• Sonuç bulunamadı

Hala çöplükte yaşıyorlar:Ümraniye çöp felaketinin yıldönümünde, verilen sözler de unutuldu

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Hala çöplükte yaşıyorlar:Ümraniye çöp felaketinin yıldönümünde, verilen sözler de unutuldu"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Genel Yayın Yönetmeni; Özgen Acar 9Genel Yayın Koordinatörü: Hikmet Çetinkaya 9 Genel Yayın Danışmanı: Orhan Erinç 9Yazıişleri Müdürleri: İbrahim Yıldız (Sorumlu), Dinç Tayanç 9 Haber Merkezi Müdürü: Hakan Kara

¡i. Basın vc Yayıncılık A.Ş.

K : 246 İstanbul Tel: (0/212) 5 12 05 05 (20 hat) Telex: 22246, Fax: (0 /2 12) 5 138595

9 Görsel Yönetmen: Ali Acar 9D ış Haberler: Er- Ankara Temsilcisi: Mustafa Balbay 9Haber Müdürü: Doğan Akın Atatüı gun Balcı 9 Ekonomi: Abdurrahman Yıldırım 9 van No:125, Kat: 4, Bakanlıklar-Ankara Tel: 4195020(7 Hat), Telex: 4234^ istihbarat: Yalçın Çakır 9 Yurt Haberleri: Mehmet 4195027 9İzmir Temsilcisi: Serdar Kızık, H.Ziya Blv. 1352 S.2/3 T el# Saraç 9 Makaleler: Sami Karaören 9 Spor: Abdül- Telex: 52359, Fax: 4419117 9Adana Temsilcisi: Çetin Yiğenoğlu İnönü Cd. kadir Yücelman 9 Düzeltme: Abdullah Yazıcı_______ No: 1 Kat: 1, Tel: 3522550-3522601-3522492, Telex: 62155, Fax: 3522570

29 NİSAN 1994 İmsak:4.20 Güneş:5.58 Öğle: 13.09 İkindi: 16.56 Akşaın:20.05 Y

Ü m raniye çöp felaketin in yıldönüm ünde, verilen sözler de unutuldu

Üm raniye’ye artık çöp dökülmüyor, ama insanlar yoksulluktan bu utanç bölgesinde yaşamaya devam ediyorlar; hatta çöplükte yeşeren bitkileri pişirip yiyerek.

MİYASE İLKNUR

T

akvim yapraklarının 28 ni­sam gösterdiği dün, birço­ ğum uz için sıradan bir gündü. Bu tarihin milli ve dini bir önemi olmadığından ne takvim yapraklarında ne de yazılı ve gör­ sel basının haberlerinde özel bir yer alabildi. İnsanlık tarihinin utanç günlerinden biriydi oysa bir yıl önce dün. Dünyanın ilk ve tek çöp faciasının yaşandığı ve sonu­ cunda da 27 insanın yaşamını yi­ tirdiği 28 Nisan 1993 tarihinin yıldönümünde Ümraniye çöplü­ ğü, altında kalan 12 cesetle ya­ macındaki evlere ve "yaraları saracağız” nutukları atanlara meydan okurcasına olanca hey­ betiyle duruyor. Artık kokmuyor. Çöp kam yonları da ziyaretine gelmez olmuş epeydir. Her sabah perdelerini açtıklarında bu çöp dağıyla karşılaşan ve çocuklarını bir renk cümbüşünü andıran bu çöp yığınına kaptıran insanlar için 28 nisan unutulması imkan­ sız acılan anımsatan bir tarih.

Facianın üzerinden geçen bir yıl süresince acaba neler değişti? Ümraniye çöplüğünden 15 ceset çıkarıldıktan sonra arama çalış­ maları durduruldu ve vadiye ka­ yan çöp yığınları grayderlerle dü­ zeltilerek vadide kanal yapımına başlandı. Olayda yakınlarım kay­ bedenler önce çadıra ardından da belediye tarafından Alibeyköy Sosyal Konutlan’na yerleştirildi. Çöplüğe, yeni çöp dökümü ya­ saklandı. Çöp projesinin finans­ manı için gereken Hazine garan­ tisi ancak facia meydana geldik­ ten sonra verildi ve nihayet 17 Ağustos 1993 tarihinde anlaşma imzalandı. Facia gündüz meyda­ na geldiğinden ölenlerin çoğunu kadınlar ve çocuklar oluşturuyor­ du. İş saatinde evde olmadıkları için kurtulan erkekler, geçen süre zarfında dulluğa daha fazla daya­ namayıp evlendiler. Dul kalan er­ keklerden biri hariç hepsi yeni eş­ leriyle kendilerine yeni bir yaşam kurdular. Aramalar sırasında bu­ lunamayan 12 cesetin mezarı ar­ tık Ümraniye çöplüğü. Ölümden şans eseri kurtulan komşularının her çöplüğe bakışlarında kendile­ rini andıklarından habersiz, çöp­ lüğün derinliklerinde yatıyorlar öylece. Çöplüğün yanındaki alan­ ları parselleyip tapu bile verme­

