YÜKSEK SEÇĠM KURULU KARARLARI
6- Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasına,
7- Karar örneğinin Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce Kurulumuzun internet sitesi www.ysk.gov.tr adresinde yayınlanmasına, il ve ilçe seçim kurulu baĢkanlıklarına Kurum içi elektronik posta ile gönderilmesine,
20/6/2014 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
BaĢkan BaĢkanvekili Üye Üye
Sadi GÜVEN Turan KARAKAYA Muharrem COġKUN Mehmet KÜRTÜL
(M) (M)
Üye Üye Üye Üye
Nilgün ĠPEK Ünal DEMĠRCĠ Ali KAYA Ġlhan HANAĞASI
Üye Üye Üye
Ġbrahim ZENGĠN Zeki YĠĞĠT ġakir AKTI
- KARġI OY -
Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 6, 7 ve 8.
maddelerinde belirtildiği gibi, seçmen olabilmenin koĢulları; belirli bir yaĢ diliminin doldurulması yanında, kısıtlı ya da hükümlü olunmamasıdır.
Konu ile ilgili yasal düzenlemelere bakıldığında;
Anayasa’nın 67. maddesinin,
Birinci fıkrası; ―VatandaĢlar, kanunda gösterilen Ģartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.‖
Dördüncü fıkrası; ―Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.‖
BeĢinci fıkrası; ―Silah altında bulunan er ve erbaĢlar ile askeri öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar…‖
Türk Medeni Kanunu'nun;
407. maddesi; ―Bir yıl ve daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır.‖
471. maddesi; ―Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kiĢi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.‖
298 sayılı, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un;
7. maddesi; ―AĢağıda yazılı olanlar oy kullanamazlar:
1) Silah altında bulunan erler, onbaĢılar ve kıta çavuĢları (Her ne sebeple olursa olsun, izinli bulunanlar da bu hükme tabidir.)
2) Askeri öğrenciler.
3) Ceza infaz kurumlarında hükümlü olarak bulunanlar.‖
8. maddesi; ―AĢağıdaki kimseler seçmen olamazlar:
1) Kısıtlı olanlar,
2) Kamu hizmetinden yasaklı olanlar.‖
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin;
Birinci fıkrası; ―KiĢi, kasten iĢlemiĢ olduğu suçtan dolayı hapis cezasına Mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a)…
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan, c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan‖
Ġkinci fıkrası; ―KiĢi, iĢlemiĢ bulunduğu suç dolaysıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.‖
Üçüncü fıkrası; ―Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koĢullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanamaz....‖
Dördüncü fıkrası; ―Kısa süreli hapis cezası ertelenmiĢ veya fiili iĢlediği sırada ons ekiz yaĢını doldurmamıĢ olan kiĢiler hakkında birinci fıkra hükümleri uygulanmaz.‖
biçiminde düzenlendiği görülmektedir.
Anayasa'nın 67/5. maddesinde yer alan ―…ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler…‖ Ģeklindeki düzenleme; hükmolunan ceza süresinin, ceza infaz kurumunda geçirilmesi gerektiğine yöneliktir. Hükümlü, cezanın infazı aĢamasında, ilgili mevzuat hükümlerine göre, hakkında verilen cezanın tamamını ya da, suç türüne göre belirlenen sürelerin bir kısmını ceza infaz kurumunda geçirdikten sonra koĢullu olarak salıverilebilmektedir. Her iki durumda da, mahkûmiyet hükmünün kesinleĢtiği tarihten baĢlamak üzere, ceza süresinin sonuna, yani hak ederek tahliye olunacağı tarihe kadar geçecek sürede kiĢi, ceza infaz kurumu içerisinde ya da dıĢarısında olsun hükümlüdür.
Anayasa'nın 67/4. maddesinde; ―Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.‖
biçiminde düzenleme yapılması ve 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın, konumuzla ilgili hükmünün, Türk Medeni Kanunu’nun 471. maddesi hükmüne göre özel nitelik taĢıması durumu dikkate alındığında, 53. maddenin uygulanmasında kiĢinin, iĢlemiĢ olduğu kasıtlı bir suç nedeniyle aldığı özgürlüğü bağlayıcı cezanın infazının tamamlanması esas alındığından, hak ederek tahliye olunacağı tarihe kadar, seçme ve seçilme haklarından yoksun bırakıldığı anlaĢılmaktadır.
Anayasa'nın 67/5. maddesi uyarınca, seçmen olabilme açısından hükümlü olarak cezaevinde bulunup bulunmama halinin ölçüt olarak alınması ve Türk Ceza Yasası'nın 53.
maddesindeki düzenleme ile anılan Anayasa Maddesinin çeliĢkili olduğunun, baĢka bir ifade ile yasa hükmünün Anayasaya aykırı düĢtüğünün, bir an için kabul edilmesi durumunda dahi, normlar sıralamasına göre, genel kabul gören kural gereği, merciince iptal edilmediği sürece, kanun hükmünün öncelikle uygulanması gerekmektedir. Zira soyut ve genel nitelikteki Anayasa hükümleri doğrudan uygulanabilirliği olan kurallar değildir. Öte yandan, yasaya koyucunun, 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin düzenlenmesi sırasında, Anayasa’nın 67. maddesindeki düzenlemeden haberdar olmadığı düĢünülmemelidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 407. maddesi uyarınca, bir yıl ve daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûm olanlar hakkında verilen kısıtlılık kararının, ilgilisinin hapis halinin sona ermesiyle anılan Kanun'un 471. maddesi gereği, kendiliğinden ortadan kalkmasına karĢın, Türk Medeni Kanununa göre, daha özel bir düzenleme getiren Türk Ceza Yasası'nın 53. maddesindeki ceza süresine bağlı olarak doğan hak yoksunluğu, infazın tamamlanmasına kadar devam edecektir. Zira 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, 5237 sayılı Türk Ceza Yasası, daha özel nitelikte olduğundan hükümlerinin uygulanmasında zorunluluk bulunmaktadır. Yüksek Seçim Kurulunun, Anayasa'nın 67. maddesinin beĢinci fıkrasında, 03.10.2001 tarihinde yapılan değiĢiklikten buyana uygulamaları da hep bu yönde olmuĢtur.
Yasa koyucu isteseydi, kasıtlı suçtan dolayı verilen mahkûmiyet kararı nedeniyle;
kesinleĢme-infaza baĢlama ya da, infaza baĢlama-koĢullu salıverilme tarihleri arasında hak yoksunluğunun uygulanmayacağına iĢaret ederdi. Nitekim cezası erteli olanlar ile koĢullu olarak salıverilenler açısından istisna getirilmek suretiyle, Türk Ceza Yasası'nın 53/1-c madde fıkrasındaki velayet, vesayet ve kayyımlığa iliĢkin hak yoksunluğunun uygulanamayacağı kuralı getirilmiĢtir.
KarĢılıksız çek keĢide etmek suçundan, suç tarihi itibariyle çarptırıldığı özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle 2007 Yılında yapılan milletvekili genel seçimi ve 2010 Yılında yapılan halk oylamasında, oy kullandırılmadığı iddiasıyla açılan dava üzerine; Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesince verilen 29411/07 tarih ve sayılı ―Söyler Türkiye‖ kararında özetle;
kasıtlı bir suçtan dolayı verilen mahkûmiyet kararına bağlı olarak 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluğunun; suçların ağırlığına, mahiyetine, cezaevinde infaz edilip edilmeyeceğine bakılmadan belirlenmesi, kanunların doğrudan bir
sonucu olması nedeniyle hâkimlere takdir hakkının tanınmaması, hak yoksunluğunu doğuracak suçların tasnifinin yapılmaması, suçla yoksun bırakılan hak arasında orantılılık ilkesinin gözetilmemesi gibi konularda eleĢtiri ve saptamalarda bulunulmaktadır.
Görüldüğü gibi, Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi, esasen suçun niteliği ve ağırlığına göre, hak yoksunluğu önlemine de hükmedilebileceğini kabul etmektedir. Mahkemenin kararına konu somut olayda, karĢılıksız çek keĢide etmek eylemi, daha sonra yasama organı tarafından yapılan düzenlemelerle suç olmaktan çıkartılmıĢtır. Bu bağlamda, kasıtlı bir suçun iĢlenilmesi nedeniyle hükmolunan özgürlüğü bağlayıcı cezaya bağlı olarak, hak yoksunluğu önleminin hangi tür suçlar için uygulanabileceğinin belirlenmesi de yine yasama organının yetki ve görevinde olması gereken bir konudur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Kararın (5) numaralı bölümünde yer alan; iĢledikleri kasıtlı suç nedeniyle haklarında verilen mahkûmiyet kararı kesinleĢmekle birlikte henüz ceza ve infaz kurumuna alınmayan, cezanın infazına baĢlanılmasından sonra, koĢullu olarak ya da denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanmak suretiyle salıverilmelerine karĢın, hak ederek tahliye edilecekleri süre henüz dolmayanlar ile uzun süreli hapis cezaları erteli bulunanların, yapılacak seçimlerde oy kullanmaları gerektiği yolundaki çoğunluk görüĢüne katılmıyoruz.
Üye BaĢkanvekili
Muharrem COġKUN Turan KARAKAYA
[R.G. 29 Haziran 2014 – 29045]
—— • ——
Yüksek Seçim Kurulu BaĢkanlığından:
Karar No : 3006
- K A R A R -
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 101 ve 102. maddeleri ile 6271 sayılı CumhurbaĢkanı Seçimi Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca CumhurbaĢkanının görev süresi beĢ yıl olup (6271 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi uyarınca, Onbirinci CumhurbaĢkanının görev süresi yedi yıldır.), CumhurbaĢkanı seçiminin, CumhurbaĢkanının görev süresinin dolmasından önceki altmıĢ gün içinde tamamlanacağı hüküm altına alınmıĢtır.
Hâlen görev yapmakta olan CumhurbaĢkanının görev süresinin 28 Ağustos 2014 tarihinde dolacak olması nedeniyle, Anayasa’nın 5678 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle değiĢik 101. maddesi ve 6271 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca halk tarafından seçilecek olan CumhurbaĢkanının seçim tarihi, Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilk oylama 10 Ağustos 2014 Pazar günü, seçimin ikinci oylamaya kalması durumunda ikinci oylama 24 Ağustos 2014 Pazar günü olarak, yurt dıĢında yaĢayan vatandaĢlarımızın bulundukları ülkenin durumu ve seçmen sayısına göre oy kullanma tarihleri ise, ilk oylama 31 Temmuz 2014 - 3 Ağustos 2014, seçimin ikinci oylamaya kalması durumunda 17 - 20 Ağustos 2014, yurt dıĢında yaĢayan seçmenlerimizin yurt içindeki gümrük kapılarında oy kullanma tarihleri, ilk oylama 26 Temmuz 2014 - 10 Ağustos 2014, seçimin ikinci oylamaya kalması halinde ise 17 - 24 Ağustos 2014 tarihleri olarak belirlenmiĢtir.
Anayasa’nın 79. maddesindeki düzenlemeyle seçimlerin baĢlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün iĢlemleri yapma ve yaptırma görevi Yüksek Seçim Kuruluna verilmiĢtir.
6271 sayılı Kanun’un 2. maddesinin;
Birinci fıkrasında; ―CumhurbaĢkanı halk tarafından seçilir.‖,
BeĢinci fıkrasında, "Bu Kanunda özel hüküm bulunmayan hallerde 298 sayılı Kanun, 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli Ġdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve Ġhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa DeğiĢikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun ile bunların ek ve değiĢikliklerinin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.‖,
Altıncı fıkrasında; ―Yüksek Seçim Kurulu, CumhurbaĢkanı seçimlerinin baĢlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün iĢlemleri yapmak ve yaptırmak amacıyla, gerekli ilke kararları almaya, beĢinci fıkrada sayılan kanunlar ile bu Kanun’da seçimle ilgili olarak yer alan bütün süreleri gerektiğinde kısaltarak tespit ve ilâna yetkilidir.‖
hükümleri yer almaktadır.
CumhurbaĢkanı seçiminde yurt dıĢı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenlerin hangi gümrük kapılarında oy kullanacağı, bunlardan hangilerinde tatil günleri dâhil 24 saat ve hangilerinde de daha az süreyle oy kullanılabileceği, gümrük kapılarında yapılacak oy verme iĢlemlerinde görev alacak seçim kurulları, oy pusulalarının yurt dıĢına gönderilmesi ile dıĢ temsilciliklerden diplomatik kurye ile gönderilen oy torbalarının teslim alınarak Yurt DıĢı Ġlçe Seçim Kuruluna ulaĢtırılması görevini yapacak seçim kurullarını, oy torbaları nakil ve ulaĢtırma komisyonları ile sandık kurullarının adedi, hangi ilçe seçim kuruluna bağlı oldukları, üyelerin ve yedeklerin sayısı, bunların hangi görevlilerden teĢkil edileceği, görev süreleri ve kullanılacak oy zarflarının renkleri ile sair ilke ve esasların belirlenmesi gerekmektedir.
CumhurbaĢkanı Seçiminde ―Gümrük Kapılarında Görev Yapacak Gümrük Kapısı Ġlçe Seçim Kurulları ve Sandık Kurullarının Görev ve Yetkileri ile Gümrük Kapılarındaki Oy Verme ĠĢlemlerine ĠliĢkin Genelge‖yi hazırlamak üzere kurulan komisyon çalıĢmalarını tamamlamıĢ olmakla, konu incelenerek;
GEREĞĠ GÖRÜġÜLÜP DÜġÜNÜLDÜ:
I- 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 9. maddesinde seçimlerle ilgili süreleri