T.C.
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ANTALYA BOĞAZKENT’TE KUYRUKKAKAN TÜRLERİNİN (Oenanthe spp.) KONAKLAMA EKOLOJİSİ VE GÖÇ STRATEJİLERİNİN ARAŞTIRILMASI
Hakan KARAARDIÇ
DOKTORA TEZİ
BİYOLOJİ ANABİLİM DALI
ANTALYA BOĞAZKENT’TE KUYRUKKAKAN TÜRLERİNİN (Oenanthe spp.) KONAKLAMA EKOLOJİSİ VE GÖÇ STRATEJİLERİNİN ARAŞTIRILMASI
Hakan KARAARDIÇ
DOKTORA TEZİ
T.C.
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ANTALYA BOĞAZKENT’TE KUYRUKKAKAN TÜRLERİNİN (Oenanthe spp.) KONAKLAMA EKOLOJİSİ VE GÖÇ STRATEJİLERİNİN ARAŞTIRILMASI
HAKAN KARAARDIÇ
DOKTORA TEZİ
BİYOLOJİ ANABİLİM DALI
Bu tez, ../../20.. tarihinde aşağıdaki jüri tarafından oybirliği/oyçokluğu ile kabul edilmiştir.
Prof. Dr. Ali ERDOĞAN (Danışman)
Prof. Dr. Mehmet ÖZ Prof. Dr. S. Levent TURAN Prof. Dr. M. Soner BALCIOĞLU
ÖZET
ANTALYA BOĞAZKENT’TE KUYRUKKAKAN TÜRLERİNİN (Oenanthe spp.) KONAKLAMA EKOLOJİSİ VE GÖÇ STRATEJİLERİNİN ARAŞTIRILMASI
HAKAN KARAARDIÇ
Doktora Tezi, Biyoloji Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ali ERDOĞAN
Temmuz 2012, 109 + xiv sayfa
Türkiye'de ötücü kuşlar ve göç hareketleri ile ilgili çalışmalar son yıllarda artmaya başlamıştır. Türkiye üç kıtayı birleştiren coğrafi konumu ve iki önemli göç yolunun üzerinden geçmesi nedeniyle kuş göçü açısından son derece önemli olmasına karşın türlerin konaklama ekolojileri ile ilgili sınırlı bilgiler mevcuttur. Dünyada da gerek göç davranışlarının anlaşılması gerekse alanların koruma statülerinin belirlenmesi amacıyla göçmen türlerin konaklama ekolojilerinin araştırılmasına yönelik çalışmalar her geçen gün artmaktadır. Bu çalışma, Kuyrukkakan (Oenanthe spp.) türlerinin konaklama ekolojileri ve göç stratejilerini araştırmak amacıyla 2009 ve 2010 yılları ilkbahar (Mart-Mayıs) ve sonbahar (Ağustos- Ekim) dönemlerinde Boğazkent’te (Serik/ Antalya) gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kuşların yakalanmasında kapanlar kullanılmış, yakalanan kuşlar aluminyum ve renkli plastik halkalarla halkalanmış, konaklama sürelerinin ve ağırlık değişimlerinin tespit edilebilmesi amacıyla doğal ortamda terazi üzerine bir kefe içinde canlı Unkurdu (Tenebrio molitor) larvaları kullanılarak kuşların tekrar yakalanmasına gerek kalmaksızın ağırlık değişimleri kaydedilmiştir. Yakalanan kuşların kanat ve el uçma tüy uzunlukları ölçülmüş, ağırlıkları tartılmış ve yağ-kas miktarları belirlendikten sonra serbest bırakılmıştır.
Araştırmada Kuyrukkakan türlerinden Kuyrukkakan (Oenanthe oenanthe), boz kuyrukkakan (O. isabellina), Karakulaklı kuyrukkakan (O. melanoleuca), Çöl
türlerinin ilkbahar ve sonbahar göç fenolojileri hesaplanmıştır. Buna göre, kuyrukkakanlar Mart başlarında bölgeye gelmeye başlayarak Nisan sonunda ilkbahar, eylül başlarında bölgeye gelmeye başlayarak Ekim sonunda sonbahar göç hareketlerini bölgede tamamlamaktadır. Aynı türlerin 2009 ve 2010 yılları konaklama süreleri ve ortalamaları hesaplanmıştır. İlkbaharda Kuyrukkakan ort 1.80 gün, Boz kuyrukkakan ort 2.31 gün ve Karakulaklı kuyrukkakan ort 2.14 gün konaklamış ve Kuyrukkakan ort 0.040, Boz kuyrukkakan ort 0.025 ve Karakulaklı kuyrukkakan ort 0.031 yakıt yükü artışı olmuştur. Sonbaharda ise Kuyrukkakan ort 3.88 gün, Boz kuyrukkakan ort 4.67 gün ve Karakulaklı kuyrukkakan ort 2.56 gün konaklamış ve Kuyrukkakan ort 0.071, Boz kuyrukkakan ort 0.079 ve Karakulaklı kuyrukkakan ort 0.03 yakıt yükü artışı olmuştur.
Çalışmada ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde konaklama süreleri ve yakıt yükü artışları açısından türler arası önemli bir farklılık olmamasına karşın, ilkbahardaki konaklama süreleri ve yakıt yükü ile sonbahar dönemindeki konaklama süreleri ve yakıt yükü arasında farklılık vardır. Bu nedenle, Türkiye’de öncelikle Akdeniz kıyı şeridinde yer alan ve kuşlar için beslenme ve konaklama alanları ile diğer bölgelerde yer alan ve yine başta göçmen kuşların göç dönemlerinde yoğun olarak kullandıkları önemli sulak alanların büyük hassasiyetle korunması gerekmektedir.
ANAHTAR KELİMELER: Ekoloji, göç, konaklama, kuyrukkakan, Oenanthe spp.
JÜRİ: Prof. Dr. Ali ERDOĞAN (Danışman) Prof. Dr. Mehmet ÖZ
Prof. Dr. S. Levent TURAN Prof. Dr. M. Soner BALCIOĞLU Doç. Dr. Aziz ASLAN
ABSTRACT
STOPOVER ECOLOGY AND MIGRATION STRATEGIES OF WHEATEAR SPECIES (OENANTHE SPP.) AT BOĞAZKENT ANTALYA
HAKAN KARAARDIÇ Ph.D. Thesis in Biology Adviser: Prof. Dr. Ali ERDOĞAN
July, 2012, 109 + xiv pages
Recent years, studies on songbirds and their migrations increased in Turkey. Although Turkey has important geographical position to connecting three continents and two important migration ways, there is restricted information about migratory species and their stopover ecology. On the other hand, there is an increase on studies about migratory birds and to determine the protection statues of natural areas. The aim of this study was to understand the stopover ecology and migration strategies of Wheatear species (Oenanthe spp.) at Boğazkent (Serik/Antalya). In this styudy, birds were captured with spring nets, captured birds were ringed with aluminium and color rings and used meal worms (Tenebrio molitor) to determine the stopover durations and mass differences of caught birds. The wing and primaries were measured, mass weighed, determined fat and muscle scores.
As a result, Northern Wheatear (Oenanthe oenanthe), Isabelline Wheatear (O.
isabellina), Eastern Black-eared Wheatear (O. melanoleuca), Desert Wheatear (O. deserti) ve Finsch’s Wheatear (O. finschii) were observed and captured. Northern
Wheatear, Isabelline Wheatear and Eastern Black-eared Wheatear’s spring and autumn migration phenologies were calculated. So, Wheatears started their spring migration at beginning of March and finish end of April, autumn migration start beginning of September and finish at the end of October. Northern Wheatear stayed in spring 1.80 days, Isabelline Wheatear 2.31 days and Eastern Black-eared Wheatear 2.14 days,
Wheatear 4.67 days and Eastern Black-eared Wheatear 2.56 days, Northern Wheatears’ DFL 0.071, Isabelline Wheatear 0.079 and Eastern Black-eared Wheatear 0.03, respectively.
There is no differences between species about their stopover durations and mass difference on both spring and autumn migration periods. On the other hand, between spring and autumn, there is significant differences about their stopover durations and mass difference. For this reason, all the coast line of south Turkey, in which important stopover sites for migrants and also the wetlands in other regions of Turkey that are so important for migratory birds especially in migration periods must be protected sensitively. Besides, there is relatively restricted data about stopover ecologies of different species to determine and protect the important areas and also to understand their migration behaviors.
KEY WORDS: Ecology, migration, Oenanthe spp., stopover, wheatear.
COMMİTTEE: Prof. Dr. Ali ERDOĞAN (Adviser) Prof. Dr. Mehmet ÖZ
Prof. Dr. S. Levent TURAN Prof. Dr. M. Soner BALCIOĞLU Asc. Prof. Dr. Aziz ASLAN
ÖNSÖZ
Hayvanlar aleminde pek çok canlı grubunun inanılmaz göç yolculuklarının yanı sıra, kuşların göç davranışları insanoğlunun ilgisini çekmiş ve yüzyıllar boyunca hayran bırakmıştır. Kuşların göç rotaları hemen hemen tüm dünyayı kapsamaktadır. Türkiye de göçmen kuşlar açısından önemli doğal alanlara sahiptir. Özellikle Türkiye’nin güneyi, ilkbahar ve sonbahar göç dönemlerinde, Akdeniz engeli öncesinde ve sonrasında önemli konaklama ve beslenme alanlarını oluşturmaktadır.
Kuş araştırmalarında en yaygın yöntem olan kuş halkalama çalışmaları Türkiye’de Kurt KOSSWIG tarafından başlatılmış, sonraki yıllarda Prof. Dr. İlhami KİZİROĞLU tarafından sürdürülmüş ve 2002 yılından günümüze düzenli olarak yapılmaktadır. Bugüne kadar, Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali ERDOĞAN’ın yürütücülüğünde Titreyengöl ve Boğazkent’te gerçekleştirilen kuş halkalama çalışmaları, ayrıca Ondokuz Mayıs ve Kafkas Ünivetsiteleri’nin devam ettiği çalışmalar, son yıllarda Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Türkiye kuş halkalama çalışmaları ile ilgili yasal düzenleme ve çalışmaları desteklemeye yönelik girişimleri, göçmen kuşlar ile ilgili yapılan çalışmaların sayısının artmasına büyük katkı sağlamıştır. Dolayısıyla göç ile ilgili bilimsel problemlerin çözümüne yönelik araştırmaların ve konuya ilgi duyan genç bilim insanlarının da sayısının her geçen gün artmasını sağlamıştır. Bununla birlikte, dünya biliminin hızla ilerlemesi ve gelişen teknoloji neticesinde yeni yöntem ve tekniklerin ortaya çıkmasıyla birlikte kuş göçleri, nedenleri, nasıl gerçekleştiği ile ilgili çok sayıda bilimsel çalışma yapılmaya devam etmektedir.
Titreyengöl ve Boğazkent’te bugüne kadar gerçekleştirilen halkalama çalışmalarında yaklaşık 130 türden 60 binden fazla kuşa halka takılmış, halkalanan bu kuşlardan 300’den fazlası farklı ülkelerde tekrar yakalanarak göç rotaları ve hareketleri ile ilgili önemli bilgiler sağlamıştır. Diğer yandan, kuyrukkakan türlerinin doğal yayılış alanlarında direk takibi sağlanarak konaklama süreleri ve ağırlık değişimlerinin elde edildiği bu çalışma ile türlerin yaklaşık 3-4 ay süren her bir göç hareketinde üreme ya
“Antalya Boğazkent’te Kuyrukkakan Türlerinin (Oenanthe spp.) Konaklama Ekolojilerinin ve Göç Stratejilerinin Araştırılması” adlı çalışmanın her aşamasında fikir ve tecrübelerini esirgemeyen, her türlü konuda destek olan danışman hocam Prof. Dr. Ali ERDOĞAN’a, çalışmanın bilimsel olarak ilerlemesinde ve sonuçlandırılmasında bilgi ve önerilerini paylaşan Tez İzleme Komitesi üyeleri Prof. Dr. Mehmet ÖZ ve Doç. Dr. Aziz ASLAN’a saygı ve teşekkürlerimi sunarım.
Bu araştırma fikrinin ortaya çıkmasında, arazi çalışmasının gerçekleştirilmesinde kullanılan bazı materyalin temin edilmesinde ve çalışmada elde edilen verilerin değerlendirilmesinde deneyimlerini paylaşan ve önerileriyle çalışmanın sonuçlanmasına katkı sağlayan Helgoland Kuş Araştırma Enstitüsü, Almanya Müdürü Prof. Dr. Franz BAIRLEIN’a ve Helgoland Kuş Araştırma Enstitüsü’nde araştırmalarına devam eden Dr. Heiko SCHMALJOHANN’a saygı ve teşekkürlerimi sunarım.
Arazi çalışmalarında ve verilerin değerlendirilmesi sürecinde bilgi ve deneyimlerini paylaşarak çalışmanın sonuçlanmasına önemli katkıları olan Leyla ÖZKAN’a, arazi çalışmalarında yardımcı olan Ramis KORKMAZ’a teşekkür ederim. Ayrıca, arazi dönemlerinde samimi ve yardımsever tavırlarıyla moral veren doğasever Boğazkent halkına teşekkür ederim.
Son olarak, gerek arazi çalışmalarında gerekse bitmek bilmeyen analiz ve değerlendirme dönemlerinde her konuda anlayış ve sabır göstererek bu çalışmanın başarılı bir şekilde sonuçlanmasında büyük payı olan eşim Leyla TUNA KARAARDIÇ’a teşekkürü borç bilirim.
Bu araştırma Akdeniz Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından 2008.03.0121.014 no’lu proje ile desteklenmiştir.
Temmuz 2012, Antalya Hakan KARAARDIÇ
İÇİNDEKİLER ÖZET………... i ABSTRACT………... iii ÖNSÖZ………... V İÇİNDEKİLER………... vii SİMGELER DİZİNİ ve KISALTMALAR DİZİNİ………... ix ŞEKİLLER DİZİNİ……….... x ÇİZELGELER DİZİNİ………... xiii 1. GİRİŞ………... 1
2. KURAMSAL BİLGİLER ve KAYNAK TARAMALARI……….... 4
2.1. Kuş Göçleri ………... 4
2.1.1. Periyodik mevsimsel göç ...………... 6
2.1.2. Optimal kuş göçü – zaman, enerji ve güvenliğin bağıl önemi... 8
2.2. Konaklama Ekolojisi ………... 12
2.3. Konaklama Ekolojisi ile ilgili Yapılan Çalışmalar... 13
3. MATERYAL ve METOT………... 16
3.1. Araştırma Alanının Seçimi………... 16
3.2. Örneklerin Yakalanması………... 26
3.3. Yakalanan Örneklerin Morfolojik Ölçülerinin Alınması………... 28
3.3.1. Tür teşhisi………... 28
3.3.2. Türe uygun halkaların takılması………... 28
3.3.3. Yaş ve cinsiyet belirleme………... 30
3.3.4. Kanat uzunluğunun ölçümü...………... 30
3.3.5. Tüy uzunluklarının ölçümü………... 31
3.3.6. Yağ ve kas miktarının ölçümü………... 37
3.4. Besleme Deneyleri………... 39
3.5. İstatistiksel Hesaplamalar……….... 42
3.5.1. Göç takvimlerinin (Fenoloji) hesaplanması………... 42
3.5.2. Konaklama sürelerinin hesaplanması……….... 42
4. BULGULAR………. 44
4.1. Tespit Edilen Türler……….... 44
4.1.1. Kuyrukkakan (Oenanthe oenanthe)………... 45
4.1.2. Boz Kuyrukkakan (Oenanthe isabellina)……….... 51
4.1.3. Karakulaklı Kuyrukkakan (Oenanthe melanoleuca)………... 55
4.1.4. Çöl Kuyrukkakanı (Oenanthe deserti)……….... 60
4.1.5. Aksırtlı Kuyrukkakan (Oenanthe finschii)……….. 65
4.2. Göç Fenolojisi (Takvimi)………... 67
4.2.1. Kuyrukkakan türlerinin genel göç fenolojileri (takvimleri)…….... 68
4.2.2. Kuyrukkakan (O. oenanthe) türünün göç fenolojisi (takvimi)….... 69
4.2.3. Boz kuyrukkakan (O. isabellina) türünün göç fenolojisi (takvimi)………. 73
4.2.4. Karakulaklı kuyrukkakan (O. melanoleuca) türünün göç fenolojisi (takvimi)………. 75
4.2.5. Çöl kuyrukkakanı (O. deserti) türünün göç fenolojisi (takvimi)…... 76
4.2.6. Aksırtlı kuyrukkakan (O. finschii) türünün göç fenolojisi (takvimi)………. 77
4.3. Konaklama Ekolojisi ………. 78
4.3.1. Kuyrukkakan (O. oenanthe) türünün konaklama ekolojisi……….. 79
4.3.2. Boz kuyrukkakan (O. isabellina) türünün konaklama ekolojisi……….. 86
4.3.3. Karakulaklı kuyrukkakan (O. melanoleuca) türünün konaklama ekolojisi……….. 89
5. TARTIŞMA ve SONUÇ………... 93
5.1. Kuyrukkakan Türlerinin Göç Fenolojileri (Takvimleri)……….... 94
5.2. Kuyrukkakan Türlerinin Konaklama Ekolojileri ……….. 98
6. KAYNAKLAR………. 101 ÖZGEÇMİŞ
SİMGELER ve KISALTMALAR DİZİNİ Simgeler km Kilometre m Metre mm Milimetre ha Hektar kg Kilogram gr Gram º Derece % Yüzde Kısaltmalar C Cinsiyet D Dişi E Erkek Min. Minimum Max. Maksimum ort. Ortalama O. spp. Oenanthe türleri S Süre Top. Toplam vb ve benzerleri vd ve diğerleri
EURING European Ringing Union (Avrupa Halkalama Birliği) AYY Ayrılık Yakıt Yükü
GYY Geliş Yakıt Yükü YVA Yağsız Vücut Ağırlığı
ŞEKİLLER DİZİNİ
Şekil 3.1. Araştırma alanı ………... 17
Şekil 3.2. Araştırma alanı Boğazkent’in konumu ………. 18
Şekil 3.3. Boğazkent Beldesi’nde yer alan çalışma alanları……….. 19
Şekil 3.4. Çalışma alanı 1 ………... 20
Şekil 3.5. Çalışma alanı 2’nin konumu……….. 21
Şekil 3.6. Çalışma alanı 2’den görüntüler………... 22
Şekil 3.7. Çalışma alanı 3’ün konumu ………... 23
Şekil 3.8 Çalışma alanı 3’ün görüntüler………... 24
Şekil 3.9 Çalışma alanı 4’ün konumu ve görünümü………. 25
Şekil 3.10. Kuyrukkakanların yakalanmasında kullanılan kapanlar ………... 26
Şekil 3.11. Kuyrukkakanların yakalanmasında kullanılan canlı Unkurdu (Tenebrio molitor) larvaları ……….. 27
Şekil 3.12. Aluminyum ve renkli plastik halkalarla halkalanmış Kuyrukkakanlar... 29
Şekil 3.13. Kanat uzunluğunun ölçümü (Svennson 1992’den)... 30
Şekil 3.14. Kanat uzunluğunun cetvel ile ölçümü... 31
Şekil 3.15. Ötücü kuşlarda kanatta 1-10 el uçma tüyleri ve 1-9 kol uçma tüyleri... 32
Şekil 3.16. Kuyrukkakanların 2. el uçma tüyünün ölçümü... 33
Şekil 3.17. Kuyrukkakanların 3. ve 4. el uçma tüylerinin ölçümü... 34
Şekil 3.18. Kuyrukkakanların 5. ve 6. el uçma tüylerinin ölçümü... 35
Şekil 3.19. Kuyrukkakanların 9. el uçma ve 1. Kol uçma tüylerinin ölçümü... 36
