• Sonuç bulunamadı

Nazım Hikmet'in idolojisi ve şiiri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Nazım Hikmet'in idolojisi ve şiiri"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

22 OCAK 2000 CUMARTESİ

CUMARTESİ

YAZILARI

ATAOLBF.H R AM O Ğ LU

Nâzım Hikmef in

İdeolojisi ve Şiiri...

Yüzlerce sayfalık kitaplarda İrdelenmesi gereken bir konuyu birkaç daktilo sayfasına sığdırmak zo­ runda olduğum için okurlanmdan özür dilerim . Fa­ kat son zamanlarda Nâzım Hikm et’in şiirine ve

“ideoloji"sine ilişkin belki sîzlerin de dikkatinden

kaçmamış olan bazı hafif yaklaşımlar nedeniyle, bir sütunluk yazıyla da olsa düşüncelerim i belirt­ mek gereksinimini duydum.

İdeoloji”den başlayalım... Bunun için “Dictiona- ire Hachette de la Langue Française”in aracılığı­

na başvuruyorum: Bir döneme (çağa) ya da b irto p - lumsal gruba özgü felsefi, toplum sal, politik, ahlâ­ ki, dinsel vb. fikirlerin (ide’lerin) toplamı.

Şimdi, eski (ya da hâlâ) faşistinden bir zamanla­ rın herkesten daha keskin M arksistine kadar, “N â­ zım Hikmet’in ideolojisi eskimiştir, ölmüştür, değer­ sizdir, fakat şiiri büyüktür” türünden görüş belir­

tenlere soruyorum:

Nâzım Hikmet’in şiirlerindeki felsefi, toplum sal, politik, ahlaki, dinsel vb. fikirleri tek tek inceleye­ rek mi bunlann artık eskimiş, değersizleşmiş, ölmüş olduğu sonucuna vardınız?

“Nâzım Hikmet’in ideolojisi" derken zihninizde­

ki kavram nedir?

Söz konusu kişi ve çevrelerden sorularıma yanıt alamayacağımı, karışık kafalannın biraz daha ka­ rışacağını tahmin ediyorum.

★★★

Doğrusunu isterseniz, bu gibi kimselere çok faz­ la haksızlık yapm ak da istemiyorum. Çünkü aynı kafa karışıklığının değişik biçim leriyle her an karşı­ laşmak olası. 12 Eylül askeri mahkemelerinde yar­ gılanırken (suçlama konularından biri de düzenle­ nen gecelerde Nâzım H ikm et’ten şiir okumaktı)

“Nâzım Hikmet’in ideolojisi başka, şiiri başka” tü­ ründen savunma yapan (bunun herhalde daha akıl­

cı olacağını düşünen) arkadaşlar oldu. Kendi sa­ vunmamda ben “Nâzım Hikmet’in ideolojisiyle şi­

irini birbirinden ayıramazsınız” dediğimde; bu ar­

kadaşların şaşkınlığını ve yargılama makamında oturan kişinin yüzünde beliren sevinçli anlatımı anımsıyorum... Sözlerimi aşağı yukan şöyle sürdür­ müştüm: “Ayıramazsınız, fakat söz konusu olan

şey b ir sanat yapıtıysa eğer, onu sadece düşün­ ceye indirgeyerek yargılayamazsınız... Sanat yapı­ tı içerdiği düşünceden bağımsız değildir; ama o- nun dile getirilmesinin, propagandasının aracı da değildir. ”

★★★

“İdeoloji ve sanat yapıtı" konusuna, Nâzım Hik­

met özelinde, biraz daha yakından bakalım, ö l­ müş olduğu söylenen ideoloji “Marksizm”dir. Bu id­ dia, kendi içinde bir hafifliği zaten taşıyor. M arx ve

Engels’in tem ellerini attıkları düşünce dizgesinin

(ideolojinin) en azından Platon’un Kant’ın, H e-

gePin düşünce dizgeleri kadar canlı ve saygıya de­

ğer olduğunu tartışmayı bile gülünç ve anlamsız bulurum. İdealist felsefeden etkilenm iş bir sanat­

çının (diyelim M ilton’ın, Mevlana’nın, Dante’nin, Goethe’nin, Yunus Emre’nin, Fuzuli’nin, Yahya Kemal’in, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın) sanatını, bu

etkilenmeden bağımsız değerlendiremezsiniz. A- ma bu sanat ürünlerini, herhangi bir düşünce diz­ gesinin kalıplarına indirgeyerek de değerlendire­ mezsiniz. Nâzım Hikmet için yapılan (sanki öyle yapılmıyormuş, tersi yapılıyormuş gibi yapılan) bu- dur. Yani, şöyle bir mantık: Marksizm ölmüştür, Nâ­ zım Hikmet M arksistti, ama Nâzım Hikmet yaşıyor... Peki, neden? Bu pek belli değil. Büyük şairdi tü­ ründen yuvarlak sözler ve herkesin kendi “meş-

reb”ine göre seçtiği birkaç dize... Çünkü asıl söy­

lenmek istenen, Nâzım Hikm et’in büyüklüğünden çok, Marksizmin ölmüş olduğu...

★★★

Şimdi, Nâzım Hikmet’in büyüklüğünü ben, dilim döndüğünce ve yazımın son paragrafı elverdiğin^ ce anlatmaya çalışayım: Büyüktü, çünkü ergenlik şiirlerinde de görülebileceği gibi duyarlı, insancıl, yurtsever ve duygularını dizelere dökmede yete­ nekli bu genç şair, 1920’lerde Marksizmle tanışın­ ca önünde geniş ufuklar açıldı. Hece döneminde­ ki kimi şiirlerinde ve “Yalnayak”ta, gerçekçi ama popülist öğeler de taşıyan şiiri, bu tanışıklıktan son ra, “Hopa Hapishanesi Notları”, “Benerci Kendin

Niçin Öldürdü?” vb. şiirleriyle Türk şiirine benze­

şiz konular ve biçim özellikleri kazandıran dest n şiirlere doğru genişledi. “Şeyh Bedrettin Destar",

“Memleketimden İnsan Manzaraları” gibi büyix,

eşsiz bir yapıt, öldüğü söylenen ideolojiyle ta n ık ­ lığı olan bir sanatçı tarafından yaratılabilirdi ancak. Yaratıcılığının bütün dönemlerinde, hiçbir zanan yadsımadığı, yadsımayı herhalde aklından de ge­ çirm ediği, bireysel kişiliğinin özellikleriyle örtişüp bütünleşen “ideoloji”s\r\\n etkileri, izleri, kazcnım- lan vardır... Ve sonuç olarak son birkaç söz; ‘İde­

oloji” kavramını, içeriğinden boşaltıp kavramsal

zenginliğini sığlaştırarak salt bir siyasal söytem ya da tavırla özdeşleştirmek, cehalet değilse eğer, ba­ sitlik ya da kasıtlı bir davranıştır. Bir sanat ürününü salt düşünsel öğeler toplam ına (yani, gerçek anla­ mıyla ideolojiye) indirgeyerek değerlendirme ça­ bası nasıl bir dar görüşlülükse, onu düşünsel ör­ güsünden kopararak değerlendirme çabası da ay­ nı derinliksiz anlayışın bir başka yüzü ve kimi kez de o düşünceye düşmanlıkla ilgili kasit.ii bir davra­ nıştır.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Kassing ve Avtgis [11], içsel kontrol odağına sahip çalışanların orta derece ya da dışsal kontrol odağına sahip çalışanlardan daha fazla açık muhalefet

İnsanlığın başlangıcından bugüne değişime uğrayan doğada görülen farklılıklar, değişen toplumsal değerler ve doğa insan ilişkisi ve sanat- sal

dişahı devirdi, ülkesini Birinci Dünya Savaşı ateşinin içine attı, bütün uyarılara rağmen 90 bin askerimizi Sarıkamış dağlarında şehit etti, sonra

Bü­ yük bir m ünevver, tevazuundaiı vakar fışkıran bir devlet adamı, zarif bir ar­ kadaş, iyi bir nâsir Türk ve Fransı» dillerinde mühim bir hatip ve

Nine apansızın ölüp varı yo ğu ka­ panım elinde kalınca baskısız kalan Sadi, K avuklu H am dinin orta oyun­ larında, Şevkinin tiyatrosunda aktör lüğe

A number of independent practice tasks can be suggested for the client following the first consultation, for example, collection of stuttering severity scores during everyday talking

BEN DE FOTOĞRAFINI ÇEKİYORUM — Sami Güner’e göre Yunus Emre’den Tlırgut Uyar’a şairler, insanın ve doğanın şiirini yazıyor, kendisi de fotoğrafını

SEVSAY: Türkiye’de, merhum Cemal Reşit Rey ile 9-10 yıl süren çalışmala­ rımdan sonra uzun bir süre Viyana Mü­ zik Akademisi’nde Kompozisyon ve Or­ kestra