• Sonuç bulunamadı

Milliyet'in büyük bilgi yarışması:Cinnetli dehasıyla hem Türk, hem dünya resmine değerli ürünler kazandırdı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Milliyet'in büyük bilgi yarışması:Cinnetli dehasıyla hem Türk, hem dünya resmine değerli ürünler kazandırdı"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

M i l l i y e t 'İN BÜYÜK BİLGİ YARIŞMASI

T

T-Cinnetli dehasıyla

hem Türk, hem dünya

resmine değerli

ürünler kazandırdı

tanıyabildiniz m i* /

B

E Y A Z L A Ş M IŞ saçları yaşam b oyu hiç

tarak görm em iş gibi kabarık v e kar­ makarışıktı.

Y azlan, sırtında önü açık kirli bir göm lek, kışları da, çokcası ceketsiz giyd iği, döküntü bir pardesü ile dolaşırdı. Pantalonu, belki geceleri de çıkarılm adığı için, iyice keçeleşmişti. Paris'teki bir tek odada kara bir sefaletin sürünmesini, yaptığı resimlerle güneşlendir- meye çalışarak yaşardı.

Am a yine de Paris'e gelm iş bir Türk, kendisini ziyaret ederse, dört parça olur, bir şişenin dibinde kalmış iki parmak beyaz şaraptan çatlak bir ça y fincanını doldurarak ikramda bulunur, bir yerlerden çıkardığı kurumuş yüksük boyu bir sucuktan, bir - iki dilim kesm eye uğraşırdı.

Kafasına çivi gibi çakılm ış değişm ez bir saplantı vardı, Fransız siyasî polisinin gölge gibi her an kendisini izlediğine inanırdı. Paris’in Nazi işgaline uğradığı dönem de, iyi bildiği Alm ancayla girip çıktığı yerlerde yabancılarla da ahbaplık etm esi, sonunda

kendisini b öyle bir tedirginliğin içine itmişti belki d e . ..

Kime neden kızdığı pek belli olm az, tutarsız bir öfkeyle akima gelen kişiye basardı k a la y ı.. .

Küfürleri de kendine özgün küfürlerdi . . . örn eğin kendisini pek seven Karadenizli bir kalem adamına, bir gün gözlerini yiyecek gibi dikmiş:

- Senin gibi takacının ırzına başaltında geçerler, demişti.

Yazarın yanındaki başka bir ressam dostu

da:

(Devam ı 4 'üncü sayfada)

BU ÜNLÜ KİŞİ.

Bilenin adı, soyadı :-

Adresi:__________

14 N O. L U B U L M A C A N I N Y A N I T I V E K A Z A N A N Y A R I N

f

(Baştarafı 1 'inci sayfada)

— Niye kızdın yahu, diye sorunca, gözlerini bu kez ona çevirmiş:

— Senin gibi hurmacının da ırzına başaltında geçerler, de­ mişti.

Kendisini yakından tanıyan­ lar, onun bu tutarsız öfkelerine alışıktılar ve fırçasının büyük değerine daima saygılıydılar.

Y aşam ının sonuna doğru zengin bir Fransız kadını sahip çıkmıştı kendisine. . . Eski ye­ ni tüm resimlerini de toparla­ yıp, kendi tekeli altına almış tı. Artık doğru dürüst bir evde yaşıyor, üstüne başına bakılı­ yor ve sık sık tutan krizleri arasında aşamalı yapıtlar yara­ tıyordu. . .

Kendi dünyasının bunalımlı derinliklerinde en sinirlendiği çevre, sanat titreşiminden yok­ sun katı kalabalıkların sığ çevresiydi. Onlardan söz eder­ ken:

— Leblebistanın leblebicileri sanattan anlamazlar, derdi.

tranlı bir diplomat aldığı bir resim karşılığı, kendisine caka­ lı bir palto armağan ettiği zaman:

— Hah işte demişti, muhak­ kak İd sanattan en çok lranlılar anlıyor.

