PRİZREN TÜRK AĞZINDA DİL İLİŞKİSİNİN İZLERİ ( PRİZREN TÜRK AĞZINDA YÜKLEMİN YERİ )
Besir Neziri
Danışman:
Prof. Dr. Orhan Bilgin
İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Lisans Bitirme Tezi Yönetmeliği Uyarınca Bölüm
LİSANS BİTİRME TEZİ Olarak Hazırlanmıştır
III
BEYAN
Bu tezin yazılmasında bilimsel ahlak kurallarına uyulduğunu, başkalarının eserlerinden yararlanılması durumunda bilimsel normlara uygun olarak atıfta bulunulduğunu, kullanılan verilerde herhangi bir tahrifat yapılmadığını, tezin herhangi bir kısmının bu üniversite veya başka bir üniversitedeki başka bir tez çalışması olarak sunulmadığını beyan ederim.
Besir NEZİRİ 02.06.2014
IV
ÖZET
Kosova Cumhuriyeti’nin en önemli merkezlerinden biri olan Prizren, tarihî ve kültürel bir şehirdir. Prizren, kendi içerisinde Arnavutlar, Türkler, Boşnaklar, az sayıda Sırplar ve diğer ulusları barındırmaktadır. Her milletin kendine ait dili, kültürü olmasından dolayı Prizren şehri dikkatte değer bir dil alanı hâline gelmiştir. Temasta olan Arnavutça, Türkçe ve Sırpça birbirlerinden etkilenmiştir. Prizren, Osmanlıların hâkimiyet altındayken verici dil Türkçe, alıcı dil ise Arnavutça ve Sırpça idi. Bu süreç içerisinde Arnavutça ve Sırpça’da Türkçe’den aldıkları alıntı kelimeler, ekler, yapılar görülmektedir. Osmanlılar tarafından Prizren terk edildiğinde verici dil Arnavutça ve Boşnakça, alıcı dil ise Türkçe oldu.
Osmanlılar, Balkan coğrafyalarından çekilince Hint-Avrupa dil ailesine mensup dillerin etkisi altında kalan Prizren Türkçesi, Türkiye’nin ağızlarından farklı olarak Balkanlar’da yerini alan bir ağız sürecine girmiştir. Arnavut ve Sırp dilinin etkisi altında kalan Prizren Türkçesinde gerek sesbilimsel gerek biçimbilimsel ve gerekse söz bilimsel açıdan farklıklar görülmektedir.
Bu çalışmada, Prizren Türk ağzının ortam dillerden etkilenerek sesbilimsel, biçimbilimsel ve söz bilimsel açıdan uğradığı değişikler ele alınmıştır. Bu etkileşim dil ilişkisi, dil alanı ve ayrık geçişsizlik varsayımın (The Unaccusative Hypothesis) nazariyesinden hareket edilmiştir.
Anahtar kelimeler: Prizren, Prizren Türk Ağzı, Arnavutça, Sırpça, dil ilişkisi, dil alanı, ayrık geçişsizlik varsayımı.
V
ABSTRACT
Prizren takes place among the most important centers of Republic of Kosovo, a historical and a cultural city. Prizren is a home land for Albanians, Turks, Bosnians, a small number of Serbians and other minor ethnicities living in this city. Due to the fact that each ethnicity has it sown language and culture, Prizren becomes a linguistic area.
Albanian, Turkish and Serbian languages being in touch with each other have made able there ciprocalimpact between these languages as well. In periond when Prizren was under the Ottoman rule, the Turkish language was a transmitter language, while Albanian and Serbian were reciever languages. In this process we can see the Albanian and Serbian languages borrowing words, adjuncts and structures from Turkish language. Later when Ottomans left Prizren, Albanian and Serbian languages became transmitter languages while Turkish turned into a receiver language. Together with the withdrawal of the Ottomans from Balkans region, the fact that Anatolian Turkish was different from and subject to Indo-European languages, lead to the formation process of new dialects. Among these new lyborn dialects is the dialect of Prizren Turkish as well.
In the Turkish language exposed to Albanian and Serbian influence, it is possible to obviously notice the differences in phonological, morphological and rethorical aspects.
In this study weare going to evaluate the changes that Prizren Turkish dialect faced from phonological, morphological and rethorical aspect while it was exposed to local languages’ impact. This relation of linguistic inter action will be studied from the stand point of linguistic area and the theory of The Unaccusative Hypothesis.
Keywords: Prizren, Prizren Turkish Dialect, Albanian, Serbian, Linguistic Contact, Linguistic Area, The Unaccusative Hypothesis.
VI
İçindekiler
ÖZET ... IV ABSTRACT ... V ŞEKİL TABLOSU ... VIII KISALTMALAR ... IX ÖN SÖZ ... IX
1. GİRİŞ ... 1
2. DİL İLİŞKİSİ ... 4
2.1 Dil Alanı ... 5
2.2 Türkçenin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri ... 9
2.2.1 Türkiye Türkçesinin Genel Özellikleri ... 12
2.2.2 Türkiye Türkçesinin Ses Özellikleri ... 12
2.2.3 Türkiye Türkçesinin Şekil Özellikleri ... 15
2.2.4 Türkiye Türkçesinin Sözdizimi Özellikleri ... 18
2.2.5 Türkçenin diğer özelikleri ... 19
2.3 Arnavutçanın Dünya Diller Arasında Yeri ... 20
2.3.1 Standart Arnavutçanın Genel Özellikleri ... 20
2.3.2 Arnavutçanın Ses Özellikleri ... 20
2.3.3 Arnavutçanın Şekil Özellikleri ... 21
2.3.4 Arnavutçanın diğer özellikleri... 24
2.3.5 Arnavutçanın Sözdizimi Özellikleri ... 28
3. PRİZREN TÜRK AĞZINDA DİL İLİŞKİSİNİN SONUÇLARI ... 30
3.1 Ses Bilgisi ... 30
3.2 Biçim Bilgisi ... 32
3.3 Prizren Türk Ağzında Arnavutça Kelimler ... 34
3.4 Sözdizimi... 35
3.5 Prizren Türk Ağzında Yüklemin Yeri ... 37
3.6 Geçişsiz Fiiller ... 40
3.7 Wackernagle Pozisyonu ... 43
3.8 Anketin Değerlendirilmesi ... 43
4. SONUÇ ... 48
5. KAYNAKÇA ... 51
VII
6. EKLER ... 53
6.1 Yoğunluk Tahmin Deneyi ... 53
6.1.1 Anketin Türkçesi ... 53
6.1.2 Anketin Arnavutçası ... 56
VIII
ŞEKİL TABLOSU
Şekil 1: Türkçe Anketi ... 38
Şekil 2: Arnavutça Anketi ... 39
Şekil 3: Özneli-geçişsiz fiillerle yapılan cümle öğelerinin dizilişinin şekli... 41
Şekil 4: Nesneli-geçişsiz fiillerle yapılan cümle öğelerinin dizilişinin şekli ... 42
IX
KISALTMALAR
A.y. Adı Yok Arn. Arnavutça
DİA. Diyanet İslam Ansiklopedisi Sr. Sırpça
Tr. Türkçe Yay. Yayınlar
IX
ÖN SÖZ
Bu çalışma, Prizren Türk ağzının sesbilimsel, biçimbilimsel ve bilhassa sözdizimsel özelliklerinin incelendiği, dil ilişkisi ve dil alanı çerçevesinde değerlendirildiği bir lisans tezidir.
Bu tez çalışmasıyla, dil ilişkisi çerçevesinde, Kosova Türk ağızlarından biri olan Prizren Türk ağzının ortamdaki dillerin etkisi altında kalarak uğradığı değişiklikleri yorumlayıp ağız araştırmalarına bir katkı sağlamak amaçlanmıştır.
Bu bitirme tezi “Giriş,” “Sonuç” ve iki bölümden oluşmaktadır. “Giriş”te bitirme ödevinin konusu, amacı, önemi, kaynakları ve yöntemi sunulmuştur. “Birinci Bölüm”de dil ilişkisi, dil alanı, Türkiye Türkçesinin genel özellikleri ve standart Arnavutçanın genel özellikleri açıklanmıştır. “İkinci Bölüm”de dil ilişkisinin sonuçları ele alınmıştır. Bu bölümde, Türkçenin ortam dillerinden, özellikle Arnavutçadan, etkilenerek sesbilimsel, biçimbilimsel ve sözdizimsel açıdan uğradığı farklıklar açıklanmıştır. Ayrıca Prizren Türk ağzında yüklemin yerinin belirlenmesi için yapılan anketin değerlendirilmesi yer almıştır. “Sonuç” bölümünde ise bu çalışma genel olarak değerlendirilmiştir.
Yapmış olduğum bu çalışmada, bana önderlik eden, yardımlarını ve katkılarını benden hiç esirgemeyen değerli hocalarım Yrd. Doç. Dr. Cem Keskin ve Prof. Dr.
Mesut Şen’e gönülden teşekkürlerimi sunarım. Ayrıca, uygulamış olduğum ankete katılanlara ve bu anketin uygulanması esnasında destek veren aileme, önerilerini sunan arkadaşlarıma en içten teşekkürü bir borç bilirim.
1 1.
GİRİŞ
Aynı ortamda bulunan dillerin birbirinden etkilenmemesi mümkün değildir.
Prizren şehrinde konuşulan Arnavutça, Türkçe ve Sırpça birbirlerinden etkilenmiştir.
Bu çalışmada, Prizren’de konuşulan Türkçenin ortam dillerden aldığı yabancı unsurlarla tek başına oluşturduğu ağzının sesbilimsel, biçimbilimsel ve sözbilimsel özelliklerini ortaya konulması amaçlanmaktadır. Ayrıca Prizren Türk ağzında yüklemin cümle içinde nerede yer aldığının belirlenmesi amaç edinmiştir.
Bu dillerin arasındaki ilişkiyi tespit eden çalışmalar çok az sayıdadır. Kosova Türk ağızlarından biri olan Prizren Türk ağzı hakkında da, birkaç çalışma dışında, pek detaylı çalışma yapılmamıştır. Bu tez çalışmasında yapılan araştırmalarla ağız araştırmalarına bir katkı sağlanacağı umulmaktadır.
Prizren Türk ağzı ile ilgili sesbilimsel, biçimbilimsel ve sözbilimsel pek çok çalışma yapılmıştır. Prizren Türk ağzının cümle yapısı ile ilgili çalışmalar Ahmet Günşen’in “Rumeli Ağızlarının Söz Dizimi Üzerine I ( Makedonya ve Kosova Türk Ağızları Örneği),’’1 Süreyya Yusuf‘un “Prizren Türkçesinin Tümce Yapısı,”2 Mustafa Balcı’nın “Kosova ve Makedonya Türk Ağızlarında Devrik Cümle Meselesi’’3 adlı makaleleridir. Prizren Türk ağzının ortam dillerinin etkisinden aldığı yabancı unsurların üzerinde -genel olarak anlatılmıştır- yapılan çalışmalardan Süreyya
1 Ahmet Günşen, “Rumeli Ağızlarının Söz Dizimi Üzerine-I (Makedonya Ve Kosova Türk Ağızları Örneği)’’ http://www.turkishstudies.net/Makaleler/1110821777_21g%c3%bcn%c5%9fenahmet.pdf.
2 Süreyya Yusuf, “Prizren Türkçesi’nin Tümce Yapısı’’, Çevren 13 ( 1975 ): s. 61- 68.
3 Mustafa Balcı, “Kosova ve Makedonya Türk Ağızlarında Devrik Cümle Meselesi’’, Avrasya Etüdleri 38 ( 2010-2012): s. 43- 60.
2
Yusuf’un “Arnavutçadan Prizren Türkçesine Kimi Aktırmalar’’4 Ahmet Günşen’in “Dil Etkileşimi Açısından Makedonya ve Kosova Türk Ağızları,’’5 Suzan Canhasi’nin “Kosova Türk Ağızlarına Ortam Dillerinin Etkisiş,”6 Adriatik Derjaj’ın
“Arnavutça Türkçe Dil İlişkileri”7 adlı makaleleridir. Bu konu ile ilgili ulaşabildiğim çalışmalar bunlardır. Bu çalışmalarda, genel olarak, Prizren Türk ağzı ile ilgili bilgiler sunulmaktadır.
Bu çalışmada Prizren Türk ağzında yüklemin cümlenin neresinde yer aldığını belirlemeye çalışıldı. Bunun belirlemesi için anket yöntemi uygulandı. Anket hem Türkçe hem de Arnavutça yapılmıştır. Türkçe anketi Prizren Türkleri ile yapılmış, Arnavutça anketi ise Kosova’nın değişik yerlerinde oturan Arnavutlara uygulandı.
Ayrıca Prizren Türk ağzının ortam dillerinin etkisinden uğradığı değişiklikleri belirlemek için yukarıda zikrettiğimiz çalışmalardan istifade edildi.
Türkçe ve Arnavutça anketinin sonuçları mukayese edilerek Prizren Türk ağzında yüklemin cümlenin neresinde yer aldığını tespit etmeye çalışıldı. Anketlerde geçişsiz fiillerle yapılan cümlelerin sonuçları Ayrık Geçişsizlik Varsayımı (The Unaccusative Hypothesis) nazariyesine göre değerlendirildi.
Anketlerden elde ettiğimiz bulgulardan hareketle Prizren Türk ağzında yüklemin nerede yer aldığı ortaya konuldu. Bu bulgulardan yola çıkarak Prizren Türk
4 Süreyya Yusuf, “Arnavutçadan Prizren Türkçesine Kimi Aktırmalar’’, Çevren 5 ( 1975 ): s. 45- 47.
5Ahmet Günşen. “Dil Etkileşimi Açısından Makedonya ve Kosova Türk Ağızları,” Türkiye Türkçesi Ağız Araştırmaları Çalıştayı Bildirileri, (25-30 Mart, Şanlıurfa), TDK Yay., Ankara 2009, s. 259-282.
6 Suzan Canhasi ve Nebahat Sulçevsi, “Kosova Türk Ağızlarına Ortam Dillerinin Etkisi,’’ Uluslararası Dil ve Edebiyat Çalışmaları Konferansı ( Tiran: Bedër Press, 2012 ), s. 205-212.
7 Adriatik Derjaj, “Arnavutça Türkçe Dil İlişkileri,” Kastamonu Eğitim Dergisi 18 ( 2010 ): s. 991- 996.
http://www.kefdergi.com/pdf/18_3/18_3_23.pdf.
3
ağzında yüklemin cümle türlerine göre cümlenin başına, ortasına ve sonuna geldiği kanaatindeyiz.
Bu konu ile ilgili daha detaylı bir çalışma yapıldığı takdirde daha verimli sonuçlara ulaşılacağı umulmaktadır. Anketlerin yalnız Türkçe ve Arnavutça yanında Sırpçada da yapılması gerekir. Arnavutça, Türkçe ve Sırpça anketlerinin sonuçlarını mukayese edildiğinde daha sağlam sonuçlara ulaşılabileceğini düşünmekteyiz.
4 2.
DİL İLİŞKİSİ
Aynı ortamda bulunun farklı diller birbirinden etkilenmektedir. Bu etkileşim bazı durumlarda sadece kelime alışverişi, bazı durumlarda ise yeni bir dil oluşturulmasına sebep olmaktadır. Diller arasında etkileşim temasın uzun süre yoğun olarak devam etmesi, kültürel, iktisadi, siyasi ilişkiler gibi çeşitli faktörlere bağlı olması bakımından çeşitli değişkenlikler göstermektedir.
Dil ilişkilerinin durumlarını oluşturan esas faktörler aynı ortam ve zamanda iki dil ya da ikiden daha fazla dil kullanılması, bu dillerin konuşucuları ve aynı ortamda yaşayan insanlar arasında sosyal- kültürel8 ilişkiler olmasından kaynaklanmaktadır.
Yukarıda görüldüğü üzere dil ilişkilerini teşkil eden faktörlerden biri bir ortamda iki ya da ikiden fazla dilin kullanılmasıdır. Temasta bulunan diller farklı ya da aynı dil ailesine mensup ve bir dilin lehçeleri olabilmektedir.
Dil ilişkisini teşkil eden faktörlerden biri de temasta olan dillerin konuşucularıdır. Dil konuşucuları, konuşma toplulukları ve bireysel konuşucular olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Diğer topluluklardan farklı olarak coğrafi bölge, sosyal alanlar ve toplumsal dilbilim uygulamaları takımında tanımlanmış bir grup insana konuşma toplulukları denir. Bu tanımda görüldüğü gibi, konuşma toplulukları insan, alanlar ve dilsel uygulamalardan oluşmaktadır. Konuşma topluluklarının birinci elementi olan insanlar milletler, etnik gruplar, göçmenler veya aynı iş ya da mesleği paylaşanlardır. Alanlar fiziki, coğrafi ve soysaldır. Dilsel uygulamalar konuşucuların
8 Gomez Rendon, Typological and Social Constraints on Language Contact: Amerindian languages in Contact with Spanish I ( Netherlands: Lot, 2008), s. 12.
5
dilsel davranışları, dilleri ve kullandıkları iletişim yollarını içermektedir9. Değişik diller konuşan bireysel konuşucular birbiriyle temasta oldukları sırada kendi dil altyapılarından sözel vasıtayla bilgi alışverişinde bulunurlar.
Dil ilişkisinin üçüncü esas faktörü sosyal-kültürel faktörlerdir. Sosyal- kültürel faktörler iletişim durumlarını oluşturan değişik fiziksel, sosyal ve kültürel yapıya sahiptirler. Fiziksel faktör, konuşma topluluğunun coğrafi alanını (etnik alan) ve iki toplumun konuşucuları tarafından paylaşılan coğrafî alanı (temas alanı) kapsamaktadır.
Bu alan ya etnik bir alan olur ya da iki toplum konuşucuları tarafından paylaşılan coğrafi alan ( temas alanı) olur.10 Ancak dil ilişkisi olması için iki dilin aynı coğrafyada konuşulması gerekmez. Mesela mukaddes kitapların dilleri (Arapça, Latince vb.), teknoloji dili olan İngilizce gibi dillerle temasta olmayan dillerin bünyesinde Arapça, Latince, İngilizce kelimeler bulunmaktadır.11 Sosyal ve kültürel faktörler ise, farklı dilleri konuşan insan topluluğunun yüz yüze olan ilişkilerini kapsamaktadır.12
Dil ilişkisini teşkil eden faktörlere göre, Kosova’da konuşulan dillerin birbirleriyle temasta olduğu söylenebilir. Kosova’nın birkaç şehrinde Arnavutça ve Türkçe temas halindedir. Bunlardan biri olan Prizren’de konuşulan Arnavutça, Türkçe ve Sırpça birbirinden etkilenmektedir.