den satan Kürt Memef in çocuk­ tan köşe olurken çaresiz insanlar b aşların a gelecekten habersiz ucuz yer buldukları için sevini­ yorlardı.

Faciadan bir yıl sonra ziyaret ettiğim izde mahalledeki hüzün hâlâ sürüyor gibiydi. Havanın gü­

zelliğinden yararlanan kadınlar kapı önlerinde öbek öbek otur­ muş sohbet ediyor. Evler yine çöplüğün hemen bitiminden iti­ baren başlıyor. O laydan zarar görmüş evlerde bile en az 5 kişi­ den oluşan aileler yaşıyor. Yıkıl­ ması an meselesi bir evin kapısın­

dan çıkarak yanımıza yaklaşan Sinoplu Hacer nineye sesleniyo­ ruz:

"Burada oturmaya korkmu­ yor musunuz?”

"K orksak ne fayda? Başka çaremiz var mı” diye karşı so­ ruyla karşılaşıyoruz. Oğlu inşaat­

larda, gelini temizlik işlerinde ça­ lışırken kendisi de torununa bakı­ yor. Bu yıkık dökük eve de 1 mil­ yon lira kira veriyorlarmış. Çöp­ lüğün hemen yanıbaşmdaki evle­ rin bir kısmı el değiştirmiş. Kor­ kup evlerini satan ya da kiraya verenler müşteri bulmakta pek sı­ kıntı çekmemişler anlaşılan. Ev­ lerin tümü dolu.

Harabeye 40 milyon

Yine harabeye benzer bir evden çıkan Adem Aslan ailesiyle bir­ likte Diyarbakır’dan geleli bir ay olmuş. Ev demek için kırk şahit isteyen bu harabeye tam 40 mil ­ yon para saymış. Terör ve yok­ sulluk canına tak etm iş Adem Aslan’ın. Beş çocuğunu ve karısı­ nı kaptığı gibi Ümraniye çöplü­ ğüne koşmuş. Niye çöplük soru­ suna "B aşka ne yapacaktım . Bu paraya sığınacak başka yer var mı? Tapusu bile yok ama çık diyen de yok” şeklinde yanıt veriyor. Çöplük, çocukların yega­ ne oyun alanı.

B azıları çöplükte oynarken kendisini ailenin sorumlu bireyi olarak gören 7-8 yaşlarında üç dört kız çocuğu da "k a v lu k ” de­ dikleri otları çöplüğün kenarın­ dan toplayarak yanlarında getir­ dikleri poşetlere dolduruyorlar. Otları hayvanlan için topladıkla­ rını düşünerek ne yapacaklarını soruyoruz.

"Hayır. Kendimiz için toplu­ yoruz. Annem akşama yemek yapacak.”

"Çöplükten topladığınız bu otlarla mı? Nasıl yemek yapa­ cak anneniz bu otlarla?”

Küçük kızların ablaları Neza- hat Bayram, kardeşlerinden ön­ ce yanıt veriyor: "Kavluk otu­ nun yaprakları pazıya benzer. Bulgurla sarıyoruz. Bazen ıspa­ nak gibi yumurtayla kavuru- rak da yaparız.” Ümraniye çöp­ lüğünde yok olup giden evleri ve insanları düşünerek ayrılırken Kemal Burkay’ın şiirini hatırlı­ yor insan:

Şurada çamlar arasında bir ev vardı

Yandı kül oldu

Külünü rüzgarlar savurdu Ne insanları kaldı ne anıları Ne kavga ne umut

G ra y d e rle r tüm izleri sildi süpürdü

Bahara çim biter yerinde.

