5. ORGANĠK TARIM SĠSTEMĠ
5.3 Organik Tarımın Ġlkeleri
Organik tarım ilkeleri, organik tarımın dünyaya yapabileceği katkıları, her türlü tarım faaliyetini küresel ölçekte ileriye taĢıyacak bir anlayıĢı ifade etmektedir. Tarımın tarihi, kültürel ve toplumsal değerleri bünyesinde barındırır. Söz konusu ilkeler, insanların besinlerini ve ihtiyaç duyduğu eĢyaları üretmek, hazır hale getirmek ve dağıtmak üzere toprağa, suya, bitkilere ve hayvanlara nasıl yaklaĢtığını, bunları hangi yollarla kullandığını kapsayarak tarımda en geniĢ Ģekilde uygulanır. Bu ilkeler insanoğlunun canlıların yaĢadığı çevrelerle nasıl etkileĢime girdiğiyle, karĢılıklı iliĢkiler kurduğuyla ve gelecek kuĢakların yazgısını nasıl Ģekillendirdiğiyle yakından ilgilidir (IFOAM 2016a). Organik tarımın ilkeleri, içinde bulundurduğu tüm çeĢitliliği gözetmektedir. Organik ürünlerin üretimleri gerekli koĢullar içinde tarımın geleceğini ileriye taĢımayı hedefler. Bu ilkeler, IFOAM‘ın fikir ve standartlarının geliĢtirilmesine yol göstermektedir. Kapsamlı bir ölçekte belirlenmiĢ ilkeler evrensel anlamda da uygulanabilirlik sunmaktadırlar. Bu dört ilke aĢağıda kısaca özetlenmiĢtir.
5.3.1 Sağlık ilkesi
Organik tarımın toprak, bitki, hayvan, insan ve tüm evrenin sağlığını koruması ve daha iyi koĢullara getirmesi düĢüncesine dayalı bir ilkedir. KiĢilerin ve tüm toplumun sağlığının aynı derecede önemli olduğunu ve birbirinden farklı düĢünülemeyeceğini ifade etmektedir.
Sağlık, yaĢayan sistemlerin bütünlüğü ve bozulmamıĢlığı demektir. Basit olarak hastalık olamaması demek olup, fiziksel, ruhsal, sosyal ve ekolojik sağlığın sürdürülmesi anlamındadır. Üretim, iĢleme, dağıtım ve tüketimde organik tarımın rolü, toprak içindeki en küçük canlıdan insanoğluna kadar tüm organizmaları ve ekosistemin sağlığını korumak ve geliĢtirmektir. Organik tarım özellikle, önleyici tedavi ve sağlıklı olmaya katkı yapacak kaliteli ve daha besleyici ürünler üretmeyi hedeflemektedir. Bu açıdan, kimyasal gübre, bitki ve hayvan sağlığıyla ilgili ilaçların, sağlık açısından olumsuz etki yapabilecek gıda katkı maddelerinin kullanımı yasaklanmıĢtır (Rehber 2011).
5.3.2 Ekolojik ilkesi
Dünya nüfusunda görülen hızlı artıĢla birlikte ekolojik dengenin korunması, sürdürülebilir ilerlemenin sağlanması için doğal kaynakların rasyonel kullanılması ve geliĢtirilmesi önemli hale gelmeye baĢlamıĢtır.
27
Organik tarım, yaĢayan ekolojik sistemlere karĢı uyumlu olmalı ve devamlılığı sağlamalıdır. Bu ilkede organik sistem, yaĢayan ekolojik sistemi esas almaktadır. Bu da üretimin ekolojik süreçlere ve zaman içerisindeki olan ihtiyacını ortaya koymaktadır. Bu süreçler evrensel olmalarına rağmen her alanda kendine has farklılıklar meydana getirmektedir.
Organik tarım yerel koĢullara, ekolojiye, kültür ve ölçeklere uygun olmalıdır. Çevre kalitesini iyileĢtirmek, kaynakları korumak ve sürdürülebilir kılmak için, kaynak ve enerjilerin etkin yönetilmesi, yenilenebilirliğin sağlanması ve yeniden kullanımı gibi yollarla girdi tüketimi azaltılmalıdır. Organik tarım, tarımsal genetik ve tarımsal çeĢitliliği koruyarak, doğal dokuyu bozmadan, tarım uygulamalarını planlayarak ekolojik dengeyi sağlamalıdır. Organik ürünleri üreten, ticaretini yapan ve tüketenler, bitki dokusunu, doğal yapıyı, iklimi, çeĢitliliği, hava ve suyu içeren genel çevreyi korumalı ve ondan yararlanmalıdır (Rehber 2011).
Ekolojik dengenin korunması ile tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması, tüketiciye güvenilir ve kaliteli ürünlerin sunulması amacıyla organik ürünlerin üretimi ve tüketiminin yaygınlaĢtırılması, organik tarımsal üretimin düzenlenmesi ve geliĢtirilmesi hedef haline getirilmiĢtir.
5.3.3 Dürüstlük (açıklık) ilkesi
Organik tarım, varlığını bireylerin ve toplumların hayati imkânları bakımından, dürüstlük ilkesi çerçevesinde iliĢkilere dayandırmalıdır. Bu ilkede çiftçiler, iĢçiler, tüccarlar, dağıtımcılar ve kullanıcılar arasında bir iliĢki söz konusudur. Bu iliĢki, organik üretimin belli aĢamalarında birbirleriyle iletiĢim halinde olan tüm bu kiĢilerin açıklığı sağlayacak bir biçimde hayata geçirmeleri ile mümkün olacaktır. Organik tarımın en önemli amaçlarından biri olan bireylerin ve toplumların daha iyi bir hayat kalitesine sahip olmalarıdır. Bunun için de gıda güvencesi ve kıtlığın minimum seviyeye getirilmesi esastır. Bu ilkede, ürünlerin hem yeterli hem de kaliteli olarak tüketicilere ulaĢtırılması hedeflenmektedir.
Bu ilke, hayvanların psikolojilerine, doğal davranıĢ ve yaĢamlarına uygun koĢullarda ve olanaklarda tutulmasını öngörür. Üretim ve tüketim için kullanılan doğal ve çevresel kaynaklar sosyal ve ekolojik bir dengede ve gelecek nesiller için güvende tutulmalıdır. Açıklık ilkesi, açık, eĢitlikçi ve gerçek çevresel ve sosyal maliyetleri dikkate alan bir üretim, dağıtım ve ticaret sistemi kurulmasını istemektedir (Rehber 2011).
28
5.3.4 Koruma (özen) ilkesi
Organik tarımda hem mevcut ve hem de gelecek nesillerin çevresel sağlığını ve devamlılığını sağlamak önemlidir. Bunun için de gerekli özen gösterilmeli ve önlemler alınmalıdır. Organik tarım gerek ithalat gerekse ihracat açısından Ģartlara uyum sağlamaktadır. Organik tarım uygulayanlar verimliliği artırabilirler ve daha fazlasını üretebilirler. Fakat tüm bunları yaparken nesillerin sağlığı ve devamlılığı için tehlike oluĢturacak durumlardan kaçınmalıdırlar. Dolayısıyla kullanılan teknolojilerde olası risklerin iyi incelenmesi ve mevcut uygulamaların tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir. Organik tarım konusundaki bilinçsizliğin ve çevreye karĢı özensizliğin var olabileceği düĢünülerek ilerlemeler dikkatli bir Ģekilde sürdürülmelidir. Organik tarımın yüksek refahla, özenle ve çevrenin doğal ortamına uyum sağlayacak biçimde devamlılığını sağlamak, bilim ile mümkündür. Bilimin yanı sıra pratikte edinilmiĢ tecrübeler, gelenekler, bölgesel uygulamalar üretim ve çevresel sorumluluk açısından riski azaltan unsurlar olmaktadır. Kararlar netlik ve ortak paydalarda buluĢularak tüm paydaĢların ihtiyaçlarına ve değerlerine cevap verecek nitelikte olmalıdır.
Yeni standartta sıralanan organik tarımın genel ilkeleri aĢağıdaki gibidir:
Çevrenin korunması, toprak bozulması ve erozyonunun en aza indirilmesi, çevre kirliliğinin azaltılması, biyolojik verimliliğin optimize edilmesi ve güçlü bir ortam oluĢturulması,
Toprak içinde biyolojik faaliyet koĢullarının optimizasyonu yoluyla uzun dönemli toprak verimliliğinin sağlanması,
Sistem içinde biyolojik çeĢitliliğin korunması,
GiriĢim içinde, kullanılan materyal ve kaynaklarda olabildiğince yüksek düzeyde geri dönüĢüm sağlanması,
Hayvanların sağlıklarının korunması ve davranıĢ gereksinimlerini karĢılamak amacıyla bakımın dikkatle uygulanması,
Üretimin tüm aĢamalarında ürünün önemli kalite özelliklerini ve organik bütünlüğünü sağlama amacına dönük yöntemlerin kullanılması ve dikkatli iĢleme yoluyla organik ürünlerin hazırlanması,
29
Yerel olarak üretilen tarımsal yenilenebilir kaynaklara dayalı bir üretimin yapılması (Rehber 2011).