Ahm et İh san ’a dair t ı r a I a r
£ jsta t Ahmet İhsan’ı da kaybet tik. Serveti Fünun u ile
ede-rir ve müdür idi. Pek sevdiği De- ğirmendere’de gömülmek istemesi şairliğine delil değil midir ?
5. N. İLERİ. biyat ve matbuat tarihimize büyük
• kapıdan giren Ahmet İhsan hak kında kendisini tanıyan ve hattâ tanımıyan birçok güzel yazılar yaz dılar. A
: Meselâ Abidin Daver arkadaşı mız beni gazeteciliğe Ahmet Ih- .san başlattı diye yazdı.
Aynı Ahmet İhsan beni gaze teciliğe değil... Hiç unutmam yir mi bir yaşında idim. Büyük Ada -da oturuyorduk. Üstadın orada
Bir kotresi vardı. O kotrenin için- -de zevk ve sefa ederdi. Süleyman Paşazade Sami Bey, yani şair Sü leyman Nesip, de Ahmet İhsan’ın eğlencelerine şahit olmakla iktifa edip dururdu. Kotreden hazan K a raya çıkılıp mehtaplı arabalar ile
büyük tur yapılırdı.
Bu ağabeylerin eylencelerine ben de karışmış idim. Ahmet Ilı ksan arabalar ile tura çıkacağımız /vakit bir Kumandan gibi herşeyi hazırlar ve bana da talimat verir-. diverir-.
— Her kuşun eti yenmez derdi. Lozan konferansında beraber dik. Sonra nihayet , ben de o meş hur Serveti Fünun’a. muharrir ol dum. Fakat o vakit ismi maale sef Uy an ış olmuştu.
Üstat her' yazıma karışır ve çok defa tendi el yazısı ile bu ma kale giremez diye yazardı. Değil
. Uyanış'a hattâ başka mecmualara
da yazdığım vakit hemen mecmua sı ile bana cevap vermekten âde ta'zevk duyardı. Meselâ Celâl Sa- hir ve Ahmet Mithat Efendi hak* kında' Yeni Adam’da çıkan yazıla rımı haksız _ yere tekzibe koyul muştu. İhtiyar ve hasta olan üs tadımı yormamak ve üzmemek açın cevap vermedim.
Hasılı kayıp ettiğimiz üstat pek /diplomat ve pek hasis bir
muhar-T a n rı kitabından nam az t ü r e l e r i
J^ütahya Saylavı Besim Ataiay’ın bu ufacık eseri kuran tercü mesi için çok güzel bir örnektir.- Çünkü bir kere öz Türkçe olarak yazılmıştır. İkincisi tefsirleştirilmiş tercüme değil, doğrudan doğruya tercümedir. Şimdiye kadar yapı lan tercümeler hep tefsire kaçıyor lardı. Besim Atalay ise haklı .ola rak bu tercümeyi aslına tam uy gun olarak yapmıştır. Kuranı Türklere öz Türkçe olarak ver mek onu Allah’ına yani eksiksiz- liğin, süreçsiziiğin mutlak üîküsü- * ne yaklaştıracak en kısa yoldur. Sayın Türkçümüzün teşebbüsün deki önemi bilenlerdeniz. Tanrı kitabının bu dille tam bir tercü mesini bize, vermesini Sayın Üs tattan bekliyelim.
Eserin fiatı 15 kuruştur. Satış yeri Muallim Ahmet Halit kitabe yidir.
C in s î terb iye anketim ize g e l e n c e v a p l a r g e le c e k sayıdan itibaren “cinsî
terbiye,, anketimize gelen ce vapları 8 ve 9’uncu sayfalarımız da bize geliş sırasıyla neşre baş- lıyacağız.
Y E N İ A D A M
HÜR DÜŞÜNCEYE. İLMÎ GÖRÜ ŞE İNANANLARIN GAZETESİDİR Y E N İ A D A M A ABONE OLUN VE ONU OKUTUN
Ahmet İhsan Tokgöz.
Taş ocakları
Ç a ğ la r d a üçümüz geç vakıtlara kadar beraber idik. Birimiz çok sakin, birimiz çok gürültücü, ve birimiz de düşüncede, çoktan- beri tırmanmadığımız, hasretini çek tiğimiz sarp yamaçların, dik tepe lerin arasında saatlerce dolaştık. Dağlarda yine her şey olduğa gibi. İlhamlar, ışıklar, renkler ve koku lar uine eskisi gibi yepyeni ve he yecan dolu. Rüzgârlar kâinatta ye ni doğmuş gibi temiz ve serin. Üçü müz de akşama kadar dağlarda ne olduğunu bilemediğimiz bir şeyi aradık. Güneş enginde yok olur ken, ve renkler birden solmıya baş layınca aradığımız şeyin güneşin ta kendisi olduğunu anladık, ve has ret içinde kaldık. Tepelerden yan yan inen alaca karanlığın içinde üçü müz de dağlarda biribirimizden ay rıldık ve dağıldık. Birimiz moraran bir yamacın uçurumluklarında ef sane oldu kaldı. Birimiz uzaklaştı, uzaklaştı kararan bir başka yamaç ta silindi, kayboldu. Birimiz de dü şüncelerinin ve etrafındaki kekikli kayaların içinde yok oldu : Daima yanımdan ayrılmıyah, bütün kav
galarıma itirazlarıma upeki„ diyen
gölgemden, daima içimden geçeni bana söyliyen aksi sedamdan ve daima huzurumu Kaçıran ben „den ortada bir şey kalmadı. Gece köy yolunda bir pınar, pınarın berrak kara suyundan bana hayretle ba kan bir "ben-vardı. Acaba bu kim-.
di ? bilmiyorum. ' ■ ; ' . U
iffet EVİN. .
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi