• Sonuç bulunamadı

Kandıra'da halk mimarisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kandıra'da halk mimarisi"

Copied!
203
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

i T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SANAT TARİHİ ANABİLİM DALI

KANDIRA’DA HALK MİMARİSİ

NESİL EROL

YÜKSEK LİSANS TEZİ

DANIŞMAN

PROF. DR. HAŞİM KARPUZ

(2)

ii T. C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

Bilimsel Etik Sayfası

Ö ğr en ci n in

Adı Soyadı Nesil EROL

Numarası 094204001006

Ana Bilim / Bilim

Dalı Sanat Tarihi/Türk ve İslam Sanatları Tarihi Programı Tezli Yüksek Lisans Doktora

Tezin Adı Prof. Dr. Haşim KARPUZ

Bu tezin proje safhasından sonuçlanmasına kadarki bütün süreçlerde bilimsel etiğe ve akademik kurallara özenle riayet edildiğini, tez içindeki bütün bilgilerin etik davranış ve akademik kurallar çerçevesinde elde edilerek sunulduğunu, ayrıca tez yazım kurallarına uygun olarak hazırlanan bu çalışmada başkalarının eserlerinden yararlanılması durumunda bilimsel kurallara uygun olarak atıf yapıldığını bildiririm.

Öğrencinin imzası (İmza) x

(3)
(4)

iv T. C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

Ö ğr en ci n in

Adı Soyadı Nesil EROL

Numarası 094204001006

Ana Bilim / Bilim

Dalı Sanat Tarihi/Türk ve İslam Sanatları Tarihi Programı Tezli Yüksek Lisans Doktora Tez Danışmanı Prof. Dr. Haşim KARPUZ

Tezin Adı Kandıra’da Halk Mimarisi ÖZET

Halk mimarisi, coğrafi ve kültürel etkenlerle oluşmuş özgün bir mimarlık alanıdır. İzmit’in sanayileşmiş bir ilçesi Kandıra ve çevresindeki bazı köylerde yapılan bu araştırmada halk mimarisine ait çok sayıda yapı tespit edilmiştir. Bu yapılar tezimizin örnekler bölümünü oluşturan evler, camiler, çeşmeler, fırınlar, samanlıklar, mısır çitleri (depoları), kuyular, çamaşırhane, bir okul ve değirmen kalıntılarından oluşmaktadır.

Tezimizin esasını teşkil eden evler yerel yapı malzemeleri, taş, ahşap ile farklı duvar teknikleri kullanılarak inşa edilmiştir. Bu teknikleri şu şekilde sıralayabiliriz; ahşap karkas (tuğla, taş, kerpiç) dolgulu duvar, dal örgü ahşap duvar, çantı duvar, yalı baskısı duvar yapım teknikleridir. Tasarım bakımından evlerin zemin katları, ahır, depo, ambar gibi hizmet mekanlarına ayrılmıştır. Esas yaşama alanı 1.kattır. Burada geniş bir sofaya-hayata bağlı üç oda, mutfak, hela, banyo gibi mekanlar bulunur. Odalardan birisi ahşap yığma tekniğinde yapılmış çantı odadır. Odalarda yüklük, ocaklık, sergen-raflar, çiçeklik gibi öğeler bulunmaktadır.

(5)

v T. C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

Ö ğr en ci n in

Adı Soyadı Nesil EROL Numarası 094204001006 Ana Bilim / Bilim

Dalı Sanat Tarihi/Türk ve İslam Sanatları Tarihi Programı Tezli Yüksek Lisans Doktora Tez Danışmanı Prof. Dr. Haşim KARPUZ

Tezin İngilizce Adı PUBLİC ARCHITECTURE IN KANDIRA

SUMMARY

Public architecture is a specific area of architecture that is formed by geographical and cultural influences. In a survey conducted of Kandıra and around in some villages which is one of the industrialized town of İzmit, many buildings belonging to public architecture are identified. These structures constist of forming the part of examples in our thesis; houses, mosques, fountains, ovens, strawhouses, cornhedges (storages), wells, laundry, a school and mill ruins.

Houses constituting the basis of our thesis were built by using local building materials, stone, wood and different wall techniques. These techniques can be listed as follow: wooden framework (brick, stone, adobe) filled wall, bough-weave wood wall, “çantı” wall, siding wall construction techniques. The ground floors of houses are allocated for service spaces such as stable, storage, warehouse in terms of design. Basic living space is the first floor. There are three rooms connected to a large hall and places such as kitchen, toilets, bathroom in here. One of the rooms is a “çantı” room which is built with the wood stacking technique. There are such units as cupboards, fireplaces, shelves, plant stands in the rooms.

(6)

vi İÇİNDEKİLER ÖZET ... iv SUMMARY ...v ÖNSÖZ ... viii 1.GİRİŞ ...1

1.1. Konunun Tanımı, Önemi ve Sınırları ...1

1.2. Kandıra ve Çevresinin Tarihi ve Coğrafyası ...2

1.3.Konu İle İlgili Kaynaklar...4

2. KANDIRA HALK MİMARİSİNDEN ÖRNEKLER ...8

2.1.EVLER ...8

2.1.1.TATARAHMET KÖYÜ HAMZA AYYILDIZ’IN EVİ ...8

2.1.2.ŞABANLAR KÖYÜ AYHAN’IN EVİ ... 13

2.1.3.TATARAHMET KÖYÜ HAMİT KARDEŞ’İN EVİ ... 17

2.1.4.TAHTACILAR KÖYÜ MUZAFFER ALTINTAŞ’IN EVİ... 21

2.1.5.GÜGÜŞLER KÖYÜ MUSTAFA ÖZMEN’İN EVİ ... 26

2.1.6.TATARAHMET KÖYÜ MEHMET KARDEŞ’İN EVİ ... 31

2.1.7.MANTARCILAR KÖYÜ FAHRİ ÖZKAYA’NIN EVİ ... 37

2.1.8.TOKMAKLAR KÖYÜ ŞABAN AKYALÇIN’IN EVİ ... 43

2.1.9.TOKMAKLAR KÖYÜ AHMET KARAAĞAÇ’IN EVİ ... 49

2.1.10.TATARAHMET KÖYÜ RUHİ ALTINTAŞ’IN EVİ ... 54

2.1.11.GÜGÜŞLER KÖYÜ MEHMET ALTINTAŞ’IN EVİ... 61

2.2.CAMİLER ... 68

2.2.1.KANDIRA ORHAN CAMİ ... 68

2.2.2.TATARAHMET KÖYÜ CAMİİ ... 75

2.2.3.PİROĞLU KÖYÜ CAMİİ ... 79

2.3.ÇEŞME-SU PINARLARI ... 86

2.3.1.TATARAHMET KÖYÜ 1 NO’LU ÇEŞME ... 86

3.3.2.TATARAHMET KÖYÜ HABBAN SU PINARI ... 87

2.3.3.AKINCI KÖYÜ İSHAKLAR MAHALLESİ ÇEŞMESİ ... 87

2.3.4.GÜGÜŞLER KÖYÜ ÇEŞMESİ ... 88

2.3.5.ÇAKMAKLAR KÖYÜ ÇEŞMESİ ... 88

(7)

vii

2.4. FIRINLAR ... 88

2.4.1.TATARAHMET KÖYÜ MEHMET KARDEŞ’İN FIRINI ... 89

2.4.2.GÜGÜŞLER KÖYÜ FIRINI ... 89

2.4.3.TOKMAKLAR KÖYÜ ŞABAN AKYALÇIN’IN FIRINI ... 89

2.4.4.ŞEYHLER KÖYÜ İBRAHİM ÜZER’İN FIRINI ... 90

2.5.SAMANLIKLAR... 90

2.5.1.TATARAHMET KÖYÜ 1 NO’LU SAMANLIK... 90

2.5.2.AKÇAOVA KÖYÜ EMİNE GÜRLER’İN SAMANLIĞI ... 91

2.5.3.GEBEŞLER KÖYÜ İRFAN KILIÇASLAN’IN SAMANLIĞI ... 91

2.6.MISIR ÇİTLERİ (TURLUKLAR) ... 91

2.6.1.MANTARCILAR KÖYÜ FAHRİ ÖZKAYA’NIN MISIR ÇİTİ ... 91

2.6.2.ŞEYHLER KÖYÜ İBRAHİM ÜZER’İN MISIR ÇİTİ ... 92

2.6.3.SAKALLAR KÖYÜ MISIR ÇİTİ ... 93

2.6.4.TAHTACILAR KÖYÜ MUZAFFER ALTINTAŞ’IN MISIR ÇİTİ ... 93

2.7.DEĞİRMENLER ... 94

2.7.1.TATARAHMET KÖYÜ SU DEĞİRMENİ ... 94

2.7.2.AKÇAOVA KÖYÜ UN DEĞİRMENİ ... 94

2.8.KUYULAR ... 94

2.8.1.ŞABANLAR KÖYÜ HÜSEYİN ULUAY SU KUYUSU ... 94

2.8.2.ÇALKÖY DİVANI AHMATLI KÖYÜ SU KUYUSU ... 95

2.9.ÇAMAŞIRHANE ... 95

2.9.1.AKINCI KÖYÜ İSHAKLAR MAHALLESİ ÇAMAŞIRHANESİ ... 95

2.10.OKUL ... 95

2.10.1.KEREMLER KÖYÜ İLKOKULU... 95

2.11.SU BENDİ ... 96

2.11.1.AKÇAOVA KÖYÜ SU BENDİ (SU HAVUZU) ... 96

3. DEĞERLENDİRME-GENEL ÖZELLİKLER ... 97 4.SONUÇ ... 105 SÖZLÜK ... 107 BİBLİYOGRAFYA ... 108 Çizim Listesi ... 110 Çizimler ... 112 Fotoğraf Listesi ... 129 Fotoğraflar... 135

(8)

viii ÖNSÖZ

Halk mimarisi örnekleri günümüz Türkiye’sinde hızla yol almaktadır. Sanayi şehri İzmit’in bir ilçesi Kandıra’nın bazı köylerinde bulduğumuz son örnekleri incelemeye çalıştık. Örnekler için evler yetersiz kalınca diğer yapıları da araştırmaya dahil ettik. Kandıra, sanayileşmenin ortasında bozulmadan kalabilmiş korunmaya değer bir ilçedir.

Kandıra hakkında yapılan çalışmaların azlığı, sanat tarihi açısından ayrıntılı ele alınmamış olmasının yanında benim de anne tarafından Kandıralı olmam memleketime faydalı bir çalışma yapmamda etkili olmuştur.

Kandıra’nın sivil mimari yapısının özgünlüğü, Kuzeybatı Anadolu ve Karadeniz’in yöresel mimarlık niteliklerinin harmanlandığı geçiş bölgesi olması yönüyle halk mimarisi açısından değerlendirmeye alınmıştır. Kandıra’nın farklı kesimlerindeki 15 köyde bulunan çeşitli halk mimarisi yapılarının incelendiği bu monografik çalışma ile bölgenin halk mimarisi nitelikleri ortaya konulmuştur.

Bu çalışmanın hazırlanmasında desteğini esirgemeyip hep yanımda olan Saygıdeğer Hocam Prof. Dr. Haşim KARPUZ’ a çalışmamın her aşamasında verdiği fikirler ve emekleri için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Tezin düzeltmelerini yaparken verdiği destekten dolayı Sayın Hocam Prof. Dr. Osman ERAVŞAR’ a teşekkür ediyorum. Kocaeli’ yi yakından incelemiş olmasından dolayı konunun seçimi sürecinde yaptığı yönlendirmeler için Arş.Gör. İ. Mete MİMİROĞLU’ na, tezimin düzenlemeleri esnasında yaptığı yardımlardan dolayı Mert KOCAMAN’ a, yaptığı maddi destek için Selçuk Üniversitesi BAP Koordinatörlüğü’ne, S.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü’yle yaptığım bağlantıların gerçekleşmesini sağlayan Sayın Mehmet YARIMCA’ ya, yardımlarından dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kandıra Belediyesi çalışanlarına, ayrıca Kandıra hakkında verdiği bilgiler ve kaynaklar için Uz. Sanat Tarihçisi Volkan ŞENEL’e, yapıların çizimlerini yapan İnşaat Teknikeri Sayın Fatma TÜRKAN ve Irmak Kaya BOZKURT’ a, arazi çalışmam esnasında yardımlarını esirgemeyen AKGÜN ve NALBANT Ailesi fertlerine, çalışmam boyunca maddi, manevi destekleri için başta anne ve babam olmak üzere EROL ailesi fertlerine, sevgili arkadaşlarıma, desteklerinden mahrum etmeyen herkese sonsuz teşekkürü borç bilirim.

TEMMUZ-2014 NESİL EROL

(9)

1 1.GİRİŞ

1.1. Konunun Tanımı, Önemi ve Sınırları

Halk mimarisi daha çok çevresel, sosyal ve kültürel etkenlerle oluşmuş yöresel özellikleri ağır basan mimarlık olarak tanımlanmaktadır. Kültürel birikim ve çevreye bağlı olarak farklı türde birçok yapı meydana gelmiştir.

Halk mimarisinin zengin unsurlarını evler ve yardımcı yapıları, ortak yapılar olarak cami ve mescitler, çeşme, çamaşırhane, kuyu, değirmen, mısır çitleri, su bendleri, samanlık ve ambarlar, köy odaları, mahalle fırını vb. gibi yapılar oluşturmaktadır. Bu yapı türleri çeşitlilik arz eder.

Bu çevrede halk kültürünün araştırılması kapsamında Kandıra’ da Halk Mimarisi adlı bu tez çalışması ile Kandıra ve çevre köylerindeki halk mimarisi örnekleri ele alınmıştır. Kandıra halk mimarisi kapsamında evler, camiler, çeşme ve su pınarları, çamaşırhane, kuyular, değirmenler, mısır çitleri, samanlıklar, fırınlar, okul ve su bendleri araştırılmıştır.

Kocaeli iline bağlı Kandıra ve çevresindeki halk kültürünün araştırılması hedeflenmiş, coğrafi sınır olarak Kandıra ilçesinin tamamı seçilmiştir. Çalışmanın zaman sınırı olarak Türk Dönemi incelenecektir. Bölgedeki Türk kültürünün başlangıcı Orhan Gazi dönemine aittir. Çalışmanın son dönemi ise modernite içerisinde geleneksel mimarinin yok olmaya başlandığı dönem olan Sanayi Devrimi’nin Türkiye’de ortaya çıktığı 1960’ lı yıllar olarak belirlenmiştir. Çalışmanın son dönemine ait sınırlamadaki etken halk kültüründeki karakteristik örneklerin ve yapı tekniklerinin giderek yok olmasıdır. .

Örneklerdeki yapım teknikleri ve teknolojisi, moderniteyle birlikte geleneksellikten uzaklaşmış, niteliğini kaybetmiştir. Bu sebeple çalışma, geleneksel değerlerin kaybolmaya başladığı dönem olarak 1960’ lı yıllar çerçevesinde sonlandırılmıştır.

Çalışmanın içerisinde, Erken ve Klasik Osmanlı Dönemi ile ilişkili halk mimarisi örnekleri yok denecek kadar azdır. Örneklerin çoğu 18, 19 ve 20. yüzyıldandır. Bu sebeple bölgenin halk mimarisi değerlendirmesi mevcut örnekler dikkate alındığında Geç Dönem odaklı olarak şekillenmiştir.

Bu çalışmanın yapılmasındaki amaç geleneksel halk mimarisi örneklerinin son temsilcilerinin belgelenerek bunların Türk halk kültürü ve mimarisi içindeki yerinin

(10)

2

anlaşılmasıdır. Böylece son derece az sayıda kalmış örnekler sayesinde bölgenin halk mimarisi etkileşimi ve değişim süreci de anlaşılacaktır.

Bu çalışma ile bölgede belirlenen halk mimarisi örneklerinin bölge üzerinden hareketle Türk halk mimarisi içindeki yerinin belirlenmesi hedefler arasındadır.

Bu çalışmayla bölgede yok olma sürecine giren farklı yapı türlerine ait halk mimarisi yapım teknikleri, plan elemanları, plan türleri, kullanım şekilleri gibi benzeri açılardan geleneksel mimari nitelikleri ortaya konulmuş olacaktır.

Kocaeli kentinde, mimari eserlerin anıtsal nitelikte olduğu ve dönemin özelliklerine kaynaklık ettiği görülmektedir. Kandıra da Kocaeli’nin bir İlçesi olarak, tarihi kalıntılar açısından oldukça zengin bir yerleşmedir. Özgün yapısının bozulmaması nedeniyle de incelenmesi gereken önemli bir yerleşmedir.

Son yıllarda ülke genelinde olduğu gibi Kandıra ve çevresinden de köyden kente hızlı göçler yaşanmaktadır. Köylerdeki geleneksel konutlar da terk edilmektedir. Buna bağlı olarak Kandıra’da halk mimarisi örnekleri hızla yok olmaktadır. Bundan dolayı, halk mimarisinin bütün özellikleriyle tespit edilmesi, mevcut yapıların mimarlık tarihi ve kültürel bakımdan incelenmesi gereklidir.

1.2. Kandıra ve Çevresinin Tarihi ve Coğrafyası

Tarih:

Kandıra’ nın tarihi Prehistorik çağlara dayanmaktadır. Eski Mısır kaynaklarında İzmit ve çevresinin adından “Sit” diyarı olarak bahsedilmektedir1. Tarihi çağlar başladığında Friglerin (M.Ö.725-695) bu bölgeye geldikleri bilinmektedir. Daha sonra Yunanlı kolonistlerin (M.Ö. 1200-328) İzmit ve çevresinde yerleştiği görülmektedir. Helenistik dönemde Bithynialı Nicomedes İzmit’i yeniden kurarak başkent yapmıştır. Roma döneminde M.Ö. 74, M.S. 387 İzmit’in çok önemli bir Roma şehri olduğu bilinmektedir.

Roma İmparatorluğu’ nun 395 yılında ikiye ayrılması ile İzmit Doğu Roma (Bizans) sınırları içerisinde kalmıştır. Kandıra ve çevresi 1327 yılında Orhan Gazi’nin komutanlarından Akçakoca Bey tarafından fethedilmiştir. Akçakoca’nın mezarı “Baba Tepesi’ nde” yer almaktadır. Osmanlı dönemine ait, şehir hakkında çok sayıda kaynak

1

(11)

3

bulunmaktadır. Nahiye ve Kaza merkezi olarak kullanılmıştır. Kaza merkezi olarak bir ara Üsküdar’ a bağlı olduğu bilinmektedir. 17. yüzyılda Kocaeli Kaptanpaşa eyaletine bağlı olduğundan Kandıra da oraya bağlı durumdaydı. 1868’ de Kandıra belediyesi kurulmuştur.

Kandıra isminin nereden geldiği sorgulandığında ise şu neticelere varılmaktadır: Orhan Gazi zamanında Kandıra fethedildikten sonra Kandırı, Kandıra şeklinde tarihi belgelerde geçmektedir. Halk arasındaki rivayete göre fetih sırasında çok kanlar dökülüp derelerin de kan rengini aldığını, adına da bu sebeple Kandere dendiği belirtilir. Kandıra isminin de Kandere isminden geldiği söylenir. Fransız araştırmacı Vital Cuinet de 1894’te La Turquie d’Asie eserinde, Kandere ismini kullanmıştır.2

Coğrafya:

Türkiye coğrafyası bölgelere göre farklılıklar göstermektedir. Kültürel bakımdan çeşitliliğin gözlendiği bölgemiz ise nüfusun en fazla olduğu Marmara Bölgesi’dir.

Marmara Bölgesi, gerek sanayileşme ve gerekse insanların tabiata verdiği zararlarla geleneksel, kültürel niteliklerini yitirme noktasına gelmiştir. Modern çağın uygulamalarına göre ve ihtiyaçlar dahilinde mimari şekil almaya başlamıştır. Zamanla yöresel kimliğe ait değerlerin şehirlerde kalmadığı gerçeği ile yüz yüze gelinmiştir. Geleneksel mimarinin korunabildiği yerler ise kırsal kesimlerle köy ve kasabalar olmuştur. Kandıra, Kocaeli’nin diğer ilçelerine nazaran kırsal mimarinin korunabildiği yerdir. Kandıra’ da kıyı turizminin etkin olması, az da olsa sanayileşmenin önüne geçilmesinde etkili olmuştur. Geleneksel dokunun da bu sebeplerle çok bozulmadığı gözlemlenebilir.

