• Sonuç bulunamadı

Sosyal bir sorun olarak fuhuş olgusu: Diyarbakır genelevi örneği / Prostitution phenomenon as a social matter: Example of diyarbakir bawdy house

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Sosyal bir sorun olarak fuhuş olgusu: Diyarbakır genelevi örneği / Prostitution phenomenon as a social matter: Example of diyarbakir bawdy house"

Copied!
200
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

FIRAT ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ

SOSYOLOJĠ ANABĠLĠM DALI

SOSYAL BĠR SORUN OLARAK FUHUġ OLGUSU: DĠYARBAKIR GENELEVĠ ÖRNEĞĠ

DOKTORA TEZĠ

DANIġMAN HAZIRLAYAN

Yrd. Doç. Dr. Yelda SEVĠM Jale KARHAN

(2)
(3)

SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ SOSYOLOJĠ ANA BĠLĠM DALI

SOSYAL BĠR SORUN OLARAK FUHUġ OLGUSU: DĠYARBAKIR GENELEVĠ ÖRNEĞĠ

DOKTORA TEZĠ

DANIġMAN HAZIRLAYAN Yrd. Doç. Dr. Yelda SEVĠM Jale KARHAN

Jürimiz, ……… tarihinde yapılan tez savunma sınavı sonunda bu yüksek lisans / doktora tezini oy birliği / oy çokluğu ile baĢarılı saymıĢtır.

Jüri Üyeleri: 1. 2. 3. 4. 5.

F. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Kurulunun …... tarih ve ……. sayılı kararıyla bu tezin kabulü onaylanmıĢtır.

Prof. Dr. Erdal AÇIKSES Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü

(4)

ÖZET

Doktora Tezi

SOSYAL BĠR SORUN OLARAK FUHUġ OLGUSU: DĠYARBAKIR GENELEVĠ ÖRNEĞĠ

Jale KARHAN

Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Sosyoloji Anabilim Dalı Elazığ–2011; Sayfa: IX+188

Bu araĢtırma, toplumda her dönemde sosyal bir sorun olarak varolan fuhuĢ olgusunu yasal ve yasal olmayan yönüyle ele alan, nitel bir çalıĢmadır. FuhuĢa yol açan ekonomik, sosyal, psikolojik, kültürel, biyolojik, teknolojik, cinsel sebepler ve fuhuĢ sektöründe yer alanların sorunları tespit edilmeye çalıĢılmıĢtır.

AraĢtırmacı tarafından literatür taraması yapıldıktan ve gerekli izinler alındıktan sonra, Diyarbakır Genelevinde bulunan yasal fuhuĢ mağduru 51 kadınla derinlemesine görüĢmeler yapılmıĢtır. Bu görüĢmeler ve gözlemler neticesinde elde edilen veriler araĢtırmada sunulmuĢtur. AraĢtırma, Diyarbakır Genelevinde bulunan kadınlarla yapılmıĢ olmasına rağmen, yalnızca Genelev kadınları ve yasal fuhuĢ olgusu üzerine değerlendirmeler yapmaktan öte veriler içermektedir.

AraĢtırmanın sonucunda, kadınların hayat hikayelerinden yola çıkılarak fuhuĢun sebepleri ortaya konulmuĢtur. FuhuĢ sektöründe yer alanların ekonomik, cinsel, psikolojik sömürüye maruz kaldıkları bulgularına ulaĢılmıĢtır.

(5)

ABSTRACT

Doctorate Thesis

PROSTITUTION PHENOMENON AS A SOCIAL MATTER: EXAMPLE OF DĠYARBAKIR BAWDY HOUSE

Jale KARHAN

Fırat University

Institution For Social Sciences Sociology Main Science Branch

Elazığ-2011, Page: IX+188

This research is a qualitative work which discusses prostitution phenomenon, which has always been as a problem at society, on both legal and illegal points. It has been tried to determine the problems which causes prostitution economically, socially, psychologically, culturally, biologically, technologically and sexually.

After making a literature review and getting necessary legal permission, the reseacher had interviews with 51 legal prostitution aggrieved in Diyarbakır Bawdy House profoundly. The data held by these interviews have been announced at this research. Although the research has been done only with the women at Diyarbakır Pawdy House, it includes more data than evaluations of pawdy house women and legal prostitution matter.

Following the research, the reasons of prostitution have been presented via life stories of the women. It has been found that the ones at prostitution sector are undergone economic, sexual and psychologic abuse.

(6)

ĠÇĠNDEKĠLER

ONAY SAYFASI ... I ÖZET ... II ABSTRACT ... III ĠÇĠNDEKĠLER ... IV TABLOLAR LĠSTESĠ ... VII ÖNSÖZ ... VIII KISALTMALAR ... IX

1. GĠRĠġ ... 1

1.1. AraĢtırmanın Konusu ve Hipotezleri ... 3

1.2. AraĢtırmanın Amacı ve Sınırlılıkları ... 5

2.ARAġTIRMANIN METODOLOJĠSĠ ... 7

2.1. AraĢtırmanın Yöntemi ... 7

2.1.1. ÇalıĢma Örneklemi ... 7

2.1.2.Veri Toplama Teknikleri ve Uygulama ... 8

2.1.3.Verilerin Analizi ve Yorumlanması ... 10

3. KAVRAMSAL, KURAMSAL ÇERÇEVE ve TARTIġMALAR... 12

3.1.FuhuĢun Tanımı ... 12

3.2. FahiĢe mi? Yoksa Seks ĠĢçisi mi? ... 13

3.3. FuhuĢ Bir Meslek mi? ... 14

3.4.FuhuĢun Tarihçesi ... 19

3.4.1. Dünyada FuhuĢun Tarihsel GeliĢimi ... 19

3.4.2. Türkiyede FuhuĢun Tarihsel GeliĢimi ... 22

3.5.FuhuĢla Ġlgili Yasal Düzenlemeler ... 25

4. ĠLGĠLĠ ARAġTIRMALAR ... 28

4.1. Yurt Ġçinde YapılmıĢ Olan AraĢtırmalar ... 28

4.2. Yurt DıĢında YapılmıĢ Olan ÇalıĢmalar ... 31

5. FUHUġUN SEBEPLERĠ ... 33

5.1. Ekonomik Sebepler ... 33

5.2. Sosyal-Kültürel ve Psikolojik Sebepler ... 35

(7)

5.4. Teknolojik Sebepler ... 53

5.5. Biyolojik ve Tıbbi Sebepler ... 57

6. FUHUġ SEKTÖRÜNDE OLANLARIN SORUNLARI: ... 60

6.1. Ekonomik Sorunlar ... 60

6.2. Sağlık Sorunları ... 62

6.3. Etiketlenme Sorunu ... 64

6.4. Güvenlik Sorunları ... 68

7.BULGULARIN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ ... 71

7.1. KĠġĠSEL BĠLGĠLERE ĠLĠġKĠN BULGULAR ... 71

7.1.1. Ġlk Evlilik YaĢı ... 82

7.2. EBEVEYNLER ĠLE ALAKALI BULGULAR ... 86

7.2.1. Ebeveynlerin KiĢisel Bilgileri ... 86

7.2.2. Ebeveyn Tutumları ... 89

7.2.3. Evden Kaçma ... 94

7.3. ÇOCUKLARINA YÖNELĠK BULGULAR ... 98

7.3.1.Çocuklarıyla ĠliĢkileri ... 100

7.3.2. Çocukların Eğitim Durumu ... 103

7.4. CĠNSELLĠĞE ĠLĠġKĠN BULGULAR ... 106

7.4.1.Ġlk Cinsel Deneyim ... 107

7.4.2.Evlilik Öncesi Cinselliğe BakıĢ Açısı ... 110

7.4.3.Cinsel Eğitime BakıĢ Açısı ... 113

7.5. FUHUġ SEKTÖRÜ ĠLE ALAKALI BULGULAR ... 118

7.5.1.FuhuĢ Sektörüne Girme YaĢı ve Nedenleri ... 118

7.5.2.Yasal FuhuĢa BakıĢ Açısı ... 123

7.5.3. FuhuĢu Meslek Olarak Görüp-Görmeme ve Sosyal, Ekonomik, Psikolojik, Güvenlik Açısından Değerlendirme ... 127

7.6. EKONOMĠ, SAĞLIK ve ÇALIġMA KOġULLARINA YÖNELĠK BULGULAR ... 132

7.6.1.Ekonomik KoĢullar ... 132

7.6.2. Sağlık ve ÇalıĢma KoĢulları ... 138

7.7.Resmi Görevliler ve Toplumla ĠliĢki Durumu ... 145

(8)

7.9.Ġntihar Etme Eğilimlerine Yönelik Durum ... 151 8. SONUÇ ve ÖNERĠLER ... 153 8.1. SONUÇ ... 153 KAYNAKLAR ... 167 EKLER ... 184 ÖZGEÇMĠġ ... 187

(9)

TABLOLAR LĠSTESĠ

Tablo 1. FuhuĢ Mağduru Kadınların YaĢa Göre Dağılımı ... 71

Tablo 2. FuhuĢ Mağduru Kadınların Eğitim Durumu ... 79

Tablo 3. Ġlk Evliliklerindeki YaĢ Durumu ... 83

Tablo 4. Evden Kaçma Durumları ... 95

Tablo 5. Kadınların Çocuk Sahibi Olma Durumu ... 98

Tablo 6. FuhuĢ Sektörüne Girme YaĢı ... 119

Tablo 7. Geneleve Girme YaĢı ... 123

Tablo 8. Aylık Gelir Durumu ... 133

(10)

ÖNSÖZ

FuhuĢ, geliĢmiĢ ve geliĢmekte olan ülkelerde sebepleri ve sonuçlarıyla varolan toplumsal bir sorundur. Birçok ülke fuhuĢla mücadele yöntemleri geliĢtirmektedir ve fuhuĢu denetim altına alan yasal düzenlemeler yapmaktadır. Ancak, genellikle fuhuĢ olgusu kadın üzerinden değerlendirildiği için bu düzenlemelerde de kadın genellikle mağdur olabilmektedir. FuhuĢu tamamen yok etmek elbette ki imkansızdır. Çünkü fuhuĢun birçok biçimi vardır ve denetlenmesi bu noktada zordur. Ama düzenlemeler yaparken sadece kadını göz önüne alarak yapmamak gerekmektedir. Yapılan yasal düzenlemeler genellikle kadının aleyhine olmaktadır.

Bu araĢtırmada yasal fuhuĢ mağduru kadınlarla görüĢme yapılmıĢ olmasına rağmen fuhuĢ olgusu sadece bir kadın sorunu olarak ele alınmamıĢtır. FuhuĢ sektöründe doğrudan ve dolaylı olarak yer alanlara, yabancı seks iĢçilerine, transeksüellerin, eĢcinsellerin ve travestilerin sektördeki yerinede yer verilmiĢtir. Ayrıca, fuhuĢ yasal olmayan yönüyle de ele alınmıĢtır.

YapmıĢ olduğumuz araĢtırmada öncelikle uygulama safhasında çok büyük destekleri olan Diyarbakır Deri ve Zührevi Hastalıklar Dispanser Tabipliğinde görevli doktor Nurullah Serdar ÇEPĠK, hemĢire Selma KARDAġ ve tıbbi sekreter Mehmet ÖZMEN’e, Yrd.Doç.Dr. Beyzade Nadir ÇETĠN ve değerli hocam Yrd.Doç.Dr Yelda SEVĠM’e, canım arkadaĢım Gül Meral MIZRAKÇI’ya ve kardeĢim Güler KARHAN’a, ayrıca, hayatımın her safhasında en büyük destekçim olan, dualarını eksik etmeyen sevgili anneme ve babama en içten dileklerimle teĢekkür ederim. Çocukluğumdan bu yana ilimle uğraĢmam gerektiği noktasında sürekli beni motive eden ve yaptığım her çalıĢmada benden daha çok heyecanlanan, sevinen ve hayatımdaki en büyük destekçim olan, varlığıyla güç bulduğum sevgili babama yapmıĢ olduğum araĢtırmayı ithaf ediyorum.

(11)

KISALTMALAR

ABD : Amerika BirleĢik Devletleri

AIDS : EdinilmiĢ BağıĢıklık Yetersizliği Sendromu APA : Amerikan Psikiyatri Derneği

ATO : Ankara Ticaret Odası

akt : Aktaran

ark. : ArkadaĢları

CEDAW : BirleĢmiĢ Milletler Kadınlara KarĢı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi SözleĢmesi

CYBH : Cinsel Yolla BulaĢan Hastalıklar CYBE : Cinsel Yolla BulaĢan Enfeksiyonlar

Dr. : Doktor

HIV : BağıĢıklık Sisteminin Çökmesine Neden Olan Virüs ILO : Uluslar arası ÇalıĢma Örgütü

KSGM : Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü M.O : Milattan Önce

M.S : Milattan Sonra

PKK : Partiya Karkeren Kürdistan – Kürdistan ĠĢçi Partisi Prof. : Profesör

SHÇEK : Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu

s. : sayfa

TBMM : Türkiye Büyük Millet Meclisi TSKÇ : Ticari Seks ĠĢçisi Kız Çocukları vd. : Ve diğerleri

vb. : ve benzeri

(12)
(13)

FuhuĢ, sosyal bir sorun olarak geçmiĢte ve günümüzde her zaman toplumda yer almaktadır. Tarihin her döneminde farklı biçimlerde her toplum için bir problem teĢkil etmektedir. Ancak, fuhuĢ sürekli olarak ataerkil bir biçimde kadın üzerinden değerlendirilmektedir. FuhuĢun içerisinde yer alan müĢteri, patron, kadın pazarlamacıları bu süreçte göz ardı edilmektedir. Kadın devletin resmi genelevlerinde, yasalar altında olmasına rağmen ekonomik, cinsel, psikolojik her türlü sömürüye maruz kalmaktadır.

FuhuĢun ortaya çıkmasında pek çok sebep vardır. Ancak, genellikle en önemli sebep olarak ekonomik nedenler gösterilmektedir. Ekonomik yönden yoksulluk fuhuĢ açısından önemli olmasına rağmen, ailevi, sosyal, psikolojik, kültürel, cinsel, teknolojik sebeplerde çok önemlidir. FuhuĢu sadece ekonomik nedenlere indirgemek sorunun çözümü açısından eksik bir bakıĢ açısı olur. Çünkü fuhuĢun içerisinde ekonomik durumu iyi olan kiĢiler de bulunmaktadır. Ayrıca, fuhuĢun içinde sadece kadınlar değil erkekler, travestiler, transeksüeller, eĢcinseller de yer almaktadır. Bilhassa, çocuklar çok kötü bir biçimde mağdur edilmektedirler.

Günümüzde, fuhuĢ adeta büyük bir sektör haline dönüĢmüĢtür. Hatta diğer sektörlerle de (uyuĢturucu, ponografi vb.) bağlantı içerisindedir. Teknolojik geliĢmelerle daha fazla evrenselleĢmiĢtir. Modern dünyada ve tüketim toplumlarında, pornografi ile birlikte, kadın erkeğin cinsel ihtiyaçlarını tatmin eden bir araç olarak, kullanılmaktadır. Tabi burada Ģunu belirtmek gerekmektedir; sanal alemde çocuklar, erkekler, transeksüeller, eĢcinseller de yer almaktadır. Bugün internetle birlikte çok rahatlıkla bu sitelere girilebilmektedir. Porno, bugün bir piyasa haline gelmiĢtir. Bu sektörde yer alan porno kralları, internette gezinen çocukları kurban seçerek onları kullanmaktadırlar.

Sosyal bir sorun olan fuhuĢ, dünyanın birçok ülkesinde birtakım yasal düzenlemelerle denetlenmektedir. Ülkemizde de fuhuĢ bu kanuni düzenlemelerle denetim altına alınmıĢtır. Fakat, bu yasal düzenlemeler genellikle kadının lehine yönelik değildir. Kadınlara genelevde çalıĢma izni verildikten sonra, bu kadınlara verilen

(14)

vesikalar gerek kadınların gerekse çocuklarının ve ailelerinin önüne bir karabasan gibi hayatlarının her evresinde çıkmaktadır. Sahip olunan vesika nedeniyle, fuhuĢ mağduru kadınlar ve aileleri toplum tarafından damgalanmaktadır. Ayrıca, devletin resmi genelevlerinde kadınlar sağlık muayenelerinden geçmelerine rağmen, müĢteri için bu durum söz konusu değildir. Bu durum kadınların sağlığı açısından bir tehdit oluĢturmaktadır. Kadınların yasal fuhuĢ yapmaları onların mağdur olmadığı anlamına gelmiyor. Bilakis yasal fuhuĢ adı altında kadınlar her türlü fiziksel, cinsel, ekonomik, psikolojik sömürüye maruz kalmaktadırlar.

Feministler arasında fuhuĢu bir cinsel Ģiddet türü olarak görenler olduğu gibi, bir meslek olarak görülmesi gerektiğini savunanlarda vardır. FuhuĢun bir meslek olmasını savunanlar, kendi terminolojilerinde “seks iĢçisi” kavramına yer vermektedirler. “Seks

iĢçisi” kavramının çözümlemesine bakıldığında, özgür anlamlarla yüklü olduğu

görülmektedir. Özgür bir iradeyi, içerisinde barındırmaktadır. Oysa, fuhuĢun günümüzde bu kadar büyük bir sektör haline gelmesi ve bundan pay alanların konumları sorgulandığında, fuhuĢun bir meslek olmasını ve bu sektörde yer alanlara

“seks iĢçisi” denilmesini savunanların, aslında pastadan pay alanların ekmeğine yağ

sürerek, fuhuĢ tüccarlarını ve fuhuĢla bağlantı içerisinde olan suç örgütleri ve mafyaları daha fazla güçlendirecekleri bir gerçektir.

AraĢtırmanın birinci bölümünde; konusu, hipotezleri, amacı ve sınırlılıkları üzerinde durulmuĢtur.

AraĢtırmanın ikinci bölümünde metodolojisi üzerinde durulup; çalıĢma örneklemi, verilerin toplanması ve analizi konusunda bilgi verilmiĢtir.

AraĢtırmanın üçüncü bölümünde kavramsal ve kuramsal tartıĢmalara yer verilmiĢtir. FuhuĢun tanımı, fahiĢe ve seks iĢçisi kavramları ve fuhuĢun bir meslek olup olmadığı ele alınmıĢtır. Ayrıca, fuhuĢun dünyamızda ki ve ülkemizdeki tarihsel süreci ve fuhuĢla ilgili günümüzdeki yasal düzenlemelerle, değiĢik ülke yasalarına yer verilmiĢtir.

(15)

Dördüncü bölümde; yurt içinde ve yurt dıĢında fuhuĢla ilgili yapılmıĢ olan araĢtırmalara yer verilmiĢtir.

BeĢinci bölümde; fuhuĢun ekonomik, sosyal, kültürel, psikolojik, cinsel, teknolojik ve biyolojik sebeplerine yer verilmiĢtir.

Altıncı bölümde; fuhuĢ sektöründe bulunanların ekonomik, sağlık, güvenlik ve damgalanma sorunlarına yer verilmiĢtir.

Yedinci bölümde; yapılmıĢ olan uygulama çalıĢmasının bulgularına ve bu bulgulara istinaden değerlendirmelere gidilmiĢtir. Bu hususta, fuhuĢ mağduru kadınların kiĢisel, ailevi, çocuklarıyla, fuhuĢ sektörüyle, ekonomik-sosyal ve çalıĢma koĢulları yanında namusa ve cinselliğe bakıĢ açılarına yönelik bulgularına yer verilmiĢtir. Ancak bu bulguların değerlendirilmesi aĢamasında, fuhuĢ olgusu sadece genelevde bulunan kadınlar üzerinden ortaya konulmamıĢtır. AraĢtırmada genelev kadınları ve onların sıkıntılarına yer verilmiĢtir fakat kadınların niteliklerinden dolayı, fuhuĢ yasal ve yasal olmayan yönüyle ele alınmıĢtır.

Son bölümde ise; araĢtırmanın bulgularına dayanarak sonuçlar ve bunların neticesinde öneriler sunulmuĢtur.

1.1. AraĢtırmanın Konusu ve Hipotezleri

FuhuĢ, tarihin en eski zamanlarından günümüze kadar varolan, gün geçtikçe yok olacağına adeta artan sosyal bir olgudur. FuhuĢ olgusunu, genelde sadece kadın üzerinden değerlendirmek, konuya eksik bakmak demektir. Oysa fuhuĢ sektörünün içinde bulunan aracı, patron, kadın pazarlamacıları ve müĢterileri göz ardı etmeden konuya çok boyutlu yaklaĢmak gerekmektedir. Fakat fuhuĢ her ne kadar evrensel de olsa her ülkenin ona yaklaĢım Ģekli, bakıĢ açısı ve konuyu ele alıĢ biçimi farklıdır. Dünyanın neresinde olursak olalım, bu sektörde en çok ezilenler kadınlar ve çocuklardır. Ülkemizde de fuhuĢ ataerkil bir bakıĢ açısıyla, kadın üzerinden değerlendirilmektedir. FuhuĢ sektöründe yer alan kadınlara fahiĢe, orospu, kaltak vb. etiketlemeler yapılırken, sektörde yer alan müĢteri, patronlara herhangi bir etiketleme

(16)

yapılmamaktadır. Ayrıca, yasal fuhuĢ adı altında kadınlar her türlü ekonomik, sözel, cinsel, fiziksel ve psikolojik Ģiddete maruz kalmaktadırlar.

