• Sonuç bulunamadı

Takalardan dev tankerlere:Denizdeki en eski Türk aileleri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Takalardan dev tankerlere:Denizdeki en eski Türk aileleri"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

C U N E S

M GÜNEŞ'İN İKİNCİ GAZETESİ i l AYRICA PARA İLE SATILMAZ

Rus işgalinde korkuya kapılıp takalarla Karadeniz’d en kalkıp İstan­ bul’a kaçan Kaptanoğlu ailesinin bugün torunları den izd e savaş v e ­ riyorlar. A ilen in ilk takası ise, bugün ancak m aket olarak torunla­ rın masalarının üzerini süslüyor. Fotoğrafta, soldan sağa Bülent, C en ­ giz, Gündüz, Yılmaz, Turgut kardeşler ku zenler görülüyor (yanda, (üstte). Semih Sohtorik, babası A li Sohtorik’d en sonra işleri devraldı

ğm dan bu yana durmadan d en izd e çalışıyor. Kardeşinden ayrüan şirketinden arta kalan zamanlarını ise eşi v e çocu klarıyla g e ç iriy o r

üstte). Fotoğrafta esi ve çocu klarıyla görü len Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı cfa olan armatör Hilmi Sönmez, bugün Türki­ y e ’nin en büyük d ök m e yük g e m i filosuna sahip. Sönm ez d e, Cer- rahoğlu kuşağının bir kolunu oluşturuyor (yanda, altta).

Denizdeki en eski Türk aileleri

Takalardan dev tankerlere.

PINAR TURENÇ

Fotoğraflar: GARBİS ÖZATAY

akalardan, dev gem ilere ulaşan

Kalkavan Sohtorik, Cerrahoğulları,

Sönmez,Kaptanoğulları, Cerrahgil

ailelerinde yüzyılı aşkın süredir

nesiller denizde büyüyorlar.

H

üseyin Sohtorik ile başlayan d e ­

niz aşkı bugün torunlarla sürüyor.

Semih-Selim Sohtorik’in yanısıra

ailenin kızı Sevinç İnönü de,

Türkiye’nin sayılı armatör patroniçelerin­

den biri. Ailenin 2. kızı Sevil hanım ise, ko­

cası Uğur M en gen ecioğlu ’nun en büyük

yardımcısı.

C

errahoğulları ailesi, Türk deniz ti­

caret yaşamında 3 değişik aile is­

mi ile armatörlük, yapıyor. İrfan

Cerrahoğlu’nun şirketi Cerrahgil’-

den başka ölen Nuri Cerrahoğlu’nun şirketi

Cerrahoğulları’nı, eşi Yüksel Cerrahoğlu

yaşatıyor. Soyadlarını değiştiren Sönmez ai­

lesi ise, torun Hilmi Sönmez’in çabasıyla g e ­

nişliyor.

t 4-V

Derler ki,‘‘Türkler’

denizle arası pek y o ktu r” ... “ Denizden korkar, çoğu zaman arka­ sını döner."

. Doğruluk payı azımsanacak öl­ çülerde değil elbet. Karasının dörtte üçü su ile kucak kucağa ol­

masına karşın, denizle iç içeliği büyük boyutlara ulaşamamış. Yüzyıllar boyu bu böyle sürüp git­ miş.

Ya Karadeniz'de durum nasıl?

Bugün sekizinci kuşağını deni­ ze adayan aileler var.

Takalardan, dev gemilere ula­ şan Kalkavanlar, Sohtorikler. Cerrahoğulları, Kaptanoğulları, Sönmezler, Cerrahgiller ne yapı­ yorlar?

Azgın dalgaların hırçınlığından yeterince paylarını almış denize âşık bu insanlar, bugünlere na­ sıl gelmişler? Denizdeki savaşla­ rını durmaksızın sürdürmeyi amaç edinmiş “ armatörler” in 1800Terden beri devam eden ya­ şam tarzları, "Türklerin denizle arası yoktur” diyenlere bir yerde yanıt olmuyor mu?

Nereden nereye__

Aralıksız tam 50 yıldır Armatör­ ler Birliği Başkanlığı yapan Ziya Kalkavan'a, “ Nereden nereye geldiniz?" diye sorunca, yanıtı çok kısa oldu:

Ondan, bugün yalnız İstanbul'­ da 200 Kalkavan ailesi olduğunu öğrendik. 8. kuşağının denizde büyüdüğü ailenin yaşam öyküsü de ilgine.