Coğrafyamızın farklı bölgelerinde kullanılan malzemede de farklılıklar görülmektedir. Büyükşehirlerden ilçelere, ilçelerden kasaba ve köylere doğru gidildikçe bu farklılıklar yeni bir boyut kazanır. En küçük yerleşim birimi olan köyler bile bu anlamda birbirleri içerisinde farklılıklar gösterebilmektedir. Kandıra ilçe merkezine yakın köyler mimaride daha gelişmiş malzeme kullanmaktadırlar. Merkeze uzak ve dağlık kesimlerdeki köylerde ise malzeme doğal yollarla elde edilmiştir. Malzemenin yanı sıra bu durumun plan tiplerine de yansıdığı görülebilmektedir.

2

Çetin, A., “Osmanlı Döneminde Kandıra Tarihine Toplu Bir Bakış”, Kandıra Sempozyumu ve Kurultayı, Kandıra, 2004, s.44.

(12)

4

Halk mimarisinde belli bir form veyahut plan tipi yoktur. Benzer plan tipleriyle yapılmış yapıların olması da o köyün ekonomik açıdan geliştiğini gösterebilir. 3

1.3.Konu İle İlgili Kaynaklar

Kandıra’da halk mimarisiyle ilgili bir çalışma yapılmamıştır. İlçeyle ilgili yapılan çalışmalar, İlkçağ ve Osmanlı Dönemi yapılarını tanıtmaya yönelik çalışmalardır. Çalışmada birincil derecede konuyla ilgili kaynak bulunmadığı için literatürde değerlendirilmemiştir. Bununla birlikte bölgeyle ilişkili yapılan bazı ikincil kaynaklarda bölge mimarisine kısa atıflar bulunmuştur.

Kafesçioğlu, R.,Kuzey-Batı Anadolu’da Ahşap Ev Yapıları, İstanbul, 1955.

Ruhi Kafesçioğlu’ nun 1954 yılındaki doçentlik çalışması olan bu çalışma konumuzun ana kaynaklarından birisidir. 1955 yılında İstanbul’da basılmıştır.

Çalışmada çeşitli şehirlerden ve ilçelerden seçilmiş 11 ahşap ev yapısı incelemeye alınmıştır. Yapıların rölöveleri ve tanımlarına yer verilmiştir. Yapılardan birisinin de Kandıra Kayıplar köyünden ele alındığı görülür. Rölövesinden de anlaşıldığı üzere çantı tekniğinde bir odası bulunan basit yapıdaki bir evdir. Evin çantı odası etrafında ahşap hayat-sofa vardır. Bizim de incelediğimiz evlerde bu hayat kısmına rastlanmıştır.

Temel yapıları, duvar yapıları ve çeşitleri, özellikle ahşap yığma duvar teknikleri, ahşap iskelet yapısı, çıkma tipleri, ahşap iskeletin dolgu malzemesi ve kaplaması, çatı sistemi, çatı örtüleri hakkında oldukça detaylı veriler sunmaktadır. Özellikle çizimlerle desteklenerek her yönden yapıların incelemeye alındığı gözlenir.

Ahşap iskeletin dolgusu olarak ince dal örgünün kullanılmasından da bahsetmektedir. Bu dal örgü tekniğini Kandıra köylerindeki evlerde de görmek mümkündür.

Bu çalışmada diğer kırsal mimari yapılarına yer verilmeden sadece evler üzerinde durulduğu görülür. Diğer yapılarda ele alınmış olsaydı, o dönem ayakta kalmış kırsal mimari yapılarını bugün en azından yazılı kaynaklar üzerinden de olsa inceleme şansına kavuşabilirdik.

3

Sezgin, Haluk, “Vernaküler Mimari ve Günümüz Koşullarındaki Durumu”, Mimarlık, Sayı:201 (84/3-4), Ankara, 1984, s.45.

(13)

5

Ayverdi, E.H.,İstanbul Mi’mârî Çağının Menşe’i Osmanlı Mi’mârîsinin İlk Devri

630-805 (1230-1402), Cilt:I, İstanbul, 1966.

Ekrem Hakkı Ayverdi, Osmanlı Mimarisinin ilk dönemlerinden bahsederken Kandıra ve çevresine de yer vermiştir. Yöremiz yapıları üzerinde dururken özellikle çantı camilerin varlığından söz eder.

Çantı camilerin özellikle Erken Osmanlı Mimarisine öncülük edecek nitelikte olduğundan bahseder ve bu yapıların bazılarını rölöveleriyle birlikte eserinde sunar.

Ayverdi bu camilerin genel özellikleri hakkında şunları belirtir:

Hiç birinde harçlı taş duvar temel bulunmaz. Genelde büyük taşlara oturtulmuş ya da toprak üzerine yerleştirilmişlerdir. Camilerin duvarları yaklaşık 10 cm. kalınlığında, 10 m kadar boydaki 20-30 cm’ lik meşe kütüğünden yapılmışlardır. Plan bakımından orta sahan ve orta sundurma ortak özellikleridir. Hepsinde mutlaka bir iç mahfile rastlanmaktadır.

Çatıları iri ağaçlardan yapılmıştır. Günümüzde kiremit ile kaplanan camilerin o gün ne ile kaplı oldukları bilinmemektedir. Cuma camileri olduklarından hepsi minberlidir. Minber kapılarında taç ve oymalar bulunur.

Celal, T.,Orta Karadeniz Bölgesi Sahil Kesiminde Geleneksel Mimari, İstanbul, 2008.

Yazar, Ordu ile Sinop arasında, sahil ve kısmen iç kesimlerdeki halk mimarisi örneklerini tanıtmaktadır. Önce bölgenin arkeolojisinden, kazılardan ve ortaya çıkan mimari buluntulardan söz etmektedir.

Bölgedeki kaleler, evler, samanlıklar, ahırlar, serender, fırın ve değirmenlerden örnekler vermektedir. Ayrıca bazı yapı elemanları ve tekniklerini ele alınmaktadır.

1.4.Araştırma Yöntemi

Kandıra’nın kırsal mimarisiyle ilgili herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığı araştırıldı. Bu araştırma sonucunda Kandıra’ya ait pek fazla araştırmaya rastlanmamıştır. Bu sebeple ve anne tarafından Kandıralı olmamız göz önünde bulundurularak Kandıra halk mimarisinin ele alınmasına karar verilmiştir. Ancak incelediğimiz evlerin yetersiz sayıda olması sebebi ile camiler araştırmaya dahil edilmiştir. Camileri ele alışımızın bir başka amacı da çok harap durumda olan iki örneğin Tatarahmet Köyü Camii ve Piroğlu Köyü Camii’nin

(14)

6

kısa bir süre sonra yok olacağıdır. Bu sebeple yapıların belgelenmesi yoluna gidilmiştir. Ayrıca camiler tezin değerlendirme bölümünde ele alınmamıştır.

Araştırmanın konusu belirlendikten sonra, öncelikle çalışma planı belirlenerek bu plana uyulmaya çalışılmıştır. Yazılı kaynak taraması yapılmış ve kırsal mimari üzerine olan kısımlar detaylı şekilde incelenmiştir. Kaynaklardan elde edilen veriler bilgi fişlerine not edilmiştir.

Araştırma kapsamında halk mimarisi ile ilişkili bilgi verecek arşiv kaynakları (Başbakanlık, Osmanlı Arşivi, Tapu Tahrir Defteri, Şeriye Sicili gibi) kullanılmamıştır. Araştırma arazide gerçekleştirilen gözlem ve ölçme tekniğine dayalı olarak şekillendirilmiştir. Gözlem yaparken kolay ulaşabileceğimiz ve rahatlıkla inceleme yapılabilecek köylerden yapılar seçilmiştir. Kandıra’nın 91 köyü bulunmaktadır. Araştırma için Kandıra’ nın köylerinden kaynaklarda adı geçen 15 köy seçilmiştir. Bu köylerin seçiminde aynı zamanda köylerin özgün doku koruma nitelikleri ön planda tutulmuştur. Toplamda 15 köyden en az bir yapı olmak üzere 37 yapı ele alınmıştır. 15 köyden bazıları Kandıra merkeze yakın kesimlerde yer alırken bazıları Kandıra’nın uç kısımlarında bulunmaktadır. Örnek seçiminde yapı malzemesi, mekân tasarımı bakımından özgün örnekler seçilmiştir.

İkinci aşamada, yüzey araştırmamızı tamamlamak üzere gerekli tüm malzeme ve teknik eleman ile köylere gidilmiştir. Lazer metre ve şerit metre yardımıyla yapıların ölçüleri alınmış, krokileri hazırlanmıştır. Krokilere bakılarak yapıların rölöveleri çizilmiştir.

Bilgi fişleri, çekilen fotoğraflar, rölöveler ile birlikte yapılar her yönden ele alınarak tanımları yapılmıştır. Tek tek incelenip ele alınan yapılar belli bir plan esas alınarak düzenlenmiş bilgisayarda yazım aşamasına geçilmiştir. Evlerin ayrıntılı tanımı yapılırken, genel tanım, strüktür, cephe, zemin kat, 1. Kat mekân tanımları yapılmış, en son tarihlendirmeye yer verilmiştir. Araştırma sırasında derlenen bazı mimarlık terimleri sonuç bölümünden sonra sözlük kısmına konulmuştur.

Tez içerisinde incelenen yapılar şu başlıklara göre incelenmiştir. Adres bilgileri, yapının konumu, yapı malzemesi, yapım tekniği, teknolojisi, planı oluşturan elemanlar ve mekanlar, son olarak ise eğer süsleme varsa süslemeleri incelenmiştir. Tezin yapıların içerisindeki son kısımda tarihi biliniyorsa tarihi verilmiş, bilinmiyorsa kısa bir tarihlendirme denemesi yapılmıştır. Yapılar tez içerisinde yapı türlerine göre gruplandırılmış, sıralaması ise eskiden yeniye doğru oluşturulmuştur.

(15)

7

Kandıra’da Halk Mimarisi adlı çalışmamız üç ana kısımdan oluşur. Ön sayfalar/özel sayfalar, proje metni ve kaynakça bu üç ana bölümü meydana getirir.

Proje metni kısmında yer alan ilk bölüm olan Giriş bölümü, konunun tanımı, sınırları ve önemi, Kandıra ve çevresinin tarihi, coğrafyası, araştırma yöntemi olarak üç alt başlıkta ele alınmıştır.

İkinci olarak kaynak araştırması bölümünde konuyla ilgili olan birkaç kaynağın içeriği hakkında bilgiler verilir.

