• Sonuç bulunamadı

Turist rehberlerinin hizmet kalitesinin destinasyon imajına etkisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Turist rehberlerinin hizmet kalitesinin destinasyon imajına etkisi"

Copied!
102
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

SEYAHAT İŞLETMECİLİĞİ VE TURİST REHBERLİĞİ

ANA BİLİM DALI

SEYAHAT İŞLETMECİLİĞİ VE TURİST REHBERLİĞİ

BİLİM DALI

TURİST REHBERLERİNİN HİZMET KALİTESİNİN

DESTİNASYON İMAJINA ETKİSİ

Mustafa AKSARAY

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Danışman

Dr. Öğr. Üyesi Alper ATEŞ

(2)
(3)
(4)

İÇİNDEKİLER

ÖZET ... IV ABSTRACT ... V KISALTMALAR DİZİNİ ... VI ŞEKİLLER LİSTESİ ... VII TABLOLAR LİSTESİ ... VIII TEŞEKKÜR ... IX

GİRİŞ ... 1

BİRİNCİ BÖLÜM TURİST REHBERİ 1.1. Turist Rehberinin Tanımı ... 3

1.2. Turist Rehberliğinin Mesleki Gelişimi ... 4

1.3. Turizm Sektöründe Turist Rehberinin Yeri ve Önemi ... 7

1.4. Turizm Sektöründe Turist Rehberinin Rolü ve Görevleri ... 10

1.5. Rehberli Turların Tercih Edilme Nedenleri ... 13

1.6. Turist Rehberlerinin Karşılaştığı Zorluklar ... 14

İKİNCİ BÖLÜM HİZMET KALİTESİ 2.1. Hizmet ve Kalite Kavramları ... 17

2.2. Hizmet Kalitesi Kavramı ... 20

2.3. Hizmet Kalitesinin Modelleri ve Boyutları ... 22

2.4. Hizmet Sektöründe Kalitenin Artan Önemi ... 25

2.5. Turizmde Hizmet Kalitesi ... 27

(5)

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM DESTİNASYON İMAJI

3.1. Destinasyon İmajı Kavramı ... 30

3.1.1. Algılanan Destinasyon İmajı ... 31

3.2. Destinasyon İmajının Bileşenleri ... 31

3.3. Destinasyon İmajının Oluşumu ve Modelleri ... 34

3.4. Destinasyon İmajının Ölçülmesi ... 38

3.4.1. Destinasyon İmajının Ölçümünde Kullanılan Boyutlar ve Değişkenler ... 38

3.5. Destinasyon İmajının Özellikleri ... 40

3.6. Destinasyon İmajının Önemi ... 41

3.6.1. Destinasyon Markalama ... 42

3.6.2. Pazar Konumlandırma ... 42

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM TURİST REHBERLERİNİN HİZMET KALİTESİNİN DESTİNASYON İMAJINA ETKİSİ 4.1. Araştırmanın Amacı ve Önemi ... 44

4.2. Araştırmanın Kapsamı ve Kısıtlılıkları ... 44

4.3. Araştırmanın Yöntemi ... 45

4.3.1. Araştırmanın Modeli ve Hipotezleri ... 45

4.3.2. Veri Toplama Aracı ve Süreci... 48

4.3.3. Araştırmanın Evren ve Örneklemi ... 49

4.3.4. Uygulanan İstatistiksel Yöntemler ... 50

4.3.5. Araştırmada Kullanılan Anket Güvenilirliği ... 50

4.4. Araştırma Bulguları ... 51

4.4.1. Betimleyici İstatistik Bulguları ... 51

4.4.1.1. Katılımcıların Demografik Özellikleri ... 51

4.4.2. Bağlantısal İstatistik Bulguları ... 53

4.4.2.1. Değişkenler Arası Mann Whitney U Analizine İlişkin Bulgular ... 53

4.4.2.1.1. Cinsiyet İle Hizmet Kalitesi ve Destinasyon İmajı Arasındaki Mann Whitney U-Testi ... 54

(6)

4.4.2.1.2. Medeni Durum İle Hizmet Kalitesi ve Destinasyon İmajı

Arasındaki Mann Whitney U-Testi ... 54

4.4.2.2. Değişkenler Arası Kruskal Wallis Analizine İlişkin Bulgular ... 55

4.4.2.2.1. Yaş İle Hizmet Kalitesi ve Destinasyon İmajı Arasındaki Kruskal Wallis H-Testi ... 56

4.4.2.2.2. Eğitim Durumu İle Hizmet Kalitesi ve Destinasyon İmajı Arasındaki Kruskal Wallis H-Testi ... 57

4.4.2.2.3. Meslek İle Hizmet Kalitesi ve Destinasyon İmajı Arasındaki Kruskal Wallis H-Testi ... 58

4.4.2.2.4. Aylık Ortalama Gelir Düzeyi İle Hizmet Kalitesi ve Destinasyon İmajı Arasındaki Mann Whitney U-Testi ... 59

4.4.2.3. Değişkenler Arası Regresyon Analizine İlişkin Bulgular ... 60

4.4.2.3.1. Hizmet Kalitesinin Somut Ögeler Alt Boyutunun Destinasyon İmajı Alt Boyutları Üzerindeki Etkisine Yönelik Regresyon Analizi ... 60

4.4.2.3.2. Hizmet Kalitesinin Güvenilirlik Alt Boyutunun Destinasyon İmajı Alt Boyutları Üzerindeki Etkisine Yönelik Regresyon Analizi ... 62

4.4.2.3.3. Hizmet Kalitesinin Empati Alt Boyutunun Destinasyon İmajı Alt Boyutları Üzerindeki Etkisine Yönelik Regresyon Analizi ... 63

4.4.2.3.4. Hizmet Kalitesinin İsteklilik Alt Boyutunun Destinasyon İmajı Alt Boyutları Üzerindeki Etkisine Yönelik Regresyon Analizi ... 65

4.4.2.3.5. Hizmet Kalitesinin Güvence Alt Boyutunun Destinasyon İmajı Alt Boyutları Üzerindeki Etkisine Yönelik Regresyon Analizi ... 66

4.4.2.3.6. Hizmet Kalitesinin Destinasyon İmajı Üzerindeki Etkisine Yönelik Regresyon Analizi ... 68

SONUÇ ... 69

KAYNAKÇA ... 74

EKLER ... 88

Ek 1. Anket Formu (Türkçe) ... 88

(7)

T. C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

Öğ

rencin

in

Adı Soyadı Mustafa AKSARAY

Numarası 154265001005

Ana Bilim / Bilim Dalı Seyahat İşletmeciliği ve Turist Rehberliği / Seyahat İşletmeciliği ve Turist Rehberliği Programı Tezli Yüksek Lisans Doktora Tez Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Alper ATEŞ

Tezin Adı Turist Rehberlerinin Hizmet Kalitesinin Destinasyon İmajına Etkisi

ÖZET

Turist rehberlerinin ve onların hizmet kalitesinin, turistlerin tecrübe yaşadığı destinasyonda büyük rol oynadığı açıkça gözlemlenmektedir. Etkileşim içinde bulunduğu turistlerin zihninde kalıcı bir izlenim bırakmaktadırlar. Bu çalışmanın esas amacı, turist rehberlerinin hizmet kalitesinin destinasyon imajına olan etkilerini incelemektir. Ayrıca, hizmet kalitesinin destinasyon ile ilişkileri irdelenmiştir. Buna ek olarak, ziyaretçilerin demografik değişkenleri de, araştırmamızın iki temel konusu olan hizmet kalitesi ve destinasyon imajı üzerinde istatistikî olarak nasıl sonuçlar ortaya çıkardığı araştırılmıştır. Çalışmanın bir diğer amacı da, rehberlerden ne yapması beklendiğini anlamak için farklı görüşleri değerlendirmektir. Çalışmada, tur rehberlerinin eğitimi ve karşılaştığı zorlukları analiz eden araştırmalara da değinilmiştir. Araştırma kapsamında, Türkiye'nin en çok ziyaret edilen müzelerinden biri olan Mevlana Müzesi'ne ev sahipliği yapması nedeniyle birçok ziyaretçiyi ağırlayan Konya, uygulama alanı olarak seçilmiştir. Örneklemi oluşturan 400 yerli turiste yapılandırılmış veri toplama tekniği olan anketimiz uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, turist rehberlerinin hizmet kalitesinin destinasyon imajı üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu gözlemlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Turist rehberi, hizmet kalitesi, turist rehberlerinin hizmet kalitesi, destinasyon, destinasyon imajı, Mevlana Müzesi, Konya.

(8)

T. C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

ABSTRACT

It is clearly observed that tour guides and their service quality played a major role destination in which tourists had experience. They leave a lasting impression in the minds of tourists who interacted with them. The main purpose of this study is to examine the effects of tourist guides’ service quality on the destination image. Besides, the relations between the quality of service and destination have been scrutinized. In addition, it has been researched demographic variables of visitors how statistically results on service quality and destination image, which are two main subject matter of our research, ensued. Another purpose of the work is to evaluate the different views to understand what to expect from the guides. In this work, it has been touched the researches which analyzed the training of tour guiding and the difficulties encountered by tourist guides as well. In the scope of the research, Konya, which welcomes many visitors due to the fact that it hosts the Mevlana Museum is one of the most visited museums in Turkey, has been selected as the application area. Our questionnaire, which is structured data collection technique, has been conducted on 400 domestic tourists representing the sample. As a result of the analyzes made, it has been observed that tourist guides’ service quality has a significant effect on destination image.

Key Words: Tourist guide, service quality, tourist guides’ service quality, destination, destination image, Mevlana Museum, Konya.

