• Sonuç bulunamadı

Güncel Bilgilerimiz Doğrultusunda Hepatorenal Sendrom (HRS)

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Güncel Bilgilerimiz Doğrultusunda Hepatorenal Sendrom (HRS)"

Copied!
8
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Güncel Gastroenteroloji

Güncel Bilgilerimiz

Do¤rultusunda Hepatorenal

Sendrom (HRS)

‹smail Hakk› KALKAN, Erkin ÖZTAfi, Dilek O⁄UZ

Türkiye Yüksek ‹htisas Hastanesi Gastroenteroloji Klini¤i, Ankara

S

on dönem karaci¤er yetmezli¤i olanlarda böb-rek fonksiyon bozuklu¤u s›kt›r. Hepatorenal sendrom (HRS), ileri siroz ve ciddi sistemik dolafl›m fonksiyon bozuklu¤u olanlarda geliflen fonksiyonel böbrek yetmezli¤idir. ‹ki tip HRS var-d›r. Tip 1 HRS’de prognoz çok kötüdür (median sur-vey oran› < 2 hafta), tip 2 HRS’de ise sürekli bir do-lafl›m ve böbrek fonksiyon bozuklu¤u sözkonusudur. Farmakolojik tedaviler, karaci¤er transplantasyonu-na köprü oluflturmak amaçl› kullan›lan vazokonstrik-tör ilaçlara dayanmaktad›r (Terlipressin, midodrin, oktreotid veya noradrenalin). Transjugular intrahe-patik portosistemik flant ve albumin diyalizi gibi te-davi yöntemleri etkili görülmekle birlikte, bu tete-davi yöntemleri ile ilgili deneyim k›s›tl›d›r. Bu makalede, HRS’e güncel yaklafl›m ve renal fonksiyonlar›n yeni belirteçlerinin karaci¤er yetmezlikli hastalarda po-tansiyel kullan›m› özetlenmifltir.

HRS TANIMI VE SINIFLAMASI

‹leri KC yetmezli¤inde böbrek yetmezli¤ine neden olan s›v› a盤›, hipovolemik flok, nefrotoksik ilaçlar v.b. söz konusudur. Ancak KC sirozunda bu faktörle-rin yoklu¤unda KC yetmezli¤i ile birlikte, portal hi-pertansiyona efllik eden fonksiyonel böbrek yetmezli-¤ine HRS denir. HRS esas olarak KC sirozunda gö-rülmekle birlikte, alkolik hepatit ve akut KC

yetmez-li¤inde de görülür. Ascit, belirgin su ve sodyum tutu-lumu, dilusyonel hiponatremi ve arteriyel hipotansi-yonu olan olgularda HRS geliflme riski yüksektir (1). Klinik pratikte 2 tip HRS tan›mlanm›flt›r (2, 3).

Tip 1 HRS

• Agresif form, kötü prognoz • Renal fonksiyonlarda h›zl› düflüfl

• 2 haftal›k süreçte bafllang›ç Cre düzeyinin >2,5 mg/dl olacak flekilde ikiye katlanmas› veya glo-merüler filtrasyon h›z› (GFR)’in <20ml/dk olacak flekilde %50 azalmas›

Presipite edici faktörler • Spontan bakteriyel peritonit • Majör cerrahi giriflim • Alkolik Hepatit

• Oligüri, ensefalopati ve belirgin hiperbillirubinemi • Gelifliminden 1 ay sonra ölüm

Tip 2 HRS

• GFR’de haftalarca-aylarca devam eden sabit bir düflüfl

(2)

HRS PATOF‹ZYOLOJ‹S‹

HRS patofizyolojisindeki esas mekanizma, renal do-lafl›mdaki ciddi vazokonstriksiyondur. Altta yatan mekanizmalar komplekstir (sistemik arteriyel dola-fl›mdaki de¤ifliklikler, artm›fl portal bas›nç, vazo-konstriktör maddelerin aktivasyonu, vazodilatör maddelerin supresyonu).

HRS patofizyolojisinde rol alan vazodilatörler • Prostasiklin

• Prostaglandin E2 • Nitrik oksit

• Atrial natriuretik peptid • Kallikrein-kinin sistem

HRS patofizyolojisinde rol alan vazokonstriktörler • Anjiotensin II • Norepinefrin • Nöropeptid Y • Endotelin-1 • Adenozin • Tromboksan A2 • Sisteinil lökotrienler • F2-isoprostanlar

Lokal vazodilatör maddelerin (esas olarak NO) art›-fl›, yo¤un splanknik arteriyel vazodilatasyon ve bu-nun tetikledi¤i kompensatuvar vazokonstriktör ve antinatriüretik sistemin (RAAS, Sempatik sinir siste-mi, Arjinin-Vazopressin) aktivasyonu söz konusu-dur. Sonuçta renal vazokonstriksiyon ve beraberinde su-sodyum tutulumu olur (4, 5).

Sirozun erken evrelerinde, renal kan ak›m› normal s›n›rlarda tutulabilir. Lokal vazodilatörler, renal kan ak›m› üzerine sistemik vazokonstriktörlerin etkileri-ni antagoetkileri-nize eder. Endojen vazokonstriktörlerin sti-mulasyonu durumunda renal kan ak›m›n›n ve glome-rüler filtrasyonun temini için ayr›ca renal vazodila-törlerde de aktivasyon olur.