Üçüncü bölümde materyal ve metot ele alınarak Kandıra’da halk mimarisinin örnekleri hakkında bilgiler verilmiş, değerlendirmeleri yapılmıştır. Bu örnekler evler, camiler, çeşmeler, fırınlar, samanlıklar, mısır çitleri, değirmenler, kuyular, çamaşırhane, okul ve su bendi olarak ayrı alt başlıklar halinde gruplanarak bahsedilmiştir.

Dördüncü bölümde araştırma sonuçlarından bahsedilirken alt başlıklar halinde malzeme ve teknik, yapı elemanları ve plan tipleri, süsleme olarak değerlendirilmiştir.

Beşinci kısım olan tartışma bölümünde yapıların diğer bölgelerdeki halk mimarisi örnekleriyle karşılaştırması yapılmıştır.

Altıncı bölümü sonuç ve öneriler oluşturur. Burada Kandıra halk mimarisi hakkında genel bir değerlendirme yapılarak belirtilen temel bilgi ve bulgular üzerinde durulmuştur. Geleneksel mimarimizi korumak adına yapılması gerekenler ve öneriler aktarılmaya çalışılmıştır.

Yedinci olarak kaynakça belirtilmiş yazar soyad ve yayın yılına göre düzenlenmiştir. Son olarak çizimler, fotoğraflar dijital ortama aktarılmış, bilgisayarda hazırlanan metne uygun biçimde eklenmiştir.

(16)

8

2. KANDIRA HALK MİMARİSİNDEN ÖRNEKLER 2.1.EVLER

2.1.1.TATARAHMET KÖYÜ HAMZA AYYILDIZ’IN EVİ

Çizim No: 1 Fotoğraf No: 1-6

Ev, Tatarahmet Köyü’ nün merkezinde 94 numarada yer alır İki katlı, çantı ve bağdadi tekniğinde yapılmış bir köy evidir.

Yapı meyilli bir arazide kurulmuştur. Dikdörtgen planlı olan yapı kuzey-güney doğrultusunda konumlandırılmıştır. Evin cephesi batıya yöneliktir. Yörede çoğunlukla gördüğümüz üç oda bir hayattan meydana gelen planda yapılmıştır. İki katlı evin zemin katı ahır ve ambar birinci katı ise yaşama alanı olarak kullanılmaktadır.

Taş temel üzerine inşa olunan duvarlar zemin katta sadece kuzeybatı kısımda yer alır. Zemin katın diğer taşıyıcı duvarları ahşap iskelet sistemi arasında kalan boşlukların dal örgü sistemiyle doldurulması, ardından sıvanması suretiyle yapılmıştır. Kuzey, güney ve güneybatı kısımda kalan duvarların çamur sıvası üzerine ayrıca ahşap kaplama uygulanmıştır.

Malzeme olarak; ahşap, ağaç dalları, taş, kiremit, sıva olarak çamur; ekleme yapılan yerlerde ise çimento harç kullanılmıştır. Evin duvar dolgusunda kullanılan ağaç dalları meşe ağaçlarındandır.

Evde, ahşap çantı odada; kurtboğazı geçme yöntemi4, duvarlarda dal örgü tekniği, süsleme olarak kazıma tekniği, örtü sisteminde de dört omuz tekniği kullanılmıştır.

Evde bölme duvarları, zemin katta; bazı kısımlarda kerestelerle kurtboğazı geçme tekniğinde5 yapılmış ahşap yığma duvar, bazı kısımlarda ise ahşap iskelet yapısı boşluklarına kerpiç dolgu duvar uygulanmıştır. Tam bölümlerinde, ahşap kaplama yapılmış bölme duvarlarına rastlanmaktadır. Aynı zamanda germelerin de bölme duvar olarak kullanıldığı görülmektedir.

Evin birinci katında bölme duvarlara baktığımızda, çantı oda kurtboğazı geçme tekniğinde duvarlardan oluşmuştur. Güney ve kuzey cephede yer alan odaların bölme duvarları ahşap iskelet yapısı boşluklarına dal örgü tekniği ile dolgu yapılmasından meydana

4

Tuna, C., Orta Karadeniz Bölgesi Sahil Kesiminde Geleneksel Mimari, İstanbul, 2008, s.131.

5

(17)

9

gelir. Dolgunun üzerine önce çamur sıva, sonra çimento sıva uygulanmıştır. En son üzeri kireçle boyanmıştır. Helâların bölme duvarları; bazı kısımlarda kurtboğazı geçme tekniğinde yığma duvar, bazı kısımlarda da ahşap kaplama olarak meydana getirilmiştir.

Evin örtü sistemi, dört omuz6 çatı biçiminde uygulanmıştır. Kirişlemelerin üzerinden çatı meyilinin olduğu kısımlarda dikmelerle desteklenmiştir. Aşık üzerine 10x10 cm. ölçülerinde mertekler 45o eğim sağlanarak sıralanmıştır. Mertekler üzerine yaklaşık 20 cm. genişliğinde yatay dizilmiş ahşap malzeme vardır. Mertekler dört köşeden göğüsleme yapılarak desteklenmiştir. Bazı odaların tavan kaplaması bulunduğu için bu elemanlardan bazılarını görmek mümkün değildir.

Çatının merteklerinin üzerine kiremit altı tahtaları yerleştirilmiş ve Marsilya (alaturka) kiremitle örtülmüştür. Çatı, tepe mahyası ve dikmelerle ortadan kuvvetlendirilmiştir. Evin iki bacası bulunmaktadır. Çantı odada yer alan ocağın bacası taştan örülmüş olup kare biçimindedir. Üzerine alaturka kiremitten bir örtü yapılmıştır. Diğer baca ise güneybatıda yer alan odanın bacasıdır. Baca daha sonradan onarım gördüğü için özgün kalamamıştır. İnce, uzun bir yapıda olan bacanın üzeri çimento sıva ile sıvanmıştır.

Evin zemin kata giriş kapısı batı cephede bulunmaktadır. Zemin kat; ahır ve muhtelif eşyaların muhafaza edildiği yardımcı hizmet alanı, depo olarak kullanılmaktadır. Ancak ahır bölümlerinin kullanımı zamanla bırakılmış, bu bölümler depo olarak işlev kazanmıştır.

Zemin katta cephe duvarlarına ve bölme duvarların bazı kısımlarına eşya asmak için gegekler yapılmıştır.

Büyükbaş hayvanlar için ahır ortasındaki geniş alan kullanılmaktadır. Burada 10 cm yükseklikteki yassı kaba yonu taşlar üzerine konumlanmış ahşap iki direk yer almaktadır. Bunlar ortada yer alan taşıyıcı direklerdir. Bu geniş orta kısımda germelerle çevrilmiş bir alan oluşturulmuştur. Oluşturulan bu küçük alan buzağı gibi yeni doğmuş hayvanlar için ayrılmıştır. Ayrıca bu alanda güneydeki hayvan giriş kapısının batısındaki duvar boyunca ahşap yemlik bulunmaktadır.

Güneybatı köşede bulunan tam bölümü vardır. Bunların bölme duvarları kerestelerle kurtboğazı geçme tekniğinde yapılmıştır. Diğer duvarları ise ahşap iskelet boşluklarının dal örgü tekniği ve çamur sıva ile doldurulmasıyla meydana gelmiştir. Tamın doğu ve batı

6

(18)

10

duvarında ahşap yemlikler duvar boyunca uzanmıştır. Tamın kapısı kuzeydoğu köşesinde bulunmaktadır.

Ahır elektrik tesisatına bağlı lambalarla aydınlatılmaktadır.

Zemin kattan ahşap bir merdiven ile esas yaşama alanı olan birinci kata çıkılmaktadır. Ahşap merdivenin bulunduğu taşlığa kuzeyden açılan bir kapıyla girilmektedir.

Ev’in 1. katı, kareye yakın biçimde olup, üç oda bir hayattan oluşan bir plana sahiptir. Çantı oda ve diğer odalarla çevrelenmiş geniş orta mekân hayat olarak belirlenmiştir.

Hayat; mutfak tezgahı, lavabo, gusülhane ve tuvaletlerin bulunduğu galeri kısımlarından oluşmaktadır. Hayatın doğu cephesinde mutfak tezgâhı ve mutfak bölümü bulunmaktadır. Uzun bir tezgah ve tezgahın altında kap-kacak koyulan alandan meydana gelmiştir.

Odalardan biri güneybatı köşede yer alırken diğer bir oda kuzeybatı köşede bulunmaktadır. Çantı oda ise kuzey cephenin ortasına gelecek şekilde konumlanmıştır.

Hayatta, kuzeybatı ve güneybatı köşelerde bulunan odalar arasında eyvan bulunur. Bu eyvan tam olarak evin esas giriş kapısı üzerine denk gelmektedir.

Hayatta; batı cephede bir küçük ahşap kanatlı pencere, güney cephede üç giyotin(sürgülü) pencere, mutfak bölümünün bulunduğu kısımda bir küçük pencere olmak üzere toplamda beş pencere yer almaktadır. Hayatın tavanlanmadığı gözlenmektedir.

Hayatın güneybatı ve kuzeybatı kısmında bir de hayatın kuzeyindeki çantı oda olmakla birlikte birer oda yer almaktadır.

Hayatın kuzeydoğu, kuzey cephesinde tuvaletlerin bulunduğu galeri bulunur. Doğu cephesine mutfak tezgâhı ve mutfak malzemeleri konulmuştur. Doğu kısmında mutfak tezgâhının bulunduğu kısım üst örtüsü içten tavanlanmamıştır ve doğuya doğru bir meyil söz konusudur. Mutfağın yer aldığı kesimde çatının destek direkleri de gözlenmektedir. Mutfak hayatın bir bölümü olarak yer almaktadır.

Hayatın çantı odanın iki kenarını çevreleyen galeri, tuvaletlerin bulunduğu ve çamaşır yıkamak için malzemelerin yer aldığı bölüm olarak kullanılmaktadır. Çantı odanın kuzey duvarı ile doğu duvarı etrafında bulunmaktadır. Galeri de bulunan tuvaletler ahşap

(19)

11

duvarlardan oluşmaktadır. Çantı odanın kuzey kısmında kalan galeri ise gusülhane için ayrılmıştır.

Hayatta çatıyı taşıyan direkler gözlenebilmektedir. Bu direklerin taşıyıcılığının yetersiz görülmesiyle yanlarına başka direkler eklenmiştir. Sonradan eklenen direklerde süslemeye rastlanmamaktadır. Orijinal direklerde, yaklaşık 40 cm kadar bir yastık bulunmaktadır. Hayat güney cephedeki pencerelerle aydınlatılmaktadır.

Çantı oda: Hayatın kuzey kısmında, doğusu ve kuzeyi galeri ile çevrili çantı oda yer almaktadır. Oda işlevini korumaktadır. Çantı odanın duvarları kerestelerden kurtboğazı geçme tekniğinde7 yapılmıştır. Odaya güney duvardaki bir kapıyla giriş sağlanmaktadır. Odanın güney duvarında ocak ve dolaplar bulunur. Kuzey duvar dibinde sandıklar dizilidir. Batı duvarında da dolaplar görülmektedir. Odanın batı ve doğu duvarlarını sergen çevrelemektedir. Çantı odanın tavanında baca denilen ve aydınlanmak için kullanılan yaklaşık 15 cm. çapında pencereler bulunur. Bu daire biçimindeki pencerelerden iki tane vardır. Pencereler tamamen camdır ve açılıp kapanamamaktadır. Ayrıca ocağın yaşmağının hemen üst kısmında tuğla bacanın üzerinde küçük üçgen bir pencere bulunmaktadır. Bu üçgen pencerenin ne amaçla yapıldığı hakkında herhangi bir bilgi edinilememiştir.

Çantı odanın ocağının sağında ve solunda da dolaplar bulunmaktadır. Sağında ve solunda üçerli takçagözler yer alır. Takçagözlerin her birinin etrafı bir sıra silme ile çerçevelenmiştir. Takçagözlerin de yanına bitişik olarak kapaklı dolaplar yapılmıştır. Bu dolap kapaklarının etrafı bir sıra silmeyle çevrelenmiştir. Odanın batı duvarında kap kacak ve mutfak malzemelerinin koyulduğu raflı bir dolap vardır. Altı raf ikişerli olarak yukarıdan aşağıya sıralıdır. En altta ise sini ve tepsiler için geniş bir raf yer alır. Rafların sağ yanında kapaklı iki dolap bulunmaktadır.

Odada sergenlerinin ensiz kenarlarına kazıma yöntemiyle, münavebeli biçimde, stilize baklava motiflerinden süsleme uygulanmıştır. Sergenin süslemelerinde belli bir düzen olmamakla birlikte çizgiler ve çapraz çizgiler ile oluşturulmuştur. Benzer süslemeler çatı kirişlemeleri, tepe mahyası üzerinde de bulunmaktadır. Buradaki süslemeler biraz daha geliştirilmiş durumdadır.

Evin kuzeybatısında bir oda yer almaktadır. Odaya güney duvarından bir kapı ile giriş sağlanmaktadır. Kapının üzerinde birer sıra silme ile çevrelenmiş iki pano yer almaktadır.

7

(20)

12

Odanın duvarlarında ahşap iskelet sisteminin ahşap dikmeleri arasına dal örgü uygulanmıştır. Dal örgü üzerine çamur sıva yapılmıştır. Çamur sıvanın zaman içinde çimento sıva ve modern boyalar ile boyandığı gözlenmiştir. Odanın tek bir penceresi mevcuttur. Pencere odanın batı duvarında bulunmakla birlikte ahşap çerçeveli modern penceredir. Odada, kuzey duvarda daha önce sandıklık veyahut yüklük olabileceğini düşündüren geniş bir niş bulunmaktadır. Niş dediğimiz kısmın yanında daha az genişliğe sahip bir bölüm daha vardır. Burası bir perde ile kapatılmıştır. Nişlerin ahşap tavan pervazlarına eğri kesim tekniğiyle S ve C kıvrımları verilerek yalın süslemeler meydana getirilmiştir. Odanın doğu duvarında bir kapı daha yer almaktadır. Buradaki kapıya da iki pano ile hareket kazandırıldığı gözlenebilmektedir. Bu kapı ile çantı odanın kuzeyinde yer alan galeri kısmına geçiş yapılmaktadır. Böylece odada yaşayan kişilerin gusülhane ve helaya daha kolay ulaşabilmeleri sağlanabilmektedir. Odanın tavanının beton döşeme olduğu görülmektedir.

Güneybatıda bulunan odaya doğu duvarından açılmış bir kapıyla girilmektedir. Odanın kapısı orijinal değildir. Üçte birinin cam olduğu modern, ahşap bir kapıdır. Odada orijinalliği korunmuş olan pencereler ve tavan döşemesidir.

Güneybatıda yer alan odada ocak ve dolaplara da rastlanmamaktadır.

Oda güney ve batı duvarında birer giyotin pencere ile aydınlatılmaktadır. Odanın ahşap malzemeyle tavanlandığı görülmektedir. Tavan pervazı güney duvarında yaklaşık 20 cm. kadardır. Diğer duvarlarında pervazın yaklaşık 15 cm. olduğu gözlemlenebilmektedir. Tavan döşemesi, birbirine paralel dizilmiş 5 cm. lik ahşap çıtaların, 10 cm. aralıklarla ahşap zemin üzerine çakılması suretiyle meydana getirilmiştir.

Süslemeler genel olarak çatı kirişlemeleri ve tepe mahyasında, taşıyıcılarda, sergenlerde, dolaplar ve kapılarda gözlenmektedir. Çoğunlukla, geometrik motiflerle basit süslemelere yer verilmiştir. Süslemelerde kazıma tekniği, yontma ve çakma teknikleri uygulanmıştır.

Ev, ahşap iskelet boşluklarının dal örgü sistemiyle oluşturulması ve zemin katta yer yer dal örgü sistemi üzerine ahşap kaplama uygulanmasıyla oluşan özgün bir örnektir. Tatarahmet Köyü’nün en eski evi olarak bilinen yapıya, belli dönemlerde çeşitli ilaveler yapılmış olup 18. yüzyılın ortalarına tarihlendirilebilir.

(21)

13 2.1.2.ŞABANLAR KÖYÜ AYHAN’IN EVİ

Çizim No: 2 Fotoğraf No: 7-10

Ev, Şabanlar Köyünün merkezinde 35 numarada yer alır.

İki katlı ev, üç oda ve bir hayattan meydana gelmektedir. Açık sofalı eyvansız plan8 tipinde, zemin kat ve birinci katta ahşap iskelet boşluklarının tuğla malzemeyle doldurulduğu, üzerine de yer yer ahşap kaplama yapıldığı görülen terk edilmiş bir köy evidir.

Dikdörtgen planlı olan yapı doğu-batı doğrultusunda konumlandırılmıştır. Evin cephesi güneye yöneliktir.

Evin avlusu etrafı batı cepheden modern tel örgü çit ile sınırlanmıştır.

Evin esas strüktürü, ahşap iskelet yapısı ile oluşturulmuştur. Zemin katta, ahşap iskelet yapısının boşluklarına tuğla malzeme ile dolgu yapılmıştır. Zemin kattaki bölümlere güney cephede yer alan iki kapı ile giriş yapılmaktadır. Zemin kat, ahır ve muhtelif eşyaların depolandığı yardımcı hizmet alanlarından oluşmaktadır. Evin esas girişi güney cephe duvarına açılmış tak kanatlı ahşap bir kapı ile sağlanmaktadır.

Malzeme olarak; ahşap, tuğla, çamur, kiremit kullanılmıştır.

Evde, süslemede çakma yöntemi, ahşap oyma tekniği; örtü sisteminde de dört omuz9 tekniği kullanılmıştır.

Zemin katta 50 cm. kadar kaba yonu taştan meydana getirilmiş subasman bulunmaktadır. Zemin katın beden duvarları, ahşap iskelet yapısını oluşturan payanda ve dikmelerin boşluklarına tuğla malzemeyle dolgu yapılarak oluşturulmuştur. Tuğlaların arasına çamur ile harç yapılmıştır. Düzgün ahşap malzemelerin üst üste dizilerek çakılması ile zemin katın bölme duvarları meydana getirilmiştir.

Birinci katın duvarlarında, ahşap iskelet yapısının boşluklarına yatay biçimde dizilmiş tuğlalar dolgu malzemesi olarak kullanılmıştır. Sadece kuzey cephede, birinci katın üçte ikilik bölümüne tuğla dolgu üzerine ahşap kaplama uygulanmıştır.

8

Sözen, M.-Tanyeli, U., Sanat Kavram ve Terimleri Sözlüğü, İstanbul, 2005, s.287.

9

(22)

14

Evin içinden duvarlara, tüm odalarda, tuğla malzeme üzerine çamur sıva uygulanmıştır. Daha sonra da kireçle boyanmıştır. Tuğla malzemeler arasında harç olarak da çamur kullanılmıştır. Hayatın duvarlarının ise tuğla dolgu malzeme üzerine çamur sıva yapılmaksızın kireç ile boyandığı görülmektedir.

Evin birinci kat beden duvarlarında; kuzey cephede birinci katta ahşap pencere kanadından oluşan camı bulunmayan bir pencere, güney cephede zemin katta camsız küçük bir ahır penceresi, birinci katta 2 büyük boyutta ahşap çerçeveli pencere ve bir de giyotin (sürgülü) pencere, doğu cephede zemin katta camsız bir ahır penceresi ve birinci katında bir ahşap giyotin pencere, camsız bir tuvalet penceresiyle küçük bir mutfak penceresi, batı cephede zemin katta küçük camsız bir ahır penceresi, birinci katta bir ahşap giyotin pencere ile bir büyük boyutta ahşap çerçeveli pencere yer alır.

Zemin katta bölme duvarlar düzgün kereste parçalarından yapılmıştır. Zemin katta ahşap iskelet yapısı ile oluşturulmuştur. Yatay biçimdeki keresteler ahşap iskeleti oluşturan direk ve payandalar üzerine çakılmışlardır. Zemin katta direkler taşıyıcı unsurlardandır.