2.1 Dil Alanı
Dil teması birkaç durumdan meydana gelmektedir. Bunlardan biri de coğrafî yakınlık ya da aynı coğrafî bölgede farklı dil toplukları bulunmasıdır. Bu durum dil alanını oluşturur. Dil alanı içinde üç ya da üçten fazla dil kapsayan ve temas sonucu
9 Rendon, Contact, s. 14.
10 Rendon, Contact, s. 13.
11 Sarah G. Thomason, Language Contact ( Edinburgh: Edinburgh University Press, 2001 ), s. 2- 3.
12 Rendon, Contact, s. 14
6
olan bazı yapısal özelliklerinden ziyade atalardan kalan miras ya da rastlantıları paylaşan coğrafî bir bölgedir.13
Bu tanımda görüldüğü gibi dil alanını oluşturan öğeler üç ya da üçten fazla dil olması, bu diller arasında alışveriş olması ve bu dillerin aynı coğrafyada bulunmasıdır.
Üç ya da üçten fazla dilin olması sebebi, dünyada bütün dil teması durumlarını kapsayan iki dil temasından farklı olmaktır. Çünkü sadece iki dil teması olsaydı, muhtemelen bütün dünyayı iki dilli olarak algılayacaktık. Bir coğrafi bölgede konuşmacılar arasında doğrudan temas yoksa dil alanı da yoktur. Dilsel alan tanımında paylaşılan yapısal özelliklerin belirlemesi de sadece ortak yapısal özellikleri ifade etmektir. Tanımda tesadüfî benzerlikler birkaçı çeşitli evrensel dilbilimsel işlem nedeniyle, bunlar sadece ortak özelliklerin sonucudur, diller arasında tarihsel irtibattan kaynaklanmıyor.14
Dil alanı temasın var olduğu ve yapısal etkileşimin kapsayan yeterince yoğun bulunduğu yerlerde görülmektedir. Çünkü dilin orada bir taraftan güçlü ölçüde tarihsel bağlantıları ve diğer taraftan da aralarında genetik irtibatları -eğer varsa- vardır. Başka dilden alınmış kelimeler dil alanlarının en sık görülen öğeleridir. Ancak çok yaygın olan bu kelimeler gündelik temas durumlarda sadece dilin tarihi hakkında en yüzeysel bilgileri sağlamaktadır.15
Dünyada birkaç dil alanı bulunmaktadır. Dünyada en meşhur olan ve uzun zamanda bilim adamlarının dikkatlerini çeken Balkan dil alanıdır. Balkan dil alanını oluşturan başlıca diller şunlardır: Rumence ( Latin dil ailesinden bir dil); Bulgarca,
13 Thomason, Contact, s. 99.
14 Thomason, Contact, s. 99.
15 Thomason, Contact, s. 100.
7
Makedonca, Sırpçanın güneydoğu lehçeleri (Slav dilleri); Arnavutça; Yunanca; belki Romanca Balkan lehçeleri (bir Hint dili) ve Balkanda konuşulan Türkçedir. Türkçe dışında bu diler Avrupa-Hint dil ailesine mensupturlar.16
Bu alanın dillerinde birkaç ortak sesbilimsel ve biçim-sözdizimsel dil özellikleri bulunmaktadır. Bu özelliklerinden birkaçı şunlardır: Balkan dillerinde Türkçe ve Yunanca kelimeler bulunması; ünlü uyumu, yüksek ya da orta bir ünlü varlığının bulunması, mastarın bir kısmının ya da tümünün kaybolması, dativ ve genitiv hallerinin kaynaştırılması, gelecek zaman yapısının “istemek’’ fiili ile yapılması, bitmişlik (perfect) zaman yapısı (have’li yapılar).17
Balkanlarda en meşhur dil alanı Kosova Cumhuriyeti’nin ikinci önemli şehri Prizren’dir. Kosova’da tarihî bir şehir olarak tanınan Prizren pek çok camisi, medresesi, hamamı, tekkesiyle birlikte Balkanlar’daki İslam kültürünün en önemli merkezlerinden biridir. Kosova’nın güneybatısında yer alan Prizren Arnavutluğun kuzeyinde ve Üsküp’ün kuzeybatısında bulunmaktadır. 20 Haziran 1455 Fatih Sultan Mehmet kumandasındaki Osmanlı ordusu Vılkoğlu ile (George Brankoviç) savaştan sonra Prizren’i ele geçirdi ve şehre bir grup Türk yerleştirildi. Osmanlı döneminde (1455- 1912) Prizren sancak merkezi idi.18
Bugün Prizren’de birkaç kültürler kaynaşmaktadır. Prizren’nin nüfusu çoğunlukla Arnavutlar, büyük sayıda Türkler ve Boşnaklar, küçük sayıda Sırplar ve
16 Sarah Grey Thomason, Linguistic Areas and Language History, http://www personal.umich.edu/~thomason/papers/areas.pdf, s. 5- 6.
17 Thomason, History, s. 6.
18 Machiel Kiel, “Prizren’’, DİA 34, s. 350.
8
diğer uluslardan oluşmaktadır. Prizren’de kullanılan resmî diller Arnavutça, Türkçe ve Boşnakçadır.
Aynı ortamda farklı dil ve kültürlere mensup insanların yaşamalarının tabii bir sonucu olarak dil ve kültür etkileşimi olacaktır. Prizren’de Türkçe, Arnavutça ve Sırpça arasında etkileşim vardır. Bu dil ilişkilerinde de diller arasında çeşitli unsurları değiş tokuş etmektedir. Karşılıklı olan bu değiş tokuşun işleyiş biçimini, niteliğini ve yönünü belirleyen bazı esaslar bulunmaktadır. Araştırmacılara göre, bu esaslar dil dışı öğelerdir.
Yani, dili daha eski, köklü ve güçlü olanı değil, siyasi, askerî ve ekonomik bakımdan daha güçlü olanların dili etkileyen, verici dil durumuna gelmektedir. Devletlerin, toplumların dil dışı güçleri ve etkileri, dillerin alıcı ya da verici dil olmasını sağlamaktadır.19 Bu çerçeveden bakılırsa, Balkanlar Osmanlı hâkimiyetinde iken Arnavutça, Sırpça (alıcı diller) Türkçeden (verici dil) etkilenmekteydiler. Ancak Osmanlıların Balkanlar’dan çekilmesiyle ( 1912) Balkanlar’da konuşulan Türkçe ( alıcı dil ) Arnavutça, Sırpçadan (verici diller) etkilenmeye başladı. Böylece 1912’den sonra bu coğrafyada kendi mahali ağızlarıyla önceleri azınlık, sonra da hâkim dil durumuna geçen Avrupa-Hint dil ailesine mensup dillerin etkileri altında kalan Türkçe, Anadolu ağızlarından farklı ve yeni bir ağız veya ağızlar oluşturma sürecine girmiştir.20
Prizren’de uzun zamandan beri ilişkide bulunan Türkçe ve Arnavutça hakkında bahsetmek münasipti.
19Nazmiye Çelebi, “Kıbrıs Türk Ağızlarında Dil ilişkisi İzleri,’’ (Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, 2010), s. 5.
20Günşen, Ağızları, s. 228.
9 2.2 Türkçenin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri
Türkçe, Ural-Altay dil ailesine mensup bir dildir. Ural ve Altay kolundan oluşturulan Ural-Altay dilleri köken bakımından akrabalık benzerlikleri yoktur; bu iki kol arasındaki benzerlikleri daha çok yapı bakımındandır.21 Ural-Altay dilleri üzerine ilk çalışmış olan İsveçli subay J. Von Strahlenberg’dır. Strahlenberg Poltava Savaşı’nda Ruslara esir düşer ve Güney Sibirya’da Daniel Messerschimidt’in yanında araştırmacı olarak görevlendirilir. Esirken bu coğrafyalarda konuşulan diller arasında yakınlıkları keşfeder ve İsveç’e döndükten sonra 1730’da Das Nord Östliche Teil von Europa und Asia adındaki ünlü kitabını yayımlar. Bu eserde 32 dilden ve lehçeden 35 “tanrı,”
“gök,” “ana” gibi kelimelerinden ve sayılardan oluşan bir liste vardır. Strahlenberg,
“Tatar” adını verdiği bu listede bulunan 32 dil ve lehçeyi altı gruba ayırır:
1. Fin- Uygur: Macar, Fin, Vogol, Çeremis, Permyak, Votyak, Ostyak.
2. Türk- Tatar: Tatar, Yakut, Çavuş.
3. Samoyed.
4. Moğol- Mançu: Kalmuk, Mançur, Tangut.
5. Tunguz: Tungus, Kamasin, Arin, Koryak, Kuil.
6. Karadeniz ile Hazar Denizi arasındaki halklar.
Bugünkü sınıflandırmalara göre bu şemada yanlışlıkların olmasına rağmen konuya ilk dikkat çeken araştırma olarak tarihî bir değere sahiptir.22
21 Gülden Sağol Yüksekkaya, Türk Dili Kitabı ( İstanbul: Duyap, 2006), s. 46
22 Ahmet B. Ercilasun, Başlangıçtan Yirminci Yüzyılıyla Türk Dili Tarihi, 1. Baskı ( Ankara: Akçağ Yayınları, 2004), s. 17- 18.