HRS’si olmayan sirozlu ve asciti olan olgularda re-nal prostoglandin ve dolafl›mdaki natriüretik peptid

düzeyi artm›flt›r. Ancak hastal›k ilerledikçe; dola-fl›mdaki vazokonstriktörler, renal vazodilatörlerin et-kisini bask›lar. Ciddi renal vazokonstriksiyon ve GFR’de düflüfl gerçekleflir. Spontan bakteriyel peri-tonit gibi presipitan faktör varl›¤›nda renal vazo-konstriksiyon daha da belirginleflir (6, 7).

Arteriyel Vazodilatasyon Teorisi

Splanknik vasküler yatakta belirgin vazodilatasyona ba¤l› arteriyel yetersiz dolum ile aç›klanmaktad›r. Arteriyel yetersiz doluma ba¤l› arteriyel hipotansi-yon sonucu baroreseptör arac›l› RAAS ve sempatik sinir sistemi aktivasyonu, renal dolafl›mda ve di¤er tüm vasküler yataklarda vazokonstriksiyon, ilerlemifl hastal›¤› olanlarda afl›r› arteriyel dolum yetersizli¤i-ne ba¤l› olarak vazokonstriktör sistemlerde maksi-mum aktivasyon ve renal vazodilatörler aktivitesinde azalma görülmektedir. ‹flte bu kritik noktada HRS geliflmektedir (4).

HRS’DE KL‹N‹K VE LABORATUVAR

HRS’ye spesifik bir klinik bulgu yoktur. • ‹leri KC hastal›¤› bulgular›

• Hiperbillirubinemi • Uzam›fl PT • Trombositopeni • Hepatik ensefalopati • Hipoalbuminemi • Afl›r› ascit

• Azalm›fl arteriyel kan bas›nc› ve sistemik vaskü-ler rezistans

• Taflikardi

• Artm›fl kardiyak output

• Özellikle spontan bakteriyel peritonitin tetikledi-¤i HRS’de sol ventrikül sistolik-diyastolik dis-fonksiyonuna neden olan sirotik kardiyomiyopati (klinik olarak sessizdir, ancak HRS’deki hemodi-namik de¤ifliklikleri a¤›rlaflt›r›r) (8).

HRS’deki böbrek yetmezli¤i; ciddi oligüri (<500 ml/24h), yo¤un üriner Na retansiyonu (<10mEq/l) ve

(3)

spontan dilusyonel hiponatremi (serum Na < 130 meq/L) ile seyretmektedir. Daha önce de belirtildi¤i gibi Tip 1 HRS renal fonksiyonlarda h›zl› ve prog-ressif bozulma, Tip 2 HRS’de ise daha yavafl seyir vard›r. Tip 2 HRS’de serum kreatin de¤erleri 1.5–2.0 mg/dl civar›ndad›r, diüreti¤e dirençli ascit ve Tip 1’e göre daha uzun survey vard›r (9, 10).

Tip 1 HRS baz› olgularda spontan olarak geliflirken, sistemik bakteriyel enfeksiyon (özellikle spontan bakteriyel peritonitte, yeterli tedavi ve enfeksiyonun rezolüsyonuna ra¤men %20 görülmektedir) zeminin-de, akut alkolik hepatitte ve albumin uygulanmadan yap›lan yüksek volümlü parasentez durumunda da ortaya ç›kabilir (11).

Asciti olan sirotik hastalarda yüksek HRS geliflimi riski ile ilgili birçok faktör bulunmaktad›r. Bu faktör-lerin ço¤u dolafl›m ve renal fonksiyonlarla iliflkilidir [Ciddi üriner Na retansiyonu, spontan dilusyonel hi-ponatremi, düflük ortalama arteriyel kan P (<80 mmHg)]. KC yetmezli¤inin derecesinin, KC fonksi-yonlar›n›n klasik parametrelerinin (serum bilirubin, albumin, protrombin zaman›) ve Child-Pugh s›n›fla-mas›n›n HRS geliflim riski ile iliflkisi yoktur (12, 13).

HRS’DE PROGNOZ

Sirozun tüm komplikasyonlar› içerisinde en kötü prognozlu olan›d›r. Tedavisiz Tip 1 HRS’de median survey süresi <2 hafta olarak belirtilmektedir. Böb-rek yetmezli¤i gelifltikten sonra pratik olarak 8-10 hafta içinde tüm hastalar ölmektedir. Tip 2 HRS’de ise median survey süresi yaklafl›k 6 ayd›r (12).

HRS’DE TANI

HRS tan›s› esas olarak serum Cre düzeyine ba¤l›d›r. Ancak serum Cre de¤eri sirozda GFR’in gerçek gös-tergesi olamamaktad›r. Bunun sebepleri, kronik KC hastal›¤›nda Cre endojen yap›m›nda azalma ve siroz-lu olgularda azalm›fl kas kitlesi olmas›d›r.