Evin örtü sistemi, dört omuz10 çatı biçiminde uygulanmıştır. Kirişlemelerin üzerinden çatı meyilinin olduğu kısımlarda dikmelerle desteklenmiştir. Aşık üzerine 10x10 cm. ölçülerinde mertekler 45o eğim sağlanarak sıralanmıştır. Mertekler üzerine yaklaşık 20 cm. genişliğinde yatay dizilmiş ahşap malzeme vardır. Mertekler dört köşeden göğüsleme yapılarak desteklenmiştir. Buradaki göğüsleme yapan tahtaya yörede “Maha”11 denilmektedir. Fakat ev içten ahşap tavan kaplama yapıldığı için bu göğüslemeleri görmek mümkün değildir. Bunu yalnızca tavan kaplama yapılmamış olan hayatta görebilmek mümkündür. Çatının merteklerinin üzerine kiremit altı tahtaları yerleştirilmiş ve Marsilya (alaturka) kiremitle örtülmüştür. Çatı, tepe mahyası ve dikmelerle ortadan kuvvetlendirilmiştir. Tepe mahyasına da yörede “Baba”12 denilmektedir. Evin bir bacası bulunmaktadır. Tuğladan örülmüş bir kareyi andıran baca gözlemlenebilmektedir. Bacanın üzeri yatay biçimde, büyük kare bir taş ile örtülmüştür.

Zemin kata güney cephede bulunan iki farklı kapıdan girilebilir. Zemin kat muhtelif eşyaların muhafaza edildiği yardımcı hizmet alanı ve ahır olarak kullanılmıştır. Güneydoğuya

10

Tuna, C., A.g.e., s.156.

11

*Tatarahmet Köyü Camii’nin eski imamı Ruhi Altıntaş’tan öğrenildiğine göre göğüsleme yapan tahtaya “Maha” denilmektedir.

12

*Tatarahmet Köyü Camii’nin eski imamı Ruhi Altıntaş’tan öğrenildiğine göre çatıyı taşıyan ortadaki esas dikmeye “Baba” denilmektedir.

(23)

15

yakın olan zemin kat kapısı tek kanatlı, ahşap, süslemesiz bir kapıdır. Güneybatı köşeye yakın konumlanmış diğer kapı üzerinde süslemeler bulunmaktadır. İki kare pano yan yana gelecek şekilde üzerinde sekiz pano yer almaktadır. Bu panolardan, en altta yer alanların ortasına baklava şekli verilmiş küçük ahşap parçalar çivi ile çakılmıştır. Ahşap baklava parçaların üzerine kazıma yöntemiyle iki sıra su yapılmıştır.

Muhtelif eşyaların muhafaza edildiği, ahşap kaplama duvarlarla ayrılmış bölüm zemin katın güneydoğusunda yer almaktadır. Zemin katın geri kalan bölümü depo amaçlı kullanılmıştır.

Zemin katın tavanı yaklaşık 20x20 ölçülerinde kalasların yatay dizilmesi ve bunların üzerine yaklaşık 15x15 ölçülerinde kalasa paralel tahtalar yerleştirilmektedir. Bunlarında üzerine döşeme yapılmaktadır. Döşeme dediğimiz kısım birinci katın tabanını oluşturur. Yatay dizilen kalaslara yörede “Özek”, üzerine paralel dizilen tahtalara da “Badra” denilmektedir.13

Birinci kata çıkmak için, evin güney cephesinin ortasında açılan ahşap kapıdan giriş yapılmaktadır. Bu ahşap, tek kanatlı, ana kapıya dikdörtgen şeklinde iki tabla ile hareket kazandırılmıştır. Kapıdan girildikten sonra dar bir taşlığa girilir. Taşlıktan on iki basamaklı ahşap merdivenle birinci kata çıkılmaktadır.

Birinci kata çıkıldığında geniş bir hayatla karşılaşılmaktadır. Odalar hayatın güneyine doğru konumlandırılmıştır. Sıcaklıktan daha fazla yararlanmak adına böyle yapılmış olduğunu düşünmekteyiz.

Hayatın güneydoğusunda bitişik hela yer almaktadır. Helaya kuzey duvarından bir kapı ile girilir. Burada bölme duvarlar tuğla üzerine çamur sıvalıdır.

Hayatın kuzeydoğu köşesinde doğu cephe duvarına bitişik küçük bir mutfak tezgahı yer almaktadır. Tezgâh taş malzemeden yapılmıştır. Tezgâhın altı kap-kacak koymak amacıyla kullanılmaktadır. Mutfak tezgâhının bitişik olduğu duvarda, tezgahın hemen üst kısmında küçük bir mutfak penceresi bulunur. Mutfak olarak kullanılan kısma yakın, kuzey cephe duvarına ahşap iki raflı bir terek konulmuştur.

13

(24)

16

Hayatın tavanlanmadığı evin esas örtüsü olan çatının hayatın üzerini örttüğü gözlemlenir. Bu sebeple çatının kirişleme, mertek, tepe mahyası, aşık gibi çatı elemanlarını görmemiz mümkündür.

Evin güneybatı köşesindeki odaya, odanın kuzey duvarından açılan ahşap bir kapıyla giriş yapılmaktadır. Kapının üzerine iki tabla oluşturularak hareket verilmek istenmiştir. Odaya girildiğinde, odanın doğu duvarında ocak, dolaplar ve sandıklık bölümleri yer almaktadır. Ocak ve dolapların oldukça tahrip olduğu görülmektedir. Ocak yaşmağı da bulunmamaktadır.

Odanın duvarları, tuğla duvar örgüsü üzerine çamur sıva ile sıvanmıştır. Daha sonra da kireçle boyanmıştır.

Odanın batı ve güney duvarında ahşap çerçeveli büyük birer penceresi bulunmaktadır. Odada herhangi bir süsleme unsuruna rastlanmamakla beraber, odanın kontrplakla tavanlandığı gözlenebilmektedir. Yaklaşık beş cm. olan çıtaların, kontrplak tavan üzerine yaklaşık on cm. aralıklarla, birbirine paralel şekilde çakılması suretiyle meydana getirilmiştir.

Hayatın batısındaki küçük odaya doğu duvarından açılmış bir kapıyla giriş yapılmaktadır. Bu ahşap kapı üzerine iki dikdörtgen tabla ile hareket kazandırılmıştır.

Dikdörtgen şeklindeki batı odada, pencerenin alt yüksekliğine kadar uzanan kare biçiminde ahşap bir dolap yer olmaktadır. Bu dolabın ne amaçla yapıldığı bilinmemekle birlikte ambar olabileceği üzerinde durabilmekteyiz. Bizi bu düşünceye sevk eden dolabın doğusunda bulunan bir açıklıktır.

Batı odanın duvarları tuğla dolgu malzeme üzerine çamur sıva yapılarak meydana getirilmiştir. Çamur sıva üzeri de kireç ile boyanmıştır.

Odanın dikdörtgen şeklinde sürgülü bir penceresi bulunmaktadır. Oda, kontrplak ile tavanlanmıştır. Kontrplak üzerine yaklaşık 20 cm. aralıklarla birbirine paralel olarak çakılmış çıtalardan oluşan basit bir tavan süslemesine sahiptir.

Hayatın güneydoğusunda yer alan odaya odanın kuzey duvarından açılan bir kapıyla giriş sağlanmaktadır. Kapının üzerine iki sıra su ile çevrili iki tabla yapılmıştır.

Odada ocak ve yerli dolaplar bulunmamaktadır. Oda duvarları tuğla duvar örgüsü olup üzerine çamur sıva uygulanmıştır. Daha sonra kireç ile boyanmıştır. Odanın güney ve doğu

(25)

17

duvarlarında birer dikdörtgen sürgülü(giyotin) pencere yer almaktadır. Odanın tavanı ahşap malzeme ile tavanlanmış ve orijinaldir. Ahşap tavan döşemesi üzerine yaklaşık 5x5 cm. çıtaların, yaklaşık 10 cm. aralıklarla birbirine paralel biçimde çakılması ile basit tavan süslemesi meydana getirilmiştir.

Evin hiçbir cephesinde çıkması bulunmaktadır.

Saçaklar, çatı ağaçlarının dışa doğru uzatılması ile elde edilmiştir ve alttan kaplamasızdır. Her cepheden yaklaşık 50 cm. kadar saçak görülmektedir.

Süslemeler daha çok dolaplar, tavanlar ve kapılarda gözlenmektedir. Genel olarak, silmelerden ve sulardan oluşan basit süslemelere yer verilmiştir. Süslemelerde çakma ve yontma yöntemi uygulanmıştır.

Ev, tuğlanın dolgu malzemesi olarak kullanıldığı örneklerden birisidir. Evin en özgün kısmı hayattır. Yörede daha çok ilçe merkezine yakın köylerde gördüğümüz plan tiplerine uygun bir planda inşa edilmiştir. Açık sofalı eyvansız plan14 tipinde, zemin kat ve birinci katta ahşap iskelet boşluklarının tuğla malzemeyle doldurulduğu, üzerine de yer yer ahşap kaplama yapıldığı görülen terk edilmiş bir köy evidir. 20. yy.’ ın başlarına tarihlenebilir.

2.1.3.TATARAHMET KÖYÜ HAMİT KARDEŞ’İN EVİ

Çizim No: 3

Fotoğraf No: 11-17

Ev Tatarahmet Köyü’nün merkezinde 42 numarada yer alır.

İki katlı yapı, ince dal örgü ile iskelet boşluklarının kapatılmasıyla oluşturulmuş bir köy evidir.

Ev kuzey-güney doğrultusunda konumlanmıştır. Evin cephesi doğuya, köy meydanına yöneliktir.

Ev yaklaşık 50 cm. yüksekliğine kadar taş temel üzerine inşa edilmiştir. Üst yapıda 35 cm. kalınlıkta taşıyıcı direkler vardır. Bu direklerin aralarında da ahşap payandalar meyilli olarak kullanılmıştır.

14

(26)

18

Evin esas strüktürü, ahşap iskelet yapısı ile oluşturulmuştur. Zemin kat ahır ve samanlık bölümlerinden oluşur. Zemin kat duvarları ahşap iskelet üzerine ahşap kaplamalıdır. Birinci kat esas yaşama alanı için kullanılmıştır. Birinci katta ahşap iskeletli, dal örgü duvarlar vardır. Bu duvarlarda dallar 2-3 cm. çapında olup ya olduğu gibi kullanılır ya da ortadan ikiye yararak kullanılırlar.15 Bu dal örgü üzerine de dıştan ve içten çamur sıva uygulanmıştır. Bugün dış cephelerde bu sıvanın yer yer dökülmüş olduğunu görebilmekteyiz. Dökülen çamur sıva altından dal örgü tekniğini görmek mümkündür. Evin hayatında ve helâları ayıran duvarlarda, dal örgü sisteminin üzerine çamur sıva yapılmadığı görülür.

Malzeme olarak; ahşap, ağaç dalları, taş, kiremit kullanılmıştır.

