• Sonuç bulunamadı

Bankacılıkta Tüketici Korunması

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bankacılıkta Tüketici Korunması"

Copied!
8
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

BANKACILIKTA TÜKETİCİ KORUNMASI

t - GİRİŞ

Doç. Dr. Mehtap Köktürk Özer Korkunç

Güncel konular lisıteısi zaman içıinde dıeği'Şir. Oysa güncel ko-nuların birlbiriyle ilişkiısi sfu1er gider. Çünkü bir ikonu hemen öte-kinin çağrı:şımını yapar. Banlkacılık ve tüketici korunması da işte böylesine 2 güncel konu. Tüketici korunması gideırek öne-mini arttıran, bankıacılık ise günceılliği hiç tükenmeyen konu-lardır.

Tükeıtici korunması ve ba:nJk:acı'lılk liışki'si, tüketici korunma-sının ,çok boyutlu sörunlarmdan birisidir. Teorilk yönd!en toplum-lar1da, çeşitli mal ve hizmet tüıketen bir kitlenin oluşu tüketici korunmasını ortaya çıkarır. Bu a:çıdan bakıldığınd!a, bankacılık­ ta, mevduat ve tasarruf sahibi, ya para (faiz) ve hizmet tüketen birimler veya yinıe mevduat sahföi tükeıt,ici değil, ür:eticili(k foo!k-siyonlarını yüiklenen birimler .olıaralk gözlenebilir. Benzer şekilde parayı kredi olMalk kullanan kesim, hem üretici hem de. tüıkeıtici olarak yorumlanabilir. Bu durumda tükeıticilik her iki taraf için de söz konusudur. Ancaik bu yazıda tüketicilik konusu mevduaıt sahiıbi açısındıan ele alınmaktadır ve bu ya,zı yalnızca iki konu arasındaki tartışılaıbilir ilişkiyi ortaya artmakta, fakat. tam bi:r araştırma yapımaı:ni:ı(ktadır.

Mev!duaıt sahibi için tüketici korunma12 şekilde olabilir.

Bi-rincisi mikro açıdan mevduat sahibinin tasarrufunun karşılığını

bulmaJ3ı ve ödediği bedel karşılığında kendisine doyum sağ~ari­

ması ki bu elde edeceği faiz ile olacaiktır.

İkinci şekil tülketicinin yani mevduat sahibinin makro dü-zeyde kıQ(runma:sını gerelkrtirir. Bu ise banika krediilerinin yatırı­ ma dönüşmesi He uzun vadieıde oluışacalk tükeıtici korunmı:.:ısıdır. Böyle bir düşünce bi·çimi sıanayi kretlileır'indn yatırıma dönıüşüp dönüşmediği sorusunu yaratır.

(2)

Birinci ve kısa dönemli tüketici korunması için tüketicinin (mevduat saıMbi) tasarrufun değerini . yitirip· yitirmediği ince-lenmelidir. Bunun göstergesi olarak enflasyon oranı alıpabilir.

İkinci ve uzun dönemli koruma görüşü için iise büyüme hızı ve sanayi kr,edileri bir gösıterıge olaralk başlangıç için kullanıla­ bilir.

2 - MEVDUAT SAHİBİ -BANKA- KREDİ TÜKETiCiSİ

Konuyu tam anlamıyla ele almadan önce «iBankacıhlk Üç-. geni» nıi oluşturan kesimler hakkında kısa bilgi vermemiz doğru

-olaca.lkıtır.

Bankacılılk Üçgeni diye tammlayaibileceğimiz burada üç ke-simin vıarlığı söz konusudur. Bunlar:

- Mevduat - tasarruf sahibi . (mudi), - Banka,

- Kredi Tüketicisi.

Mevtluat ya da tasarruf sahilbi de diyebileceğimiz bu kesim, bir parasal fona sahiptir. ~unun karşılığında bir gelir elde et-meık amıacıyla, alışlkanlıklan doğrultusunda

ve

diğer neden!lerle aracı kurum niteliğindeki ban:kaya başvurur.

Mevduaıt sahipleri (Fon sahipleri) He kredi tüketicisi arat3ın­ da birinden diğerine bir kaynaJk a1ktarmaik gibi" iş1eıvi olan bu arıacı kurum yani banka, parasal fonun satın alınması karşılığın­ da bu mevduat sahibine fiyat olaralk «FAİZ» verir ve çeşitli hlz- · meıtlerini kullanıma ~okar.

MEVDUAT-TASARRU

SAHİBİ _,. _ _ ...,. ..

Paranın satın alınması karşılığında fi-.

yat olarak faiz verir, oeşitli hizmetle-ri kullanıma sokar.