Öğ

rencin

in

Adı Soyadı Mustafa AKSARAY

Numarası 154265001005

Ana Bilim / Bilim Dalı Seyahat İşletmeciliği ve Turist Rehberliği / Seyahat İşletmeciliği ve Turist Rehberliği Programı Tezli Yüksek Lisans Doktora Tez Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Alper ATEŞ

(9)

KISALTMALAR DİZİNİ

TUREB : Turist Rehberleri Birliği

YDS : Yabancı Dil Sınavı

SERVQUAL : Service Quality

WFTGA : World Federation of Tourist Guide Associations

SERVPERF : Service Performance

TV : Televizyon

SPSS : Statistical Package For Social Sciences

vb. : Ve benzeri

(10)

ŞEKİLLER LİSTESİ

Şekil 2.1. Hizmetin Dört Genel Özelliği ... 18

Şekil 2.2. Grönross’un Hizmet Kalitesi Modeli ... 23

Şekil 3.1. Destinasyon İmajı Modelleri ... 33

Şekil 3.2. Destinasyon İmajı Oluşumunun Genel Çerçevesi ... 35

Şekil 3.3. Destinasyon İmajı Oluşum Modeli ... 36

(11)

TABLOLAR LİSTESİ

Tablo 2.1. Hizmet Kalitesinin Beş Boşluğu ... 24

Tablo 2.2. SERVQUAL’in Beş Boyutu ... 25

Tablo 4.1. Anket Güvenilirlik Analizi ... 51

Tablo 4.2. Araştırmada Kullanılan Ölçeklerin Güvenilirlik Analizi ... 51

Tablo 4.3. Demografik İfadelerin Analizi ... 52

Tablo 4.4. Cinsiyete Göre Hizmet Kalitesi ve Destinasyon İmajı Algılamalarına Yönelik Mann Whitney U-Testi. ... 54

Tablo 4.5. Medeni Duruma Göre Hizmet Kalitesi ve Destinasyon İmajı Algılamalarına Yönelik Mann Whitney U-Testi. ... 55

Tablo 4.6. Yaşa Göre Hizmet Kalitesi ve Destinasyon İmajı Algılamalarına Yönelik Kruskal Wallis H-Testi. ... 56

Tablo 4.7. Eğitim Durumuna Göre Hizmet Kalitesi ve Destinasyon İmajı Algılamalarına Yönelik Kruskal Wallis H-Testi ... 57

Tablo 4.8. Mesleğe Göre Hizmet Kalitesi ve Destinasyon İmajı Algılamalarına Yönelik Kruskal Wallis H-Testi. ... 58

Tablo 4.9. Aylık Ortalama Gelir Düzeyine Göre Hizmet Kalitesi ve Destinasyon İmajı Algılamalarına Yönelik Kruskal Wallis H-Testi. ... 59

Tablo 4.10. Hizmet Kalitesinin Somut Ögeler Alt Boyutunun Destinasyon İmajı Alt Boyutları Üzerindeki Etkisine Yönelik Regresyon Analizi ... 61

Tablo 4.11. Hizmet Kalitesinin Güvenilirlik Alt Boyutunun Destinasyon İmajı Alt Boyutları Üzerindeki Etkisine Yönelik Regresyon Analizi ... 62

Tablo 4.12. Hizmet Kalitesinin Empati Alt Boyutunun Destinasyon İmajı Alt Boyutları Üzerindeki Etkisine Yönelik Regresyon Analizi ... 64

Tablo 4.13. Hizmet Kalitesinin İsteklilik Alt Boyutunun Destinasyon İmajı Alt Boyutları Üzerindeki Etkisine Yönelik Regresyon Analizi ... 65

Tablo 4.14. Hizmet Kalitesinin Güvence Alt Boyutunun Destinasyon İmajı Alt Boyutları Üzerindeki Etkisine Yönelik Regresyon Analizi ... 67

Tablo 4.15. Hizmet Kalitesinin Destinasyon İmajı Üzerindeki Etkisine Yönelik Regresyon Analizi ... 68

(12)

TEŞEKKÜR

Şüphesiz ki, tez çalışması tek bir kişiye ait olsa da, araştırmanın planlanmasından sonuçlanmasına kadar ki süreçte pek çok kişinin desteği ve emeği vardır. Yapılan işte emeği geçene kuru bir teşekkür değil bilhassa gönülden gelir minnettarlık…

İlk olarak, beni bu çalışma sürecinde sistemli bir şekilde yönlendirerek akademik bilgi ve tecrübesini benimle paylaşarak rehberlik ederek yardımlarını esirgemeyen tez danışmanım Dr. Öğr. Üyesi Alper Ateş’e, turizm alanındaki büyük tecrübeleriyle ufkumu açan, hem eğitim hem de çalışma hayatımda rota çizmemi sağlayan Prof. Dr. Abdullah Karaman’a, tanıştığımız ilk günden itibaren zaman ve mekan tanımadan yardımıma koşan, akademik gelişimime katkı sağlayan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Sağır’a, bu çalışmanın her aşamasında maddi manevi yanımda olan ve sürecimi hızlandıran dostum Ali Gönülölmez’e, çalışma süresince değerli görüşlerinden yararlandığım, lisans dönemimin ilk gününden bugüne dek büyük destek sağlayan manevi kardeşim Arş Gör. Ramazan İnan’a, hayatım boyunca var gücüyle arkamda duran ve hiçbir desteği esirgemeyen aileme, son olarak, sadece hayat arkadaşı değil varlığıyla ömrüme ışık tutan ve bu çalışmanın başlangıcından bitimine kadar her türlü desteği sağlayan eşim Hanife Aksaray’a can-ı gönülden minnettarım.

(13)

GİRİŞ

Türkiye’de turist rehberliği, yeterlilik alanı oldukça parçalanmış, profesyonel bir meslek dalıdır. Turist rehberleri olarak çalışmak için bireylerin bazı statüleri yerine getirerek kokart almaları gerekmektedir. Ülkemizde şimdilik, ülkesel ve bölgesel olmak üzere iki katmanlı bir tur rehberlik sistemi vardır. Seviye, profesyonel ya da eğitim hiyerarşisi olarak değil; aksine çalışma alanına dayanmaktadır. Eğitim, turist rehberi kokartı almak için bir ön şart olarak gözükse de bu mesleğin icrası için dil yeterliliğine, ülkemizde daha çok önem verilmektedir. Turist rehberliğinin eğitimi üniversitelerde, 2 ila 4 veya yüksek lisans ile birlikte 6 veya 7 yıl olmak üzere verilmektedir. Ancak bu üniversitelerden mezun kişiler doğrudan kokart alamamaktadır. Turist Rehberleri Birliği (TUREB) tarafından bazı bölgelerde açılan yeterlilik sınavına turist rehberliğinden mezun ön lisans, lisans veya yüksek lisans mezunu kişiler katılabilmektedir. Bunun dışında, bu kişilerin kokart almak için TUREB’in sınavlarına katılmadan Yabancı Dil Sınavı’ndan (YDS) 75 puan almaları da yeterli olmaktadır. Ancak bu sınav sadece rehberlik alanında düzenlenmeyerek herkesin farklı amaçlarla girdiği genel bir sınav olması, turist rehberliğinde aranan kriterin sadece dil yeterliliği olduğunu göstermektedir.

Bir tur rehberi bazı noktalarda ülke başkanından daha önemli kişi konumuna gelebilmektedir. Tur esnasında alacağı bilgilerle donanıp giden turistler, o ülkenin imajı hakkındaki düşüncelere doğrudan turist rehberi tarafından sahip olabilirler. Çünkü tura katılan kişiler turist rehberiyle ister istemez yakınlaşmakta, hatta arkadaş olabilmektedir. Turist rehberinin kuracağı yanlış bir cümle ülkemizin imajının olumsuz bir biçimde yansıtılmasını sağlayabilir. Turizmin birden fazla paydaşı ve menfaat sahipleri olması nedeniyle de, tur rehberlerinden farklı beklentiler oluşmaktadır.

Turist rehberinin gerçekleştirdiği performans ve sunduğu hizmetler turistin memnuniyeti ve tekrar ziyaretindeki önemi azımsanamaz. Turizm ve konaklama sektöründeki hizmet kalitesi literatüründe ağırlıklı olarak “odaklanma” müşteri tarafından algılanan hizmet kalitesinin itici güçleri olmuştur. Yani, hizmet kalitesindeki ön yüz çalışanlarının rolü kabul edilmekle birlikte, az sayıda çalışma,

(14)

hizmet sağlayıcısına bağlı faktörleri hem sağlayıcı hem de müşteri açısından belirlemiştir. Geleneksel olarak, hizmet kalitesine yönelik araştırma, müşterinin memnuniyetinin, beklenti-algılama teorisi aracılığıyla perspektifinden gerçekleştirilmiştir. Hizmet kalitesi, hizmet seviyesinin müşteri beklentileriyle ne kadar iyi uyum sağladığının bir ölçüsüdür. Turizmin somut olmayan yapısı nedeniyle, bireyler, önceki deneyimlerden veya mevcut bilgilerden yola çıkarak destinasyon imajına dayanan turizm ürünlerini satın almaya başlamışlardır. Ayrıca, evden bir varış noktasına olan hareket turizmin doğasında olan bir olgudur. Bu nedenlerle, destinasyon imajı, turistlerin destinasyon seçimlerini etkileyen önemli faktörler arasındadır. Böylece, destinasyonun nasıl olumlu bir imaj oluşturabileceğini ve potansiyel turistlerin destinasyonlara olan seyahat mesafesi algılarını nasıl etkileyeceğini bilerek anlamak, turizm araştırmacıları için büyük önem taşımaktadır.

Araştırmamızın birinci bölümünde, tur rehberinin önemini, tur rehberlerinden göstermesi beklenen rollerini ve görevlerini, bir meslek olarak turist rehberliğini anlamak için literatür incelenecektir. Ayrıca, farklı konularda farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek kapasiteler geliştirmeye yönelik tur rehberlerinin eğitimine odaklanan daha önceki çalışmalar da gözden geçirilmektedir. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise turizmde ana araştırma konularından birisi haline gelmiş hizmet kalitesi konusu tartışılmıştır. Hizmet kalitesini ölçmek için iyi bilinen SERVQUAL ölçeği de dahil olmak üzere, memnuniyeti değerlendirmek için temel kavramlardan biri olmuştur (Parasuraman vd., 1988). Araştırmamızda da bu ölçek temel olarak faydalanılan ölçektir ve turist rehberinin görevleri ve rolleriyle entegre edilmiştir. İmaj ve destinasyon imajının kavramsal çerçevesi, destinasyon imajının önemi, oluşumu, modeli, ölçülmesi ve boyutları üçüncü bölümde irdelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise literatürde sunulan bazı temel yaklaşımlarla oluşturulan model kapsamında, çalışmanın temel iki unsuru olan turist rehberlerinin algılanan hizmet kalitesinin, destinasyon imajı üzerindeki etkisini belirlemeyi hedefleyen veriler demografik bilgilerinde analizi ile birlikte kapsamlı bir teste tabi tutulmuş, elde edilen veriler literatür bağlamında tartışılmıştır.

(15)

BİRİNCİ BÖLÜM TURİST REHBERİ 1.1. Turist Rehberinin Tanımı

Günümüzde turizm hem bireysel hem de kitlesel olarak yapılmakta ve özellikle kitlesel gezilerde turist rehberi büyük önem arz etmektedir. Görülen yerlerin hikayesi ve geçmişi hakkında bilgilenmek turistin ilgisini çekmektedir. Müzelerde ve ören yerlerinde kullanılan elektronik rehber aracılığıyla verilen bilgiler tek düze genel bilgilerle sınırlı kalmaktayken, bir turist rehberi tarafından anlatılan ilginç bir hikaye o yerin hafızalardan silinmemesine yol açmaktadır. Genel olarak rehberlik “yol göstericilik” kavramını içerir (Ahipaşaoğlu, 2001a: 42).

Turist rehberinin tanımını yabancı ve yerli kaynaktan göstermek daha aydınlatıcı olacaktır. Turist rehberi Oxford İngilizce sözlüğüne göre, bilhassa yabancı bir ülkede gezen birine öncülük eden veya yol gösteren; özellikle gezgin veya turisti gezdiren ve ona enteresan yerleri göstermek için kiralanan kişi olarak tarif edilmektedir (Çetin ve Kızılırmak, 2012: 308). 22 Haziran 2012’de Resmi Gazete’de yayınlanan 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu’nun 2. Maddesinin “h” fıkrasında turist rehberi “Bu Kanun hükümleri uyarınca mesleğe kabul edilerek turist rehberliği hizmetini sunma hak ve yetkisine sahip olan gerçek kişi” olarak tanımlanmaktadır. Aynı maddenin “ı” fıkrasında ise turist rehberinin sunacağı turist rehberliği hizmet kavramı “Seyahat acentalığı faaliyeti niteliğinde olmamak kaydıyla kişi veya grup hâlindeki yerli veya yabancı turistlerin gezi öncesinde seçmiş oldukları dil kullanılarak ülkenin kültür, turizm, tarih, çevre, doğa, sosyal veya benzeri değerleri ile varlıklarının kültür ve turizm politikaları doğrultusunda tanıtılarak gezdirilmesini veya seyahat acentaları tarafından düzenlenen turların gezi programının seyahat acentasının yazılı belgelerinde tanımladığı ve tüketiciye satıldığı şekilde yürütülüp acenta adına yönetilmesi” şeklinde ifade edilmektedir (6326 Sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu, 2012).

(16)

1.2. Turist Rehberliğinin Mesleki Gelişimi

Eğitim ve öğretim, rekabet avantajı sağlamanın hedefleri için önemlidir. Pond (1993), rehberlerin eğitilmesi, değerlendirilmesi ve düzenlenmesinin sadece turistler ve rehberler için değil, aynı zamanda bölgeler, şehirler ve tüm toplumlar için de büyük yararlar sağladığına değinmiştir. Eğitim, bir ülkenin ya da bölgenin ihtiyaçlarını karşılamak ve sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmak için ivme sağlayıcı bir unsurdur.

Eğitim ve gelişime rehberlik etmek için farklı yaklaşımlar yapılmıştır. Genel olarak çalışmalar, ikiye bölünmektedir. Birinci yaklaşıma göre Ap ve Wong (2001) ve Zhang ve Chow (2004), lisans eğitiminin resmi eğitim programlarıyla birleştiğinde rehberlik uygulamalarını iyileştirmek için güvenilir yollar üreteceğini savunmuşlardır. Zhang ve Chow (2004) profesyonel ve deneyimli rehberlerin yeni rehberlerin öğretimine dahil edilmesini tavsiye ederken, Ap ve Wong (2001) şirketlerde yeni rehberlerin çıraklık eğitiminin bir parçası olarak görev almaları gerektiğini bildirmişlerdir.

Tur rehberliği eğitimine ikinci yaklaşım, sosyal ve bilimsel sorgulamaya dayanmaktadır. Bu yaklaşımı savunan araştırmacılar (Holloway, 1981; Cohen, 1985; Cohen vd., 2002), tur rehberlerinin performansı, üstlendiği roller ve rehberli gezinin deneyimi üzerine odaklanmaktadır. Pearce (1984), bir turist rehberi etkileşimini şekillendiren duygusal, bilişsel ve çevresel faktörleri, turist deneyimini ve turun sonrasındaki deneyimi algılamanın önemini vurgulamıştır.

Birçok yazar, tur rehberlerine, seyahat şirketlerinin ve turistlerin mesleki standart ve beklentilerini karşılayabilecek uzmanlık eğitiminin verilmesini bildirmişlerdir. Arreola (1998), tur rehberlerinin grup turunda gerçekleşmesi beklenen rollere ve operatörün beklediği becerilere/bilgiye göre eğitimin önemli olduğunu iddia etmiştir. Cherem (1977), tur rehberlerinin ilk olarak tercümanlık görevini yerine getirmesinin gerekliliğini, ikinci sırada da uzmanlık alanını icra etmesi gerektiğini ifade ederek, gerçek ve doğru bilgiyi teslim etme becerilerinin önemini vurgulamaktadır.

(17)

Destinasyonun, ziyaretçilerin, operatörlerin, ev sahibi toplulukların ve yerel yöneticiler gibi muhtelif ülke paydaşlarının ihtiyaçlarını fark etmek mesleki gelişimi sağlamak için yapılacak ilk adımdır. Buna ek olarak, “Turist rehberliği eğitiminin içeriğine yaklaşım nasıl olmalıdır?” sorusuna bulunacak cevap mesleki gelişimi sağlamada mihenk taşı olacaktır. Pond (1993), rehberlerin yönlendirildikleri alan, heves, yaşam boyu öğrenmeye bağlılık, insanlar için empati, hassasiyet, esneklik, başkalarına hizmet etme konusundaki istek ve zihinsel resimlerle boyayarak "yorumlama kabiliyeti" gibi geniş kapsamlı bilgiye gereksinim duyulduğuna inanmaktadır. Bu niteliklerin çoğunun eğitim yoluyla geliştirilebileceğini düşünmektedir. Knudson vd. (1995), etkili yorumun, dikkatli bir çalışma ve eğitimin sürdürülmesinin yanı sıra, zamanla edinilen tecrübelerin bir sonucu olduğu görüşündedir. Ayrıca, turların yorumlanması, rehberin enerjisi, güven ve organizasyon yeteneğine katkıda bulunacak becerinin etkili konuşma olduğuna odaklanmaktadır. Bununla birlikte, eğitimin tek başına önemli olmasına rağmen bu özelliklerin hepsini geliştiremediğini de düşünmektedirler.

Rehber olarak tecrübesi az olan veya hiç olmayan kişiler için tecrübeli eğitimciler, üç önemli bileşen üzerinde eğitim alması gerektiği kanısına varılmaktadır (GreenCOM, 1999):

I.Destinasyon bilgisinin genişletilmesi ve geliştirilmesi (örneğin tarih, kültür, flora, fauna, jeoloji ve saha bilgisi)

II.Dil eğitimi

III.Turist deneyimlerini yönetmek ve yüksek kaliteli hizmet sunmak için yorumlayıcı rehberlik becerileri.

Pearce (1984), rehberlerin eğitim zorlukların; konuşmasının akademik veya bilimsel açıdan doğru olup olmadığı, turistlere yalnızca planlı ve araştırılmış bilgiler verilip verilmediği gibi konuların arasındaki dengede yattığını belirtmektedir.

Devletin turizm arzını kontrol etme eğilimi gösteren gelişmekte olan ülkeler, profesyonel olarak eğitilmiş tur rehberleri tedarik etme sorumluluğunu da üstlenirler. Rehber eğitimini gerçekleştirmek için farklı ülkelerin farklı kurumsal mekanizmaları

(18)

vardır. Bazı durumlarda doğrudan bakanlık veya onun alt birimleri, onaylanmış kurumlar, üniversiteler ve kolejler bu eğitimi bağımsız olarak sunabilir. Chowdhary ve Prakash (2008), tur rehberi eğitim programının içeriğinin analizi için Dünya Turist Rehberleri Birliği Federasyonu (WFTGA)’nun çerçevesinin kullanılabilirliğine değinmişlerdir. Bu çerçeve kapsamında, dört ana başlık altında eğitim sağlanabilir:

I.Pratik Rehberlik Becerileri: Rehberliğin pratik öğelerini, rehberlik senaryolarının çeşitliliği, terminoloji, güzergah hazırlama vb. konuları içermektedir

II.Uygulamalı Bilgi: Turist rehberliği için felsefi bir öncül oluşturma da denilebilir. Buna ev sahibi topluluk, toplum ve ulus için endişe verici konular da dahildir.

III.Kültürel Araştırmalar: Bu çalışma kişilerarası / davranışsal beceriler olarak da adlandırılır. Kültürlerarası ortamlara değinmek de dahil olmak üzere bireysel ve grup davranışlarını hedef almaktadır.

IV.İşletme/Yönetim Boyutu: Hem işletme hem de yönetsel girdiler olarak rehberliği geliştirmede yardımcı olan çok çeşitli konuları içerir.

Bir diğer önemli husus, geliştirilen eğitim derslerinin, eğitimsel açıdan sağlam ve endüstriyle alakalı olan öğrenme yöntemlerine dayanması gerekmektedir. Aynı zamanda tur rehberlerinin mevcut yetkinlikleri değerlendirilmeli ve öğrenme ihtiyaçlarının bir tahmini yapılmalıdır. Araştırmacılar ayrıca, öğretme yöntemi ile öğrenemeyen öğrencilerin diğer yaklaşımlardan yararlanabilmeleri için çeşitli eğitim yöntemleri kullanmalarını tavsiye etmektedir. İçeriğe gelince, Cherem (1977), tur rehberliği eğitiminde, araştırma ve teori bazlı alan dersler, yorumlayıcı yöntemlerle ilgili derslerden yararlanılması gerektiğini önermektedir. Tur rehberi eğitim içeriğinde pratik rehberlik becerileri olması gerektiği konusuna varılabilir. Uzun vadeli sürdürülebilirlik için hassasiyet, kişilerarası beceriler, yönetsel beceriler, turizm ürünleri bilgisi ve turizm bağlamının farkındalığı gibi içerikler buna örnek olarak gösterilebilir.

(19)

Ülkemizde turist rehberliği eğitim sistemine bakıldığında gereksinim duyulan nitelikli tur rehberi geliştirmenin önünde bazı pürüzlerin olduğu gözlemlenmektedir (Kuşluvan ve Çeşmeci, 2002: 236). Şu unutulmamalıdır ki; mesleki eğitimi almamış bir turist rehberi, turizmden birçok şey uman bu ülkeye, onarılması mümkün olmayan büyük bir enkaz bırakabilir (Genç, 1992: 217). Türkiye’nin imajını en mükemmel şekilde yansıtacak turist rehberi yetiştirme gayesi edinilerek eğitimde standartlaşma yoluna gidilmelidir (Akmel, 1992: 222). Üniversitelerimize ve Turizm Bakanlığına yüklenilen vazife, mesuliyet ve işbirliği içerisinde eğitimde yeni bir düzenlemeye gidilmesi yönündedir (Gündüz, 2002: 248).

1.3. Turizm Sektöründe Turist Rehberinin Yeri ve Önemi

Tarihsel olarak, turist rehberliği en eski insan faaliyetlerinden biridir. Turist rehberliği iki bin beş yüz yıl önce ortaya çıkmış ve o tarihten itibaren modern kitle turizminin başlangıcı ile birlikte endüstrinin önemli bir faktörü haline gelmiştir. Günümüzde, hem tur yöneticileri/ tur liderleri hem de turist rehberleri olmaksızın turizmden bahsetmemiz oldukça zordur (Rabotić, 2010:1).

Tur rehberi, kozmopolit yapıya sahip ve ülkesel imaj problemi olan ülkemizde önemli bir yer tutmaktadır (Ahipaşaoğlu, 2002: 221). Tur katılımcıları, tatile giderken lojistik konular hakkında endişelerini giderecek, turdan önce tüm planlamaları yapacak ve rotadaki tüm sorunları çözmeye hazır birini ararlar. Rehberli turların artmasının sebebini de bu şekilde açıklayabiliriz. Ekonomik olarak da grup turlarının büyük avantaj sağladığı düşünülmektedir. İyi tasarlanmış ve yürütülen bir tur, boşa harcanmış süreyi de en aza indirir. Müşterinin tur boyunca tüm temel gereksiniminin unsurlarını uygun ve verimli bir şekilde görmesini sağlar. Ayrıca, bir tur grup olarak yapılırsa grup satın alma gücünde, otellerde, yemeklerde ve cazibe merkezlerinde önemli miktarda tasarruf sağlamaktadır. Bu tasarrufların çoğu tüketiciye aktarılır. Dolayısıyla üye başına maliyet, bireysel tura paralel olarak daha düşüktür. Güvenlik ise başka bir husus olarak göze çarpmaktadır. Tuhaf bir yerde yabancı olmak rahatsız edici bir his olabilir. Rehberli turlar, özellikle dil ve geleneklerin yabancı olduğu ülkelerde veya yerlerde önemli ölçüde rahatlama ve güvenliği beraberinde getirmektedir. Deneyimli ve bilgili bir tur rehberi, bilinenden

(20)

bilinmeyene geçiş sürecini kolaylaştırarak üyeleri daha güvenli hale getirmektedir. İnsanın toplumsal yapısı, grup gezisi için önemli bir nedeni de oluşturmaktadır. Evden uzaktayken başkalarının işbirliğini ararız. Turist rehberi, turistlerin ödüllendirici bir deneyim kazanmaları için önemlidir ve bu turizm faaliyetlerinin meditasyon niteliği ile belirlenmektedir (Hu, 2007:15). Sektör içerisinde büyük misyon ve mesuliyet yüklenen turist rehberleri, tura katılanlara, ülkeye gelişlerinden itibaren alaka ve samimiyet göstererek onları sıkıntısız ve gönül rahatlığıyla ülkelerine göndermesi durumunda onların zihinlerinde hem ülke hem de millet olarak iyi izlenimler bırakmalıdır (Köroğlu ve Merter, 2012: 214). Ülkemiz adına verecekleri bilgiler turistleri birinci dereceden etkileyeceğinden ve ülke imajını olumlu tanıtma görevinden dolayı turist rehberleri turizm sektöründe büyük öneme sahiptirler.

Dahles (2002), destinasyonun temsil edilmesinde tur rehberlerinin, turist deneyiminin kalitesini, kalış süresini ve yerel bir topluluk için ortaya çıkan ekonomik faydaları etkilemek için stratejik bir faktör oluşturduğunu ileri sürmektedir. Tur rehberleri, destinasyondaki en önemli bileşenlerden biridir. Turistlerin alışmalarını kolaylaştırmakta ve onlara kendileri için bir deneyim yaratmalarında yardımcı olmaktadırlar. Zhang ve Chow (2004)’a göre, turist rehberi, turistler için 'gerçeğin anını' sağlayan ön safta çalışan kişilerdir ve geziyi mükemmelleştirebilmekte veya bozabilmektedir. Turistin tüm destinasyon unsurlarını iyi bir biçimde tecrübe edebilmesi ve destinasyonla olan gerekli bağlantıyı sağlayabilmesi için tur rehberinin arzulanan performansı göstermesi beklenmektedir. Öte yandan destinasyon, üstün bir turizm deneyimi için hazırlanmış olabilir; ancak, profesyonelce çalışmayan bir tur rehberi bu destinasyonun olumlu algılanmasını baltalayabilmektedir. Turistler, destinasyonlarda verilen hizmetlerden ve kendilerinin memnuniyetinden sorumlu olarak tur rehberlerini görmektedirler. Moscardo (1998) 'ya göre rehber, ziyaretçi memnuniyetini artırmakta ve turizm operasyonlarının ticari olarak uygulanabilirliğine katkıda bulunmaktadır. Buna ek olarak, Geva ve Goldman (1991) da, rehberlerin performansını, tekrar satın almayı, ayrıca tur şirketlerinin imajını ve hatta ülkelerini de etkilediğini düşünmektedir. Moscardo (1996) 'ya göre; tur

(21)

rehberliği, aktif, sorgulayan ve dünyanın bakış açısını yeniden değerlendirme kapasitesine sahip dikkatli ziyaretçiler üretmeye çalışmaktadır.

Moscardo (1998), tur rehberlerinin turistlerin deneyimlerinin kalitesini yükseltmesine yardımcı olabilecek üç temel yolu tanımlamaktadır:

I.Turistlerin nereye gittikleri konusunda en iyi seçimleri yapabilmeleri için mevcut seçenekler hakkında bilgi verilmesi,

II.Turistin karşılaştığı zorluklarla nasıl başa çıkılacağını, daha iyi yönetebileceğini bildirecek ve uyarı işaretleri tarafından verilen mesajları anlayacak, güvenlik ve konforu teşvik edecek bilgiler sağlanması,

III.Turistin kültürel mirası, mesire alanlarını, sanat galerisini ziyaret etme ve eğitsel ilgi alanlarında öğrenme gibi etkinliklere katılabilmesi için gerçek deneyimi yaratması.

Rehberler, bir ülkeyi veya bölgeyi ziyaret eden turistlerin memnun ayrılmalarında hayati bir rol oynamaktadır. Ziyaretleri esnasında turistlerle doğrudan etkileşime girme fırsatı, ülke/bölgenin imajını doğru yansıtma, destinasyona ilişkin doğru bilgileri verme, turistlerin güvenliğini ve refahını sağlamakla kalmayıp aynı zamanda keyifli ve tatmin edici bir konaklama için onlardan fazlaca sorumlu olmaktadır. Bu nedenle, rehberlerin sahip olması gereken rol ve fırsatlar şansa bırakılamaz; destinasyon yöneticileri de dahil olmak üzere paydaşlar tarafından dikkatli bir şekilde takip edilmelidirler.

Anlaşılabilir bir şekilde, bilgi aktarma, açıklama sunma ve anlatımlar geliştirme konusunda rehberlerin rolü günümüzde bir araştırma teması haline gelmiştir. Rekabet arttıkça, hükümetler, medya, yerel halk gibi farklı paydaşlar tur rehberlerini, konuksever ve bilgilendirici tur rehberinin ötesinde daha büyük bir rol oynamalarını beklemektedir. Artık ayrı şekilde çalışan operatörler gibi algılanmaları doğru değildir. Destinasyon stratejisinin bir parçası haline getirilmelidirler. Geva ve Goldman (1991) gibi araştırmacılar, "bir sonraki turu satan rehberdir" kavramını ileri sürmüşlerdir. Buna göre, rehberlerin rolü, hedef stratejiyi yönlendirmek ve organize etmek, sorumlu olduğu destinasyona etki etmektir. Örneğin, Türkiye gibi gelişmekte

(22)

olan ülkelerde tur rehberi eğitimi ve onların kokarta sahip olması, Turizm Bakanlığı ve alt birimleri sorumluluğundadır. Ayrıca, tur rehberlerinin bilgi dağıtıcısı ve kültürel elçi olması beklenmektedir.

1.4. Turizm Sektöründe Turist Rehberinin Rolü ve Görevleri

Belki de Holloway (1981) tur rehberleri hakkında metodik olarak ilk çalışmayı gerçekleştiren kişidir. Ona göre tur rehberleri: bilgi taciri, öğretmen veya öğretim görevlisi, turist tecrübelerine dönük motivatör ve girişimci, ülkeleri için misyonerlik veya elçilik yapan, grup için eğlenceli aktiveteler geliştiren, kendine güvenen, grup lideri ve disiplin kurumudur.

Türkiye'de, diğer oryantal hedeflerde olduğu gibi, kültür ve miras ana turizm ürünleridir ve yukarıda belirtilen rolleri üstünde bulunduran kimse rehber olarak düşünülmektedir. Cohen (1985), rehberlerin, öncelikli olarak mekânların seçilmesini, yorumlanmasını ve açıklanmasını gerçekleştiren “bilgi yayıcıları” olarak önemli bir rol oynaması gerektiğini düşünmektedir. Turistik yerlerle ilgili olanları hikayelerle 'anlatmak' değil, bir tur rehberi, cazibe merkezlerini ve cansız aktiviteleri canlandırmalı ve olayları bağlamlarına atıfta bulunarak yorumlamalıdır. Mancini'ye (2001) göre, bir tur rehberi, insanlara sınırlı bir süre boyunca gezi turları yaptıran kişidir. Cohen (1985), tur rehberlerinin yüksek düzeyde mesleki beceri ve yerel kültüre dair samimi bir bilgi göstermesi konusunda ısrar etmektedir. Pond (1993) onun yeni ufuklar açan çalışmasında şu sonuca varmaktadır: “Rehber, bir mekanın özünü kapsayan ve bir bölgede veya ülkede pencere açmak için halkla ilişkiler misyonları ile destinasyonun emanet edildiği kişidir”.

Cohen (1985), turist rehberliğini "yabancı bir kültürün tuhaflığını ziyaretçilerine, onların dili ve kültürü ile çevirmesi" olarak tanımlamıştır. Erik Cohen'e göre tur rehberlerinin oynayacakları iki önemli rolü vardır. Rehberler, kamuya açık olmayan topraklara erişim olanağı sağlayan “yol gösterici” olarak davranır. Tur rehberlerinin turiste uygulaması gereken diğer rol ise “akıl hocalığı”dır.

Pond (1993) kitabında bir tur rehberinin rollerini; sorumluluk üstlenebilen bir “lider”, konuklara ziyaret ettikleri yerleri anlamalarına yardımcı olacak bir

(23)

“eğitimci”, misafirperverliğini genişleten ve varış yerini gösteren bir “büyükelçi”, ziyaretçileri geri getirmek isteyen bir “satış elemanı”, konuk için rahat bir ortam yaratabilen bir “yardımcı” ve daha önceki dört rolü nasıl ve ne zaman yerine getireceğini bilen “kolaylaştırıcı” olarak tanımlamaktadır. Açıkçası, tur rehberleri, ziyaretçilerin, işverenlerin ve ev sahibi toplulukların ihtiyaçlarını karşılamak için turizm tecrübelerinin sağlayıcıları olarak bir takım sorumluluklara sahiptir.

Ap ve Wong (2001), tur rehberi rolünün yorumlayıcı işlevinin “arabulucu” ve “kültürel elçi” olmak üzere iki boyut içerdiğini önermektedir. Tur rehberleri turistler ve yerel halk arasındaki arabulucudur. Rehberler, turistlere nasıl düşüneceklerini ve hissettiklerini anlatmanın ötesinde hareket etmektedir. Bu, onları kendi sonuçlarına yönlendirmek ve öğrenmelerine yardımcı olmakla ilgilidir. Tur operatörü/seyahat acentesi ve turistler arasındaki arabulucu, turist ile yerel toplum arasındaki arabulucu, konaklama işletmeleri ile turist arasındaki arabulucu; ulaşım ve turist dahil yerel işletmeler arasındaki arabulucu olmak üzere tur rehberlerinin arabuluculuk rolü farklı anlamları içermektedir.

Jezewski ve Sotnik (2001)’e göre, “kültürel elçilik” terimi, çatışmayı azaltmak veya değişim üretmek amacıyla farklı kültürel geçmişe sahip gruplar veya kişiler arasında köprü kuran, bunlarla bağlantı oluşturan veya aracılık eden bir faaliyettir. Tur yönetimi ve deneyim yönetimi arasında bir ayrım söz konusudur. Bir rehberin rolü güzergah organizasyonu, bölgenin turistlerle interaktif bir süreçte seçilmesi ve yorumlanması gibi hem tur hem de deneyim yönetimini içermelidir. Bu nedenle, tur rehberleri ziyaretçilerin izlenimlerini, tutumlarını şekillendirmek ve çevreleri hakkındaki anlayışlarını artırmak için kilit rolü olan kültür elçileri olarak hizmet etmektedir. Öte yandan ziyaret edilen kültüre ait zorluklardan (ve muhtemelen bazı zevklerden) birçok turisti izole etmek için bir “tampon” görevi de görmektedirler. Turistik deneyim ve tatilin verimliliği için çok daha fazla hizmet sağlayıcı olması gerekir. Bu, paket turun doğmasına neden olmuştur. Rehberli turlar sayesinde turistler bir kişinin sorumluluğu altında olmak suretiyle doğru zamanda doğru yere yönlendirilirler.

(24)

Turist çeken ülkeye, grubun giriş yapmasından itibaren ülkeden çıkış yapıncaya kadarki süre zarfında karşılayıcı olarak bulunan rehber, turistlere yol gösterimi, bilgi aktarımı ve tanıtımı görevlerini üstlenir (Ahipaşaoğlu, 2001 b: 49). Rehberlik mesleğinin özünde çok ağır bir mesuliyet yükü yatmaktadır. Çok fazla ve derinlemesine bilgi sahibi olmak bazen yeterli kalmamaktadır. Bilgileri aktarmak, onu kabul ettirmek, itibar ve itimat görmek gibi birçok olumlu niteliği de taşımaya dayanır (Çolakoğlu vd., 2014: 147). Turizm endüstrisinde tur rehberleri, turistler ve yabancı bir çevre arasında aracılık yapan ön hat hizmet sağlayıcılarıdır. Ülkeyi tanıtma görevi olduğundan, turist rehberi ülkenin kültürüne, coğrafyasına, tarihine ve sosyal yapısına hakim olmalıdır (Yenen, 2002: 257). Rehberler, tüm güzergah boyunca konaklayan veya saatlik olarak gelen turistlerle etkileşime girmekte ve turistlere güvenli ve keyifli deneyimler yaşamasına yardımcı olmaktadırlar (Min, 2014: 1173). Tur rehberleri, bir tur deneyiminin başarısında veya başarısızlığında önemli bir görev üstlenmekle beraber genellikle turistlerin ev sahibi ülkedeki algılarını önemli derecede etkilediği için değerli bir araştırma alanını oluşturmaktadırlar. Turist rehberlerinin turistler ve yerel halk arasındaki aracı rollerini göz önüne alarak, turist memnuniyetini artıracak ve pazar payında ölçülebilir fayda sağlayabilecek tur rehberlerinin hizmet kalitesine dikkat gösterilmelidir (Min, 2016:1043-1044). Bir tur rehberinin yukarıda tanımlanan tanımının ana alanları, ilham verici ve eğlendirici bir şekilde çevresel yorumlama, açıkça tanımlanmış bir kültürel/coğrafi alanda çalışma ve uzmanlaşmış dil bilgisi bilgilerini içermektedir (Ap ve Wong, 2001:551). Turist rehberlerinin en öncül ve mühim mesuliyet basamağı olarak destinasyonu tanıtmak ve ziyaret edilen alanlar hakkında turistlere enformasyon verdiği, başka bir deyişle eğitici rolünün öne çıktığı görülmektedir. Turistlerin çoğunluğu rehberlere öğretici ve bilgilendirici olarak nitelendirmekte ve bu rollerle onları zihinlerinde canlandırmaktadırlar (İşler ve Güzel, 2014: 128).

1.5. Rehberli Turların Tercih Edilme Nedenleri

Zillinger vd. (2012) çalışmasında, birçok insanın rehberli turlar hakkındaki ilk düşüncesinin, “sarı şemsiyeye sahip birini izleyen bir sürü insan” olduğuna değinmişlerdir. Her zaman bu olgunun olumlu şekilde etki ettiği bir izlenim de

(25)

olmadığına dikkat çekmektedirler. Rehberli turlar, gündelik konuşmada kalıplaşarak ve alay konusu edilerek, koreografi havasında geçen bir eylem olarak da değerlendirildiğini belirtmektedirler. Ayrıca, rehberli turlarda yer alan ziyaretçiler önceden planlanmış güzergahı takip ederek, gezinin içeriğini sorgulamadan ve sürüden ayrılmadan yürüdükleri için pasif olarak da nitelendirildiğini savunmaktadırlar. Bu algılamalar, hem turistlerin zihinlerinde hem de akademik yazılarda yer ederek rehberli turların basmakalıp olgusuna katkıda bulunduğuna değinmişlerdir.

1979'un başlarında Schmidt, rehberli turların dört fonksiyonunun bulunduğunu belirtmiştir. Öncelikle, turistlerin harcayacağı zaman sınırlı olduğundan hangi yerleri ziyaret etmeleri gerektiğini kendileri seçme zorunluluğunu ortadan kaldırabilir. İkincisi, farklı statülere sahip bir grupta yolculuk eden grup üyeleri için bireysel bir uzlaşma rehberli turlarla sağlanabilir. Üçüncü olarak, rehberli bir turun getireceği öğrenim hazzı daha yüksek olabilir. Son olarak, yeni bir yeri tanımanın güvenli bir şekilde yapılma gerçeğidir. Arabuluculuk hizmeti, turistik deneyimler yaratmada merkezi bir konumdadır. Özellikle postmodern turistler ve grup gezginleri, seyahat ederken deneyimlerine daha fazla entelektüel ve fiziksel çaba göstermeye hazır olmayabilirler. Sonuç olarak, onlar için ziyaret edilen yer, gözler önünde görünen ve kaybolan geçici görüntülerin ve işaretlerin zihinlerinde yamalı halde kalmasını sağlayabilir. Kültürel özelliklerin seçilmesi ve yorumlanmasıyla turistlere "ileri" hareket etmesine yardımcı olan rehber, "sembol uzmanı" olduğu için birçok imgenin açıklamalarını sunmaktadır. Aksi halde onlar göz ardı edilebilir veya yanlış anlaşılabilir (Rabotić, 2010: 4).

