• Sonuç bulunamadı

Şeker Hastalığı, Tanımı ve Tedavisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Şeker Hastalığı, Tanımı ve Tedavisi"

Copied!
20
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Şeker Hastalığı, Tanımı ve Tedavisi

Dr. Aydan Usman*

G iriş

Şeker hastalığı (D iabetes M ellitus), p ank reastan salgılanan ve kan şekerini düzenleyen insülin h o rm o n u n u n yetersizliği neticesi, başta k a r­ b o n h id ra t m etabolizm ası bozukluğu olduğu halde, protein ve yağ m etab olizm alarını d a etkileyen, açık şekillerinde hiperglisem i (kanda şeker yükselmesi) ve glikozüri (id ra rd a şeker görülm esi) ile seyreden b ir m etabolizm a ve endokrin hastalığıdır.

T arihçe

D iabetes M ellitus eski çağ lard an beri bilinm ektedir. Çince tıb bi yazılar polifaji (çok yem e), polidipsi (çok su içme) ve poliüri (çok id ra r etm e) ile karekterli b ir sendrom a dikkati çektiler. Sonra T hom as VVillis, diyabetik id ra rın tatlılığını “sanki bal veya şekerle karışm ış” şeklinde ta rif etti. M orton (1686), diyabetin genetik (irsi) k arak terin e işaret etti. Dobson 1766 senesinde, id ra ra tad veren m ad d en in şeker olduğunu ispat etti. 1859 da C laude B ernard, diyabetik k a n d a glikozun arttığını gösterdi ve hiperglisem iyi, hastalığın başlıca belirtisi olarak tanım ladı. 1869 da L angerhans, p an kreasta, b u g ü n de adını taşıyan “islet celi” form asyonunu ta rif etti. 1874 de K ussm aul, d iy abet kom asındaki has­ ta n ın h av a açlığını ve sıkıntılı soluntim unu karakterize etti.

1889 d a V on M ering ve M inkowski, köpeklerin pan kreasların ın çıkarılm ası ile diyabetik yapılabileceğini gösterdiler. 1939 de H aged o rn tarafın d an , ilk u zu n tesirli insülin tan ıtıld ı. 1953 de Sanger, sığır insü- linin kim yasal yapısını gösterdi. 1960 d a Nicol ve Sm ith, insan insüli- ninin kim yasal yapısını ta rif ettiler ki bu, disülfid köprüleriyle birleşmiş 2 polipeptid zinciri ih tiv a etm ekteydi. 1967 de Steiner, b ü yü k bir “proin sü lin” m olekülü o ld uğunu ve b u n u n enzim atik bölünm e ile, biyolojik olarak a k tif d a h a küçük insüline çevrildiğini gösterdi.

(2)

78 B ESL EN M E VF. HİYI'.T D K K G tSI

G ö rü lm e S ık lığ ı

D iabetes M ellitus b ü tü n d ü n y a d a yaygın bir hastalıktır. D iyab ete istidatlı olarak doğm a yani, d iyabet genine sahip olm a % 25 gibi çok yaygın bir sıklık gösterir. Bu irsî yükün ancak % 1-2 si diy ab etik o larak kendini gösterir.

Diabetes M ellitus’un görülm e sıklığı yaşla a rta r. 65-74 yaşlar arasında en yüksek seviyeye ulaşır. 45 yaşın üzerindeki şahıslarda, b u yaşın altındakilerden takriben 10 misli fazla v ak ’a teşhis edilir.

K ad ın lard a görülm e sıklığı erkeklerden biraz d a h a yüksektir. G eliri düşük olan g ruplar arasında hastalık insidensi (görülm e sıklığı) d a h a yüksektir. Ailesinde diyabetli olan kişilerde o lm a y a n la ra o ra n la d iy abete meyil 2,5 defa d ah a fazladır. Ağırlığı norm al kilosunun % 50 ü zerin d e olan şahıslar arasında, norm al kilodakilere n a z a ra n insidens 7 misli dah a fazladır. Şişman ve aynı z a m a n d a diyabetik aile a n am n ezi olan şahıslar arasında insidens en yüksektir.

Diabetes M ellitus’d a erken tedavi h ay atı u zattığ ı için, teşhis edil­ memiş vak’alar bulun m ay a çalışılm alıdır. B ütün nüfusu tah lil etm ek m üm kün olm adığı için, hastalığa predispoze şahısları d a h a dik katle incelemek tavsiye edilebilir. Bu şahıslar:

1. Bilinen diyabetiklerin a k ra b a la rı: B unlar a ra sın d a D iabetes M ellitus genel nüfusdakinden 2.5 defa d a h a sıktır.

2. Şişman şahıslar: D iyabetik h a sta ların % 85 i h alen şişm an veya vaktiyle şişman olan şahıslardır.

3. D aha yaşlı guru ptak i şahıslar: 5 d iyabetiğin 4 tanesi 45 yaşın üzerindedir.

4. İri çocuk doğurm uş ann eler: İri çocuğun doğ um u, m a te rn a l prediyabetesin bir işareti olabilir.

Genetik

V a k ’aların çoğunda diyabetin genetik b ir bozukluğa bağlı o lduğu görülür. Genetik Diabetes M ellitus’u n kalıtım şekli b u g ü n bile m ü n a ­ kaşalıdır. H astalığın bu özelliği, bilinen diyabetik lerin kan a k ra b a la rı arasında hastalığın d a h a sık görülm esine d ay an ır. Joslin , diy abetik lerin, % 41 inde diyabete a it kesin aile anam nezi old u ğ u n u ve yakın a k ra b a ­ ların ın % 25 inin anorm al glikoz tolerans testi gösterdiğini b u lm u ştu r.

Diabetes M ellitus’d a kalıtım şeklinin özellikleri şu n la rd ır:

1. T ek y u m u rta ikizlerinde, çift y u m u rta ikizlerine n a z a ra n d a h a sık görülmesi.

(3)

ŞE K E R H A STA L IĞ I, T A N IM I V E T E D A V İSİ 7 9

2. H astalığın, h asta ebeveynin h er ikisinden eşit şekilde geçmesi. 3. H astalığın her iki cinsde görülmesi.

G enetik çalışm alar, diyabetin bizzat kendisinin değil, hastalığa karşı predispozisyonun kalıtsal olduğunu gösterm iştir. D iyabet geni taşıyan bir kimsede hastalık senelerce klinik olarak aşikar olm ayabilir ve h erh an g i b ir yaşta o rtay a çıkabilir.

D iyabetes M ellitus’un ailelelerdeki d ağılım ından elde edilen bilgi­ ler, diyabetik genin resesiv olduğu hipotezini destekler. D iyabetik 2 şahsın çocukları d iyabetiktir veya diyabetik olması kuvvetle m u h te ­ m eldir.

D iabetes M ellitus değişik y aşlarda başlayabilir (çocukluk, gençlik veya olgunluk çağında) ve h erb irin in karakteristik klinik özellikleri v ardır. Bu d u rum , Jü v e n il (gençlik) D iyabetes M ellitus’d a kalıtım şeklinin hom ozigot, h alb u ki erişkin diyabetinde heterozigot olduğu hipotezine yol açm ıştır.

Eğer diyabetik bir predispozisyon m evcutsa, m u h telif faktörler d iyabetik d u ru m u aşikarlaştırır. Bu presipite edici faktörler: Yüksek kalori alınım ı, şişmanlık, gebelik, enfeksiyon, thyrotoxicosis, pank- reatik hastalıklar, diğer endokrin hastalık lara (Feokrom ositom a, Cus- hing H astalığı gibi) sinir sistem inin h astalıkların a ve diğer sebeplere bağlı hiperglisem ik d u ru m ları içine alır. Ayrıca, oral kontraseptiflerin (doğum kontrol h ap ları), bazı diüretiklerin (id rar söktürücü) diyabe- tojen tesiri tesbit edilm iştir. Büyüm e h o rm o n u d a diyabetojeniktir.

