• Sonuç bulunamadı

Geçmiş, bugüne gelir mi?

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Geçmiş, bugüne gelir mi?"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

EVET/HAY 1K

OKTAY AKBAL

-S-" ' f + ı /* r

Geçmiş, bugüne gelir mi?

1915’te doğanlar bugün 69 yaşındadır. 1915’de otuz-kırk yaşlarında olanlar çoktan dünyamızdan ayrıldılar. 1915’te Doğu Anadolu'daki savaş bölgelerindeki Ermeni toplulukları alınıp güneye götürülmüş. Buna ‘tehcir hareketi' deniliyor. Çarlık or­ dusu Anadolu kapılarındadır. Erzurum önlerinde kanlı çarpış­ malar olmaktadır. Kışkırtılan Ermeniler de Rus ordusunun önü sıra, ardı sıra kıyım eylemlerine girişmektedirler. Türk ordusu bir yandan dış düşmanla savaşıyor, bir yandan da kışkırtılan Ermeni çeteleriyle...

“Ermeni Komitelerinin A 'm a l ve Harekât-ı İhtilaliyyesi" adlı ki­

tap 1916’da İstanbul’da basılmış, 1917’de de aynı kitabın Fran- sızcası “Aspiration etAgisements Révolutionnaires des Comi­

tés Arméniens avant et après le Proclametion de la Constinti- on Ottoman" başlığıyla yayınlanmış. H. Erdoğan Cengiz’in ya­

yına hazırladığı bu kitapta bir çok belge ve tanıklık var. Birini şuraya almak isterim. Trabzonlu Hüseyin efendinin kızı Nadi- ye hanım Rusların Van’a gelmesinden sonra başına gelenleri şöyle anlatıyor:

" Bakkal Mehmet efendinin evinde saklanan Ali ağa ye eşi Lali ve bunların on yedi yaşında Haşan ve on yaşında Ihsan, dört yaşında Tahsin, bir yaşında Kazım adlarındaki oğullarıyla kızı Zehra ve bunun kucağında altı aylık çocuğu ve ben iki kı­ zım ve bir oğlumla beraber bulunduğumuz sırada Ermeniler evi­ mizi bastılar. Hükümete haber vermek için telâşla çıktım. Geri, döndüğümde mazgallardan atılan kurşunların korkusundan bir daha çocuklarımı göremedim. Ancak beş yerinden yaralı olup bir hayır sahibi tarafından Diyarbakır’a gönderilen biçare ma­ sum yavrunun geçirdiği musibet ve anlattığı facialar Ermenile- rin zulüm yapmakta ne kadar mahir birer canavar olduğunu gös­ terir. A li’nin oğlu Hüseyin ve kızı Zehra’nın parçalandığını an­ nem söyledi. Kucağındaki çocuğu murahhashaneye götürdü­ ler, orada öldürdüler. Pencereden bakarken Ermenilerin beş altı aylık bir çocuğu öldürdüklerini gördüm. Sonra diğer beş çocukla bir gebe kadını öldürdüler. Mezalimin hangi birini sayayım. Ba­ cağım kalçadan çıkık, sakat aciz bir haldeyim. Bu hali hiç unu­ tamayacağım. ”

Son yıllarda Ermenilerin Doğu Anadolu’da işledikleri cina­ yetlerle, kıyımlarla ilgili pek çok kitap çıktı. Bunlar İngilizce ve Fransızcaya da çevrildi. Bu kitaplarda yer alan kanlı olayların hepsi de uydurma olabilir mi? Y a o resimler, o belgeler? Hep­ si yalan mı? Buniar yalan, uydurma; yalnız Ermeni terör ör­ gütlerinin ileri sürdükleri 'kıyım' olayları gerçek? Buna kim ina­ nır? Batı'nın saf, aldatılmış insanları bile bu denli saptırılmış savlara kanmaz. Nitekim yavaş yavaş ‘Türklerin barbarlığı, Er­

meni halkı ortadan kaldırması' masalları çürütülmekte, Batı’-

da bu konularda bir uyanma olmaktadır. Çar ordularının ko­ ruması altında Türk halkını kıyıp geçirecek Ermeniler elbette ki bir karşılık göreceklerdi. Bu tür olaylar savaşlarda görüle- gelmiştir, yalnız bizde değil, dünyanın her yerinde böyledir.