Gereksinim duyduğu parasal kaynak için aracı kurum olan ba,nkaya kredi fa:izi öder.

Banka bu para:sa,ı kaynağı gereksinim duyan kredi tüketici-sine doğru aktarır. Kredi şeklinde pamyı kullanan bu kesim

(3)

bu-nun karşılığınrda bankaya yine fiyaıtı ccFAİZ» olan bir ödemede bulunur. Buna göre bu üçgende iki tür faiz karşımtza çıkar; Ban-ka f ai'zi ve Kredi faizi.

3 - MEVDUAT BANKA F.AJİZİ - ENFLASYON ORANI Ülkemizde de, geHşmekte olan ülkelerde olduğu gibi son bil kaç yıl içeri1sinde enflıasy.on oranları htzla artmıştır. Bilindiği

üze .. re enflasyon, fiyaıt1ar genel seviyelerindeki artıştır. Fiyatlar genel

seviyesi artark~n ekonomide birbirine koşut olarak olumlu ve olumsuz yönde etkilemektedir.

Enflasyon Oram Mevduat Banka

Yıllar % Faizi % Fark

1977 24 12 _.J12

1978 43 12 -311

1979 64 20 -L'.4

1980 107 33 -75

1_981. 37 42 5

Ar. Gör. Mustafa ime «'EnHaısyon oranlıannda Sabit GeHrlıi Yla:tınmlar». Yeni iş

. Dünyası Dergis.i, Oc.a'k .1983.

ısn ı9M 1913 m~ ıcııı "tıUcır - E'nf la~jOtı orgnı

. _ MNdul:ll:: f Qİ:İ J:Q[ı Orcııı\aırı

·1.

.

ıos

f

90

t

~o J5.

(4)

TaJblodan görfüdüğü üzere 1981 yılına deık enflasyon oranla-rı sürelkli biT artı§ göstermekte., çeşitli nedenler le bankayıa para yatıran mevduat sahiıbi bundan reel bir faiz geliri elde edeme-mekte, ancak 1981 yılında bu faiz oranı enflasyonun üzerine çı­ kabilmekttedir. Buna göre enflasyon faiz ve hizmet tüketen me.v-duat sıahibinin korunmasında okulumuz rol oynama~tadır.

Mev-duaıt sahipl1erine ödenen faiz oranı, enflasyon .oranının üstünde gerçekleşiyorsa ancak .bu keısimin ·korunaibHmesi söz konusu ol-maktadır. Burada şunu vurgulamakta yarar vıar: Bu korunma mikro açıdan gerıç·ekleşeıbilmiştir. Çünkü mevduat 'Sahibi 1981 yı­ lında orta vadıede 5'lik (brüıt) bir fai·z geliri elde ettiyse de, \uzun zaman içinde. olayıa bakıldığında bu durum mevduat sahibinin aleyhine çahşaıbilmektedir.

4 - MEVDUAT FAİZ ORANLARI - GENEL KREDİ

FAİZ ORANLARI

1975

VADELERİNE GÖRE DEVDUAT FAİZ ORANLARI 6 ay-1 yıl %

1976 1977 1978 1970 1980 1981

-s

e

1e 22 42

Türkiye İş Banka1sı: i'ktis-adi Durum Raporları.

GENEL KREDİ FAİZ ORANLAR! Orta Vade %

1975 1976 1977 1978 1970 1980 1981

14 14 14 1'6 20 22 29-38

Türkiye iş Bankaısı: iktisadi Durum Rop·orl!Cm. !='o.iz. o/o

oruııl~r·

40 3S

- ~eoel ~red; rQiı.Oroııılaı-ı -M'-"dı.Jcıt foiı Oronlcv-ı

(5)

Yukarıda da görüleceği

üzere banikalaT 6 ay - 1 yillık vadeli hesap a'.çıtıran tasarruf sahibine fiaiz ödememeikte. bir

başka deyiş­

le en az 1 yıldan fazla vadeli hesaiba faiz vermekte, ancak orta

.

vadeli kredi verebilmelkteıdir. ·

Yıllar itioorıylıa banıkaların topladı·ğı mevdua.t ile, verdiği kre-dilerin fa~z oranları arasındaki farka göz

ataca.ık olursak:

Vadeli Mevduat Faiz Genel Kredi Fw:i:

Yıllar Ora.nları % Oranları .% Fark

1976 9 16 7 1979 12 20 8 1980 22 22 19811 4e 29-36 - 7 35

1978 - 1979 yıllarına göre; Mevduat faiz oranının

genel kredi faiz orıanlanna göre düşük

belirlenmesi, bundan banka ve kredi müşterilerinin yarıarlandığını, tasarruf sahibinin gelirinin bundan olumsuz etkilendiğini ortaya ko)iar. Diğer

yandan kredi faiz

ora-nının düşük olmasından yararlanan kredi tüketicilerinin talelbi

bu yıllara delk arıtıan seyir ziler (bikz. Sanayi kredileri).

