• Sonuç bulunamadı

Bir taş kesilme öyküsü

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bir taş kesilme öyküsü"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

_CE>

Nükhet İzet İpekçi:

“Biz, çok sayıda aile,

toplumuinuzım geleceği

adma, bu gizli ve karanlık

geçmişin belirlenmesini

ve cinayet işleyenlerle

işletenlerin tek tek teşhir

edilmesini talep etmek

ve açıklama beklemek

durumundayız.”

Bir taş

kesilme

• •

'S

• •

M

oykusu

abam, çocukluk, gençlik ve ol-

f m J P günlük çağlarım geçirdiği ve ca­

nının bir anda alındığı caddede, heykelinin dikildiğini görseydi kim bilir ne kadar çok şaşırırdı. Şaşırırdı; çünkü türlü üstünlükleri, şerefleri tek başı - na değil, hep birlikte yaşamaya eğilimliydi. Özel ayrıcalıklara yanaşmaz, üstünlük tas­ lamaz, asla bir kahraman edası takınmazdı. Soyut heykellerin epeyce ender olduğu ülkemizde bizim kuşağımız daha çok kah­ ramanlık heykelleriyle haşır neşirdi. Kim bilir belki de bu yüzden “heykelleşmek” ile “kahramanlaşmak” bizlere aynı anlam lan çağnştınr oldu. Belki de şu an, benim de bir kavram kargaşasına kapılmamın, şaşırma­ mın altında bu gerçekyatmakta.

Ülkemizde “kahraman” ve “katil” sözle­ ri yan yana geldiğinde ve bu durumda, as­ lında, toplumun tümünün birden vurulmuş sayılacağının aynmına vardığımda da ben bir kavram kargaşası ve şaşkınlık yaşamış­ tım. Katiller ve katil yardımcılan, işveren­ leri, asla ele vermeden, adaletin önünden şöyle bir geçip gittiklerinde de, aralarından kimileri, şanlarına “şan”, şereflerine “şe­ re f ” katıp üst düzey görevlerde kanlı canlı olarak yer aldıklarında da ben, amansız bir şaşkınlık yaşadım. Onlar kanlı canlıyken, bizler taş kesilmiştik. Üstü açılmaya çalışıl­ dıkça, gizli eller tarafından kapatılan biray­ dın katliamı vardı ortada, ama, biz, bir ara­ da durmadığımızdan, süreklilik sağlaya­ madığımızdan, bunu duyuramadık, sorgu- layamadık ve hiç sonuç alamadık. Kanıtlar ve tanıklar yok edilip silinirken hukukun üstünlüğü, ne yazık ki şimdiye kadar hep katillerden yana oldu ve biz elimiz kolumuz bağlı bırakıldık, taş gibi durakaldık.

Biz, çok sayıda aile, intikam duygularıy­ la değil ama, toplumumuzun geleceği adı­

na, bu gizli ve karanlık geçmişin belirlen­ mesini ve cinayet işleyenlerle işletenlerin tek tek teşhir edilmesini talep etmek ve açıklamalar beklem ek durumundayız. Ama ne yazık ki “beklem ek” sözü yirmi yıldır yaşadığım deneylerin sonunda bana “taş kesilmek”, kalakalmak” anlamlarını çağnştınr oldu.

işte, ben en çok bu nedenlerden ötürü bu amt heykeli bir “taş kesilme” öyküsünün sona erişi olarak algılamak istiyorum.Bu heykelin; babam ve tıpkı onun gibi cam alı­ nan aydınların bir bütün olarak ele alınması ve bu cinayetleri araştıranlann karşılarına çıkan duvarların aşılması gerektiğini yetki­ lilere anımsattığı ölçüde toplumlunuza mal olacağma ve böylece babamın ve benim

ay-Ş işli’de artık bir A bdi İpekçi anıtı var...

ncalıklardan pek hoşlanmayan ruhlarımızı biraz olsun rahatlatacağına, şaşkınlığımızı biraz olsun gidereceğine inanıyorum. Böy­ lece ben de, bu büyük onurun ağırlığım da­ ha rahat taşıyabileceğim.

Tek tek ve kopuk kopuk harcanan iyi ni­ yetli enerjilerin ufalanıp gitmesine, binler­ ce kişinin uğurladığı, bayraklara sarmalan­ mış tabutlardan birçoğunun geçen yıllar içinde, sadece yıldönümlerinde, beş on ki­ şilik küçük bir topluluğu, ben on dakikacık ağırlayan iki üç sap çiçekli mezar taşlarının dibinde unutulmasına çok içerlediğim bu dönemde, bu anıtın; hepimiz adma bir “ir­ deleme”, “bir farkına varma” olarak algıla­ nabilmesine vesile olmasını diliyorum.

Benim, bu anıtın varlığını içime sindire- bilmem, onun; tıpkı babam gibi ortada bı­ raktırılmış tüm cinayetler adma toplu bir anımsatma yerine geçmesine bağlı. Ayrıca, hepimiz adma, bir başka “yeni umut” yeri­ ne daha geçmesini umuyorum. Çünkü artık hepimiz, bu um udun somut bir gerçekliğe ulaşabilmesinin, devlet yönetiminde görev alanların ellerinde olduğunu biliyoruz. İşte, bu duyguyu somut olarak ileten örnek in­ san, Sayın M ustafa SangüTün şahsında Şişli Belediyesi’nin, biryerel yönetim sıfa­ tıyla, gelmiş gelecek tüm genel yönetimle­ re de örnek olmasını diliyorum. Taşa can ve anlam vererek, ışığın olduğu her yerde, ge­ cesini gündüzüne katarak çalışan, zamanö- tesi bir yolculukta soluğuyla, maddeye can veren, her ayrıntıya titizlikle eğilen, değer­ li heykeltıraş Gürdal D uyar’a, bu umutlu düşün en büyük çabalayıcılanndan olan, di­ rençli umuduyla, yakın dostluğunu her an hissettiren Sayın mimar Erhan tşözen’e ve bu çabaya el ve gönül veren, harcına emek ve katkı sağlayan herkese ve elbette tüm Şişli halkına sonsuz teşekkürler.-^

Referanslar

Benzer Belgeler

Camiin plânı kare olup merkezi kubbe, dört yarım kubbe dört filayağına dayanır.. Dört köşede dört kubbesi var­ dır, arazi münhad olduğundan, yüksek subasman

“ Kültür ve Sanat Büyük ödülü’nü, Ahmet Adnan Saygun’dan önce 1979’da yayıncı Ya­ şar Nebi Nayır, 1980’de ozan Necip Fazıl Kı- sakürek, 1981’de arkeoloji

 Kombinasyon sendromu üst çene tam dişsiz arkın Kombinasyon sendromu üst çene tam dişsiz arkın karşısında alt çenede Kennedy Sınıf I diş.. karşısında alt

Özkan U ğur'un söylediği ve albümdeki ikinci bestesi olan Bazen'de ise Mazhar Alanson kısa kelimelerle şarkının sözlerini yazarken. Mazhar'ın akustik

[r]

Mahalden olan ısı kayıpları birçok faktöre bağlı olmasına ve ısıtma yapılan bir mahal için en önemli ısı kayıpları dış ortam sıcaklığına bağlı olarak

Mahalden olan ısı kayıpları birçok faktöre bağlı olmasına ve ısıtma yapılan bir mahal için en önemli ısı kayıpları dış ortam sıcaklığına bağlı olarak

İkincil multipl kistler; primer intrakraniyal hidatik kis- tin spontan, travmatik veya cerrahi rüptüründen kaynaklanır ve bunlarda kuluçka kapsülü ve skoleks yoktur..