GÖZLEM *
UĞUR MUMCU__________________
Said-i Kürdi...
^
"Nurculuk” adı verilen dinsel akımın lideri Said-i Nursi, ölüm ünün 30. yıldönüm ünde törenle anılmış.
Kim dir Said-i Nursi?
Said-i Nursi, 1873 yılında Bitlis’in Nurs Köyü’nde doğmuş tur. Asıl adı "Said-i Nursi" değil "Said-i Kürdi"dir.(1)
Said-i Kürdi, “Kürt Teali Cemiyeti" ile "Kürdistan Azmi (Arkası Sa. 17, Sü. 7'de)
CUMHURİYET/17
• •
GÖZLEM
UĞUR MUMCU
(Baştarafı 1. Sayfada)
Kavı" adlı derneklerin de kurucusudur. (2)
Said-i Kürdi adı ilk kez, 31 Mart gerici isyanı öncesinde İs tanbul’da duyulmuştu. Said-i Kürdi, İstanbul’a “Medrest-ü Zehra" adlı bir medrese açmak üzere gelmiş; İstanbul’da "İtti hadı Muhammedi FırkasT’m kurmuştur.
İngiliz destekli bir gerici siyasal örgütün kurucuları arasın da 31 Mart ayaklanmasının kışkırtıcılarından Derviş Vahdedi de bulunmaktaydı!
Derviş Vahdedi, karanlık ilişkileri ile tanınan Kıbrıs kökenli bir Nakşibendi’dir. İngiliz hükümeti emrinde memurluk da ya pan Vahdedi, Said-i Kürdi ile "ittihadı Muhammedi Fırkası"nı kurmuş; yine Said-i Kürdi ile "Volkan" adlı gazetede kışkırtıcı yazılar yazmıştı. (3)
31 Mart gerici ayaklanmasının "Hareket Ordusu" tarafından bastırılmasından sonra kurulan sıkıyönetim mahkemesinde yar gılanan sanıklardan İngiliz ajanı Emirizade, bu dinsel partinin yurtdışında çok zengin kişilerce kurulduğunu açıklamıştır. (4)
Derviş Vahdedi, yapılan yargılama sonunda ölüm cezasına çarptırılıyor; Said-i Kürdi de aklanıyordu! (5)
Bugün kısa adıyla "Rabıta" olarak bilinen Amerikan destek li Suudi kuruluşu “Rabıtal-ÜI Alem-ÜI İslam" neyse; o gün içirt
"ittihadı Muhammedi Fırkası" da oydu. (6)
Yakın tarih aydınlandıkça 31 Mart gerici ayaklanmasında in- gilizlerin oynadıkları rol de kanıtlanıyor...
Said-i Kürdi, birçok İslamcı gibi Kurtuluş Savaşı'nın "halife yi kurtarmak" için yapıldığı sanısıyla bir süre Ankara hüküme tini desteklemiş; ancak Mustafa Kemal ile görüştükten sonra yeni devletin ideolojisi ile bağdaşmayacağını anlamış ve des teğini kesmiştir.
Said-i Kürdi, 1925 yılına kadar Van’da yaşamış ve bu süre içinde “Risale-i Nur" adını verdiği kitaplarını yazmıştır.
1925 yılındaki Şeyh Sait liderliğindeki dinsel görüntülü Kürt isyanı sonunda Said-i Kürdi de Batı’ya sürülenler arasında yer almıştı.
Barla’da, Kastamonu’da ve Emirdağ’da sürgün olarak yaşa yan Said-i Kürdi, 1960 öncesinde Afyon’da ve Ankara’da göv de gösterilerinde bulunmuştu.
Said-i Kürdi, 1958 yılında yayımlanan "Mektubat" adlı kita bında da "Frenk meşreplerin ...Türkçülüğü ile hiçbir cihetle mü nasebetim yoktu" diye yazmış; aynı kitapta “ Türklerin... Kültle rin milliyetlerini kaldırıp onların dilini unutturduklarını" da ileri sür müştü. (7)
Said-i Kürdi, Atatürk’ün ve laisizmin amansız düşmanıdır. "Barla Mektupları", "Sönmez” ve "Şualar" adlı yayınlarında Ata türk’e ağır yergi ve sövgülerle saldırmaktadır. (8)
Bütün bunlardan anlaşılıyor ki Said-i Kürdi, hem İslamcı, hem Kürtçüdür.
Bugün Türkiye’de Türkü Kürde, Kürdü Türke; Aleviyi Sünni- ye, Sünniyi Aleviye; Müslümanı laiklere, laikleri de Müslüman- lara düşman edici bir siyaset izleniyor.
Ve bu siyaset, Kürt terörizmi ve İslamcı terör ile destekleni yor.
Günümüzün uğursuz siyaseti ve kanlı stratejisi de budur.
(1) Özek Çetin, Türkiye'de Gerici Akımlar ve Nurculuğun İçyüzü, Varlık Vay.
s: 243 vd.
(2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.9.1965 gün ve 234/D-1 ve 313 sayılı
kararı.
(3) Tunaya, Tarık Zafer, Türkiye’de Siyasal Partiler, cilt 1, İkinci Meşrutiyet Dö
nemi, Hürriyet Vakfı Yay., s: 182 vd.
(4) Sayar Celal, Ben de Yazdım s: 186 ve 392. (5) Akşin Sina, 31 Mart Olayı. SBF Yay., s: 253.
(6) Avcıoğlu Doğan, 31 Martta Yabancı Parmağı, Bilgi Yay., s: 73. (7) Nursi Said, Mektubat, Doğuş Ltd. Şrt. 1958, s: 339.
(8) Armaner Neda, İslam Dininden Ayrılan Cereyanlar: Nurculuk, Ank. Ün.
ilahiyat Fak. Yay., 1964, s: 34.
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi