• Sonuç bulunamadı

Tarihi Alay Köşkü Türk Halk El Sanatları Müzesi oldu

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Tarihi Alay Köşkü Türk Halk El Sanatları Müzesi oldu"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Tarihî Alay Köşkü

Türk Halk El

Sanatları

Müzesi Oldu

Nihat A K Y U N A K

Topkapı Sarayı manzumesi içinde bulunan A la y köşkü binası, gerek mevkii gerekse karakteristik mimari ile Is- tanbulun tarihi ve tipik yapılarından biridir. Önünden gelip geçenlerin daima dikkatini çeken ve uzun zamandanberi restore edilmekte olan bu binanın restorasyon işleri tamam­ lanmış ve bu tarihi binanın ne şeküde kullanılacağı konusu ilgili çevrelerde tartışılır olmuştu. Bir ara İstanbul M illî Eği­ tim Müdürlüğüne bağlı bir daire olarak kullanılması dahi dü­ şünülürken büyük bir isabetle burada, Topkapı Sarayı Müze­ sine bağlı olarak Türk Halk El Sanatları Seksiyonu adıyla yeni bir müze tesisi kararlaştırılmış v e uzun hazırlık çalış­ malarından sonra geçtiğimiz ay içinde M illî Eğitim Bakanı P rof Orhan Oğuz tarafından açılışı yapılarak hizmete gir­

miştir. 1

Yeni bir müze diyoruz, çünkü bur'ası hemekadar Top- kapı Sarayı Müzesine bağlı bir seksiyon olarak tesis edilmiş ise de bu, sadece İdarî yönden verilen bir isimdir ve bu yeni seksiyon, gerek Topkapı Sarayı Müzesi manzumesi içindeki mevkii, gerek yapısı, gerekse muhtevası itibariyle başlı ba­ şına Ve yepyeni bir müze olmak niteliğindedir.

Topkapı Sarayı Müzesini gezmeğe gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin özellikle turistlerin geniş ölçüde ilgisine maz- har olacağ nı sandığımız Türk Halk El Sanatları Seksiyonun­

daki san’at eserlerinin tamamı Kenan Özbal tarafından hediye edilmiş v e bu yeni müzenin kuruluşuna bir kısım özel sektör

ile bazı sanatsever zevat da katkıda bulunmuşlardır.

Kenan Ozbal’ın, yıllar boyu büyük bir titizlikle dterle- diği bu eserler, diaha önce Akaretlerdeki Resim ve Heykel Müzesinin bodrum katında düzenlenen bir bölümde teşhir edilmekteydi. Fakat orası gerek mevkü, gerek teşhir şartları ve gerekse eserlerin geleceği bakımdan son derece elveriş­ sizdi v e yıllarboyu Anadolunun çeşitli bölgelerinden toplan­ mış olan bu kıymetli hazine adeta çürümeye terkedilmiş bir durumdaydı. Tarihî A la y Köşkünün Türk Halk El sanatla­ rının teşhiri için tahsis edilmiş olması hem bu eserleri yok olmaktan kurtarmış, hem A lay Köşkü binası kendine en uy­ gun düşen bir hizmet için kullanılma olanağına kavuşturul­ muş, hem de İstanbul’un müzeler bölgesinde gerçek yerini bulan Türk Halk El Sanatlarını yerli ve yabancılara daha kolaylıkla görüp tanımaları fırsatı verilmiştir, Türk Halkı El Sanatları Müzesi, gerek mimarî ile bağdaşan muhtevası, ge­ rekse ilaşhir düzenindeki mükemmeliyeti ile gerçekten görül-, meye, incelemeye ve takdire değer bir müze olarak hizmete girmiş bulunuyor.

& *

% & % * it

_ AYIN SANAT

a

^ O L A Y L A R I *

% & & & & *

T O K A P I S A R A Y I MÜZESİNDE T A R İH Î S A N A T L A R SEKSİYONU

A D I İL E Y E N İ BİR B Ö LÜ M D A H A A Ç IL D I

Yine geçtiğimiz ay içinde Topkapı Sarayı Müzesinde, Tarihî Sanatlar Seksiyonu adı ile yeni bir bölüm daha açıldı.

Türk Halk El sanatları Slksiyonu ile birlikte M illî Eği­ tim Bakam Prof. Orhan Oğuz tarafından aynı gün açılışı ya­ pılarak hizmete giren tarihî saatlar seksiyonu, müzenin orta bahçesi içinde bulunan tarihi Kubbealtı binasının D ivit oda­ sı adı merilen kısmında tesis edilmiş bulunmaktadır. Divit odası denilen yer, Kubbealtı binasına, yani Osmanlı Hükümet lerinin toplantılarını yaptığı bir nevi Bakanlar Kurulu oda­ sına bitişik bir oda olup o devirde yazı işleri kalemi olarak kullanılmakta imiş. Şimdi, Tarihi Saatler seksiyonu haline getirilen bu oda da Osmanlı padişahlarına hediye edilmiş olan veya sarayın ihtiyaçları için satın alınmış bulunan tarihî sa­ atler teşhir edilmektedir. Birçoğu son derece büyük ve mü­ zeyyen olan bu tarihî saatler içinde gerçekten ügi çekici ve görülmeye değer olanları var. Bugüne kadar bir kısmı deği­ şik seksiyonlarda dağınık bir halde, bir kısmı da depolarda muhafaza edilmiş bulunan bu tarihî saatlerin ayrı bir sek­ siyonda teşhire konmuş olması müzecilik tekniği bakımından olduğu kadar, tarihî saat meraklılarının bu saatleri topluca görüp incelemeleri bakımından da çok isabetli ve yararlı bir davranış olmuştur.

GEÇEN A Y IN SERGİLERİ

Yaz aylarında diğer bütün sanat galerileri kapalı olduğu halde, Belediyenin Taksimdeki Sanat Galerisi bütün yaz açık kaldı ve sergileme faaliyetlari devam etti. Bu galeri de geçtiği mizEylül ayı içinde de iki sergi açıldı. Bunlardan biri Fikret K olverdi adlı bir amatörün, diğeri de Erzurum Gazi Ahmet Muhtar Paşa Orta Okulu öğrencilerinin reims sergileriydi.

Fikret K olverdi 30 yıdır amatörce resim yapan bir filo­ log. Şimdiye kadar çeşitli tarzlarda denemeler yapmış ve so­ nunda yine figüratif resme dönmöş, sergisinde yer alan resim ­ lerin tek konusu vardı. Pazarcılar. Bu resimleri yaparken pazar yerlerinden çektiği fotoğraflardan yararlanmış, hatta bu fotoğrafları aynen kullanmıştı. Bir resam fotoğraftan yarar lanabilir, hele pazarcılar gibi kalabalık v e hareketli konular­ da fotoğraftan yararlanmak elbetteki mümkündür. Ancak o fatağrafları olduğu gibi tuvale geçirmek yerine, onlara tabia­ ta bakar gibi bakarak kendine özgü plâstik bir ifadeye vara­ bilmek şartiyle. Fikret K olverdi’nin resimleri Akademik bir kuruluk içinde ve üstelik son derece de renksizdi. Oysa bir pazaryeri ne kadar canlı v e na kadar renklidir. Kaldı ki, sa­ natçının bu renk ve hareket cünbüşünü daha da kuvvetlen­ direrek daha canlı ve daya kuvvetli bir ifadeye varması ge­ rekir.

Erzurumlu öğrencilerin sergisi ise kendi ölçüleri içinde haşarılı bir sergiydi. İy i yetiştirilmiş, iyi hazırlanılmış v e iyi takdim edilmişti.

_

25

-Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Ancak bu yokluk sadece uzak, ertelenmiş, ya da, o veya bu şekilde, kendi temsilinde idealleştirilen bir varlık olmaz mı?” Bu sorulara verdiği cevaplar mevzu

Dolgu taneciklerinin nm boyutunda olması sebebiyle nano kompozitler yüksek alan/hacim oranlarına sahiptir. Polimer matrisler içine eklenen çok düşük yoğunluktaki nano

Kaydedilen TL ışıma eğrisi kullanılarak düşük sıcaklık (157 oC) ve yüksek sıcaklık (278 oC) pikleri için pik şiddetlerinin ilk yükselmeye başladığı bölgede

Görev yaptığı yerleşim yerine göre duygusal tükenmişlik ve kişisel başarı duygusunda azalma puan ortalamaları arasındaki fark incelendiğinde; duygusal tükenmişlik ve

halde gerek zirâatin hali iptidaideki tarzını ve âlâtını ıslah ve tepdil , gerek mezrûatın tenevviîle daha nâfi , daha bereketli şeylerin tercih ve

Masefield İngiliz edebiyatının üç dikkate şayan si­ ması olan Chaucer, Shakspeare ve Miltonun edebî ve hususî hayatları hakkında kısaca malûmat verdi.. ( a

Anası gibi, genç yaşta evlendirilen Güzide Hanım, mutluluk yüzü göre­ mediği kocasından ayrıldıktan sonra, 6 yıl dul kalmış ve bir gün sinemada gözgöze geldiği

Abdülhamit saltanatına ait en mühim hâtıraları şüphe yok ki Sadrâzam Sait paşayla, Kâ­ mil paşanın eserleri teşkil et­ mektedir.. Her iki Sadrâzam da