10
XIX. yüzyılın ortalarında Fin bilgini Martias Aleksanteri Castren doktora tezinde Ural- Altay dillerini ayırmadan sınıflandırmış ve Ural-Altay teorisinin esas kurucusu olmuştur. W. Schott, Abel-Remusat, Thomsen, Böhtlink gibi bilim adamları bu konuda araştırmalar yapmışlar. XIX. yüzyıl boyunca süren bu çalışmalar neticesinde Ural dilleri ve Altay dilleri arasında akrabalık olmadığı gösterildi. Araştırmacılara göre Ural dilleri içinde Fince, Macarca, Samoyetçe, Uygurca; Altay dilleri içinde ise Türkçe, Moğolca, Tunguzca, daha az kabul gören Korece ve Japonca yer almaktadır.23
Ural ve Altay dilleri arasında sadece yapı bakından aynı benzerliklerin var olduğu daha önce söylendi. Bu benzerlikleri Estonyalı F. Wiedemann’ın 1838’de Almanca bir eserinde göstermiş ve bu benzerlikler Ural- Altay dillerinin Hint-Avrupa dillerinden ayrıldığını söyler. Ural-Altay dillerinin ortak benzerlikleri şunlardır:
- Ses uyumu bütün Ural-Altay dillerinde aynıdır.
- Bu dillerde gramatikal cinsiyet yoktur.
- Artikeller (harf-ı tarifler) yoktur.
- Çekim eklerle yapılır.
- Adların çekiminde iyelik eki kullanılır.
- Fiil çekimleri zengindir.
- Hint- Avrupa dillerindeki prepozisyon (ön ek) yerine prostpozisyon (son ek) kullanılır.
- Sıfatlar isimlerden önce gelir.
- Sayı sözcüklerinden sonra çokluk eki kullanılmaz.
- Karşılaştırma, ablativ (- den hali ) ile yapılır.
23 Sağol Yüksekkaya, Kitabı, s. 47.
11
- Yardımcı fiil olarak ( malik olmak ) yerine ( olmak, imek ) kullanılır.
- Ural-Altay dillerinin birçoğunda olumsuz hareket için özel fiil vardır.
- Soru eki vardır.
- Bağlar yerine fiil şekilleri kullanılır.24
Türk, Moğol, Tunguz Kore ve Japon dillerinin ortak bir kökten çıktığını ve bunların akraba olduğunu kabul eden teoriye “Altay Dilleri Teorisi” denir. Bu teorinin gerçek kurucusu Gustaf John Ramstedt’tir. 25 Altay dillerini Altay yapan özellikler şunlardır:
- Ses bilgisi bakımından, kelime yapımı ve çekimi son eklerle olur.
- Kelimelerde cinsiyet ayrımı yapılmaz.
- İsim çekiminde yalın hal eksizdir.
- Sayı sıfatlarından sonra gelen isimlere çokluk eki getirilmez.
- Cümle bilgisi bakımından, sözdiziminde, tamlayan tamlanandan önce gelir ve şekil değiştirmez.
- Kurallı cümlelerde özne yüklemden önce ve genellikle özne başta, yüklem ise sonda bulunur.26
Altay dilleri arasında yer alan dillerinden biri de Türkçedir. Bugün Türkiye Türkçesi denildiği zaman Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde konuşma ve yazı dili olarak kullanılan Türkçe kastedilmektedir. Türk dili sınıflamasında Türkiye Türkçesi, Batı Türkçesinin güneybatı lehçeleri veya Oğuz-Türkmen lehçeleri grubunda yer almaktadır. Türkiye Türkçesi tarihî dönemlere göre üç gruba ayrılmaktadır:
24 Tuncer Gülensoy, Türkçe El Kitabı, 1. Baskı ( Ankara: Akçağ Yayınları, 2000), s. 20.
25 Ercilasun, Tarihi, s. 17- 18.
26 Gülensoy, Kitabı, s. 26.
12
- Eski Anadolu Türkçesi ( XIII- XV. yüzyıllar arası ) - Osmanlı Türkçesi ( XVI- XIX. yüzyıllar arası )
- Türkiye Türkçesi ( Yeni Türkiye Türkçesi, XX. yüzyıldan günümüze ).27
2.2.1 Türkiye Türkçesinin Genel Özellikleri 2.2.2 Türkiye Türkçesinin Ses Özellikleri
1. Ses uyumları
Türkçede kelime kökleri ile ekler arasında birtakım uyumlar vardır.
Türkçe kelimelerde birçok seslerin birbirine yakın olanları bir arada bulunurlar.
Ses uyumları ancak asıl Türkçe kelimelerde geçerlidir; yabacı kelimeler için geçerli değildir. Türkçede üç türlü uyum vardır:
- Ünlü uyumu - Ünlü-ünsüz uyumu - Ünsüz uyumu
Ünlü uyumu: Türkçede bir kelimede ünlülerin birbirlerine uyması gerekir.
Yani, bir kelimede sonra gelen ünlü önce gelen ünlüye uyması gerekir. Türkçede iki ünlü uyumu vardır:
- Büyük ünlü uyumu: Türkçede bir kelimede kalın ünlüleri ( a, ı, o, u) kalın ünlülerin; ince ünlüleri ( e, i, ö, ü ) ince ünlülerin takip etmesi gerekir: dağlar, aldılar; evler, geldiler.
- Küçük ünlü uyumu: Türkçede bir kelimede ünlülerin düzlük-yuvarlaklık bakımından birbirine uymasıdır. Yani, düzleri düzler takip eder. a, e, ı, i + a, e, ı, i:
27 Zeynep Korkmaz, “Türkiye Türkçesi,” Türk Ansiklopedisi 32, s. 393.
13
açık, birinci, ılıktır, emekler. Yuvarlakları ise dar yuvarlaklar veya düz genişler takip eder. o, ö, u, ü + a, e, u, ü: ocak, kömürlük, görecek, uzunlar, üçüncü.
Ünlü-ünsüz uyumu: Bu uyum ünlülerle karşılıklı damak ünsüzleri arasında gerçekleşir. Kural şöyledir: Türkçe bir kelimede ka, gı, ğı, ve kalın l ünsüzleri ancak kalın ünlülerle bir arada bulunabilir; ke, ge, ğe ( y ) ve ince l ise ancak ince ünlülerle bir arada bulunabilir: kaç, dalgın, ağır, kalmak; kesik, üzgün, değil, elek gibi.
Yabancı asıllı kelimelerde bu ünlü- ünsüz uyumu geçerli değildir.
Ünsüzler uyumu: Bu uyum sedalı ile sedasız ünsüzler arasında meydan gelen bir uyumdur. Aslında bu uyum Türkçe kelimeler için de yeni bir uyumdur. Eskiden sedalılar ile sedasızlar yan yana gelebilirdi. Ancak bu uyum Türkiye Türkçesine mahsus bir kuraldır. Türkçe bir kelimede karşılıklı ünsüzlerden ya sedalılar ya da sedasızlar bir arada bulunabilirler. Yani b, c, d, ge, gı, ğ, j, v, z ünsüzleri ile p,ç, t, ke, ka, hı, ş, f, s ünsüzleri bir kelimede yan yana gelemezler: Mektepte, dikti, evci, geçti, buluştu, kazcı.
2. Diftong
Türkçede diftong ( iki ünlünün bir hecede yan yana gelmesi ) yoktur. Türkçe asıllı kelimelerde sadece bir hecede değil, iki ayrı hecede de iki ünlü yan yana gelemez.
Diftong Türkçeye geçmiş yabancı asıllı kelimelerde görünür: şiir, saat, sual kanaat gibi.
3. Uzun Ünlüler
Türkçe asıllı kelimelerde uzun ünlü yoktur. Uzun ünlüler sadece yabancı asıllı kelimelerde görünmektedir: hikâye, kâtip, Fuzûlî gibi.
4. Orta hece ünlüsü
14
Türkçede vurgusuz olan orta hece ünlüsü düşebilir ve değişebilir: burada- burada, ilerilemek-ilerlemek, yukarıda-yukarda gibi kelimelerde düşer; yaşayan- yaşıyan, olmayacak- olmıyacak gibi kelimelerde değişir.
5. o, ö ünlüleri
Türkçede o, ö ünlüleri sadece ilk hecede bulunur: ocak, okumak, kopmak;
dövmek, söndürmek.
Yalnız -yor’lu eklerde istisna vardır. Bu istisna aslında birleşik fiilden gelmesindendir. Eskiden geli yorır, gide yorır yazılıyordu.
6. Başta bulunmayan sesler
Türkçe asıllı kelimelerin başında c, ğı, l, m, n, r, v, z sesleri bulunmaz. Bu sesler yansıtma kelimelerinin başında bulunabilir: miyavlamak, nene, vızır vızır, civ.
Yabancı asıllı kelimelerin başında bu sesler bol bol kullanılır: cevap, lazım, zor, ruh, rapor.
m, n ve v sesleri Türkçe asıllı kelimelerde az bulunur.
m sesi ancak ağız ve şivelerde b’den değişerek görülür: ben- men, bin- min. Bir de şaka- maka, su- mu, kutlu- mutlu ikileme gibi her kelimenin ikinci m’li tekrarında sayısız ölçüde kullanılır.
n sesi ne kelimesinde ve ne birleşikleri ne, niçin, nasıl, nitekim nice gibi kelimelerde bulunur. Bular dışında Türkçe asıllı kelimelerin başında’’ n ‘’ bulunmaz.
v sesi var, varmak, vermek, vurmak kelimelerinin dışında Türkçe asıllı kelimelerin başında bulunmaz.
