• Sonuç bulunamadı

Eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarında bulunan piyanoların sayı ve nitelik bakımından yeterlilik durumuna ilişkin öğrenci görüşleri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarında bulunan piyanoların sayı ve nitelik bakımından yeterlilik durumuna ilişkin öğrenci görüşleri"

Copied!
66
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ ANABİLİM DALI

MÜZİK ÖĞRETMENLİĞİ BİLİM DALI

EĞİTİM FAKÜLTELERİ MÜZİK EĞİTİMİ ANABİLİM DALLARINDA

BULUNAN PİYANOLARIN SAYI VE NİTELİK BAKIMINDAN

YETERLİLİK DURUMUNA İLİŞKİN ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Hazırlayan Gamze KARANİS

Ankara Haziran, 2011

(2)
(3)

GAZİ ÜNİVERSİTESİ

EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

MÜZİK ÖĞRETMENLİĞİ BİLİM DALI

EĞİTİM FAKÜLTELERİ MÜZİK EĞİTİMİ ANABİLİM DALLARINDA

BULUNAN PİYANOLARIN SAYI VE NİTELİK BAKIMINDAN

YETERLİLİK DURUMUNA İLİŞKİN ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Hazırlayan Gamze KARANİS

Danışman

Prof. Mehmet Akbulut

Ankara Haziran, 2011

(4)

Gamze Karanis’in, “Eğitim Fakülteleri Müzik Eğitimi Anabilim Dalları’nda Bulunan Piyanoların Sayı ve Nitelik Bakımından Yeterlilik Durumuna İlişkin Öğrenci Görüşleri” başlıklı tezi, 14 Haziran 2011 tarihinde, jürimiz tarafından Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı’nda Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmiştir.

Adı Soyadı İmza

Üye (Tez Danışmanı): Prof. Mehmet AKBULUT Üye: Yrd. Doç. Dr. Mehmet AKPINAR

Üye: Yrd. Doç. Dr. Mehmet ŞEREN

Yukarıdaki imzaların, adı geçen öğretim üyelerine ait olduğunu onaylarım. …./…/…….

(5)

i

Bu araştırma, eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarındaki piyanoların sayı ve nitelik bakımından yeterlilik durumuna ilişkin öğrenci görüşlerini saptamaktır. Çalışmalarım süresince desteğini benden esirgemeyen, danışmanım Prof. Mehmet AKBULUT’a, görüşmeler için gittiğim bölümlerde bana yardımcı olan Doç. Efe AKBULUT’a, Prof. Yusuf AKBULUT’a, Yavuz DURAK’a; görüşleri ve yardımlarıyla Prof. Gül ÇİMEN’e, Belir Tecimer KASAP’a, Prof. Nevhiz ERCAN’a teşekkürlerimi sunarım.

(6)

ii ÖZET

EĞİTİM FAKÜLTELERİ MÜZİK EĞİTİMİ ANABİLİM DALLARINDA BULUNAN PİYANOLARIN

SAYI VE NİTELİK BAKIMINDAN YETERLİLİK DURUMUNA İLİŞKİN ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

Gamze KARANİS

Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Müzik Öğretmenliği Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, 59 sayfa, Mayıs 2011

Bu tezin amacı, eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarında bulunan piyanoların sayı ve nitelik bakımından yeterlilik durumuna ilişkin öğrenci görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmada Türkiye’deki eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarını temsil etmek üzere Karadeniz Teknik Üniversitesi, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakülteleri Müzik Eğitimi Anabilim Dalları Lisans 3. sınıf öğrencileri örneklem grubu olarak seçilmiştir.

Araştırmada anket uygulaması ve görüşme tekniği kullanılmıştır. Öncelikle, seçilen dört üniversitenin müzik eğitimi anabilim dalı başkanlarıyla, bir görüşme yapılmıştır. Görüşmenin amacı, bölümlerde bulunan piyanoların durumuna ilişkin anabilim dalı başkanlarından bilgi almaktır. Daha sonra, müzik eğitimi anabilim dalı lisans 3. sınıf öğrencilerine, anket uygulanmıştır. Anket ile öğrencilerin, bölümdeki piyanoların durumu hakkındaki düşüncelerini öğrenmek amaçlanmıştır.

Araştırma sonuçlarına göre, öğrenciler bölümlerindeki piyanoları nitelik olarak yeterli bulmamaktadır. Öğrenciler, markanın piyanoda kaliteyi getirdiğine inanmaktadır. Piyanoların akort durumu ve temizlik durumu, öğrencilerin çalışmalarını önemli ölçüde etkilemektedir.

Öğrenciler, bölümlerindeki piyano sayısını öğrenci sayısına göre yeterli bulmamaktadır.

Öğrenciler, piyano alan dersi dışında, bazı dersler için piyanoya ihtiyaç duymaktadır.

Öğrencilerin büyük bir bölümü, evlerinde piyano olmadığı için okulda piyano çalışmaktadır. Öğrenciler, piyano çalışmak için yeterli zamanı ayırmamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Piyano, Piyano Eğitimi

(7)

iii

IN EDUCATİON FACULTIES, AT THE BRANCHES OF MUSIC EDUCATION, STUDENTS IDEA ABOUT NUMBER AND QUALITY SITUATION OF PIANOS

Gamze Karanis

Gazi University, Education Sciences, The Branches of Music Education, 59 pages, May 2011. Supervising Proffessor: Mehmet AKBULUT.

The aim of this thesis, in education faculties, determine at the branches of music education students idea about number and quality situation of pianos. In this research, Represent in Turkey’s education faculties, branches of music educations; there are four universities choosen. These universities are: Karadeniz Technical University, Abant Izzet Baysal University, Pamukkale University and Selçuk University.

In this research, inquiry and appointment technigues are used. First of all, an appointmet is maden with these branches of music education managers. The aim of this appointment, take information about the situation of pinaos. After than, an inquiry is made to third class students. The aim of this inquiry, determine to student’s idea about the situation of pianos.

According to results of this research, students don’t appreciate from the quality of pianos. Students believe that brand is important for quality. Students effects from tune and cleaning situation of pianos.

According to students, number of pianos don’t enough for number of students. Studetns need piano for some lessons except for the piano lesson.

Most of the students don’t have a piano at their home and they can play piano only at school.

(8)

iv

İÇİNDEKİLER

JÜRİ ÜYELERİNİN İMZA SAYFASI

TEŞEKKÜR BÖLÜMÜ………i

ÖZET……….ii

ABSTRACT………..iii

TABLOLAR LİSTESİ………..v-vi GRAFİKLERLİSTESİ………..vii-viii KISALTMALAR LİSTESİ ………ix

1. GİRİŞ………..1-7 Problem ... 8 Amaç………...8 Önem………...8 Varsayımlar ... 8 Sınırlılıklar ………...9 Tanımlar………..9 2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE………10-11 3. YÖNTEM……….12 Araştırmanın Modeli……….12 Evren ve Örneklem………...12 Verilerin Toplanması………12 Verilerin Analizi………...12 4. BULGULAR ve YORUM………...13-35 5. SONUÇ ve ÖNERİLER………..36-38 Sonuç………..36-37 Öneriler………...37-38 KAYNAKÇA………..39-40 EKLER………41-50

(9)

v

TABLOLAR LİSTESİ

Tablo 1. Ankete Katılan Öğrencilerin Üniversiteye Göre Dağılımı Tablo 2. Öğrencilerin Piyano Eğitimi Aldıkları Sürenin Dağılımı

Tablo 3. Öğrencilerin Piyanoların Kalitesinden Olan Memnuniyet Durumlarının Dağılımı

Tablo 4. Öğrencilerin Markanın Piyano Kalitesini Etkileme Durumuna İlişkin Görüşleri Tablo 5. Öğrencilerin Piyano Çalışırken Marka Tercih Etme Durumları

Tablo 6. Akordu Bozuk Bir Piyanoda Çalışmanın Öğrencinin Çalışma Durumuna Etkisi Tablo 7. Öğrencilerin Bölümlerinde Onarım Görmesi Gereken Piyano Varlığı Hakkında Bilgi Durumu

Tablo 8. Piyanoların Temizlik Durumunun Öğrencilerin Çalışmalarını Etkileme Durumu

Tablo 9. Öğrencilere Göre Öğretim Elemanları ile Öğrencilere Ayrılan Piyanolar Arasındaki Fark Durumu

Tablo 10. Öğrencilere göre Farklılık Olması Durumunda Bu Farklılıkların Hangi Açılardan Kaynaklandığı

Tablo 11. Öğrencilerin Toplu Ders Yapılan Sınıflarda veya Piyano Odalarında Çalışmayı Tercih Etme Durumları

Tablo 12. Öğrencilerin Toplu Ders Sınıfları veya Piyano Odalarını Tercih Nedenleri Tablo 13. Öğrencilerin Çalışmak İçin Kuyruklu ya da Konsol Piyano Tercih Etme Durumları

Tablo 14. Öğrencilerin Kuyruklu ya da Konsol Piyanoyu Tercih Etme Nedenleri

Tablo 15. Öğrencilere Göre Bölümdeki Piyano Sayısının Öğrenci Sayısına Göre Yeterlilik Durumu

Tablo 16. Bölümlerindeki Kuyruklu Piyano Sayısı Hakkında Öğrencilerin Söyledikleri Tablo 17. Öğrencilerin Bölümdeki Piyano Markaları Hakkında Bilgisi

Tablo 18. Öğrencilerin Bölümlerindeki Piyanoların Akordunun Hangi Sıklıkta Yapıldığı Hakkında Bilgi Durumu

Tablo 19. Öğrencilerin Piyanolarda Bir Sorun Olduğu Zaman Kısa Sürede Giderilip Giderilmediği Hakkında Durum Bilgisi

(10)

vi

Tablo 20. Öğrencilerin, Piyanolarda Karşılaştıkları Güncel Sorunların Çözümü İçin Yaptıkları

Tablo 21. Öğrencilerin Piyano Alan Dersi Dışında Piyanoya Hangi Ders veya Dersler İçin İhtiyaç Duydukları Hakkındaki Görüşleri

Tablo 22. Piyanoyu Kullanırken Hangi Ders veya Dersler İçin Birlikte Çalışmaları Gerektiği Hakkında Öğrenci Görüşleri

Tablo 23. Öğrencilerin Evlerindeki Piyano Durumları ve Çalışma Yeri Tercihleri Tablo 24. Öğrencilerin Piyano Çalışmak İçin Bir Günde Ayırdıkları Süre

(11)

vii

GRAFİKLER LİSTESİ

Grafik 1. Ankete Katılan Öğrencilerin Üniversiteye Göre Dağılımı Grafik 2. Öğrencilerin Piyano Eğitimi Aldıkları Sürenin Dağılımı

Grafik 3. Öğrencilerin Piyanoların Kalitesinden Olan Memnuniyet Durumlarının Dağılımı

Grafik 4. Öğrencilerin Markanın Piyano Kalitesini Etkileme Durumuna İlişkin Görüşleri

Grafik 5. Öğrencilerin Piyano Çalışırken Marka Tercih Etme Durumları

Grafik 6. Öğrencilerin Bölümlerinde Onarım Görmesi Gereken Piyano Varlığı Hakkında Bilgi Durumu

Grafik 7. Piyanoların Temizlik Durumunun Öğrencilerin Çalışmalarını Etkileme Durumu

Grafik 8. Öğrencilere Göre Öğretim Elemanları ile Öğrencilere Ayrılan Piyanolar Arasındaki Fark Durumu

Grafik 9. Öğrencilere göre Farklılık Olması Durumunda Bu Farklılıkların Hangi Açılardan Kaynaklandığı

Grafik 10. Öğrencilerin Toplu Ders Yapılan Sınıflarda veya Piyano Odalarında Çalışmayı Tercih Etme Durumları

Grafik 11. Öğrencilerin Toplu Ders Sınıfları veya Piyano Odalarını Tercih Nedenleri Grafik 12. Öğrencilerin Çalışmak İçin Kuyruklu ya da Konsol Piyano Tercih Etme Durumları

Grafik 13. : Öğrencilere Göre Bölümdeki Piyano Sayısının Öğrenci Sayısına Göre Yeterlilik Durumu

Grafik 14. Bölümlerindeki Kuyruklu Piyano Sayısı Hakkında Öğrencilerin Söyledikleri Grafik 15. : Öğrencilerin Bölümlerindeki Piyanoların Akordunun Hangi Sıklıkta Yapıldığı Hakkında Bilgi Durumu

Grafik 16. Öğrencilerin Piyanolarda Bir Sorun Olduğu Zaman Kısa Sürede Giderilip Giderilmediği Hakkında Durum Bilgisi

Grafik 17. Öğrencilerin Piyano Alan Dersi Dışında Piyanoya Hangi Ders veya Dersler İçin İhtiyaç Duydukları Hakkındaki Görüşleri

Grafik 18. Piyanoyu Kullanırken Hangi Ders veya Dersler İçin Birlikte Çalışmaları Gerektiği Hakkında Öğrenci Görüşleri

(12)

viii

(13)

ix

KISALTMALAR LİSTESİ

MMM: Musiki Muallim Mektebi

AİBÜ: Abant İzzet Baysal Üniversitesi KTÜ: Karadeniz Teknik Üniversitesi PÜ: Pamukkale Üniversitesi

SÜ: Selçuk Üniversitesi

(14)

GİRİŞ

“Müzik eğitimi, bireye kendi yaşantısı yoluyla amaçlı olarak belirli müzikal davranışlar kazandırma ve onun müzikal davranışlarını değiştirme, geliştirme sürecidir” (Say, 2005).

“ Çalgı, çeşitli tonlardaki sesleri verebilmek için yapılan araçların tümüne birden verilen addır” (Akbulut, Yıldırım Orhan, Tanınmış, 2010:894).

Sanatçının mesleğindeki başarısını sağlayan çaldığı çalgının hatasız ve ses yeteneğine sahip olması gerekir. Yapılışları ile hassas ve kıymetli olan çalgıların rastgele yenisi ve onarımı yapılamaz. İyi yapılmayan onarımlar yüzünden kıymetleri düşer, orijinalliği bozulur ve ses yeteneğini kaybeder. Bu yüzden çalgıların ses özelliklerini kaybetmemesi ve uzun ömürlü olmaları için günlük, aylık ve genel bakımlarının yapılması belli ilkelere bağlanmıştır (Akbulut ve diğerleri, 2010:894).

Çalgı eğitiminde çalgıyı çalışma süreci, çalgı becerisinin gelişimi açısından en temel eylemlerden biri olarak görülmektedir. Bu açıdan bakıldığında öğrencinin çalgısını nasıl çalıştığı, kullandığı çalışma taktikleri ve bilinçli çalışma alışkanlıkları onun performansını önemli derecede etkileyen etkenler olarak karşımıza çıkmaktadır (Özmenteş, 2008).

Tuşlu çalgıların yapıları, mekanizmaları, çalış teknikleri, ses renkleri, ses genişlikleri ve seslerin uzama kapasiteleri farklıdır. O yüzden tuşlu çalgıları sınıflandırma birkaç türlü olabilmektedir.

Önce yapı bakımından incelersek, tuşlu çalgılarda bulunan bölümler şunlardır: Klavye, mekanizma ve ses elde etme bölümü. Bu yönüyle tuşlu çalgılar dört ana grupta toplanabilir.

1. Telli tuşlu çalgılar: Virginal, spinet, epinet, klavsen, harpsichord, klavikord ve piyano.

2. Havalı tuşlu çalgılar: Org, harmoniom, akordion, bandonin, ağız armonikası.

3. Telli, nefesli, tuşlu çalgılar: Klavi-organum (org-klavsen), çelesta (tel yerine metal parçalar);

4. Elektronik ve elektronik tuşlu çalgılar: Hammond orgu (Amerika’da), Order Mortenot (Fransa’da) ve Synthesiser (elektro org).

Evrensel sanat müziğinde kullanılan çalgılar daha çok ilk iki grupta bulunan çalgılardır. Üçüncü ve dördüncü grupta yer alan çalgılarsa deneme amacıyla kullanıldılar (Kaygısız, 2009).

Piyanonun kendisi bir eğitim alanı olduğu kadar aynı zamanda müzik eğitiminde de etkili bir eğitim aracıdır. Piyanonun kendisinin bir eğitim alanı olması, piyanonun öğrenimine ilişkin belli düzenlemeleri gerektirir. Bu düzenlemeler de piyanoyu öğrenmedeki amaca göre değişir.

(15)

Amaç; piyanoyu amatörce öğrenmeden başlayarak, müzik eğitimcisi, piyano eğitimcisi, korrepetitör, solist ve virtüöz yetiştirmeye kadar varan geniş bir açılım göstermektedir. Amaçlanan konuma göre piyano öğretimi yapılır. Örneğin; amaç korrepetitör, solist ve virtüöz yetişme ise, konservatuarların piyano bölümlerinde 6 yıl orta ve lise, 4 yıl da üniversite düzeyinde olmak üzere toplam 10 yıllık bir piyano öğrenimi öngörülmektedir.

Öbür taraftan, piyanonun kendisine müzik eğitiminde etkili bir eğitim aracı olarak bakıldığında, müziğin öğretim sürecinin hemen her aşamasında bu çalgıdan olabildiğince yararlanmak ve etkili bir şekilde kullanabilmek esas olmaktadır. Kuşkusuz yararlanma ve kullanabilme düzeyi ne kadar yüksek, kapsam ne kadar geniş olursa müzik eğitiminin kalitesi ve verimliliği de o denli artar denebilir (Özen, s.28).

“Müzik öğretiminde araç olarak kullanılmaya en uygun ve yararlı alet piyanodur. Bu çalgıda, entonasyon zorluğu ve bozukluğu söz konusu olamaz, sabit perdelidir. Parmağın bastığı yerden (piyanonun akordu bozuk olmamak koşuluyla) doğru ses çıkar” (Yönetken ve diğerleri, 2001).

Başka hiçbir solo çalgı, piyanonun gücüne sahip değildir. Piyano, parmağın dokunuşuna anında yanıt verir… Bir piyanist, ister tek başına, ister bir orkestra eşliğinde olağanüstü bir müzik gerçekleştirebilir.

Piyanoların en iyisi kuyruklu piyanodur. Kuyruklu piyano, hem büyüklüğü, hem de sesi bakımından görkemli olan bir çalgıdır. Konsol piyanolar, daha az yer kapladıkları ve daha ucuza mal oldukları için daha yaygın olarak kullanılır. İyi bir konsol piyanonun büyük olmamasına ve biçimine karşın, kuyruklu piyanonun tam ve parlak sesini koruması gerekir (Ardley, 1995: 46).

“Klavyeli bir çalgı olan piyano, tuşa basıldığında harekete geçen çekiçlerin tellere vurmasıyla ses verir” (Gültek, 2007).

Teller, sesi güçlendiren bir kasa üzerine gerilidir. Bir telin titreşmesi için klavyede o tele ait tuşa basılması gerekir (Karolyi, 2007).

“Klavyesinden mekanizmasına, tellerinden pedallarına kadar binlerce parçadan oluşmuş bir bütünün sağladığı zengin ses olanaklarıyla piyano, üstün niteliklerini insanlığa sunan evrensel bir çalgıdır” (Say, 2001).

Kendinden önce gelen çalgıların bazı prensiplerini bünyesinde birleştirmiştir. Yapısal prensipler bakımından piyanoya temel olmuş çalgıları incelemek yararlı

olacaktır (Gültek, 2007). Ke

Telli klavyeli çalgıların bilinen en eski atası, tarihi M.Ö.2650 yılına uzanan Çin

Ke’sidir. Bu çalgı, yaklaşık bir buçuk metre uzunluğundaydı ve tahta bir kutunun üstüne tutturulmuş elli telden oluşmaktaydı. Her bir tel, 81 iyi kalite liften yapılmıştı…. Daha sonra geliştirilen Ke, hareketli köprülerin kullanıldığı 25 telli bir yapıya ulaştı…(Gültek, 2007).

Monokord

Pisagor’un, M.Ö. beş yüzlü yıllarda, müzikal seslerin matematiksel ilişkilerini bulmak için kullandığı alettir. Tahta bir kutunun üstüne sabitlenmiş tek bir telden oluşurdu ve telin altına konan bir kağıt aracılığıyla, farklı ses derecelerinin işaretlenerek incelendiği bir ölçeğe sahipti. Tel, bu derecelerin gösterildiği farklı pozisyonlardan parmakla çekilerek, değişik perdelerden sesler elde edilirdi. Yunanlılar tarafından sıklıkla kullanılan monokord, Roma

(16)

İmparatorluğu’nda da, özellikle kilisede, koronun tona girişini kolaylaştırmak amacıyla kullanılmıştı. Arezzo’lu Guido, entonasyonu kesinleştirmek için, çalgıya hareketli köprüler uyarlamıştı. Hareketli köprü, ardından gelecek olan başka yenilikleri de hızlandırmış, tel sayısı arttırılan monokordlara, klavis (klavye) de eklenmişti…. Klavis, kısa sürede tel sayısının artmasına olanak sağlamıştı. 12. ve 13. yy.da yapılan denemelerle çalgının, tüm sesleri verebilecek özelliğe kavuşması amaçlanmıştı. Bu denemeler, Klavisiteryum’u doğurdu (Gültek, 2007).

Klavisiteryum

“1300 yılında İtalya’da keşfedildiği düşünülen çalgı, Almanya’da geliştirilmişti. Teller, arpta olduğu gibi, üçgen biçiminde yerleştirilmişlerdi ve klavisin ucuna sabitlenmiş, tüyden mızraplarla çekilmekteydi. Klavisiteryum da gelişerek klavikordu oluşturmuştur” (Gültek, 2007).

Klavikord

“15. yüzyılda üretilen ilk klavikord modelleri, diğer çalgıların aksine, mızrapla tellerin

çekilmediği, ancak titreştirildiği bir sisteme dayanıyorlardı. 20 ila 22 metal tele sahiptiler. 16. yüzyılın sonu ve 17. yüzyılın başında oldukça geliştirilen klavikord, dönemin en popüler çalgısı haline gelmişti” (Gültek, 2007).

Klavikord’da mekanizmanın özelliği, tuşların çalgı gövdesi içindeki devamı olan parçalarının sonunda, dikine tutturulmuş bir bakır çubuk bulunmasıydı. Bu bakır parça, tuşa basıldığı zaman tele çarparak ses üretmekteydi. Ancak çubuğun çarpması sırasında tel, eşit olmayan iki kısma bölünüyordu. Bu iki tel kısmının aynı zamanda titreşmesine engel olmak için, kısa olanı üzerine ses söndürücü bir çuha iniyordu. Böylece her teden temiz bir ses elde etme olanağı doğmuştu. Tuşa basıldığı sürece ses uzar, parmak tuştan kaldırıldığı zaman ikinci bir çuha, telin uzun kısmı üzerine inerek titreşimi söndürürdü (Say, 2005).

“Klavikord aletinin başka bir hususiyeti de, parmakla tuş üzerine yapılacak baskı nisbetinde sesin kuvvetli veya hafif çıkmasıdır. Bundan dolayı Mozart zamanına kadar gelen bestekarların çoğu, bu aleti diğer arkadaşı Klavsen’e tercih etmişlerdir” (Fenmen, 1947).

Klavikord’un, modern piyanonun en önemli dört öğesine sahip olduğunu söyleyebiliriz: Bağımsız ses tahtası, metal teller, teli harket ettirmek için yapılan vuruş ve ses önleyici kumaş. Çalgının bir avantajı, sahip olduğu tuş ve mızrabın tek parçadan oluşmasındaydı ki, bu sayede, farklı hareket eden pek çok parçanın birbirleriyle uyumunu sağlama sorunu ortadan kalkmaktaydı. Farklı tel setleri ve el ile işletilen düzeneklerden de uzak olan klavikord, bu nedenlerle ucuza mal oluyor ve bakımı da kolaylıkla yapılabiliyordu…. Sahip olduğu bu avantajlara karşın, bu çalgının güzel ancak zayıf sesi, pek çok müzisyeni tatmin etmemişti ve sesi daha yüksek bir kalvyeli çalgıya ihtiyaç duyulmaktaydı. Klavikord’un herhangi bir oda müziği grubunda çalınması mümkün değildi, solo olarak da, bir odada ancak sesini duyurabiliyordu (Gültek, 2007).

Spinet ve Virjinal

1503 yılında, Venedikli Giovanni Spinetti, dikdörtgen şeklinde, dört oktavlı yeni bir telli klavyeli çalgı icat etti. Dikdörtgen yapı, ses tahtasının genişlemesine ve tellerin daha uzun olabilmesine olanak sağlamıştı. Spinetti, neredeyse tüm yüzeyi tellerle kapladı. Bununla beraber, uzun teller, mızrabın tellere doğrudan dokunmasına izin vermiyordu; ses elde

(17)

edebilmek için, mızrabın, teli çekip bırakması gerekmekteydi…Bu çalgıya, mucidin adından hareketle spinet adı verildi.

Spinetin, müzisyene ifade gücü vermemesi ve mızrabın çekme hareketinden doğan metalik ses rengi gibi dezavantajları vardı; ancak, ses volümündeki yükseklik, onun kısa sürede popüler olmasına yetti.

İngiltere’de spinet, virjinal olarak tanınmıştır. Bazı yazarlar, bu iki çalgının birbirinden farklı olduğunu söyleseler de, gerçekte birbirlerine çok benzerler. Virjinallerle ilgili ilk bilgiler, 16. yy. başına aittir. İngiltere Kralı VIII. Henry’e ait belgelerde, kendisinin, iyi bir virjinal çalıcısı olduğu belirtilmektedir (Gültek, 2007).

Klavsen

Daha yüksek ses ihtiyacı, spinetlerin, kanat şekilli daha geniş yapılara evrimleşmeleri sonucunu doğurmuştu. Birbirine benzeyen virjinal ve spinet, gelişerek, İngilizce’de harpsichord, Fransızca’da clavecin, Almanca ve İtalyanca’da cembalo ya da clavicembalo diye adlandırılan çalgıya dönüşmüştür. Klavsenin sahip olduğu geniş ses tahtası, tellerin daha uzun olmalarına olanak tanımıştı. Uzun teller, sesi arttırıyorlardı, ancak, sesin daha metalik çıkmasına da yol açıyorlardı (Gültek, 2007).

Her nota için üçer tel titremektedir. Her üç telin ikisi aynı ses üzerine, üçüncüsü ise bir oktav pes olarak düzenlenirdi. Tuşa basılınca tellerin üçü birden mızraplanarak oldukça kuvvetli ve dolgun bir ses çıkardı. Hafif ses elde etmek için bir mekanizma kolu kullanılırdı. Bu kol çekildiği vakit tuşların nihayetindeki mızrap yalnız iki tele değiyordu. Fakat aleti çalarken her iki el meşgul olacağı için bu mekanizma kolunu kullanmak zordu. Bu güçlüğü önlemek üzere iki klavyeli klavsen icat edildi (Fenmen, 1947:5).

“15. yy. da klavsen, deneysel gelişimini tamamlamış ve genel kullanıma sunulmuştu. “Rönesans, Barok ve Klasik Dönem’in vazgeçilmez çalgısı olarak varlığını sürdürdü” (Kaygısız, 2009).

Klavsenin sesi temiz ve parlaktı; çalındığında, sanki bir grup gitar çalınıyormuş gibi bir hava yaratıyordu. Çalan kimsenin parmağının tuşa basış kuvveti, sesin volümünü etkileyememekteydi… Net bir sese ve yüksek volüme rağmen klavsende, ses miktarını ayarlama konusunda esneklik yoktu (Gültek, 2007).

Piyano’nun İcadı

Floransa’lı Bartolomeo Cristofori, 1711 yılında, Piano e forte (yani üzerinde hem hafif hem kuvvetli çalınabilir) isimli yeni bir müzik aleti icat etti. Bu alet üzerinde hem hafif çalmak, hem de kuvvetli ses çıkarmak mümkündü. Bunun için ismine İtalyanca hafif ve kuvvetli manasına gelen Piano e Forte dendi (Fenmen, 1947:5).

Maffei adlı bir edebiyatçı, bu yeni çalgıyı anlatırken bir şema sunuyordu. Klavsende, kaldıraçlara takılan mızraplar vardı; burada ise, mızrap yerine tellere alttan vuran çekiçler kullanılmıştı. Her çekicin başı, geyik derisiyle kaplıydı. Parmakla basılan tuş, ters tarafa doğru hareket eden bir kaldıracı harekete geçirmekteydi. İkinci kaldıracın ön ucu havalandığında, kendisiyle beraber taşıdığı ve Maffei’nin hareketli dil adını verdiği, ikinci bir kaldıracı taşırdı. Bu kısım, bağımsızdı ve işi bittiğinde, bir çift yay sayesinde, eski pozisyonuna geri dönüyordu.

(18)

Bunlara ek olarak, arka kaldıracın uzak ucu, dikey olarak yerleştirilmiş ve normal pozisyonda tele değerek duran bir susturucu süridini tutmaktaydı. Tuşa basıldığında, çekiç tele vurduktan sonra teller, çekicin kendi yerine geri sıçramasına olanak tanıyorlar ve bu sayede, tutan eli çekmeye gerek olmadan, mekanizma eski konumuna geri dönebiliyordu . Bu esnada, arka kaldıracın uç kısmı, geri gelirken susturucuyu tele kapatarak titreşimleri engelliyordu. Tuş bırakıldığında, ön kaldıracın arka ucu düşüyor; aynı şekilde arka kaldıracın ön kısmı da düşüyor ve başlangıç pozisyonuna dönülerek ses kesiliyordu. Oldukça karmaşık olan bu mekanizma yapısı, gerek Cristofori, gerek de diğer üreticiler tarafından daha sonra basitleştirilecekti (Gültek, 2007:44-45).

Piyano çalgısı, batı kültürünün sanatsal bir ürünü olarak eğitim müziği repertuarıyla birlikte ülkemize getirilmiş ve günümüzde yaygın bir biçimde farklı müzik türlerinde ve müzik eğitimi veren kurumlarda kullanılmaktadır. Bu kurumlar arasında Müzik Eğitimi Anabilim Dalları da yer almaktadır (Karahan, 2009:2).

Piyano’nun Türkiye’ye girişi Osmanlı İmparatorluğu döneminde Sultan Abdülmecit dönemine rastlamakta ve ilk piyanoların saraya 1800’lü yılların ilk yarısında alındığı anlaşılmaktadır. Böylece çoğalıp yayılmaya başlayan piyanoların ilk etapta İstanbul’daki yabancılar tarafından alındığı ve bu çevrelerde yine yabancılardan oluşan öğretmenlerden amatörce ders alındığı bilinmektedir (Özen, s.26).

Türkiye’de cumhuriyet döneminde müzikçi yetiştirmek üzere kurulan eğitim kurumlarımızı üç grupta toplamamız gerekir: “Konservatuarlar”; Üniversitelerimizin eğitim fakültesi çatısı altında müzik öğretmeni yetiştiren “müzik eğitimi anabilim dalları”; “Anadolu güzel sanatlar liselerinde öğretim veren müzik bölümleri.

Müzik ve sahne sanatları alanında yükseköğretim düzeyinde ilk kurumlaşma 1934’te Milli Musiki ve Temsil Akademisi’nin kuruluş yasasının çıkartılmasıyla başladı. 1936’da Devlet Konservatuarı kuruldu. 1940’ta okul, Müzik ve Temsil olmak üzere iki kola ayrıldı. 1937-38’de, Musiki Muallim Mektebi (MMM), Gazi Terbiye Enstitüsü’ne “Müzik Şubesi” olarak aktarılıp bağlandı (Uçan, 1996:207).

Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlar sırasıyla Musiki Muallim Mektebi, Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümleri, Yüksek Öğretmen Okulu Müzik Bölümleri, Eğitim Fakülteleri Müzik Bölümleri ve Eğitim Fakülteleri Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümlerinin Müzik Eğitimi Anabilim Dalları olarak beş grupta ele alınabilir.

Musiki Muallim Mektebi

1924 yılında, Ankara’da ortaöğretime müzik öğretmeni yetiştirmek amacıyla orta dereceli bir okul olarak kurulmuştur. MMM, Cumhuriyet yönetiminin, başkentte açtığı ilk ve çok önemli bir eğitim ve sanat kurumudur. Hem Anadolu bozkırında,, evrensel müziği temel alışı; hem ilk kez müzik branş öğretmeni yetiştiren bir kuruluş olması, hem de Atatürk’ün yakın ilgisiyle Cumhuriyet ilkelerini uygulayan bir tür deneme okulu ödevi görmesi açısından önemlidir. MMM, Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü’nün olduğu kadar, Ankara Devlet Konservatuarı’nın da atası olmuştur (Gazi Eğitim Enstitüsü, Gazi Orta Öğretmen Okulu). 1925’te yayınlanan MMM Talimatnamesi’nde keman, piyano, flüt ve viyolonsel olmak üzere dört çalgıdan birinin zorunlu olduğu belirtilmekte ve piyano eğitimine ait başka bir bilgi bulunmamaktadır. Aynı okulun 1931’de değişen talimatnamesinde, öğretmenlik yapabilmek için her öğrencinin keman öğrenmeye mecbur olduğu, ayrıca kendisine yetenek ve fiziksel durumuna göre ikinci bir çalgının da öğretilebileceği ifade edilmektedir (Çimen, 2004).

(19)

MMM’nin ilk binaları, Ankara’nın dışındaki eski kerpiç evlerdi… MMM’ye yeni bir bina yapımı için 1927’de girişimler başladı… Temeli 7 Mayıs 1928 günü atılan MMM binası, çizimine göre büyük bir hızla 1929’da bitirilip kullanıma açılmıştır… Bina kısa zamanda kapasite yönünden yetersiz hale gelince 1932-33 yılında bazı ekler yapıldı. Buna karşın, 1935’te gelen Alman müzisyen Hindemith, binayı müzik eğitimine elverişli bulmayarak eleştirdi…. Ayrıca Hindemith, okuldaki çalgıların sayıca yetersiz, var olanların işe yaramaz ya da bakım ve onarıma muhtaç olduğunu belirtiyor, birçok yeni müzik aletinin alınmasını öneriyor. Bu arada, sekiz yıl önce (1927) Fransa’dan alınan aletlerin pahalı olduğunu ve iklim koşullarına uymadıklarından bozulduklarını da not ediyor. Bu nedenle okulda bir çalgı yapım ve bakımcısının görevlendirilmesini, her öğrencinin ve çalgıcının kullandığı aletin küçük bakım ve onarımını yapmayı öğrenmesini istiyor (Altunya, 2006).

MMM’nin ilk öğretmenleri 1924’de İstanbul’dan Ankara’ya nakledilen ve Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti adını alan Muzıka-i Humayın’da görev yapmakta olan müzisyenlerdi. Okulun ilk piyano eğitimcisi olan İhsan Künçer, Muzıka-i Humayun’dan yetişmiş bir müzisyen olup aynı zamanda muzıka okulunun müdürlüğünü ve şefliğini de yürütmekteydi. 1925 ve 1928 yıllarında, devlet tarafından sanatçı-eğitimci olarak yetiştirilmek üzere Avrupa’ya gönderilen öğrencilerden, Fransa’da piyano ve bestecilik eğitimi alan Ulvi Cemal Erkin 1930’da; Almanya’da piyano ve piyano pedagojisi öğrenimini tamamlamış olan Ferhunde Remzi (Erkin) 1931’de, MMM’ne piyano öğretmeni olarak atandılar. 1936 yılında, Paul Hindemith’in önerisi ile, Almanya’dan Prof. Eduard Zuckmayer Musiki Muallim Mektebi’ne öğretmen olarak getirildi. Aynı yıl MMM içerisinde Ankara Devlet Konservatuarı açıldı ve iki kurum iki yıl süreyle aynı binada eğitim öğretime devam etti. Bu dönemde Ferhunde Erkin, Ulvi Cemal Erkin ve Eduard Zuckmayer iki okulda da piyano öğretmeni olarak görev aldılar (Çimen, 2004).

Gazi Terbiye Enstitüsü Müzik Şubesi (Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü)

MMM’nin fiziki yapı-kullanım ve işleyiş olarak zamanla daha çok ve giderek yalnızca sanatçı yetiştiren bir kuruma dönüştürülmesi üzerine, müzik öğretmeni yetiştirme işi, 1937-1938 eğitim yılında Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü’nde açılan Müzik Şubesi’nde sürdürülmeye başlamıştır. Gazi Terbiye Enstitüsü Müzik Şubesi 1941 yılı müfredat programında, esas çalgı piyano dersi üç yıl, haftada bir saat olarak yer almaktadır. Ayrıca derslerde öğretmenin her öğrenci ile birer saat ayrı ayrı meşgul olacağı ve öğrencinin ders dışında haftada en az 20 saat çalgısına çalışacağı açıklaması yer almaktadır. Yardımcı çalgı piyano dersi ilk yıl haftada yarım saat, ikinci yıldan itibaren bir saat olmak üzere okutulmaktadır.

Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü’nün 1970 programında, esas çalgı piyano üç yıl, haftada bir saat, yardımcı çalgı piyano ise iki yıl, haftada bir saat olarak görünmektedir. Bu programda da 20 saatlik haftalık ders dışı çalışması zorunlu tutulmaktadır. Piyano öğretim programlarının hedefleri aşağı yukarı 1941 programının hedeflerinin aynısıdır. Tek fark yeni programda piyanonun armoni derslerinde kullanılmasının düşünülmüş olmasıdır (Çimen, 2004).

Yüksek Öğretmen Okulu Müzik Bölümleri

Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü 1969 yılına kadar Türkiye’de müzik öğretmeni

yetiştiren tek kurum olarak görev yapmıştır. 1969’da İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü, 1973’te İzmir Buca Eğitim Enstitüsü ve 1981’de Bursa Eğitim Enstitüsü’nün açılmasıyla müzik öğretmeni yetiştiren kurum sayısı dörde ulaşmıştır. 1978’de eğitim enstitüleri “Yüksek Öğretmen Okulu” adını almış ve öğretim süresi dört yıla çıkmıştır. Gazi Yüksek Öğretmen

(20)

Okulu’nda 1978-1982 yılları arasında uygulanmış olan dört yıllık 1978 programı bu döneme bir örnek oluşturabilir. Bu programda, Ana Dal Piyano Eğitimi sekiz yarı yıl, haftada iki saat (bir saat teorik, 1 saat kuramsal), Temel Piyano Eğitimi altı yarı yıl, haftada bir saat okutulmaktadır. Ana dal piyano dersinin, düzeye ve öğretmen durumuna göre bir saatte 2-4 öğrenci ile; temel piyano dersinin ise düzeye göre 3-6 kişilik gruplarla yapılması öngörülmektedir (Çimen, 2004).

Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümleri

Müzik öğretmeni yetiştirme, 1982 yılında çıkarılan 2547 sayılı Yüksek Öğretim Yasası

ile üniversitelerin eğitim fakültelerine devredilmiştir. Böylece müzik öğretmeni yetiştirme yaklaşık altmış yıllık gelenekselleşmiş bir yapıdan, üniversiter bir yapıya dönüşmüş, lisans, yüksek lisans, sanatta yeterlilik ve doktora gibi daha üst düzeylerde eğitim ile araştırma-geliştirme ve akademik olanaklara kavuşmuştur.

Bu dönemde müzik eğitimi bölümleri lisans programlarında YÖK kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca üniversite senatosunun kararıyla değişiklik yapma olanağına sahip olmuşlar ve bu nedenle birbirinden farklı programlar uygulamışlardır. Örneğin Gazi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü’nde üç bilim/ana sanat dalından (Çalgı Eğitimi, Ses Eğitimi ve Müzik Kuramları) oluşan bir lisans programı 1998 yılına kadar uygulanmıştır. Bu programa göre Çalgı Eğitimi Ana Sanat Dalı içinde “alan çalgısı” piyano dört yıl, haftada iki saat okutulmaktadır. Ses Eğitimi ve Müzik Kuramları Ana Sanat Dallarında piyano dört yıl, haftada bir saat; Çalgı Eğitimi Ana Sanat Dalında (alan çalgısı piyano dışındaki çalgılar) ise 3 yıl, haftada bir saat olarak yer verilmektedir.

Bu programda Çalgı Eğitimi Ana Sanat Dalı içinde verilen piyano eğitiminin Çalgı Eğitimi İlkeleri, Çalgı Bakım Onarım Bilgisi alana yönelik derslerle de desteklendiği görülmektedir (Çimen, 2004).

Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalları

1998’den itibaren uygulanmakta olan Müzik Öğretmenliği Lisans Programı’na göre piyano I, II ve III. Sınıflarda her iki yarıyılda, haftada iki saat okutulan bir derstir…. Programda ana çalgı olarak piyanonun bulunmaması çok önemli bir eksikliktir” (Çimen, 2004).

Eğitim Fakülteleri’nin, Müzik Eğitimi Anabilim Dalları’nda alan bilgisi, genel kültür ve mesleki eğitim dersleri verilmektedir. Alan bilgisi dersleri mesleki anlamda verilen derslerdir. Örneğin gitar, piyano, flüt, müziksel teori ve işitme, koro ve bireysel ses eğitimi gibi. Bu derslerin çoğunluğunu çalgı eğitimi dersleri oluşturmaktadır. Müzik eğitimi içinde çalgı eğitiminin önemi büyüktür. Çalgı eğitimi, müzikal yaratıcılık ve başarı duygusunun geliştirilmesi açısından önemli bir yere sahiptir. Piyano eğitimi ve öğretimi ise müzik eğitimi kurumlarında verilen çalgı eğitiminin önemli bir dalıdır ve müzik öğretmenliğinin temelini oluşturmaktadır (Gün, 2007).

Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda, öğretmen adaylarına piyano temel tekniğinin geliştirilmesinin yanında, çaldığı eserlerin formu, dönemi, bestecileri ile ilgili genel bilgiler de verilmektedir.

AGSL’den gelen öğrenciler, dört yıllık bir piyano eğitimi almış olarak müzik öğretmenliği programına yerleşmektedirler. Fakat genel lise mezunları herhangi bir piyano eğitimi almamış ya da kısa sürelerde özel ders almış olarak Müzik Eğitimi Anabilim Dalları’na yerleşmektedirler. Bu durumda Müzik Eğitimi Anabilim Dalları’na giriş aşamasında

(21)

öğrencilerin müziksel yaşantılarının aynı olmadığı görülür. Özellikle de piyano eğitimi sırasında bu farklılığın açıkça gözlemlemesi beklenmektedir (Gün, 2007).

1.1.Problem Cümlesi

Eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarında bulunan piyanoların sayı ve nitelik bakımından yeterlilik durumuna ilişkin öğrenci görüşleri nelerdir?

1.2.Alt Problemler

1. Öğrencilere göre, bölümlerindeki piyanoların nitelik bakımından yeterlilik durumu nasıldır?

2. Öğrencilere göre, bölümlerindeki piyanoların sayı bakımından yeterlilik durumu nasıldır?

3. Öğrenciler, bölümlerindeki piyanoların durumundan ne ölçüde haberdardır? 4. Öğrenciler, piyano çalışmak için ne ölçüde vakit ayırmaktadır?

1.3. Araştırmanın Amacı

Araştırmanın amacı, eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarında bulunan piyanoların sayı ve nitelik bakımından yeterlilik durumuna ilişkin öğrenci görüşlerini ortaya koymaktır.

1.4. Araştırmanın Önemi

Araştırma, eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarında bulunan piyanoların yeterlilik ve sayı durumlarına ilişkin öğrenci görüşlerini ortaya çıkartması bakımından önemlidir.

1.5. Sayıltılar

1. Örneklem, evreni temsil etmektedir. 2. Veri toplama aracı geçerli ve güvenilirdir.

(22)

1.6. Sınırlılıklar

1. Bu araştırma, Türkiye’deki dört müzik eğitim anabilim dalı ile sınırlıdır. 2. Piyanoların nitelik ve sayı bakımından yeterlilik durumuna ilişkin öğrenci görüşleriyle sınırlıdır.

3. Yüksek Lisans tez dönemi için ayrılmış süre ile sınırlıdır.

1.7.Tanımlar

Akort etme: Çalgıların perdelerini belirli ve kesin oranlara göre düzenleme işlemi. Çalgılar genelde dış etkenler nedeniyle ses düzenini yitirerek yanlış sesler çıkarabilir. Doru seslerin ayarlanmasına “akort etmek” denir (Say, 2005). Piyano: Telli, klavyeli, büyük boyutlu çalgı: Klavyesinden mekanizmasına, tellerinden pedallarına kadar binlerce parçadan oluşan birbiriyle bağlantılı bir bütünün ürettiği zengin ses olanaklarıyla evrensel bir çalgı olarak müzik tarihinde yer almıştır (Say, 2005).

(23)

2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE

1. MĠLLĠ, Makbule Selin. İlköğretim Okullarında Piyano ve Diğer Klavyeli Çalgıların Müzik Öğretmenleri Tarafından Kullanımı ve Eğitime Katkıları (Yüksek Lisans tezi, 1999).

Bu araştırma, Ege bölgesindeki beş il (Aydın, Burdur, Denizli, Muğla, Uşak) ve bu illere bağlı ilçe merkezindeki ilköğretim okullarında görev yapan branş müzik öğretmenleri ile sınırlıdır.

Olanaklar yeterli olduğu takdirde müzik öğretmenleri, derslerinde klavyeli çalgıları diğer çalgılara oranla daha çok tercih etmektedir.

Müzik öğretmenlerinin piyano ve diğer klavyeli çalgıları, solfej ve kulak eğitimi gibi çalışmaların yapılmasına en uygun çalgı olması, kolaylıkla eşlik yapabilme olanağı sağlaması sebebiyle tercih ettikleri belirtilmiştir.

Ankete katılan müzik öğretmenlerinin büyük çoğunluğu, eğitim aldıkları yüksek öğretim kurumlarındaki piyano ve eşlik derslerini içerik ve süre açısından yeterli bulmadıklarını belirtmiştir.

2. KALYONCU, Nesrin. Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Müzik Bölümlerinde Piyano Öğretim Programlarının Hedeflerine Ulaşma Durumu (Yüksek Lisans tezi,1996).

Araştırmanın evrenini müzik bölümü hazırlık sınıfında Temel Sanat Eğitimi dersi kapsamında piyano eğitimi uygulayan Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri oluşturmaktadır.

Merkezi bölgeden Ankara Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, merkezler arası bölgeden Bolu Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, merkezden uzak bölgeden Diyarbakır Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Hazırlık sınıfları örneklem olarak seçilmiştir.

Öğrencilerin %65,7’sinin okullarındaki piyano sayısı yeterli, %34,3’ünün yetersizdir.

Öğrencilerin %57,1’inin kendine ait çalgısı bulunmakta, %42,9’unun kendine ait bir çalgısı bulunmamaktadır.

3. MUMCU, Mine Devrim. Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde Uygulanan Piyano Eğitiminin Program, Öğretmen, Öğrenci ve Çalışma Ortamı Değişkenlerine Göre Değerlendirilmesi (Yüksek Lisans tezi, 2002).

Bu araştırma Eskişehir, Ankara, Bolu, Edirne, Adana, Çankırı, Konya, Balıkesir ve Aksaray illerinde bulunan Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde görev yapan piyano öğretmenlerinin görüşleri ile sınırlıdır.

(24)

Okullardaki piyano sayıları çoğunlukla yetersiz olarak görülmüştür. Piyanonun pahalı bir enstrüman olması ve ekonomik gücün yetersizliği sebebiyle, piyano ihtiyacının giderilemediği belirlenmiştir.

Okul binalarının, okulun eğitim öğretimini karşılamaya yönelik olmadığı ve dolayısıyla çalışma odalarının yeterli olmadığı belirtilmiştir.

Ekonomik imkansızlıklardan dolayı, piyanoların bakım, onarım ve akortlarının çoğunlukla iki yılda bir yaptırılabildiği belirlenmiştir.

4. YIKILMAZOĞLU, Ayça. Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri, Lise III Müzik Sınıfında Okuyan Yatılı ve Gündüzlü Öğrencilerin Piyano Başarıları Arasındaki Farklar (Yüksek Lisans Tezi, 2006).

Araştırma Ankara, Bolu, Bursa ve Kırıkkale illerindeki Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü III.sınıf öğrencileri ile sınırlıdır.

Araştırma dört okul müdürü, yirmi dokuz piyano öğretmeni ile sınırlıdır.

Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri’nin yeterli piyano çalışma odası bulunmamaktadır. Hafta içi okulun akşam geç saatlere kadar açık olduğu ve öğrencilerin çalışabilmeleri için imkan verildiği belirlenmiştir.

Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinin bazıları hafta sonları açık tutulmamaktadır. Bu yüzden öğrenciler hafta sonları okulda çalışma imkanı bulamamaktadır.

Okullarda bulunan piyano ve piyano etüt odalarının sayılarının öğrencilerin rahat çalışabilmesi açısından kısmen yeterli olduğu belirlenmiştir.

Piyano etüt odalarının sayısının büyük ölçüde yeterli olduğu, ancak okul kitap ve nota kütüphanesinin öğrencilerin yararlanabilmesi için yeterli olmadığı belirlenmiştir.

Ders dışı zamanlarda haftalık piyano çalışma süresini yatılı öğrenciler yeterli bulurken, gündüzlü öğrenciler yeterli bulmamaktadır.

5. TÜFEKCĠ, Kenan. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’nde Mevcut Piyano Durumunun Değerlendirilmesi (Yüksek Lisans Tezi, 2010).

Bu araştırma, 1. ,2. ,3.ve 4. sınıflarda piyano eğitimi alan 100 öğrenci ile sınırlıdır. Kurumdaki piyano sayısının büyük ölçüde yeterli olduğu saptanmıştır.

Kurumdaki piyano çalışma odalarının niteliklerinin öğrencilerin çalışmalarını tamamen etkilediği saptanmıştır.

(25)
(26)

3. YÖNTEM

3.1. Araştırmanın Modeli

Bu araştırmanın gerçekleştirilmesinde anket uygulaması ve görüşme tekniği yapılmıştır. Araştırma ile, eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarında bulunan piyanoların sayı ve nitelik bakımından yeterlilik durumuna ilişkin öğrenci görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma bu yönü ile betimsel bir çalışma niteliğindedir.

3.2. Evren ve Örneklem

Bu araştırmanın evrenini, Türkiye’deki dört eğitim fakültesinin müzik eğitimi anabilim dallarında bulunan öğrenciler oluşturmaktadır.

Bu araştırmanın örneklemini Türkiye’den seçilen dört eğitim fakültesinin müzik eğitimi anabilim dallarında bulunan lisans üçüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.

3.3. Verilerin Toplanması

Araştırma ile, okullardaki piyanoların yeterlilik durumu hakkında öğretim elemanlarıyla görüşme yapılarak veriler elde edilecektir. Piyanoların yeterlilik durumuyla ilgili öğrenci görüşleri, uygulanan anket sonucu elde edilmiştir.

3.4. Verilerin Analizi

Eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarında bulunan piyano öğretim elemanlarından görüşme yöntemiyle okullardaki piyanoların durumları hakkında bilgi edinilmiştir. Uygulanan ankette ise piyanoların sayı ve nitelik bakımından yeterlilik durumuna ilişkin öğrenci görüşleri elde edilmiştir.

(27)

4. BULGULAR VE YORUMLAR

Araştırmanın bu bölümünde, uygulanan anketle ilgili elde edilen sonuçlar ve bu sonuçların yorumlanması anlatılacaktır.

Anketler, dört üniversitenin eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarında, lisans 3. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır.

ANKET SONUÇLARINA GÖRE ELDE EDİLEN BULGULAR VE YORUMLANMASI

Tablo 1: Ankete Katılan Öğrencilerin Üniversitelere Göre Dağılımı

Grafik 1: Ankete Katılan Öğrencilerin Üniversitelere Göre Dağılımı

Ankete K atılan Öğ renic lerin Ünivers iteye G öre D ağ ılımı

A bant İz z et B ays al Üni. % 28,57

K aradeniz Teknik Üni. % 26,53 P amukkale Ünivers ites i

% 20,41

S elç uk Üni. % 24,49

Ankete Katılan Öğrencilerin Üniversiteye Göre Dağılımı

Üniversite Sayı %

Abant İzzet Baysal Üni. 28 28,57

Karadeniz Teknik Üni. 26 26,53

Pamukkale Üniversitesi 20 20,41

Selçuk Üni. 24 24,49

(28)

Yukarıdaki tablo ve grafikte görüldüğü üzere ankete katılanların %28.57sini Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin öğrencileri, %26.53ünü Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin öğrencileri, %20.41ini Denizli Pamukkale Üniversitesi’nin öğrencileri, %24.49unu Konya Selçuk Üniversitesi’nin öğrencileri oluşturmaktadır.

Tablo 2: Öğrencilerin Piyano Eğitimi Aldıkları Sürenin Dağılımı

Kaç Senedir Piyano Çalmaktasınız

Süre(Yıl) Sayı % 3 21 21,65 4 5 5,15 5 3 3,09 6 4 4,12 7 49 50,52 8 9 9,28 8+ 4 4,12 Genel Toplam 95 100,00

Grafik 2: Öğrencilerin Piyano Eğitimi Aldıkları Sürenin Dağılımı

Kaç Senedir Piyano Çalmaktasınız

8+ yıl % 4,12 5 yıl % 3,09 4 yıl % 5,15 8 yıl % 9,28 3 yıl % 21,65 6 yıl % 4,12 7 yıl % 50,52

Yukarıdaki tablo ve grafikte görüldüğü üzere; öğrencilerin %21,65’i 3 yıldır piyano çalmaktadır. Öğrencilerin %5,15’i 4 yıldır piyano çalmaktadır. Öğrencilerin %3,09’u 5 yıldır piyano çalmaktadır.

(29)

Öğrencilerin %4,12’si 6 yıldır piyano çalmaktadır. Öğrencilerin %50,52’si 7 yıldır piyano çalmaktadır. Öğrencilerin %9,28’i 8 senedir piyano çalmaktadır. Öğrencilerin %4,12’si 8 yıldan daha uzun süredir piyano çalmaktadır.

Buradan anlaşıldığı üzere, öğrencilerin %50,52’si, 7 senedir piyano çalmaktadır. Bu durumda öğrencilerin yarıdan fazlası, üniversite eğitiminden önce Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri’nde 4 yıl piyano eğitimi almıştır.

ALT PROBLEMLERE AİT BULGULAR VE YORUMLAR

1.Alt Probleme Ait Bulgular ve Yorumlar

Tablo 3: Öğrencilerin Piyanoların Kalitesinden Olan Memnuniyet Durumlarının Dağılımı

Grafik 3: Öğrencilerin Piyanoların Kalitesinden Olan Memnuniyet Durumlarının Dağılımı

Yukarıdaki tablo ve grafikte görüldüğü üzere; öğrencilerin %22,45’i bölümde bulunan piyanoların kalitesinden memnun. Öğrencilerin %77,55’i ise bölümde bulunan piyanoların kalitesinden memnun değil.

Piyano Kalitesinden Memnun musunuz?

S1 Sayı % Evet 22 22,45 Hayır 76 77,55 Toplam 98 100,00 %22,45 %77,55 0,00 20,00 40,00 60,00 80,00 Evet Hayır

(30)

Tablo 4: Öğrencilerin Markanın Piyano Kalitesini Etkileme Durumuna İlişkin Görüşleri

Grafik 4: Öğrencilerin Markanın Piyano Kalitesini Etkileme Durumuna İlişkin Görüşleri

Yukarıdaki tabloda ve grafikte görüldüğü üzere öğrencilerin %80,41’i piyanoda markanın kaliteyi getirdiğine inanıyor. Öğrencilerin % 19,59’u ise piyanoda markanın, kaliteyi getirmediğine inanıyor.

Piyanoda Markanın Kaliteyi Getirdiğine İnanıyor musunuz? S2 Sayı % Evet 78 80,41 Hayır 19 19,59 Toplam 97 100,00 %80,41 %19,59 0,00 50,00 100,00 Evet Hayır

Piyanoda Markanın Kaliteyi Getirdiğine

İnanıyor musunuz?

(31)

Tablo 5: Öğrencilerin, Piyano Çalışırken Marka Tercih Etme Durumları

Grafik 5: Öğrencilerin Piyano Çalışırken Marka Tercih Etme Durumları

Yukarıdaki tabloda ve grafikte görüldüğü üzere öğrencilerin %42,86’sı piyano çalışırken marka tercihi yapıyor. Öğrencilerin %57,14’ünün ise, piyano çalışırken herhangi bir marka tercih etmediği görülüyor.

Tablo 6: Akordu Bozuk Bir Piyanoda Çalışmanın Öğrencinin Çalışma Durumuna Etkisi

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, öğrencilerin %73,47si, akordu bozuk olan piyanoda çalışmanın, yapılan çalışmayı tamamen etkilediğini söylemektedir. Öğrencilerin %21,43’ü ise, akordu bozuk olan piyanoda çalmanın, çalışmayı büyük ölçüde etkilediğini belirtmektedir. Öğrencilerin %4,08’i, akordu bozuk piyanoda çalmanın, çalışmalarını kısmen

Piyano çalışırken marka tercih ediyor musunuz?

S3 Sayı % Evet 42 42,86 Hayır 56 57,14 Toplam 98 100,00 Etkileme Durumu Sayı % Tamamen 72 73,47 Büyük ölçüde 21 21,43 Kısmen 4 4,08 Çok az 1 1,02 Toplam 98 100,00 %42,86 %57,14 0,00 20,00 40,00 60,00 Evet Hayır

Piyano çalışırken marka tercih

ediyor musunuz?

(32)

etkilediğini belirtmektedir. Öğrencilerin %1,02’si, akordu bozuk piyanoda çalmanın, çalışmalarını çok az etkilediğini belirtmektedir.

Öğrencilerin çoğu, akordu bozuk olan piyanoda çalışmaktan rahatsızlık duymaktadır. Tablo 7: Öğrencilerin Bölümlerinde Onarım Görmesi Gereken Piyano Varlığı Hakkında Bilgi Durumu

Grafik 6: Öğrencilerin Bölümlerinde Onarım Görmesi Gereken Piyano Varlığı Hakkında Bilgi Durumu

Yukarıdaki tabloda ve grafikte görüldüğü üzere; öğrencilerin %96,94’ü, bölümlerinde bulunan piyanolardan, onarım görmesi gereken piyanoların olduğunu söylemektedirler. %3,06’sı ise bölümlerinde onarım görmesi gereken piyano olduğunu düşünmemektedirler.

Sınıfınızda onarım görmesi gereken piyano

var mı?

Onarım Durumu Sayı %

Evet 95 96,94 Hayır 3 3,06 Toplam 98 100,00 96,94 3,06 %0,00 %25,00 %50,00 %75,00 %100,00 Evet Hayır

Sınıfınızda onarım görmesi gereken piyano var m?

(33)

Tablo 8: Piyanoların Temizlik Durumunun Öğrencilerin Çalışmalarını Etkileme Durumu

Grafik 7: Piyanoların Temizlik Durumunun Öğrencilerin Çalışmalarını Etkileme Durumu

Piyanoların temizliğinin çalışmaya etkisi

Tamamen % 20,62 K ıs men % 38,14 Ç ok az % 14,43 Hiç % 3,09 B üyük ölç üde % 23,71

Yukarıdaki grafik ve tabloya göre; öğrencilerin % 20,62’si piyanoların temizlik durumunun çalışmalarını tamamen etkilediklerini söylemektedirler. Öğrencilerin %23,71’i, piyanoların temizlik durumunun çalışmalarını büyük ölçüde etkilediklerini belirtmektedirler. Öğrencilerin %38, 14’ü, piyanoların temizlik durumunun, çalışmalarını kısmen etkilediğini

Piyanoların temiz olup olmaması çalışmalarımızı

etkiliyor.

Etkileme durumu Sayı %

Tamamen 20 20,62 Büyük ölçüde 23 23,71 Kısmen 37 38,14 Çok az 14 14,43 Hiç 3 3,09 Toplam 97 100,00

(34)

belirtmektedir. Öğrencilerin %14,43’ü, piyanoların temizlik durumunun, çalışmalarını çok az etkilediğini belirtmektedir. Öğrencilerin %3,09’u, piyanoların temizlik durumunun çalışmalarını hiçbir şekilde etkilemediklerini belirtmektedirler.

Tablo 9: Öğrencilere Göre Öğretim Elemanları ile Öğrencilere Ayrılan Piyanolar Arasındaki Fark Durumu

Grafik 8: Öğrencilere Göre Öğretim Elemanları ile Öğrencilere Ayrılan Piyanolar

Arasındaki Fark Durumu

94,90

5,10 % 0,00

% 50,00 % 100,00

F ark var F ark yok

Öğretmenler ile öğrencilere ayrılan piyanolar arasında fark varmı?

Yukarıdaki tablo ve grafikte belirtildiği üzere, öğrencilerin %94,90’ına göre, öğretim elemanları ile öğrencilere ayrılan piyanolar arasında fark bulunmaktadır. Öğrencilerin %5,10’una göre, öğretim elemanları ile öğrencilere ayrılan piyanolar arasında fark bulunmamaktadır.

Sayı %

Fark var 93 94,90

Fark yok 5 5,10

(35)

Tablo 10: Öğrencilere göre Farklılık Olması Durumunda Bu Farklılıkların Hangi Açılardan Kaynaklandığı

Grafik 9: Öğrencilere göre Farklılık Olması Durumunda Bu Farklılıkların Hangi Açılardan Kaynaklandığı

Yukarıdaki tablo ve grafiğe göre; öğrencilerin %9,64’ü, öğretim elemanlarına ayrılan piyanolar ile öğrencilere ayrılan piyanolar arasında yalnızca bakım ve onarım açısından farklılıklar olduğunu belirtmektedir. Öğrencilerin %6,02’si, öğretim elemanları ile öğrencilere

Sayı % Marka (I) 3 3,61 Akord (II) 5 6,02 Bakım ve Onarım (III) 8 9,64 I,II 4 4,82 I,III 2 2,41 II,III 22 26,51 I,II,III 39 46,99 Toplam 83 100,00

Piyanolar arasında fark varsa hangi açılardan Kaynaklanmaktadır? 3,61 6,02 9,64 4,82 2,41 26,51 46,99 %0,00 %20,00 %40,00 %60,00 Marka (I) Akord (II) Bakım ve Onarım (III)

I,II I,III II,III I,II,III

(36)

ayrılan piyanolar arasında yalnızca akort durumu açısından farklılık olduğunu belirtmektedir. Öğrencilerin %3,61’i, öğretim elemanlarına ayrılan piyanolar ile öğrencilere ayrılan piyanolar arasında yalnızca marka bakımından farklılık olduğunu belirtmektedir. Öğrencilerin %4,82’si, öğretim elemanlarına ayrılan piyanolar ile öğrencilere ayrılan piyanolar arasında, marka ve akort açısından farklılık olduğunu belirtmektedir. Öğrencilerin %2,41’i, öğretim elemanları ile öğrencilere ayrılan piyanolar arasında marka ve bakım-onarım açısından farklılık bulunduğunu belirtmektedir. Öğrencilerin %26,51’i, öğretim elemanları ile öğrencilere ayrılan piyanolar arasında akort ve bakım-onarım açısından farklılık olduğunu belirtmektedir. Öğrencilerin %46,99’u, öğretim elemanları ile öğrencilere ayrılan piyanolar arasında hem marka, hem akort durumu, hem de bakım ve onarım açısından farklılık olduğunu belirtmektedir. Kalan grup ise, piyanolar arasında herhangi bir fark olduğunu düşünmemektedir.

Tablo 11: Öğrencilerin Toplu Ders Yapılan Sınıflarda veya Piyano Odalarında Çalışmayı Tercih Etme Durumları

Grafik 10: Öğrencilerin Toplu Ders Yapılan Sınıflarda veya Piyano Odalarında

Çalışmayı Tercih Etme Durumları

67,39 32,61 % 0,00 % 10,00 % 20,00 % 30,00 % 40,00 % 50,00 % 60,00 % 70,00

Toplu ders yapılan s ınıflarda P iyano odalarında

Toplu ders yapılan sınıftamı piyano odalarında mı çalışmayı tercih ediyordunuz?

Sayı %

Toplu ders yapılan

sınıflarda 62 67,39

Piyano odalarında 30 32,61

(37)

Tablo 12: Öğrencilerin Toplu Ders Sınıfları veya Piyano Odalarını Tercih Nedenleri

Çalışılan yerinin tercihinde nedenler(belirtenler arasında) Sayı % Toplu ders yapılan sınıflarda Piyano odalarında Toplu ders yapılan sınıflarda Piyano odaları nda

Piyanoları akordlu (I) 11 2 21,15 11,76

Piyanoların bakımı ve

onarımı iyi (II) 4 2 7,69 11,76

Kalitesi iyi (III) 10 5 19,23 29,41

I,II 8 4 15,38 23,53

I,III 4 0 7,69 0,00

II,III 2 1 3,85 5,88

I,II,III 13 3 25,00 17,65

Toplam 52 17 100,00 100,00

Grafik 11: Öğrencilerin Toplu Ders Sınıfları veya Piyano Odalarını Tercih Nedenleri 0,00 5,00 10,00 15,00 20,00 25,00 30,00 Toplu ders yapılan s ınıflarda P iyano odalarında

P iyanoları akordlu (I) P iyanoların bakımı ve onarımı iyi (II) K alites i iyi (III) I,II

I,III II,III I,II,III

Yukarıdaki grafikte ve tabloda görüldüğü üzere; öğrencilerin 62’si, toplu ders yapılan sınıflarda çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin 52’si, bu konuyla ilgili nedenlerini belirtmişlerdir. Bu öğrencilerin %21,15’i, piyanoları akortlu olduğu için, toplu ders yapılan sınıflarda çalışmayı tercih etmektedir. %7,69’u, piyanoların bakım ve onarımı iyi olduğu için, toplu ders yapılan sınıflarda çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin %19,23’ü, kalitesi daha iyi olduğu için, toplu ders yapılan sınıflarda çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin

(38)

%15,38’i, piyanoları hem akortlu, hem de bakım-onarım bakımından daha iyi durumda olduğu için, toplu ders yapılan sınıflarda çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin %7,69’u, piyanoları akortlu ve kalitesi iyi olduğu için, toplu ders yapılan sınıflarda çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin %3,85’i, piyanoları bakım-onarım ve kalite açısından iyi oldukları için toplu ders yapılan sınıflarda çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin %25,00’i ise, hem kalite, hem akort, hem de bakım-onarım açısından daha iyi durumda oldukları için, toplu ders yapılan sınıflarda çalışmayı tercih etmektedir.

Öğrencilerin 30’u ise, piyano odalarında çalışmayı tercih etmektedir. Bu öğrencilerden yalnızca 17’si, bu konuyla ilgili nedenlerini belirtmişlerdir. Bu öğrencilerin %11,76’sı, piyanoları akortlu olduğu için, piyano odalarında çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin %11,76’sı, bakım ve onarım durumu daha iyi olduğu için, piyano odalarında çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin %29,41’i, kalitesi daha iyi olduğu için, piyano odalarında çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin %23,53’ü, piyanoları akort ve bakım-onarım durumu bakımından daha iyi olduğu için, piyano odalarında çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin %5,88’i, piyanoları bakım-onarım ve kalite açısından daha iyi durumda olduğu için, piyano odalarında çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin %17,65’i ise, hem akort, hem bakım-onarım, hem de kalite açısından daha iyi durumda oldukları için piyano odalarında çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerden 6’sı, toplu ders yapılan sınıflarda veya piyano odalarında çalışmakla ilgili herhangi bir fikir belirtmemişlerdir.

Tablo 13: Öğrencilerin Çalışmak İçin Kuyruklu ya da Konsol Piyano Tercih Etme Durumları

Sayı %

Konsol piyanoda 62 69,66

Kuyruklu piyanoda 27 30,34

(39)

Grafik 12: Öğrencilerin Çalışmak İçin Kuyruklu ya da Konsol Piyano Tercih Etme Durumları

Çalışmalarınızı konsol yada kuyruklu piyanoların hangisinde yapmayı tercih ediyorsunuz?

% 69,66 % 30,34 0,00 20,00 40,00 60,00 80,00 100,00

K ons ol piyanoda K uyruklu piyanoda

Tablo 14: Öğrencilerin Kuyruklu ya da Konsol Piyanoyu Tercih Etme Nedenleri

Konsol piyano Kuyruklu Piyano

Sayı % Sayı %

Akordu düzenli yapılıyor (I) 4 8,16 6 25,00

Bakımı düzenli yapılıyor (II) 2 4,08 1 4,17

Markasından dolayı (III) 5 10,20 6 25,00

Diğer(Piyano olmaması vb.)(IV) 24 48,98 1 4,17

I,II 3 6,12 2 8,33 I,III 2 4,08 3 12,50 I,IV 1 2,04 0 0,00 II,III 1 2,04 1 4,17 II,IV 0 0,00 0 0,00 I,II,III 6 12,24 3 12,50 I,II,III,IV 1 2,04 1 4,17 Toplam 49 100,00 24 100,00

(40)

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere; 89 öğrenci bu soruya cevap vermiştir. Bu öğrencilerden 62’si, çalışmalarını konsol piyanoda yapmayı tercih etmektedir. Bu öğrencilerden 49’u, bunun nedenlerini belirtmiştir. Öğrencilerin %8,16’sı, akordu düzenli yapıldığından dolayı, konsol piyanoda çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin %4,08’i, bakımı düzenli yapıldığı için konsol piyanoda çalışmayı tercih ediyor. Öğrencilerin %10,20’si, markasından dolayı konsol piyanoda çalışmayı tercih ediyor. Öğrencilerin %48,98’i, diğer nedenlerden dolayı (çalışacak başka piyano bulunmaması) konsol piyanoda çalışmalarını yapmaktadır. Öğrencilerin %6,12’si, kordu ve bakımı düzenli yapıldığı için, konsol piyanoda çalışmayı tercih ediyor. Öğrencilerin %4,08’i, akordu düzenli yapıldığı için ve markasından dolayı konsol piyanoda çalışmayı tercih ediyor. Öğrencilerin %2,04’ü, akordu düzenli yapıldığı için ve diğer nedenlerden dolayı konsol piyanoda çalışmayı tercih ediyor. Öğrencilerin %2,04’ü, bakımı düzenli yapıldığı için ve markasından dolayı konsol piyanoda çalışmayı tercih ediyor. Öğrencilerin %12,24’ü, akordu ve bakımı düzenli yapıldığından, ayrıca markasından dolayı konsol piyanoda çalışmalarını yapmaktadır. Öğrencilerin %2, 04’ü, akordu ve bakımı düzenli yapıldığından, markasından ve diğer nedenlerden dolayı konsol piyanoda çalışmayı tercih etmektedir.

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere; 89 öğrenci bu soruya cevap vermiştir. Bu öğrencilerden 27’si, çalışmalarını kuyruklu piyanoda yapmayı tercih etmektedir. Bu öğrencilerden 24’ü, bunun nedenlerini belirtmiştir. Öğrencilerin %25,00’ı, akordu düzenli yapıldığından dolayı, kuyruklu piyanoda çalışmayı tercih etmektedir. Öğrencilerin %4,17’si, bakımı düzenli yapıldığı için kuyruklu piyanoda çalışmayı tercih ediyor. Öğrencilerin %25,00’ı, markasından dolayı kuyruklu piyanoda çalışmayı tercih ediyor. Öğrencilerin %4,17’si, diğer nedenlerden dolayı, kuyruklu piyanoda çalışmalarını yapmaktadır. Öğrencilerin %8,33’ü, akordu ve bakımı düzenli yapıldığı için, kuyruklu piyanoda çalışmayı tercih ediyor. Öğrencilerin %12,50’si, akordu düzenli yapıldığı için ve markasından dolayı kuyruklu piyanoda çalışmayı tercih ediyor. . Öğrencilerin %4,17’si, bakımı düzenli yapıldığı için ve markasından dolayı konsol piyanoda çalışmayı tercih ediyor. Öğrencilerin %12,50’si, akordu ve bakımı düzenli yapıldığından, ayrıca markasından dolayı kuyruklu piyanoda çalışmalarını yapmaktadır. Öğrencilerin %4,17’si, akordu ve bakımı düzenli yapıldığından, markasından ve diğer nedenlerden dolayı kuyruklu piyanoda çalışmayı tercih etmektedir.

2. Alt Probleme Ait Bulgular ve Yorumlar

Tablo 15: Öğrencilere Göre Bölümdeki Piyano Sayısının Öğrenci Sayısına Göre Yeterlilik Durumu

Bölümümüzdeki piyano sayısı, öğrenci sayısına göre yeterlidir.

Sayı %

Tamamen katılıyorum 0 0,00

Büyük ölçüde katılıyorum 8 8,16

Kısmen katılıyorum 22 22,45

Çok az katılıyorum 13 13,27

Hiç katılmıyorum 55 56,12

(41)

Grafik 13: Öğrencilere Göre Bölümdeki Piyano Sayısının Öğrenci Sayısına Göre Yeterlilik Durumu

Piyano sayısının öğrenci sayısına göre yeterliliği

% 0,00 % 8,16 % 22,45 % 13,27 % 56,12 0,00 10,00 20,00 30,00 40,00 50,00 60,00 Tamamen katılıyorum B üyük ölç üde katılıyorum K ıs men katılıyorum Ç ok az katılıyorum Hiç katılımıyorum

Yukarıdaki tablo ve grafiğe göre; öğrencilerin %56,12’si, bölümdeki piyano sayısını öğrenci sayısına göre kesinlikle yeterli bulmamaktadır. Öğrencilerin %13,27’si, bölümde bulunan piyano sayısını öğrenci sayısına göre çok az yeterli bulmaktadır. Öğrencilerin %22,45’i, piyano sayısını öğrenci sayısına göre kısmen yeterli bulmaktadır. Öğrencilerin %8,16’sı, piyano sayısını öğrenci sayısına göre büyük ölçüde yeterli bulmaktadır. Öğrencilerin %0,00’ı, piyano sayısını öğrenci sayısına göre tamamen yeterli bulmaktadır.

Tablo 16: Bölümlerindeki Kuyruklu Piyano Sayısı Hakkında Öğrencilerin Söyledikleri

Bölümünüzdeki kuyruklu piyano sayısı

Sayı % Yok 8 8,33 1 76 79,17 2 11 11,46 3 1 1,04 Toplam 96 100,00

(42)

Grafik 14: Bölümlerindeki Kuyruklu Piyano Sayısı Hakkında Öğrencilerin Söyledikleri

Bölümünüzdeki kuyruklu piyano sayısı

8 76 11 1 0 10 20 30 40 50 60 70 80 Y ok 1 Ade t 2 3 S a s y ı

Yukarıdaki tablo ve grafiği göre; öğrencilerin %8,33’üne göre bölümde hiç kuyruklu piyano bulunmamaktadır. Öğrencilerin %79,17’sine göre bölümde yalnızca bir adet kuyruklu piyano bulunmaktadır. Öğrencilerin %11,46’sına göre, bölümde iki adet kuyruklu piyano bulunmaktadır. Öğrencilerin %1,04’üne göre, bölümde 3 adet kuyruklu piyano bulunmaktadır. Öğrencilerin, bölümdeki kuyruklu piyano sayısı hakkında net bir bilgileri olmadığı görülmektedir.

3. Alt Probleme Ait Bulgular ve Yorumlar

Tablo 17: Öğrencilerin Bölümdeki Piyano Markaları Hakkında Bilgisi

Bölümünüzde hangi marka piyano bulunmaktadır

Marka Sayı % Yamaha 46 23,23 Petrof 44 22,22 PearlRiver 31 15,66 Kawai 31 15,66 Schimmel 10 5,05 Bilimyorum 5 2,53 Astor 18 9,09 YoungChang 6 3,03 Steiner 4 2,02 Diğer 3 1,52 Toplam 198 100,00

(43)

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere; öğrencilerin % 2,53’ü, bölümdeki piyanoların markalarını bilmemektedir. %23,22’lik oranıyla, bölümlerde en çok Yamaha marka piyanoların bulunduğu anlaşılmaktadır.

Tablo 18: Öğrencilerin Bölümlerindeki Piyanoların Akordunun Hangi Sıklıkta Yapıldığı Hakkında Bilgi Durumu

Grafik 15: Öğrencilerin Bölümlerindeki Piyanoların Akordunun Hangi Sıklıkta Yapıldığı Hakkında Bilgi Durumu

Bölümünüzde bulunan piyanoların akordu hangi sıklıkla yapılmaktadır

Y ılda iki kere % 22,68

Y ılda bir kere % 22,68 İki yılda bir

% 13,40 İki yıldan daha

uz un s üre % 13,40

B ilmiyorum % 27,84

Yukarıdaki tablo ve grafikte görüldüğü üzere; öğrencilerin %22,68’i, bölümlerinde bulunan piyanoların akordunun yılda iki kere yapıldığını söylemektedir. Öğrencilerin % 22,68’i, akordun yılda bir kere yapıldığını söylemektedir. Öğrencilerin %13,40’ı ise, akordun iki yılda bir yapıldığını söylemektedir. Öğrencilerin %13,40’ı, akordun iki yıldan daha uzun

Sıklık Sayı %

Yılda iki kere 22 22,68

Yılda bir kere 22 22,68

İki yılda bir 13 13,40

İki yıldan daha uzun süre 13 13,40

Bilmiyorum 27 27,84

Şekil

Grafik 1: Ankete Katılan Öğrencilerin Üniversitelere Göre Dağılımı
Tablo 3: Öğrencilerin Piyanoların Kalitesinden Olan Memnuniyet Durumlarının  Dağılımı
Grafik  4:  Öğrencilerin  Markanın  Piyano  Kalitesini  Etkileme  Durumuna  İlişkin        Görüşleri
Tablo  6:  Akordu  Bozuk  Bir  Piyanoda  Çalışmanın  Öğrencinin  Çalışma  Durumuna Etkisi
+7

Referanslar

Benzer Belgeler

25 mV ile 110 mV arasındaki farklı puls yüksekliği değerleri için DPV yöntemiyle KUE/CoFSTS(10dk) ve KUE/NiFSTS(10dk) için elde edilen yükseltgenme pik akım değerleri

C If Leonardo da Vinci had known he was creating one of the most famous works in history, he would have used longer lasting materials.. D Leonardo da Vinci would have used

Bunu başka bir zaman, meselâ Na­ hit Sırrı Beyin “ Tenkit ve münek­ kide dair” söylediklerini münakaşa ederken anlatacağım. Nurullah A l A

Mısır işlerinde idareten ve si- yaseten en hazin bir fasıl teşkil eden bu fermanın verilmesi Şir- vanî Rüş.tü paşanın sadaretine, Saffet paşanın iki

臺北醫學大學今日北醫: 附醫重陽節敦親睦鄰,舉辦社區菁英愛卡拉歌唱活動

This study aims to calculate the heat requirement and fuel consumption of a modern greenhouse in Adana with the ISIGER-SERA specialized system, according to DIN 4701

The aim of the current study is to investigate the effects of supplementing layer hen diet with natural carotenoid source as red pepper powder on laying performance,

Ders yükleri farklı olan öğretim elemanlarının müzik tarihi öğretim programını değerlendirmeye yönelik görüşleri; (1) Müzik Tarihi Öğretimi açısından