Yetişkin başlangıçlı diyabetiklerin 2 /3 den fazlası şişm andır ve şişm an kalm aya m eyillidirler. Şişm anlık derecesinin artm ası D iabetes M ellitus insidensini de a rttırır. B undan başka, b ir çalışm ada diyabete bağlı ölüm nisbetinin şişman g u ru p ta , aynı yaştaki zay ıf şahıslara n a z a ra n d a h a fazla olduğu gösterilm iştir.

E tiyolojik F ak törler

B ütü n D iabetes M ellitus v ak ’a la rın d a insülin noksanlığı veya insülin etkisinin azalm ası sonucu, h ücrelerde glikozun ku llanılm asında bozuk­ luk v ard ır. Bazı v ak ’a la rd a başlangıçtan itib are n m u tlak b ir insülin yetersizliği b u lu n m asına rağm en, birçok v a k ’a la rd a erken safhad a, haf­ ta la r veya senelerce devam edebilen b ir hiperinsülinism us (fazla insülin yapım ı) safhası v ardır. V a k ’aların b a z ıların d a esas bozukluk k an tita- tiftir, y an i salgılanan insülin m ik tarın d ad ır, h alb u k i diğerlerinde kali- tatiftir, y ani insülin aktivitesindeki eksikliği kom panse etm ek için aşırı insülin teşekkülü vard ır. în sü lin salgılayan b e ta hücreleri aşırı şekilde

(4)

8 0 B ESL EN M E V E D İY E T D E R G İS İ

çalıştığı için Özellikle Ju v e n il tip D iabetes M ellitus’d a gösterilm iş olduğu gibi, dejen eratif değişikliklere uğrar.

Bu arad a, D iabetes M ellitus’d a pan kreastak i değişikliklerden de kısaca bahsetm ek yerinde olur. H em en hem en b ü tü n diy abetik h a s ta la r­ d a diyabetin şiddeti ile b eta hücrelerinin to tal kitlesindeki a zalm a ve b eta hücrelerindeki degranülasyonun derecesi a rasın d a karşılıklı b ir ilişki vardır. Genel olarak, erken yaşta b aşlayan d iy ab etli h a sta la rd a , klinik teşhisten senelerce sonra, p an k reasta insülin salgısı görülm ez. H albuki yetişkin başlangıçlı diyabetiklerin pankreası, kontrol p a n k re ­ aslarında bulu n an ın takriben yarısı k a d a r insülin ih tiv a eder. Y etişkin başlangıçlı diyabetiklerin otopsi tetkiklerinde p a n k re a tik a d a cık la rın hiyalinizasyonu görülm üştür.

H idropik dejenerasyon, değişik derecelerde in te rlo b ü ler veya in tra - lobüler fibrosis, adacıkların lenfosit in filtrasyonu, görülebilen diğer patolojik değişikliklerdir.

Aşikâr ve devam lı bir diyabet m ey d an a getirebilm ek için, n o rm a l bir kimsenin pankreasının % 80 den fazlasının çıkarılm ası lâzım dır.

Sınıflandırm a

Diabetes M ellitus’un etiyolojik sınıflandırılm ası şu şekildedir:

1) Genetik D .M (herediter, idiopatik, p rim er, esan siy el): H a s ta ­ lığın başlangıç yaşm a göre ju v en il ve yetişkin tiplere ayrılır.

2) Pankreatik D .M .: B urada k a rb o n h id ra t intoleransı, p a n k reas adacıklarının, kronik iltihap, karsinom , hem okrom atosis veya c e rra h î olarak çıkarılması yoluyla d irekt olarak h a ra b iy etin e bağlıd ır.

3) Endokrin D .M .: Bu g u ru p ta diyabet, h ip erp itu ita rism (akrom egali, bazofilizm), hipertiroidizm , h ip erad renalizm (C ushing S en d ro m u , p ri­ m er aldosteronizm ) feokrom ositom a gibi en d o krinopatilerle b e ra b e rd ir. Bu sınıfa gestasyonel d iyabet ve stres d iy ab etin in çeşitli şekilleri d a h il edilebilir.

4) Tatrojenik D .M .: K ortikosteroidler, bazı d iü retikler, kezâ m u h ­ tem elen östrojen-progesteron kom binasyonlarının tatb ik i presipite edilen diyabettir.

B unun dışında, diyabetin yerleşm e ve gelişm esinde, k end ine has karakterler taşıyan bazı devreler de m ev cu ttu r. Birçok D iabetes M ellitus vak ’aları m evcut testlerle asla teşhis edilm ez. D iğerleri h a sta n ın h a y a ­ tının m uh telif devrelerinde, yaşın artm asıyla d a h a aşikâr h ale gelerek, teşhis edilirler. Bir safhad an diğerine çok süratle veya yavaş o lara k iler­ leme veya gerilem e olabilir veya alm an ted b irlerle aynı sa fh a d a k a la ­

(5)

Ş E K E R H A S T A L IĞ I, T A N IM I V E T E D A V İSİ 8 1

bilir. H astalığın m u h telif safh alara ayrılm asının bazı av an tajları vardır, fakat bu sınıflandırm aların artifisiyel olduğu u n u tu lm am alıdır. Diabetes M ellutusun’un farklı safh aların ın isimleri ve bazı özellikleri T ablo I de gösterilmiştir. T A B L O I D i a b e t e s M e l l i t u s u n F a r k l ı S a f h a l a r ı n ı n İ s i m l e r i v e B a z ı Ö z e l l i k l e r i I I I L a te n t K im ­ I I I K im y a sa l IV P re d iy a b e t y asal d iy a b e t D iy a b e t A çık D iy a b e t A çlık k a n şekeri N o rm a l N o rm a l N o rm a l v ey a yüksek Y üksek G likoz to leran s testi N o rm a l N o rm a l A n o rm a l A n o rm a l K o rtizo n -g lik o z to le ra n s testi N o rm a l A n o rm a l A n o rm a l A n o rm a l S e m p to m la r Yok Y ok N a d ir Sık A n jio p a tile r + + + + + + + +

D iğ e r isim leri P o tan siy el S u b k lin ik d i­ L a te n t d iy a ­ K ilin ik d iy a b e t d iy a b e t y a b e t, L a te n t

d iy a b e t

b e t, A sem pto- m a tik d iy a b e t

K linik

Diabetes Mellitus'1 da Erken Semptom ve Belirtiler: D iabetes M ellitus’u n

başlıca klinik sem ptom ları polifaji, poliüri ve polidipsi, kilo kaybı, kuvvet azalm ası ve pru ritu s (bilhassa vulvar) dır. D a h a n a d ir sem ptom ­ la r deri enfeksiyonları, iştahsızlık, baş ağrısı, halsizlik, genel zaafiyet ve erkeklerde im potansdır.

Bu belirtilerin başlıca sebebi, glikoz kullanılm asının azalm asıdır. Bazı h a sta lard a senelerce, önem li b ir sem ptom olm aksızın, hastalık devam eder.