Tur operatörleri, rehberli turların avantajıyla turdan endişe duymayabilirler. Rehberin otobüs sürücüsü ile olan işbirliğiyle yolun kısalması, grubun liderliğinden sorumlu kişi olarak cazibe merkezlerini tanıması, başarısız olmaksızın aynı anda tüm cepheleri ele alma yetisi gibi birçok faktör rehberli turların tur operatörü için ne kadar önemli olduğu göstermektedir. Turistler ziyaretleri sırasında yaşadıkları her şeyden memnun kaldıklarında, tatmin seviyesi çok hızlı bir şekilde ruh haline

(26)

yansıyabilir ve turistin tatil deneyimi unutulmaz kılınabilir. Bunun sonucunda ise tekrar satın alma sağlanabilir.

Ham ve Weiler’in çalışmalarında, hizmete özgü tatmin ile küresel memnuniyet arasındaki ilişki, bağımsız olarak seyahat edenlere kıyasla, rehberli tur kapsamında seyahat eden ziyaretçiler için güçlü olduğu yönündedir. Gruba ait yerli ya da yabancı ziyaretçileri, hem yoruma hem de yorumlamaya açık olan hizmetlerle, bağımsız gezginlerden daha yüksek memnuniyet seviyelerine ulaştırmak mümkündür. Aynı zamanda sonuçlar, rehberli tur grubunun bir parçası olarak seyahatin bir dizi hizmet ve deneyim nitelikleriyle ziyaretçi memnuniyetini olumlu etkileyebileceğini göstermektedir. Belirlenemeyen turist memnuniyeti, tur rehberinin kalitesi, turun içeriği, güzergah seçimi, seyahatin uzunluğu, tur sırasında grup üyeleriyle olan etkileşim ya da diğer bazı faktörlerle belirlenebilir. Bununla birlikte, rehberli turlarla ilgili daha önceki araştırmalar, tur sırasında ziyaretçi memnuniyetini en çok etkileyen unsurun turist rehberinin varlığı ve kalitesi olduğu görüşünü desteklemiştir (Ham ve Weiler, 2002; 2007; Weiler ve Ham, 2001).

Zillinger vd. (2012), rehberli gezilerin, fiziksel nesnelerden bahsetmek ve tarihi gerçekleri ezberletmekten fazlasını içerdiği görüşündedir. Rehberli tur, rehberin eğitimine, ilgi alanlarına ve bireysel yeteneklerine bağlı olan ancak standart olmayan ve karmaşık hizmet olduğunu iddia etmişlerdir.

1.6. Turist Rehberlerinin Karşılaştığı Zorluklar

Turist rehberlerinin karşılaştığı zorluklar, işlerinin eşsiz özellikleri nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Ang (1990), tur rehberlerinin, turizm dünyasındaki en çok iftira atılan insanlar olabileceğini vurgulamaktadır. Kötü hava ve trafik sıkışıklığı gibi seyahat sorunlarından bile sorumlu tutulduklarını savunmaktadır. Turistlerin tüm sorunlarını kendi kontrolü içinde çözmeleri beklenemeyeceğini ve bu nedenle turist rehberlerinin turist ile ziyaret edilen bölge arasında 'arabellek' olduğunu belirtmektedir. Bunu yaparken “küçük bir hata” kötü bir performans olarak kabul edilir. Bu da zorlayıcı bir faktör olabilmektedir.

(27)

Turist rehberliği mesleğinin statüsü ve karşılaştığı zorluklar hakkında, literatürde geçen çok az çalışma bulunmaktadır (Holloway, 1981; Ap ve Wong, 2001). Zhang ve Chow (2004) da, tur rehberleri hakkında çok az araştırma yapıldığını belirtmişlerdir. Bununla birlikte, birkaç araştırmacı tarafından yorumlar ve gözlemler yapılmıştır. Ancak bunlar tam olarak tur rehberleri tarafından karşılaşılan zorlukları incelemek için değildir.

Cheong ve Miller (2000) ise seyahat acentelerinin, otelcilerin, tur rehberlerinin ve satıcıların; turistin hareketlerini, davranışlarını ve düşüncelerini kısıtladığını ileri sürmektedir. Rehberler sadece turistlerin sınırlarını zorlamakla kalmayıp turizmi mümkün kılmaktadır. Bu rehberler turistlere hizmet ve olanaklar sağlarken turistler onları kendi kullanımlarına uyarlamaktadır. Böylece, tüm bu hizmet, müşterilerin memnuniyetine veya memnuniyetsizliğine katkıda bulunurken, tur rehberleri çoğu zaman darbe ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Tur rehberleri aynı anda birden çok paydaşa hitap etmelidir. Ziyaretçiler, güvenliği ve sağlığının yüksek önceliğe sahip olmasını beklemekle birlikte, keyifli ve ödüllendirici bir seyahat deneyimi de beklemektedir. Bazılarının kültürel geçmişi, fiziksel/zihinsel yetenekleri ve belirli konulardaki tutkuları/çıkarları ile ilgili özel ihtiyaçları vardır. İşverenler de rehberlerden, ziyaretçilere kaliteli hizmet sunmasının yanı sıra, ziyaretçilerin memnuniyetini değil tatilden kazanacağı gelir marjlarını en üst düzeye çıkarmak için deneyimi, grubun güzergahını ve diğer lojistik yönlerini yönetmesini beklemektedir (Cohen, 1985; Pond, 1993).

Dahles (2002), tur rehberlerinin çalışma hayatlarında birçok zorlukla karşı karşıya kaldığını söylemektedir. Bunun dışında, faaliyet alanlarının kural ve yönetmeliklerine, işverenlerine ve müşterilerine de uymaları gerekmektedir. Rehberler çoğu zaman işverenlerini ve turistleri memnun etme zorunluluğu arasında sıkışır ve baskı altında kalır. Bu konuda da hükümet düzenlemelerine tabi olma durumundadırlar.

Ülke yönetimleri, sosyo-ekonomik ve politik hedeflere ulaşılmada müdahale olarak turizmin önemini fark etmişler ve bu nedenle, turizmi kendi bünyelerinde

(28)

kontrol etmeye ilgi duymuşlardır. Rehberlerin kendi çıkarlarını karşılamak, çalışma ve davranışlarını denetlemek için takip altında tutmaları gereksinimi duymuşlardır. Hükümetlerin niyeti; tur şirketlerinin ilgisi, tur rehberlerinin motivasyonları ve turistlerin beklentileri arasında uyumsuzluk olup olmadığını gözlemlemekti. Gelişmekte olan ülkelerde, turistlerin ve rehberlerin özverili bir şekilde katılımıyla rekabet olgunlaştıkça, azaltılan hükümet kontrolüne daha fazla şahit olunacaktır.

Hong Kong’da tur rehberliği hakkındaki çalışmalarını özetleyen Ap ve Wong (2001), mesleğe yeni katılanlara yönelik bir eğitim kursunun bulunmadığını tespit etmişler ve eğitim imkânlarının yetersizliği sonucunda değişken profesyonellik seviyesine, tanıtma eksikliğine ve rehberlik mesleğinin yetersiz kalmasına değinmişlerdir. Belgelendirme, kokart verme sistemi, tur rehberi performansının izleniminin olmaması ve tur rehberliğinde birlik tarafından alınan daha aktif bir rolün bulunmaması bu zorluklardan bazılarıdır. Diğer zorluklar, sağlıksız endüstri uygulamalarının yol açtığı olası sorunlardır.

Yapılan açıklamalar ışığında sonuç olarak; genel turizm ortamı, tur rehberlerinin çalışma koşulları, yerel halkla olan ilişkiler, ticaret aracılarıyla olan ilişkiler ve turistlerin idaresindeki sorunlar olmak üzere en az 5 geniş kategoride zorluk belirlemek mümkündür.

(29)

İKİNCİ BÖLÜM HİZMET KALİTESİ 2.1. Hizmet ve Kalite Kavramları

İnsanlar, işleyişlerinin başkalarının hizmetlerine bağlı olduğu bir toplumda yaşamaktadır. Gelişmiş teknolojiler gibi 21. yüzyıldaki yeniliklerin ilerlemesi, hizmetlerin önemini ve ihtiyacını artırmaya yöneliktir. Ancak, çoğu zaman hizmetlerin olumsuz yönlerini veya eksikliğini duymaktayız. Grönroos'un (1990) belirttiği gibi, “gündelik konuşmalarda, sigorta şirketleri, onarım ve bakım firmaları, bankalar, restoranlar, tesisatçılar ve motorlu taşıt bürolarının sağladığı hizmetler rağbet hedefidir” (s. 10). Gündelik konuşmada bahsedecek kadar sıklıkla kullandığımız terimleri açıklamak oldukça zordur. Ancak teorik olarak bazı görüşler de mevcuttur. Teorik anlamda hizmet, bir tarafın temelde somut olmayan ve hiçbir şeyin mülkiyetine yol açmayan bir başkasına sunabileceği herhangi bir faaliyet veya faydadır (Reisinger, 2001). Hizmetler, sağlayıcılardan müşterilere bir değişim paketi olarak kabul edilmektedir (Wirtz ve Bateson, 1999).

Perakende, toptan satış, ulaştırma, telekomünikasyon, finans, sağlık, eğitim, turizm, ağırlama ve eğlence dahil olmak üzere ekonominin her alanında hizmetler verilmektedir. Yukarıda bahsedilen firmalar tarafından sunulan hizmetler, maddi mallardan, üretim ve tüketim noktalarında soyut, heterojen ve ayrılmazlık olarak farklılıklar göstermektedir (Llosa vd., 1998). Soyut olmak, somut nesnelerin yerine gerçekleştirilen performanslar ve deneyimleri ifade eder. Satılan şeyin performans yapıldığı anda, değerlendirilmesi çok karmaşık ve açıkça tanımlanması zor bir durumdur. Hizmetlerin heterojen olması, yani performanslar, sağlayıcıdan sağlayıcıya, alıcıdan alıcıya ve zaman zaman değişiklik göstermesi anlamına gelmektedir. Birçok varyasyona bağlıdır. Ayrılmazlık ise, hizmetlerin sadece hizmet sağlayıcılarının hizmet alıcıları ile etkileşime girdiğinde ortaya çıkmasının sonucudur (Williams ve Buswell, 2003).

Hizmetin ise kendine özgü dört özelliği vardır (Şekil 2.1): soyut olması, ayrılmaz olması, değişkenlik göstermesi ve stoklanamaz olmasıdır. Soyutluk, satın alınmadan veya tüketilmeden önce görülemeyen, tadılamayan, hissedilemeyen,

(30)

SOYUTTUR

Görülemez, tadılamaz, hissedilemez, koklanamaz veya kokmaz…

AYRILMAZ

Hizmetler ve hizmet sağlayıcıları bir bütündür.

DEĞİŞKENDİR

Hizmet kimin, ne zaman ve nerede sağlandığına bağlı olarak değişiklik

gösterir.

STOKLANAMAZ

Hizmetler belirli bir zamanda

tüketilmediyse saklanamaz.

HİZMETLER

koklanamayan veya kokmayan olarak tanımlanır. Ayrılmazlık, işlemin gerçekleşmesi için hem hizmet sağlayıcısının hem de hizmet alıcısının bulunması gerektiğini gösterir. Değişkenlik, hizmeti kimin, ne zaman ve nerede sağlandığına bağlı olarak değişiklik göstereceği anlamına gelir. Stoklanamaz olması ise, hizmetler belirli bir zamanda tüketilmediyse saklanamayacağının bir göstergesidir. (Kotler vd., 1998, 2003; William ve Buswell, 2003).

Şekil 2.1. Hizmetin Dört Genel Özelliği

Kaynak: Kotler, P., Bowen, J., and Maken, J. (1998). Marketing for hospitality and

tourism (2nd ed.). New York: Prentice Hall.

Maddi mallardan hizmeti ayıran farklılıkları gidermek ve değinilen hizmet özelliklerine uygun olarak 1980'lerin başındaki bilim adamları, kalite literatürünü, üretim ve hizmetlere uygulamak için entegre etmeye başlamışlardır. Yıllar boyunca, hizmet tanımına benzer olarak kalite de çeşitli tanımlamalar üstlenmiş ve bu zor kavramın nasıl tanımlanacağına veya değerlendirileceğine dair bir fikir birliğine ulaşılamamıştır. Aslında bu, kalitenin farklı bağlamlarda farklı insanlar için farklı şeyler anlamına geldiğinden kaynaklanmaktadır. Bu farklı tanımlara birkaç örnek sunulacak olursa; Parasuraman ve diğerleri (1985), “kalitenin öznel olduğunu ve tanımlanması zor” olduğunu belirtmektedir. Dale (2003) 'e göre kalite, kullanılan ürünün müşteri beklentilerini karşılayacağını belirleyen kompozit ürün özellikleri

(31)

olarak tanımlanabilir. Alternatif olarak, Juran (1974) kaliteyi “kullanım için uygunluk” tanımlarken, Crosby (1979) ise “spesifikasyona uygunluk” olarak tanımlar.

Şimdi akla şu soru geliyor: “Kaliteyi nasıl anlayacağız?” Garvin (1987), kaliteyi anlamak için beş alternatif bakış açısı tanımlamaktadır. Birincisi, kalitenin aşkın görünümü mükemmeliyetle eş anlamlıdır ve insanların, deneyimlemeye maruz kalma yoluyla kaliteyi tanımayı öğrendiklerini ileri sürmektedir. Bununla birlikte, tüketiciler daha fazla seçeneğe sahip oldukça ve daha tecrübeli hale geldikçe deneyim daha az yenileşmektedir. İkincisi, ürün bazlı yaklaşım, kaliteyi kesin ve ölçülebilir bir değişken olarak görmektedir. Bu görüş nesnel olduğu için, işletme boyutlarını ve organizasyonlarını tek başına ürün teklifleri temelinde ayırt edemediklerini açıklamamaktadır. Üçüncü perspektif, müşterilerin farklı beklentilere sahip olduğu kalite konseptinin öznel niteliğini tanıyan kullanıcı temelli tanımdır. Dördüncüsü, üretim temelli yaklaşım genellikle verimlilik ve maliyet kapsamı hedefleri tarafından yönlendirilen spesifikasyonlara uygunluğa odaklanmaktadır. Örneğin, turizm sektöründe, havaalanları ve çağrı merkezleri gibi birçok kuruluş, zaman açısından üretkenliği ölçmektedir. Beşinci ve son bakış açısı, kaliteyi değer ve fiyat olarak tanımlayan değer temelli tanımdır. Bu nedenle, kalite “uygun fiyatlı mükemmellik” olarak tanımlanmaktadır. Kuşkusuz, kanıtlar bazı müşterilerin üstün hizmet için daha fazla ödeme yapmaya istekli olduklarını ve müşteri deneyimlerinin gelir artışı için önemli bir itici güç olduğunu göstermektedir (Heskett vd., 1994).

Kaliteye ait farklı düşünceler de söz konusudur. “Kalite, ona bakan kişinin gözünde yatmaktadır” düşüncesi farklı tüketicilerin farklı ihtiyaçlara sahip olma eğilimini ve dolayısıyla farklı bir kalite algısını yansıtmaktadır. Kalitenin bu özgün veya kişisel görünümü, hizmet sağlayıcısına, kalitenin elde edilmesi için her kullanıcının taleplerine göre hizmet ve ürünleri değiştirme konusunda meydan okumaktadır. Avrupa'dan sırt çantasıyla seyahat etmeyi planlayan bir üniversite öğrencisi, ikincil veya ara varış yerlerinde uzun süreli konaklamalar ile sonuçlanabilecek uygun fiyatlı uçak bileti veya indirimli tren tarifeleri arayışında olabilir. Bu tip turistler, kaliteye yönelik bir algı için en önemli kriter olarak fiyatlara

(32)

daha fazla önem vermektedir. Aksine, iş seyahatinde olanlar zamana ve rahatlığa daha fazla önem verebilir ve bu nedenle son varış noktalarına aktarmasız uçak bileti satın almayı tercih edebilirler. Bu tür turistler ise, kalite ve sonuç algısı için en önemli kriter olarak zamanı ve rahatlığı seçecektir. “Kalite, doğuştan gelen mükemmeliyettir” düşüncesi, kalitenin titizlik ve zor işten kaynaklandığı algısını yansıtmaktadır. Bu nedenle, hizmet ya da ürün ortak veya kabul edilebilir uygulamalar veya süreçlerle üretilirse kalitenin varlığı inkar edilemez. Tüm müşteriler Çin yemeklerinin tadına değer veremez, ancak yemek, masa ve hatta restoran atmosferinin estetik görünümünü yüksek kaliteli olarak algılayabilir (Herbig, 1998: 259-260).

Kalite elbette, müşterinin ürün veya hizmetle ilgili gerçek deneyimlerine dayanır, kendi gereksinimlerine göre ölçülür - belirtilmiş veya belirtilmemiş, bilinçli veya sadece hissedilen, teknik olarak işlevsel veya tamamen öznel olan ve her zaman rekabetçi bir pazarda hareketli bir hedefi temsil etmektedir. Nitekim, giderek rekabetçi bir pazarda, kalite ve ölçümü konusu turizm işletmeleri için de önem kazanmıştır.

2.2. Hizmet Kalitesi Kavramı

Hizmet kalitesi literatürde iki farklı görüşe sahiptir: İskandinav perspektifi ve Amerikan bakış açısı (Brady ve Cronin, 2001). Nordik bazlı okullarda, iki boyutlu bir teknik kalite ve fonksiyonel kalite modeli öneren Grönroos'un (1984) düşüncesi hakimdir. Teknik kalite, tüketicinin neyi aldığını, fonksiyonel kalitenin ise nasıl algıladığını ifade etmektedir (s. 36-44). Hizmet kalitesinin popüler Amerikan kavramsallaştırması, Parasuraman ve diğerlerinin (1985) SERVQUAL modelidir. Grönroos'un (1984) teknik kaliteye ilişkin kavramına benzer somut bir unsur olmasına rağmen, Amerikan perspektifi, hizmet kalitesini güvenilir, duyarlı ve empatik ya da hizmeti güvenceye almak olarak tanımlamaktadır. (Brady ve Cronin, 2001).

Hizmet kalitesi, hizmet seviyesinin müşteri beklentileriyle ne kadar iyi uyum sağladığının bir ölçüsüdür. Aynı zamanda, bir kurumun genel mükemmelliği veya üstünlüğü hakkında tüketicinin yargısı anlamına gelmektedir. Hizmet kalitesi, algılar

(33)

ve beklentiler arasındaki fark ya da farklılıktır. Müşteriler önceki beklentilerini hizmet sağlayıcıları tarafından sunulan gerçek performansla karşılaştırır (Parasuraman vd., 1988; Zeithaml, Parasuraman ve Berry, 1990). Algılanan hizmet kalitesi, konukların beklentileri ile hizmet performansı arasındaki uyuşmazlığı veya boşluğu gösterir. Memnuniyet seviyesi ise hizmet beklentilerine göre değişir. Sonuç olarak, beklentiler, kalitenin nihai değerlendirmesinde çok önemli bir bileşendir (Wuest, 2001).

Lewison (1997) hizmet beklentisini üç kategoriye ayırmıştır: temel, beklenen ve isteğe bağlı. Temel hizmetler, servis sağlayıcıların yerine getirmesi gereken temel ve asgari hizmetlerdir. Temel bir hizmet örneği, ortalama motel tipi konaklama olabilir. Sadece gerekli hizmetleri sağlayan bir otel, zamanında kayıt olanağı sunacak ve önceden check-in sırasında hazır oda rezervasyonu yapacaktır. Oda, temiz ve konforlu bir yatak, sessiz bir ortam ve temel banyo imkanları sağlayacaktır. Konuklar beklenen hizmetin yerine getirilmesiyle yeterli hizmeti eşit tutar. Beklenen bir hizmet, sigara içilmeyen oda, tekerlekli sandalye erişimine uygun oda veya uyandırma servisi taleplerini karşılayabilir. Beklenen hizmetler, ortalama konaklama için asgari beklentilerin ötesine geçer. Ancak, bu beklenen hizmetler hizmet sağlayıcıları için ek zorluklar yaratmaktadır. Beklenen hizmetlerde, hizmet arızalarına maruz kalma riski ve memnuniyet riski daha fazla artmaktadır. İsteğe bağlı hizmetler, tipik rakiplerin misafirlerine sağlanmadığı özel olanaklar veya hizmetler sağlar. Bu isteğe bağlı ve kişisel dokunuşların (yani, çiçekler veya özel olarak dekore edilmiş yastıklar) veya öne çıkan olanakların (soğuk kış akşamında sıcak bir ev ortamı sağlamak için konaklayan her konuğa odasındaki şöminede yanan ateş gibi) odada sağlanması pozitif sonuç verir. Bu isteğe bağlı hizmetler müşterilerin beklentilerini aşarsa, memnuniyet yüksek olarak değerlendirecektir (Wuest, 2001).