OsmanlI hükümeti, Ermeni halkın o bölgelerden başka yer­ lere götürülmesini gerekli görmüş. Bunda iyi bir niyet vardır, hiç değilse Ermenileri aşın düşünceli ırkdaşlarının etkisine ka­ pılmaktan korumak, öç alma tutkusuna kapılmış Türk halkı­ nın tepkilerinden kurtarmak istenmiş. Binlerce Ermeninin bir yerden başka bir yere götürülmeleri sırasında olaylar çıkmış, ölenler olmuş. C an kaygısına düşmüş, dört yandan düşman ordularıyla çevrilmiş bir ülkede bu tür durumlardan kaçınmak zordur. Gerçek şu ki, Çar ordularının etkisi, kışkırtması sonu­ cu baş kaldıran Ermeni çeteleri ile Türk halkı arasında çatış­ malar kanlı savaşımlar olmuştur. Dünyanın her yerinde, her büyük savaşta yaşanan, görülen işlerdir bunlar.

Aradan 70 yıl geçiyor, Batı ülkelerindeki Ermeni örgütleri ‘kı-

yım tara kalkışıyorlar, suçsuz, savunmasız insanları pusuya dü­

şürüp öldürmeye başlıyorlar. Elçiler, ataşeler ilk kurbanlar olu­ yor. Konsoloslukları basıyorlar, yapmadıklarını bırakmıyorlar. Yakalandıkları, Adalet önüne çıkarıldıkları zaman da kendile­ rinin birer ‘savaşçı’ olduklarını söylüyorlar. Bu nasıl savaş? Pa­ ris’te, Belgrat’ta, Los Angeles’te sokak ortasında yürüyen, ara­ basına binen insanları, gizlendikleri yerden tarayarak öldür­ mek mi 'savaşçılık'?

Tarih yapraklarında pèk çok kanlı, haksız, çirkin olay var­ dır. Yeryüzünde nice nice kıyımlar yaşanmıştır. Amerika’da Kı­ zılderililerin, Asteklerin, İnkaların, Afrika’da çeşitli yerli toplu­ lukların acımasızca yok edilmeleri; yakın tarihlerde Almanya’da Yanudilere karşı işlenen kıyım eylemleri, son yıllarda da Ya- hudilerin, Fransızların, Amerikalıların, Filistin’de Beyrut’ta, Ce­ zayir’de, Vietnam’da, daha başka yerlerde giriştikleri toplu kı­ yımlar, toptan öldürmeler... Bunları niye görmek istemezler?

N O T : “ Tercüm an” gazetesinde bir haber okudum. Paris’te dört Ermeni teröristin yargılandığı mahkemeye benim de bir telgraf çektiğim ve bu telgrafın duruşmadan önce mahkeme­ de okunduğu yazılmış... Böyle bir durum yoktur, “ Tercüman" gazetesinde 1 şubat günü yayınlanan haber doğru değildir. Ben, her gün yazıları yayınlanan bir kişiyim, telgraf çekeceği­ me düşüncelerimi açık açık yazarım.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Ta h a Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Bir filozof ki, hayatı bütün cephelerde tenkid etmiş, hicvetmiş, fakat tabiat ve sana’tı o kadar sevmiş ve benim­ semiş ki, ruhunun o isyankâr

Vaktiyle empressiyo- nistlere, fovlara yaptıkları haksızlığın utancıyla, esnafça düşünerek, ilerde para eder diye öyle abur cuburlara para yatırmışlar ki

SINTEF araştırmacıları alüminyum fabrikaların- da kullanılan elektroliz teknolojisinin, atılan mık- natıslardan ve mıknatıs üreticilerinin hurda mal- zemelerinden

Apple, Arcade adını verdiği sistemle aylık abonelik ücreti karşılığında 100’ün üzerinde oyunun reklam izlenmeden oynanabilmesine izin veriyor.. Altı kişiye kadar diğer

Daha bu asır başlamadan önce komşusu Çin'le harbe koyularak kazandığı şehirler, eyâletler ve kıt'alarla bir türlü doymak bil­ meyen ve kendisini ne zaman

"Başkan Nezihe Muhittin Hanım, partinin kuruluşunu kararlaştırm ak için çalışacağı bir eğitim ve öğretim kongresine niçin gerek görüldüğünü açıklamıştır..

Sayın Esmeray Diriker için iik tören 27 mart Çarşamba (Bugün) 08:30 Gata Çamlıca Göğüs Hastalıkları Hastahanesinde, Mehmetçik tarafından, düzenlenecektir. İkinci tören

Bu bakımdan Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğü tarafından İlahiyat Fakültesinin de katkılarıyla 12 Eylül 2002 tarihinde Sivas’ta yapılan “Barış İçin Diyalog: