M usan - Â li Y ü cel
5
Ş iir li eğitin) hayatı, akıncı ve kurucu unsurlardan birini da ha kaybetmiş oluyor. Necati, A- rıkan ve Sirer’ den sonra Vücel’ i toprağa verirken içimizin bur- kulduğunu duyuyoruz. Sadece bu dört ismi anmak. Cumhuriyet devresinin Tiirk eğitimine verdi ği emeğin enginliğini kavrama ya yeter. Bu diirt adam, başka başka mizaçta idiler. Necati, ih tilâlin ateşli çocuğu; Arıkan, içine döııiik ve süründüğünden fazla değerde bir bas: Sirer va tan sevgisinin tim sali; Yücel vazife bayatında mlisamalıa-sız vazife bayatının miisamalıasız ciddiyetin mümessili idi.
Bıı ayrı mizaçları birleştiren bir nokta vardı:
-
A
fPVMu**
-Prof. Dr.
Sadi IRMAK
Türk milletine en büyük hiz metin bilgi ve eğitim yolu ile yapılabileceğine inanmışlardı. Takibedilecek metod, zaman ka zandıran bir dinamizmaya da yanmalı idi. Dördü de farklı yol lardan bu dinamizmayt denemiş lerdir.
Yücel, en uzun müddet Maa rifin basında kalmak ve büyük bir realizme sahip olmak bakı mından cm nıiilıim adımları at m ı k t ı r . Kiiy Knstitülcri
lıu adımların en önemlisi idi. Yü- eel zamanında sanat okulları da yeniden kurulurcasıııa geligınis- mistir. Klasiklerin tercümesi İ- ııöeıü ve İslâm Ansiklopedileri nin yayınlanması unutulmaya cak hizmetlerdendir.
Yücel’le siyasî hayatta tanış tık. Rahmetli Saraçoğlu kabine sinde ikimiz de vazifeli idik. Ma arif bütçelerinin müzakeresi o- nn coşturan hâdiselerden olurdu. Bu mevzuda onu tâvizata yanaş tırmak mümkün olmazdı. Şüphe yok ki. binbir dedikodulara rağ men onu makamında tutmuş o- laıı İnönü'nün bu başarılardaki rolü çok büyüktür. Fakat başka bir Bakan da İnönü’ nün bu gü venini kazanabilir miydi, şüphe lidir.
1946 seçimlerini kazanmış, fa kat ibret alacak bir ders de al mıştık. Bu durum kargısında Yüi- cel, çok bağlı olduğu vazifesin den lıattâ bütün kabinenin de is tifasını isteyerek çekilmeye ken disi talin olmuştu. Makamında iken «Yedi senelik Bakanım» demesini severdi, fakat vakarla çekilmeyi bildi. Ve artık bir da ha yedi seneden bahsetmez ol muştu. Halikın arasına siikıin ve tabiîlikle karışmasını bilmiş tir.
Fikir adamı olarak Yücel, kal binin bir kösesiyle doğulu ve fa kat dimağiyie tam batılı adam dı. Türk milletinin kurtuluşunu katıksız bir batılı medeııiyeti- kabulünde görenlerdendi. Bu te zini «Cum huriyet» ve «D ün ya» sütunlarında savunmaya devam etli.
Fikir adamı geç olgunlaşan bir varlıktır. Onu tam olgunluk bayatında kaybetmiş oluyoruz. Siiplıe yok ki, Maarife dalıa çok hizmetller yapabilecekti. O alan da çalışacaklara Yüc-Tin hâtıra sı aydınlık serpecektir.
— ’ ' ... . ...
3 A/ssu
t a
™ ~ .
Taha Toros Arşivi V