Günümüzde, fuhuĢun bir meslek olarak kabul edilmesi hususunda, geniĢ mücadeleler verilmektedir. Bu konuda, feministler kendi aralarında muhtelif görüĢler ileri sürmektedirler. Kimisine göre, fuhuĢ kadına yönelik yapılmıĢ olan bir cinsel Ģiddet biçimi ve insan hakkı ihlali olduğundan, fuhuĢu yasal hale getirmek kadına bir fayda sağlamaktan ziyade patronlara ve müĢterilere bir yarar sağladığından meslek olarak görülmemeli ve “seks iĢçisi” kavramı kullanılmamalıdır. Kimisine göre de zorunlu ve gönüllü ayrımı yapılarak, bir kiĢinin özgür bir Ģekilde bedenini kullanmasına izin verilmeli ve fuhuĢ bir meslek olarak görülmeli, bu iĢi yapanlara “seks iĢçisi” denilmelidir. Seks endüstrisinin karlı bir alan olduğu düĢünülünce, fuhuĢun bir meslek olması aynı zamanda, onunla iliĢkili olan suç örgütlerinin ve seks tüccarlarının da iĢine yaramaktadır.

Bir kiĢiyi fuhuĢa iten ekonomik, kültürel, sosyal, psikolojik, teknolojik sebepler vardır. Ülkemizde yaĢanan göçler, bunun neticesinde meydana gelen yoksulluk, boĢanmalar, ebeveyn tutumları, tecavüz, bekaret sorunu, erken yaĢta yapılan evlilikler, ensest, aile içi Ģiddet, eğitimsizlik, internetin seks endüstrisinde kullanımı, töreler, kadın ticareti, cinsel sapmalar vb. durumlar fuhuĢa baĢlamada bir etkendir.

FuhuĢ sektöründe yer alan kiĢiler ekonomik, sosyal, psikolojik, hukuki, güvenlik ve sağlık yönünden büyük sorunlar yaĢamaktadırlar. FuhuĢ, genellikle kadın üzerinden değerlendirilmektedir. Oysa sektörde çocuk, erkek, travesti, eĢcinsel ve transeksüellerde yer almaktadır. Sektörde yer aldıkları için, farklı derecelerde sorunlarla onlarda karĢılaĢmaktadırlar. FuhuĢ mağduru insanların, en önemli sorunu damgalanmadır. Bu damgalanma nedeniyle, kiĢi toplum dıĢına itilmektedir. Genelevde bulunan kadınlara verilen vesikalar, bu damgalamanın en acımasız Ģekilde kadınların dıĢında yakınlarına, bilhassa çocuklarına da yapılmasına fırsat vermektedir. Vesika sahibi olan kadın bu sebepten dolayı çoğu zaman fuhuĢu bırakamamaktadır.

AraĢtırmanın konusu fuhuĢu yasal ve yasal olmayan yönüyle ele alıp, fuhuĢun sebeplerini ve fuhuĢ sektöründe yer alanların sorunlarını ortaya koymaktır.

(17)

AraĢtırmanın Hipotezleri:

1. FuhuĢ geniĢ bir sektör olmasına rağmen, sadece kadın üzerinden değerlendirilmektedir.

2. FuhuĢun sebebi tek bir faktöre indirgenemez.

3. Kadının yasal fuhuĢta olması, fuhuĢu isteyerek yaptığı anlamına gelmemektedir. Devam etmesinde zorlayıcı sebepler vardır.

4. Yasal fuhuĢ mağduru kadınlar güvenli olmayan kötü koĢullarda yaĢamaktadırlar.

1.2. AraĢtırmanın Amacı ve Sınırlılıkları

AraĢtırmanın genel olarak amacı; fuhuĢ olgusunu yasal ve yasal olmayan boyutuyla ele almaya çalıĢmaktır. AraĢtırma kapsamında fuhuĢun asıl aktörleri olarak kadınlar görüldüğü için, yasal fuhuĢ mağduru kadınlarla görüĢülmüĢtür. Fakat asıl amaç, sadece yasal olarak fuhuĢ mağduru kadınlarla görüĢme yapmak ve genelev kadınlarının sorunlarına yer vermek değildir. Genelevde bulunan kadınların büyük çoğunluğunun önceden dıĢarıda fuhuĢa baĢlamaları, kimisinin çocuk yaĢta fuhuĢa itilmesi, içlerinde yabancı uyruklu, transeksüel ve üniversite mezunu olup sosyo-ekonomik durumu iyi olan ailelerden gelen kadınların olması gibi verilerin araĢtırmanın amacına uygun olması nedeniyle, bu verilerden yola çıkarak araĢtırma amacına uygun bir Ģekilde (fuhuĢ olgusu yasal ve yasadıĢı olmak üzere tüm yönleriyle ele alınıp) gerçekleĢtirilmiĢtir.

Elbette ki fuhuĢ sektörünün içinde sadece kadınlar yoktur. Bunun yanında erkekler, eĢcinseller, travestiler ve transeksüellerde vardır. Bir erkeğin neden fuhuĢa bulaĢtığı, jigololuk yaptığı? Ya da bir travestinin, transeksüelin, eĢcinselin fuhuĢa neden girdiği? gibi meselelerde sosyolojik olarak araĢtırılması gereken konulardır. AraĢtırma açısından, fuhuĢ mağduru kadınlarla yapılmıĢ olan görüĢmeler esnasındaki bulgular

(18)

neticesinde, dolaylıda olsa onların da fuhuĢ sektöründeki konumuna ve sorunlarına yer verilmiĢtir. Ayrıca, fuhuĢ sektörünün içinde yer alan müĢteri, patronlarda görmezden gelinmeyerek, onların sektördeki yeri tartıĢılmıĢtır.

AraĢtırmanın Sınırlılıkları

1. AraĢtırma Diyarbakır Genelevinde bulunan fuhuĢ mağduru kadınlarla sınırlandırılmıĢtır.

2. AraĢtırmada yasal olmayan yoldan fuhuĢ yapanlarla da görüĢme yapılmak istenmiĢ ancak birtakım güçlükler nedeniyle onlara ulaĢılamamıĢtır.

3. Patronların ve vekillerin bazen görüĢmecilerin yanında olması.

(19)

2.1. AraĢtırmanın Yöntemi

Bu araĢtırmada nitel araĢtırma yöntemi kullanılmıĢtır. “Nitel araĢtırma; insanların doğal ortamlarında, günlük yaĢamlarını sürdürürken incelenmesidir. Bu yöntem insanların nasıl yaĢadıklarını ve neye nasıl tepki gösterdiklerini anlamaya çalıĢır” (Rothery, Tutty ve Grinnel, 1996; akt: Uçak, 2000: 257). Nitel araĢtırmalarda, araĢtırmacının aktif ve katılımcı bir rolü vardır. AraĢtırmacı, görüĢmecilerle doğal ortamlarında zaman geçirir, birebir iletiĢim kurar, ortamda gerçekleĢen olaylara Ģahit olur ve verilerin toplanma ve analiz sürecinden sonraki yorumlama aĢamasında, kendi görüĢlerini, gözlemlerini ortaya koyar. Bu nedenle görüĢmeler genelevin içinde doğal ortamında yapılmıĢtır. Ayrıca, nitel araĢtırma yapıldığından genelevde uzun süreli kalınmıĢtır. Böylece güven ortamı oluĢmuĢ, toplanan veriler gerçeği yansıtma ve geçerliği açısından güçlü olmuĢtur.

Bu araĢtırmada, nitel araĢtırma desenlerinden durum (örnek olay) çalıĢması kullanılmıĢtır. Yin’e (1984: 23) göre durum çalıĢması; güncel bir olguyu kendi yaĢam çerçevesi içinde inceleyen, olgu ve içinde bulunduğu ortam arasındaki sınırların kesin hatlarıyla belirgin olmadığı ve birden fazla kanıt veya veri kaynağının mevcut olduğu durumlarda kullanılan, bir araĢtırma yöntemidir.

2.1.1. ÇalıĢma Örneklemi

AraĢtırmanın evrenini Diyarbakır ilinde yasal ve yasal olmayan yoldan fuhuĢ yapan kadınlar oluĢturmaktadır. Yasal olmayan yolda fuhuĢ yapan kadınlara ulaĢmadaki güçlüklerden dolayı, ayrıca yasal yolda fuhuĢ yapan kadınların niteliklerinin araĢtırmanın amacına uygun olması dolayısıyla, örneklemimizi yasal fuhuĢ mağduru kadınlar oluĢturmaktadır. Böylece özelde Diyarbakır Ġlinde yasal fuhuĢ mağduru 51 genelev kadını örneklemi oluĢturmaktadır. AraĢtırmada kayıtlı 51 kadının hepsi ile görüĢme yapılmıĢtır. Aslında araĢtırma nitel olduğu için kadınların hepsi örneklem grubuna dahil etmek istemedik. Çünkü hem zaman, hem de maliyet açısından daha

(20)

kolaylık sağlardı. Fakat kadınların hepsi gönüllü bir Ģekilde araĢtırmaya katılmak istediklerini belirtince 51 ile de görüĢülmüĢtür.

Bu araĢtırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeĢitlilik

örneklemesi kullanılmıĢtır. “Maksimum çeĢitliliğe dayalı bir örneklem oluĢturmada

amaç, genelleme yapmak için bu çeĢitliliği sağlamak değildir, tam tersine çeĢitlilik gösteren durumlar arasında herhangi ortak ya da paylaĢılan olguların olup olmadığını bulmaya çalıĢmak ve bu çeĢitliliğe göre problemin farklı boyutlarını ortaya koymaktır” (Yıldırım ve ġimĢek, 2005: 109). Örneklem grubuna genelevde bulunan transeksüel, yabancı uyruklu, sosyo-ekonomik düzeyi farklı ailelerden gelenler, eğitim düzeyi farklı olanlar, kentsel ve kırsal kökenliler, yasal olamayan fuhuĢta yapmıĢ olanlar ve farklı yaĢ gruplarından olanlar dahil edilmiĢtir. Böylece, araĢtırma konusuyla alakalı farklı perspektifler ortaya konulmak istenmiĢtir.