Gençlik (Juvenil) Diyabet ve Yetişkin (Adult) Diyabet: Ju v e n il D iabetes

M ellitus genellikle 15 yaşından önce başlayan v a k ’alardır. H astalığın başlangıcı, yetişkin tipe n a z a ra n çok d a h a an i ve d ra m a tik tir ve süratli seyir gösterir. H astalığın erken indikasyonları p lasm ad a hip ern o rm al insülin-like aktivite, pankreas adacık sistem inin h ip ertro fi ve hip er- plazisi ve p an k reasta insülin kon san trasyo n un u n n o rm alin biraz a ltın d a olm asıdır. S onraları plasm a ve pankreasın insülin-like aktivitesinde aşikâr bir azalm a ve pankreas adacık ların ın , özellikle b e ta hücrelerinin atrofisi ile hakiki diyabetik d u ru m u gelişir. Y ani, ju v en il tip te plasm a ve p a n k ­

(6)

8 2 B ESL EN M E V E D İY E T D E R G İS Î

reasın insülin aktivitesi n orm alin bâriz şekilde a ltın d a o lm asına karşılık, yetişkin tipte norm alin ancak biraz altın d a, n o rm al veya h ip ern o rm a ld ir.

Ju v en il D iabetes M ellitus a d u lt tipe n a z a ra n çok d a h a az g ö rü lü r. (Bütün D .M vak’alarının % 5 den azı) B una karşılık a d u lt d iy ab e t % 75 den fazladır. Ju v en il tipte diyabete a it aile an am n ezi m u ta ttır. A dult tipte hastaların büyük kısm ının şişm an o lm a la rın a karşılık, ju v en il diyabetikler norm al veya zayıftır.

Ju v enil tip, insüline d a h a hassastır. K a n glukoz seviyelerinde h i­ poglisemi ve hiperglisemi arasında süratli d a lg a la n m a la r tesbit edile­ bilir. Ju v en il tipte hem en hem en b ü tü n v a k ’a la r insülin tedavisi g erek ­ tirdiği halde, ad u lt tipte bu nisbet % 25 in a ltın d a d ır.

Ju v enil diyabetiklerin % 90 dan fazlasında 20 sene içinde b ir veya d ah a fazla kom plikasyonlar o rtay a çıkar. A d u lt tip te ise, hastalık tesbit edildiği zam an dejeneratif değişiklikler m u ta ttır, fakat b u n la r d a h a yavaş bir gelişme gösterir. K etoasidoz, ju v en il tip te sık, a d u lt tip te ise nadir görülür. A dult başlangıçlı D iabetes M ellitus’la n n b ü y ü k kısm ı 40 yaşın üzerinde teşhis edilirler. A d u lt tip te egzersiz, k an şeker seviyesi üzerine dah a az etkilidir. Ju v en il D iabetes M ellitus’d a p u b e rte , diy ab etik olm ayanlara n azaran d a h a erken görülür.

Diabetes M ellitus’un bu iki tip in in ayrılm ası önem lidir. F a k a t, bilhassa 15-40 yaşlar arasında başlayan d iy abetlerde, lıerb ir g ru b u n bazı özellikleri bir a ra d a bu lun abilir. N a d ire n 40-50 y a şla rın d a k i b ir yetişkinde juvenil tipte D iabetes M ellitus o rta y a çıkabileceği gibi aksine, çocukta ad ult tip D iabetes M ellitus m ey d an a gelebilir.

Diabetes M ellitus’un bu iki tip in in etiyolojik olarak farklı olduğu gösterilmemiştir.

D iab etes M ellitu s’un T eşh is M etod ları

Diabetes M ellitus teşhisinde kullanılan testlerin çoğu, k a rb o n h id ra t m etabolizm asındaki bozuklukları gösterm ek esasına d a y a n ır. Bu m a k ­ satla:

1. id ra r d a şeker ve aseton aranm ası 2. Açlık kan şekeri (AKŞ)

3. 2 saatlik post-prandiyal k an şekeri 4. Glikoz tolerans testi (G T T )

5. K ortizon-G likoz tolerans testi. 6. Sodyum T o lb u tam id testi 7. G lucagon testi.

(7)

ŞE K E R H A S T A L IĞ I, T A N IM I V E T E D A V İS İ 8 3

Bazı yanlış pozitif sonuçlara rağ m en id ra rd a şeker aranm ası Diabetes M ellitus tara n m a sın d a ve h astaların d a h a sonraki takiplerinde basit ve faydalı bir testtir. Genellikle kan şekeri % 160 m g.ı geçm eden id ra rd a şeker çıkm az. F a k a t kan ve id ra r şeker seviyeleri arasında her zam an ilgi olm ayabilir. M eselâ ren al d iy abet vak ’a la rın d a kan şekeri norm al seviyelerde iken d ahi id ra rd a şeker b u lu n u r. Bazı vak’a la rd a da kan şekeri yüksek iken id ra rd a çok az şeker çıkar veya hiç çıkm az.

Açlık kan şekeri diyabetin erken teşhisi için yeterli değildir. Ç ünkü glikoz tolerans testinin patolojik b u lu n d u ğ u h astaların tak rib en 3 /4 de açlık kan şekeri norm al h u d u tla r içindedir. K an şekeri tayininde venöz kan tercih edilir. K ap iller k an şeker b ak ım ın d an arteriyel k ana d a h a yakındır. 8-10 saatlik bir açlıktan sonra kapiller kandaki şeker m iktarı, venöz k an d ak ind en an cak % 2-3 mg. d a h a fazladır. K a rb o n ­ h id ra t alınd ıktan sonra ise arad ak i fark % 20-70 mg. a yükselir. N o r­ m allerde venöz k a n d a b u lu n an açlık kan şekeri (hakiki glukoz) % 60-100 m g. arasındadır. % 120 m g. üzerinde b ir değer b u lu n d u ğ u n d a tayin tek rarlanm alı ve yine aynı seviyelerde b ir değer b u lu n u rsa D iabetes M ellitus m evcudiyeti kabul edilm elidir. Açlık kan şekeri % 100-120 mg. arasınd a ise D iabetes M ellitus teşhisini kesinleştirm ek için glikoz tolerans testi yapm ak gerekir.

Glikoz tolerans testi için bazı endikasyonlar v ardır. B unlar şöyle sıralanab ilir:

1. N orm al açlık kan şekeri ile birlikte glikozüri.

2. G ençlerde izah edilem eyen d a m a r hastalığı, retin o p ati veya n öropati.

3. T e k rarla y a n düşük, erken doğum , ölü doğum veya iri bebek d oğurm a hikâyesi.

4. Şahsın kendi doğum kilosunun fazla olması. 5. Ailede d iyabet hikâyesi.

6. Çeşitli stress hallerin d e görülen geçici glikozüriler. 7. R en al veya alim an ter glikozüri.

D iyab etin K o m p lik a sy o n la rı

D iabetes M ellitus sistemik bir h astalıktır. D iy abetin kom plikasyonları dediğim iz patolojik d u ru m la rın b ir çoğu b azan diyabetin sem ptom larını teşkil eder. Y ani o z am an a k a d a r teşhis edilm em iş bir d iyabet, b a z an kom plikasyonu görüldük ten sonra a ra n ır ve b u lu n u r. Bilhassa erişkin tipi D iabetes M ellitus da, u zu n b ir gizli kalm a (latent) periyodu b u lu n ­ ması, bu tip d iy ab ette hem teşhis güçlüğüne hem de sem pton zengin­ liğine yol açm ak tadır.

(8)

8 4 BESL EN M E V E D İY E T D E R G İS İ

I. D iyabetin âcil m etabolik kom plikasyonları: a. Hipoglisem i koması

b. D iyabet koması

c. Ketozsuz hiperosm olarite kom ası

I I . D iyabet ile b eraber sık görülen patolojik d u ru m la r:

(Arteriyoskleroz, enfeksiyonlar, safra kesesi fonksiyon bozuk ­ lukları, safra taşları, nörojenik vesica u rin a ria ...)

I I I . D iyabetin spesifik, d ejen eratif kom plikasyonları: a. D iyabetik d a m a r hastalığı

- D iyabetik retin op ati

- D iyabetik nefropati (K im m elstiel-W ilson S en drom u ) b. D iyabetik nöropati

D iyabetin T ed avisi

Tedavide ilk basam ak diyet tedavisi olm alıdır. E ğer diyet tek b aşın a etkili olmazsa oral hipoglisem ik a ja n lar eklenm eli, b u k om binasyon da yetersiz kalırsa insülin kullanılm alıdır.

D i y e t : D iyet tedavisi D iabetes M ellitus ted avisinin a n a p re n ­ siplerinden birini teşkil eder. D iyetine gerektiği şekilde d ik k at etm ey en bir hastada, ilâç tedavisi ne k a d a r m ükem m el olursa olsun, istenilen dengeyi tem in etm ek im kânsızdır. D iyet, birçok kim senin an la d ığ ı gibi, m ahrum iyet dem ek değil, yem ek yem ede disiplin ve n iza m d em ek tir. G R O T E , diyabet diyeti için “yasak olan gıda yok, yasak o lan m ik­ ta rla r v a rd ır” dem ektedir. H İP O K R A T “g ıdalarım ız ilâ ç la rım ız d ır” sözü ile diyet tedavisinin önem ini belirtm iştir.

Bir şeker hastasının diyeti verilirken d ik kat edilecek h usu slar şu n ­ lard ır :

1. Besinlerin vereceği günlük kalori m ik tarı ne k a d a r o lm alıd ır? 2. Bu kalorinin besin u n su rların a taksim i ne o ra n d a o lm a lıd ır? Y ani ne k a d a r karb o n h id rat, pro tein ve yağ verilm elidir?

3. V erilen b u besin u n su rları h an g i yiyeceklerden tem in edil­ m elidir?

4. T em in edilen bu yiyeceklerin öğünlere taksim i nasıl olm alıd ır? 1. H astan ın alacağı günlük k alorinin tü m ü h a sta y a lâzım o lan enerjiyi tem in ve norm al ağırlığı m u h afaza etm eli ve çeşitli d u ru m la rd a vücudu en iyi sıhhat d u ru m u n d a tu ta c ak m ik ta rd a olm alı, ç o cu k lard a norm al büyüm eyi sağlam alıdır. H a sta şişm an ise, ted av id e en önem li

(9)

ŞE K ER H A S T A L IĞ I, T A N IM I V E TE D A V İSİ 8 5

nokta onu zayıflatm aktır. Bu d u ru m d a h afta d a 700-800 gr. düşerek 6-12 ayda norm al kilosuna indirecek m ik tard a kalori verilm elidir. H a sta şahıs çok zayıf ise, ideal kilosuna ulaşılıncaya k a d a r bol kalorili, k a rb o n h id ra t ve p ro teind en zengin b ir diyet düzenlenm elidir. N orm al ağırlıkta olu p d a bü ro işi gibi h a fif çalışm a gösterenlere 25 k al/k g ., o rta derecede çalışanlara 30 kal. /kg., ağır işlerde çalışanlara 35-40 kal. /kg., yatak istirah atin d e o lan lara 20 k al./k g ., zay ıflatm ak istenilen h astalara

15 k al./kg ., h esaplanm alıdır.

Çocuk diyabetiklerinde büyüm e de dikkate alınm alıdır. Ç ocuklarda g ünlük kalori tesbiti ilk yaş için 1000 kal. sonraki her yaş için 100 kal. eklenerek h esaplanm alıdır. B una, kız çocuklarınd a 13 yaşm a, erkek çocuklarda 18-19 yaşm a k a d a r seneler d ah il edilir.

2. G ünlü k kalo rinin % 40 ı k a rb o n h id ra tla rd a n , % 40 ı y ağd an ve % 20 si p ro tein den tem in edilm elidir. N orm al b ir insan beslenm esinde günlük kalorinin % 50 si k a rb o n h id ra tla rd a n , % 35 i y ağ d an ve % 15 i protein lerd en tem in edildiğine göre, diyabetiklerde to tal kalorinin k a r­ b o n h id rat, protein ve y ağ la ra dağılış o ran ı no rm allerdekine çok yakındır. Besin u n su rların ın kg. başına verilen m ik tarların a gelince: V ü cu d u n yapı taşı olan protein ler yetişkinlerde 1-1,5 g r/k g ., çocuk lard a 2-3 g r/kg . hesabıyla verilir. E t (balık, tavuk, yağsız et), peynir, süt tercih edilen protein kaynaklarıdır.

K a rb o n h id ra tla rın antiketojonik tesirleri old u ğ u n d an , ketozisin h u ­ su lü n ü önlem ek için, verilen k a rb o n h id ra t total kalorinin % 30 u n d a n az olm am alıdır. G ü nde 100 gr. ın a ltın a düşm em ek şartıyla 2-3 g r/k g. hesaplanır. D iyabetik diyette en çok k u llan ılan k a rb o n h id ratlı g ıd alar ekmek, h u b u b a t, sebzeler, m eyvalar ve sü ttü r. Çiğ sebzeler, yavaş absorbsiyonları dolayısıyla, aç h a stan ın diyetine eklenm elidir.

T o ta l k alorinin, pro tein ve k a rb o n h id ra tla rın sağladığı k aloriden geriye kalan kısmı y a ğ lard an tam am lan ır. Y alnız, diyabetik d a m a r kom plikasyonlarının teşekkülünü önlem ek ve k a rb o n h id ra tla rın norm al yanm asını tem in etm ek için yağ m iktarın ı gü n d e 100 g r.’ın üzerine çı­ k a rm am ak lâzım dır. Y ağ alınım ın ın d a m a r hastalıkları gelişmesiyle ilgisi ispat edilm em ekle beraber, m evcut deliller çok derecede doym am ış yağ asidlerinin kullanılm asının lehindedir. K a tı ve h ayvani yağ lar yerine, sıvı bitkisel y ağ lar seçilm elidir. T a b lo I I de 1500 kalorilik örnek b ir diyet listesi görülm ektedir.

3. H astan ın total kalori ihtiyacı ve b u n u n k a rb o n h id ra t protein ve y a ğ la rd an gelecek m ik tarları tesbit o lu n d u k ta n sonra g ıd ala rın 100 gr. d a b u lu n a n k a rb o n h id ra t p ro tein ve yağ m ik tarların ı gösteren cet­ vellere ihtiyaç v ard ır. D iyet a ra n ıla n ta d a uygun ve b ık tırm ayacak

(10)

86 B ESL EN M E V E D İY E T D E R G İS İ

T A B L O I I

1500 K a l o r i l i k Ö r n e k D i y e t L i s t e s i

D eğişim m ik ta rla rı K a lo ri v e re n besin m a d d e le ri m ik ta r la rı S ü t v eya y o ğ u rt 2 K a r b o n h id r a t % 40 - 1 5 6 g r. E t 6 P ro te in % 20 - 72 g r. E km ek 3 Y a ğ % 40 - 65 gr. A g ru b u sebze 2 B g ru b u sebze 1 E k m ek y erin e geçen 2 M ey v a 4 Y ağ 1

G ü n lü k Y iyecek D eğişim leri

dağılım ı M e n ü Ö rn e ğ i K a h v a ltı 1 S ü t 1 su b a rd a ğ ı s ü t E t 1 y u m u r ta , 1 k ib r it k u tu s u p e y n ir 1 E k m ek ... 1 in c e d ilim ek m ek A ra öğ ü n 1 M e y v a ... 1 o rta b o y p o rta k a l ö ğ l e 1 /2 S ü t v ey a y o ğ u rt 1 /2 su b a rd a ğ ı y o ğ u rt E t ... 3 ız g a ra köfte