15
Türkçenin ses özellikleri Muharrem Ergin’in Üniversiteler İçin Türk Dili kitabından alınmıştır.28
2.2.3 Türkiye Türkçesinin Şekil Özellikleri
1. Eklemeli dil
Türkçe eklemeli bir dildir. Eklemeli dillerde kelime köklerine birbirinden farklı görevleri bulunan yapım ve çekim ekleri eklenmesine rağmen, kelime kökleri değişmez.
Türkçe de tam böyle bir dildir: bul- a- bil- dik+ ler+i +niz+ i yaz- ın- ız.29Görüldüğü gibi Türkçede son ek kullanılmaktadır.
2. Dilin gelişme ve değişmesi kök ve ek birleşmesine dayalıdır.
Türkçede bütün gelişme ve değişmelerin kök-ek birleşmesiyle sağlanmaktadır.
Bu özellik aynı zamanda da dilin işleyişini sağlayan bir özelliktir. Türkçenin şekil yapısının esas öğeleri kökler ve eklerdir. Kökler ve eklerin belirli kurallar çerçevesinde bir araya gelmesinden binlerce yeni kelimeler olmuş ve dilin söz varlığını oluşturmuştur.30
Türkçede ekler çekim ve yapım ekleri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
- Yapım ekleri
Türkçede kelimelerin kök veya gövdelerine eklenerek kelimenin türünü, anlamını ve yapısının değiştirmesini sağlayan eklere yapım ekleri denir. Türkçede yapım ekleri şunlardır:
28 Muharrem Ergin, Üniversiteler İçin Türk Dili ( İstanbul: Bayrak, 2000), s. 129- 142.
29 Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri ( Şekil Bilgisi )( Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları, 2003), s. 5.
30 Korkmaz, Şekil Bilgisi, s. 5.
16
İsimden isim yapma ekleri: lI, lIk, cU, sİz gibi ekler: haklı, insanlık, sağcı, ümitsiz.
İsimden fiil yapma ekleri: a, Al, l, lAn, İ, Ar, Da, sA, Sı, msA gibi ekler:
Fiilden isim yapma ekleri: mAk, mA, Iş, m, n, gI, I, kAn gibi ekler.
Fiilden fiil yapma ekleri: mA, n, l, ş, r, t, dIr, tEr, Ar, A gibi ekler.
- Çekim ekleri
Türkçede kelimelerin kök ve gövdelerine bazı anlam bağlantıları katarak onları birbiriyle ilişkiye geçiren, onlarla kelime grupları ve cümlenin öteki öğeleri arasında geçici anlam örgüsü kuran eklere çekim ekleri denir.31 Türkçede çekim ekleri nitelik bakımından ikiye ayrılır:
İsim çekim ekleri: Cümlede adlar ile fiil arasındaki geçici anlam bağlantıları kuran ve adların durumları karşılayan ektir. Türkçede isim çekim ekleri şunlardır:
- Hal ekleri
Yalın hâl: Eksizdir: okul, ev.
Yüklem hâli: Cümlede adın geçişli fiilin etkisinde kaldığında bulunduğu durumu bildirir. Bu hâl +( y ) I veya +(y) U ekiyle karşılanır: dağ+ı, okul+u, kapı+yı.
Yönelme hâli: Sözcük gruplarında ve cümlede isimi fiile yönelme ve yaklaşma işlevi ile bağlayan hâldır. Bu hâl +( y ) A ekiyle ortaya çıkar: dağ+a, mekteb+e, kapı+ya.
31 Korkmaz, Şekil Bilgisi, s. 22.
17
Bulunma hâli: Cümledeki fiilin oluş ve kılış durumunu bildiren hâldır. Bu hâl +dA eki ile yapılır: yol+da, ev+de.
Çıkma hâli: Bu ek bir ada eklendiğinde fiilin gösterdiği işin kendinden uzaklaştığını gösteren hâldır: + dAn ekiyle meydana gelir: ev+den, okul+dan, bahçe+si+n+den.
Vasıta hâli: İsmin belirttiği varlık veya nesnenin fiile bir vasıta olduğunu gösteren hâldir. Bu hal isme +( I ) n veya +( U ) n eki eklenerek meydana gelir:
güz+ün, kış+ın. Bugün bu ekin yerine +(y) la eki kullanılır: duyguları+ y+ la.
Eşitlik hâli: İsim ile cümlenin başka bir öğesi arasında eşitlik, benzerlik durumlarını gösteren haldir. Bu hal isme +cA eki eklenerek meydana gelmektedir:
gönlünce (yaşamak ), aptalca ( aptal gibi).
- Çokluk ekleri: İsimlerin sayısını belirten ektir. Bu durum ismin teklik şekline +lAr ekini getirerek meydana gelir: kitap+ lar.
İyelik ekleri: Bir nesnenin kime veya neye ait olduğunu gösteren eklere iyelik ekleri denir. Türkçede isme + ( I ) m/ + ( U ) m, + ( I ) n/ + ( U ) n, + I / + U vb ekleri getirerek yapılır: öğrencilerim, kitabın, defteri.
- Fiil çekim ekleri: Fiillerin kök ve gövdelerindeki zaman kavramıyla birlikte şahıs kavramını bildiren eklere fiil çekim ekleri denir. Türkiye Türkçesinde fiil çekim ekleri üçe ayrılmaktadır:
Şekil ve Zaman ekleri: Bir hareketin, bir oluş ve kılışın ne zaman ve nasıl yapıldığını bildiren eklere denir. Şekil ekleri bir hareketin nasıl yapıldığını, zaman
18
ekleri ise bir hareketin ne zaman yapıldığını gösterir. Şekil ekleri bütün çekimli fiillerde, zaman ekleri ise ancak çekimli fiillerin bir kısmında bulunur. Türkiye Türkçesinde hem şekil hem de zaman eklerine kip denir. Türkçede kipler “bildirme” ve
“tasarlama” kipleri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bildirme kipleri fiilin yaptığı işin bittiğini, olmakta olduğunu veya olacağını gösteren görülen ve duyulan geçmiş zaman, şimdiki zaman, geniş zaman ve gelecek zaman kiplerini kapsamaktadır. Tasarlama kipleri ise fiilin oluş ve kılışının hâli gerçekleşmediğini ve tasarlanmış olduğunu bildiren kiplerdir.
Şahıs ekleri: Çekimli fiillerde oluş ve kılışın kim veya kimler tarafından yapıldığını gösteren eklere şahıs ekleri denir: gid- iyor- um
- Fiillerde soru ekleri: Çekimli fiillerde kipleri şahıslara soru yoluyla bağlayan eklere soru eki denir. Soru eki adlarda olduğu gibi fiillerde de mI / mU ekiyle yapılır: Geldin mi, gidiyor musun?
Türkçede yapım ve çekim ekleri nelerdir ve nasıl meydana geldikleri Zeynep Korkmaz’ın Türkiye Türkçesi Grameri ( Şekil Bilgisi) kitabından alındı.32
2.2.4 Türkiye Türkçesinin Sözdizimi Özellikleri
Türkiye Türkçesinde cümlenin öğeleri özne, yüklem ve tümleçlerdir.
Bunlardan özne ve yüklem ana öğe, nesne ve tümleç ise yardımcı öğelerdir. Türkçenin cümle öğelerinin dizilişi şöyledir: Özne, tümleç, nesne ve yüklem. Kurallı cümlelerde yüklem her zaman cümlenin sonunda bulunur. Diğer öğeler ise hangisi daha çok vurgulanmak isteniyorsa yüklemin hemen önünde yer alır. Türkçede özne yüklemden
32 Korkmaz, Şekil Bilgisi, s. 21- 27.
19
önce ve belirten belirtilenden önce bulunur. Yani sıfat tavsif ettiği ismin önünde, zarf yüklemin önünde; tamlayan isim tamlanan isimden önce ve bir son çekim edatına bağlı isim, bu son çekim edatının önünde yer alır. Türkçede her sözcük gramer açıdan bağlı olduğu sözcüğe veya sözcük grubundan önce gelir.33
2.2.5 Türkçenin diğer özelikleri
1. İsimlerde belirlilik takısı ( harf- ı tarif ) yoktur.
2. Cinslik yoktur.
3. Sıfatların karşılaştırma derecesi çıkma hali + dAn ekiyle yapılır.
4. Sıfatlardan sonra çokluk eki gelmez.
5. Türkçede bağlaçlar yerine zarf fiiller de kullanılır.34
33 Nuri Yüce, “ Türk Dili ve Lehçeleri’’, İslam Ansiklopedisi 12, s. 473- 474.
34 Gülensoy, Kitabı, s. 331.
20 2.3 Arnavutçanın Dünya Diller Arasında Yeri
İllyro-Pelasg dilinin bir kalıntısı olan Arnavutça Hint-Avrupa dil ailesine bağlı müstakil bir dil koludur. Arnavutçanın bu Hint- Avrupa dil ailesine mensup olduğu birkaç dilci tarafından gösterilmişse de, onun tam tanıtmasını F. Bopp Über das Albannische in seinen verwandtschaftlichen Beziebungen kitabında yapmıştır. Hint- Avrupa dilleri satem ve centum olmak üzere iki kola ayrılmaktadırlar. Arnavutçanın satem koluna ait nitelikleri taşımakta olduğu dilciler tarafından gösterilmiştir.35
2.3.1 Standart Arnavutçanın Genel Özellikleri
2.3.2 Arnavutçanın Ses Özellikleri
Arnavutçanın ses özellikleri: Arnavut dili 36 sesten oluşmaktadır. Bunlardan 7’si ünlü, 29’u ünsüzdür. Ünlüler bunlardır: a, e, ë ( ı ), i, o, u, y ( ü ). Bu ünlüler arasında uzunluk kısalık farkı bulunur. y ünlüsü ise yarı ünlüler kısmında yer alır.
Arnavutçanın ünsüzleri şunlardır:
Patlayıcı: p, t, q, k, b, d, gj, g; sızıcılar: f, th, sh, h, v, dh, zh, s; patlamalı- sızmalılar: c, ç, x, xh.
Tınlayıcılar ( resonants ) ve akıcılar ( glides ): Nazallar: m, n, nj, ng;
yanünsüzler: ll, l, rr, r; akıcılar: j36
Arnavutçada ünsüzleri tek harfli ve iki harfli ya da diagram ünsüzler olmak üzere ikiye ayrılır:
35 Adı yok, “ Arnavut Dili,’’ Türk Ansiklopedisi III, s. 361- 364.
36 Ranko MatasoviĆ, A Grammatical Sketch of Albanian for students of Indo-European ( Zagreb: 2012 ), s. 5.
21
Tek harfli ünsüzler: a, b, c, ç, d, e, ë, f, g, h, i, j, k, l, m, n, o, p, q, r, s, t, u, v, x, y, z.
İki harfli ünsüzler: dh, gj, ll, nj, rr, sh, th, xh, zh.
Arnavutçada vurgu genellikle sondan önceki hecededir, başka hecelerde de olabilir. Tek heceli sözcüklerde uzun ünlüler her zaman vurgulu okunur.
2.3.3 Arnavutçanın Şekil Özellikleri
Arnavutçada gramatikal şekiller sentetik ( bileşimli ) ve analitiktir (çözümlemeli). Sentetik gramatikal şekiller sözcüklerin formlarını değiştirerek cümlenin öğelerinin birbirine bağlanmasını sağlamakta; sadece kelimeler formlarında görünür37. Arnavutçada sentetik şekiller bunlardır:
1. Kelimelere son ekler eklenerek meydana gelen şekiller. Bunlardan en önemlileri şunlardır:
- Fiillerde şahıs ekleri: hap-a ( açtım), hap-i ( açtı ), hap- ëm ( açtık).
- İsimlerde belirtmeli durumu, çoğul ekleri vb.: mal- i ( bir dağ, dağı ), shok- ë ( arkadaşlar), burr- a ( erkekler).
2. Kelime kökünün bir harfini değiştirerek meydana gelen şekiller. Bunlardan en önemlileri şunlardır:
- a > e. Bu daha çok kelimelerin çoğulunda ve bazı fiillerde ikinci ve üçüncü şahısta olur: dash ( koç ) desh ( koçlar ), cjap ( keçi ) cjep ( keçiler); dal ( çıkarım), del ( çıkarsın ), del ( çıkar).
37 Androkli Kostallarit vd. ,Fjalor i Gjuhës së Sotme Shqipe ( Tiranë: Akademia e Shkencave e RPS të Shqipërisë İnstituti i Gjuhësisë dhe i Letërsisë, 1980 ), s. 1755.
22
- k> q, g> gj, ll> j, r> j. Bu, kelime çoğulunda olur: bujk ( çiftçi ) bujq ( çiftçiler), zog ( kuş ) zogj ( kuşlar ), buall ( dana ) buaj ( danalar ), bir ( oğlan ) bij (oğlanlar ).
- s > t. Bu, bazı fiillerin şimdiki zamanın ikinci tekil şahsında olur: shes ( satarım ) shet ( satarsın), zbres ( inerim ) zbret ( inersin ).
3. Kelimenin sonundaki ekler ve kelimenin kökünün bir harfinin değişmesiyle meydana gelen şekiller. Bu durumun ana olayları şunlardır:
- a > o ve e / je > o. Bu durum görülen geçmiş zaman ( e kryera e thejsht) bazı
fiillerde görülmektedir: marr ( alırım) morra ( aldım ), dal ( çıkarım ) dola ( çıktım ); sjell ( getirim ) solla ( getirdim ), bredh ( dolaşırım ) brodha ( dolaştım ).
- e / je > i. Bu olay bir harfin değişmesiyle meydana gelir. Bu, breg ( kıyı ): brigj-e ( kıyılar ), shteg: shtigje ( parkur ) gibi kelimelerin çoğulunda ve
şimdiki zaman ve geniş zaman hikâyesi II. çokluk şahıs: bredh ( dolaşıyorsun ), bridhni (dolaşiyorsunuz ), bridhja ( dolaşırdım ), flet ( konuşuyorsun), flitni (konuşuyorsunuz ), flitja ( konuşurdum ) gibi fiillerde görüiür.
- o > ua; e > ye ya da tam tersi ua > o; ye > e harflerin değişmesiyle meydana gelen şekiller: mësoj ( öğrenirim ): mëso- va ( öğrendim ): mësua-m, mësua-t,
mësua-n ( öğrendik, öğrendiniz, öğrendiler ): mësuar ( öğrenildi ); ushqe- j ( yediririm ): ushqe-va ( yedirdim): ushqye-m, ushqye – t, ushqye - n ( yedirdik,
yedirdiniz, yedirdiler ): ushqye-r ( yedirildi ); shkrua-j ( yazarım ): shkro-va, shkro-ve, shkro-i ( yazdım, yazdın, yazdı ), ngjye-j ( boyarım ): ngje-va, ngje-ve, ngje-u (boyadım, boyadın, boyadı ) vb.
23
4. Kelimelere hiçbir ek eklenmeden meydana gelen şekiller. Bu olay hap ( açmak ) , di ( bilmek ), qep ( dikmek ), rri ( kalmak ), ha ( yemek ) gibi şimdiki zaman olumlu fiillerin I. II. ve III. tekil şahsında görülür: (unë, ti, ai ) hap ( açtım, açtın, açtı ), mbyll ( kapadım, kapadın, kapadı ), qep (diktim, diktin, dikti ).
5. Değişik biçim ( suppletive ) şekiller. Yani kelimelerin biçimini değiştirerek meydana gelen şekiller: unë ( ben ): mua ( bana ), ai ( o ): atij ( ona ) vb.
Değişik biçimler kuralsız fiillerde de görülür: shoh ( görürüm ): pa-shë ( gördüm ), pa- rë (görüldü ); bie ( yatarım ): ra-shë ( yattım ), rë-në ( yatıldı ).
Analitik ( çözümlemeli ) gramatikal şekiller ise cümlede kelimelerin birbirine bağlanmasını eklerle değil de, başka özel gramatikal araç ile sağlamakta; özel gramatikal birimlerden oluşandır ( bileşik formlar ).38 Analitik gramatikal şekiller kelimelerin anlamlarını korunması ve kelimelerin formlarını oluşturması için kullanılan gramatikal araç elementlerinden oluşmaktadır. Analitik gramatikal şekiller bunlardır:
1. Yardımcı fiillerle kam ( malikim ) ve jam ( Im ) ortaya çıkan şekiller: kam punuar (çalışmışım ), kisha punuar ( çalıştıydım ), kam për të punuar ( çalışacağım );
jam përpjekur ( uğraştım ), isha përpjekur ( uğraştıydım ), jam duke u përpjekur (uğraşıyorum ).
2. Birkaç ön eklerle ( particle ) oluşan şekiller: të punoj ( çalışayım ), të punoja ( çalışaydım ), do të punoj ( çalışacağım ), do të punoja ( çalışacaktım ), duke punuar ( çalışarak ), pa punuar ( çalışmadan ), për të punuar ( çalışmak ).
3. Parçacıklardan ( clitic ) oluşan şekiller. Bu parçacıklardan ilgi durumu:
libri i nxënësit ( öğrencinin kitabı ); sıfatların çoğu: i mirë ( iyi ); të kuqe ( kırmızı );
38 Kostallarit vd. , Shqipe, s. 31.
24
işaret, ilgi ve iyelik zamirleri: i tillë ( onun gibi ), të cilit ( onlar ki ), i tij ( onun ) oluşmaktadır.
2.3.4 Arnavutçanın diğer özellikleri
Arnavutçada eril, dişil ve tarafsız cinsler vardır. Tarafsız cins madde adları için kullanılır. Ama madde adları için eril cins de kullanılır. Cinsler arasında fark ismin sonunda aldığı eke göre belli olur. Eril cinste olan isimlerin belirtimli, yalın hali ve tekil olduklarında sonunda + i ya da + u çekim ekini alırlar: zog ( kuş ): zog+u ( kuşu ), mal ( dağ ): mal+i ( dağı ). Dişil cinste olan isimlerin tekil, belirtmeli ve yalın halinde olduklarında sonunda + a ya da + ja çekim ekini alırlar: shkollë ( okul ): shkoll+a (okulu), lule ( çiçek ): lul+ja ( çiçeği ). Tarafsız cinste olan isimlerin tekil, belirtmeli ve yalın halinde olduklarında sonunda + t ya da + të çekim ekini alırlar: krye+t ( baş ), të kuq+të ( kırmızı ).
Arnavutçada harf-ı tarif yoktur. Lakin harf-ı tarif yerine kelimenin sonuna çekim eki eklenir. Arnavutça isimler belirtmesiz durumdan belirtmeli duruma getirilirken yalın hali ve tekil isimlerin sonuna + i, +u ( eril isimler ); + a ya da + ja çekim eki eklenir:
mik ( dost ) mik+u ( dostu ), mal ( dağ ) mal+i ( dağı ); shoqe ( kız arkadaş ) shoq+ja ( kız arkadaşı ), shkollë ( okul ) shkoll+a ( okulu ). Çoğul ve yalın halinde olan isimlerin ise + t ya da + të çekim ekini sonuna eklenir: shokë ( arkadaş ) shokë+t (arkadaşları ), miq ( dost ) miq+të ( dostları ).
Arnavutçanın birkaç çoğul eki vardır. Arnavutçada çoğul isimleri iki şekilde yapılmaktadır:
25
1. Hem tekil hem de çoğulda aynı biçimde olan isimler. Yani, çoğul ekini almayan isimler. Bu isimler şunlardır:
- e ya da vurgusuz o ve i, e, a, u, o vurgulu ünlüler ile biten belirtmesiz dişil isimler: anije ( gemi, gemiler ), lajthi ( fındık, fındıklar ), bakllava ( baklavalar, baklava ), depo ( depo, depolar );
- + ( ë )s, + ues, + yes ve + as çekim eki ile biten eril isimler: bler+ës ( satın alan + lar ), lex+ues (okuyucu + lar ), përkth+yes ( çeviren + ler ),
maqedo+nas (Makedon+ lar );
- Vurgusuz ë ile biten bazı eril isimler: kafshë ( hayvan + lar ), këngë ( şarkı + lar), ditë ( gündüz + ler ).
2. Çoğulda farklı biçimde olan isimler. Bu isimler çoğulu iki şekilde yapılmaktadır:
a. + e, + a, + ë, + nj, + ër, + enj, + inj, + ra çoğul ekleriyle yapılan çoğul isimler: plan+e ( planlar), dokument+e ( belgeler ), zakon+e ( adetler);
fush+a ( ovalar ), bilbil+a (bülbüller ), kodr+a ( tepeler ); arsimtar+ë ( öğretmenler ), shofer+ë ( şöferler ), dhëmb+ë ( dişler); kalli+ nj ( başaklar ), shalqi+nj (karpuzlar ), zanatçi+ nj (zanatçılar); lum+enj ( göller ), përr+enj ( dereler ); shkëmb+ inj ( kayalar ), zotër+inj ( sayınlar ); mbret+ër ( malikler ), princ+ër ( şehzadeler ), vëllez+ër ( kardeşler ); erë+ra ( rüzgarlar ), shi+ra ( yağmurlar ), kohë+ra ( zamanlar ).
b. İsim köklerinin bir harfini değiştirmesiyle yapılan çoğul isimler:
- - k > - q ( +e ): plak ( yaşlı ) pleq ( yaşlılar ), turk ( Türk ) turq ( Türkle ), park ( park ) parqe (parklar).
26
- - g > gj ( + e ): zog ( kuş )> zogj ( kuşlar ), treg ( çarşı )> tregj ( çarşılar ), breg ( sahil )> brigje ( sahiller ).
- - ll ya da - r > - j: avull ( buhar )> avuj ( buharlar ), popull ( millet )> popuj ( milletler ), lepur ( tavşan )> lepuj ( tavşanlar ).
c. Ünlülerin veya ünlüler ile beraber ünsüzlerin değişmesiyle yapılan çoğul isimler: natë ( gece ) > net ( geceler ),dash ( koç ) > desh ( koçlar ), derë ( kapı ) > dyer ( kapılar ), njeri ( insanlar ) > njerëz ( insanlar ).
Arnavutça ismin çekim halleri şunlardır: yalın hali( nominative ), iyelik ya da tamlayan hali ( genitive ), yönelme hali ( dative ), yüklem hali ( accusative ) ve çıkma hali ( ablative ). İsimler gerek eril gerekse dişil belirtmeli ve belirtmesiz olmak üzere iki çekim şeklinde gösterilir. Arnavutçada isim halleri için özel formlar bulunmaz. Yani, eril, dişil, tekil ve çoğul isimler belirtmeli ve belirtmesiz çekimlerinde farklı çekim ekleri alır.
Arnavutçada iyelik zamirleri sıfatlar gibi isimden sonra gelir ve ayrı yazılır.
İyelik zamirleri cinsiyet ve sayı şekilleri vardır. Eril ve tekil: lapsi im, yt, i tij, ynë, juaj, i tyre ( kalemim, +n, +i, + miz, + niz, -+leri ), eril ve çoğul: lapsat e mi, e tu, e tij, tanë, tuaj, e tyre ( kalemlerim, +n, +i, +miz,+ niz, +leri ). Dişil ve tekil: fletorja ime, jote, e saj, jonë, juaj, e tyre ( defterim, + n, +i,+ miz,+ niz, +leri ). Dişil ve çoğul:
fletoret e mia, e tua, e saj, tona, tuaja, e tyre ( defterlerim, +in,+ i,+ miz, + niz, + leri ).
Arnavutçada soru eki ve zamiri isimden önce gelir: kush erdhi ( kim geldi ?). Si erdhi? (nasıl geldi? ), a shkoj? ( gitti mi? ).
27
Arnavutçada yapım ekleri ön ekler ve sonekler olmak üzere ikiye ayrılır:
Ön ekler kelimeleri olumsuz hale getirir ve pekiştirir. Olumsuz ön ekler şöyledir: pa+ >
pa+aftësi ( becersiz; mos+ > mos+besim ( inançsız ), jo+ > jo+shkencor ( bilimsiz ) vb. Pekiştirmeli ön ekler ise şöyledir: për+ > për+forcoj ( daha çok güçlendirirm );
mbi+ > mbi+vlerësoj (üst değerlendiririm ), mbi+kalim ( üst geçiş ); ri+ > ri+shkruaj ( yeni yazarım ), ri+lexoj (yeni okurum ).
Son ekler ile isimden fiil, isimden isim, isimden sıfat ve zarf yapılmaktadır.
İsimden fiil yapan ekler şunlardır: - o > flutur-o-j ( uçurum ); - to > shqip-to-j ( telaffuz ederim ); - so > pakë-so-j ( azaltırım ); - zo> dorë- zo-j ( teslim ederim ) ve - os > inat- os (inatlaştırır ).İsimden isim yapan ekler şunlardır: + tar > shqip+ tar ( Arnavut );
+ tor > faj+tor ( suçlu ) , punë+tor ( işçi ); +ist> sport+ist ( sporcu ); +im > drejt+im ( yön ); + je > marr+je ( alış ); + i, + ( ë )si, + (ë )ri > dhelpër+i ( tilkice ), fatkeq+ësi ( bedbaht ), trim+ëri ( kahramanlık ). İsimden sıfat yapan ekler şunlardır: + (ë )s >
tërheq+ës ( çekici ); + ar, + tar > kalim+tar ( yaya ); +or, + tor > dimër+or ( kışlık );
+ shëm > i lëviz+shëm ( haraketli ) vb. İsimden zarf yapan ekler: +as, +azi > bark+as ( sürükleyerek ), bark+ azi ( sürükleyerek ) ve + (i )sht> miqës+isht ( dostça ).
Arnavutçada esas yardımcı fiiller jam ( Im ) ve kam ( malikim ). Bu fiiller değişik zamanlarda formlarını değiştirir: jam, isha; kam, kisha vb.
Arnavutçada fiillerin altı kipi vardır: Bildirme ( indicative ) kipi, hayranlık (admiration) kipi, bağlayıcı (conjunctive) kipi, şart (conditional) kipi, istek (optative) kipi ve emir (imperative) kipi. Arnavutçanın önemli özelliklerinden biri de hayranlık kipidir. Hayranlık kipi fiil eyleminin beklenmedik ve hayret verici olarak yapıldığını gösterir. Bu kip fiilin sonuna –kam ( malikim ), - ke ( maliksin ), -ka ( maliktir
28
), -kemi ( malikiz ), - keni ( maliksiniz ), -kan ( maliklerdir ) ekini ekleyerek yapılır: Ju mëso-keni shumë! ( Siz çok çalışıyorsunuz! ).
Arnavutçanın fiilimsileri şunlardır: sıfat-fiil (pjesorja), mastar (paskajorja ) ve zarf-fiil ( përcjellorja ). Sıfat-fiiller fiilin köküne “- rë ( r ), - ur, - ë, -
në’’ eklerinden birini ekleyerek yapılır: la-rë ( yıkanmış ); punua-r ( çalışılmış ); gjet-ur ( bulunmuş ); sjell-ë ( getirilmiş ); zë-në ( yakalanmış ). Mastar sıfat-fiilin önüne olumlu
için për të, olumsuz için për të mos kalıbını getirerek yapılır: për të qarë ( ağlamak ); për të mos qeshur ( gülmemek ). Zarf-fiil sıfat-fiilin önüne duke ön ekini
getirerek yapılır: duke punuar ( çalışarak ), duke ecur ( yürüyerek ).
Arnavutçanın şekil özellikleri Gramatika e Gjuhës Shqipe I39 kitabından alındı.
2.3.5 Arnavutçanın Sözdizimi Özellikleri
Arnavutçada cümlenin ana öğeleri özne ve yüklem; yardımcı öğeleri ise nesne ve tümleçtir. Cümle öğelerinin iki dizilişi vardır: Neutral ( sistematik ) diziliş ( özne + yüklem, yüklem + nesne, yüklem + tümleç ) ve bu dizilişin tersi emfatik diziliş ( yüklem + özne, nesne + yüklem vd. ). Bu ikinci diziliş Arnavutçada stilistik ve heyecanları ifade eden bir diziliştir. Arnavutçada cümleler dinleyici tarafından bilinen bir konu ( tema ) ve bu konu hakkında yeni bir şey bildiren ( rema ) kısımdan oluşmaktadır. Cümlede konu ve bildirinin yeri vurgu ile ilgilidir. Neutral dizilişte konu ( tema ) sonra bildiri ( rema ) gelir, çünkü Arnavutçada genellikle vurgu son sözcük öbeğine düşer. Lakin konuşma dilinde vurgu önemlidir ve vurgulanan kelime cümlenin başına gelir. Yani, vurgu ilk sözcük öbeğine düşer. Bunu yazı diline aktırdığımızda önce bildiri sonra konu
39 Mahir Domi, Gramatika e Gjuhës Shqipe 1, Tiranë: Akademia e Skencave e Shqipërisë İnstituti i Gjuhësisë dhe Letërsisë, 2002.
29
gelir. Neutral dizilişte Ahmeti erdhi ( Ahmet geldi ) örneğinde konu Ahmet, bildiri ise geldidir. Emfatik dizilişte vurgu Ahmet üzerinde düştüğünde Erdhi Ahmeti ( Geldi Ahmet ) olur. Yani, erdhi ( geldi ) konu, Ahmet ise bildiri olur. Emfatik diziliş genellikle edilgen ve geçişsiz fiillerde olur. Bu dizilişte genellikle öğeleri sadece bir sözcük öbeğinde bulunur. Yani, sadece bildiri ( rema ) vardır: Po lind dielli. ( Güneş batıyor ).
Yukarda görüldüğü gibi, Arnavutçada cümle öğelerinin dizilişi serbesttir.
Öğelerin cümlede aldıkları yer, kendi açıklayıcı ve heyecanların ifade edilişinin önemine göredir.
Arnavutçada gerek isim tamlaması gerekse sıfat tamlamasında tamlanan tamlayandan önce gelir ve sayısına, cinsiyetine ve durumuna tabi olması gerekir: vajzë fshati ( köy kızı ); njëri kombëtar (milliyetçi adam), ndërtes e fortë ( güçlü bina ), nxënës i sjellshëm ( edebli öğrenci ), nxënse e sjellshme ( edebli kız öğrenci ), kohë dimrore (kışlı hava ). Zamir ve sayılarla yapılan sıfat tamlamalarında tamlayan tamlanandan önce gelir: Ky djalë ( Bu erkek ); Pesë libra ( Beş kitap ).
Arnavutçanın sözdiziminin genel özellikleri Gramatika e Gjuhës Shqip 240 kitabından alındı.
40 Mahir Domi, Gramatika e Gjuhës Shqipe 2 ( Tiranë: Akademia e Skencave e Shqipërisë İnstituti i Gjuhësisë dhe Letërsisë, 2002 ), s. 53- 105, 413- 420.
30
3.
PRİZREN TÜRK AĞZINDA DİL İLİŞKİSİNİN SONUÇLARI
Arnavutça ve Türkçe’nin aynı ortamda bulunması Prizren’de ikidilli (bilingualism) ve çok dilli (multilingualism) bir ortam yaratmıştır. Bireyin çeşitli
sebeplerden dolayı birden fazla dili edinip kullanması ya da ikinci bir dili anadiline yakın düzeyde öğrenmesi durumuna ikidillilik denir.41 İki veya çok dillilik ortamlarda konuşulan diller arasında büyük etkileşimler ortaya çıkmaktadır. Bir dil alanı olan Prizren’de dil değiştirme/kaydırma (Code-switching) durumu görünmektedir. Dil değiştirme durumu, aynı konuşmada iki ya da ikiden fazla dil malzemelerinin bir konuşucu tarafından kullanılmasıdır.42 Dil değiştirme/kaydırma durumu sesbilimsel, biçimbilimsel ve sözbilimsel modellerde görünmektedir.
Bir dil alanı olarak Prizren’de konuşulan Türkçe bir alıcı dil olarak gerek sesbilimsel, gerek biçimbilimsel ve gerekse sözbilimsel açıdan birer verici dil olan Arnavutça ve Boşnakçadan epeyi etkilenmiştir. Bu çalışmada daha çok Türkçenin Arnavutçadan etkileşimi üzerinde durulacaktır.
3.1 Ses Bilgisi
Türkiye Türkçesinde bulunan ünlü uyumu Prizren Türk Ağzında hemen hemen hiç görülmemektedir. Bu olayın sebebi de, Prizren Türk ağzının ünlü uyumu bulunmayan Hint-Avrupa dil ailesine mensup olan Arnavutça ve Sırpçadan etkilenmesidir. Bu dillerin etkisiyle kelimeler serbestçe, ağzına en uygun şekilde ve
41 Doğan Aksan, Her Yönüyle Dil Ana Çizgileriyle Dilbilim III ( Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları, 2009), s. 26
42 Thomason, Contact, s. 132.
31
söylemeye en kolay şekilde söylenir. Prizren Türk Ağzında ünlü uyumu bozukluğu kelimelerde görüldüğü gibi eklerde de görülmektedir.
Prizren Türk Ağzında ortam diller etkisinden ortaya çıkan değişikler başlıca şunlardır:
Yuvarlak-dar u ünlüsü yuvarlak-geniş o ünlüsüne dönüşmesi: okomak (okumak), dokos ( dokuz ), yogort ( yoğurt ) vb. Bu olay eklerde de görünmektedir: dolson ( dolsun ), bozok ( bozuk ), onlok ( onluk ).
ö ünlüsü bulunmaz. Çünkü Prizren Türk ağzı temasta olduğu dillerde bu ünlü yoktur. Bu ünlünün yerine ü ünlüsü kullanılır: cümüş ( gömüş ), dünmek ( dönmek ), ülüm ( ölüm ), büle ( böyle ).
Birden fazla heceli kelimelerin sonunda ‘’ı, u, ü’’ ünlülerin yerine daima ‘’i’’
ünlüsü kullanılır: kapi ( kapı ), alti ( altı ), turşi ( turşu ), üli ( ölü ). Bu olay bazı yapım eklerinde + li eki: kanli ( kanlı ), çüli ( köylü ), çamurli ( çamurlu ), + ci ekinde: tatlici ( tatlıcı ), sütçi ( sütçü ), solci ( solcu ),sıra saylarının + ci eklerinde: altınci ( altıncı ), dokozonci ( dokuzuncu ), derdınci ( dördüncü ); çekim eklerinde görülen geçmiş zaman - di eki: kaçti ( kaçtı ), vurdi ( vurdu ), öldi ( öldü ), duyulan geçmiş zaman - miş eki:
kırmiş ( kırmış ), kopmiş ( kopmuş ), çüzülmiş ( çözülmüş ).
Kelimenin ikinci ve daha sonra kapalı hecelerinde ‘’ i ‘’ünlüsü ‘‘ı‘’ ünlüsüne dönüşür. Bu olay genitiv ekinde: evın ( evin ), yeşilın ( yeşilin ), çüprinın ( köprünün );
3. Şahıs iyelik ekinde: ati ( atı ), suyi ( suyu ), kozi ( kuzu ), vb.
Prizren Türk ağzında diftong bulunur. Bu olay diftongu bulunan Arnavutça etkisinden ortaya çıkmaktadır: kuak ( kalk ), souk ( soğuk ), tauk ( tavuk ).
32
Batı Rumeli Türk ağızlarında olduğu gibi Prizren Türk ağzında da yumuşak ğ ünsüzü kullanılmaz. Ortam diller olan Arnavutça ve Sırpçada olmadığı için Prizren Türk ağzında da yoktur: bugday ( buğday ), eglenmek ( eğlenmek ), dügün ( düğün ).
Arnavutça ve Sırpça alfabesinde buluna ts ( c ) ünsüzü Prizren Türk ağzında da görünmektedir. Bu ünsüz sadece yabancı kelimelerde görünmektedir: tsigara ( sıgara ), tsustla ( emzik ), tsilinder ( silinder ).
Prizren Türk ağzında iki ünsüz ile başlayan kelimeler de görünmektedir. Bu kelimeler alıntı kelimelerdir: spanaç ( ıspanak ), şpirto ( ispirto ), stasiyon ( istasyon ).
Prizren Türk ağzında vurgu değişik yerlerde görünmekle beraber çoğunlukla kelimelerin ilk hecesinde görünmektedir: çēndi ( kendî ), dûvar ( duvầr ).
3.2 Biçim Bilgisi
Bir dil etkileşim sonucu olarak da temasta bulunan dillerin birbirinden çeşitli unsurları değiş tokuş yapmaktadır. Batı Rumeli Türk ağızlarında görüldüğü gibi Prizren Türk ağzının da, ortam dillerden farklı ekler ve şekiller aldığı görünmektedir.
Prizren Türk ağzında görülen Arnavutça ve Sırpça ekler ve kalıpları şunlardır:
Çokluk eki +ler, her zaman bir çiftten oluşan eşya veya alet adlarında kullanılmaktadır. Bu olay Arnavutça ve Sırpça etkisinden gelmektedir. Çünkü bu dillerde bu tür isimler her zaman çokluk halinde kullanılmaktadır:
Pantolar- pantolla ( Ar. ) – pantalone ( Sr. ) Çaraplar – çarapat ( Ar. ) – çarape ( Sr. ) Cüzlükler – syzat ( Ar. ) – naoçare ( Sr. )