• Sonuç bulunamadı

Ahmet Özal:siz beni seneye görün

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ahmet Özal:siz beni seneye görün"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Milliyetin içinden

Son arzusu

rektör

olup ölmekti

Prof. Hakkı Yıldız

2 1 . sayfa

İlkokulda seçin.

4 . sayfa

Dolar 8 bin lira

5 . sayfa

Tahran’da sok

9

___

1 5 . sayfa

_______ ___

1

Siz beni seneve görün

r

► Tayfun DEVECIOGLU

Ahmet özal: Hiçbir işada­ mı nakit parayla iş yapmaz

SORULARA^

YANITLAR

“Ben devlet memuru olmadım ki rüşvet alayım. Bunun adı rüş­ vet almak değil, nüfuz kullanmaktır. Bunu da yapmadım”

“80’li yıllardan önce Türkiye’de bilinçli ola­ rak ticaret yapmadım, çünkü başıma gele­ cekleri biliyordum” “Çeçenlerle her türlü petrol işini yapacağız. Benim en iyi bildiğim iş, petrol ticaretidir

• HEDEFİM 1993

Cumhurbaşkanı'nın bü­ yük oğlu Ahmet özal, "1993'te hem ticari, hem de sinai alanlarda çok bü­ yük yatırımları devreye sokacağım. Şu anda yaptığım işler, gelecek yıl yapacaklarımın yanında çok küçük boyutlarda ka­ lacak” dedi

•TECRÜBELİYİM

“ 1980’den sonra ticarete atıldım. Japonya'dan ABD’ye, Ortadoğu’dan Avrupa’ya kadar dün­ yanın hemen hemen her yerinde ticaret yaptım. Zannedildiği gibi, iş ha­ yatına Türkiye’ye döndü­ ğüm 1987'den sonra baş­ lamadım”

• BANKA KREDİSİ

"3 trilyon lira, 400 milyon dolar eder. Benim bu ka­ dar param yok. Metro Goldvvyn Mayer adlı film şirketini satın almak için 400 milyon dolar teklif etti­ ğim doğru. Ama finansör bankalardı. Dünyada hiç­ bir işadamı cebinde 400 milyon dolar olsa bile, bu parayı bir işe nakit olarak yatırmaz. Interpress’i de banka kredisiyle aldım”

► EKONOM l-5'TE

Ahmet Özal: ‘İşlerimi tamamen

Yükselişim, tesadüflerden ya da

banka kredileriyle finanse ettim

haksız kazançlardan kaynaklanmadı

Futbo>

(2)

-MİLLİYET 27 EKİM 1992 SALI

5

A R A Ş T I R M

Ahmet Özal: “Siz beni seneye görün”

^•Türkiye’ye

gelmeden önce

de ticaret

yapıyordum

£> Dünyanın her

yerinde ticaret

yaptım

ikago Borsası’nda mal

alıp sattım

£>MGM’i banka kredisiyle

alacaktım

^•Türkiye’deki işlerimi de

krediyle finanse ediyorum

p>En iyi bildiğim iş petrol

ticaretidir

^ G e le c e k yıl çok büyük

yatırımlar yapacağım

Tayfun DEVECİOĞLU

SON günlerde Türkiye’nin en ‘‘ak­ ti f ’ işadamı haline gelen Ahmet Özal önümüzdeki yıl daha büyük yatırımlar yapmaya hazırlanıyor, özal, “ 1993’te hem ticari, hem de sinai alanlarda ol­ mak üzere çok büyük yatırımları dev­ reye sokacağım. Şu anda yaptığım iş­ ler, gelecek yıl yapacaklarımın yanında çok küçük boyutlarda kalacak” dedi.

