• Sonuç bulunamadı

Konuşma Seslerinin Akustik Özellikleri: Ünsüzler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Konuşma Seslerinin Akustik Özellikleri: Ünsüzler"

Copied!
11
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Konuşma Seslerinin Akustik Özellikleri: Ünsüzler ÜNSÜZ SESLER

Konuşma üretimi sırasında akciğerlerden gelen havanın, ses yolunda daralma,sürtünme, patlama gibi çeşitli engellerle karşılaşması sonucu oluşan seslere ünsüz sesler denir.

• Bu engeller, ses yolunu oluşturan konuşma organlarının ikisinin ya da üçünün devreye girmesiyle oluşabilir.

Oluşumları, birden fazla eylemin ardışık ya da bir arada işlemesiyle gerçekleştiği için ünsüzler, ünlülerden daha karmaşık bir yapıya sahiptirler ve farklı ölçütlere göre betimlenmektedirler.

Ünsüzlerin oluşumu sırasında gırtlaktaki ses telleri kimi zaman titreşip kimi zaman da durağan durumda olabilir. Bu nedenle de ünsüzlerde ötüm özelliği farklılık gösterebilir.

• Bu özellik açısından ünsüzler 2 ye ayrılır:

1. Ötümlü ünsüzler (Ses tellerinin titreştiği ünsüzler)

2. Ötümsüz ünsüzler (Ses tellerinin durağan olduğu ünsüzler)

Ünsüz sesler ötümleme dışında 2 düzeyde daha betimlenir:

1- Sesletim yeri: Ağız boşluğundaki hareketli organlardan iki sesleticinin birbirine yaklaşma veya dokunma durumlarını belirtir.

2- Sesletim biçimi: İki sesleticinin birbirine yaklaşması ve değmesi sırasında hava akımının nasıl bir engellenmeyle karşılaştığını ifade eder.

Bazı ünsüzler ses yolunda meydana gelen bazı periyodik engellerle oluştuğu halde, bazıları yalnızca ses yolunun daralmasıyla oluşur. Bazıları da tamamen ağız boşluğunda veya burun boşluğunda oluşturulurlar. Bu farklılıklarından dolayı ünsüzler patlamalı, geniz ve sürtünmeli gibi gruplara ayrılırlar.

Ünsüz Sınıflaması

(2)

Ünsüz Seslerin Akustik Özellikleri

Ünlüler, süre ve formant değerleri gibi spektral bilgilerle tanımlanabilir. Fakat aynı durum ünsüzler için söylenemez. Çünkü her biri ayrı akustik özellik gösterir.

Ünsüz seslerin enerjileri ünlü seslere göre daha düşüktür ancak anlam taşıyıcı özellikleri daha fazladır.Ünsüzler ünlülere göre daha çeşitli akustik özelliklere ve algılanmaları için daha çeşitli akustik ipuçlarına sahiptir.

Ünlülerin üretiminde , artikülatörlerde daha küçük ve yavaş değişiklikler vardır.

Ses telleri tek ses kaynağıdır ve üretimleri esnasında ses yolu açıktır.

Ünsüzlerin üretimi ise, artikülatörlerde hızlı değişiklikler ve ses yolunda daralma gerektirir.

Ünsüz üretiminde, ses telleri tek ses kaynağı değildir. Seslendirme, hava patlamaları ve sürtünme (hava bir daralmadan geçtiğindeoluşan gürültü) ile birlikte art arda hareketlerin bir koordinasyonu söz konusudur.

Ünsüz seslerin akustiğini incelerken yine «kaynak-filtre modeli»ne

başvurabiliriz. Ünlülerde olduğu gibi, ünsüzler sesler de sesin ses yolundan geçtiği bir ses kaynağı ile üretilir. Artikülatörlerin hareketi, ses kanalının rezonansını değiştirir.

Dili, dudakları ve çeneyi hareket ettirmek ses yolunun şeklini değiştirir ses yolunun şeklini değiştirmek formant frekansları değiştirir.

Ünsüz Sesler ve Formant Frekanslar

Ünlülerden hatırlayacağınız gibi, ilk formant (F1), ses yolunun daralmasından etkilenir.

• Ünsüzler için ses yolundaki daralmanın boyutu, sesletim biçimi ile ilgili bir ipucu verir. Başka bir deyişle, ünsüzlerde F1 formantı sesletim biçimini belirtir.