Ve Şah'ın politikasını eleşti­ renlere basıp durmuştu

küfü-r ü . . .

■ ^ hiçbi

Yaşam onun için buzlu bir cam arkasından kıpırdayan, bir türlü anlayamadığı bir gürültü gibiydi. Onun için de buzlu camın gerisiyle doğal ve tutarlı

ilişki kurt

ıir ilişki kuramıyordu.

Paris'te süründüğü yıllarda, odasının altındaki katta oturan kişinin bir polis memuru oldu­ ğunu öğrenince, arada bir oturukla kakasını adamın kapı­ sı önüne dökmeyi adet haline getirmişti.

Neyse ki polis memuru olgun biriydi ve resmi de ressamı da seviyordu. Olayı gülerek karşı- | lamakla yetinmişti.

Kendisini koruyuculuğu altı­ na almış olan Fransız Madamın evinde de, modellik etmesi için özel olarak getirilmiş bir Fran­ sız kızma etmediğini komamış- tı. Kız poz vermek için soyun- 1 duğu zaman, göğsünü kopar­ maya bile kalkmış, kız da çığlık çığlığa evden kaçarak zor kur­ tarmıştı canını. ..

Ruhsal karanlıkların içinde çırpınıp duran cinnetli dehasıy- , la hem Türk, hem dünya resminin, ölümünden sonra fiya­ tı büsbütün yükselen ilginç ürünlerini yarattı. . .

Sanata ve sanatçıya yeterin- ‘ ce alışık olmayan bir yerlerde yaşasa, dengesizlikleri kimbilir kendisine nelere mal olurdu. .. Neyse ki yaşamının büyük bir bölümü her türlü çocuksu tutarsızlığını sanatına bağışla­ masını bilen bir kentte geçti. Süründüyse de, değeri yadsın­ madı. ~

Bugün evlerinde onun bir tablosu bulunanlar, kendisinin hiçbir zaman övünmediği ka­ dar övünürler onun tablosuyla da, imzasıyla d a . ..

Kimbilir belki de bunu biraz sezdiği için, yaşarken bol bol savurduğu küfürlerle, içini b i­ raz serinletmek istem işti... J

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu mimari yapının içinde yer alan ve Türk Kültürü içinde önemli bir yere sahip olan çeşme, birçok sanat dalına (şiir, roman, resim v.s.) konu olarak çok

Halk Bankası Koleksiyonunda bulunan “Selçuklu Kartalı” (Resim 3) adlı eserinde, Türk ve Anadolu kültürü içinde yer alan ancak, yaygın kullanımıyla

Bu çalışmada kronik si- nüzit ve septum deviasyonu nedeniyle ESC ve endoskopik septoplasti cerrahisi yapılması planlanan ve ameliyat öncesi dönemde bilateral konjenital

Kolonizasyon olarak kabul Özet: Kocaeli Üniversitesi T›p Fakültesi Hastanesi Eriflkin Yo¤un Bak›m Ünitesi (YBÜ)'nde yatan hastalardan izole edilen infeksiyon etkenlerinin

Hizmet - İş sendikasının hazırladığı ‘Sayılarla Su’ adlı kitapta, insanlığın su konusunda hızla kutuplaşmaya doğru gittiği çarpıcı istatistiklerle ortaya

DSÖ'nün Avrupa Bölge Ofisi'nden konuyla ilgili yap ılan açıklamada, son 3 yıl içinde DSÖ Avrupa Bölgesi'de 1000'in üzerinde hava olayı gerçekleştiği, iklim

Bu unutulmaz görüşmenin yüreklerimize su serpen sonucu, ertesi gün "Sezer'den Tarihi İcraat" başlığıyla Sabah gazetesinin sürman şetindeydi: "Cumhurbaşkanı

Merdiven babaları, oda kapıları, pencere kepenkleri, üst sıra pencerelerdeki revzenler, hayat/sofa tavanları ve tabii ki duvar yüzeyleri fonksiyonları kadar süslemeleri ile de