Şekil 3.20. Kas miktarının ölçümünde dikkat edilen basamaklar (Bairlein 1994)…. 37 Şekil 3.21.Yağ miktarının ölçümünde dikkat edilen anatomik kısımlar ve basamaklar (Bairlein 1994)……… 38
Şekil 3.22. Çalışmada yağ miktarı belirlenirken……….... 39
Şekil 3.23. Renkli halkalı Kuyrukkakan teraziye çıkmadan önce ……… 40
Şekil 3.24. Renkli halkalı Kuyrukkakan terazi üstündeyken ……….... 41
Şekil 4.1. Kuyrukkakan (O. oenanthe), Erkek bireyler ……….. 47
Şekil 4.2. Kuyrukkakan (O. oenanthe), Dişi bireyler ………... 48
Şekil 4.3. Kuyrukkakan (O. oenanthe), ergin birey………... 49
Şekil 4.4. Kuyrukkakan (O. oenanthe), genç birey ………... 50
Şekil 4.6. Boz kuyrukkakan (O. isabellina), Dişi birey ………... 53
Şekil 4.7. Cinsiyeti belirlenemeyen Boz kuyrukkakan (O. isabellina), 2009 sonbahar dönemi... 54
Şekil 4.8. Karakulaklı kuyrukkakan (O. melanoleuca), Erkek birey ……….. 56
Şekil 4.9. Karakulaklı kuyrukkakan (O. melanoleuca), Dişi birey ………. 57
Şekil 4.10. Karakulaklı kuyrukkakan (O. melanoleuca), ergin birey ………. 58
Şekil 4.11. Karakulaklı kuyrukkakan (O. melanoleuca), genç birey ……… 59
Şekil 4.12. Çöl kuyrukkakanı (O. deserti), ergin erkek birey ………... 61
Şekil 4.13. Çöl kuyrukkakanı (O. deserti), genç erkek birey ………... 62
Şekil 4.14. Çöl kuyrukkakanı (O. deserti) ve Karakulaklı kuyrukkakan türlerinde kuyruk yapısı……….. 63
Şekil 4.15. Çöl kuyrukkakanı (O. deserti) ve Karakulaklı kuyrukkakan türlerinde genel vücut tüy yapısı ………... 64
Şekil 4.16. Aksırtlı kuyrukkakan (O. finschii), ergin erkek birey ……… 65
Şekil 4.17. Aksırtlı kuyrukkakan (O. finschii), ergin erkek birey ……… 66
Şekil 4.18. Aksırtlı kuyrukkakan (O. finschii), alından kuyruğa kadar sırtta beyaz tüyler bulunur... 66
Şekil 4.19. Aksırtlı kuyrukkakan (O. finschii), kuyrukta ortada yer alan tüy çiftinde siyahlık uzun ve diğer tüylerde kısa ve aynı uzunlukta... 67
Şekil 4.20. Kuyrukkakan türlerinin 2009 yılı genel göç takvimi ……….. 68
Şekil 4.21. Kuyrukkakan türlerinin 2010 yılı genel göç takvimi ……….. 69
Şekil 4.22. Kuyrukkakan türlerinin genel göç takvimi ………. 69
Şekil 4.23. Kuyrukkakan (O. oenanthe) 2009 yılı genel göç takvimi ……….. 70
Şekil 4.24. Kuyrukkakan (O. oenanthe) 2010 yılı genel göç takvimi ……….. 70
Şekil 4.25. Kuyrukkakan (O. oenanthe) genel göç takvimi ……….. 71
Şekil 4.26. Kuyrukkakan (O. oenanthe) 2009 yılı erkek-dişi göç takvimi ………... 71
Şekil 4.27. Kuyrukkakan (O. oenanthe) 2010 yılı erkek-dişi göç takvimi ………... 71
Şekil 4.28. Kuyrukkakan (O. oenanthe) erkek-dişi genel göç takvimi ………... 72
Şekil 4.29. Kuyrukkakan (O. oenanthe) 2009 yılı ilkbahar dönemi ergin-genç göç takvimi………... 72
Şekil 4.30. Kuyrukkakan (O. oenanthe) 2010 yılı ilkbahar dönemi ergin-genç göç takvimi………... 72
Şekil 4.34. Boz Kuyrukkakan (O. isabellina) genel göç takvimi ………. 74 Şekil 4.35. Karakulaklı Kuyrukkakan (O. melanoleuca) 2009 yılı genel göç takvimi…… 75 Şekil 4.36. Karakulaklı Kuyrukkakan (O. melanoleuca) 2010 yılı genel göç takvimi…… 75 Şekil 4.37. Karakulaklı Kuyrukkakan (O. melanoleuca) genel göç takvimi………... 76
ÇİZELGELER DİZİNİ
Çizelge 4.1. Çalışmada 2009 ve 2010 ilkbahar-sonbahar dönemlerinde arazide gözlemlenen Kuyrukkakan türlerine ait birey sayıları ……… 44 Çizelge 4.2. Çalışmada 2009 ve 2010 ilkbahar-sonbahar dönemlerinde
yakalanarak halkalanan Kuyrukkakan türlerine ait birey sayıları ... 44
Çizelge 4.3. Çalışmada 2009 ve 2010 ilkbahar-sonbahar dönemlerinde yakalanarak halkalanan Kuyrukkakan türü erkek-dişi ve
ergin-genç birey sayıları ………... 46
Çizelge 4.4. Çalışmada 2009 ve 2010 ilkbahar-sonbahar dönemlerinde yakalanarak halkalanan Boz Kuyrukkakan türü erkek-dişi birey
sayıları ………. 46
Çizelge 4.5. Çalışmada 2009 ve 2010 ilkbahar-sonbahar dönemlerinde yakalanarak halkalanan Karakulaklı Kuyrukkakan türü erkek-dişi ve genç-ergin birey sayıları ………. 56
Çizelge 4.6. Çöl kuyrukkakanı (O. deserti) türüne ait yakalanan bireylerin halka numarası, yakalanma durumu ve yakalandığı tarihler ……… 77 Çizelge 4.7. Yıllara ve dönemlere göre Kuyrukkakan türlerine ait konaklama
süresi ve son ağırlıkları belirlenen birey sayıları ………... 78 Çizelge 4.8. Kuyrukkakan’ın (O. oenanthe) 2009 İlkbahar Göç Dönemi
Konaklama Süreleri ile Yağsız Vücut Ağırlığı, Geliş- ve Ayrılış Yakıt Yükleri Hesaplamaları.………... 80 Çizelge 4.9. Kuyrukkakan’ın (O. oenanthe) 2009 Sonbahar Göç Dönemi
Konaklama Süreleri ile Yağsız Vücut Ağırlığı, Geliş- ve Ayrılış Yakıt Yükleri Hesaplamaları.………... 82 Çizelge 4.10. Kuyrukkakan’ın (O. oenanthe) 2010 İlkbahar Göç Dönemi
Konaklama Süreleri ile Yağsız Vücut Ağırlığı, Geliş- ve Ayrılış Yakıt Yükleri Hesaplamaları.………... 83 Çizelge 4.11. Kuyrukkakan’ın (O. oenanthe) 2010 Sonbahar Göç Dönemi
Konaklama Süreleri ile Yağsız Vücut Ağırlığı, Geliş- ve Ayrılış Yakıt Yükleri Hesaplamaları.………... 84 Çizelge 4.12. Kuyrukkakan’ın (O. oenanthe) 2009-2010 yılları İlkbahar ve
Çizelge 4.13. Boz Kuyrukkakan’ın (O. isabellina) 2009 İlkbahar Göç Dönemi Konaklama Süreleri ile Yağsız Vücut Ağırlığı, Geliş- ve Ayrılış Yakıt Yükleri Hesaplamaları.………... 86 Çizelge 4.14. Boz Kuyrukkakan’ın (O. isabellina) 2009 Sonbahar Göç Dönemi
Konaklama Süreleri ile Yağsız Vücut Ağırlığı, Geliş- ve Ayrılış Yakıt Yükleri Hesaplamaları.………... 87 Çizelge 4.15. Boz Kuyrukkakan’ın (O. isabellina) 2010 İlkbahar Göç Dönemi
Konaklama Süreleri ile Yağsız Vücut Ağırlığı, Geliş- ve Ayrılış Yakıt Yükleri Hesaplamaları.………... 87 Çizelge 4.16. Boz Kuyrukkakan’ın (O. isabellina) 2010 Sonbahar Göç Dönemi
Konaklama Süreleri ile Yağsız Vücut Ağırlığı, Geliş- ve Ayrılış Yakıt Yükleri Hesaplamaları.………... 88 Çizelge 4.17. Boz Kuyrukkakan’ın (O. isabellina) 2009-2010 yılları İlkbahar ve
Sonbahar Göç Dönemleri Ortalama Konaklama Süreleri, Geliş Yakıt Yükü ve Ayrılış Yakıt Yükü ile Standart Sapmaları……….. 88 Çizelge 4.18. Karakulaklı Kuyrukkakan’ın (O. melanoleuca) 2009 İlkbahar Göç
Dönemi Konaklama Süreleri ile Yağsız Vücut Ağırlığı, Geliş- ve Ayrılış Yakıt Yükleri Hesaplamaları.………... 90 Çizelge 4.19. Karakulaklı Kuyrukkakan’ın (O. melanoleuca) 2009 Sonbahar Göç
Dönemi Konaklama Süreleri ile Yağsız Vücut Ağırlığı, Geliş- ve Ayrılış Yakıt Yükleri Hesaplamaları.………... 90 Çizelge 4.20. Karakulaklı Kuyrukkakan’ın (O. melanoleuca) 2010 İlkbahar Göç
Dönemi Konaklama Süreleri ile Yağsız Vücut Ağırlığı, Geliş- ve Ayrılış Yakıt Yükleri Hesaplamaları.………... 91 Çizelge 4.21. Karakulaklı Kuyrukkakan’ın (O. melanoleuca) 2010 Sonbahar Göç
Dönemi Konaklama Süreleri ile Yağsız Vücut Ağırlığı, Geliş- ve Ayrılış Yakıt Yükleri Hesaplamaları.………... 91 Çizelge 4.22. Karakulaklı Kuyrukkakan’ın (O. melanoleuca) 2009-2010 yılları
İlkbahar ve Sonbahar Göç Dönemleri Ortalama Konaklama Süreleri, Geliş Yakıt Yükü ve Ayrılış Yakıt Yükü ile Standart
1. GİRİŞ
Kuşlar, insanoğlunun yüzyıllar boyunca ilgisini çekmiş, bazı uygarlıkların bayraklarına girmiş ve gücün sembolü olmuş, bazı toplumlarda ise kuşlara kültürel anlamlar yüklenmiştir (Berthold 2000). Kuşların en belirgin özellikleri uçabilmeleridir. Bu adaptasyon kuşlara yer değiştirmelerinde çok önemli hareketlilik ve kontrol mekanizması sağlamıştır. Kuşlar denizleri, çölleri veya barınak olamayacak alanları binlerce kilometre uçarak geçebilmektedirler. Bu yolculuklarını, henüz tam olarak açıklayamadığımız muazzam hareket ve yön bulma yetenekleri ile daha önce bulundukları veya ziyaret ettikleri alanları hatırlama ve bulabilme kabiliyetleri, pek çok risklere ve sıkıntılara rağmen başarıyla tamamlayabilmelerine olanak sağlamaktadır. Böylelikle kuşlar, birbirinden geniş mesafelerle ayrılmış alanlar arasında her yıl düzenli olarak farklı mevsimlerde göç etmektedirler (Newton 2008).