1 A g ru b u seb ze. K ıv ırc ık s a la ta (yağsız)

1 B g ru b u sebze B ezelye h a ş la m a (köfte y a n m a g a r n i tü r o la ra k )

1 E km ek y e rin e 1 y em e k kaşığı p ila v (köfte y a n m a g a r ­ geçen yiyec. n itü r o la ra k )

1 E km ek 1 in c e d ilim ek m ek A ra öğ ü n 1 M ey v a 1 k ü çü k m u z A kşam 1 /2 S ü t v ey a y o ğ u rt 1 /2 su b a rd a ğ ı y o ğ u rt 1 1 E t A g ru b . sebze } Y u m u rta lı ıs p a n a k 1 E k m ek y erin e geçen yiyec. 1 p o rsiy o n m e rc im e k ç o rb a 1 M ey v a 1 k ü çü k e lm a 1 E km ek 1 in ce d ilim ek m ek

tarz d a hazırlan m alıdır. O n u n için k a rb o n h id ra t, p ro tein ve y a ğ v eren besinler sınıflara ayrılm alı ve h e r sınıfın b ir b irim i ele a lın m a lıd ır. H astaya, T ablo I I I de g ö rüldüğü gibi aynı besin u n s u ru n u ih tiv a eden yiyecek m addeleri içlerindeki besin u n su ru k o n san trasy o n ların ı dikkate alarak birbirleriyle değiştirilebilecekleri (değişim sistemi) an

(11)

-Ş E K E R H A S T A L IĞ I, T A N IM I V E T E D A V İSİ 8 7 T A B L O I I I D e ğ i ş i m L i s t e s i S ü t D e ğ i ş i m i 1 s ü t değişim i 8 g m . p ro te in , 10 g m . y a ğ , 12 g m . k a r b o n h id ra t v e rir. O r ta la m a Ö lç ü M ik ta r (gm .) S ü t ... 1 su b a r d a ğ ı ... 240 gm . Y o ğ u rt ... 1 su b a r d a ğ ı ... 240 ”

N o t: S ü t değişim i y em ek ve ta tlıla r d a d a k u lla n ıla b ilir. E t D e ğ i ş i m i 1 E t değişim i 6 g m . p ro te in , 5 g m . y a ğ v e rir. O r ta la m a Ö lç ü M ik ta r (gm .) K ö fte ... 1 a d e t ... 30 gm . P irz o la (kem iksiz) ... 1 A d e t ... 30 ”

K ıy m a ... 1 köfte k a d a r ... 30 ” K u şb aşı ... 3-4 p a r ç a ... 30 ” Biftek ... 1 o rta b ü y ü k lü k te ... 30 ” K ü m e s h a y v a n l a n... ... 30 K a ra c iğ e r ... ... 50 ... 50 Sosis ... ... 1 A d e t ... ... 30 S a l a m ... ... 30 B eyaz P e y n ir ... ... 30 K a ş a r p e y n i r i... ... 20 Y u m u r ta ... ... 1 A d e t ... ... 50 İstak o z, K a r i d e s ... ... 60 M id y e ... 60 E k m e k D e ğ iş i m i 1 E k m ek değ işim i; 2 gm . p ro te in , 1 5 gm . K a rb o n h id r a t verir. O r ta la m a Ö lç ü M ik ta r (Pişm iş) (Ç iğ E k m ek (B uğday, Ç a v d a r, M ısır.) ... 1 în c e d i l i m ... 25 gm , T u z lu bisküvi ... 2 A d e t ... 25 ” B u ğ d ay U n u (Ç o rb a d a ) ... 1 porsiy o n ... 15 ” M e rc im e k U n u ( ” ) ... 1 porsiyon ... 15 ” B ezelye U n u ( ” ) ... 1 ” ... 15 ” T a r h a n a ( ” ) ... 1 ” ... 15 ”

(12)

8 8 B ESLEN M E VE D İY E T D E R G İS İ

Şehriye ( ” ) ... 1 ” ...

P irinç ( ” ) ... 1 ” ...

M ercim e k ( ” ) ... 1 ” ...

P irin ç (p ilav o larak ) ... 1 yem ek kaşığı d o lu su B u lg u r ( ” ” ) ... 2 K u s k u s ... 2 M a k a r n a ... 2 E rişte ... 2 K u ru F a s ü l y e ... 4 N o h u t ... 4 K u ru B a rb u n y a ... 4 İç B akla ... 4 Y u fk a Böreği* ... 2 k ib rit k u tu su k a d a r P a t a t e s ... 1 küçük b o y ... K estan e ... 2 o rta bo y ... P atlam ış M ısır ... ... 15 ... 15 ... 25 ... 15 ... 15 ... 15 ... 15 ... 15 ... 25 ... 25 ... 25 ... 25 ... 90 ... 30 1 su b a rd a ğ ı d o lu su ... 20 S eb ze D e ğ iş im le r i A Grubu Sebzeleri: Bu g ru p tak i sebzeler çiğ o larak istenildiği m ik ta rd a yer serbest, ilâve p orsiyonların h e rb iri I B g ru b u sebzes nilebilir. Pişm iş o la ra k 1 p o rsiy o n y erin e sa y ılm a lıd ır. O rta la m a Ö lçü D o m a te s ... 1 k ü çü k b oy D om ates s u y u ... 1 su b a rd a ğ ı Ç arliston b i b e r ... 4 o rta boy Yeşil sivri b i b e r ... 10 o rta boy Yeşil d o lm a b ib e r ... 2 o rta boy K ıvırcık s a la ta ... 15 y a p ra k M a r u l ... 5-6 y a p ra k S a l a t a l ı k ... 1 k üçük boy K ırm ızı T u rp ... 5 o rta boy M ay d a n o z ... 1 o rta d e m e t Yeşil S o ğ a n ... 3-4 o rta boy K u ru S oğan ... 1 o rta boy K ereviz ... 1 k ü çü k boy K ırm ızı l â h a n a ... 1/8 o rta b oy L â h a n a ... 4 yem ek kaşığı K a rn ıb a h a r ... 4 ” ” T a z e k a b a k ... 4 ” ” Ç>ğ M ik ta r . .. 100 , . . 240 . .. 100 (gm .) gm . ... 100 ... 100 ... 100 ... 100 ...100 ... 100 ... 75 ... 75 ... 75 ... 100 ... 100 (pişm iş) ... 100 ( ” ) ... 100 ( 1 5 0

(13)

ŞE K E R H A ST A L IĞ I, T A N IM I V E T E D A V İS İ 8 9 P a tlıc a n ... 4 Is p a n a k ... 4 P a z ı ... 4 E b e g ü m e c i ... 4 B am y a ... 4 ( ) ... 125 ) ... 150 ) ... 150 ) ... 150 ) ... 75 B Grubu Sebzeleri: 1 B g ru b u değişim i 2 g m . p ro te in , 7 g m . k a r b o n h id r a t v erir. O r ta la m a Ö lç ü M ik ta r (gm .) H a v u ç ... 1 o r ta b o y (Ç iğ) ... 100 ” H a v u ç S u y u ... 1/2 su b a rd a ğ ı (Ç iğ) ... 120 ” Ş a l g a m ... 1 o rta b oy (Ç iğ) ... 150 ”

B ezelye ... 4 yem ek kaşığı (pişm iş) ... 100 ”

P ra s a ... 5 yem ek kaşığı (pişm iş) ... 150 ”

B ak la ... 4 y em ek kaşığı (pişm iş) ... 100 ”