1800’ierde Kafkasya'dan Ri­ ze'nin dağlarına göç eden Meh­ met Ağa ile başlayan serüven, daha sonra Mehmet Ağa’nın köy­ den, deniz kıyısına inmesi ile ge­ lişmiş. iyidere’nin Saray köyün­ den Karadeniz'in azgın dalgala­ rı ve hamsisi ile tanışmışlar. Bu arada, Karadeniz’in Tuzcuoğlu ailesi ile de kavgaya tutuşmuşlar. Tuzcuoğlu’nun padişaha yanlış bilgi vermesiyle, Kalkavanlar

Van'a sürülmüşler.

Ailenin şu anda yaşayan büyü­ ğü Ziya Kalkavan, Armatörler Bir­ liğindeki makam odasında bize, takadan dev gemilere nasıl gelin­ diğini özetlerken, 100 yıl öncesi­ ne dek dönüyor ve şöyle sürdü­ rüyordu konuşmasını:

"Tuzcuoğlu, BabIâli’den Rize’­ ye dönerken, aldığı emir üzerine Trabzon’daki valiyi ziyaret etmesi gerekiyormuş. Ama o, ziyaret edeceğine, hazırlık yapıp, Trab­ zon’a sahip olmayı düşünmüş. Bunu duyan padişah ise, Tuzcu- oğullarinı engellemek için, yeni­ den Kalkavanları Rize'ye çağırt­ mış. (Bunlarla tek Kalkavanlar uğraşır) demiş, işte, ilk büyük kavgalar bu sıralarda başlar. Hat­ ta bir gün, Trabzon’da, birkaç kişi bir adamı dövüyorlarmış. Bizim­ kiler de, adamlara, (bu davayı

bi-Ziya Kalkavan ya da denizcilik camiasındaki ismi ile "b a b a ” “ amca” , Türkiye’de bugün en eski armatörlerin başını çekiyor (solda). Kalkavan ailesinin torun çocukları ya da torun torunları bugün işbaşmdalar. Halis Kalkavan'ın oğullan Gökhan ile Hakan, Fevzi Kalka­ van Tn oğlu Murat, Cafer Kalkavan’ın oğlu Necati, İstanbul’daki merkezlerinde ayrı şir­ ketleri yönetiyorlar (sağda).

Takalardan dev tankerlere ulaşan Cerrahoğlu ailesinin 392 bin dw. tonluk M . Vatan tanke- ri 1985 yılının Temmuz ayında, körfezde tam isabet alarak Türk deniz ticaret filosundan silindi. Şimdi hurda olan Türkiye’nin ikinci büyük tankeri için sahibi N u n Cerrahoğlu git­ tiği İran’da bir kalp krizi geçirdi ve yaşama orada veda etti (sağda).

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Toraks bilgisayarlı tomografisinde; akciğer parankiminde sağda üst, orta ve alt zonlarda belirgin solda sadece alt zonda tabanı plevraya oturan yamalı periferik

Uzun sigara içenlerin ortalama sigara içme (p=0.025) ve paket y›l› (p=0.006) k›sa sigara içen gruba oranla anlaml› derecede yüksekti.. Toplumumuzda erkeklerde ve serbest

2009 pandemisinde, Gürbüz ve arkadaşları (9)’nın yaptı- ğı bir başka çalışmada, 570 çalışan değerlendirilmiş, aşılan- ma oranları H1N1 aşısı için %39.6 ve

Zerrin Arbaş, Berger Mobilya'ya yaptırdığı yatak odasında bir bütünlük oluşturma amacıyla yatak örtüsünü, per­ deleri ve dolap kapaklarını Aykut Ham­ zagil'in

Sonuç olarak, ısı stresinin yumurtacı bıldırcınlarda canlı ağırlık, yem tüketimi ve yumurta verimini olumsuz etkilediği, serum parametrelerinde değişikliklere yol

Ma-iit-lwamar = a. Bayrak­ lar İnecek, konuşmalar, şiirler, Ata’ya bağlılık. Atatürk sevgisi belirtilecek. Atatürk’le arayı biraz daha çok açıyor. Atatürkü

T ürk öyküsüne getirdiği büyük yeniliğin yanında, kişiliğinde yine büyük bir alçakgönüllülüğün sıradanlığın ve evrensel hümanizmanın simgesini taşıyan

Genel Kurul’un açılışını ya­ pan Holding Kurucu ve Şeref Başkanı Vehbi Koç, ‘özel sek­ tör olarak Türkiye ekonomisini kuvvetlendirmek için bütün gayreti