HRS Tan› Kriterleri* Majör Kriterler**

• Düflük GFR, serum Cre >1.5 mg/dl

• fiok, s›v› a盤›, bakteriyel enfeksiyon, nefrotoksik ilaç kullan›m›n›n olmamas›

• Diüretik kesilmesi ve 1.5 lt salin solüsyonuna ra¤men renal fonksiyonlarda düzelme olmamas› • Proteinüri olmamas› (<500mg/gün) veya USG’de

obstrüktif veya renal parankimal hastal›k bulgu-sunun olmamas›

Minor kriterler

• ‹drar volümü <500 ml/gün • ‹drar Na <10 mEq/L

• ‹drar osmolalitesi > plazma osmolalitesi • ‹drarda eritrosit <50 (büyük büyütmede) • Serum Na < 130 mEq/L

*Uluslararas› Ascit Kulübü HRS Tan› Kriterleri **HRS tan›s› için sadece majör kriterler faydal›d›r (13).

HRS’L‹ HASTAYA YAKLAfiIM Genel Ölçümler

Tip 1 HRS ilerlemifl KC yetmezli¤inde meydana ge-lebilece¤i gibi akut KC yetmezli¤inde de ortaya ç›-kabilir. Her iki hasta grubunun da yo¤un bak›m üni-tesinde takibi gereklidir. Vital bulgular›n, s›v› al›m›-n›n, günlük kilo takibi, günlük biyokimya takibi, id-rar ç›k›fl› takip edilmelidir. Volüm durumunun tespi-ti için santral venöz P takibi gereklidir. Bu hastalar›n ço¤u malnutrisyonda oldu¤undan tuzdan fakir diyet deste¤i önemlidir. Dilusyonel hiponatremili olgular-da günlük 1 lt al›m olacak flekilde s›v› k›s›tlanmas› gerekmektedir.

Ço¤u hastada ascit bulundu¤undan SBP’yi ekarte et-mek için diyagnostik parasentez yap›lmal›d›r. Diüre-tik tedavisi kesilmelidir (renal yetmezli¤i kötülefltire-bilir, spirinolaktona ba¤l› hiperkalemi olabilir). Ger-gin asciti olanlarda 6-8 g/l albumin infüzyonuyla be-raber, 5 lt’e kadar terapödik parasentez uygulanabilir. Esas önemli olan hastay› KC transplantasyonuna uy-gun durumda tutabilmektir. KC transplantasyonun-dan iyi verim alabilmek için böbrek fonksiyonlar›n›n mümkün oldu¤unca korunmas› önemlidir (14). Tip 1 HRS için splanknik vazokonstriktörler ve Transjuguler Porto-sistemik Shunt (TIPS) uygun

(4)

te-davi seçenekleridir. Tip 2 HRS’li olgular›n ise ref-raktör ascitleri vard›r. Bu olgulara albumin ekspansi-yonu ile birlikte genifl volümlü parasentez uygulan-mal›d›r. Uygun durumda olan vakalar KC transplan-tasyonu aç›s›ndan de¤erlendirilmelidir (15).

Vazokonstriktör Tedavi

HRS tedavisinde çeflitli ilaçlar denenmifltir.

• Dopamin ve PG gibi renal vazodilatörler: Yan et-kileri ve faydalar›na yönelik yeterli bilgi olmad›-¤›ndan kullan›lm›yor.

• Endotelin blokerleri (BQ123) ve N-asetilsistein: Kontrollü-kontrolsüz genifl kapsaml› çal›flmalarla faydalar› konfirme edilmeli.

Plazma geniflleticilerle birlikte kullan›lan sistemik vazokonstriktörler flu an için en faydal› medikal te-davi olarak görülmektedir. HRS patogenezindeki bafllang›ç olay› endojen vazokonstriktör sistemlerde aktivasyon ve effektif arteriyel kan volümünde azal-maya neden olan arteriyel splanknik vazodilatasyon-dur. Bu tedavi yaklafl›m› ile patogenezde bahsi geçen sistemlerde supresyon ve renal vazokonstriksiyonun tersine çevrilmesi ile renal fonksiyonda düzelme sa¤lanabilir (16).

HRS ‹çin Kullan›lan Vazokonstriktörler

• Vazopressin analoglar› • Ornipressin, Terlipressin • Somatostatin analoglar› (Oktreotid) • α-Adrenerjik agonistler

• Midodrine, Noradrenalin (13).

Ço¤u çal›flmada tedavinin etkinli¤ini artt›rmak için vazokonstriktörler albumin ile kombine verilmekte-dir. Vazopressin analoglar› splanknik dolafl›mda be-lirgin bir vazokonstriktör etkiye sahiptir. Ornipressin HRS’de etkin olmas›na ra¤men ciddi iskemik yan et-kileri nedeni ile art›k kullan›lmamaktad›r. HRS’de en çok çal›fl›lm›fl olan vazopressin analo¤u terlipres-sin’dir. Terlipressinin albumin ile uygulanmas›, has-talar›n %65-70’inde GFR’de anlaml› düzelme ve se-rum Cre de¤erinin 1.5 mg/dl alt›na düflmesi ile so-nuçlanm›flt›r. 150 olguluk çal›flmalarda iskemik yan

etki <%5 olarak bulunmufltur (17, 18). Terlipressine albumin eklenmesinin daha etkili olaca¤›n› gösteren çal›flmalar mevcuttur. Non randomize 6 Tip 1 HRS’li, 3 Tip 2 HRS’li olgunun incelendi¤i bir çal›fl-mada; Terlipressin 0.5-2.0 mg/4h dozda ve albumin 1g/kg ilk gün, sonras›nda 20-40 mg/gün, serum Cre de¤eri 130 µmol/l alt›na düflünceye kadar uygulan-m›flt›r. Tedaviye yan›t vermeyenlerde de 15 gün bo-yunca tedavi verilmifltir. Bu olgularda serum Cre de-¤erleri 345± 62 µmol/L’den 115 ± 9 µmol/L’e düfl-müfltür (19). Non randomize baflka bir çal›flmada ise sadece terlipressin uygulanan 8 olgu ile terlipressin ve albumin kombine uygulanan 13 olgu karfl›laflt›r›l-m›flt›r. Bu çal›flman›n sonuçlar›na göre terlipressin grubunda tedavi sonras› serum Cre de¤erinde anlam-l› de¤ifliklik olmazken (318 ± 53 µmol/L / 301 ± 62 µmol/L), terlipressin + albumin grubunda anlaml› Cre düflüflü saptanm›flt›r (310 ± 44 µmol/L/133 ± 9 µmol/L) (18).

Child–Pugh skoru>13 olanlar ve albumin ekspansi-yonuna yan›t vermeyenlerde tedaviye yan›t kötüdür. Tedaviye yan›t verenlerde; GFR’deki art›fla ve serum Cre’in normale yak›n-normal de¤erlere ulaflmas›na ra¤men GFR hala normal de¤erlerin alt›nda seyre-der. Tedavi kesildikten sonra rekürrens yayg›n de¤il-dir (<%15) ve albumin+terlipressin tekrar› genellik-le etkilidir. Terlipressin’in sak›ncal› oldu¤u durum-da, α-adrenerjik agonistler alternatif olarak kullan›-labilirler (20).

Midodrine, oktreotid, albumin ve di¤er vazodilatör peptidlerin kombinasyonunun da HRS’li olgularda renal fonksiyonlarda düzelme yapt›¤› gösterilmiflse de bu terapödik yaklafl›m›n uygulanmas› ile ilgili ve-riler s›n›rl›d›r. Yak›n zamanl› bir çal›flmada; 14 Tip 1 HRS’li olgu midodrine, oktreotid ve albumin ile te-davi edilmifltir. 10 olgu tete-daviye iyi yan›t vermifltir (serum Cre de¤eri <1,5 mg/dl, 3 gün boyunca sabit kalm›flt›r). INR’si <2.0, serum billirubini <5 mg/dl ve Child-Pugh skoru <12 olan 5 olgu TIPS’e gitmifl-tir. TIPS’e giden 5 olgu ile ilgili yüzgüldürücü so-nuçlar elde edilmifltir, 1 olguya canl› donörden KC transplantasyonu yap›lm›flt›r. TIPS yap›lamayan 5 olgudan ikisi ise baflar›l› KC transplantasyonuna git-mifltir. Kalan 3 olgu ise KC yetmezli¤i, sepsis ve

(5)

aritmi yüzünden ölmüfllerdir (21). Noradrenalin ve intravenöz albumin kombinasyonunun de¤erlendiril-di¤i Tip 1 HRS’li 12 olguluk bir çal›flmada renal fonksiyonlarda anlaml› düzelme tespit edilmifltir (22).

Farmakolojik tedavinin esas amac›; renal fonksiyon-lar› baffonksiyon-lar›l› olarak geri döndürerek hastafonksiyon-lar›n en az morbidite ile KC transpalantasyonuna haz›rlanmas› ve HRS’si olmayan hastalarla benzer surveye sahip olmalar›n› sa¤lamakt›r. Yak›n zamanl› bir çal›flmada KC transplantasyonu öncesi vazopressin analoglar› ve albumin ile baflar›l› bir flekilde tedavi edilen HRS’li olgular›n HRS’si olmayan olgularla benzer posttransplant dönem surveyine sahip olduklar› gös-terilmifltir. Bu çal›flma; HRS’in KC transplantasyonu öncesi agressif tedavisinin önemini desteklemekte-dir. Transplantasyon yap›lamayan olgularda da mor-bidite ve mortaliteyi azaltmak için benzer flekilde ag-resif tedavinin önemini vurgulayan çal›flmalar bulun-maktad›r. Üç ayr› çal›flmada terlipressin, albumin, oktreotid ve albumin tedavisine yan›t verenlerde, te-daviye yan›t al›namayanlara göre surveyde uzama tespit edilmifltir (21, 23).

Tip 1 HRS’de Vazokonstriktörlerin Kullan›m›

Tedavide amaç: Serum Cre de¤erini <1.5 mg/dl’e çekmektir. Önerilen tedavi süresi 1-2 haftad›r.

Önerilen ‹laçlar ve Dozlar›

• Terlipressin 0.5 mg intravenöz 4 saatte 1; doz 2-3 gün aral›klarla önce 1 mg/4h’e, Cre de¤erlerin-de düflme olmayanlarda 2mg/4h’e ç›k›labilir. • Midodrine 2.5–7.5 mg oral olarak günde 3 kez,

ihtiyaç halinde günde 3 kez 12.5 mg’a ç›k›labilir. • Oktreotid 100 ug s.c, günde 3 kez, ihtiyaç duru-munda 200 ug s.c., günde 3 kez dozuna ç›k›labi-lir.

• Noradrenalin 0.5–3 mg/h s.c, sürekli infüzyon • Efl zamanl› albumin infüzyonu (1 g/kg ilk gün,

sonras›nda 20-50 g/gün) (13).

Transjugular ‹ntrahepatik Portosistemik Shunt (TIPS)

TIPS, endoskopik veya medikal tedaviye yan›t ver-meyen özofageal veya gastrik varis kanamas› olan sirotik hastalarda portal dekompresyon için kullan›-lan alternatif bir tedavi yöntemidir. Portal bas›nc› azalt›r ve splanknik dolafl›mda göllenmifl olan bir miktar kan›n sistemik dolafl›ma geçmesini sa¤lar. Bu süreçte RAAS ve sempatik sinir sisteminin aktivite-sinde bask›lanma olur ve bu sistemlerin renal vazo-konstriktör etkisi ortadan kalkar. Küçük ölçekli, kon-trolsüz çal›flmalarda TIPS’in Tip 1 HRS’de renal fonksiyonlar› düzeltti¤i gösterilmifltir. Tek bafl›na TIPS ile renal fonksiyonlarda düzelme yavaflt›r. TIPS’in etkinli¤inin araflt›r›ld›¤› çal›flmalar sorunlu-dur. Çünkü KC yetmezli¤inde kötüleflmeyi ve hepa-tik ensefalopati geliflimini önlemek için TIPS uygu-lanan Tip 1 HRS’li olgular seçilmifl olgulard›r (Child-Pugh skoru <12). Oysa Tip 1 HRS geliflen ol-gular genellikle Child-Pugh skoru >12 olan olol-gular- olgular-d›r. Tip 2 HRS’li olgularda, TIPS renal fonksiyonla-r› düzeltmekte ve asciti azaltmaktad›r. Ancak genifl sirotik hastal› serilerde, Tip 2 HRS’de refrakter asci-te yönelik yap›lan TIPS’asci-te komplikasyon oran›n›n daha fazla oldu¤u gösterilmifltir (15).

Diyaliz

Küçük-kontrolsüz çal›flmalarda hemodiyaliz ve perito-neal diyalizin yan etkileri (arteriyel hipotansiyon, ko-agülopati, gastrointestinal kanama, artm›fl morbidite-mortalite) nedeniyle etkisiz olduklar› tespit edilmifltir. Hemodiyaliz rutin olarak önerilmese de TIPS ve va-zokonstriktör tedaviye yan›ts›z olan veya volüm yü-kü-metabolik asidoz-refrakter hiperkalemisi olan hastalarda KC transplantasyonu öncesi köprü görevi görebilir (13).

Ekstrakorporeal Albumin Diyaliz Sistemi

Child C sirozlu 13 Tip 1 HRS’li hastaya uygulanm›fl-t›r. Albumin içeren diyalizat sayesinde KC yetmezli-¤inde biriken ve albumine ba¤lanan maddelerin uzak-laflt›r›lmas› amaçlanmaktad›r. Çal›flmada 5 olgu stan-dart medikal tedavi (düflük doz dopamin-albumin) ve hemodiyaliz ile tedavi edilmifltir. 8 olgu ise ayn›

(6)

vi + ekstrakorporeal albumin diyaliz sistemi ile teda-vi edilmifltir. Çal›flma sonucunda Cre ve billirubin de-¤erlerinde anlaml› düflme, serum Na de¤erinde yük-selme, idrar volümünde, ortalama kan bas›nc›nda dü-zelme, mortalitede azalma tespit edilmifltir (24).

KC Transplantasyonu

Siklosporin ve FK506 tedavisi, postoperatif dönemde böbrek yetmezli¤i yapabilece¤inden, di¤er ajanlar kul-lan›lmaktad›r. Azatiyopürin, steroidler, IL-2 reseptör antagonistleri, anti-lenfosit ajanlar, transplantasyon sonras› 2-4 günlük süreçte diürez sa¤lan›ncaya ve renal fonksiyonlarda düzelme sa¤lan›ncaya kadar kullan›la-bilirler. Öncesinde albumin+terlipressin ile tedavi edil-mifl olup transplante edilen hastalar›n 3 y›ll›k surveyi %100’dür. Hatta bu oran HRS’si olmay›p transplante edilen sirotik hastalardan hafif yüksektir (%83) (23).

HRS’in Önlenmesi

HRS iki klinik durumda önlenebilir.

1. Spontan Bakteriyel Peritonit: SBP’li olgularda 1.5 g/kg enfeksiyon tan›s› an›nda ve 48 saat son-ras›nda 1 g/kg albumin uygulanmas› dolafl›m dis-fonksiyonunu ve sonras›nda HRS geliflimini önle-mektedir. SBP’de albumin uygulanmas› yetersiz arteriyel dolumu önler ve enfeksiyon s›ras›nda oluflan vazokonstriktör sistem aktivasyonu engel-lenir. Antibiyotik+albumin alan SBP’li olgularda HRS oran› %10, albumin almayanlarda %33, an-tibiyotik+albumin alan SBP’li olgularda mortali-te oran› %10, albumin almayanlarda ise %29 ola-rak bildirilmifltir (25).

2. Akut Alkolik Hepatit:Pentoksifilin ve TNF inhibi-törü birlikte kullan›labilir. Pentoksifilin 400 mg günde 3 kez, 28 gün kullan›m› ile HRS oran›nda %35’ten %8’e düflüfl, mortalitede ise %46’dan %24’e düflüfl belirlenmifltir. Sadece albumin ve pen-toksifilin kullanan merkezler de bulunmaktad›r (26).

S‹ROT‹K KC HASTALI⁄I OLANLARDA RENAL FONKS‹YONLARI DE⁄ERLEND‹RMEDE YEN‹ YAKLAfiIMLAR

Kreatinin’in KC hastal›¤› olanlarda böbrek fonksi-yonlar›n› de¤erlendirmek için kullan›m› güvenilir

de¤ildir. Bunun sebebi kronik KC hastal›¤› olgula-r›nda düflük kas kitlesi olmas› ve Cre’in azalm›fl he-patik sentezinin olmas›d›r. Bu nedenle kronik KC hastal›¤› olanlarda cre, böbrek yetmezli¤i öngörü-sünde yetersizdir. Bu nedenle Cre d›fl›nda, kronik KC hastal›¤›nda böbrek yetmezli¤i belirteci olabile-cek maddeler araflt›r›lmaktad›r (27).

Cystatin C

Cystatin C protein yap›da, 13 kDa a¤›rl›¤›nda ve sis-tein proteaz inhibitör ailesine ait bir maddedir. Glo-merülden serbest filtre olur, sekrete olmaz, tubuller-de reabsorbe olup metabolize edilir. Bu son özelli¤i-ne ba¤l› olarak Cystatin C serum konsantrasyonu öl-çülebilirken, klirens düzeyi ölçülememektedir. De-kompanze sirozlu olgularda Cystatin C ve serum Cre’in GFR belirteci olarak karfl›laflt›r›ld›¤› çal›flma-da (‹nülin klirensi kullan›larak), Cystatin C’in düflük GFR’yi belirlemede daha duyarl› oldu¤u gösteril-mifltir. Cre klirensi 40-69 ml/dk alt›nda olan ve >70 ml/dk olan toplam 97 sirotik olgunun karfl›laflt›r›ld›-¤› çal›flmada Cre klirensi 70 ml/dk alt›nda olanlar› belirlemede Cystatin C’in üre ve Cre’e göre daha du-yarl› oldu¤u gösterilmifltir (28, 29).

Cystatin C düzeyini etkileyen faktörler • ‹leri yafl

• Erkek cinsiyet • Uzun boy, fazla kilo • Sigara içimi

• C-reaktif protein • Gebelik

• Steroid-siklosporin kullan›m› (27).

Kidney Injury Molecule-1 (KIM1)

Proksimal tubulde bulunan bir transmembran prote-inidir. Proksimal tubul iskemik hasara çok duyarl›-d›r. KIM-1 ile ilgili hayvan modellerine s›n›rl› çal›fl-malarda proksimal tubuldeki bu iskemik hasar›n iyi bir belirteci olabilece¤i gösterilmifltir (30).

(7)

Nötrofil Jelatinaz ‹liflkili Lipokalin (NGAL)

Lipokalin protein ailesine ait bir maddedir. Normal-de böbrek, kolon, miNormal-de, akci¤er ve trakeada ekspre-se olur. ‹skemi durumunda böbrekteki ekspre- sekresyonun-da up-regülasyon tespit edilmifltir (31).

NGAL’in renal hasar belirteci olarak avantajlar› • Serum Cre’den günlerce önce saptanabilir • Non-invaziv olarak idrarda saptanabilir

• ‹drar ölçümlerinde belirgin yükselmesi, tubuler hasar belirtecidir

• Oligürik veya anürik olgularda serum de¤eri öl-çülebilir (27).

NA+/H+ Exchanger Isoform 3 (NHE3)

NHE3, filtre edilen Na’un %60-70’ini absorbe eden, proksimal tubulde ve henlenin ç›kan kal›n kolundaki

apikal hücrelerde en yo¤un miktarda bulunan Na transportörüdür. Böbrek yetmezli¤inin etyolojisine yönelik karfl›laflt›rmalarda prerenal azotemiye ba¤l› ATN’yi intrensek renal yetmezlikten ay›rmada kul-lan›labilece¤i iddia edilmektedir. KC yetmezlikli ol-gularla ilgili yeterli bilgi yoktur (32).

Simetrik Dimetil Arginin (SDMA)

Asimetrik dimetil arjinin (ADMA) NO sentetaz›n endojen bir inhibitörüdür. SDMA ise ADMA stero-izomeridir. NO sentetaz üzerine direkt inhibitör etki-si yoktur. ‹ndirekt olarak hücre membran›ndan trans-port için L-Arjinin ile yar›fl›r. HRS’si olan 11 olguda (7 tip 1 HRS, 4 tip-2 HRS) hem SDMA hem de AD-MA sa¤l›kl› kontrollerle karfl›laflt›r›ld›¤›nda yüksek saptanm›flt›r. Ancak sadece SDMA HRS’li olgularda normal böbrek fonksiyonu olan sirozlu olgularla kar-fl›laflt›r›l›nca yüksek bulunmufltur (34).

KAYNAKLAR

1. Guevara M, Gines P. Hepatorenal syndrome. Dig Dis 2005; 23: 47-55.

2. Wong F. Liver and kidney diseases. Clin Liver Dis 2002; 6: 981-1011.

3. Arroyo V, Cardenas A, Campistol JM, Gines P. Acute renal failu-re in liver disease. In: Davison A, Stewart CJ, Grunfeld JP, Kerr DNS, Ritz E, Winearls CG. Oxford textbook of clinical hepato-logy. London: Oxford Press, 2005: 1564-79.

4. Schrier RW, Arroyo V, Bernardi M, et al. Peripheral arterial vaso-dilation hypothesis: A proposal for the initiation of renal sodium and water retention in cirrhosis. Hepatology 1988; 8: 1151– 7. 5. Arroyo V, Clària J, Saló J, et al. Antidiuretic hormone and the

pat-hogenesis of water retention in cirrhosis with ascites. Semin Liver Dis 1994; 14: 44– 58.

6. Moore K. Arachidonic acid metabolites and the kidney in cirrho-sis. In: Arroyo V, Ginès P, Rodés J, Schrier RW, eds. Ascites and renal dysfunction in liver disease. Malden ( MA): Blackwell Sci-ence, 1999: 249– 72.

7. Follo A, Llovet JM, Navasa M, et al. Renal impairment after spon-taneous bacterial peritonitis in cirrhosis: Incidence, clinical cour-se, predictive factors and prognosis. Hepatology 1994; 20: 1495– 501.

8. Lee SS. Cardiac dysfunction in spontaneous bacterial peritonitis: A manifestation of cirrhotic cardiomyopathy? Hepatology 2003; 38: 1089– 91.

9. Caregaro L, Menon F, Angeli P, et al. Limitations of serum creati-nine level and creaticreati-nine clearance as filtration markers in cirrho-sis. Arch Intern Med 1994; 154: 201– 5.

10. Arroyo V, Ginès P, Gerbes A, et al. Definition and diagnostic cri-teria of refractory ascites and hepatorenal syndrome in cirrhosis. Hepatology 1996; 23: 164– 76.

11. Cárdenas A, Ginès P, Uriz J, et al. Renal failure after upper gas-trointestinal bleeding in cirrhosis. Incidence, clinical course, pre-dictive factors and short-term prognosis. Hepatology 2001; 34: 671– 6.

12. Ginès A, Escorsell A, Ginès P, et al. Incidence, predictive factors, and prognosis of hepatorenal syndrome in cirrhosis. Gastroentero-logy 1993; 105: 229– 36.

13. Cárdenas A. Hepatorenal syndrome: a dreaded complication of end-stage liver disease. Am J Gastroenterol 2005; 100: 460-7. 14. Cárdenas A, Ginès P. Pathogenesis and treatment of dilutional

hyponatremia in cirrhosis. In: Arroyo V, Forns X, Garcia-Pagan JC, Rodes J, eds. Progress in the treatment of liver diseases. Bar-celona: Ars Medica, 2003: 31– 42.

15. Brensing KA, Textor J, Perz J, et al. Long-term outcome after transjugular intrahepatic portosystemic stent-shunt in non-trans-plant cirrhotics with hepatorenal syndrome: A phase II study. Gut 2000; 47: 288– 95.

16. Arroyo V, Bataller R, Guevara M. Treatment of hepatorenal syndrome in cirrhosis. In: Arroyo V, Ginès P, Rodés J, Schrier RW, eds. Ascites and renal dysfunction in liver disease. Pathoge-nesis, diagnosis, and treatment. Malden (MA): Blackwell Science, 1999: 492– 510.

17. Guevara M, Gines P, Fernandez-Esparrach G, et al. Reversibility of hepatorenal syndrome by prolonged administration of ornipres-sin and plasma volume expansion. Hepatology 1998; 27: 35– 41.

(8)

18. Uriz J, Gines P, Cárdenas A, et al. Terlipressin plus albumin infu-sion: An effective and safe therapy of hepatorenal syndrome. J He-patol 2000; 33: 43– 8.