2.1.2.Veri Toplama Teknikleri ve Uygulama

AraĢtırmanın kavramsal çerçevesini oluĢturmak için, literatür taraması yapılmıĢtır. Literatür taraması sonrası hazırlanan soruların istenilen verileri karĢılayıp karĢılamadığını test etmek için pilot görüĢme yapılmak istenmiĢ, fakat izin almadan böyle bir ön deneme yapılmayacağı belirtildikten sonra, literatür taraması sonucu hazırlanmıĢ olan ankete, birde görüĢme yapılacağı bildirilerek izin o doğrultuda alınmıĢtır. Ancak, psikolojik danıĢman ve rehber öğretmen olarak görev yaptığımız esnada tanıĢmıĢ olduğumuz fuhuĢu bırakmıĢ olan fakat eskiden yasal olmayan yoldan fuhuĢ yapan iki kadına pilot uygulama yapılmıĢtır. Daha sonra bu kadınlar araĢtırmanın kapsamı dıĢında tutulmuĢtur. Uygulama için izin alındıktan sonra Ağustos ve Aralık ayları içerisinde görüĢmeler gerçekleĢtirilmiĢtir. HazırlamıĢ olan soruların birçoğu zaman alacağından ve kadınlar çabuk bıkmasınlar diye, tek baĢlık halinde kısaltılmıĢtır. Genelevde bulunan kadınların eğitim seviyelerinin düĢüklüğü göz önüne alınarak, sorular da akademik bir dil kullanılmamıĢtır. Kadınların biliĢsel düzeylerine uygun bir Ģekilde açık ve somut bir biçimde sorular yöneltilmiĢtir. Daha ayrıntılı bilgiye ulaĢmak için açık uçlu sorular sorulmuĢtur. AraĢtırmacı olarak, konuya iliĢkin olası birtakım varsayımların ve önyargıların, görüĢme süresince kadınlara hissettirilmemesi için sorular yöneltilirken tarafsız bir ifadeyle sunulmaya çalıĢılmıĢtır. Aksi halde bu Ģekilde

(21)

davranılmamıĢ olsaydı kadınlar kendilerinin yönlendirildiklerini düĢünüp, sorulara samimi cevaplar vermezlerdi. GörüĢme formundaki sorular yöneltilirken, kimi zaman katı bir biçimde sırasına göre sorulmamıĢtır. Çünkü bazı kadınlar diğer sorunun sorulmasını beklemeden aynı sorunun içinde diğer sorulara da cevap vermiĢlerdir. Diğer sorulara yanıt gelmesi ve kadınların kendilerini görüĢmenin akıĢına bırakmaları gözlemlendiğinden müdahale edilip diğer sorular yöneltilmemiĢtir. Kadınların anlattıkları etkin bir biçimde dinlenilmiĢ ve araĢtırmada tarafsız sonuçlar elde etmek için jestlere, mimiklere ve konuya yönelik varsayımlar, düĢüncelerin beden diline yansıtılmamasına dikkat edilmiĢtir. Kadınlarla bireysel görüĢmeler yapılmıĢtır. Ancak kadınlar bazen grup halinde olduklarından grup görüĢmeleride yapılmıĢtır. Grup halindeki görüĢmelerde, önceden bireysel görüĢme yapılmıĢ olan kadınların gruba girmesine izin verilmiĢtir. Böylece, bireysel görüĢmeler esnasında belirtmedikleri yada akıllarına gelmeyen konuları, grup görüĢmesi esnasında diğer kadınların anlattıklarına istinaden belirtmiĢlerdir.

AraĢtırmada kullanılan görüĢme yönteminde, “görüĢme formu yaklaĢımı” kullanılmıĢtır. GörüĢme formu yaklaĢımında Yıldırım ve ġimĢek’e (2005: 122) göre; görüĢmeci, hazırladığı konuya sadık kalmalıdır. Ayrıca, önceden hazırlanmıĢ soruların dıĢında daha ayrıntılı bilgiler almak için ek sorular sorabilir. Soruların belirli bir öncelik sırasına konulması zorunlu değildir. GörüĢme esnasında soruların cümle yapısı yada sırası değiĢtirilebilir. GörüĢmeci bazı konuların ayrıntısına girebilir ve sohbet tarzı bir yöntem benimseyebilir.

GörüĢmede, verileri kaydetmek için kayıt cihazı kullanılmamıĢtır. Elbette ki kayıt cihazı kullanmak çok büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Bu durum, uygulama aĢamasının biraz uzamasına ve zaman kaybına sebep olmuĢtur. Ancak, kadınlar deĢifre olmaktan korktuklarından, onlarda güven duygusunun oluĢması ve sorulara daha içten, güvenilir yanıtlar vermeleri adına görüĢmeler not alma Ģeklinde gerçekleĢmiĢtir. Not alma iĢlemleri sırasında süratli olmak gerektiğinden kısaltmalar kullanılmıĢtır. Yine, kadınlar deĢifre olmaktan korktukları için gerçek ad, soyad ve yaĢlarının belirtilmesini istememiĢlerdir. Bunun yerine takma adlar kullanmıĢlardır. AraĢtırmada da bu takma adlar kullanılmıĢtır. GörüĢmeler not alınırken kadınların davranıĢlarını ve ortamda

(22)

bulunan diğer dıĢ etkenlerin tepkilerini gözden kaçırmamak için, kimi zaman görüĢmelerin not alınması sona bırakılmıĢ ve gözleme önem verilmiĢtir.

AraĢtırmada diğer bir veri toplama yöntemi olarak gözlem tekniği kullanılmıĢtır. Gözlem tekniğini kullanarak kadınların görüĢme esnasında sorulara verdikleri yanıtların ne denli güvenilir olduğu jest, mimik ve davranıĢlarından tespit edilmeye çalıĢılmıĢtır. Bu nedenle kadınların bulundukları doğal ortamda görüĢmeler gerçekleĢmiĢtir. GörüĢmeler genelevin revirinde yapılmamıĢ, kadınların odalarında, avluda, müĢteri ile birlikte oldukları odalarda, kendilerini müĢteriye sundukları camekanlı bölmelerde yapılmıĢtır. Böylece gözlem yapma olanağı bulunmuĢtur. Ancak, doğal ortamda gerçekleĢtirilen gözlemler esnasında bazı olumsuz durumlarla karĢılaĢılmıĢtır. KarĢılaĢılan bu dıĢ etkenler, kimi zaman kontrol etme sorununu ortaya çıkarsa da değiĢik stratejiler kullanılarak olumsuzluklar bertaraf edilmeye çalıĢılmıĢtır. Ayrıca araĢtırmanın baĢlangıcında bu tür sorunlar yaĢanacağı tahmin edildiği için araĢtırmanın amacı genelevde bulunan patron vekillerine, çaycıya, kuaföre ve diğer çalıĢanlara da anlatılmıĢtır. Gözlem verilerini kaydetmek için video kayıt cihazları, fotoğraf makinası, ses kayıt cihazı kullanılabilir. Ancak gözlemler kadınların güvenliği açısından not alma Ģeklinde gerçekleĢtirilmiĢtir.

2.1.3.Verilerin Analizi ve Yorumlanması

AraĢtırmada verilerin analiz edilmesinde, “betimsel analiz tekniği” kullanılmıĢtır. Betimsel analiz yaklaĢımında (Yıldırım ve ġimĢek, 2005: 224); veriler önceden belirlenmiĢ temalara göre özetlenir ve yorumlanır. Doğrudan alıntılara sık sık yer verilir. Betimsel analizde amaç, bulguları düzenlenmiĢ ve yorumlanmıĢ Ģekliyle okuyucuya sunmaktır.

Toplanan veriler orijinal bir biçimde doğrudan alıntılar Ģeklinde araĢtırmada sunulmuĢtur. Genelevde bulunan kadınların hemen hepsi soruları cevaplarken küfürlü ifadeler kullanmıĢlardır. Bu nedenle kadınların görüĢmeleri doğrudan verilmiĢ olmasına rağmen bazı yerlerde noktalama iĢaretleri kullanılmıĢtır. Yorumlama aĢamasında araĢtırmacı öznelliğini ortaya koymuĢtur. AraĢtırmada, elde edilen verilere istinaden

(23)

nitel verilerin yanı sıra nicel verilerde kullanılmıĢtır. Veriler kısmen nicel tablolar Ģeklinde de sunulmuĢtur. ġimĢek ve Yıldırım’a (2005: 242-243) göre; nitel verinin sayılara indirgenmesinde amaç, istatistiksel yöntemlere baĢvurarak genellemeler yapmak veya sınırlı sayıdaki değiĢkenler arasında iliĢki aramak değildir. Nitel verinin sayısallaĢtırılmasında birkaç temel amaç vardır. Bunlardan birincisi, sayısallaĢtırmanın güvenirliği arttırmasıdır. Ġkinci amaç, taraflılığı azaltmaktır. Üçüncü olarak, nitel verinin belirli ölçüde sayılara dökülmesi bizim, verinin analizi sonucunda ortaya çıkan tema veya kategoriler arasında karĢılaĢtırma yapmamıza olanak verebilir. Dördüncü amaç, yapılan küçük ölçekli bir araĢtırmanın veya bir durum çalıĢması sonuçlarının, daha sonra anket gibi araçlarla daha geniĢ bir örnekleme ulaĢılarak tekrar sınanmasına olanak vermesidir.

(24)

3.1.FuhuĢun Tanımı

YaĢamın doğal, değerli ve önemli bir parçası olan cinsellik anlayıĢı çeĢitli siyasal, sosyal ve ekonomik geliĢmeler sonucunda değiĢmiĢ, cinsellik alınıp satılabilir hale getirilmiĢ ve fuhuĢ olgusu doğmuĢtur. FuhuĢ; istek dıĢı maddi kazanç sağlamak amacıyla cinsel iliĢkide bulunma, anlamına gelmektedir (Özerdoğan, Sayıner, KöĢgeroğlu ve Örsal, 2009).

FuhuĢ (Benjamin, 1961), kiminle olduğunun önemi olmayan, duygudan yoksun genellikle gerçek adların, kimliklerin belli olmadığı ve önemsenmediği, karĢılığı para olarak ödenen cinsel iliĢkilerdir. Yani, belli bir kazanç karĢılığında her isteyenin cinsel doyumunu sağlamaktır (akt: Oğultürk, 1991: 7).

FuhuĢ, sözlükte, içinde bulunulan toplumun normlarına uymayan bir biçimde bir veya birkaç kiĢiyle para karĢılığında cinsel iliĢkide bulunmak anlamına gelmektedir. FuhuĢta üç özellik vardır. Bunlar; cinsi münasebette duygusal yön bulunmaması, gelir getiren bir faaliyet olması ve sanat kabul edilmesidir. FuhuĢ yapan kiĢi, bedenini baĢkalarının cinsel arzularının tatmini için sunmaktadır (IOM, 2009: 14-15).

FuhuĢ, genellikle kadınlara has bir durum olarak tasvir edilmekle beraber, erkek fuhuĢunun geliĢim sürecindeki sebepler farklı da olsa, çok sayıda genç erkeği de kapsayan bir sektördür. FahiĢe olarak tanınmak kadınlar için lekeleyici bir durum olduğu halde, genç erkeklerin, eĢcinsel oldukları sanılmasın diye, ısrarla kendilerini gerçekte fahiĢe olduklarını göstermeye çalıĢmaları da sık rastlanır bir durumdur (Altman, 2003: 142).

“Kadın kimliğinin göz ardı edildiği, onun bir eĢya gibi alınıp satıldığı, kadına yönelik Ģiddetin ve ayrımcılığın en yoğun, acımasızca yaĢandığı ve tüm toplumun sorumlu bulunduğu sosyal bir olgu olan fuhuĢ; seks iĢçisi, patron, aracı, müĢteri, polis, sağlık çalıĢanı gibi bireysel rolleri içermektedir” (Özerdoğan vd., 2009: 7). Tipik olarak, fuhuĢ ve seks ticareti tartıĢıldığında, çocuk kurbanlar ve kadınlar üzerine odaklanılır.