Ortalama 7 ,5 oranında a:rıacılık görevi üstlenen bankaların karının artışı da gıiderlerin sabit kalmaısı koşuluyla doğal o~arak

olumlu yönde· etikilıenmeiktedir.

1980 ve 1981 yıUanna göz atacak olursak: Bilindiği üzere, 1980 yılında uygulanmaya

başıanıan sıkı

pa-ra poliıtikası sonucu, tsarrufu arttırıcı

önlemlerden biri de faiz

oranlarının yükseltilmesi idi. İlk defa 1981 yılında

% 37 enflasyo-na karşın tatsıarruf sahibine % 42 faiz verilmiş ve ancak bu yıl­ dan itiıba:ren bu kıesim reel pozitif bir faiz geliri elde

edebilmiş­ tir.

Bu yıllarda ortalama genel kreldi faiz oranlan

artmamış ve

tasarruf mevduatı ile kredi fıaiz oranlan arasındaki

fark 198l'de -7'ye düşmüştür. Bir başka deyişle 7,5 pozitif oranında

bir fark-la mevduat toplayıp bunu kredi olarak plase eden banka,

aynı

yılda -7 negatif bir farkla a~nı işi üstlenmiştir.

Yani negatü 335

(6)

bir farkla aracılık görevi üstlenen bankaların karının artışı (yi-ne giderlerin sıa.ibiıt kalması koşuluyla), daha önceki yıllarda çı-.

k1an sonuçlara. göre olumsuz şekilde etkilenmiştir. Genel kredi

faiz oranlarının düşük o~masından yararlanan kredi tüketicisinin

kr.edilerden yararlanma oranı yüksek iken bu durum ortadan

kalkmıştır.

5 - SANAYİ KREDİLERİ -BÜYÜME HIZI

1973 35,8 1974 35,0 1975 38,2 Sanayi Kredileri % 1976 412,1 1977 1978 43,0 ~14,6 1979 1980 411 ,61 391, 1

KlAYıNIA'K: TÜSİIA!D 19811 Ort1a·lıarındıa Tü·rık Eko,nomis:i, iV. 5 Yıllık Kalkınma Planı

ve T.C. Me-rkez Bankası Raporu.

Yukarıdaki tabloyla göz atacak olursaik; Sanayi se1ktörüne ve-rilen kredilerin topfam kredi içerisindelki payı oransal olarak

dal-galı bi:r seyir izlemektedir. Buna göre 1978 yılında en üst düzeye

ulaşan sanayi kr.edilerinin toplam krediler içerisindeki payı 1980

yılında azalma göstererek % 39'1'i bulmuşıtur.

Büyüme Hızı %

1975 1976 1977 1978 1979

8 7,7 4l 3p 2.5

KlAıvNı.aJK: Milliyet 7.l.1000.

Büyüme hrzı ise y1llar itiba:rıyla a·zalan bir seyir izlemiştir. Yani yatırımlarda olıdukça yüksek manda bir düşüş göre çarp-maktadır. Sanayi kesimine. verilen kredilerin yıartırımlara dönü- .

şeceği ;var~yımınıdan yola çııkarak:

1) 1973-1978 yıllan ara:sında sürekli artma eğilimi içinde

bulunan sanayi kredilerinin tersine,. özellikle 1975-1978 yırnan

ara-sında büyüme hızından ise çok büyük bir düşüş gö1ze : Çarpmak-tadır.

2) Dolayıısıyla sanayi sektörüne verilen kredilerin yatırım­

(7)

etmeleri-nin varlıklarını günlük olarak sürdürebilmeleri

amacıyla bu

kre-dileri tükettikleri ortaya çıkmaktadır. ·

15

·~

)O

-

ıu(}~rt\rı aı1•.

5

- SOJ\~:

tred:leri

Görüldüğü üzere sanayi kredilerindeki artışın

büyüme hızı­

nın ç.dk üstünde gerçekleşmesi,

enflasyonun üzerinde reel faiz

ge-liri elde eden mevduat sahibiiiin uzun dönemde, bu

yüksek faiz

gelirlerinden olumsuz etkilendiğini ortaya koymalktadır.

6 - SONUÇ

Bu yazı 1981 yılına kadar tasarruf sahibinin faiz açısından

tüketici korunmasına aykın bir d~vranışla karşı karşıya

kaldı-.

ğını ortaya koymaJktadır. Görüldüğü

gibi enflasyon, mevduat

sa-hfüinin korunmasında olumsuz rol oynamaktadır.

Mevtduat sahibine ödenen faiz ·oranı enflaJ.Syon oranının

üze-rinde gerçekleşiyorsa ancak ekonomik açıdan

bir tüketici

korun-masından söz edilebilmektedir. Bu şekilde

mevduat f!aizinin

yük-sek olması kısa dönemde tasarruf sahibinin lehine oluyorsa da.

uzun dönemde bu durum mikro ve makro açıdan tasarruf

sa-hihi aleyhine çalışabilir. Mevduaıt fıaizinin yüksek

olması, buna

bağlı olarak mikro açıdan. kredi faiz oranlarının artması

gerek-çesiyle dayanııklı ve dayanıksız tüketim mallarıll!a

zam

(8)

sı (gerçekten haklı bir gereıkıçe nıi?) ve nıakro açıdan da

sana-yii krıedilerinin yatırıınılıara dönüşmemesi şeklinde bir sonuç

ya-ratmaktadır.

'I'E-sar:mf sahtbindıen kredi işteminde bulunan kitleye doğru

kaynalk aikıtarmak gibi bir iışlevi olan banka, bu işlervi mevduat

faizlerinin düşük olduğu dönemde karlı bfr Şekilde ( % 9'1Uik bir

g1irdi ile % 16.'lık çıktı) yapmıştır. Mevıduat faizinin yükseldiği

yıllarda banıka aynı iş·Lemi negatif bir ];taıJançla ( % 42'li1k bir

gir-di ile oııtalama % 35'1ik çıktı) yapmaya devam etmiştir. İ1ginç

olan bu noktaya ilişkin bazı sorular soraT!ak araştırmamızı

biti-relim: .

a) Bankalar açısından gıerçeıkten -7 lik bir kazanç mı söz

' ıkonrusudur? Rasyone·I birr işletme -7'nin yansıttığı kaybı

göze· alır mı,· nasıl? ·

b) -7'lik söz konusu bu açığı bankalar ·hangi yan

gelirler-den ve· kaynaklardan kapatmaktadır? Bunlar bankacılık

fonksiyonlarına uyar mı?

c) Negatif bir farkla çalışan bankaların ne kadar sıüre ve ne

amaç'la bu durumda dayanma.lan cöz ~usu olabilir? Bu

1şeıkilde devletin bankalara· yıardını etmesi, ha;kl bir gerekçe

oluşturabilir mi?

d) Bankanın aldığı kr~dii faizi ile mevduat sahibine ödenen

fai·z arasındaki fara, tüketici korunması aleyhine üretime

yıansımaz mı? O halde mevduat faizi

ile

kredi faizi ne şe­

kilde ve

ne

oranda dengelenmelidir, bunda bankaların

r<>.-lü nıe olmalıdır-?

e) Banka f aizlen ile kredi fıaizleri arasınd!aiki ilişki nedir?

f) Her iki tam.fıın da korunalbilmesi için iki tür faizin

fiyat-laması ne olmalıdır? Hangi oranlarda tüketici (konumuz

da mevduıat sahilbi) hem· mikro hem de makro .açıdan

korunmuş olur?

g) Mevdu~t sahibinin ödediği bedel karşılığında aldığ1,

pa-zarlama fiyat tanımına (ma_lın fiziki bedeli doyUm) ne

Referanslar

Benzer Belgeler

The proposed approach of this article is in a particular path representation of the given transportation problem to ensure the Optimal Basic Feasible Solution by Vogel’s

Amino acid (L-Arginine) mixed with succinic acid were grown into crystals, by the adoption of solution slow evaporation growth technique under room

Isoftalik asit, tereftalonitril, 1,2-bis(siyanometil)benzen, 2- karboksifenilasetonitril ve 1,2-disiyanosikloheksan gibi bileşikler ftalosiyanin sentezlemek için uygun

Sonra fistül deliği dikilir veya basınçlı bir pansuman ile Sonra fistül deliği dikilir veya basınçlı bir pansuman ile

Kanuni ihtiyatların esas görevi, ticari bankaların oluşturabileceği vadesiz mevduatı (kaydi parayı) Merkez Bankasına kontrol etme imkânı sağlamasıdır. Merkez

Türkiye’de faaliyet gösteren ve mevduat kabulüne Türkiye’de faaliyet gösteren ve mevduat kabulüne yetkili bulunan bankaların yurtiçi şubelerinde gerçek yetkili

On the other hand, instructional approaches aimed at providing conceptual change are pointed as successful in improving students’ understanding of scientific concepts because of

Türk Pop M üziği'nin ilk kayıtları ile birlikte hiç yayımlanmamış kayıtları da içeren bu albüme ilişkin bir yazı yazan Murat Meriç, &#34;Türk Popüler