E n g in a r ... 1 o rta b o y ( p i ş m i ş ) ... 100 ” B al K a b a ğ ı ... 100 ” M e y v a D e ğ i ş i m l e r i 1 M e y v a değişim i 12 g m . k a r b o n h id r a t verir. O r ta la m a Ö lç ü M ik ta r (gm .) E lm a ... 1 k ü ç ü k b o y ... 100 ” K ay sı ... 3 A d e t ... 100 ” M u z ... 1 k ü çü k v ey a y a rım b ü y ü k ... 50 ” T a z e î n c i r ... 1 A d e t ... 80 ” K ira z ... 12 ” ... 75 ” V işne ... 14 ” ... 80 ” G r e y f u r t ... y a rım g re y fu rt ... 125 ” T u r u n ç ... 1 O r ta b o y ... P o r t a k a l ... 1 ” ” ... L im o n ... 1 ” ” ... M a n d a l i n a ... 1 b ü y ü k b o y ... Ü z ü m ... 15 iri ta n e ... Y en i D ü n y a ... 6 A d e t ... E rik ... 5 ” ... Ç i l e k ... 12 ” ... Ş e f t a l i ... 1 O r ta b o y ... A rm u t ... 1 ” ” ... A y v a ... 1 /4 ” ” ... N a r ... 1/2 k ü çü k boy ... K a v u n ... 1 /8 o r ta boy k av u n 100 100 . 100 100 80 125 100 175 100 100 80 80 200 (

(14)

9 0 B ESLEN M E V E D İY E T D E R G İS İ

K a rp u z ... 1/8 o rta boy k a r p u z ... 200 ”

K u r u İn c ir ... 1 A d et ... 20 ”

K u r u K ayısı ... 4 ” ... 20 ”

K u r u E r i k ... 5 ” ... 20 ”

K u ru Ü z ü m ... 1 yem ek kaşığı d o lusu ... 20 ”

H u r m a ... 5 A d e t ... 20 ” P o rta k a l s u y u ... 1 çay b a r d a ğ ı ... 100 ” G re y fu rt s u y u ... 1 çay ” ... 100 ” E lm a s u y u ... 1/3 su b a r d a ğ ı ... 80 ” Ü z ü m s u y u ... 1/4 ” ” ... 60 ” V işne suyu ... 1/3 ” ” ... 80 ” N a r s u y u ... 1/3 ” ” ... 80 ” Y a ğ D e ğ iş i m l e r i 1 y ağ değişim i 5 gm . y ağ v erir. O r ta la m a Ö lç ü M i k ta r (g m .) Z ey tin ... 5 A d e t ... 15 gm . M ayonez ... 1 ta tlı k a ş ı ğ ı ... 5 ” Fındık, Fıstık ... 6 A d et ... - ” K a y m a k ... 1 yem ek k a ş ı ğ ı ... 10 Bitkisel sıvı yağ ... 1 ta tlı k a ş ı ğ ı ... 5 ” M a rg a rin (erimiş) ... 1 ” ” ... 5 ” M a rg a rin ( e r im e m iş ) ... 1 ” ” ... 5 ”

T ereyağ, S ade yağ, K u y ru k y a ğ ı ... 1 ta tlı kaşığı ... 5 ”

latılm alı ve cinsi seçme hakkı tanım alı, yalnız m ik ta rla ra m ü d ah ele edilmelidir. Aksi halde, verilen liste m uhtevasını günlerce yem eleri icabeder ki tatbiki güçtür ve hastaları diyeti bozm aya sürükler.

4. Postprandiyal hiperglisemileri ve bilhassa insülinle ted av i ed i­ lenlerde m uayyen zam anlardaki hipoglisem ileri önlem ek için g ıd a la r 5-6 öğün halinde verilmelidir.

T otal günlük k a rb o n h id rat ve kalorinin öğünlere dağılım ı y a p ıla n insülinin çeşidine göre değişir.

Alkolün diyabetik diyete ilâvesi 2 sebepten dolayı dikkatle d ü şü ­ nülm elidir: a) Yağ gibi, alkolün kalorisi de oldukça yüksektir. (1 gr. yağ 9 kal., 1 gr. alkol 7 kal. verir, b) İnsülin ve alkol sinerjistik tesir gösterirler, herbirinin utilizasyonu diğeri tara fın d a n potansiyelize edilir, böylece hipoglisemi ve intoksikasyon şiddetlendirilir.

D iyabetik hasta diyetle kontrol edilebiliyorsa diğer ilâ ç la ra lü zu m yoktur. Diyete cevap veren hastalar, erişkin çağda başlam ış, stabil ve

(15)

nonketotik b ir seyir gösteren h astalard ır. O rta yaşlı, şişm an diyabetik- lerin ekserisi b u g u ru b a girer. T o ta l diyabetli hastaların 2 /3 ü diyete iyi cevap verirler.

D iyetteki h asta h er yiyeceği bolca yiyem iyeceğinden, diyetine v ita ­ m inler ve m ineraller eklenm elidir. Tavsiye edilen m in im al ihtiyaçlar T a b lo IV de gösterilm iştir: T A B L O I V D e ğ iş i k Y a ş l a r d a G ü n l ü k V i t a m i n v e M i n e r a l İ h t i y a ç l a r ı Ş E K E R H A S T A L IĞ I, T A N IM I V E T E D A V İS İ 9 1 Y aş G ru p la r ı M in e ra l ve V ita m in le r

B ebek Ç o c u k la r Y etişkin G eb elik ve

em zik lilik te ek 0 1-6 6 -1 2 13 - E - 18 K E K V ita m in A I.U . 2100 2100 3000 5000 5000 5000 5000 + 2 0 0 0 V ita m in B] m g 0 .3 0 .6 1 .0 1 .4 1 .2 1 .2 1 .0 + 0 .2 V ita m in B2 m g 0 . 4 0 .8 1 .3 1 .7 1 .4 1 .5 1 .2 + 0 .3 N ia sin m g 5 .0 10.0 1 4 .0 2 0 .0 1 7 .0 1 8 .0 1 4 .0 + 3 .0 V ita m in C m g 2 0 .0 3 0 .0 4 0 .0 5 0 .0 5 0 .0 5 0 .0 5 0 .0 + 30 V ita m in D I.U . 400 400 - - - + 400 F o lik asit m cg 50 80 100 200 200 200 20 + 200 V ita m in B 12 m cg 0 .3 1 .0 1 .6 2 . 0 2 .0 2 .0 2 .0 + 1 .0 K a lsiy u m m g 500 500 500 700 600 500 500 + 500 Fosfor m g 500 500 500 700 600 500 500 + 500 D e m ir m g 8 9 10 15 20 10 22 + 5 O r a 1 H i p o g 1 i s e m i k A j a n l a r : (O A D ) Son senelere k a d a r D iabetes M ellitus’u n ilâçla tedavisinde elim izde yalnız insülin bu lu n m ak tay d ı. 1956’d a n sonra O A D m ad d elerin tedavid e k u llan ıl­ m asına başlanm asıyla, d iy ab etin ağ ızdan tedavisi çığırı açılm ıştır.

O A D ’ler 2 esas g ru p ta to p la n a b ilir: I) Sülfonilüre

I I) Biguanid

I ) Sülfonilürelerin Tesir Tarzı: Bu m ad d eler d irekt olarak beta-

sitotrop etki ederler. Y ani, p an kreasın b e ta hücrelerine tesir ederek insülin salgılanm asını ve salgılanm ış insülinin k a n a verilm esini u y a rır­ lar. Dolayısıyla, o rg an izm ad a fonksiyon yapabilecek kabiliyette b eta hücreleri olm adıkça, diğer b ir deyim le endojen insülin yoklu ğu nd a etkisizdirler. Bu b ak ım d a n şu h allerd e iyi netice alın m az:

(16)

1. Pankreasın çıkarılm ası veya tahrib i, p a n k re a tit, hem okrom atosis. 2. Şiddetli d iyab et (Süratli kilo kaybı, fazla poliüri).