• İkinci ve üçüncü formantlar ise (F2 ve F3), ünsüzün sesletim yerini belirler.

(3)

Ötümsüz ünsüzler için F2 ve F3 formant değerleri, tümce içi kullanımında ötümlüye göre sürekli değişir ve bu değer ötümsüzler tek başınayken elde edilen değerden farklıdır.

Nazal Ünsüzlerin (Nasals) Akustik Özellikleri

Nazal sesler, ağız boşluğu kapanarak havanın geniz boşluğundan çıkarılması sonucu oluşur. Nazal sesler ötümlüdür. Yani üretimleri esnasında glottis kapalıdır ve fonasyon (ötümleme) söz konusudur.

• Türkçede sesbirim görevi olan iki burun ünsüzü vardır:

1- çift dudak ünsüzü olan /m/ ve 2- Dil ucu- diş ünsüzü olan /n/.

Burun ünsüzleri dışındaki tüm ünsüzlerin ve ünlülerin üretilmesi (eklemlemesi) sırasında yumuşak damak arkaya ve yukarıya doğru yükselerek, geniz ve burun boşluklarını ses yolunun diğer bölgelerinden ayırır. (Bkz.resim1)

Burun ünsüzlerinin eklemlemesi sırasında ise, yutakla geniz arasındaki kapı açılır ve geniz ve burun boşlukları ses yoluna dahil olur. Bu şekilde ses yolu uzar ve daha geniş bir iç yüzeye sahip olur. (Daha geniş ve daha uzun bir rezanatör) (Bkz.resim 2)

(Resim 1). (Resim 2)

(4)

Nazal ünsüzlerin üretimi sırasında nazal kavitenin açılmasının akustik açıdan çeşitli sonuçları olur:

a) Kapanmanın serbest bırakılmasından önce bir «burun üfürümü»

meydana gelir. (Nasal murmur). Bu üfürüm, genellikle 250-300 Hz civarında düşük frekanslı bir spektruma sahiptir.

b) Spektrumdaki diğer bir özellik antiformantların olmasıdır. Antiformantlar ağız boşluğunda oluşur. Antiformant, burun ünsüzlerinin spektrogramında yüksek frekanslarda görülen (500-4000 Hz) arasında enerji azalmasıdır. Ses enerjisinin ağız ve geniz boşluğunda emilmesine bağlıdır.

Antiformantlar, boğumlanma noktası (sesletim yeri), komşu ünlü ve kişinin anatomik yapısından da etkilendiği için frekansıyla ilgili bildirilen değerler büyük farklılıklar göstermektedir.

• Çalışmalar, sesletim yeri önden arkaya doğru gittikçe,antiformant frekansının yükseldiğini göstermektedir. (Akt: Kılıç, 2018).

• Antiformant frekansı; [m] için 1000, [n] için 1750 Hz civarındadır.

(5)

Burun ünsüzleri akustik açıdan ünlülere çok benzer. Komşu ünlülerden enerjilerinin azlığıyla ayrılırlar. Yumuşak ses yolunun akustik enerjiyi emmesi enerjilerinin sönümlü olmasına yol açar.

Enerji azlığı nedeniyle burun ünsüzlerine ait formantların genlikleri daha az, bant genişlikleri daha fazladır.

Yukarıdaki spektrogramda /m/’nin /a/’ya göre genliğinin düşük olduğu görülüyor.

Yukarıdaki bir başka spektrogramda ise genliği /a/’ya göre düşük olan /m/’nin bant genişliğinin fazla olduğu görülüyor.

(6)

Temel Frekans F0

Temel frekans (F0) burun ünsüzlerinin boğumlanma noktasıyla ilgili bilgi verebilir.

• Aralarındaki fark fazla olmasa da /m/ sesinin temel frekansı /n/ ‘den daha düşüktür.

Formant Frekanslar

Burun ünsüzlerinin ilk 3000 Hz içinde üç veya dört formantı olduğu bildirilmiştir.

• Birinci formant (F1), düşük frekans bölgesinde (250-300 Hz) görülür ve en tutarlı formanttır.

• Orta frekans bölgesinde (750-2000 Hz) bir veya iki formant görülür. Genliklerinin düşük olması ve frekanslarının komşu ünlüden etkilenmesi nedeniyle bu bölgedeki formantların ölçümü güçtür.

• Yüksek frekans bölgesinde (2000-3000 Hz) görülen formant daha tutarlıdır.