Eşi ve dört çocuğunu kaybetti, evlenmedi

• •

Ümraniye

faciasının

dul kalan

tek erkeği

►Dört çocuğunu çöplüğe

kaptıran baba Cemil Öztürk,

çocuk parkında çöpçülük

yapıyor. ‘Niye evlenmediği’

sorusuna, ‘Nasıl evleneyim?

Eşim ve çocuklarım her

dakika gözümün önünde’

yanıtını veriyor...

Ümraniye Belediyesi Temizlik İşleri’nde işe alınan Cemil Öztürk, çocuk parkında oynayan çocukları gördükçe yüreği burkuluyor..(Fotoğraflar: GARBİS ÖZATAY)

C

emil Öztürk, Ümraniye çöplüğünde ge­çen yıl meydana gelen olayda eşini ve dört çocuğunu kaybetti. Cesetlerini bulduğu için kendini diğer kazazedelere göre şanslı sayı­ yor. Faciadan sonra Ümraniye Belediyesi Temiz­ lik İşleri’nde işe alınmış. Artık Ümraniye’deki bir çocuk parkının temizliğinden sorumlu. Çocuk parkındaki oynayan çocukları görünce yüreği burkuluyor. Nasıl burkulmasın ki? Dört çocuğu­ nun hiçbiri hayatta değil. Eşlerini kaybeden diğer komşuları evlenmiş. Ancak eşinin ve çocukları­ nın anılarına olan saygısı ve yüreğindeki acının sıcaklığı nedeniyle evlenmemiş. Sorularımızı her gün çöplerini topladığı Ümraniye Çocuk Par­ kı ’nda yanıtlıyor:

-Olayın üzerinden geçen bir yıl süresince neler yaptınız?

Öztürk: Bir kere olayın şokunu ve acısını hâlâ atmış değilim. Önceleri inşaatlarda çalışırdım.

Kazadan sonra Ümraniye Belediyesi Temizlik tş- leri’ne işçi olarak aldılar beni. Bu gördüğünüz ço­ cuk parkını temizliyorum. Alibeyköy’deki sosyal konutlarda oturuyorum.

-Olayda eşlerini kaybeden diğer komşuları­ nız gibi siz de evlendiniz mi?

Öztürk: Hayır. Nasıl evleneyim? Eşim ve ço­ cuklarım her dakika gözümün önünde. Şu çocuk parkında oynayan çocukları görmenin bana ver­ diği acıyı nasıl anlatayım size. Dört çocuğum bir­ den gitti. Evlenmek aklıma bile gelmiyor. Olayda ölen eşimin hatırası yüreğimde bu kadar sıcak ve tazeyken evlenemem.

-Neden çöplüğün yanında ev yaptınız? Öztürk: Çünkü orada arsa ucuzdu. Birileri kapatmış parsellemiş bizim gibi çaresiz insanlara satıyordu. Başka çarem yoktu. Çöplüğün pat­ layacağını kim bilebilirdi ki? Siz biliyor muy­ dunuz patlayacağım?

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu kapsamda 1994-2004 yılları arasında Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde 2 sayı çıkartılan ve daha çok kültür ağırlıklı konuların işlendiği

Çalışmamızda mortalite saptanmamasında hastala- rın yalnızca %3,6’sında COHb düzeyinin >%40’ın üzerinde olması, hastalarımızın erken dönemde acil servise baş-

Ahmet GÖÇMEN Ümraniye Eğitim ve

Çok süratli nüksetti, önümde bu sarhoşluk Sonuna geldim ömrün, ardım yörem bomboşluk Manasız kaldı günler, ne akşam ne sabahım Keşkeler ile dolu, çoktur ahım

Ortaya konan veri'erc göre ge- nel yerleşme plârn kararlaştırıldıktan son- ra; fabrika kısmında makine- yerleştirmesi, nin ve imalâtın gerektirdiği kolon aralık-.. ları

HACI SABANCI ANADOLU LİSESİ-HALİDE EDİP ADIVAR ANADOLU LİSESİ-HAYDARPAŞA LİSESİ-HÜSEYİN AVNİ SÖ- ZEN ANADOLU LİSESİ-İSTANBUL ÜSKÜDAR LİSESİ-KANDİLLİ KIZ ANADOLU

Gelecek Partisi Genel Baþkan Yardýmcýsý Mustafa Gözel ile Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Mente parti teþkilatý ile buluþtular.. Ýlim Yayma gençliði

Şehit Burak