı geçirme katsayısını (kcal/m2oCh); A, yapı elemanı yüzey alanını (m2); t
i, ahır içi sıcaklığını (oC); td, dış hava sıcaklığını (o C) göstermektedir.
Öneş ve Olgun (1986), Tokat yöresine ilişkin meteorolojik değerlerden yararlanarak, yörede yapılacak hayvan barınaklarında çevre koşullarına ilişkin hesaplamalarda kullanılmak üzere gerekli dış ortam proje sıcaklıklarını saptamışlardır. Bu amaçla kış mevsimi için dış ortam proje sıcaklığı olarak uzun yıllara ilişkin en düşük sıcaklıkların medyan(ortanca) değerlerinin
seçilmesinin uygun olacağını belirterek, Tokat merkez ilçesi için -12,1 oC değerini önermişlerdir. Ancak bu yönteme göre belirlenen sıcaklığın proje dış sıcaklığı olarak alınması ve bu sıcaklığa göre ısı ve nem dengesinin kurulmasının güç olduğu, yapılan hesaplamalardan anlaşılmıştır. Bu değere göre ahırların projelenmesi fazla yalıtım, dolayısıyla aşırı gidere neden olacaktır. Ayrıca süt sığırları için uygun sıcaklık sınırları oldukça geniş olup bu sıcaklık aralığında hayvanlar hemen hemen optimum sıcaklıklardaki verimliliğe sahiptirler. Diğer yandan günün birkaç saatinde ahır içi sıcaklığının hayvanlar için optimum sıcaklık sınırlarının birkaç derece altına düşmesi, verimlilik yönünden önemli sakınca yaratmaz. Bu nedenle Ekmekyapar (1991) tarafından önerilen, meteoroloji bültenlerinden kolayca elde edilmesi ve uygun yalıtım gideri gerektirmesi nedeniyle yörenin en soğuk ayına ait ortalama düşük sıcaklığı, dış hava proje sıcaklığı olarak alınmıştır. Bu değer Tokat merkez ilçesi için -1,6 oC’dur (Karaman, 1996).
Dış hava proje bağıl nemi olarak, Ekmekyapar (1991) tarafından önerildiği gibi yörede kış mevsimi aylarına ilişkin ortalama bağıl nem değerlerinden en yüksek olanı alınmıştır.
Hesaplamalarda proje değeri olarak ahır içi bağıl nemi % 80, iç sıcaklık 7 oC, 10 oC, 15 oC alınarak farklı sıcaklıklarda çevre koşulları karşılaştırılmıştır (Şen, 1974; Anonymous, 1980; Okuroğlu, 1994; Karaman, 1996).
Yapı elemanlarının ısı geçirme katsayıları Ekmekyapar (1991)’dan alınan aşağıdaki bağıntıyla hesaplanmıştır.
U= 1 / [ (1/fi)+ (d1/k1) + (d2/k2) ……+ (dn/kn) + (1/fd)] ……….. (3.4)
Eşitlikte; U, yapı elemanının ısı geçirme katsayısını (kcal/m2oCh); f
i, yapı elemanlarının iç yüzey iletkenliğini (kcal/m2oCh); f
d, yapı elemanının dış yüzey iletkenliğini (kcal/m2oCh); d1, d2, d3....dn yapı elemanını oluşturan malzemelerin kalınlığını (m); k1, k2, k3……kn, yapı elemanını oluşturan malzemelerin ısı iletkenlik katsayısını (kcal/moCh) göstermektedir. Eşitlikte yer alan yapı malzemelerinin ısı iletkenlik değerleri ile yapı elemanlarının yüzey iletkenlik katsayıları Anonymous (1987a) ve Ekmekyapar (1991)’dan alınmıştır.
Ahırlarda havalandırmayla kaybolan duyulur ısı miktarı Yağanoğlu (1986), Anonim (1987b), Ekmekyapar (1991) tarafından önerilen bağıntı ile hesaplanmıştır.
qh = G (h0 – h1) ……….. (3.5)
Eşitlikte; qh, havalandırmayla kaybolan duyulur ısıyı (kcal/h); G, havalandırma miktarını (kg/h); h0, ahır dışına atılan havanın ahır içi sıcaklığında, fakat ahır içine giren havanın özgül nemindeki entalpisini (kcal/kg); h1, dış havanın entalpisini (kcal/kg) ifade etmektedir. Eşitlikte yer alan h0 ve h1 değerleri psikrometrik diyagramdan alınmıştır (Anonymous, 1980).
Kış koşullarında nem dengesi için gerekli havalandırma kapasitesinin hesaplanmasında hayvanların ahır içine yaydıkları gizli ısı esas alınarak Anonim (1980a), Anonim (1987b), Ekmekyapar (1991) tarafından önerilen aşağıdaki eşitlik kullanılmıştır.
G = qg /h2 – h0 ………. (3.6)
Eşitlikte; G, kış mevsimi için minimum havalandırma kapasitesini (kg/h); qg, kış mevsimi ahır içi proje koşullarında hayvanların yaydığı gizli ısıyı (kcal/h); h2, kış mevsimi proje koşullarında ahır içi havasının entalpisini (kcal/kg); h0, ahır dışına atılan havanın ahır içi sıcaklığında fakat ahır içine giren havanın özgül nemindeki entalpisini (kcal/kg) göstermektedir. Hayvanların yaydığı gizli ısı miktarına ilişkin değerler ile geçiş ve yaz mevsimleri için iç ve dış hava proje sıcaklığı ve bağıl nemi Ekmekyapar (1991)’ dan alınmıştır.
Geçiş ve yaz mevsimlerinde ısı dengesine göre havalandırma kapasitesinin hesaplanmasında Ekmekyapar (1991) tarafından verilen aşağıdaki eşitlikten yararlanılmıştır.
G = (qd – qb) / (h0 – h1) ……….…………. (3.7)
Eşitlikte; G, ısı dengesine göre havalandırma miktarını (kg/h); qd, hayvanların yaydığı duyulur ısıyı (kcal/h); qb, yapı elemanları yoluyla kaybolan ısıyı (kcal/h); h0, ahır dışına atılan havanın ahır içi sıcaklığında fakat ahır içine alınan havanın özgül nemindeki entalpisini (kcal/kg); h1, dış havanın entalpisini (kcal/kg) belirtmektedir. Bağıntıda kg/h olarak bulunan havalandırma kapasiteleri, ahır içi havasının özgül hacmi ile (m3/kg) çarpılarak m3/h’a dönüştürülmüştür.
Havalandırma havasına eşdeğer hacimdeki kullanılmış ahır içi havasını yapı dışına atabilecek hava çıkış açıklıklarının toplam alanı Şen (1974), Ekmekyapar (1991) tarafından önerilen aşağıdaki eşitlik yardımıyla hesaplanmıştır.
A = Q / V ………. (3.8)
Eşitlikte; A hava çıkış açıklıklarının toplam alanını (m2); Q, geçiş mevsimi için gerekli havalandırma kapasitesini (m3/s); V, hava hızını (m/s) ifade etmektedir.
Hava çıkış bacasındaki hava hızı, Alkan (1972) tarafından verilen aşağıdaki bağıntı yardımıyla hesaplanmıştır.
V = 1,8 (h (ti – td) / (273 + td))0.5…………..……. (3.9)
Eşitlikte; V, hava akım hızını (m/s); h, hava giriş ve çıkış açıklıkları arasındaki yükseklik farkını (m); ti, yapı içi sıcaklığını (oC); td,dış hava sıcaklığını (oC) göstermektedir.
İncelenen kapalı ahırlarda aydınlatmaya ilişkin değerlendirmelerde, doğal ve yapay aydınlatmanın yeterli olup olmadığı kontrol edilmiştir. Doğal aydınlatmada pencere alanları toplamının taban yararlı alanına oranı hesaplanmış, (Anonim, 1987b; Ekmekyapar (1991) ve Yavuzcan (1994)’da verilen ahırlar için önerilen değerlerle karşılaştırılarak doğal aydınlatmanın yeterliliği belirlenmiştir. Yapay aydınlatma sisteminin uygulanmasında Ekmekyapar (1991) ve Anonymous (1992) tarafından önerilen esaslardan yararlanılmıştır.
4. SONUÇLAR
4.1. İncelenen İşletmelerin Sınıflandırılması
İşletmelerin sahip olduğu arazi varlığına göre sınıflandırılması Tablo 4.1’de verilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre çiftçi başına düşen ortalama işletme arazisi 67,85 da’dır. İşletmelerin % 69,3’ü 30 da’dan daha büyük araziye sahip bulunmaktadır.
Tablo 4.1. İncelenen işletmelerin arazi dağılımı
Arazi miktarı
(da) İşletme sayısı %
<10 4 7,7 11-50 26 50,0 51-100 13 25,0 101-150 4 7,7 151-200 3 5,8 200> 2 3,8 Toplam 52 100,0
İncelenen işletmelerin % 48,1’i düz, % 30,8’i eğimli, % 21,1’i engebeli arazi üzerinde kurulmuştur. Düz arazide kurulan işletmeler ovada tarım arazileri üzerine kurulmuştur. Ahırların bağlı olduğu köylerin il merkezine uzaklığı 5-20 km arasında değişmektedir. İşletmelerin % 86’sı yol kenarlarına kurulmuş olup işletmeyi ana yollara bağlayan yolların uzunluğu 0,1-3 km arasında değişmektedir.
Tablo 4.2’de işletmelerin ilk kuruluşunda hedeflediği ahırda barındırılması gereken hayvan sayıları ve Tablo 4.3’te barındırılan hayvan sayılarının görülmektedir.
Tablo 4.2. Ahırlarda barındırılması gereken hayvan sayılarının dağılımı
Sağmal inek sayısı
(adet) Ahır sayısı (adet) %
5-10 8 15,4 11-20 21 40,4 21-30 11 21,2 31-40 9 17,3 41-50 1 1,9 51-250 1 1,9 >250 1 1,9 Toplam 52 100,0