• Sonuç bulunamadı

Kahvehanelerin tereddisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kahvehanelerin tereddisi"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Kahvehanelerin

Tereddisi

Bir zamanlar hepimizde öyle 'bir fikir hâsıl olmuştu ki, gûya Istaııbulun ve diğer Türk şehir­ lerinin kahvehaneleri ortadan kaldırılsa, memle­

ket kurtulacak! “ Şunları dağıtmalı, kapatmalı!

Köklerine kibrit suyu ekmelıi!” diyorduk.

Meselâ bir Alman müşahidin, yurdumuza

ayak basar basmaz, sıcağı sıcağına intibaını

naklediyorduk:

— Bunca yapılacak iş var da, bu kadar a- dam kahvehanelerde niçin aylak oturuyor: W a­ rum, Warum? Hepsini zorla kaldırıp işe sürmeli. Bir Rus müellifi de şu mıizahı 'savuruyordu: — Bütün dükkânlarda işsizlikten pinekliyor­ lar.. Bense İstanbul’ a Wränge! .ordusile muhacir

gelince bir ticarete sermaye yatırmak istedim.

Evvelce meçhulüm olan bir sanayi şubesi gör­

düm ki, pek revaçtaydı. Kalabalık işçiler,masa başına oturmuş, ağızlarile 'garip bir mbtörü tüp

vasitasi'le guruldatıyorlar, duman saçıyorlardı.

Önlerine bir kutu açmışlar, Irak trak bir şeyler

vuruyorlardı. Bu zenaati merak ettim. Meğer

bu, Şarkın kahve narğilesite, tavlası imiş... Hepimize kahvehanelerden bir irkilme, tiksin­ me gelmişti.“ Buraları, İçtimaî temas yeridir. Kah­ vehaneler de olmasa büsbütün kabuğumuza çe­ kilmiş bulunacağız!” diyenleri mugalata yapıyor sayıyorduk.

Halbuki şimdi aradan zaman geçti; kahve­ haneler tereddi etti, yahut kapandı da kârımız ne oldu? İşte, mahallelerde beyler kahvesi kalma­ dı! Çardaklı kahveler, çıkırıklı kahveler, usmaal-

tılı kahveler şurada burada tek tük varsa bile artık yenileri açılmıyor; nesilleri İnkıraz etti. Es­ naf kahveleri yokki, uğrayınca aradığınız zanaat erbabını toplu bir halde bulasınız, Borsasını öğ ­ renesiniz... Hele şehrin orta yerindeki o pırıl pı­ rıl itinalı 'meşhur kahvehanelerin camlarını bir parmak faz tutmuş, içerisi görünmüyor. Ne nar­ gileleri nargile, ne çayları çay, ne müdavimleri

müdavim, ne nükteleri nükte, ne muhavereleri

siyaset kaynağı.

İtiraf ederim ki, gençliğimde, zamanın edip lerimin devam ettiği kahvehanelerde bir üniver­ site tahsili yapmış kadar malûmat edindim. Ne kadar ilim ve sanat ehli varsa, yüzde doksanı, Sultanahmet!e Beyazit arasındaki bir kaç kah­

28

---nburyr.

TÜRKİYE TURİNG vede daimî toplantı halinde bulunurdu. Oralara

bir uğradınızmıydı, Haşan Saka (şimdiki

Dışişleri Bakanı), Halil Nihat (şair ve Mil­

letvekili), Faruk Nafiz (şair ve Milletvekili), Or­

han Seyfi (şair ve mecmuacı), Fuat Köprülü

(profesör ve siya setçi), Erbuğnul Sadi Tek! (aktör

ve rejisör), illi, ilk, bunlardan ve emsalinden

üçünü değilse beşimi, bazen on on beşini top­ lanmış, konuşur, gazete ve kitap okur bulurdu­ nuz. Paris’in Quartier Latin’i neyse, buralarda da ona benzer bir hayat doğmuş, ' ileniliyordu.

Fakat kadının sosyeteye girmesile müvazi

olan kahvehanelerin yeni icaplara uyanmaması

yüzünden - Dördüncü Sultan Murad’ın cellât

kııvvetile indiremediği bir darbe - müthiş bir darbe Türkiye kahvehanelerinin üzerine indi.

Ve onların yerine bir fakım münasebetsiz

bahçeler zuhur etti. Halkı dinlendirmek şöyle- dur­ sun oparlörlerle konu komşunun kafasını şişiri­ yorlar. Gurubu seyretmek, mehtapta hayalâta dal­ mak, hattâ yanımdakine meranı anlatmak kabil değil. Esasen kahvehanelerin harcıâlem oluşuna rağmen, zamanın çaılıgılı bahçeleri gibi kışlık dans ve eğlenti yerleri de ateş pahasına... Buralara or­ ta sınıf gidemiyor; vurguncu tabaka son İktisa­ dî durum yüzünden eksildiği için, zengin müşteri de el etek çekecektir, İstanbul un şimdiki eğlence

cihazı yaman sarsıntılar geçirecektir zannında-

yım

Orta sınıfa dayanan yepyeni bir eğlence ci­ hazı kurulurken eski kahvehanelerin ruhundan il­ ham almalarını gönül ne kadar dileyor: Kadınlı ■erkekli bir çardak altında, havuz başında, on on- beş kuruşa toplanıp konuşacak; serinliyecek, kü­ çük bir oyun oynayacak, sohbet edecek, intiba

ve düşünceleri karşılıklı nakledecek kulüpvari

kahvehanelere büyük ihtiyaç vardır.

Bunların belediyelerce teşviki lâzım gelir

kanaatindeyim.

(Vâ - Nû)

T.T.O .K’nun tavsiye ettiği müesseseler:

BURSA-CEKİRGE’de

PARK OTEL

Radyo aktiviteli temiz banyolar, nefis yemekler, muntazam servis, Çekirge’nin en rahat otelidir.

Referanslar

Benzer Belgeler

Üreme dönemindeki pek çok türden dişi ve erkek kelebek üreme dönemin- de eş bulmak için buraya gelebilir.. Bu davranı- şa literatürde tepe bekçiliği

Örneğin, 1200 ışık yılı (bir ışık yılı yaklaşık 10 trilyon km’dir) uzaklıktaki Orion Bulutsusu gökyüzünde Ay’dan biraz büyük görünür.. Ama gerçekte 25

Kitabının girişinde de belirttiği gibi, “akademisyenin giderek bir teknisyene, aydının ise ideoloji merkezli think-tank askerine dönüştüğü” Türkiye ortamında o,

Sizce, yaratıcı düşünme becerisi nasıl ölçülebilir

Toplumsal içerikli bir dergi olan Ses dergisine gönderdiğim “Toprak Şarkı­ sı” adlı bir şiirimin bu dergide yayımlan­ ması, Küllük’teki şairlerle, yazarlarla

KARADENİZ: Parçalı bulutlu ve yer yer sağa­ nak yağışlı olacaktır Rüzgârlar kuzey batıdan orta zaman /aman kuvvetli esecektir 9 ile 24 derere.. AKDENİZ:

İzmir Radyosunun Kuruluşu ve İlk Yıllarındaki Faaliyetleri Foundation Of The Izmir Radio And Its Activities In Its First Years Ahmet İLYAS. Cumhuriyet’in Yitik Modernleşme

Fahrettin Kerim Gökay adını, akıl hastanesi dokto­ ru olmak, Mazhar Osman’ın yardımcısı olmak, üni­ versitede profesör olmak gibi unvanlarından ötürü bü­ tün