Dal örgü sistemi, oyma-kabartma teknikleri, süslemelerde de kazıma tekniğinin kullanıldığı gözlenmektedir.

Evin yerli dolapları, örtü sistemi, direkler, yer döşemesi, helâlar ahşap malzemedendir. Hatta lavabo teknesi de ahşaptan oyularak yapılmıştır.

Bölme duvarlarda da taşıyıcı duvarlarda olduğu gibi ince dal örgü üzerine çamur sıva yapılmıştır. Bazı kısımlarda dal örgü üzerine sıva yapılmadan bırakıldığı da görülür.

Evin çatısı, dört omuz dediğimiz konstrüksiyonda oluşturulmuştur. Aşık üzerine 5x10 cm. ölçülerinde mertekler 45o eğim sağlanarak sıralanmıştır. Mertekler dört köşeden göğüsleme yapılarak desteklenmiştir. Çatının merteklerinin üzerine kiremit altı tahtaları yerleştirilmiş ve Marsilya (alaturka) kiremitle örtülmüştür. Çatı, tepe mahyası ve dikmelerle ortadan kuvvetlendirilmiştir.

Zemin katta ahır kısmına girilmesi için ayrı bir kapı bulunmaktadır. Evin birinci katına çıkan kapı ile yan yana bulunur. Bu kapıdan girdiğimizde 50 cm. kadar taş temel üzerine ahşap kaplama duvar oluşturulmuştur. Zemin katın taşıyıcı duvarları 15x15 cm. ölçülerdeki direklerle ve ahşap kaplama ile sağlanmıştır.

Zemin kat, direkler üzerine yatay olarak montelenmiş ahşap kaplamalarla kapatılmıştır. Yalnızca güneybatı köşedeki “Tam” dal örgü üzerine kerpiç dolguyla oluşturulmuş duvarlara sahiptir. Ahıra bir de güneyden giriş yer alır. Güneydoğu köşedeki bölümde doğu ve güney duvarlar iki yemlikle şekillendirilmiştir. Güneyde 15x30 cm. olan açık bir pencere bulunur. Kuzeybatı köşede, ahşaptan yapılmış bir çit ile ayrılan samanlık

15

(27)

19

bölümü yer alır. Samanlık ile tam arasında kalan yere kereste yığınları konulmuştur. Kuzeydoğu köşeye içinde muhtelif eşyaların koyulduğu çuvallar yığılmıştır. Zemin katta batı cephenin güney köşesinde kalan kısmın bir bölümü açık bırakılmıştır. Dışarıdan bakıldığında duvarların olmadığı görülür. Ancak taşıyıcı direkleri görmek mümkündür. Tam ile yemliklerin bulunduğu diğer ahır bölümü, ayrıca kuzeyde kalan diğer mekanları bir çit yardımıyla birbirinden ayırmışlardır. Zemin katta taşıyıcı konumda olan münferit iki direk bulunmaktadır. Zemin kata ikinci giriş güneyden üç taş basamakla sağlanmaktadır. Bu girişin önünde küçük bir bahçe mevcuttur. Üstü açık bir kümes veyahut bir ahır da evin batı cephesi önünde yer almaktadır. Çitlerle çevrilmiştir.

Evin üst katına çıkmak için, zemin katta doğu cephenin ortasındaki kapıdan giriş yapılır. Bu kapı ile ayakkabıların koyulabileceği kadar dar bir alandan geçilir. Buradan merdivenle birinci kata çıkılır.

Evin kuzeydoğu kısmını kareye yakın plandaki hayat oluşturmaktadır. Hayat kuzey cephede iki, doğu cephede üç olmak üzere toplam beş pencere ile aydınlatılmaktadır. Buradaki pencereler sadece ahşap pencere kanatlarıyla kapatılmaktadır. Hayat ile merdiveni bölen duvar dal örgü üzerine, çamur sıva yapılmadan bırakılmıştır.

Kuzeybatı köşeye gusülhane ve hela yerleştirilip bir kapı vasıtasıyla kuzeybatıdaki odadan buraya giriş sağlanabilmektedir.

Kuzeybatıdaki bu odaya hayatın uzantısı olan bölümden giriş yapılır. Odanın güney duvarında ocak ve dolapların bulunduğu görülür. Ancak bugün oldukça harap durumdadır. Dolapların bulunduğu kısımlarda sadece ahşap iskelet kalmıştır. Ocak da tahrip olmuş vaziyettedir. Odanın iki penceresi kuzey cephesinde yer alır. Tavan kaplaması sökülmüş, dağılmış durumdadır. Odanın güneybatı köşesinde de yine kuzeybatıda olduğu gibi gusülhane ve hela bulunmaktadır. Yaklaşık 150 m. kadar genişliğe sahip olan bu kısım, güneybatıdaki odaya bir kapıyla bağlantılıdır.

Güneybatıda yer alan oda en iyi durumda olan odadır. Odaya kuzeye yönelik bir kapıdan girilmektedir. Odanın doğu duvarında yüklük ve çiçekliğin bulunduğu yerli dolaplar yer alır. Kapıdan girildiğinde sağdaki duvara ise ocak yerleştirilmiştir. Ocağın iki yanında dolaplar, ağzıaçıklar görülür.

Hela ve gusülhaneye açılan batı taraftaki duvarda, yerden başlayarak yarıya kadar duvarı kaplayan tahta kaplama mevcuttur. Duvar, 15 cm. genişlikte tahtaların yatay

(28)

20

dizilmesiyle meydana getirilmiştir. Duvarın yarısından sonrası bilindik dal örgü üzerine çamur sıva yapılarak oluşturulmuştur. Odanın güney cephedeki duvarında da aynı uygulama görülür. Yalnız buradaki duvarda iki de pencere yer alır.

Dolaplarında, çiçeklikte ve gusülhaneye açılan kapıda süslemelere yer verilmiştir. Dolap kapağı üzerinde iki tabla meydana getirilip içine kazıma tekniğinde baklava desenleri yapılmıştır. Ocağın ve dolapların üzerindeki sergenin hemen altında testere dişi diyebileceğimiz geometrik motif münavebeli biçimde bir bordür oluşturur. Gusülhaneye açılan kapı üzerinde de dolapta olduğu gibi üç adet pano görülmektedir. Bunların içlerine de aynı teknik ile aynı motif işlenmiştir. Odanın giriş kapısı üzerindeki süsleme de gusülhaneye açılan kapının süslemesinin aynısıdır.

Yüklük ve çiçekliğin bulunduğu yerde ise, çiçeklik üzerinde süsleme gözlenir. Üzerinde iki adet tabla üzerinde oluşturulmuş bölümler vardır. Bunların üstte olanı içinde kazıma tekniğiyle yapılmış baklava desenleri yer alırken, alttaki tabla içerisinde kazıma yöntemiyle yapılmış uzunlamasına çizgiler yer alır. Çiçekliğin lamba, çiçek, saat koyduğumuz kısmının hemen altında bir çekmece yer almaktadır. Çekmece üzerinde kazıma yöntemiyle yapılmış üç daire motifi gözlenir. Ortadaki daire stilize edilmiş bir çarkıfelek motifidir. Yanlardaki daireler içerisinde de, stilize edilmiş altı yapraklı çiçek yada çarkıfelek motifi denebilecek stilize motifler yer alır. Çiçekliğin en üst tarafında da pano vardır ki, bunun üzerinde de yatay ve çapraz biçimde kazınmış çizgilerden süsleme yapılmıştır.

Güneydoğu köşede konumlanmış üçüncü odaya batıya açılan bir kapıyla girilir. Odanın kuzey duvarında ocak kısmı yer alır. Kapıdan girince sağda ise dolaplar bulunur. Odanın doğu cephedeki duvarında iki penceresi vardır. Pencerelerin hemen altından 15 cm. lik yatay ahşap bir bordür odayı dolanmaktadır. Duvarları dal örgü üzerine kerpiç dolgu malzemeyle oluşturulmuştur. Sergenin altından eşya asmaya yarayan, kanca biçiminde yapılmış “gegek” denilen askılar vardır. Ocağın yanında kapaklı dolaplar vardır. Odanın tavanı ahşap kaplama olup orijinaldir.

Hayatın uzantısı birinci katın batı bölümünü oluşturur. Bu bölümde tuvaletler ve lavabolar bulunur. Güneydoğu ve güneybatıdaki odalar arasında kalan, hayatın uzantısı olan kısımda da bir pencere yer almaktadır.

Birinci kat, üç cephede konsolların uzatılması ile oluşan kat çıkmalarına sahiptir. Sadece batı cephede çıkma bulunmaz. Cephe çıkmaları ortalama 35 cm. genişliğindedir.

(29)

21

Saçaklar, çatı ağaçlarının dışa doğru uzatılması ile elde edilmiştir. Saçaklar, alttan kaplamasızdır.

Süslemeye evin kuzeybatı ve güneybatı odalarında rastlanır. Dolap ve çiçekliklerin yanı sıra kapı kanatları üzerinde de kazıma tekniğinde yapılmış geometrik şekiller eşkenar dörtgen ve çarkıfelek motifleri bulunur.

Evde yaşanmamakta, ambar ve muhtelif eşyaların muhafaza edildiği bir depo durumundadır. İnce dal örgünün dolgu malzemesi olarak kullanıldığı özgün bir örnektir. 19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başlarına tarihlendirilebilir.

2.1.4.TAHTACILAR KÖYÜ MUZAFFER ALTINTAŞ’IN EVİ

Çizim No: 4

Fotoğraf No: 18-22

Ev Tahtacılar Köyü’nün merkezinde 16 numarada yer alır.

İki katlı ev, dış sofalı plan tipinde, tuğla dolgu malzemesiyle iskelet boşluklarının kapatıldığı ahşap iskeletli bir yapıdır.

Ev kuzey-güney doğrultusunda konumlanmıştır. Evin cephesi batıya yöneliktir.

Yapı, doğu cepheden yapılan ilavelerle genişletilmiştir. Batı cephesinde eve giriş kapısı üzerinden meyilli bir sundurma eklenmiştir. Evin güney cephesine bitişik mısır ambarı bulunur.

Ahşap iskelet yapısı, 35 cm. kalınlığındaki esas dikmelerin aralarına ahşap payandaların kullanılmasıyla oluşmuştur. İskelet sisteminin boş kalan yerleri de, yaklaşık 20 cm. aralıklarla paralel biçimde dizilmiş 5 cm. genişliğindeki ahşap dikmelerle şekillenmiştir. Bu dizilen ahşap dikmelerin içi de tuğla dolgu ile kapatılmıştır. Tuğlalar cephede balıksırtı motifi oluşturmaktadır.