3. Ketozis hali.

4. G enç diyabeti (30 yaş altında)

5. Büyük stresler: Şiddetli enfeksiyon, büyük am eliyat, g a n g re n 6. Steroid diyabeti

7. G ünlük insülin ihtiyacı 40 Ü n ite veya üzerinde olan h a sta la r. 8. 15 seneden fazla diyabetik o lan lard a cevap d a h a az ise de b u faktör tek başına m ühim olm ayabilir.

Sulfonilüre ile iyi netice alınabilen haller:

1. 30 yaş üzerindeki h astalar (D iyabeti 40 y aşın d an sonra b a şla ­ y an lard a % 65-69, diyabetin başlam a yaşı 20-40 a ra sın d a o la n la rd a % 40 iyi netice alınm ıştır.)

2. Şiddetli olm ayan diyabet 3. Ketozisi olm ayanlar

4. insülin k u llan m ayan lar veya 40 Ü n ited e n fazla insülin a lm a ­ yanlar.

5) D iyabetin yeni başlam ası (erişkin tipte)

Çeşitli OA D ilâçların a it oldukları g ru p la r ve tesir süreleri T a b lo V de gösterilmiştir.

T o lbu tam ide’in yan tesirleri azdır. D eride raş, m ide yan m ası, bulantı, kusm a olabilir. H ipoglisem inin az görülm esi sebebiyle yaşlı hastalard a tercih edilen b ir ilâçtır.

C hlorpropam ide’in yan tesirleri: İştahsızlık, b u la n tı, kusm a, deri raşları, alkole intolerans, lökopeni, hipoglisem i, sarılık.

G lybenclam ide: Son z a m a n la rd a piyasaya çıkan yeni b ir ilâçtır. Sulfonilüre g ru b u n d an d ır. D iğer ilâçlara ü stünlüğü yoktur.

I I) Biguanidlerin Tesir Tarzı: E tkileri pankreas ü z e rin d en değildir,

periferik etki gösterir. Periferal glikoz alınım ını a rttıra ra k ve h e p a tik ka rb o n h id rat m etabolizm ası üzerine tesir ederek periferde glikoz k u l­ lanım ını a rttırırla r, endojen ve eksojen insülinin tesirini ç o ğ altırlar. Pankreas yokluğunda d a hipoglisem ik etki gösterirler. A yrıca lip id sentezinde inhibisyon yap arak , kolesterol, trigliserid seviyelerini de d ü ­ şürürler. Y ağ sentezini azalttığı için şişm an d iy abetiklerde (diyet te d a ­ visi yetersiz ise) tercih edilen O A D m ad d e d ir. L ab il d iy ab etik lerd e insülin ile birlikte verilince hastalık d a h a iyi kontrol a ltın a a lın a b ilir

(17)

Ş E K E R H A ST A L IĞ I, T A N IM I V E T E D A Y İS t 9 3 T A B L O V D ia b e t T e d a v is i n d e K u lla n ıla n İ lâ ç la r T ip T ic a r i ism i G ü n lü k D oz G ü n lü k doz v erm e a d e d i T e sirin D ev am ı (S aat) A . S u lfo n ilü re a) T o lb u ta m id e b) A c e to h e x a m id e O rin a s e R a stin o n 1.5 g r (0 .5 -3 ) 2 -3 6 -1 2 D y m e lo r 0.75 g r (0 .2 5 -1 .5 ) 1-2 12-24 c) C h lo rp ro p a m id e d) G ly b e n c la m id e D iab en ese U 26 4 5 2 , 0.25 g r (0 .1 0 -0 .7 5 ) 1 2 4 -6 0 H B 419 30 m g r 1-2 12-24 B. P h e n e th y l-b ig u a n id e a) P h e rfo rm in D B I 0.1 g r (0 .0 5 -0 .1 5 ) 2 -3 4 - 6 b) U z u n T e sirli P h e r­ fo rm in D B I-T D 0.1 g r (0 .0 5 -0 .1 5 ) 1-2 8 -1 2 c) M e th fo rm in G lu c o p h a g e 0.5 g r (0 .5 -1 .5 ) 2 -3 6 -8

ve insülin dozu azalabilir. Bazan sulfonilüre ile kom bine edilirler. Y an tesirleri: İştahsızlık, b u lan tı, kusm a, ağızda m ad en i b ir tad , diyare, halsizlik.

OAD Tedavisine Cevapsızlık: Bu sulfonilüre g ru b u için sözkonusu-

d ur. Cevapsızlık p rim er ve sekonder olm ak üzere 2 çeşittir. O A D te d a ­ visinin ilk 2-4 haftasın d a A K Ş % 200 m g. a ltın a düşm üyor ve glukozüri kaybolm uyorsa p rim e r cevapsızlıkdan bahsedilir. O A D tedavisine b ir süre iyi cevap verdik ten sonra cevapsız k alm a halin e de sekonder ce- vapsızlık denir. B ü tü n h a sta ların tak rib en % 5 in de görülü r. Cevapsız- lığın patogenezi h ak k ın d a çeşitli görüşler v a rd ır:

- O A D ilâçların pankreası y o rarak bitkinliğe götürm esi - İlâ ç taşiflaksisi

- H astalığın ilerlemesi ve a rtık fonksiyon y a p a ca k b eta hücreleri kalm am ası.

İ n s ü l i n T e d a v i s i : 1921 y ılın d a B A N T İN G ve B E S T ’in insiilini keşfinden sonra D .M . tedavisinde yeni b ir çığır açıldı.

(18)

İnsülin polipeptid y apısında b ir h o rm o n d u r. Ö n em li m ik ta rd a (% 2,3) k ü k ü rt ih tiv a eder. 21 am inoasidli A zinciri ile, 30 am in o asidli B zinciri iki disülfid köprüsüyle b irb irine b ağ lanm ıştır. Bu b a ğ la r çözülürse m olekülün biyolojik etkisi kaybolur.

İnsülin Tipleri: însü lin ler, tesir b ak ım ın d an , 3 g ru p ta incelen irler:

1. Ç abuk ve kısa tesirli insülinler (R egülar, kristalize, sem ilente insülinler)

2. O rta derecede tesirli insülinler (N PH , lente ve globin in sü linler). 3. Geç ve uzun tesirli insülinler (P Z I, u ltra le n te insülin)

Çeşitli insülinlerin tesir süreleri T ab lo V I d a gösterilm iştir. T A B L O V I 9 4 B ESL EN M E V E D İY E T D E R G İS İ İ n s ü lin Ç e ş it le r i v e T e s ir S ü r e le r i İn sü lin T ip i T e sirin B aşlam ası (S aat) M a k s im a l D e v a m ı (S a a t) T e s ir in D e v a m ı (S a a t) 1. Ç a b u k ve K ısa T esirli K ristalize 1 2 - 4 6 - 8 S em i-L ente 1 .5 - 2 5 -7 1 2 -1 8 2. O r ta T esirli G lobin 2 - 4 1 0 -1 4 10-2 2 N P H 1-2 10-2 0 2 0 -3 2 L en te 1-2 1 4-1 8 2 6 -3 0 3. U z u n Tesirli P Z I 6 -8 16 -2 4 2 4 -3 6 U ltra -L e n te 5 -8 2 2 -2 6 3 4 -3 6

insülin Endikasyonlan: Insülinin m u tlak ve gelip geçici olm ak üzere iki endikasyonu vardır.