(25)

Seksi satın alan erkekler genellikle meçhul ve isimsizdirler. Kadınlar ve çocuklar rezilleĢirler. Onlar eğlence, cinsel haz ve Ģiddet eylemlerinde kullanılırlar (Hughes, 2005: 7). Erkekler, görünmeyen ama gerçekte iktidarlı olan ve isimsizdirler. Seksi satın alan ve talep eden erkeklere genellikle müĢteriler, istemciler ve tüketiciler denilir. Bu terimler erkeğin davranıĢını normalleĢtirir (Hughes, 2004: 3). Seks satın alan erkeklerin yani görünmez adamın uygulamaları, fuhuĢun sınırsızlığına ve görünürlüğüne rağmen, akademik tartıĢmalarda büyük ölçüde gözardı edilmiĢtir (Martilla, 2003).

3.2. FahiĢe mi? Yoksa Seks ĠĢçisi mi?

Açıkalın (2008: 15-16), fuhuĢ olgusunun temelinde erkek ve kadın cinselliklerinin tanımlanmasında ortaya konulan çifte standarda bağlı olarak her bir cins için, namus kavramının oluĢturulmasında yaratılan ikiyüzlülüğün yattığını ve fuhuĢun toplumsal bir olgu olarak ortaya çıkmasında, kadın ve erkeğe iliĢkin namus kavramlarının farklılaĢması, kadını günah keçisi ilan ederek, kadına yönelik Ģiddetin belki de en acımasız biçimi olan kadınları namuslu ve namussuz Ģeklinde ayırarak, fahiĢe kimliğinin biçilmesinin yattığını ve bu bağlamda fuhuĢun, erkek cinselliğinin

doğuĢtan, doğal gibi nitelemelerle yüceltilmesine hizmet ederken, kadının cinselliğinin iyi, namuslu anne rolü ve tehlikeli, kötü, namussuz fahiĢe rolü ile ikili bir ayrıma

gidilmesine ve kadının değersizleĢtirilmesine hizmet ettiğini belirtmiĢtir.

Toplumun resmen belirlenen tutumu ne olursa olsun, erkeğe üstünlük tanınan kültür yapıları içinde fahiĢelik sürekli vardır ve Engels bunu Ģöyle anlatır:

FahiĢelik de ötekiler gibi toplumsal kurumdur. Öteden beri gelen cinsel özgürlüğü –hiç kuĢkusuz erkekler adına-sürdürür. Gerçekte, egemen sınıfların sadece göz yummakla kalmayıp kendilerinin de uygulamalarına karĢın sözde yasaklanır. Oysa uygulamada, bu yasaklama, erkeği hiçbir biçimde etkilemezken kadına en ağır darbeyi vurur. Bu tür kadınlar, erkeğin kadın üzerindeki kayıtsız Ģartsız üstünlüğünü sürdürmek amacıyla, toplum dıĢına itilirler (Millet, 1987: 201).

“Umumi kadınlar ve sokak kadınları terimleri derhal fahiĢeyi – kadın’ı yalnızca cinsel bir varlık olarak belirleyen baĢlıca damga- çağrıĢtırmaktadır. 19. Yüzyılın sonlarına gelindiğinde, bağımsız ve kamusal davranıĢlarıyla artık saygın toplumun sınırları dıĢına atılan “düĢmüĢ kadın”, tüm sınıflarda yankılanan bir imajdı” (Davidoff, 2009: 217). FahiĢe kavramı, gelirini cinsel hizmet sunarak kazanan kadınların

(26)

bulunduğu meslek grubu anlamına gelecek Ģekilde kullanılmaktan ziyade, halkın sağlığını, cinsel ahlakı, toplumsal istikrarı ve vatandaĢlık düzenini tehdit eden, çoğunluğu kadın, homojen bir grubu anlatır (Altman, 2003: 131).

Ticari seks iĢçiliği evrensel ve sürekliliği olan toplumsal bir olgudur. Para veya mal karĢılığında kiĢinin cinsel hizmetinin mübadelesi olarak tanımlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) benimsediği “seks iĢçisi” kavramına yer verilmesi fahiĢe gibi daha sert etiketlenmeleri içermemesindendir. “Seks iĢçiliği” ücret karĢılığında yapılan profesyonel bir iĢi çağrıĢtırmaktadır (Küntay ve Çokar, 2007: 15). “Seks iĢçisi” kavramı, “fahiĢe” kategorisini yalın ve anlaĢılır kılmak amacı taĢıyan, bilinçli bir çabadır. Bu kavram, seks iĢçilerinin kendileri tarafından, ticari seksi sadece kadınların toplumsal veya psikolojik karakteristiği olmaktan çıkarıp erkek ve kadınlar için gelir getiren bir faaliyet yada bir istihdam biçimi olarak yeniden tanımlamak adına ortaya atılmıĢtır (Altman, 2003: 131). Genel olarak ILO ve bütün BirleĢmiĢ Milletler temsilcisi olan üyeler “seks iĢçisi” kavramını tercih etmektedirler ( Shah, 2004: 795).

FahiĢe kavramı, kadın bedeni üzerinden kurulmaya çalıĢılan iktidarın bir

tezahürüdür. Ġçeriğinde kadına yönelik cinsel bir Ģiddet, aĢağılama, değersizleĢtirme ve yok sayma söz konusudur. FahiĢe kavramının daha yumuĢatılmıĢı olan ve onun olumsuz yanlarını bertaraf etmek adına ortaya atılmıĢ “seks iĢçisi” kavramı sosyolojik ve psikolojik açıdan iyi analiz edilmelidir. Bu noktada, fuhuĢta gönüllülük ve zorunluluk ayrımını iyi yapmak gerekmektedir. Çünkü “seks iĢçisi” kavramı özgür bir iradeyi içermektedir.

3.3. FuhuĢ Bir Meslek mi?

Ġnsan hakları bağlamında, fuhĢun insan onuruna bir saldırı mı? yoksa bir iĢ Ģekli mi? olduğu konusunda muhtelif görüĢler vardır. FuhĢun bir insan hakları ihlali mi? yoksa, sosyal bir realite mi? olduğu konusundaki görüĢleri genel olarak ele alınacak olursa; ilk görüĢe göre, fuhuĢun bizzat kendisi insan onuruna ve haklarına bir saldırı olarak değerlendirilirken; sosyal bir realite olduğu görüĢünde, fuhuĢ faaliyetini çağdaĢ bir kölelik Ģekline dönüĢtürebilecek olanın bizzat fuhuĢ olmadığı, fuhĢun icra edildiği Ģartlar olduğu savunulur. Yine birinci görüĢte, fuhuĢ yapmanın bedenin bir parçasını

(27)

kiralamak olduğu ve insan bedeninin bir mal olamayacağı, bu bağlamda da fuhuĢ faaliyetinin normal bir iĢ olarak kabul edilemeyeceği savunulurken; diğer taraftan, satılanın insan bedeni olmadığı, sadece hizmetin bir yükümlüğü olduğu ve fuhĢun bir iĢ Ģekli olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulanır. Bir baĢka açıdan, bir insanın fuhuĢ yapmayı kendi özgür iradesiyle tercih edemeyeceği, bu duruma rıza göstermeye sosyal, ailevi, kültürel, kiĢisel veya ekonomik Ģartların sebep olduğu savunulurken; diğer taraftan, bir insanın fuhuĢ yapmaya özgür olarak karar verebileceği ve özgür fuhuĢ ile zorla fuhuĢ arasında ayrım yapmak gerektiği, herkesin bedeninden istediği gibi faydalanabileceği ifade edilmektedir (Atik, 2007).

FuhuĢun, bir meslek olup olmadığı konusunda feministler arasında muhtelif düĢünceler vardır.

Kalfa (2008: 44-45) radikal feminizmin; fahiĢeliği kadın bedeninin ataerkil değerler sistemi çerçevesinde erkeklerin cinsel ihtiyaçları için araçsallaĢtırılması ve sömürülmesi olarak tanımladığını, kadın bedeninin cinsel amaçlarla kullanımının ve bunun ekonomik bir değiĢ-tokuĢ sürecine dönüĢmesinin, kadına yönelik Ģiddet ve tecavüz anlamına geldiği görüĢü üzerinde temellendiğinden dolayı seks hizmetlerinin alınıp satılmasının kesinlikle yasaklanması gerektiğini savunduğunu ve gönüllü-zorla fahiĢelik diye bir ayrımı kesinlikle reddederek, bilerek ya da zorla, her fahiĢenin ataerkinin kurbanı olduğunu kabul ettiğini ifade eder.

Radikal feminist Millet’e (1996: 66-67) göre; fahiĢelik denilen insan alıĢveriĢinin savunucuları, kadınların köleleĢtirilmesine “cinsel özgürlük” nidalarıyla alkıĢ tutmuĢlardır. Böyle bir tutumun altında yatan amaç, “cinsel kurtuluĢ” vaadiyle kadınları devletin genelevlerinde daha fazla istismar etmek ve kadınların sağlıklarını koruma altına alarak esasında onları kullanan erkekleri tehlikelerden korumak yatmaktadır. Ayrıca, yasaların kendisini satmak zorunda bırakılanları suçlu görmesi ve satın alanları suçlamaması da adeta bu durumla bir çeĢit alay ediĢtir. FahiĢeliğin devlet kanalıyla düzenlenmesi yerine, asıl adil olan davranıĢ, fahiĢeliği ceza yasasından kaldırmak olmalıdır.

(28)

Kalfa (2008) radikal feminist anlayıĢın, kadın bedeninin bir cinsel değiĢ-tokuĢ aracı olmasını bir meslek olarak değil, kadına yönelik Ģiddet olarak gördüğünü ve bu sebepten terimbiliminde “seks çalıĢanı” diye bir kavrama yer vermediğini belirtmiĢtir (s.44). MacKinnon’a göre; “FahiĢelik damgası kadın cinselliğine ait bir damga olduğu sürece, fahiĢelik yasal olsun veya olmasın, kadınlar ve erkekler eĢit olmadığı ve bu eĢitsizlik cinselleĢtirildiği için, kadınlar fahiĢe olarak alınıp satılmaya devam edecek ve yasalar bu konuda hiçbir Ģey yapmayacaktır” (2003:195).

Kalfa (2008: 1-2) seks çalıĢanları taraftarı feminizmin ise fuhuĢ sektöründe çalıĢmayı bir istihdam biçimi olarak gördüğünü ve fuhuĢun yasaklanmasının seks hizmetlerini yer altına iteceğini öne sürdüğünü ve bu nedenle gönüllü ve zorla fuhuĢ arasında bir ayrım yaptıklarını, gönüllü fuhuĢu bir emek biçimi olarak tanımlayıp, gönülsüz fuhuĢla mücadele edilmesi gerektiğini savunduklarını ifade etmiĢtir.

1986’da Brüksel’de toplanan II.Dünya fahiĢeler kongresinde üyeler, “fuhuĢun yasal bir iĢ, fahiĢelerin yasal haklara sahip vatandaĢlar olarak yeniden tanımlanması” isteğini dile getirdiler. FuhuĢun bir iĢ olarak görülmeye baĢlanması yönündeki bu değiĢimin neticesinde, geliĢmekte olan ülkelerin bazılarında “seks iĢçiliği” örgütleri ortaya çıkmıĢtır. 1990’lar boyunca, çoğunlukla uluslar arası HIV/AĠDS konferansları çerçevesinde bir araya gelen Seks ĠĢçiliği Projeleri Uluslararası ġebekesi, zengin ve yoksul ülkelerin seks iĢçisi grupları arasında bağlantılar kurulması için çabalamıĢtır (Altman, 2003: 132-133).

Marjolein Van der Veen, tartıĢmanın odağını metadan sınıfa kaydırmak gerektiğini öne sürerek; “kadın bedeninin cinsel bir meta olması iyi midir, kötü müdür? ”sorusuna cevap bulmaya çalıĢmaktansa, cinsel emeğin hangi sınıf süreçleri içerisinde ifa edildiğini araĢtırıp tartıĢmanın, cinsel emekçiler açısından daha yararlı olacağını savunuyor. Sınıfsal yaklaĢım, radikal ve postmodern feminizmle ne tamamen karĢıt ne de tamamen aykırı görüĢtedir. Kadının cinsel emeğinin tanımı itibariyle menfi bir olgu olmadığını iddia ederek radikal feministlerle ters düĢer ama kadınların cinsel emekçiler olarak maruz kaldıkları yaygın sömürüyüde inkar etmez. Kadınların cinsel bir değiĢ-tokuĢ sürecine girmesinin kendi içerisinde bir sorun teĢkil etmediğini öne sürerek

(29)

postmodern feminizmle bağdaĢır ancak bu iliĢkilerin kadınlar adına illa ki özgürleĢtirici, güçlendirici olduğu genellemesine de katılmaz (Erçel, 2008).

Aslında, çoğu feministler için ,fuhuĢ sonuç olarak kadınların cinsel sömürüsü olarak görülür ve bir insan hakları ihlalidir (Audet, 2003).

FuhuĢu ele alırken, çok boyutlu olarak ele almak gerekmektedir. Elbette ki fuhuĢ sektöründe mağdur olanlar olduğu gibi, gelir durumu iyi olup fuhuĢu gönüllü, zevk için tercih edenlerde bulunmaktadır. ÇalıĢma Ģekillerine göre fuhuĢ yapanların sınıflandırılmasına bakıldığında;

Profesyonel olarak fuhuĢ yapan kadınlar ya da genelev kadınları: Bu tip kadınlar yaĢamlarını genelevlerde fuhuĢ yaparak kazanırlar. Bu sınıf içinde fahiĢelik bir meslektir.

Yarı profesyonel fuhuĢ yapan kadınlar: Bunlar zaman zaman bir gereksinimlerini gidermek için baĢkaları ile cinsel iliĢkide bulunurlar. Evli, bekar ve bir iĢyerleri olduğu halde gelirlerine bir Ģey katmak amacı ile gizli fahiĢelik yaparlar…

Sosyetik fuhuĢ: Sosyo-ekonomik ve kültürel konumu yüksek, çoğu kez meslekleri olan ya da ev hanımları olan grupların tercih ettiği türdür. Burada para kazanmanın yanı sıra cinsellikte, zevk faktörü de fuhuĢun kapsamı içinde yer almaktadır.

Profesyonel olmayan heteroseksüel fuhuĢ yapan kadınlar: Bunlar beğendikleri genç erkekleri kiralamak, her türlü giderini karĢılamak yani onları dost tutmak suretiyle bir süre onlarla yaĢarlar. Bu gibi erkeklere “ jigolo”, kadınlara ise “ diĢi jigolo” denilir” ( Canatan, 1978: 7; akt: Çıngır, 2005: 13).

Burada görüldüğü gibi, tabi ki fuhuĢu isteyerek yapan kiĢilerde vardır. Ancak fuhuĢ olgusu her ne kadar evrensel olsa da, fuhuĢa bakıĢ açısı her toplumun ahlaki değerlerine göre yorumlanmalıdır. Evlilik öncesi iliĢkiye girmeyi toplumun büyük kesiminin onaylamadığı bir ülkede, fuhuĢu isteyerek yapanlar dahi kendilerini saklamakta ve çoğu zaman medyada haberlerde gördüğümüz fuhuĢ operasyonları sırasında yüzlerini gizlemektedirler. Ülkemizde ister isteyerek, ister zorla fuhuĢ yapsın fuhuĢ sektörünün içinde olanların büyük çoğunluğunun kendilerini saklamaları, hatta müĢterilerin etiketlenmemek için sağlık kontrollerinden geçmemeleri, fuhuĢun içinde

(30)

olanlarının da fuhuĢu bir emek biçimi, bir faaliyet kolu ve bir meslek olarak görmediklerinin kanıtıdır.

Meslek, geçim amaçlı ekonomik etkinliklerin ötesinde konumlanır. Toplum, bireyi mesleği üzerinden algılar, mesleğine referansla onu statülendirir. Dolayısıyla meslek, bireyin toplumsal konumunu yansıtan gerçekçi bir göstergedir. Mesleğinden hareketle sosyo-ekonomik durumunun, ait olduğu sosyo-demografik kökenin ve toplumsal katmanın saptanması mümkündür. KiĢinin toplumsal tabakasının belirlenmesinde önemli bir kıstas olarak kullanılmaktadır (Ġlhan, 2008: 315-316). FuhuĢ toplumda kiĢiye herhangi bir statü, saygınlık ve prestij getirmemektedir. Aksine, fuhuĢ sektöründe yer alan kiĢiler damgalanarak toplum dıĢına itilmektedirler. Ancak bugün toplumda öğretmen, doktor, hemĢire, iĢçi vb. meslek grubunda çalıĢan kiĢiler böyle damgalanmalara maruz kalmamaktadırlar.

FuhuĢu meslek olarak görmek, fuhuĢun ortadan kaldırılması hedefinden vazgeçilmesi anlamına gelmektedir. Seks sektörü, dünyada oldukça karlı bir alandır. Kapitalist devletler, fuhuĢ sektörünü yasallaĢtırma ve bundan vergi yoluyla pay alma hesabı içindedirler. Kapitalist devletler, bir yandan fuhuĢu yasaklayarak onu mücadele edilmesi gereken bir toplumsal kötülük saymıĢ, diğer taraftan genelevlerden vergi toplayarak, fahiĢelerin sırtından para kazanmaktan da vazgeçmemiĢtir. Kapitalist devletlerin fuhuĢa karĢı mücadelesine bakıldığında her zaman özünde bu mücadele, fuhuĢ yapan kadınlara karĢı olmuĢtur. Bu kadınlar damgalanmıĢ ve toplum dıĢına itilmiĢtir. Bunların sırtında para kazananlar ise pezevenkler ve kapitalist devlet olmuĢtur. FahiĢeliğin meslek olarak kabul edilmesi, pratik sonucu açısından aslında pezevengliğin meslek olarak kabul edilmesi anlamına gelecektir. Bu durumda pezevenkler “fahiĢe mesleğinden” kadınların çalıĢtığı bir iĢletmenin “menajeri” statüsüne yükseleceklerdir. FahiĢeliğin bir meslek olarak kabul edilmesi ve fuhuĢ yapan kadınların “seks iĢçisi” sayılması halinde, çıkar amaçlı suç örgütleri, bu alanda faaliyetlerini daha da yoğunlaĢtıracaklar, belki de çok daha ileri boyutta fuhuĢ iĢini yapacaklar, holdingleĢip, fuhuĢ konusunda öğrenci yetiĢtiren üniversiteler açacaklardır. FahiĢeliğin meslek olarak kabul edilmesi neticede, kadınları güçlendirmekten çok, uluslar arası alandaki seks tüccarlarının güçlenmesine yarayacaktır ( “FuhuĢun Kaynağı,” 2002).

(31)

3.4.FuhuĢun Tarihçesi

FuhuĢun, gerek tanımı ve gerekse tarihçesine bakıldığında; geçmiĢten günümüze kadar gerek dünyada gerekse Türkiye’de, fuhuĢ olgusu kadın üzerinden değerlendirilmiĢ ve yorumlandırılmıĢtır. Ataerkil bir bakıĢ açısı ile erkek bu sürecin genelde dıĢında tutulmuĢtur.

FuhuĢun tarihçesi; gerek dünyada gerekse Türkiye’deki geçmiĢten günümüze kadar ki süreçleri ile aĢağıda ele alınmıĢtır.

3.4.1. Dünyada FuhuĢun Tarihsel GeliĢimi

Cinselliğin üreme ve bereketle bir tutulduğu ilkel toplumlarda fuhuĢ olgusu ve fahiĢelik yoktu. FahiĢelik erkek egemen yasalarla yürütülen düzenler içinde baĢlamıĢtır. Ġlkçağlarda fuhuĢ, konukseverlikle birlikte geliĢmiĢtir. Konuklarla yapılan fuhuĢtan sonra din adamlarınca bir tapınma görüntüsü altında sunulan, kendi çıkarlarına hizmet amacıyla destekledikleri dinsel fuhuĢ geliĢmiĢtir (Özerdoğan vd., 2009: 3)

Bütün ataerkil toplumlarda olduğu gibi Atina’da da, monogami yani tekeĢlilik yaptırımı sadece kadınlar için geçerliydi. Köleler, metresler, oğlanlar ve fahiĢeler erkeğin hizmetine sunulmuĢtu. Ataerkil iktidar, ücretli olan seksin her zaman önemli bir gelir kaynağı olduğunun farkındaydı. Atina’da her keseye uygun, kiralık kadın bedeni bulmak mümkündü. Yoksul kesim için giriĢin ucuz olduğu genelev mahalleleri vardı. Zenginler içinse, danslar eĢliğinde ziyafet sofralarının kurulduğu lüks genelevler hizmetteydi. Site’nin fahiĢe gereksinimi, savaĢ ganimeti olan kadınlar ve köle pazarlarından satın alınan esirler sayesinde sağlanıyordu. Yasalara göre fahiĢelerin çocukları gayr-ı meĢru kabul ediliyor ve çocuklarda anneleri gibi vatandaĢ olamıyordu (Caner, 2004: 52-53).

