• Sonuç bulunamadı

Tevfik Fikret 30 yıl önce Aşiyan'a dönmüştü

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Tevfik Fikret 30 yıl önce Aşiyan'a dönmüştü"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

K

onuk yazar

Tevfik Fikret 30 yıl önce Aşiyan’a dönmüştü

Av. FARUK CUMBUL

“Hak bellediğin bir yola yal­ nız gideceksin...” diyen büyük

insanı, doğum unun 124, Aşi­ yan’a kavuşmasının 30. yılında yeniden selamlıyoruz. Gelecek yıl 125. doğum yılını kutlayaca­ ğımız şair, 30 yıl önce 24 Aralık 1961’de yuvasına dönm üştü. Böylesine anlamlı bir gün, bel­ ki Aşiyan’dan ayrılışından gene 30 yıl sonra, o kuş yuvasının müze haline getirildiği 19 Ağus­ tos 1945’te yapılan törenle ya­ şanmıştı.

Kaybından 30 yıl sonra Aşi- yan, müze oldu.

Bahçesine göm ülm e isteği vaktiyle yerine getirilemeyen, kırk elli kişilik bir dost toplulu­ ğunun omuzları üstünde sessiz­ ce Eyüp’teki türbesine götürülen

“Sis” şairi, 46 yıl sonra (doğu­

m unun 94. yılında) defne dalla­ rından örülmüş “Tevfik Fikret*

ten Atatürk’e” çelenginin arka­

sında yürüyen binlerce “Ferda” gencinin ellerinde yükselerek

“ Ben âşık-ı sükûnu idim âşiyanımın” dediği yuvasına ta­

şınmıştı. Behçet Kemal Çağlar’- ın, 27 Aralık 1961 günlü Vatan gazetesinde yayımlanan yazısın­ da, “İstanbul’da pazar günkü

büyük mucize” diye nitelendir­

diği olay, 30 yıl önce 24 Aralık 1961 günü Tevfik Fikret Derne- ği’nin Galatasaray Lisesi’nde düzenlediği coşkulu bir törenle yaşanmış, “fikri hür, vicdanı

hür, irfanı hür” şairin vasiyeti,

27 Mayıs ortam ında yerine ge­ tirilmişti.

Şairin yakın dostlarından Rı­

za Tevfik, “Tevfik Fikret” adlı

yapıtında, “...Cenaze kaldırıla­

cağı zaman merhumun bazı ar­ zularından kayınpederi Musta­ fa Bey’e bahsettim. Bahçeye def- nolunm asına razı olm adı.

‘Eyüp’te aile mezarlığımız var­ dır. Bu evin ve bahçesinin ne olacağı malum değildir’ dedi.

Aramızda Cenap Şehabettin de vardı. Eyüp’e çıktık, sessizce na­

mazını kıldık ve bir viran evin önüne koca Fikret’i yine sessiz­ ce gömdük...” diye yakınır. “Is­ sız kalan türbe”yi ilk ziyaretin­

de de vahşi güller açan kabrin­ den derlediği matem çiçekleriy­ le, hasretle yüzünü sürdüğü ta ­ şma bir çelenk örerek, “Bugün

sana gönül vermeye geldim” de­

miş; diz çökerek bir dem ağla­

ve öğrencilerinin köşkleriyle çev­ rilmişti. işte. Aşiyan yolu üzerin­ de Feridun Niğar’ın, Prof. N u­ rettin Sevin’in villaları. İleride, hocasının yüzünün maskını alan ressam M ihri Pektaş’la eşi (Tev­ fik Fikret’in yakın dostu) Hüse­ yin Pektaş’ın konutları. Pektaş- lar, Kolej’de öğretmendiler. Tev­ fik Fikret’in bir tablosu kendi­ lerinde bulunuyordu. Aşiyan Müzesi M üdürü Jale H anım ile mış...

