• Sonuç bulunamadı

Ahmet Haşim

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ahmet Haşim"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Ahmet Hâsim

1897 ders yılında Galatasaray

Lisesine «zayıf vücûttu» bü­

yük başlı ve yüzünde bir yara

izi» bulunan» yâni «güzel ol-

mıyaıı» bir çocuk geldi- Son­

raları «zaman ona ham yer­

lerini olgunlaştırarak ilk za­

manlarda noksan kalmış bir

mâna» bir asalet» vermişse de

bu çocuk» taşıdığı kanaatten

asla kurtulamadı ve en olgun

devirlerinde bile: «Dün gece

şu suratımın hâli uykumu

kaçırdı: Onu şöyle bir haya­

limde tashih edeyim dedim-

Meselâ alnımı lepiska saçlar­

la örttüm- Yanağımdaki Ha­

lep çıbanını hazfettim- Ağzımı

ufalttım; gene de bir

şeye

benzemedi- Anladım ki,

bu

kafayı kökünden söküp a t­

maktan başka çâre yok!» de­

di» ((Kadınlar benim neremi

beğenecek» dedi

durdu-Zaman ona» Araplığını si­

lâh olarak kullananlarla istih­

za edecek kuvveti vermiş, fa­

kat Bağdatlı Alûsî zade AJh-

met Hâsim’e çirkinliğini unut-

turamamış-Her yeni hareket inkâr gü­

rültüleriyle başlıyor, fa l it

şahsiyetler belirince biraz da­

ha açık olarak anlıyoruz ki»

Türk şiiri üç üstada istinat

ettikçe bir şeyler ifâde edebi­

lecekti-Bu üç Ustaıldan

biri de»

çirkinliğin şâiri Ahmet Ha­

şinidir-Biz buna «akşam şâiri» de

diyebilirdik; fakat bu, neti­

celerden birini sebebe üstün

tutmak

olurdu-Hâşimin hırçınlık ve geçim­

sizliği kadar akşam veya su­

lar şâiri oluşu da, çirkinliği­

nin neticesidir- Onun ferdiyet­

çiliği» Utopisi. benciliği, kadın

anlayışı» her şeyi» her şeyi

izahını bunda

bulur-Hâşim; koca bir korkaktı-

Çirkinliği ve bozuk şivesiyle

topluluk içinde kendini zayıf

hissediyor, mağlûbiyet veh­

minden kurtulmağı tek kal­

mada arıyordu- Bu bir aldanış

değildi, zira Hâşim vuzuhtan»

gerçekten» aşktan kaçıyor ve

bu kaçış ona zaferlerin en

dokunulmazını, san’atı kazan­

dırıyordu:

Vazgeçmek» inkâr etmek,

değiştirmek, küçümsemek ve

fethedemediklerinin yerine in- |

di kıymetler koymak, bu za­

ferini sağlayan silâhları idi-

Ve o bu silâhları çok güzel

kullanabiliyordu-Ve gene o, aynı hâlgti, yâni

aşağılık duygusunu itiraf e~

demeden, hattâ farkına var­

maksızın taşıyan bizlere zafe­

rini alkışlatıyordu-

Hâşim, bu dünyayı, kendi-

siude buluıımıyan silâhların

çarpıştığı bu harp meydanını

inkâra kalkışmış ve kendisi

için ayrı bir dünya kurmak

istemişti: Maddeyi değiştire­

rek» ruhu ve içgüdül*ri, yâni

insanı değiştirerek yeni bir

dünya kurmak istemişti- O-

rada aşk başka, ağaçlar ve

dallar başka olacak ve orada

«his mâbedleri. ümid mâbed-

leri, hülya mâbedleri ve altın

kuleler» buhmacaktı-

Hâşim’in trajedisi bu in­

kârdan çok- kendi

dünyası

uğrundaki çabalayışmdandır-

Bütün şiirleri toplansa küçü­

cük bir kitap tutar ve bu kü­

çücük kitap hu trajik müca­

delenin bazan kudurtan, ba-

zan harâp eden panoraması­

dır ki» doğuşuna işte Hâşi-

min çirkinliği sebep olmuştur-

Orada annesi müstesna bir

tek kadın bulamazsınız- Aşk

nâmına ise» hakkı ödenmemiş

vuslatların ruhu büsbütün

boşaltan, hayatı mânasızlaş-

tıran ıstırabına âit feryatlar

vardır.

