• Sonuç bulunamadı

Yurt dışına sürdürülen Alkılıç kampanyasının içyüzü:Nazım Hikmet için de af istemişlerdi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yurt dışına sürdürülen Alkılıç kampanyasının içyüzü:Nazım Hikmet için de af istemişlerdi"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SAYFA: 5

-SON

HAVADİS-t m •:?■ ;■•'8$*-•V ^ i : * % y i ,& ^ V # : ■ ;•,;•• .: # ^.:j

Yurt dışında sürdürülen

Tarih tekerrürden

mi ibarettir ?

Yargıtaym

ilâmında

neler deniliyor ?

n

Yıllarca önce, komü­

nistler tarafından giz­

lice düzenlenen ve da­

ha ziyade komünist

tanınmamış

kişilere

mal edilerek sahneye

konulmaya uğraşılan

bir oyun oynanmıştı.

Türkiye'de. Bu oyunun

gayesi, halkın merha­

met duygularını tah­

rik

suretiyle vatan

haini NÂZIM HİKMET'

in affını sağlamaktı.

Komünistlere göre;

NÂZIM HİKMET bir fi­

kir suçlusuydu. Komü­

nist dahi değildi, sos­

yalistti. Hain değil,

yurtseverdi. Haksız ye

re hapishanede yatırı-

lıyordu. NÂZIM, hapis-

pishanede açtı, susuz­

du, hastaydı. Böyle

bir şahsın affedilme­

mesi insan haklarına

ve demokrasiye aykı­

rı idi.

6 haziran 1950 tarihinde 6 ncı sayısı çıkarılan NÂZIM HİKMET adlı dergide komü­ nistler ile —kendilerini hüma­ nist zanneden— profesör, sa­ natkâr. gazeteci v.s. gibi «AY­ DIN» denilen gafillerin imza­ sını taşıyan bir beyanname ya­ yınlandı. Meclisteki bazı ay­ dın (?) milletvekillerinin mer­ hameti sayesinde NÂZIM HİK­ MET affedildi ve soluğu Rus­ ya’da aldı .Orada, daha hava alanında. «Beni Stalin yarattı.» diyerek başladığı ücretli ko­ münist meddahlığına ve Tür­ kiye aleyhindeki faaliyetlerine ölünceye kadar devam etti.

için de

a f istem işlerdi

sııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııımııııııııııııııımııı

Önsöz

iiiiiiiiiuiiiiiiiimiiiiiiiimiiiiiiiiiiiiiiiiimiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiÉ

a

ÇE ası ni

[

ÇERDE ve yurt dışında aşırı solun bir mizanse­ ni oldukça başarılı sah­ il neye konulmuş ve işin as­ il İmi bilmeyenler, içerde de = dışarıda da kanacak hale

5 getirilmişle! dir.

ğ Yurt dışındaki kampanya 1 açık açık komünist organla- g rı tarafından destek görü- 1 yor. Bu organların kimin ke­ l i sesinden yaşadıkları ise bes- Ü belli. Türkiye, her alanda = bir kalkınma hamlesi için- Ü de olan memlekettir. Kal- | kmma hamlesi ise daima = toplumun tereddütler için- = de, sıkıntılı günler yaşadı- Ü ğı anlar getirir. Böylesine = bir müsait ortamı elden ka-

ee cırmamak ve mümkün oldu- § ğu kadar bundan faydalan­ ı l mak yolunda olan aşırı sol, Ü emperyalizme karşı savaş,

B sömürüye karşı savaş, sos- İ yal adalet, üniversite refor- {§ mu gibi sloganlar yanında, 1 bilhassa Türkiye’de bugün 5 her zamandan çok mevcut I bulunan insan hak ve hür- İ riyetleri rejimine gölge dü- Ü şürmek için bir Sadi Alkılıç s meselesini Türkiye’nin bi­ li rinci meselesi haline getir­ i l mek istemektedirler. Bu B kampanyayı ise Türkiye’de

aşırı solculuğunu bizzat ken­ dileri söyleyen ANT dergi­ si yürütüyor. Bu aşırı solcu derginin yönetmeni ve fıkra yazarı Doğan özgüden «E- vet, diyor Aşırı solcuyuz.»

Yani demek istiyor ki, «Biz aşırı solcuyuz, bir di­ yeceğiniz var mı?.. Sizden

de korkmuyoruz..»

Korkmak için sebep yok zaten. Bugün basınımızda aşırı solu temsil edenler ve onun yaygarasını sürdüren­ lerin gördükleri demokratik müsamaha ve anlayışı, sa­ nırız ne Pekin’de ne de Mos­ kova’da görürler. Son seçim radyo propagandalarında söylediklerinin yazdıkları­ nın hiçbirini Pekin ve Mos­ kova’yı bırakınız peyk dev­ letlerin hükümetleri ve re­ jimleri hakkında ne söyle­ yebilirler, ne de yazabilir­ ler. Aksine Moskova, Pe­ kin, Sofya, Bükreş. Prag, Varşova, Tiran Peşte’de ko­ münist rejimin mahkemeleri insan hak ve hürriyetlerini isteyenleri, devletlerinin haysiyetli bir bağımsığlığı- nı isteyenleri yargılamakta ve mahkûm ettiklerini tec­ rit kamplarına göndermek­ tedirler.

Bütün meseleleri Türkiye' s deki demokratik rejimi ters § gösterme çabasının yurt di- = şmda ve içinde sonuç ala- g bilmesidir. Bunun için se- g ferber olmuşlardır, bunun ş için yapmadıklarını bırak- j§ mamaktadırlar ve hatta ve S hatta Türkiye’nin en nazik = devlet ve millet meselele- = rinden biri olan Kıbrıs dâ- = vasini dahi komünist emel- §j lerine fayda verecek hale ğ getirmek, Londra’da müca- g dele eden Türkleri dahi = yermekten geri durmamak- B

tadırlar.

Batı’da, hangi memlekette g yüz bulabildiyseler orada g yayınlanan aşırı solcu dergi, S

bildiri, bunlara benzer yay- g ma vasıtalarını hep bu yol- ş

da kullanmaktadırlar.

Şimdi bütün çekiçler bir s noktaya vuruluyor «Şadi Al- § kılıç’ı hapisten kurtarmak.» ğ

Sizlere bu yazı serisiyle £

sunmakta olduğumuz gerçek g leri okuduğunuz zaman, g maalesef damarlarında Türk g kanı taşıyanlardan az da ol- g sa bazdarınm yurt dışında g neler çevirmekte oldukları- jg m göreceksiniz. Buyrun ğ bunları birlikte öğrenelim: ğ

âillllllllllllllllUlllllllllllllillimilimilllllllllllllllllllllllimilllllllllUIIIIIIIIİIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIHIIIinillUlllinillillilllı?

TARİH

TEKERRÜRDEN Mİ

İBARETTİR?

Bugün aynı oyun SÂDİ AL- KILIÇ için sahneye konulmak istenilmektedir. Alkılıç Rusya- ya mı gidecektir, yoksa Türki­ ye’de mi kalacaktır? Tartışıl­ ması gereken husus bu değil­

dir. Alkılıç tövbekâr olmuş mudur? Affa hak kazanmış mı­ dır? Mesele budur.

Bilindiği gibi Sâdi Alkılıç. Cumhuriyet gazetesinin 12 A- ralık 1962 günlü nüshasında Hikmet Alkılıç takma adıyla (Türkiye’nin tek kurtuluş yo­ lu: Sosyalizm) başlıklı bir ya­ zı yayınlamış ve:

«— Tek çıkar yol sosyalizm­

dir. Artık bekleyecek ne za­ man. ne takat kalmıştır.

— Sosyalizm tektir, o da en- teraasyonalisttir, hedefi: Bü­ tün dünyadır,

— İnsanlar mülklerinin, faz­ la gelirlerinden gönül rızası ile vazgeçemezler, sosyalizm sömü­ rücü azınlığa karsı kanun ve devlet zoru ile kurulacaktır. E- vet. zorla.»

I"

gibi. Kızıl ideolojisini açıkla yan cümleleriyle komünizm propagandası yapmak sucun dan mahkemeye verilmişti .

7.5 yıl hapsi istenilen Sadi Alkılıc’ın savunmasını derhal TİP’li avukatların üzerlerine al­ dıkları görüldü. Aşırı solcula­ rın hepsi Sadi Alkılıç adlı meç- hûl şahsın lehinde propagan­ daya giriştiler. Gayeleri önce mechûlü meşhur etmek son­ ra efkârı umumiyeti, bilirkişi­ leri, mahkemeyi tesir altına al­ maktı. Bunlar, demokratik bir ülkede fikir suçlusunun hapse girmemeis gerektiğinden bah­ sediyorlardı. Ama. Alkılıc’m (zor)la gerçekleştirilecek bir sosyalizmi (?) ve mahkeme ka­ rarının ortaya koyduğu gibi ko­ münizmi savunduğunu, demok­ ratik ülkelerin değneksiz köy olamayacağını söylemiyorlardı.