Aşiyan, Tevfik Fikret’in dost

Eyüp’ten Aşiyan’a ¿ S

in cenazesinin Eyüp’ten Aşiyan Mezarlığı’na gömülüşünün bugün 30. yıldönümü. Tevfik Fikret Derneği’nin yaşayan tek kurucu üyesi avukat Faruk Cumbul yaptığı açıklamada

“ 1992 yılında 125. doğum yılını kutlayacağı­ mız şair 30 yıl önce, 24 Aralık 1961’de yuva­ sına dönmüştü. Böylesine anlamlı bir gün. Tevfik Fikret’i kaybetmemizden 30 yıl sonra da Aşiyan müze olmuştu” dedi.

(Fotoğraf: ÖZEL ARŞİV)

/

t . *

¿0

I

“Varsın gönül, aşkınla hSrabol- sun efendim” şairi Vecdi Bingöl

başta olmak üzere, tüm sevenleri gibi onlar da kabrin taşınm ası­ nı istiyorlardı.

Aşiyan o günlerde kapalı idi. Toprak kayması nedeniyle nere­ de ise elden gidiyordu. Büyük şair bu bakımsız yuvaya şimdi­ lik dönemezdi.

Dr. Lütfi Kırdar, o yıllarda

Sağlık Bakanı idi. Aşiyan, onun İstanbul Valiliği döneminde mü­ ze haline getirilmişti. İkinci bir kadirbilirlikle vasiyetin yerine getirilmesini sağlayamaz mı idi? İstanbul’a geldiğinde bu am aç­ la kendisinden randevu istemiş­ tim. Sağlık Müzesi’nde görüş­ mek üzere saat verdiği halde gel­ memişti. Tfevfik Fikret hakkın­ da bir kitap yazmış olan Faruk Nafiz Çamlıbel de milletvekili idi. O da telefon görüşmemizde, Tevfik Fikret’i çok sevdiğini, kendisini görme bahtiyarlığına eriştiğini söylemekle yetinmiş­ ti!..

Hürriyet şairinin kabrinin ta­ şınması anlaşılan kolay olmaya­ caktı!

“Bir örümcek götürür Hak’- ka beni...” diyen bu büyük insa­

nımızı, dizelerini kendi eliyle oy­ duğu kayalıkların önünde top­ rağa verirken, “Vatan, eğilip o

terli alna sıcak busesini” kondu­

ruyordu.

“Aşiyan’dan Eyüp’e, Eyüp’ten Aşiyan’a” yapılan bu yarım yüz­

yıllık ilk ve son yolculuğu anım­ sarken, Tfevfik Fikret Derneği’­ nin yaşayan tek kurucu üyesi olarak ne yazık ki yalnızdım.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Çalışma sonucunda, (1) öğretmenlerinin okul müdürlerine güvenmelerinin; öğretmenlerin okul müdürünün, yeterli, etik davranan ve öğretmene destek davranışı

Necmettin Erbakan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Halk Sağlığı Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi Büşra GÖNENÇ SOLSUN‟un “Aksaray Üniversitesi

[r]

Bilkent Uluslararası Müzik Festi­ vali’nin 24 Ağustos günü Saygun’un Yunus Emre Oratoryosu ile Yunus Em- re’nin Sivrihisar’daki külliyesiıide baş­ laması

Yöntem: Marmara Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi’ne 01.06.2005-31.12.2006 tarihleri arasında başvuran olguların kayıtları geriye dönük olarak tarandı, olguların

zen Âşık, bazen Şatıroğlu, bazen de Veysel efendi diye çağırırlar, nedense kimse Veysel bey de­ mez,.. Veysel’in Sivrialandakl adı İsa Veysel Emmi, ama

baktığımızda, çoğunun gezegen benzeri uydulara sahip olduğunu görüyoruz. Bu uydulara ‘gezegen benzeri’ denilmesinin sebebi, sahip oldukları manyetik alan ve

Somyada kımıltısız yatan ka­ fa ninenindi: «Padişahımız ikin di divanından sonra Belgrad’a dönmüştü. Odanın içinde bir boydan öbür boya konsol denli