Uzan Ailesi ile kurduğu Magıc

Box’tan ayrıldıktan sonra Kanal 6 adıyla yeni bir özel televizyon kanalı kuran, televizyon işini Kazaklarla or­ tak şirket kurarak Ortaasya bölgesine taşıyan, Çeçenlerle petrol anlaşması yapan, son olarak bünyesinde birçok dergiyi barındıran İnterpress’i satın alan Ahmet Özal, servetinin 3 trilyon li­ ra olmadığını, işlerini tamamen banka kredileriyle finanse ettğini söyledi.

İşhayatındaki atılmalarının tesa­ düflerden ya da haksız kazançlardan kaynaklanmadığını söyleyen Özal şöy­ le konuştu:

‘1971’den 1987’ye kadar yurtdışın- da kaldım. 1980’den sonra ticarete atıl­ dım. Japonya’dan ABD’ye, Orta­ doğu'dan Avrupa’ya kadar dünyanın hemen hemen her yerinde ticaret yap­ tım. Chicago Ticaret Borsası’nda alım satım yaptım. Zannedildiği gibi, işha- yatma T ürkiye’ye döndüğüm 1987’den sonra başlamadım.”

Servetinin 3 trilyon lira olmadığını

söyleyen Özal sözlerini şöyle sürdürdü: “3 trilyon lira 400 milyon dolar eder. Benim bu kadar param yok. Met­ ro Goldvvyn Mayer adlı film şirketini satın almak için 400 milyon dolar teklif ettiğim doğru. Ama bu teklif dünyanın tüm piyasalannda yapılan bir “levera- ged buy out” operasyonunu içeriyor­ du. Teklifim kabul edilseydi, 400 mil­ yon dolan finansör bankalar ödeye­ cek, bunun karşılığında M GM ’in his­ selerini rehin alacaklardı. Ben de şirke­ ti çalıştıracaktım. Dünyada hiçbir işadamı cebinde 400 milyon dolar olsa bile, bu parayı bir işe nakit olarak yatı­

rmaz. Hiçkimse, hiçbir işi özkaynak- lanyla finanse etmez. Türkiye’deki işle­ rimi de yerli ve yabancı banka kredile­ riyle finanse ediyorum. İnterpress’i de banka kredisiyle aldım. Şimdiye kadar hakkımda bir sürü yolsuzluk iddiası or­ taya atıldı. Hepsi de asılsız çıktı. Rüşvet aldığım söylendi. Ben devlet memuru olmadım ki rüşvet alayım. Bunun adıö rüşvet almak değil nüfuz kullanmaktır. Bunu da yapmadım. 80’li yıllarda dün­ yanın çeşitli ülkelerinde ticaret yapar­ ken bilinçli olarak Türkiye’de hiçbir ti­ cari faaliyetim olmadı.”

Ahmet Özal son atakları ile ilgili

olarak şunlan söyledi:

“Kazakistan'da kurduğumuz Tan-

TV, Ortaasya’daki bütün Türk cum­ huriyetlerine yayın yapacak. Çeçen Cumhuriyeti’yle anlaşmayı imzaladık. Çeçenlerle her türlü petrol işini yapaca­ ğız. Benim en iyi bildiğim iş petrol tica­ retidir. 1993’de büyük yatırımlar yapa­ cağım. Bu yatırımların boyudan, şu an­ daki işlerimin çok üstünde olacak.”

Analar ne

Ahmetler

doğuruyor?

D

ÜNYA kurulduğundan be­ ri, servetler ve zenginlik eşit pay edilemedi. Analar çok Ahmetler... Analar çok Mehmetler... Analar çok Erollar... Analar çok Samiler....

Doğurdu ama zenginlik yine de eşit paylaşılamadı.

Kimi ballı kavun yedi. Kimi kelek bile bulamadı. Acaba niçin böyle oldu? Çünkü önemli olan çocuk do­ ğurmak değil. Adam olup zengin­ lik yaratacak çocuk doğurmak.

Marifet çok çocuk doğurmak olmadığı gibi marifet doğurdu­ ğun çocuğa zengin olabileceği bir ortamı da hazırlamak olduğu için “Zenginin parası züğürdün çenesini” hep yordu durdu...

Zenginin parası çoğaldı... Züğürdün çenesi yoruldu.... Zenginlikeşltpayedilemedi... Fakat sağduyu eşit pay edildi. Hem de zaman aktı...

Dünya döndü. Devran geçti. İnsanların insanlar hakkında verdiği hüküm, “ Paradan çok da­ ha önemli” oldu...

★★★

öyle ki, dibinde sadece ka­ zanmak, sadece para olan pazar ekonomisinde bile hükümler pa­ ranın önüne geçer oldu?

Nereden buldu? Nasıl buldu? Becerisi nedir? Buluşu nedir? Teknolojisi nedir?

Savaş vurguncusu mudur? Nüfuz ticareti mi yaptı? Birikimi nereden? Hangi projeleri geliştirdi? Günde kaç saat çalışır? İşe saat kaçta gelir? Aile hayatı nedir? İnsanları nasıl yönetiyor? Vergi kaçakçısı mıdır? Altın kaçakçısı mıdır? Eroin işi mi yapar? Hayali ihracata girdi mi? Hayali ithalat yaptı mı? Ne kadar vergi veriyor? İş bitirici midir?

O almaz. Ona verirler mi? Kamu bankasını hüpter mi? Kredileri buharlaştırır mı? KIT’lere hortum mu döşedi? Boşluk bulucu mudur? Yasaları deler mi? Teşvik tiyösü alır mı?

Fonun yükseleceğini bilir mi? ★ ★ ★

İnsanlar, zamanla böyle ölçü­ ler üreterek herkesin girmek için can attığı zengiliğin kapısını, iğ­ ne deliği gibi daraltırlar.

Ak pak, ter temiz, kıskançlık yaratmadan, vicdan kanatmadan zengin olmak isteyenler, bu dar kapıdan geçmeye zorlandılar.

Dürüstçe zenginlik zorlaştı. Zengin olmak isteyenler, ka­ bul edilebilir zenginlik ölçülerini bozmaktan ölümden korkar gibi korkar oldular...

Korku, zenginliği akladı... Korkmayanlar da çıkıyor ... Ama onlar için toplumun ver­ diği hüküm paradan daha önemli oluyor. Evet, her ananın doğur­ duğu her Ahmet, zengin olamı­ yor. Ama toplum da merakjı...

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Program stüdyo dışında gerçekleştiği anda canlı yayın aracı yoluyla yayınlanır.. Naklen yayınlara yapıldığı anda yayınlanan spor karşılaşmalarını, önemli

• Geleneksel medya içerisindeki televizyon yayınında izleyici televizyon içeriğine yayın akışının belirlediği sıralamada ve zaman.

Ama salonun ortasında belediye­ nin hediye etmiş olduğu, 30-40 senede yetişen ve değeri de 50-fip bin lirayı bulan bir palmiye cinsi olan sikas göze

ait «Selimname» isimli bir eseri olduğu gi­ bi şair olduğu için aynı zamanda «Nişanlı mahlâslı divançesi ve daha başka eserleri vardır.. Nişancı Mehmet

A hmet Muhip Dranas’ı, o dönemin önde gelen bir sanat yazan olarak, Suut Kemal Yetkinin öncülüğü altında Güzel Sanatlar Genel Müdür­ lüğü tarafından

Ancak bazı kötü ni- yetli kişiler yasa dışı yollarla elde ettikleri paralarla oyun içi öğeleri satın alıp sonrasında bunları diğer oyunculara biraz daha ucuza satarak

Normalde üretim maliyetleri çok yüksek olduğu için yaygın olarak kullanılmayan karbon fiber alaşımlar, yarış otomobilleri gibi pahalı ve özel olarak üretilen

Çalışmada incelemeye Türk medyası gruplarından Doğan Yayın Grubu, Turkuvaz Medya Grubu, Es Medya, Albayrak Grubu, Ciner Grubu, Doğuş Grubu, İhlas Holding,