Eski Yunan ve Çin’de fahiĢeler sınıflara ayrılıyordu. En üst tabakadakiler toplumdaki diğer kadınların ulaĢamadığı sanat ve entelektüel birikime sahiptiler. Yaptıkları iĢ suç sayılmamasına rağmen bu kadınlar köle konumundaydılar ve özgür kadınların haklarına sahip değildiler. Erkeklerin genç yaĢta evlenmeleri ya da hiç

(32)

evlenmemeleri nedeniyle fahiĢelik bir yönüyle erkeklerin cinsel gereksinimlerini karĢılıyordu. Kadınlar için bekaret önemliydi. Bu nedenle bekar erkekler için evlilik bağı olmayan bir grup kadına gereksinim duyulduğundan fuhuĢ, devlet için yararlı bir kurum olarak değerlendirilmiĢtir. Ancak fuhuĢa tolerans gösterilmesi fahiĢelere karĢı hayranlık duyulmasına sebep olmamıĢtır. Eski Yunan’da kadın, ahlaki yönden erkeklerden daha az değerlidir. Hetaria adı verilen fahiĢeler ise, Aristoteles’in köleleri efendilerine yararlı araçlar olarak gördüğü değerlendirmesinde olduğu gibi, sadece erkeklerin cinsel gereksinimlerini karĢılayan araçlardır (Küntay ve Çokar, 2007: 9).

Eski Roma’da cinsel yozlaĢma öylesine korkunç boyutlara ulaĢmıĢtır ki, fuhuĢ yapanlara, uygulaması günümüzde de olan vesika verilmiĢtir. Böylece, kadın yaĢamı boyunca damgalanmıĢ ve köle durumuna düĢürülmüĢtür (Sandford,1994; akt: Özerdoğan vd., 2009: 3). Wells’in Kadın Gözüyle Batı Avrupa‟da FahiĢeliğin Tarihi adlı kitapta ilk dönem hristiyanlık kilisesinin fuhuĢa bakıĢı Ģöyledir:

Hristiyan uluları imparatorların yerini alacak kadar güçleninceye dek fahiĢelik bol kazançlı bir iĢti ve Katolik kilisesi bu kadınlardan zorla vergi almayı sürdürdü… St. Paul Katedrali’nin Papazı ve Ruhani Meclisi, 1287’de fahiĢeler için mülkler kiraladı. 1321’de, özel bir temsilci, kilise adına bir genelev satın almak üzere Papa 5. Clement tarafından Ġngiltere’ye gönderildi. 1309’da Strasbourg Psikoposu gelirini arttırmak için bir genelev kurdu. Mainz BaĢpsikoposu 1457’ye kadar genelevleri haraca bağladı. Öyle ki, Leonhard Manastırı’nın Mainz kapısının yanında bir genelevi bile vardı. Yüzyıllar boyunca, genelevler bulundukları kentleri zenginleĢtirdi, dini otoriteler kar payı konusunda birbirlerine düĢtüler; 1533’te Fransa’nın Lausanne kenti sakinleri, ruhban sınıfının kentteki genelev yüzünden rekabete giriĢmelerinden Ģikayetçi oldular (1997: 26-27).

“1095 yılında Papa II. Urban’ın, tüm Avrupa Ģövalyelerini Kudüs’e yapılacak Haçlı Seferlerine katılmaya çağırmasıyla, on binlerce Ģövalyenin birkaç yüzyıl sürecek yolculukları baĢlamıĢ oldu. Antikçağ ordularını olduğu gibi Haçlıları da fahiĢe konvoyları takip ediyordu…Askerler, fahiĢeler sayesinde cinsel ihtiyaçlarını karĢılayabiliyordu” (Caner, 2004: 92). “Yine Ortaçağ Ġngiltere’sinde, genelevde fuhuĢ yapan kadınların Ģehir sınırları içinde yaĢamaları yasaklanmıĢtır. Bununla birlikte The Liber Albus, genelevde çalıĢan kadınların hırsızlara yardım ve yataklık ettiklerini not ederek, kadınların hiçbirinin Ģehir sınırlarında bile yaĢayamayacağını, bu kurala

(33)

uymayan kadınların ise 40 gün hapis cezasına çarptırılacaklarını belirtmiĢtir” (Karras, 1996; akt: Çıngır, 2005: 5).

Kalvinist düĢüncenin etkisindeki püritan ahlak (yani ahlak ve din konusunda tutucu), Ġngiltere ve ABD’deki fuhuĢla ilgili politikaların belirleyicisi olma durumunu günümüzde de sürdürmektedir. Ġngiltere’de püritan düĢüncenin etkisiyle genelevler kapatılmıĢ olsa da evliliklerin azalması, fuhĢun yaygınlaĢmasına neden olmuĢtur. Viktorya döneminde din baskısı yanı sıra feminist akımlarında etkisi fuhĢun yasaklanmasını gündeme getirmiĢ, erkeklerin de evlilik iliĢkileri dahilinde sadakat sorumluluğu olduğuna vurgu yapılarak, hükümetin sınırlı da olsa kayıtlı fuhuĢ giriĢimleri engellenmiĢtir. Bu dönem sonrasında uzun süre fahiĢelik bir suç olarak nitelendirilmemiĢ ancak sokak fahiĢeliğine de izin verilmemiĢtir. FuhĢa teĢvik ve fuhuĢ kazancına el koyma cezalandırılmıĢtır. Püritan düĢünce, ABD’de fuhĢun yasaklanması konusunda Ġngiltere’deki sürecin bir benzerinin yaĢanmasına neden olmuĢtur ve eyaletlerin çoğunda fuhuĢ yasaktır. Fakat, her iki ülkede de fuhuĢ, yasal olmayan bir konumda yaygın olarak varlığını sürdürmüĢtür (Küntay ve Çokar, 2007: 10).

Rivayet odur ki uzun zaman Viktoryen bir düzene katlandık ve bugün hala katlanıyoruz…Cinsellik konusunda çeneler kapanır…Üremeye yönelik olarak düzenlenmeyen ya da onun tarafından çehresi değiĢtirilemeyen hiçbir Ģeyin ne yeri vardır ne de yasası…Bununla birlikte birkaç ödün vermek zorunda da kalır bu ikiyüzlülük. Ġlle de meĢru olmayan cinselliklere bir yer ayırmak gerekiyorsa, en iyisi bunların baĢka yerde gürültü koparmalarıdır: Üretim değilse bile, hiç olmazsa kar çarklarına yeniden sokulabilecek bir mekanda…ĠĢte hoĢgörülen bu yerler, genelevler ve sağlık evleri olacaktır. FahiĢe, müĢterisi ve pezevengi, psikiyatrist ve histerik hastası –Stephen Marcus’un deyiĢiyle, Ģu “öteki Viktoryenler”- söylenmeyen hazzı, hesaplanabilir Ģeyler düzeyine gizlice dahil etmektedir; o zamana değin üstü kapalı bir biçimde hoĢgörülen sözcükler ve hareketler, orada yüksek fiyatla alınıp satılır. Yaban cinsellik, gerçek olanın iyice yalıtılmıĢ biçimlerine ve kodlanmıĢ, sınırlandırılmıĢ yer altı söylemlerine ulaĢma hakkına, ancak orada sahip olacaktır. Modern püritenlik, bunların dıĢında her yerde üçlü yasasını dayatmıĢtır: yasaklama, yok sayma ve suskunluk (Foucault, 2007: 11-13).,

Batı’da olduğu kadar, Ortadoğu’da da fuhuĢ tarihin her döneminde görülmüĢtür. Bilhassa; Ġslamiyet’ten önceki Arap dünyasında çok yaygındır.

(34)

Cahiliye dönemi Araplarında görülen nikah türlerinden bazıları kadının namusunu ortadan kaldıracak tarzdaydı. Bu nikah türlerinden, Ġstibda nikahında erkeğin rızasıyla karısı, asil bir kimseyle birleĢiyordu. Bedel nikahında, iki erkek bir süre için karĢılıklı olarak eĢlerini değiĢiyorlardı. Hıda nikahı, metres hayatı yaĢamayı sağlarken, Ortak nikahı, on kiĢiden az olmak üzere, bir takım erkeklerin aralarında anlaĢarak, bir kadını otak eĢ edinmelerine imkan tanıyordu. Biga nikahı, birtakım kadınların evlerine gelen erkeklerle beraber olabilmeleri için yapılırdı. Mut’a nikahında, velilerin iznine lüzum görmeden, kadınla erkek belirli bir zaman için nikah yapardı (Poroy, 2005: 12). Muta nikahı, Ġslam öncesi Arabistan’daki birçok evlilik türlerinden biriydi. Köken bilgisi olarak “muta” zevk veya haz anlamına gelir. Muta’yı zinayla bir tutan Ömer tarafından, 7.yüzyılda yasaklandı. Buna rağmen ġiiler, Ömer’in emrini hukuki olarak hükümsüz, dini olarak geçersiz görmeye devam ettiler. Geçici evlilik, Sünniler ve ġiiler arasında anlaĢmazlık konusu olarak kaldı. ġii ulema, yapısal benzerliklerine rağmen, geçici evliliği, fahiĢelikten farklı görür. Geçici evlilik, yasal olarak onaylanır ve dini olarak kutsanmıĢtır. FahiĢelik ise yasal olarak yasaktır ve dini olarak kınanır. Ġdeolojik olarak, fahiĢeliğin, toplumsal düzeni ve cinslerin bir araya gelmesi için uygun görülen kuralları tehdit ettiği, toplumdaki ahlak anlayıĢına ve değerler sistemine aykırı düĢtüğü ve genel sağlığa zarar verdiği düĢünülür. Geçici evliliğin, dini ve hukuki perspektifle ahlak dıĢı olarak görülmemesinden öte, toplumsal yozlaĢmayı ve fahiĢeliği önlediği düĢünülür. Ġslami rejimin geçici evliliği bugünkü Ġran’da yeniden canlandırma giriĢimine rağmen, muta hala farklı ve damgalanmıĢ bir kurumdur ve birçok çeliĢkili ahlaki değerle beraber anılır. BatılılaĢmıĢ, eğitim görmüĢ, Ģehirli, orta sınıf kadınların çoğu ve bazı erkekler de geçici evliliği “yasallaĢtırılmıĢ fahiĢelik” olarak görürken, dindarlığa daha eğilimli Ġranlılar, özellikle din adamları, bu evliliği, ilahi olarak uygun görülmüĢ ve “bahĢedilmiĢ” bir etkinlik olarak görmekte, Batı’daki “ahlaksız” rastgele cinsel iliĢkiye ve “serbest aĢka” tercih edilir olduğunu düĢünmektedir (Haeri, 2003: 160-162).

3.4.2. Türkiyede FuhuĢun Tarihsel GeliĢimi

Osmanlı’da eğlence alanında yer alan ve geçimlerini buradan temin eden kadınlar mevcuttu. Dans ve eğlence fuhuĢ ile bir arada düĢünüldüğünden, devlet ve toplum tarafından hoĢ karĢılanmamaktaydı. Ġslam hukukunda zina, kadın ve erkeklerin

(35)

evlilik dıĢı iliĢkiye girmeleri, aile ve toplum yapısını tehdit etmesi bakımından yasaklanmıĢtır. Buna rağmen, fuhuĢu meslek edinen kadınlar bulunmaktaydı. Kadınları ücret karĢılığında erkeklere satıp kazananlar vardı. Çingenelerin meĢru olmayan faaliyetleri gerçekleĢtirdiklerine yönelik bir inanıĢ vardı. Mühimme (divan toplantılarında görüĢülen siyasi, içtimai, örfi vb. kararların kayıtlarının olduğu defter) kayıtlarında da, bazı Çingenelerin kadınlarını ve kızlarını fuhuĢ yaptırdıkları konusunda Ģikayet söz konusudur (Dingeç, 2010: 22-23).