İstanbul 3. Ağır Ceza Mahke­ mesinin hangi sebeplerle Sadi Alkılıc’ın komünizm propagan­ dası yaptığını acık seçik orta­ ya koyan Prof. HÂZIM ATIF fOJYUCAK’ın değil de. Alkılıc’ı temize çıkarır görünen Prof. Hüseyin Nail Kubalı’nın rapo­ runa itibar ederek 29 Şubat 1964 tarihinde Alkılıc’ı beraat ettirdiği bilinmemektedir. Her halde bu kararda Prof. Ku- balı’nm bilirkişi raporuna iti bar etmenin önemi irolü vardı. Ancak Prof. Hüseyin Naili Kubalı’nın mânen iflâs ettiğini de Yargıtay Birinci Ceza Dai­ resinin 64/1005-1318 sayılı ilâ­ mı acık seçik ortaya koyuyor­ du.

YARGITAY İLÂMI

NE DER?

19 Haziran 1964 tarihli Yar- gıta yilâmında aynen söyle de­ niliyordu:

(Bu itibarla sanığın suc mev­ zuu yazı ile sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü tesis etmek, iş­ veren sınıfını ortadan kaldır­ mak. memleket içinde müesses İktisadî, sosyal, siyasî ve huku­ kî temel nizamları devirmek ve yoketmek maksadıyla sosya­ lizm kelime perdesi arkasına gizlenmek suretiyle KOMÜ­ NİZM PROPAGANDASI YAP­ TIĞI ve hâdisede 142/1 inci maddede yazılı cürüm unsurla­ rının tam ve kâmil mânası ile teşekkül ve tekevvün eylediği bilirkişi incelemesine dahi lü- zum göstermiyecek ve hiçbir şüpheye yer vermiyecek şekil­ de açıkça anlaşıldığı halde: ya­ zının acık olan hakikî mâna ve mefhumu ile bağdaşmasına im­ kân olmayan isabetsiz bazı dü­ şüncelerle yazılı şekilde bera­ at kararı verilmesi yolsuz. C. Savcısının Temyiz itirazları bu itibarla vârit bulunduğundan, sanık Lütfullah Sadi Alkılıç hakkmdaki beraat hükmünün ...BOZULMASINA ... İ9.6.1964 gününde oybirliği ile karar verildi.)

YARIN:

Kim bu beyaz şapkalı

kızıl peçeli Madonna?

Kişisel Arşivlerde İstan b u l Belleği T ah a Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

A number of independent practice tasks can be suggested for the client following the first consultation, for example, collection of stuttering severity scores during everyday talking

Tablo 8: "Türk iĢletmeleri yabancı sözcük içeren marka adını dıĢ pazara açılırken tercih etmemelidir." Fikrine Katılma Düzeyi Türk işletmeleri yabancı sözcük içeren

Arapça gramerinde, ister fiil ister isim isterse harf olsun bir lafzın anlamının, bir diğerinin anlam çerçevesine dahil edilmesi; Arap edebiyatında ise, §iir veya

kenlerle ili§kisini konu edinen ara§tırmada, örneklemin genel affetme durumunu tasvir ve affetme eğiliminin cinsiyet, ya§, medeni durum, sosyal çevre, dindarlık

Kassing ve Avtgis [11], içsel kontrol odağına sahip çalışanların orta derece ya da dışsal kontrol odağına sahip çalışanlardan daha fazla açık muhalefet

İnsanlığın başlangıcından bugüne değişime uğrayan doğada görülen farklılıklar, değişen toplumsal değerler ve doğa insan ilişkisi ve sanat- sal

77 yıllık ömrü boyunca 73 eser bırakmış Jules Veme’in ne derecede aktüel ve ciddî bir yazar olduğunu — eğer hâlâ şüp­ he eden varsa —

Nine apansızın ölüp varı yo ğu ka­ panım elinde kalınca baskısız kalan Sadi, K avuklu H am dinin orta oyun­ larında, Şevkinin tiyatrosunda aktör lüğe