• Sonuç bulunamadı

Özdemir Altan resim ve halı sergisi,cihangir halısı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Özdemir Altan resim ve halı sergisi,cihangir halısı"

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

resim re halı sergisi

Bask. TEKİN OFSET 26 31 11

(2)

Ben bu toplumun bir parçasıyım. Kişisel sorunlarımın en yoğun olduğu dönemlerde bile bağlı bulunduğum toplu­ mun dertlerini ikinci plâna itemiyorum. Fakat yapıtlarımı meydana getirirken hiç kimseye ne artistik ne de toplum­ sal akıllar vermeyi de plânlamıyorum. Bundan, çevrede olup biteni yansıtma, karşı durma, ezilene acıma, ve hak­ sıza sövme isteklerimi konu haline getirirken peşin prog­ ramlardan hareket etmeyip içgüdüleşmiş ve geri dönülmez bağlantılarımı sunmakta olduğum anlamı çıkarılmalıdır. Zi­ yan olmuşluğu, göz göre göre boşa akıtılmış değerleri, top­ rağa gömülmüş zamanları, adeta yere çakılmış uçağın gö­ rünüşündeki harap fakat evvelden güzel ve canlıymışı gös­ teren acı sonu anlatmak istiyorum.

Bütün bunları, adına sanat yapmaya en yaraşık şey olan gerçek için, gerçekçi ve gözleme dayanan bir yöntemle uy­ guluyorum.

Herşeyin gerçek düzeni, uyumsuz ve birbirinden habersiz olarak kurulmaktadır. Çevremizi meydanâ getiren öğelerin bir arada bulunuşları, ölçülü aralıklar, boyutlar ve renk bağ­ lantıları ile değil, fonksiyonlarının doğurduğu raslantısal bir arada bulunma olayıdır. Masanın üstündeki terebantin ku­ tusunun yeşil rengi ile mavi camdan sigara tablasının yan- yana duruşu, geçmiş çağların uyumlu palet inancını sars­ maya* yetiyor. Ama bunlar gerçek renkleri ile bir araya ge­ tirildiklerinde çelişkilerin bağlantıları aracılığı ile yeni bir düzen ve uyumluluk kazanıyorlar.

CİHANGİR HALISI

Yeni doğmuş bir tekniğin, çalıştığımız atölyenin bulunduğu semtten adını alması doğal bulunacaktır sanıyorum. Duvar halısı konusunda bana ilk kıvılcımı veren değerli ho­ ca Zeki Faik izerdir. 1955 lerde daha çok az kişinin haberi olduğu Lurçat adı derste onun tarafından örneklerle bizlere tanıtılmıştı. Halı yapma isteği bende o zaman yer etti. Bu konuda bir girişim önce tecrübeye ve aynı zamanda, paraya dayandığından, kişisel bir çaba sonuç almak için ye­ tersizdi. İlk fırsat Ticaret Sarayı süslemesi için istenen projeler oldu. Oda yetkililerine yapmış olduğum halı öneri­ si, kurumun o zamanki yöneticileri tarafından [güve yer) bahanesi ile reddedildi. Sonra TRT Kurumunun İstanbul Rad­ yosu konser salonu fuayesi duvarlarını süslemek için aç­ tığı yarışma benim için yeni bir umut oluyordu. Eskizler kolaj tekniği ile ve üç günde hazırlandı. Neşet Günal'ın yir- mibeş santimetre karelik bir araştırma örneğinin yardımı ile bir Gaziantepli kilimciye yarışma şartnamesinin istediği örnek dokutuldu. Yarışma sonucu alındıktan sonraki bir bu­ çuk yıl, burada anlatılamayacak kadar uzun ve yorucu bir inceleme dönemidir.

Goblen tekniğini bilmiyordum. Hatta kilimi de, düğümlü ha­ lıyı bile. Dahası da var. Goblenin, kilimin bir yakın akraba­ sı olduğunu da bilmiyordum. Uzun uzadıya soruşturmalar sonunda bazı raslantılar kilimle goblenin yaklaşık tekniğini

bana öğretti. Sonra bitmeyen geziler: Hereke, Sandıklı, Uşak, Bursa, Orhangazi. Sanıyordum ki kilim dokuyan bir köylü benim eskizlerime bakarak, büyük bir tezgahta, tam gönlüme uygun olmamakla beraber birşeyler dokuyabilir. Bütün bu yolculukların sonunda aklıma takılan tek şey şu ol­ du. (Ben kilim dokumasını öğrenmeliyim gerisi kolay.) Bir ay Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okuluna devam ederek kilim dokumasını öğrendim. Dokumanın daha ilk günlerinde kilimin çok basit tekniğini degrade ve değişik dokular­ la zorlayarak herşeyin ama herşeyin elime geçmek­ te olduğunu duymaya başladım. Bu devam etmekte oldu­ ğum kurumun öğretim kadrosunun bana yardımlarını ve özellikle tezgâhın yapılmasında Şahin Yağan'ın verdiği

(3)

fi-kirlerin, halının gerçekleşmesindeki önemli rollerini belirt­ mek isterim.

Bunu izleyen çalışmalarım, küçük bir tezgâh kurarak ve ya­ rışma eskizlerinde güç bir bölümün 1/1 boyutunda bir ay­ rıntısını dokumaya yöneldi. Sonra iş büyük bir tezgâh kur­ ma ve bu tekniği başkalarına öğretmeye kalıyordu. Onlar da oldu. Önce Ömer Karaçam sonra Zeki Alpan ve Zekâi Ormancı isim li çalışkan ve istidatlı Akademi öğrecileri ile çalışmaya başladık. Herşey yeniden icat ediliyordu. Bu bü­ yüklükte bir halının çözgüsünün hazırlanmasının ne demek olduğunu halı dokuyanlar bilirler. Ayrıca ilk dokunan bu halının eğri olma, pot yapma, teknik yönden eş olmama olasılıkları karşısında yardımcılarımla birlikte her an yeni durumlar için yeni bir buluş yapıp yeni bir çare ara­ mamız gerekiyordu. Galiba şimdi pek çoğu bizim buluşumuz olan ve başkalarınca bilinmeyen yüzlerce teknik ayrıntı ve birde goblen tekniğinin tamamını biliyoruz. Bu noktaya ge­ linceye kadar çektiklerimi düşünerek şimdi atölyeye ziya­ rete gelenlere tekniğimizi öğretmekten zevk alıyorum.

Hiç bir danışman ve görgüye bağlı olmadan gelişen bu tek­ niğin çok doğal olarak kendine özgü bir sözlüğü de doğu­ yordu. İkilenerek kullanılan dokumaya fakir kazağı veya ök­ süz kazağı, çözgü boyunca paralel tırmanırken atkıların bi­ rer veya ikişer üçer birbirini katetmesine tarak, tek tarafa doğru tırmanmaya merdiven ,hele en ilginci dokunmuş bö­ lümleri düzene sokmak için kullanılan kancaya, Muhittin Kanca isim li bir öğrencimden Muhittin diyoruz.

İlk biten örnek onbir ayda tamamlandı. Önce niyetimiz halı­ yı birkaç gün tezgâhta bırakarak son bölümünün de ütülen­ mesini sağlamaktı. Ancak anlatılması zor bir kriz çözüle- re makası attığımız gibi soluğu Akademide almamızı sağ­ ladı. Dokunurken ancak halının elli santimlik bir dilimini görebiliyorduk ve bu ilk dokuduğumuz duvar halısı nasıl ol­ muştu meraktan çatlıyorduk. Akademinin büyük panolarına asıldığı anda içimden geçen sözler şunlar oldu. (Bu halıyı başka birisi yapsa elini öperdim.)

İkinci halı yedi ayda dokundu. Sanıyorumki bu halının tek­ niği, benzeri batı halıları arasında en kusursuz olanlarından biridir. Ve ben Türk sanatında yapıtı çok kişi tarafından çok beğenilen az sayıda şanslı sanatçılardan biri oldum. Ancak en kesin ve doğru yargılar gelecek zamanların.

(4)

Referanslar

Benzer Belgeler

植牙是目前最熱門的項目,不管是年輕醫師或是老一輩的醫師,都希望能夠進入植牙的領域。

Attouda’nın da içinde bulunduğu bölgede en yaygın olan kültlerden birisi Men, diğeri ise Ana Tan- rıça kültüdür. Hem yazıtlardan hem de antik kaynaklardan Men

何為斌 Ho WP;Liau JJ;Cheng CK 摘要

In the present study, the measurements were all higher in males; these differences were statistically significant only for the distance to alve- olar crest (USG measurement) and

 the double stranded siRNA binds to mRNA to prevent ribosomal association  a single strand of the siRNA binds to the gene transcript, preventing translation  siRNA binds to

Okul kitaplarında hâlâ yedi bü­ yük devletten biri olarak sayılan Osmanlı İmparatorluğunun durumunun sebepleri üzerinde düşünmek ve yazmak, Mutlak idarenin

Doğup büyüdüğü evin önünden arabayla geçen Madam Marika’ya “A da çok değişmiş m i” diye soruyo­ rum.. “ Bu yaşadığım sokaklar dara­ cık