FahiĢeliğin Osmanlılarda ki “resmi” tarihi, 1565 yılında baĢlar. FahiĢeliğin Ġstanbul’daki izlerinin çok daha eski dönemlere kadar uzandığı Ģüphesizdir. FahiĢeleri konu alan bilinen ilk fermanı, Ġkinci Selim çıkartır. Ġstanbul kadısına Ģehirdeki bütün uygunsuz kadın ve hatta “erkeklerin” toplanıp listelerinin çıkartılmasını, sonra da hapsedilmelerini buyurur. Fermanın uygulanması, aylar sürer, yüzlerce kadın hapsedilir. Sonra bunlara gönül vermiĢ erkekler ortaya çıkar, hapisteki kadınların bazılarıyla evleneceklerini söylerler. ĠĢ yine saraya akseder, Ġkinci Selim, yeni bir ferman çıkartır: “Ġsteyen istediği fahiĢe ile evlensin ama nikahlarının kıyılmasından sonra, Ġstanbul’dan hemen defolsunlar.” Bütün bu sürgün, takip ve hapislere rağmen, iĢin önü hiçbir Ģekilde alınamaz. Sarayın çıkarttığı her fermana karĢı diğer taraf mutlaka bir yolunu bulur ve malum sektörün faaliyetini kesintisiz sürdürebilmesi için hemen her türlü meslek ve yerden yararlanılır (Bardakçı, 2005: 232-233).

“Suriçi Ġstanbul’unda, Beyoğlu civarında ve Üsküdar’da dağınık bir halde bulunan umumhanelerde çalıĢan kadınlar “fahiĢe”, “sermaye” veya çoğu zaman kullanıldığı tabirle “alufte” olarak adlandırılırdı” (Engin, 2010). Osmanlı toplumunda zina eden kadın ve erkeklere farklı yaklaĢımlar gösterilmiĢtir. Zina eden kadına genelde fahiĢe denirken, erkeklere herhangi bir tanımlama yapılmamıĢtır. Zina eden kadınlar toplumdan dıĢlanıp, mahalleler ve evlerden çıkarılırken, erkeklere bu tür muamelelerin reva görülmediği gözlenmektedir. Osmanlı uygulamasında suçun kaynağı kadın olarak görüldüğünden, uygulamada ağırlık merkezinin kadından yana ağır basmasının etkisi büyüktür (Köse, 2007: 107). “Tanzimat’la birlikte batı kültürüyle tanıĢan Türk toplumuna, eserleri aracılığıyla, her konuda yol göstermeyi amaç edinmiĢ yazarlar da düĢmüĢ kadının durumu ve yaĢantısına dikkat çekerler. DüĢmüĢ kadını katı kaideci

(36)

ahlak anlayıĢıyla yargılarlar. Onun toplum için bir tehdit oluĢturduğuna inanır; toplumdan kayıtsız Ģartsız dıĢlanması gerektiğini savunurlar” (Üner, 2008: 128).

Eski adıyla “umumhane”; argoda “aĢağı mahalle”, “kırmızı fener” yahut sadece “ev”; gençlerin dilinde “mektep”; en çok bilinen adlarıyla da “kerhane” veya “genelev”. Aslında birçok kiĢi yanlıĢ bilir. “Kerhane” sözünün, Farsça’da “iĢyeri, fabrika” anlamına gelen “kar-hane” den geldiğini sanılır. Kelimenin aslı Arapça “kerh” sözcüğüdür, “iğrenme, tiksinme” anlamına gelir “kerh”. Eskiler, “kerh” in sonuna “ev” demek olan “hane”yi eklemiĢ, “kerhane” olup kalmıĢtır. Bu “kerhane” kavramı, Osmanlılar’da 19.yüzyılda ortaya çıkar. Ġstanbul’da, bugünkü anlamda ilk “yerleĢik” genelev, Abdülaziz döneminde görülür. Bu evler, Ġkinci Abdülhamit’in tahta geçiĢinden birkaç yıl sonra kapatılır (Bardakçı, 2005: 245-248).

Cumhuriyet kurulduktan sonra, fuhĢun genelevlerde çalıĢan vesikalı kadınlar tarafından sürdürülmesine devam edilmiĢ, 1930 yılında yürürlüğe giren Umumi Hıfzısıhha Kanunu ile fuhĢu düzenleyecek nizamnameler yayınlanması kararlaĢtırılmıĢtır. Bu konudaki ilk 1930 yılında yayımlanan “FuhuĢla Mücadele Hakkında Tamim” dir. Bu genelge ile genelevlerin ve vesikalı kadınların sayısı sınırlandırılmak istenmiĢtir. Bundan üç yıl sonra yine Umumi Hıfzıssıhha Kanunu esas alınarak “ FuhuĢla ve FuhuĢ Yüzünden BulaĢan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Nizamnamesi” yürürlüğe girmiĢtir. 1961 yılında yürürlüğe giren ve 1973 yılında değiĢiklik yapılan “Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve FuhuĢ Yüzünden BulaĢan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü” 1933 yılında yayımlanmıĢ nizamnameyi uygulamadan kaldırmıĢtır ve halen fuhuĢ sektörünü düzenleyen kanundur (Küntay ve Çokar, 2007: 11).

ATO tarafından hazırlanan “Hayatsız Kadınlar Dosyası” (2004)’na göre; Türkiye’de faaliyette olan 56 genelevde yaklaĢık 3000 hayat kadını çalıĢıyor ve Türkiye’de tescilli hayat kadını sayısı da 15.000’i geçiyor. Genelevlerde, hukuki sorun yaratmasın diye vesikasız çok sayıda kadının çalıĢtığı, çalıĢacak genelev bulamadığı için bir çoğunun da yasal olmayan fuhuĢ yaptığı belirtiliyor. Üç büyük ilde, yaklaĢık 30.000 kadın genelevde çalıĢmak amacıyla vesika bekliyor. Rapora göre yalnızca Diyarbakır’da yasal olmayan bine yakın randevuevi bulunuyor. Bu evlerde 6000’e

(37)

yakın hayat kadını çalıĢıyor. “Diyarbakır Asliye Ceza Mahkemesin’de “küçük yaĢta kadın çalıĢtırmak”, “fuhuĢtan menfaat temin etmek”, “fuhuĢa aracılık yapmak” suçlarından açılan onlarca dava var. Hemen hemen her hafta fuhuĢla ilgili adliyeye en az birkaç olay intikal ediyor” (Sümbül, 2005: 20-21). Türkiye’deki kadın, travesti ve transeksüel seks iĢçilerinin sayısının 100.000 civarında olduğu ifade edilmektedir. 85.000 seks iĢçisi yasadıĢı olarak çalıĢmaktadır. Bu toplama sayıları giderek artmakta olan yabancı seks iĢçileri dahil değildir. Ayrıca, erkek seks iĢçileri de bu sayıya dahil edilmemiĢtir (Küntay ve Çokar, 2007: 31).

3.5.FuhuĢla Ġlgili Yasal Düzenlemeler

FuhuĢ, çoğu ülkede yasadıĢı olarak kabul edildiğinden suç sektörünü oluĢturur. Farklı ülkelere göre neyin suç sektörü üretimi olduğu değiĢiklik göstermektedir. Örneğin kimi ülkelerde fuhuĢ yasalken diğer bazılarında değildir (Altuğ, 2010). Ancak dünyanın her yerinde farklı yasal düzenlemelerle fuhuĢ denetlenmektedir ve bu yasaların tek ortak yönünün ikiyüzlülük olduğu söylenebilir (Altman, 2003: 146). Genellikle ülkemizde dahil olmak üzere bütün ülkelerin fuhuĢu düzenleyen yasalarına bakıldığında müĢteriler göz ardı edilmektedir. Ülkelerin fuhuĢla ilgili kanunları incelendiğinde, üç grup yasal düzenleme biçimi göze çarpmaktadır:

1.Düzenleyici (regulatory) Yasalar: Sadece belirli koĢullarda çalıĢıldığı takdirde seks iĢçiliğinin ceza yasası kapsamı dıĢında değerlendirildiği sistemdir… 2.Yasaklayıcı (Abolitionist) Yasalar: Bu tür yasaların gerekçesi seks iĢçiliğinin ahlaki açıdan reddedilmesidir. Seks iĢçilerinin çalıĢmasının yasaklanması (prohibition) ve seks iĢçilerinin cezalandırılması (punishment) biçiminde uygulamalar olduğu gibi, seks iĢçilerine bir ceza öngörmeyen ancak seks iĢçilerine Ģiddet uygulayan ve sömüren kiĢilerin cezalandırılmasını (criminilization of prostitution-related offences) öngören uygulamalar da vardır…3.Yasallaştıran ve Suç Olmaktan Çıkaran (Decriminalization) Yasalar: Son yıllarda giderek artan bir biçimde seks iĢçiliğinin ceza yasası kapsamından çıkartılmasını savunan, hatta seks iĢçilerine aracılık eden kiĢilerinde uygulamalardan yararlanmasını isteyen görüĢler…(Küntay ve Çokar, 2007: 22-23).

FuhuĢla ilgili her ülkenin farklı türden yasaları vardır. Bu ülkelerin yasalarına kısaca bakacak olursak;

Referanslar

Benzer Belgeler

Patentin hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar herkese karşı hüküm doğuracaktır (PatKHK m.131/son). Bu sebeple patentin hükümsüzlüğüne ilişkin

Bu ortalama değeri beşli likert tipi ölçeğin değer aralıklarına göre katılma düzeyleri ile karşılaştırıldığında tamamen katılıyorum düzeyinde görüş

<DNÕQ ]DPDQGD /LHEHU  YH DUNDGDúODUÕ   <=' LOH LQVDQODUGD J|UOHQ

As a productive tool, it fosters opportunities for the output through Google Docs which enable language teachers to create web based materials easily and share with

Dini Tecrübe Metodu: Ġnsanın içindeki ulvi ve ahlaki duyguların bir kaynağı olmalıdır. Bu kaynak Allah‟ın bizzat kendisidir. Ġnsanların yaĢamıĢ olduğu dini

Bu çalışmanın amacı, obsesif kompulsif hastalarda kaudat nükleus ve putamende difüzyon ağırlıklı manyetik rezonans görüntüleme (DA-MRG) bulgularını

Bu çalışmada, kriyojenik soğutma işleminin SAE 4140 çeliğin mekanik özellikleri üzerine etkisi deneysel olarak incelenmiştir.. Bu amaçla SAE 4140 çelik

Heyecan arayýþý fazla olan bireylerde, riskin tahmin edilen tehlikesi, kiþi o aktiviteyi daha önce hiç yapmamýþ da olsa, daha az olarak deðer- lendirilir (Zuckerman ve Kuhlman