Malzeme olarak yapıda ahşap, tuğla, ince dallar, taş, alüminyum kaplama malzemesi, sıva olarak da çamur kullanılmıştır.

Teknik olarak, ince dal örgü ile iskelet boşluklarının kapatılmasını, tuğla dolgu malzemesinin kullanımında tezyini biçimlendirmeye gidilmesini, örtü sisteminde dört omuz uygulanmasını görmekteyiz.

(30)

22

Evin taşıyıcı duvarları, ahşap iskelet sisteminin aralarında kalan boşluklara tuğlanın dolgu malzemesi olarak kullanılması ile oluşturulmuştur. Evin iç kısmından çamurla sıvanmıştır ve daha sonra kireçle boyanmıştır.

Kuzey cephede zemin katta ve birinci katın tamir görmüş kısımlarında, tuğla malzeme yatay sıralanarak duvar yapıldığı görülmektedir. Tuğlaların arasına çamur harç olarak konulmuştur. Doğu cepheye ilave edilen mekan duvarları da tuğla malzemeden, yatay sıralanıp aralarına çamur harç uygulanarak yapılmıştır.

Kuzey ve batı cephe duvarlarının bazı kısımlarında ince dal örgü uygulanıp evin iç kısmından çamur ile sıvandığı görülmektedir. Sıva üzeri de kireç ile boyanmıştır.

Evin cephe duvarlarında, batı cephe de 4, güney cephede 5, doğu cephede 1, doğu cepheye eklenen kısımda zemin katta 2 ve birinci katta 3, kuzey cephede 5 pencere yer alır.

Tuğla malzemeyle örülmüş bölme duvarları üzerine çamur sıva uygulanmış ve en son kireç ile boyanmıştır. Ev bölme duvarları üzerinde bazı kısımlarda meyilli payandalara rastlanabilmektedir.

Evin örtü sistemi, dört omuz16 dediğimiz biçimde uygulanmıştır. Kirişlemelerin üzerinden çatı meyilinin olduğu kısımlarda dikmelerle desteklenmiştir. Aşık üzerine 10x10 cm. ölçülerinde mertekler 45o eğim sağlanarak sıralanmıştır. Mertekler üzerine 20 cm. genişliğinde yatay dizilmiş ahşap malzeme vardır. Mertekler dört köşeden göğüsleme yapılarak desteklenmiştir. Çatının merteklerinin üzerine kiremit altı tahtaları yerleştirilmiş ve Marsilya (alaturka) kiremitle örtülmüştür. Çatı, tepe mahyası ve dikmelerle ortadan kuvvetlendirilmiştir. Evin üç bacası bulunmaktadır. Üçü de tuğladan örülmüş olup kare biçimindedirler.

Evin doğu cephesine eklenen bölümün örtüsü ise esas çatıya bitişik olarak doğuya doğru eğimli yapılmıştır.

Evin batı cephesinde, avlu sahanlığında, modern çitlerle çevrilmiş küçük bir bahçe bulunur. Bahçe bazı sebzelerin ekilmesi ve süs çiçeklerinin koyulması amacıyla kullanılmaktadır.

16

(31)

23

Zemin katın güney duvarından evin giriş kapısına kadar olan alan, batı ve doğu yönden açık bırakılarak yardımcı hizmet alanı elde edilmiştir. Zemin katta diğer alanı da ahır oluşturmaktadır. Fakat şuan ahır olarak kullanılmamaktadır.

Zemin katta ahır kapısının dışında muhtelif eşyaların konulduğu bir bölümün kapısı da bulunmaktadır. Doğu ve batı yönden açık olan hizmet alanının, güney cephe duvarı evin cephe duvarlarındaki gibi tuğla malzeme ile yapılmıştır. Burada da balıksırtı şeklinde dizilmiş tuğlaları görmekteyiz. Tuğlalar destek payandalarının üzerinden sıralanmış, payandaların içi boş bırakılmıştır. Sadece zemin kattaki bu duvar ile batı cephe zemin kat duvarı kireç ile boyanmıştır.

Zeminde batı cephe önünde bir sundurma vardır. Bu yakın bir tarihte eklenmiştir. Üzeri meyilli biçimde yapılarak alüminyum kaplanmıştır. Sundurmanın kuzey kısmına yakacak odunlar dizilmiştir.

Zemin katta kapalı olan bölümlere girilememiştir.

Doğu cepheye eklenen yeni kısım zemin katta ki bölümlerin biriyle bağlantılı olmalıdır.

Birinci kata çıkmak için, batı cepheden yeşil boyalı üzeri iki pano ile tezyin edilmiş bir kapıyla taşlığa girilir. Geniş bir taşlık söz konusu değildir. Merdivenle üst kata çıkılır.

Orta sofalı plan tipinde olan ev, kareye yakın planlıdır. Fakat sonradan eklenen doğu cephedeki mekân dikdörtgen bir görüntü sağlamıştır.

Evin fazla bozulmamış olan iki odasından biri kuzeybatıdaki odasıdır. Odaya doğu duvarından giriş yapılır. Odanın güney duvarında ocak ve kapaklı dolaplar yer alır. Kapının hemen arkasında ortasında kapaklı dolabı bulunan bir çiçeklik bulunur. Üzerinde fazla süsleme yoktur. Kenarlarında testeredişi benzeri bir su görülür. Ocağın sağında kalan dolap kapağında da kazıma tekniğinde yapılmış zik-zaklardan eşkenar dörtgen biçimleri oluşturularak süsleme elde edilmiştir.

Kuzeybatıdaki odanın batıda bir, kuzeyde iki olmak üzere toplam üç penceresi bulunur. Pencereleri giyotin pencere şeklindedir. Odanın tavanı ahşap kaplama olup orijinaldir.

(32)

24

Güneybatıdaki oda evin fazla bozulmamış olan diğer odasıdır. Odaya doğu duvarından giriş yapılır. Odanın kuzey duvarında ocak ve kapaklı dolaplar yer almaktadır. Ocak sadece baca giderine bağlı bir soba için kullanılmaktadır. Ocak davlumbazının ahşap kısmı eğri kesim yapılarak hareket kazandırılmıştır. Dolaplar süslemesiz olup üzerleri boyanmıştır.

Ocak ve dolapların üzerinden sergen benzeri bir raf geçmektedir. Bazı gerekli küçük eşyalar buraya koyulmaktadır.

Güneybatıdaki bu odada iki batı duvarında, iki de güney duvarında olmak üzere toplam dört pencere bulunmaktadır. Pencereler sürgülü (giyotin) pencere şeklindedir. Odanın tavanı ahşap kaplamalı olmakla birlikte orijinaldir.

Evin güneybatı ve kuzeybatıdaki odaların arasında, hayatın uzantısı olan kısımda zemin kattan birinci kata çıkışı sağlayan merdiven bulunur. Burası batı cepheye açılan bir pencereyle nihayet bulmuştur.

Güneydoğu köşede bulunan odaya kuzey duvarından bir kapıyla girilir. Odanın güney duvarında iki, doğu duvarında bir olmak üzere toplam üç sürgülü (giyotin) penceresi bulunmaktadır.

Güneydoğudaki oda, doğu cepheye eklenen bölümle bağlantılıdır. Doğuya eklenen kısma bir tuvalet yapılarak güneydoğudaki odayla bağlantısı sağlanmıştır.

Oda tavan süslemesi dışında oldukça sadedir. Tavanı ahşap kaplama olmakla beraber, tavan göbeği süslemelidir. Küçük ahşap parçaların çivilerle tavan kaplamasına çakılması suretiyle göbek oluşturulmuştur. Tavan göbeğinin, tam ortasında kazıma yöntemiyle yapılmış daire şekli bulunur. Bu daireyi ahşap parçaların çakılmasıyla oluşmuş beş kollu yıldız çevreler. Beş kollu yıldızın etrafında, ahşap parçaların birbirine çakılmasıyla oluşmuş kare şeklini alan bir bordür dolanmaktadır. Bu bordür zikzak şeklindedir. Zikzak şeklindeki kare bordürü ise köşeleri pahlanmış kare şeklinde ki başka bir bordür çevreler.

Güneybatı ve güneydoğu odaların arasında kalan hayatın uzantısı, bir giyotin pencereyle aydınlatılmaktadır.

Kuzeydoğuda bulunan oda da oldukça tahrip olmasına rağmen evin tavan süslemeli olan diğer odasıdır. Odaya güney duvarından giriş yapılır. Bu giriş sonradan açılmıştır. Odanın esas girişi batı duvarından açılmıştır. Ancak esas giriş şuan kullanılmamaktadır.

Şekil

Foto 8- Şabanlar Köyü Ayhan'ın Evi Ahır Kapısı

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu bağlamda, çalışma hayatının dezavantajlı gruplarından biri olan ve ağırlıklı olarak eğlence sektöründe çalışan Çingeneler sektörün getirdiği

Kitapların tamamında yer alan toplam 80 adet problem kurma etkinliklerinde verilen duruma bakıldığında en fazla işleme uygun daha sonra görsele uygun yarı

İstanbul fethinde ilk düşen dış kale kapısı «E ğrik a p ı» dır Ahşap canbazhano kapısı da ilk girilen askeri kapıdır.. Şehir kapıların­ dan ise

Musluktan akarken aniden basıncı dü- şen suyun içinde hava kabarcıkları oluşur.. Musluktan doldurulduktan sonra oda sı- caklığında bırakılan bir bardak su, ısınınca

Se dovessimo solo, come tanti ¡giornali, lavo- rare di forbici, per la consueta critica settima- nale nelle questioni di política interna, stavolta non riusciremmo ad

Fibroepitelyal polip, normal respiratuar veya birkaç inflamatuar hücre ve adipositik komponentleri olan veya olmayan skuamöz epitel ile kaplı fibrovasküler stroma- dan

Selçuklu devrindeki ahşap eserlerde palmet, rumi ve kıvrım dalların meydana getirdiği bitkisel desenler ile yıldız kompozisyonlar başta olmak üzere çok değişik geometrik

yüzyılın ikinci yarısından itibaren çift kanatlı tek bir örnekte bordür her kanadı ayrı ayrı dolaşarak üstte basık bir kemer meydana getirir. Bu yeni kemer