Zeithaml vd. (1993), kavramsal modellerine dayanarak üç benzer müşteri hizmetleri beklentisi seviyesi sağlamışlardır. Bunları “öngörülen, yeterli ve istenen” olarak kategorize etmişlerdir. Öngörülen hizmet, müşterilerin bir hizmet sağlayıcısının sunacağı beklentileri ifade etmektedir. Yeterli hizmet, müşterilere

(34)

sağlanacak asgari hizmet anlamına gelmektedir. İstenen hizmet ise, müşterilerin tercih ettiği hizmet seviyelerinin ifadesidir.

Beklentiyi etkileyen çeşitli faktörler vardır. İlk faktör ağızdan ağıza iletişimdir. Örneğin, müşterilerin bir restoranda iyi deneyimleri olduğunda, deneyimlerini paylaşmaktan mutluluk duyarlar. İyi hizmet alan müşteriler bu deneyimi başkalarına bildirebilir ve arkadaşlarını kendi deneyimlerine katmaya teşvik edebilirler. İkinci faktör kişisel ihtiyaçlardır. Her tedarikçi, müşterinin beklentisini belirli bir dereceye kadar idare ederek kendine özgü özelliklerini ve koşullarını kullanmaktadır. Üçüncü faktör geçmiş deneyimleridir. Bir otel müşterisi lüks bir otelde bir deneyime sahip olduğunda, gelecekte aynı veya daha fazla hizmeti bekleyecektir. Dördüncü faktör servis sağlayıcılarından gelen harici iletişimdir. Dış iletişimde doğal tehlike, hizmet sağlayıcısının tutarlı bir şekilde yerine getiremediği bir hizmet için doğrudan veya dolaylı olarak vaat ettikleridir. Örneğin, "30 dakikalık teslimat" hizmeti, bazı pazarlarda gerçekçi olmayabilir ya da ulaşılamaz olabilir ve bu nedenle servis başarısızlığından dolayı müşteri memnun olmaz. Fiyat ise, müşterinin beklentisi üzerinde önemli etkiye sahip olan bir dış iletişim boyutudur (Parasuraman vd., 1985; Zeithaml vd., 1990).

2.3. Hizmet Kalitesinin Modelleri ve Boyutları

Teorileriyle mevcut hizmet kalitesi modellerine önemli ölçüde katkıda bulunan Grönroos (1982), tüketicinin algılayacağı hizmetle alınan hizmeti karşılaştırarak hizmet kalitesinin algılanmasını şekillendirmiştir. Bu nedenle, tüketiciyi tatmin etmek için hizmet sağlayıcısı, algılanan hizmetin ve beklenen hizmetin karşılaştırılabilir olmasını sağlamalıdır.

Grönroos (1982), tüketici beklentilerinin reklam ve promosyon satışı gibi geleneksel pazarlama faaliyetlerinden ve hizmetle ilgili geçmiş deneyimlerden etkilendiğini ileri sürmüştür. Ayrıca hizmet kalitesinin ilk modellerinden birini geliştirmiştir. Modelinde hizmet kalitesini iki boyuta ayırmıştır: teknik kalite ve fonksiyonel kalite. Teknik kalite, müşterinin hizmetten gerçekte ne aldığını içerirken, fonksiyonel kalite, teslim edilme şeklini içermektedir. Grönroos, bir hizmetin teknik kalitesinin algılanan kalite üzerinde çok az etkiye sahip olduğunu belirterek,

(35)

fonksiyonel kalitenin, tüketicinin algılarını kalite açısından en önemli şekilde kullanması gerektiğini belirtmiştir. Çoğu durumda, bir müşteri teknik kaliteyi değerlendirmek için gerekli teknik bilgiye sahip olmayabilir (Şekil 2.2).

Şekil 2.2. Grönross’un Hizmet Kalitesi Modeli

Kaynak: Gronroos, Christian (1982). Stategic Management and Marketing in the

Service Sector. Helsinfors: Swedish School of Economics and Business Administration.

Şimdiye kadar sunulan kavramlar, beklenti ve algılar yoluyla hizmet kalitesinin ölçülmesi fikrine destek verse de, Parasuraman vd. (1985), Grönroos'un teorilerini, niteliksel ve keşifsel araştırmalar yaparak geliştirmişlerdir. Araştırmaları, hizmetlerin sunulduğu organizasyon ve hizmetlerin tüketiciler arasında algı ve beklentilerin farklılık gösterdiğine dair göstergeler sunmuşlardır. Bu değişen algılar ve beklentiler, gerçekte müşterilerin ne istediği ve performans sonrası ne algıladıkları arasında boşluklara yol açar. Bu boşlukları tanımlayan bir model geliştirmişlerdir. Bu model, hizmet kalitesini ve hizmet pazarlamasını iyileştirmeye çalışan hizmet organizasyonları için bir çerçeve görevi görmektedir.

Toplamda 5 adet boşluğu içeren modelde, 1-4 arasındaki boşluklar şirket boşlukları olarak tanımlanır. Bunlar, kuruluş içinde hizmet kalitesinin sunulmasını engelleyen tutarsızlıklardır. Boşluk 5, müşteri boşluğu olarak adlandırılır ve önceki

BEKLENEN HİZMET ALGILANAN HİZMET KALİTESİ ALGILANAN HİZMET

İMAJ

TEKNİK KALİTE FONKSİYONEL KALİTE

(36)

dört boşluğun bir işlevidir. Bu boşluk, hizmet kalitesinin beklentileri ve algıları ile tüketiciye hizmet sunumu ile ilgili görevler ile ilgili bir takım tutarsızlıklarla ilgilidir. Her boşluğun tam açıklaması aşağıda belirtilmiştir (Tablo 2.1).

Tüketici Beklentisi – Yönetim Algısı Boşluğu:

Hizmet organizasyonu, tüketicilerin bir hizmette neler beklediğini her zaman anlayamayabilir.

Yönetim Algısı - Hizmet Kalitesi Belirleme Boşluğu:

Kaynak kısıtlıkları, piyasa koşulları, yönetim ilgisizliği gibi çeşitli faktörler, tüketici beklentilerinin yönetim algıları ile bir hizmet için oluşturulan gerçek şartlar arasında bir uçuruma neden olabilir.

Hizmet Kalitesi Belirleme - Hizmet Sunumu Boşluğu:

Performans hizmetlerinde yönerge / eğitim bulunabilir, ancak yüksek kaliteli hizmet performansı kesin olmayabilir.

Hizmet Sunumu - Dış İletişim Boşluğu:

Dış iletişim, yalnızca bir hizmetle ilgili tüketici beklentilerini değil, aynı zamanda verilen hizmetin tüketici algılarını da etkileyebilir.

Beklenen Hizmet - Algılanan Hizmet Boşluğu:

Hizmet kalitesiyle ilgili kararlar, tüketicilerin, bekledikleri gerçek bağlamda hizmeti nasıl algıladıklarına bağlıdır.

Tablo 2.1. Hizmet Kalitesinin Beş Boşluğu

Kaynak: Parasuraman, A., Zeithaml, V.A. and Berry, L.L. (1985). A Conceptual

Model of Service Quality and Its Implications for Future Research, The Journal of Marketing, Vol.49, No.4, pp. 41-50.

Parasuraman vd. (1985), modellerinde müşteri ve hizmet sağlayıcısının bakış açısından beklenti ve hizmet algılarını ele almıştır. Bankacılık, kredi kartı hizmetleri, menkul kıymetler aracılığı, ürün bakım ve onarım sektörlerindeki odak grupların, hizmet kalitesi genel kavramını daha iyi açıklayabilecek kuramsal yapıları belirlemek için derinlemesine nitel bir araştırma ile işe koyulmuşlardır. Her iki tarafın algı ve

Şekil

Şekil 2.1. Hizmetin Dört Genel Özelliği
Şekil 2.2. Grönross’un Hizmet Kalitesi Modeli
Şekil 3.1. Destinasyon İmajı Bileşenleri
Şekil 3.2. Destinasyon İmajı Oluşumunun Genel Çerçevesi  Kaynak: Baloğlu, S., and McCleary, K
+7

Referanslar

Benzer Belgeler

10 yıllık dönemde KB nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan 226 hasta ve Paranazal sinüs Bilgisayarlı Tomografi (BT)'leri retrospektif olarak incelenerek KB tip ve patolojileri

Çalışmamızda preoperatif yaşıtlarına göre gelişme geriliği bulunduğunu söyleyen 39 hastanın(%60), postoperatif 24'ünde (%61.5) farkedilir bir gelişme, 11'inde (%28.2)

Başlangıç noktasındaki harfi şifre alanına yaz, işlemi yap, saat yönünde işlem sonucu kadar

Antikoagülan tedavi alan ve kanaması tekrarlayan 8 olguda ikinci kez elektrokoterizasyon yerine bivalve septal teflon splint uygulanarak kanama kontrolü sağlandı.. Sonuç:

Ayrıca tekrarlayan substernal guatr olgularında, öyküde geçirilmiş torakal cerrahi, mediastinal radyoterapi varsa, hasta tiroid malignitesi tanısı almışsa, ileri venöz

Deniz seviyesinden yüksekliği 1151 m. olduğu için ortalama % 11.4’ü plato ve vadilerden oluşmuştur. İl toprakla rı Doğu Anadolu Bölgesi ’nin yüksek platoları

Method is based on pre-concentration of methanol from natural gas samples by passing it through two glasses containing water solution of sodium sulphate.. Then the content of

Urmiye Âfl›k Muhiti’nde Türk Âfl›k- l›k gelene¤ini günümüze kadar tafl›yan ancak hayatta olmayan âfl›klardan baz›- lar› flunlard›r: Âfl›k Dollu