Orta frekans bölgesinde iki formant bulunması durumunda F4, bir formant bulunması durumunda F3 olarak adlandırılır.

Burun ünsüzlerinin en önemli akustik özelliği F1, genliği en yüksek olan formanttır.

• Nazalların F1 değeri düşük olmakla birlikte sesletim yeri önden arkaya doğru gittikçe yükselir. Yani /n/ sesinin F1 değeri /m/’den yüksektir.

Formant hareketleri (formant geçişleri),

Burun ünsüzlerine komşu ünlülerin formantları; ünlü, ünsüz birleşim yerine yaklaştıkça değişime uğrar. Bu akustik olaya «formant hareketi» adı verilir.

• Formant hareketi, incelenen ünsüzün boğumlanma noktasıyla ilgili bilgi verir.

• Bütün burun ünsüzleri, komşu ünlülerin F1 frekansında azalmaya neden olur.

• Ünlülerin F2 frekansı;

- komşu /m/ ünsüzünün etkisiyle azalır,

- /n/ ünsüzünün etkisi ise değişkendir. Ayrıca bu ünsüzün komşu ünlülerin F3 frekansı üzerinde de önemli bir etkisi yoktur. (Kılıç,2018).

(7)

Örnek çalışma: (Kılıç,2018)

Bu bilgilerin klinik önemi?

Kraniyofasiyal anomalileri (YDD) ve dizartri gibi bozuklukları olanlar velofaringeal yetmezlik nedeniyle konuşma üretiminde güçlük çeker. Nazalların akustik özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak, dil ve konuşma terapistlerine bu tür bozuklukların değerlendirilmesi ve tedavisi konusunda yardımcı olacaktır. (Weismer ve Hoit, 2008).

Daralmalı Ünsüzlerin (Approximants)Akustik Özellikleri

Üretimleri sırasında, türbülans üretmeyen nispeten serbest bir hava akışı vardır.

Tüm daralmalı sesler ötümlüdür ve fonasyon (ötümleme) ünsüzün üretimi boyunca devam eder. Bu yüzden daralmalı sesler dalga formu içinde ünlülerden ayrılmazlar.

Daralmalılar akustik özellikleri açısından da ünlülere benzerler. Formant örüntüleri ünlüler gibi net bir şekilde görülebilse de; sesletim yerindeki daha büyük daralma sebebiyle, ünlülerden daha zayıftırlar. (daha düşük akustik enerji)

a) Kayıcılar (Glides) /y/ ,/w/

Daralmalı ünsüzlerden kayıcılara (glides- /w/, /y/) «yarı ünlüler» de denmektedir.

Bu seslerin üretimleri esnasında iki artikülatör, hava akışını ciddi şekilde engellemeden birbirine yaklaşır ve ses yolu nispeten açıktır. Bu yönleriyle yönüyle ünlülere benzerler.

• Ancak, bu fonemler hecelerin çekirdeklerini oluşturmadığı için ünsüz olarak sınıflandırılırlar.

(8)

• /y/ sesinde dil damağa daha yakın pozisyondadır. Bu yönüyle /i/ ünlüsünün sesletimine çok benzer. /y/ 'nin frekans spektrumu da bu nedenle /i/' ninkine benzer, Ancak /y/ sesinde hava akışı /i/ 'den daha fazla engellendiği için, /y/

sesinin yoğunluğu daha düşüktür. Özellikle yüksek frekanslardaki formantlarda enerji daha da düşüktür. Aşağıda /iji/ (iyi) sözcüğüne ait spektrogram görülmektedir.

• /w/ sesinin üretimi sırasında, dilin arkası yumuşak damağa yakınlaştırılır ve dudaklar yuvarlanır. Bu anlamda ünlülerden /u/ sesinin üretimiyle oldukça benzerdir. Aşağıda iki /u sesi arasındaki /w/’nun (uwu) spektrogramı görülmektedir.

b) Akıcılar (liquids) /l/, /r/

/r/ ve /l/ sesleri üretimleri birbirine oldukça benzer. Genellikle Asya dillerinin konuşmacıları tarafından bu iki ses birbirine karıştırılır. Bunun nedeni Asya dillerinde bu iki ses arasında fonemik bir kontrast olmamasıdır.

• / l /, dilin ucu diş yuvasının ortasına temas ettiği için, hava akımının dilin kenarlarından akması ile üretilir. Bu yüzden «yan daralmalı» olarak adlandırılır.

• /r/ ise, dil ucunun diş yuvasına doğru kaldırılıp (dokundurulmadan) diş yuvası ardına doğru kıvrılması ile üretilir. (İngilizce’de)

(9)

Akıcılar, akustik açıdan ünlülere benzerler, ancak ünlülerden daha düşük bir F1'e sahiptirler.

/l/ sesini alafonunu da düşünerek, 2 değişik şekilde ele almak gerekir:

- İnce (ön) /l/ - /kil/. (clear /l/) - Kalın (kalın) /l/ - /kal/. (dark //)

İngilizce’de ince /l/ ünlü öncesi konumda oluşurken (/led/ ), kalın /l/ sesi /⍭/ ünlü sonrası konumda oluşur. (/ball/)

Akustik olarak,/⍭/, /l/ ile kıyaslandığında; nispeten daha düşük F2 ve daha yüksek F1 ile karakterize edilir.

• /⍭/ akustik olarak /w/ ile benzeşmektedir. (F1 ve F2 birbirine yakın)

(10)

• İngilizce’de yapılan çalışmalara göre, /l/ sesi için; (yetişkin erkek) F1= 340 Hz, F2=1200 Hz, ve F3=2800 Hz. civarındadır.

F2'deki ve bazen F3'teki frekans değişimi daralmalıların algılanmasında önemlidir. Özellikle /r/ sesinin algılanmasında F3 çok önem taşır. F3 /r/ sesinin akustik imzası gibidir.

- /r/ sesi düşük F2 ve özellikle de düşük F3 değeri ile karakterizedir.

• /l/ ve /r/ sesleri temel olarak F3 değeri ile birbirinden ayrılır.

• /r/ sesinin F3 değeri /l/ye göre daha düşüktür.

Türkçe’de bir çalışma (Padget,2008):

(11)

KAYNAKLAR

• Ball, M.J., Phonetics For Speech Pathology, 2nd ed., Whurr Publishers Ltd., London, 1993.

• Borden, G. , J. , Haris, K., S., Raphael, L.,J., “Speech Science Primer”, 3rd ed., Williams&Wilkins, USA, 1994.

• Ergenç, İ. ’Konuşma Dili ve Türkçenin Söyleyiş Sözlüğü’, Multilingual Yayınları, .2002.

• Hixon,T.J, Weismer, G.and J.D., Hoit. Preclinical Speech Science: Anatomy, Physiology, Acoustics, and Perception, Plural Publishing, 2008.

• Kılıç, M.A. Türkçe’deki burun ünsüzlerinin akustik özellikleri, Turkish Studies, V: 13/12, Spring 2018, p.259-271.

• Kunduracı, Damaksıllaşma ve [öndı̇l] üzerı̇ne: Türkçe ve Karayca uyumlarındakı̇ örtüşme. Dil Dergisi, 170/2, 2019, s.8-29.

Referanslar

Benzer Belgeler

• Egzama, ürtiker, allerjik rinit, astım, gıda/ilaç allerjisi ve bazı böcek venomlarına allerji, en sık görülen formları.. • Allerji ailesel bir sorun gibi

Yüksek frekanslı sesler aynı şiddette gelen düşük frekanslı seslere göre daha güçlüymüş gibi duyulur. Ama düşük frekanslı sesin genliği yükseltilirse, bu kez

Aşağıdaki görsellerden yararlanarak verilen mevsimlerin özelliklerini ve mevsimlere uygun

Kayaçların yapısını oluşturan temel maddelerdir Binlerce ya da milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvan kalıntılarıdır.. Kayaçların büyük ve sert

Yaptı- ğımız bu çalışmada D vitamini yetersizliği ile birlikte, oksidatif stres göstergesi olan MDA düzeylerinin ve bakırın arttığını, çinko düzey- lerinin

Bir de cilası çekildi mi, az önce silindirden tene­ ke gibi çıkan gümüşe, vitrinlere yayılıp müş­ teriye göz etmek kalıyor... Kurbanlık

Ülkelerin dünya siyaset arenasınfla ekonomik ve politik olarak güçlü olmaları, matematik ve özel konumlarından en üst düzeyde istifade edebilmeleriyle olduğu gibi, başta

leri çalışma prensiplerine göre termal, elektrokim- yasal, alan etkili, iletkenlik ve kapasite ve iletkenlik değişimine dayalı, kütle değişimine duyarlı ve optik