19. Hadengue A, GadanoA, Moreau R. et al. Beneficial effects of the two-day administration of terlipressin in patients with cirrhosis and hepatorenal syndrome. 1998; 29: 565-70

20. Ortega R, Ginès P, Uriz J, et al. Terlipressin therapy with and wit-hout albumin for patients with hepatorenal syndrome. Results of a prospective, non-randomized study. Hepatology 2002; 36: 941– 8. 21. Wong F, Pantea L, Sniderman K. Midodrine, octreotide, albumin, and TIPS in selected patients with cirrhosis and Type 1 hepatoreral syndrome. Hepatology 2004; 40: 55-64.

22. Duvoux, Zanditenas D, Hezode C, et al. Effects of noradrenaline and albumine in patients with type 1 hepatorenal syndrome. A pilot study. Hepatology 2002; 36: 374-80.

23. Restuccia T, Ortega R, Guevara M, et al. Effects of treatment of hepatorenal syndrome before transplantation on posttransplantati-on outcome. A case-cposttransplantati-ontrol study. J Hepatol 2004; 40: 140– 6. 24. Mitzer SR, Stange J, Klammt S, et al. Improvement of hepatorenal

syndrome with extracorporeal albumin dialysis MARS: Results of a prospective, randomized, controlled clinical trial. Liver Transpl 2000; 6: 277– 86.

25. Sort P, Navasa M, Arroyo V et al. Effect of intravenous albumin on renal impairment and mortality in patients with cirrhosis and spontaneous bacterial peritonitis. N Engl J M 1999; 341: 403-9.

26. Akriviadis E, Botla R, Briggs W. Pentoxifylline improves short-term survival in severe acute alcoholic hepatitis: A double-blind, placebo-controlled trial. Gastroenterology 2000; 116: 1637-48. 27. Portal AJ, Austin M, Heneghan MA. Novel approaches to

asses-sing renal function in cirrhotic liver disease. Hepatol Res 2007; 37: 667-72.

28. Orlando R, Mussap M, Plebani M et al. Diagnostic value of plas-ma cystatin C as a glomerular filtration plas-marker in decompensated liver cirrhosis. Clin Chem 2002; 48: 850–8.

29. Gerbes AL, Gulberg V, Bilzer M, et al. Evaluation of serum cysta-tin C concentration as a marker of renal function in patients with cirrhosis of the liver. Gut 2002; 50:106–10.

30. Vaidya VS, Ramirez V, Ichimura T, et al. Urinary kidney injury molecule-1: a sensitive quantitative biomarker for early detection of kidney tubular injury. Am J Physiol Renal Physiol 2006; 290: F517–29.

31. Mishra J, Ma Q, Prada A et al. Identification of neutrophil gelati-nase-associated lipocalin as a novel early urinary biomarker for ischemic renal injury. J Am Soc Nephrol 2003; 14: 2534–43. 32. du Cheyron D, Daubin C, Poggioli J et al. Urinary measurement of

Na+/H+ exchanger isoform 3 (NHE3) protein as new marker of tu-bule injury in critically ill patients with ARF. Am J Kidney Dis 2003; 42: 497–506.

33. Lluch P, Mauricio MD, Vila JM et al. Accumulation of symmetric dimethylarginine in hepatorenal syndrome. Exp Biol Med (May-wood) 2006; 231: 70–5.

KOLOMB ÖNCES‹ AMER‹KA TIBBI

1) Tlazolteotl (ayn› zamanda Toci ve Tetehuainan), hekimlerin kraliçesi. Eski Codex 2) Quetzalcatl, bereket ve yaflam tanr›s›. Eski Codex

3) Tzapotlatenan, ilaçlar›n kraliçesi. Eski Codex

Referanslar

Benzer Belgeler

Kombine karaciğer- böbrek transplantasyonu endikasyonları ise sirozu olan son dönem böbrek yetmezliği hastasında semptomatik portal hipertansiyon ve hepatik ven kama (wedge)

Kocaeli Üniversitesi T›p Fakültesi Hastanesi'nde izlenen, 3 gün antibakteriyel tedaviye yan›t vermeyen, European Or- ganisation for Research and Treatment of Cancer/Mycosis Study

Bu sağ kalım oranları HRS gelişmeden önce transplante edilen sirozlu hastalardaki % 70-80’lik oranla kıyaslandığında yalnızca çok hafif derecede düşüktür

Sonuç olarak; kronik alkol al›m› ile oluflan asetaldehid, do¤rudan ITO hücrelerini aktive ederek kollajen art›- m›na yol açmakta, intestinal endotoksinler ve neo-anti-

de sa¤da belirgin olmak üzere her iki vertebral arterin V1 segmentlerinde, sa¤ vertebral arterin ise V2 segmentinde disseksiyon oldu¤u gözlendi.. Yap›lan çal›flmalarda

Sonuç olarak, akut arteriyel oklüzyonlar yüksek mortalite ve morbite oranlarý ile seyreden klinik tablo olup, erken taný cerrahi giriþim ile beraber antikoagülan

Cerrahi tedavi hemoptizisi veya kavernin pulmoner arterlere yak›n olan hastalarda acil olarak yap›laca¤› gibi, basit aspergillomas› olanlarda elektif olarak da

Sonuç olarak; periferik arter yaralanmalarının üst ekstremitelerde sık olduğu ve erken tanıyla uygun tedavinin ekstremite kurtarılmasında büyük Önem