Böcekler, memeliler, deniz kaplumbağaları ve balıklar gibi diğer pek çok hayvan grubunda da önemli bir olay olan göç, kuşlardaki gibi iyi gelişmiş ve geniş çapta değildir (Frederick vd 1998). Kuşların göç rotaları hemen hemen tüm dünyayı kapsamaktadır. Göçün sonuçları olarak kuş yayılışlarının düzenli-mevsimsel ve yerel, bölgesel veya global ölçekte devamlı olarak değiştiği anlaşılmaktadır (Newton 2008). Göç hareketleri dünyanın bir bölgesinde veya diğerinde yılın her ayında, ancak yoğun olarak ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde gerçekleşmektedir. Bu durum, kuşların yayılışlarının ve göçlerinin temelini oluşturan ekolojik faktörler ile ilgili soruların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Kuşların uzun göç yolculuklarında optimal koşulların oluşmasında konaklama ve dinlenme alanları çok önemlidir. Göçmen kuşlar, üreme ve kışlama alanları arasında yaptıkları yolculukta zamanlarının büyük kısmını uçmaya kıyasla konaklama alanlarında harcamaktadırlar (Hedenström ve Alerstam 1998, Wikelski vd 2003). Konaklama ekolojisi ile ilgili yapılan araştırmalar, kuş göçünün nasıl gerçekleştiği ile ilgili konuların anlaşılmasında büyük rol oynamaya başlamıştır. Alerstam ve Lindström’ün (1990) ileri
stratejilerinin anlaşılması (Hedenström 2008, Schmaljohann vd 2011) ile ilgili çalışmaların sayısı artmaya başlamıştır.
Kuşlar göç esnasında çok enerji harcarlar. Örneğin Kır kırlangıcı (Hirundo rustica) İngiltere’den, Akleylek (Ciconia ciconia) Danimarka’dan ya da kıyı kuşları arktik alanlardan 10.000 km’den fazla mesafe (her iki göç döneminde; üreme alanı ve Afrika’daki kışlama alanları arasında) kat ederler (Bairlein 1994). Tüm göçmen kuşlar büyük topoğrafik ve ekolojik engelleri geçmek zorunda olduklarından büyük enerji rezervlerine ihtiyaç duyarlar. Göç için en önemli enerji kaynağı ise yağdır. Bazı türlerin yağ depoları küçük olduğundan göç esnasında sürekli olarak beslenebilirler. Diğer bazı türler ise vücut ağırlıklarının %50’sine kadar yağ depoladıklarından tek seferde göçlerini tamamlarlar (Totzke vd 1997, Totzke ve Bairlein 1998, Berthold 2000). Örneğin Boz ötleğen (Sylvia
borin) üreme döneminde 16-18 gr. ağırlığında iken Sahra Çölü öncesinde kısa bir süre için
34 gr.’a (Bairlein 1994, Totzke ve Bairlein 1998), sonbaharda da Akdeniz bariyeri öncesinde 24 gr.’a yükseltmektedir (Karaardıç 2006). 80 türün 900 km mesafeyi konaklamadan katettiği bildirilmekte, bazı türlerin 600 km mesafeyi, özellikle Ötleğen ve kıyı kuşlarının ise 2000 km’den daha uzun mesafeleri konaklamadan uçtukları belirtilmektedir (McClintock vd 1978). Bazı uzun mesafe göçmen türlerin ortalama 50-100 saat durmadan uçtukları tespit edilmiştir (Newton 2008). Yağsız vücut ağırlıkları ortalama 10-15 gr olan bazı küçük kuş türlerinin ise 2400 km ve 3700 km mesafeleri durmadan uçtukları kaydedilmiştir (Nisbet vd 1963). En uzun deniz aşırı göç eden kuş türü ise yırtıcılardan Amur doğanıdır (Falco amurensis). Sonbahar göçünde Hindistan’dan direk Güney Afrika’ya 4000 km mesafeyi uçarak geçmektedir (Newton 2008). Benzer olarak Kuyrukkakan (Oenanthe oenanthe) da Grönland ve Avrupa arasında Kuzey Atlantik’i 2000-3000 km uçarak geçmektedir (Dirschke ve Delingat 2001). Dolayısıyla, kuşlar yeterli enerji depo edemedikleri takdirde başarısız olurlar. Ancak, göç yolu üzerindeki önemli besin alanlarının tespit edilmesi ve bu alanların korunması durumunda göç başarılı bir şekilde devam edecektir. Bu anlamda, birçok türün konaklama alanları ile ilgili detaylı çalışmalar bulunmamaktadır (Bairlein 1994, Karaardıç vd 2006a).
Boğazkent ve çevresinde Erdoğan vd (2002) tarafından yapılan çalışmada 213 kuş türü tespit edilmiştir. Özel Çevre Koruma Kurumu’nun 2009 sonbahar dönemiyle başlattığı Boğazkent Kuş Halkalama Projesi ve öncesinde yapılan çalışma ve gözlemlerde 24 yeni kuş türü tespit edilmiş ve böylece Boğazkent’te toplam kuş türü sayısı 237’ye ulaşmıştır (Erdoğan vd 2008, 2010). Başta Cüce Çulluk, Bıldırcın Kılavuzu gibi nesli tehlike altında olan türler olmak üzere özellikle Kuyrukkakanlar, Ötleğenler, Kamışçınlar gibi göçmen kuş türleri için sahil bölgesinde yer alan kumullar ve kum tepeleri, sazlık ve yarı bataklık alanlar ile yağmurun yağmasıyla oluşan geçici sulak alanlar önemli dinlenme, saklanma ve beslenme alanlarıdır. Bu alanlar, pek çok tür için ilkbahar göç döneminde deniz aşırı göç yolculuklarında Akdeniz sonrası ulaştıkları ilk kara parçasıdır ve yorgunluklarını atıp kaybettikleri enerjiyi tekrar depolayarak yolculuklarını tamamlayabilecekleri önemli dinlenme ve konaklama alanıdır. Bu bağlamda, Antalya Boğazkent’te kuyrukkakan türlerinin konaklama ekolojisi ve göç stratejilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışma ile aşağıda belirtilen konuların araştırılması hedeflenmiştir:
1. Her iki göç periyodunda (ilkbahar ve sonbahar) göç takvimlerinin (fenoloji) belirlenmesi.
- Türlerin göç takvimlerinin belirlenmesi.
- Türler ve eşeyler arasında fenolojik farklılıkların belirlenmesi.
- Türler ve eşeylerin ilkbahar ve sonbahar göç takvimlerinin karşılaştırılması. 2. Her iki göç periyodunda konaklama ekolojilerinin araştırılması.
- Türlerin konaklama sürelerinin belirlenmesi.
- Konaklama süresinde günlük ve toplam ağırlık değişimlerinin belirlenmesi. - Türlerde depolanan yağ skorlarının belirlenmesi.
3. Türler ve eşeyler arasında konaklama davranışlarının belirlenmesi.
- Türler ve eşeyler arasında konaklama alanında meydana gelen etkileşimlerin belirlenmesi.
2. KURAMSAL BİLGİLER ve KAYNAK TARAMALARI
Hayvanlar aleminde pek çok canlı grubunun inanılmaz göç yolculukları vardır. Kuşların ilginç göç davranışları insanoğlunun ilgisini çekmiş ve yüzyıllar boyunca hayran bırakmıştır (Frederick vd 1998). Kuş göçleri ile ilgili kayıtlar Homer, Herodot ve Aristo dönemlerine yaklaşık 3000 yıl öncelerine kadar gitmektedir. Aristo’nun turnaların Nil Vadisi’ne yolculuk ettiği, pelikan, kaz, kuğu ve daha pek çok kuş türünün kışı geçirmek amacıyla ılıman bölgelere uçtukları ile ilgili yazdıkları bilinmektedir. Yine Aristo’nun kırlangıçların, hatta leylek, çaylak ve güvercinlerin “kış uykusuna yattıkları” inancı, 19. yy’a kadar bazı bilim insanları tarafından kabul görmeye devam etmiştir. Bugün kış uykusuna yattığını bildiğimiz kuş sınıfına ait tek örnek tür olmasına karşın (Phalaenoptilus
nuttallii, Audubon 1844, Caprimulgidae), bu inanç da uzun yıllar savunulan bir fikir
olmuştur (Berthold 2000). Aristo tarafından ortaya atılan transmutasyon teorisi (bir türün mevsimsel olarak başka bir türe dönüşmesi) de bazı bilim insanları tarafından kabul görmüş fikirler arasındadır. Bugün biliyoruz ki, sadece kuzey yarımkürede yayılış gösteren değil, dünyanın her bölgesinde yayılış gösteren kuş türleri (yerli türler hariç) düzenli olarak her yıl kısa, orta ya da uzun mesafe göç ederek üreme ve kışlama alanları arasında yolculuk yapmaktadır (Newton 2008).
2.1. Kuş Göçleri
Kuşlar, diğer hayvanlara kıyasla uzun mesafe göç hareketi için farklı adaptasyonlar geliştirmişlerdir. Yürüyerek, koşarak ya da yüzerek gerçekleştirilen göç hareketlerine nazaran uçmak, hızlı olması nedeniyle önemli avantajlardan biridir. Birim zamanda uçmak için gereken enerjinin fazla olmasına karşın daha fazla mesafe alınması nedeniyle de taşımada ya da yer değiştirmede en ucuz yoldur. Oturdukları zamanlara kıyasla biraz daha fazla enerji harcayarak yüzlerce kilometre süzülebilen Albatroslar (Diomedia exulans) veya karasal güzergahı takip ederek binlerce kilometre katederek üreme ya da kışlama alanlarına ulaşan Akleylek (Ciconia ciconia) gibi hava termallerini kullanarak göç eden büyük kuşlarda enerji ihtiyacı azdır. Bununla birlikte pek çok kuş türü uçarak göç eder. Penguen
ve bazı deniz kuşları ise yüzerek göç ederken, diğer bazı karasal kuşlar ise yolculuklarının tamamını veya bir kısmını yürüyerek tamamlamaktadır (Newton 2008).
Göç, sadece türler arasında değil, populasyonlar arasında, hatta populasyonlar içinde yaş ve cinsiyet grupları arasında, seyahat edilen mesafelerde ve zamanlamalarda, ayrıca bu süreç içinde gösterilen davranışlarda büyük farklılıklar göstermektedir. Göç hareketini incelerken öncelikle mesafeye bağlı olarak; kıta içinde kısa mesafeler katederek gerçekleştirilen göç olayı “kısa mesafe göç”, dolayısıyla “kısa mesafe göçmen kuşlar” ile kıtalar arasında uzun mesafeler katederek deniz, okyanus, çöl ya da yüksek dağların bulunduğu engeller aşılarak gerçekleştirilen göç olayı da “uzun mesafe göç” ve “ uzun mesafe göçmen kuşlar” olarak adlandırılmaktadır (Bairlein 1994, Berthold 2000). Bu iki kategori arasında açık bir sınıflandırma olmamasına karşın, göç olayının ve dolayısıyla tür ya da populasyonların gösterdikleri davranışlar incelendiğinde, özellikle bazı kuşların göçlerini bir günde tamamlayabildikleri görülürken, diğer çoğu kuşun her bir göç hareketini (ilkbahar ve sonbahar göçü) 3 aydan daha uzun sürede tamamlayabildiği, dolayısıyla yılın yarısından fazlasını üreme alanlarının dışında seyahat halinde geçirdikleri pek çok çalışma sonuçlarından bilinmektedir (Alerstam 1990, Bairlein 1994, Wernham vd 2002, Newton 2008).
Kuş göçünün nasıl gerçekleştiği ile ilgili pek çok soruyla birlikte kuşların neden göç ettikleri sorusu da hala tam olarak cevaplanamamış problemler arasındadır. Kuş göçünün nedenleri Aristo’ya kadar uzanan ve farklı araştırma ve hipotezlerle ortaya atılmış çok sayıda görüşle açıklanmaya çalışılmaktadır. Bazı bilim insanları tarafından çevre koşullarının değişmesi, ilkin buzul dönemleri, kıtaların kayması ve günümüz kıtaların oluşumu, iklim değişimleri gibi coğrafi olaylarla ilişkilendirilmekte (Farner 1955, Tyrberg 1986, Alerstam 1990), bazıları ise tür çeşitliliği ve beslenme davranışları ile bu besin kaynaklarının bölgelere ve iklimsel koşullara göre mevsimsel farklılıklarına dayandırmakta (Merkel 1966, Berthold 1999), diğer bazı bilim insanlarının bu görüşleri birlikte
(1995), farklı nedenler üzerine kurulmuş bu çok sayıda teoriyi biraraya getirerek kuş göçü ile ilgili olarak: “kuşların ilkin dönemlerde yerleşik olarak (yıl boyu aynı bölgede yayılış gösteren) bulunduğunu, çok sayıda mutasyonlar sonucunda ya da yavruların yayılma (dispersiyon) davranışıyla yerleşik durumdan göç davranışlarının ortaya çıktığı” görüşünü ileri sürmektedir. Avrupa ve Asya’dan yılda yaklaşık 200 kuş türünün Afrika’ya düzenli olarak göç ettiği (Moreau 1972), Curry-Lindahl (1981) Afrika’da yayılış gösteren kuş birey sayısısının yaklaşık 70 milyar olduğunu ve bunlardan birkaç yüz kuş türünün büyük göç hareketleri gerçekleştirdiği, Lövei (1989) ise göç eden kuşların 10 milyardan fazla olduğunu bildirmektedir. Bugün Amerika kıtasında, Avrasya-Afrika ve Asya-Avustralya kıtaları ile Antarktika’da gerçekleşen kuş göç hareketlerinde dünyada yaşayan 200-400 milyar kuştan en az 50 milyar kuşun göç ettiği tahmin edilmektedir (Berthold vd 1998).
2.1.1. Periyodik mevsimsel göç
Göç kelimesi, farklı anlamlar ifade etmesine karşılık en yaygın olarak kullanılan tanımı; belirli bir bölge ile belirli başka bir bölge arasında her yıl aynı dönemlerde düzenli olarak yapılan yolculuktur. Yerli ya da göçmen türlerin bulundukları bölgelerde günlük besin veya geceleme amaçlı yaptıkları yer değiştirmeler; düzensiz olmakla birlikte değişen iklim ve diğer çevre koşullarına bağlı olarak yapılan yolculuklar; bir bölgede üreme sonucunda populasyonda meydana gelen artış nedeniyle özellikle genç bireylerin dağılma hareketleri göç kelimesiyle açıklansalar da, kuş göçleri dendiği zaman üreme bölgelerinden kışlama alanlarına sonbahar döneminde ve kışlama alanlarından üreme alanlarına ilkbahar döneminde her yıl düzenli olarak yapılan yolculuk anlaşılmaktadır (Newton 2008).
Kuşlar, genellikle üreme dönemi dışında kuzey-güney doğrultusunda uygun iklim koşullarının olduğu ve besince zengin alanlara göç ederler. Bununla birlikte bazı populasyonlar ise doğu-batı ya da batı-doğu doğrultusunda göç etmektedirler (Bruderer 2001). Batı Avrupa’da üreyen populasyonların bir kısmı sonbahar göç hareketinde aynı enlemlerde olmasına karşın daha ılıman kış aylarının yaşandığı Güneybatı Avrupa’ya doğru göç ederken, Doğu Avrupa populasyonları ise güneydoğuya doğru göç ederek Anadolu, Ortadoğu, Doğu Afrika ya da Hindistan’da kışlamaktadır (Newton 2008). Benzer şekilde
Kuzey Amerika kıtasında üreyen pek çok kuş türü de sonbahar göç döneminde Amerika Birleşik Devletleri’nin güneydoğusuna, Karayip Adaları’na ya da Güney Amerika kıtasına göç ederek uygun iklim ve besin koşullarının bulunduğu bu bölgelerde kışlamaktadır (Berthold 2000).
Bazı kuş türleri, örneğin Sibirya’da üreyen Elmabaş Patka (Aythya ferina) sonbahar göç döneminde 4000 km mesafe batıya göç ederek batı Avrupa’da kışlamaktadır (Wernham vd 2002). Güney Afrika’da yayılış gösteren pek çok kuş türü de kışlamak amacıyla batıdan doğuya göç etmektedir (Brooke vd 1972). Bazı sukuşları, açık deniz kuşları ve ördek türleri ilkbahar döneminde Avrupa kıtasının içlerine ulaşabilmek amacıyla doğuya ya da batıya doğru Kuzey Avrupa kıyı şeridi boyunca uçmaktadır. Bu populasyonlar sonbahar göç döneminde de aynı şekilde sahil şeridini takip ederek kışlama alanlarına ulaşabilmektedir (Alerstam ve Gudmundsson 1999).
Kısa mesafe olarak tanımlanan 30-40 kilometrelik mesafelerden binlerce kilometreyi bulan yolculuklardan oluşan, uzun ve zorlu kuş göç hareketleri türlere ve populasyonlara göre çeşitlilik göstermektedir. Kuzey Avrasya ve Afrika veya Avustralya ile Kuzey Amerika ve Güney Amerika veya Avustralya arasında pek çok kuş türünün düzenli uçuşlarla gerçekleştirdiği inanılmaz göç hareketleri özellikle çoğu açık deniz kuşları, bazı kıyı kuşları, ötücü kuş ve diğer bazı türler tarafından gerçekleştirilmektedir. Her iki göç döneminde kat edilen mesafe dikkate alındığında bazı türlerde bu mesafenin yılda 25000 km’yi bulduğu anlaşılmaktadır. Böyle mesafeleri kat edebilen bazı kuş türleri ise insan elinin avucuna sığacak kadar küçüktür. Bu uzun, zor ve tehlikeli göç yolculuğunun yapılmasındaki en büyük avantaj ise kuzey ve güney yarımkürelerde mevsimlerin ters olmasıdır. Böylelikle türler, hem üreme dönemini hem de kışlama dönemlerini besinin bol olduğu yaz dönemlerinde geçirmektedirler (Newton 2008).
Kuşların göç hareketinin tamamlanabilmesinde etkili olan avantajlardan biri de uçuş hızıdır. Uçarak ya da süzülerek kat edilen mesafeler yürüyerek, koşarak ya da yüzerek
yolculuğun uzunluğu ve tipi kuşun vücut büyüklüğüne, kanat şekline, uçuş gücüne ve diğer özelliklerine bağlıdır. Bu çeşitli özellikler depolanabilen yakıt miktarını, uçuş şeklini ve hızını kısıtlamaktadır. Uçuş hızı ve süresi ile yakıt deposu ve vücut büyüklüğü arasındaki ilişki, diğer yandan kanat çırparak veya hava termallerini kullanarak yükselip süzülerek uçma gibi uçuş şekilleri, göç davranışında türlere göre farklı fayda ve masraf durumlarının ortaya çıkmasında etkili olmaktadır (Pennycuick 1975).
2.1.2. Optimal kuş göçü – zaman, enerji ve güvenliğin bağıl önemi
En uygun hale getirmek (Optimizasyon), masrafların en aza indirilmesi ya da yararların en üst düzeye çıkarılması veya her ikisi arasında en olası uyuşmanın sağlanması sürecidir (Alexander 1982). Göçmen kuşlar tarafından rüzgarın kullanımı, sürüklenme problemi ve bedeli basit en uygun hale getirme argümanlarıyla açıklanmıştır (Alerstam 1979).
Alerstam ve Lindström (1990), “Optimal Kuş Göçü Teorisi”nde göçmen kuşlar için hassas masraf ve yararları, 3 önemli başlık altında ele almışlardır:
“1) Zaman: Rakiplerine kıyasla ulaşacakları alanlara mümkün olduğunca erken seyahat etmek,
2) Enerji: Besin kaynaklarının seyrek ya da yetersiz olması durumunda göç esnasında enerji tasarrufu sağlamak ve
3) Predasyon: Göç esnasında ölüm riskinin azaltılmasına uyum göstermek.”
Göç adaptasyonlarından yağ depolama stratejileri, uçma davranışı, habitat seçimi gibi unsurlar göç süresince önem sırası değişmekle birlikte göçün başarıyla tamamlanmasında önemli rol oynamaktadır. Bu unsurların gerçekleştirilmesinde zaman, enerji ve predasyon riskinin azaltılması etkili olmaktadır. Bunların oluşmasını çevresel koşullar ve mevsimsel farklılıklar etkileyerek türlerin, hatta aynı türün farklı populasyonlarının göç alışkanlıklarının da farklılaşmasına neden olabilmektedir. Bu davranışların hangi sırada ortaya çıktığının anlaşılmasında Stephens ve Krebs’in (1986) “Besin Arama Teorisi” önemlidir. Alerstam ve Lindström (1990), Optimal Kuş Göçü Teorisinde türlerin ve farklı
populasyonların göç süresince tercih ettikleri stratejileri (sırası zaman ve bölgelere göre farklı olmak üzere) aşağıdaki başlıklar altında araştırmıştır:
1) Yağ depolama ve uçuş mesafesi,
2) Maksimum göç hızı için yağ depolama kuralları, i) Farklı koşullar altında optimal stratejiler,
ii) Besin ararken veya bir bölgeye yerleşirken rüzgarın, uçuş süresinin ve kaybedilen yağın etkisi ile
iii) Konaklama kararları,
3) Minimum enerji harcamak için yağ depolama kuralları ve 4) Uçma hızıdır.
Uçmak, kuş türlerinde aynı biçimde gerçekleştirilen bir aktivite değildir. Türlerde, uçuş hızı ve kanat çırpma sıklıkları farklı koşullara göre değişebilmektedir ve uçuş esnasında kanat çırpma ve süzülme gibi farklı uçuş tipleri arasında geçişler olabilmektedir. Bazı türler ise göç esnasında uçuş hızlarını değiştirebilmektedir (Bruderer ve Boldt 2001). Ayrıca, rüzgar şiddeti ve yönü ile enerji gereksinimleri, türlerin göç esnasında uçuş tiplerini ve hızlarını değiştirmede etkili olan önemli değişkenlerdir (Newton 2008). Göçmen kuşlarda uçuş adaptasyonlarının anlaşılmasında önemli bir temel oluşturan “Uçuş Teorisi” Pennycuick (1969, 1975) ve Tucker (1974) tarafından geliştirilmiştir. Buna göre, “kanat çırparak yapılan göç hareketlerinde enerji gereksinimleri ve uçuş hızı arasında bir ilişki vardır”. Uçuş için ihtiyaç duyulan enerji doğrultusunda ortaya çıkan hız minimumken, maksimum hıza ulaşarak gerçekleştirilen uçuşlarda ise masraf çok daha fazla olabilmektedir. Bu da kuşların göç esnasında genellikle maksimum hızda uçmamalarını açıklayabilmektedir. Ancak, kuşlar göç esnasında karşı rüzgar, yırtıcı saldırısı veya karaya gün batımından önce ulaşabilmek gibi özel durumlarda fazla enerji harcatacak hızlı uçuşlar gerçekleştirirler (Pennycuick 1975). Pennycuick (1969) tarafından yapılan araştırmada, farklı kuş türlerinin teorik olarak minimum enerji gerektiren hızları karşılaştırıldığında,
kuşlarda yaklaşık 22 km/h, ortalama 20 g’lık kuşlarda yaklaşık 32 km/h, ortalama 100 g’lık kuşlarda yaklaşık 55 km/h, ortalama 1000 g’lık kuşlarda yaklaşık 85 km/h ve ortalama 10 kg’lık kuşlarda yaklaşık 90 km/h’tir”. Bu ortalamalar teorik değerler olmasına karşın, benzer ağırlıktaki türlerde beklenilen hızla gerçek hızları arasında vücut ve kanat şekilleri ile diğer karakterlerine bağlı olarak önemli farklılıklar görülmektedir. Nektar kuşları, güvercinler, ördekler ve alkler vücut ağırlıklarına oranla beklenilenden daha hızlı uçarlarken, sumrular, deliceler ve baykuşlar daha yavaş uçmaktadırlar (Newton 2008). Bunun önemli etkenlerinden biri türlerde kanat şekillerindeki farklılıktır. Rayner (1985), kuşlarda yaşam alanları, beslenme, avcıdan kaçış veya göç davranışlarından dolayı seçilim baskısıyla türler arasında uzun ve ince veya kısa ve geniş kanat şekli gibi büyük kanat şekil farklılıklarının olduğunu belirtmektedir. Genel olarak küçük kuşlar teoride beklenenden daha hızlı uçarlarken büyük kuşlar ise daha yavaş uçmaktadır (Welham 1994).
Göç esnasında uçuş hızını etkileyen mekanizmalardan biri de depolanan yağ miktarıdır. Uzun mesafe göç hareketinde maksimum yakıt depolama sadece gerekli enerjiyi sağlamaz, aynı zamanda maksimum mesafeyi katetme durumunda kuşun yüksek hıza ulaşmasını mümkün kılmaktadır. Yağsız vücut ağırlığının (Lean Body Mass) %40-50 oranlarında, hatta bazı türlerde iki kat artırılması, teorik olarak maksimum katedilecek mesafeyi 1.4 kat artırmalıdır (Pennycuick 1969). Diğer yandan, hava yoğunluğunun azalmasına bağlı olarak yükseklik arttıkça teorik olarak uçuş hızının da artması beklenir. Ardıç kuşlarının hesaplamalara göre deniz seviyesindeki uçuş hızı 35.3 km/h’tir ve 5000 m yükseklikteki hızının 45.4 km olması beklenmektedir, ancak ardıç kuşlarının bu yükseklikte uçtukları ile ilgili bilgi bulunmamaktadır (Pennycuick 2003). Uçuş hızı ve mesafesini etkileyen önemli unsurlardan biri de uçuş esnasında azalan metabolik hızdır. Ak yanaklı kaz (Branta
leucopsis) üzerinde yapılan araştırmada Svalbard ve İskoçya arasında yaklaşık 2500 km
mesafe göç esnasında uydu verici ve data-logger kullanılarak kalp atışları kaydedilmiştir. Bu yolculukta kalp atışları dakikada 315’den 225’e düşmüş ve kaybedilen ortalama vücut ağırlığı ise 2.30 kg’dan 1.83 kg olmuştur (Butler vd 1998).
Rüzgar koşulları, göçmen kuşların uçuş hızını, buna bağlı olarak da uçuş zamanını ve enerji masrafını büyük oranda etkilemektedir. Rüzgar hızı (VR), şiddeti ve yönüne bağlı
olarak kuşun uçuş hızını (VK) etkilemektedir. Eğer rüzgarın yönü kuşun uçuş yönü ile aynı
doğrultudaysa teorik olarak kuşun yere göre hızı, kuşun hızı ile rüzgar hızı toplamına eşittir (VK + VR). Rüzgar yönü kuşun uçuş rotasına göre karşıdan ise, kuşun yere göre hızı kuşun
hızı ile rüzgar hızının farkına eşittir (VK - VR) (Bellrose 1967).
Kuşlar, göç uçuşlarında basit aerodinamik modellemelerdeki beklenene göre daha iyi performans sergilemektedir. Bu çeşitli davranışlar, kuşların uçuş masraflarının azaltılmasında önemli rol oynamaktadır. Kuşların anatomik yapıları uçaklara kıyasla çok daha esnektir. Kuşlar kuyruk ve kanat şekillerini değiştirebilir ya da uçuş esnasında kanat çırparak uçmayı süzülme uçuşuyla değiştirebilirler. Pek çok küçük kuş göç esnasında sürekli kanat çırparak uçmaz, dalgalı uçuşları tercih ederler. Bu uçuşlarda daha hızlı ve fazla mesafe alınabilir (Bruderer ve Boldt 2001). Ayrıca, her kanat çırpma arasında kısa dinlenme zamanları meydana getirerek fizyolojik avantaj da sağlamaktadır. Bu şekilde uçuşlarda %10-15 enerji tasarrufunun sağlandığı tahmin edilmektedir (Rayner 1990). Daha çok büyük kuşların gösterdiği ve enerji masrafını azaltan diğer bir uçuş şekli ise düz sıra ya da V şeklinde uçuşlardır. Bu uçuş şekillerinde kuşların elde ettiği enerji tasarrufu ise %12-20’dir (Rayner 1979, Hummel ve Beukenberg 1989). Diğer kuşlar ise sürüler veya gruplar halinde göç etmektedir, ama bu uçuş şeklinde de enerji tasarrufu söz konusudur. Radar ile yapılan çalışmada Büyük kum kuşu (Calidris canutus) ve Kara karınlı kum kuşunun (Calidris alpina) bireysel uçuşlara kıyasla sürü ile uçanların saatte 5 km daha hızlı uçtukları tespit edilmiştir (Alerstam 1990).
Kuşların uzun göç yolculuklarında optimal koşulların elde edilmesi veya gerçekleştirilmesinde konaklama ve dinlenme alanları çok önemlidir. Göçmen kuşlar, üreme ve kışlama alanları arasında yaptıkları yolculukta zamanlarının büyük kısmını uçmaya kıyasla konaklama alanlarında harcamaktadırlar (Hedenström ve Alerstam 1998,
veya predasyona bağlı konaklama tercihleri (Houston 1998), türler arası veya populasyonlar arası göç stratejilerinin anlaşılması (Hedenström 2008, Schmaljohann vd 2011) ile ilgili çalışmaların sayısı artmaya başlamıştır.
Göç, sadece türler arasında değil, populasyonlar arasında, hatta populasyonlar içinde yaş ve cinsiyet grupları arasında, seyahat edilen mesafelerde ve zamanlamalarda, ayrıca bu süreç içinde gösterilen davranışlarda büyük farklılıklar göstermektedir. Göç hareketini incelerken öncelikle mesafeye bağlı olarak; kıta içinde kısa mesafeler katederek gerçekleştirilen göç olayı “kısa mesafe göç”, dolayısıyla “kısa mesafe göçmen kuşlar” ile kıtalar arasında uzun mesafeler katederek deniz, okyanus, çöl ya da yüksek dağların bulunduğu engeller aşılarak gerçekleştirilen göç olayı da “uzun mesafe göç” ve “ uzun mesafe göçmen kuşlar” olarak adlandırılmaktadır. Bu iki kategori arasında açık bir sınıflandırma olmamasına karşın, göç olayının ve dolayısıyla tür ya da populasyonların gösterdikleri davranışlar incelendiğinde, özellikle bazı kuşların göçlerini bir günde tamamlayabildikleri görülürken, diğer çoğu kuşun her bir göç hareketini (ilkbahar ve sonbahar göçü) 3 aydan daha uzun sürede tamamlayabildiği, dolayısıyla yılın yarısından fazlasını üreme alanlarının dışında seyahat halinde geçirdikleri pek çok çalışma sonuçlarından bilinmektedir.
2.2. Konaklama Ekolojisi
Kuşların uzun göç yolculuklarında optimal koşulların elde edilmesi veya gerçekleştirilmesinde konaklama ve dinlenme alanları çok önemlidir. Göçmen kuşlar, üreme ve kışlama alanları arasında yaptıkları yolculukta zamanlarının büyük kısmını uçmaya kıyasla konaklama alanlarında harcamaktadırlar (Hedenström ve Alerstam 1998, Wikelski vd 2003). Konaklama ekolojisi ile ilgili yapılan araştırmalar kuş göçünün nasıl gerçekleştiği ile ilgili konuların anlaşılmasında büyük rol oynamaya başlamıştır. Alerstam ve Lindström’ün (1990) ileri sürdüğü “Optimal Kuş Göçü” teorisiyle birlikte zaman, enerji veya predasyona bağlı konaklama tercihleri (Houston 1998), türler arası veya populasyonlar arası göç stratejilerinin anlaşılması (Hedenström 2008, Schmaljohann vd 2011) ile ilgili çalışmaların sayısı artmaya başlamıştır.
Göç esnasında önemli mekanizmalardan biri de depolanan yağ miktarıdır. Uzun mesafe göç hareketinde maksimum yakıt depolama sadece gerekli enerjiyi sağlamaz, aynı zamanda maksimum mesafeyi katetme durumunda kuşun yüksek hıza ulaşmasını mümkün kılmaktadır. Yağsız vücut ağırlığının (Lean Body Mass) %40-50 oranlarında, hatta bazı türlerde iki kat artırılması, teorik olarak maksimum katedilecek mesafeyi 1.4 kat artırmalıdır (Pennycuick 1969). Diğer yandan, hava yoğunluğunun azalmasına bağlı olarak yükseklik arttıkça teorik olarak uçuş hızının da artması beklenir. Ardıç kuşlarının hesaplamalara göre deniz seviyesindeki uçuş hızı 35.3 km/h’tir ve 5000 m yükseklikteki hızının 45.4 km olması beklenmektedir, ancak ardıç kuşlarının bu yükseklikte uçtukları ile ilgili bilgi bulunmamaktadır (Pennycuick 2003). Uçuş hızı ve mesafesini etkileyen önemli unsurlardan biri de uçuş esnasında azalan metabolik hızdır. Ak yanaklı kaz (Branta
leucopsis) üzerinde yapılan araştırmada Svalbard ve İskoçya arasında yaklaşık 2500 km
mesafe göç esnasında uydu verici ve data-logger kullanılarak kalp atışları kaydedilmiştir. Bu yolculukta kalp atışları dakikada 315’den 225’e düşmüş ve kaybedilen ortalama vücut ağırlığı ise 2.30 kg’dan 1.83 kg olmuştur (Butler vd 1998).
2.3. Konaklama Ekolojisi ile İlgili Yapılan Çalışmalar
Almanya, İskoçya, İskandinav ülkeleri, Grönland ve Alaska’da Kuyrukkakan (Oenanthe
oenanthe) ile ilgili yapılan çalışmalarda göç stratejileri ve konaklama ekolojisi ile ilgili
farklı sonuçlar alınmıştır. Örneğin, Almanya’nın yaklaşık 70 km kuzeyinde kuzey denizinde yer alan Helgoland Adası’nda yapılan çalışmalar, kuzey denizi bariyerine karşı populasyonların farklı stratejiler kullandığı saptanmıştır (Dirschke ve Delingat 2001, Dirschke vd 2005, Delingat vd 2006). Dirschke ve Delingat (2001)’a göre, Helgoland Adası’nda konaklayan bireylerden İskandinavya’ya göç eden populasyonlar, yaklaşık olarak 500 km mesafe uçmaları ya da Danimarka üzerinden giderek deniz üzerinden 50-150 km uçması gerektiğinden, İskoçya (yaklaşık 1000 km) ve Grönland’a (2500 km) göç eden populasyonlara kıyasla çok daha az yağ depoladıkları belirlenmiştir. Helgoland Adası’nda
ettikleri, İskandinav populasyonlarının ise çok fazla enerjiye ihtiyaç duymadıklarından kısa süre içinde adadan ayrıldıkları saptanmıştır (Dirschke ve Delingat 2001, Dirschke vd 2003, Dirschke vd 2005, Schmaljohann ve Dirschke 2005, Delingat vd 2006). Son zamanlarda Kuyrukkakan türünün göçleri ile ilgili yapılan çalışmalardan Alaska populasyonu üzerinde Geolocator kullanılarak 4 kuyrukkakn bireyi ile yapılan araştırmada, Alaska’dan yolculuğa başlayan 4 bireyden birinde cihaz kaybedilmiş, diğer 3 bireyden elde edilen verilerde kuşların Asya üzerinden yollculuğuna devam ettiği, Arap yarımadasını geçerek Doğu Afrika’ya 92 günde 14300 km mesafeyi tamamladığı belirlenmiştir (Bulte vd 2012).
Türkiye’de göçmen kuşlar için önemli göç yolları bulunmasına rağmen, 21. yy’a kadar düzenli ve kapsamlı halkalama çalışmaları gerçekleştirilememiştir. 1950’li yıllardan 2000 yılına kadar yaklaşık 17.000 kuş halkalanmıştır. 2002 yılında Manavgat’ta başlatılan ve 5 yıl (2002-2007 yılları) düzenli gerçekleştirilen halkalama çalışmasında 121 kuş türüne ait toplam 55411 birey halkalanmış ve böylece kuşların göç hareketleri hakkında ilk verilerin elde edilmesi sağlanmıştır (Erdoğan vd 2003, Karaardıç vd 2006-b). Aynı dönemlerde farklı bölgelerde yapılmaya başlanan halkalama çalışmaları (Samsun – Cernek Kuş Halkalama Çalışması, Adana – Akyatan Kuş Halkalama Çalışması, Kars Kuş Halkalama Çalışması) da Türkiye kuş göç hareketi ile ilgili önemli bilgilerin toplanmasına katkı sağlamaktadır.
Son yıllarda Türkiye’de ornitolojik araştırmalarda halkalama yönteminin uygulanmaya başlanmasıyla önemli gelişmeler olmasına karşın, türlerin konaklama ekolojisi ve göç stratejileri ile ilgili çalışmalarda hala eksiklikler mevcuttur. Pek çok türün konaklama ve/veya besin depolaması için uygun habitatlar az ya da dağılımları düzensizdir (Bairlein ve Simons 1995, Bairlein 1996). Kuşlar, bu problemleri çözümlemek için uzun mesafe göçlerinde vücut koşullarını hazırlamak ve uygun hava koşullarını seçmek zorundadır (Fransson 1998, Klaassen vd 2000, Kvist ve Lindström 2000, Schwilch vd 2002, Delingat 2003, Dirschke vd 2003, Bulyuk ve Tsvey 2006). Türkiye’nin güney kıyıları hem ilkbahar hem de sonbahar göç hareketinde göçmen kuşlar için önemli alanlardır. Özellikle Toros Dağları’nın kıyıdan itibaren hemen yükselmesi, Akdeniz ve Toros Dağları arasında bulunan uygun habitatların önemini daha da artırmaktadır.
Sahra Çölü’nün güneyinde kışlayan kuyrukkakan türleri üreme ve kışlama alanlarına Akdeniz üzerinden göç etmektedir. Dünyada kuyrukkakan türlerinin göç hareketleri, konaklama ekolojisi ve göç stratejileri ile ilgili birçok araştırma yapılmaktadır. Almanya’da, Institüt für Vogelforschung Vogelwarte Helgoland Enstitüsü tarafından 1999 yılından itibaren Alaska, Almanya, Grönland’da, ayrıca İskoçya ve İskandinav ülkelerinde kuyrukkakan türü ile ilgili çalışmalar yürütülmektedir. Türkiye kuyrukkakan türleri açısından önemli konaklama alanlarına sahip olmasına karşın, bu türler ile ilgili çalışma bulunmamaktadır. Söz konusu çalışmalara katılan araştırıcılar tarafından uluslar arası bilimsel toplantılarda Türkiye’deki bilgi eksikliği özellikle vurgulanmaktadır.
3. MATERYAL ve METOD
Göçmen kuşların göç hareketleri ile ilgili yapılan çalışmalarda kullanılan en yaygın yöntem halkalamadır. Çalışmada hedeflenen amaca veya tür ya da gruba göre çalışma takvimi değişmekle birlikte, genel olarak her iki göç dönemlerinde (ilkbahar ve sonbahar) araştırma gerçekleştirilir.
Bu çalışma, 2009 ve 2010 yılları ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde yapılmıştır. İlkbahar arazi çalışması her iki çalışma yıllarında 1 Mart ve 31 Mayıs tarihleri arasında, sonbahar dönemi ise 01 Ağustos ve 31 Ekim tarihleri arasında her gün kesintisiz olarak gerçekleştirilmiştir.
3.1. Araştırma Alanının Seçimi
Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yer alan Boğazkent ve çevresi, farklı ekosistem özelliklerine sahiptir. Ormanlık alanlar, makilik ve fundalık alanlar, sazlık, göl, kurutma kanalları, bataklık ve tuzlu-alkali alanlar, çayır ve mera alanları ile kıyı kumulları gibi kısa mesafeler içinde birbiriyle bağlantılı olan karasal ve sucul özellikteki bu farklı ekosistem mozaiği, değişik canlı türleri için, farklı habitat (yaşama alanı) tiplerinin oluşmasına yardımcı olmuştur. Ayrıca, göçmen kuşlar açısından ilkbahar göç hareketinde Akdeniz sonrası ve sonbahar göç hareketinde Akdeniz bariyeri öncesi son derece önemli konaklama alanları bulunmaktadır. Böylece, Boğazkent ve çevresi canlı türleri çeşitliliği bakımından zengin bir konumda bulunmakta ve ornitolojik açıdan büyük önem taşımaktadır.
Bakanlar Kurulu kararı ile 1990 yılında Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi (BÖÇKB) olarak ilan edilen alan ülkemizde bu statüye sahip 15 değerli bölgeden biridir. BÖÇKB yaklaşık 11200 ha alana sahip olup, 31º04’53’’ ve 31º21’08’’ doğu boylamları ve 36º48’08’’ ve 36º53’23’’ kuzey enlemleri arasında yer almaktadır. Bölge; Antalya ili, Serik ve Manavgat ilçelerine bağlı 5 belde ve 5 köyden oluşmaktadır. Serik bölümü, Serik’in güneyinde yer alan Karadayı beldesinin kuzeybatısında bulunan Yansıyusuflar tepesinden başlayarak sahile paralel bir şekilde Köprüçayı’nda son bulur. Manavgat bölümü de Köprüçay’ından başlayarak Evrenköy’de biter. Sahil sınırları ise Acısu deresinin denize
ulaştığı yer ile Kumköy arasındadır. Bölge genelde orta engebeli, tarıma elverişli bir arazi yapısına sahiptir.
Araştırma alanı (Boğazkent Beldesi), BÖÇKB’nde yer almakta olup batıda Acısu Deresi ve doğuda Köprüçayı arasında bulunur (Şekil 3.1). Her iki ırmak çevresinde sazlık alanların olması, zaman zaman taşkınlar ve alttan beslemeler sonucunda bataklık alanların oluşması, kumul alanların, çayırlık alanların, meyve bahçeleri ile çalılık alanların olması tür çeşitliliğini artırmaktadır. Farklı habitat tiplerinin olması, özellikle göçmen türler açısından önemli bir konaklama alanı özelliği taşımasına etkendir.
Şekil 3.1. Araştırma alanı. Batısında Acısu Deresi ve doğusunda Köprüçayı bulunan ve BÖÇKB’nde yer alan - Boğazkent Beldesi (Google Earth’den düzenlenmiştir).
Şekil 3.2. Araştırma alanı Boğazkent’in konumu (Google earth’den)
Araştırılması hedeflenen Kuyrukkakan türleri kumul, taşlık ve çayırlık alanlarda yayılış gösteren ve genel olarak zeminde oluşan vejetasyona bağlı besin arayan türlerdir. Çalışmada bireylerin yakalanması, halkalanması ve besleme deneylerinin yapılabilmesi amacıyla Kuyrukkakan türlerinin yoğun olarak yayılış gösterdiği alanlar 2008 yılında yapılan ön arazi çalışmasında belirlenmiş ve Boğazkent bölgesinde yer alan 4 farklı alanda yoğun olarak göç dönemlerinde yayılış gösterdikleri tespit edilmiştir. Buna bağlı olarak bireylerin gözlenmesi ve sayımı, yakalanması ve besleme deneylerinin gerçekleştirilmesi için bu 4 farklı alanda çalışılmasına karar verilmiştir (Şekil 3.3).
Şekil 3.3. Boğazkent Beldesi’nde yer alan çalışma alanları (Google earth’den)
Çalışma Alanı – 1 :
Araştırma alanının batısında yer almaktadır. Acısu ırmağı boyunca kenarlarda yer alan çayırlık ve yer yer çorak ve taşlık alanlar, kuyrukkakan türlerinin bölgede yoğun olarak yayılış gösterdiği ve konakladığı alanlardan biridir ve yaklaşık 40 ha’dır. Çalışmada çok sayıda bireyin yakalanabildiği ve besleme deneylerinin de başarılı olarak gerçekleştirildiği alanlardan biri olmuştur (Şekil 3.4).
Şekil 3.4. Çalışma alanı 1; a) Bölgedeki konumu, (Google earth’den), b) alanın görünümü
b
a
Çalışma Alanı – 2 :
Araştırma alanının güneybatısında yer almaktadır. Sahilde kumul alanlar ve kum tepeleri bulunmaktadır. Kuyrukkakan türlerinin bölgede yoğun olarak yayılış gösterdiği ve konakladığı alanlardan biridir ve yaklaşık 90 ha’dır. Çalışmada çok sayıda bireyin yakalanabildiği ve besleme deneylerinin de başarılı olarak gerçekleştirildiği alanlardan biri olmuştur (Şekil 3.5 ve 3.6).
Çalışma Alanı – 3 :
Araştırma alanının güneydoğusunda yer almaktadır. Köprüçay ırmağının denize döküldüğü kısımdaki bu alanda da kumul alanlar bulunmaktadır ve 20 ha’dır. Kuyrukkakan türlerinin bölgede yoğun olarak yayılış gösterdiği ve konakladığı alanlardan biridir. Çalışmada 2009 yılı ilkbahar dönemi başlarında çok sayıda bireyin yakalanabildiği alanlardan biri olmuştur, ancak turizm aktivitelerinin yoğun olarak başladığı 2009 Nisan ayı başlarından itibaren ve 2010 yılı arazi çalışması dönemlerinde bu alanda sadece gözlem yapılmıştır (Şekil 3.7 ve 3.8).
Çalışma Alanı - 4 :
Araştırma alanının kuzeydoğusunda yer almaktadır ve yaklaşık 50 ha’dır. Mera olarak kullanılan alanda hakim vejetasyon otsu bitkilerdir. Kuyrukkakan türlerinin bölgede yoğun olarak yayılış gösterdiği ve konakladığı alanlardan biridir. Çalışmada çok sayıda bireyin yakalanabildiği ve besleme deneylerinin de başarılı olarak gerçekleştirildiği alanlardan biri olmuştur (Şekil 3.9).
b
a
3.2. Örneklerin Yakalanması
Kuyrukkakan türlerinin dinlenme ve besin arayışlarının genel olarak çayırlık, taşlık vb. alanlarda zeminde yer alan vejetasyon üstünde ya da aralarında olmasından dolayı Japon (Sis) ağlarıyla yakalanabilmeleri güçtür. Açık alanda kurulacak ağların en zayıf rüzgarda dahi sallanmaları ve daha görünür olmaları yakalanmalarını güçleştirmektedir. Bu nedenle, kuşların yakalanabilmesi amacıyla yaylı açılıp kapanabilen 3 kapan kullanılmıştır (Şekil 3.10). Ayrıca, kuşların kapanlara gelerek hamle yapmasını ve yakalanmasını sağlamak amacıyla da canlı Unkurdu (Tenebrio molitor) larvaları kullanılmıştır (Şekil 3.11). Canlı Unkurdu larvası, kapanın orta bölmesinde yer alan aparata tutturulur ve yaylı sistem üzerindeki diğer aparatla teması sağlanarak açık halde kalması sağlanır ve doğal ortama bırakılır. Unkurdu larvasının kurtulmak amacıyla yaptığı hareket neticesinde kapana gelen kuşun hamle yapmasıyla sistem boşanır ve kapan kapanarak kuş yakalanır.