|

Hâşim kendisini aşka» hele

bir güzelin aşkına asla lâyık

görmüyor» aşktan ve güzel­

den kaçıyordu- İki güzel ni­

şanlıyı sudan sebeplerle bırak

misti- Uzaktan, uzağa - ür­

kek - âşık olduğu kız» her ba­

kımdan. ruh» giyim kuşam,

edâ ve mizaç» sonra güzellik

dâhil her bakımdan berbat

bir şeydi- Beraber yaşadığı iş­

çi kadının ise bayağdığı meş­

hurdu-Tarık BUĞRA

NOT:

Hâşimin ölüm yıldönümü

için yazdığımız Ibu yazıya ya-

ıtVı devam

(2)

edeceğiz-SANAT HAREKETLERİ

Ahmet' Hâşîm

— n —

A şa ğ ılık duygusu ile ,, böyle a ş k ta n k a ç a n H âşim , e lbette a ş k ı te b cil edem ez, aşk için m is ra la r yazam azdı. Kadım kadın o larak yü ksek görm ek için onu g e rçe k aşk ın b e rra k ışık lı b el­ desine, «bu belde» ye b ağ lıy a- bilecek ruh ku d reti yo ktıı. Bu yüzden de «O belde» y i ku rm a­ ğ a ç a lışıy o r ve aşk ın - a ğ a ç la ­ rın çiçek li d evrelerinin h a tıra sı olan m eyveler gibi - h a y a ta ba­ ğışlad ığ ı ııoş’e ve nikbinlikten uzak kalıyordu.

Onun m elâl’e m eyli, m elân ­ k o lik edası ve ölüm özleyişleri

F a fn iis ’ü çöle sürü kliyen ruh haletin i and ırır.

H âşim g arip bir şa n sla d a­ im a tenk id e değil hücum a uğ­ radı. F a k a t ölüm yıldönüm ünü

(1885 - 1933, VI, 4) m ünasebe­ tiy le yazılan şu s a tır la r onun m ü d afaası için değildir.

B u işi b ir nıünekkid v eya bir ed ebiyat ta rih ç is i yupstıı. B u, ş ere fi ve değeri küçüm sem niyc- e ck b ir şey olur. B iz sadece ve son söz o larak H âşim in ş iiri halikınd a b irk a ç cüm le y a z a ca ­ ğ ız :

H âşim şiiri iki istik a m e tte a- rıyordu. »¿unlardan birincisi «M elal» di. M elal, H âşim için h assasiy etin kaybolm adığı bir ölüm , b ir h a y attan kopuş halini ifad e ed er: Topluluğun ve onun büyük ru h lara ıstıra p veren kü lfetlerind en sıy rılab ilm ek ve yeni bir duygulanış dünyası kur inak. B u, ferd iy etçiliğin üm itsiz savaşıd ır. Ve hiç değilse H âşim için şiirin esasıd ır.

H âşim şiiri, b ir de, b ir rulı h aletin i b ir zam an çerçev esi için

de dondnrabilm ekte a r a r : Zam an ak m ak tad ır. B iz «oü- ce» 1er bu n a h a y a t diyor ve bundan hoşlanıyoruz. B izim için «hâl» y o k tu r. Y aln ız b aşlan g ıç­ la r vard ır. B u ise idrak edem i- yeceğim iz k ad ar k ısa, y ak alıy a m ıy acağ ım ıe k a d a r k açıcıd ır.

Ş a ir için hunim vehim o lm ak ­ ta n çık m a sı, yeniden in şası lâ ­ zım dır. Ş iir h ikây e ta k lid i ol­ m a k ta n a n c a k böyle k u rtu la b i­ lir.

B u ra d a k a le m H âşim den m ıs ra la r ve bütün ş iirle r y a z ­ m a k için çırp ın ıy o r. M eselâ

' «M erdivenler» in, m eselâ «R ü şt»

ün v eya «Şim di» nin, y ah u t, o küçücük, dörder, a ltış a r m ısra - lık şiirlerin daha h a tırla n ışla rı bile atm o sferlerin i en güzel lıaz la rla b irlik te rııh a sin diriyor.

«A vare fe lâ k e t gülü, a ltın kırizan tem .» diyebilen H âşiın'iıı T ü rk şiiriue ve T iirk diline n asıl b ir ham le g etird iğ in i te sb it bu ş iir ve bu dil için ne h ay ırlı b ir iş olurdu.

Zam an sersem letici uğultusu ile h a fız a la rı s a f dışı b ırak ıy o r, v efay ı u fa k te fe k hediyelerle k an d ırıy o r ve bizleri k o k e t g iy i­ nişlerim ize rağm en, daha doğ­ rusu bu g iyin işler yüzünden bir G orki serserisin d en d aha fa k ir, daha çıp lak b ir hale getiriy o r. T a s a r ru f diye b ir şey olduğunu, bunun ölüm süzlüğe pek benze­ diğini h atırd an ç ık a rm a m a lıy ­ dık. Şim di s iz : «Gök yeşil, y e r s a rı, m ercan d allar» m ısraın ı te k ra rla m a ğ a k a lk ış tı­ nız m ı, b ir gülüm seyişten, h a t­ t â düpedüz dudak bükiişten y a kan ızı ku rtarab ileceğ in izi pek um m ayınız. A ksine, şöyle bir sorgu ile k a rşı k a r şıy a k a lm a ­ nız İyice m u htem eld ir:

«— M ercan d a lla r mı ?» G erçekten do, a rtık yeryüziiıı de T ü rk dili için «m ercan dal» diye bir şey kalm ad ı. Şim di a r ­ tık , ek zo tik iklim ler, palm iyeler, lâ tiıı veya g rek asıllı kadın isim le ri v ar.

N e tu h a f: H â lâ o heldo'ııin peşindeyiz, fa k a t H âşim ’in O belde’si b ir b aşk a K afd ağ ı ol­ du.

T a n k B U Ğ R A

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Pretreatment of A549 cells with Ro-32-4032 and the dominant-negative mutant of c-Src DN inhibited thrombin-induced IKK alphabeta activity, kappaB-Luc activity, and NF-kappaB-

Please list the surgical techniques used for root coverage in key features and clinical effectiveness.. Please list the types of maxilla sinus lifting procedure and their

Result(s): Of 342 women with pathology-confirmed fibroids who were included in the study, 108 received myomectomy only (group I), and 234 underwent the uterine depletion

Güven (2013) ilkokul öğretmenlerinin okul müdürlerini öğretimsel lider olarak algılama düzeyleri ile mesleki tükenmişlikleri arasındaki ilişkiyi incelediği

Attilâ İlhan ve Savaş Ay’ın şiir kasetleri arasında ne fark var.. Bir yanda “Ben Sana Mecburum” diyen

NADİR NADİ — Cumhuriyet kurulduğu zaman ben henüz onbeş yaşındaydım ve babam daha önce, Yenigün'ü çıkardığı için ve Yenigün de cok başarılı bir

Öğretim elemanlarının derslerinde sanat ve bilim iliĢkisine yer vermesinin nedeni olarak farklı malzeme ve teknoloji kullanımı doğrultusunda değerlendiren 4

[r]