1. M utlak insülin endik asy on lan : a) D iyabetik keto-asidozis b) Ju v en il D iabetes M ellitus

c) D iyet ve O A D tedavisi ile a y a rlan a m a y an ilerlem iş, erişkin yaşı diab et vakaları.

2. Gelip gecici insülin en d ik asy on lan :

a) Gebelik b) N arkoz c) O perasyon d) Enfeksiyonlar e) T r a v ­ m a la r f) H er türlü ru h i şok ve stres hallerin d e g) P re v a n tif o lara k p a n k

(19)

-Ş E K E R H A ST A L IĞ I, T A N IM I V E T E D A V İS İ 9 5

reasın insülin kapasitesini k orum ak, b eta h ücrelerini dinlendirm ek m ak­ sadıyla D iyabetes M ellitus b aşlangıcında 1-2 h afta insülin kullanılabilir. in sü lin tedavisinde ilk dozu seçme b a k ım ın d an bazı fikirler o rtaya atılm ıştır:

1. S ta n d a rt diyetteki h a stan ın 24 saatte id ra rla çıkarttığı glikoz hesaplanır. 2 gr. glikoz için 1 Ü n ite insülin verilir. (K ristalize insülin 3-4 doz, N P H 1-2 doz halinde)

2. K ısa tesirlilerle tedaviye başlanır. Y em eklerden önce her + gli- kozüri için 5 ün ite olacak şekilde kristalize insülin verilir. A yarlam a y a p ıla n do zun 2 /3 ü k a d a r N P H ’a geçilir.

3. P. W hite, çocu k lard a yaşlara göre ilk dozu seçm iştir. 0-5 yaş: 10 Ü n ite 5-10 yaş: 20 Ü n ite 10-15 yaş: 30 Ü n ite v.s.

4. Y ine çocu klarda kg. başına 1 Ü n ite insülin hesabı ile ilk dozu seçenler de vardır.

in sü lin tedavisi y a p ıla n la rd a gü n d e 4 defa id ra r to p lan m alı ve glu- kozüriye bakılm alıdır. M uay y en z a m a n la rd a şeker çıkıyorsa önce diyet ayarlam ası, bu tesirsiz kalırsa, insülin ayarlam ası yapılm alıdır.

insülin Tedavisi Komplikasyonları: E n ciddî kom plikasyonlar hipo g­

lisemi, a n tik o r teşekkülü neticesi insüline rezistans ve allerjidir. D iğer kom plikasyonlar, lipodistrofi, d eri enfeksiyonları, geçici presbiyopi, insülin lipom u ve insülin ödem idir.

D iyabetik h a sta eğitilm elidir, in sü lin enjeksiyonları; kollar, b a caklar, g lu te a la r ve k a rn ın çeşitli yerlerine y a p ıla ra k aynı yere 3 h a fta ­ d a n önce enjeksiyon y ap ılm am alıd ır. H a s ta la ra hiperglisem i ve hipog­ lisemi sem ptom ları öğretilm eli, h a tta h a fif hipoglisem i m ey d a n a geti- tilerek h a sta n ın b u n u bilm esi tem in edilm eli ve sonra şekerli su veya m eyva suyu ile bu h a lin geçtiği gösterilm elidir. Alkol içinde tu tulm uş enjektörlere insülin çekilm em elidir.

E g z e r s i z : Glikoz kullanılm asını a rttırır ve bu yolla insülin tesirini u y arır. Bu y önden, düzenli b ir egzersiz diyabetikler için fay­ dalıdır.

ö z e t

Şeker hastalığı, p a n k re a sta n salgılanan ve k an şekerini düzenleyen insülin h o rm o n u n u n yetersizliği ile o rta y a çıkan b ir h astalıktır. Başlıca belirtileri, susam a, çok su içm e, çok yem e, sık id ra ra çıkm a, k a n d a şeker yükselmesi ve id ra rd a şeker görülm esidir.

(20)

9 6 BESL EN M E V E D İY E T D E R G İS İ

15 yaştan önce başlayan d iy ab et gençlik d iy ebetid ir. Y etişkin tip diyabete göre d a h a ağır ve çab u k seyreder, fak at d a h a az g ö rü lü r.

T edavide ilk basam ak diyet tedavisi olm alıdır. E ğer diy et tek b a şın a etkili olm azsa ağızdan alm an, kan şekerini düşü rü cü ilâ ç la r eklenm eli, bu d a yetersiz kalırsa insülin kullanılm alıdır.

K A Y N A K L A R

1. B easer, S. B .: A S urvey o f C u rre n t T h e ra p y o f D ia b e te s M e llitu s , D ia b e te s 13: 472, 1964.

2 . B e rn h a rd , H .: L o n g -T e rm O b se rv a tio n s on O r a l H y p o g ly c e m ic A g e n ts in D ia ­ betes, 14: 59, 1965.

3 . Bressler, R . : In v estig ativ e Issues in D iab ete s M e llitu s, A rc h . I n t . M e d . 123: 219, 1969.

4 . G rodsky, G . M . a n d F o rs h m a n , P . H . : in s ü lin a n d th e P a n c re a s , A n n . R e v . Physiol. 28: 347, 1966.

5 . H a d le y , W . B .: in s ü lin T r e a tm e n t o f D ia b e te s M e llitu s. C N A 4 9 : 92 0 -2 9 J u l y 1965.

6 . H a d le y , W . B .: D iab etes, T h e M e d ic a l C lin ics o f N o r th A m e ric a , 4 9 : N o : 4 J u ly , 1965.

7 . H a d le y , W . B .: D iab etes M e llitu s, T h e M e d ic a l C linics o f N o r th A m e ric a 5 5 : N o : 4, J u ly , 1971.

8 . Steinke, J . a n d T h o rn , G . W .: D iab es M e llitu s, P rin c ip le s o f I n te r n a l- M e d ic in e p .p . 523-39, 1970.

9 . W illiam s, R . H . : D iab etes M e llitu s, T e x tb o o k o f E n d o c rin o lo g y p p . 6 8 5 -7 9 2 , 1968.

Referanslar

Benzer Belgeler

Geçen şubat ayında 'bu değerli ressamın eserleri, ilk defa açılan husıusi ser- gide teşhir edilmiştir.. Bu vesile ile Bayan Tektaşın Sanaıt Kabiliyeti sergiyi

Güncel çalışmalarda HBV pol/S geni çakışmasına bağlı olarak “ilaca bağlı gelişen potansiyel aşı kaçağı mu- tasyonu” (ADAPVEM; Antiviral Drug-Associated

Hastanın bildirimleri veya hastanın ebeveyn ya da bakıcısının gözlemlerinde; gece uyku güçlüğüyle ilişkili olarak aşağıdakilerden bir ya da daha

In conclusion, the short-term systemic corticosteroid treatment of clinical exacerbation which develops during treatment of CL dis- ease can be useful in achieving a rapid

- Obezitede yağ dokusu tarafından üretilen pro- enflamatuvar faktörlerin üretimindeki artış, yal- nızca insülin direncini indüklemez aynı zaman- da direk olarak

A-S: Ampisilin sulbaktam, AMK: Amikasin, KDE: Kan dolaşımında enfeksiyon, CEFTX: Seftriakson, CIP: Siprofloksasin, CO: Klinik sonuç, KİKDE: Kateter ilişkili KDE, C-S:

İnfantil hemanjiom tedavisinde kortikosteroid, prop- raponol, interferon alfa, siklofosfamid ve vinkristin gibi kemoterapotik ilaçların yanında lokal olarak da lazer

Bu kontrol listesi Dünya Sağlık Örgütü,2015 ve TC Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Kalite Standartları Hastane 2015 listelerinden yararlanılarak Türkiye Maternal Fetal Tıp