• Sonuç bulunamadı

TÜRKİYE DE ÇAY SEKTÖRÜNÜN EKONOMİDEKİ YERİ VE İZLENEN POLİTİKALAR

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "TÜRKİYE DE ÇAY SEKTÖRÜNÜN EKONOMİDEKİ YERİ VE İZLENEN POLİTİKALAR"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TÜRKİYE’DE ÇAY SEKTÖRÜNÜN EKONOMİDEKİ YERİ VE İZLENEN POLİTİKALAR

Oya SAV Cengiz SAYIN

[email protected] [email protected] Akdeniz ÜniversitesiZiraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü

ÖZET

Çin’den Türkiye’ye 19.yy’da getirilen çay bitkisi, ülkemizde yılda kişi başına 3,5kg tüketim ile yüksek düzeyde tercih edilen bir içecek türüdür. Dünyada çay üretici ülkeler arasında Çin ve Hindistan öne çıkarken Türkiye, üretim açısından beşinci sırada yer almaktadır. Çay, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 759 bin dekar çaylık sahada yaklaşık 205 bin üreticinin geçim kaynağıdır. Türkiye’de çoğunlukla küçük aile işletmeciliği şeklinde yapılan üretim sonucu elde edilen yaş çay, 229 adedi özel sektöre ve 45 adedi de devlete ait olan fabrikalarda günlük 17.600 ton kapasiteyle işlenmektedir. Buna ek olarak, 2014 yılında sektördeki toplam yaş çay alımının %49,6’sı Çaykur, %50,4’ü ise özel sektör tarafından gerçekleştirilmiştir. Özel sektör, üretimin %49’u büyük ölçekli, %39’u orta ölçekli, %12’si küçük ölçekli fabrikalardan oluşmaktadır. Bu çalışmanın ana materyalini, konuyla ilgili yapılan ulusal ve uluslararası çeşitli yayınlardan elde edilen ikincil veriler oluşturmaktadır. İthalatta gözetim uygulamasında olan, budama ve prim desteği alan çay sektörü ile Türkiye; maliyetlerin diğer ülkelere göre yüksek olması, tanıtım eksikliği gibi nedenlerle dünya çay ihracatından büyük pay alan Çin, Kenya ve Sri Lanka gibi ülkelerin arasında yer almamaktadır. Bu çalışmada, Türkiye’de çay sektörünün gelişimi, sektörün ekonomideki yeri ve uygulanan politikalar incelenmekte ve sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunulmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Çay, ekonomi, sorunlar, politikalar.

TEA POLICIES AND ITS ROLE IN TURKEY’S ECONOMY ABSTRACT

Tea plant which had been provided from China to Turkey in the 19th century has 3.5kg consumption per person in a year is a higher-up preferred beveridge type. In the world, Turkey is ranked as the fifth in terms of production while China and India become prominent between tea producer countries. Tea is approximately 205 thousand producer's livelihood in the tea area of 759 thousand decare at the Eastern Black Sea Region. In Turkey, fresh tea is obtained consequence of production that is mostly in the form of small family management.

That is processed daily with 17.600 ton capacity in the factories that is incidental to the number of 229 private sector and number of 45 to the public. In addition to this, total fresh tea purchase's is realized 49,6% by Çaykur, 50,4% by private sector in the year of 2014. Private sector consists of 49% large-scale, 39% midmarket, 12% small-scale factories. Main material

(2)

of this study constitutes secondary sources that is acquired from relevant national and international various papers. Turkey with tea sector that is under supervision application of the import, pruning and premium support; Turkey is not between the China, Kenya and Sri Lanka countries that take the big shares from world tea export because of high costs according to other countries, lack of promotion like that reasons for Turkey. In this study, progress of tea sector in Turkey and sector's place in the economy and applied policies are examined and solution proposals that is related issues are presented.

Keywords: Tea, economy, problems, politics.

1. GİRİŞ

Botanik bilimindeki adı Camellia sinensis olan çay bitkisi M.Ö 2700 yıllarında keşfedilmiştir ve günümüzde dünyada en fazla tüketilen içecek türüdür. Sıcak iklim ve bol yağış tercih eden çay bitkisi, Kuzey Yarım Küre’de 42. Enlem ile Güney Yarım Küre’de 27.

Enlem arasında yetiştirilmektedir. Hindistan, Çin, Sri Lanka, Endonezya, Kenya ve Japonya başta olmak üzere Türkiye ile birlikte otuza yakın ülkede ekonomik düzeyde çay üretilmektedir. Siyah çayın fiyat elastikiyeti -0,32 ile -0,80 arasında değişmektedir, buna göre siyah çay perakende fiyatlarında %10’luk artış siyah çay talebinde %3,2 ile %8 arasında düşüşe neden olmaktadır (FAO, 2015).

Türkiye’de çay tarımı, Karadeniz Bölgesi’nde Gürcistan sınırından başlayarak Artvin, Rize, Trabzon, Giresun ve Ordu’ya kadar olan bir alanda yapılmaktadır. Türkiye’de 1984 yılında çıkarılan kanunla çayda monopolün kaldırılması sonucunda özel sektör firmalarının kuruluşu ile çay sektörü için yeni bir döneme girmiştir. FAO verilerine göre Türkiye, 2013 yılı itibariyle dünya çay üretiminden %4,4 pay almaktadır. Türkiye’de 229 adedi özel sektöre ve 45 adedi de devlete ait olan fabrikalarda günlük 17.600 ton kapasiteyle çay işlenmektedir (Çaykur, 2014). Türkiye’de üretilen çayın tamamına yakın miktarı yurtiçi piyasada tüketilmekte, ihracat olanakları ise gerek kalite farklılığı gerekse maliyetlerin yüksekliği nedeniyle düşük miktarda gerçekleştirilmektedir (Usta, 2005).

Bu çalışmanın ana amacı, Türkiye’de çay yetiştiriciliğini geçmişten günümüze ele almak; çay sanayinin genel ekonomik yapısını, üretim, tüketim, ihracat ve pazarlama durumunu ortaya koymaktır. Araştırmanın diğer bir hedefi de Türkiye’deki çay yetiştiriciliğini dünyadaki diğer çay yetiştiren ülkelerle karşılaştırmaktır.

2. MATERYAL ve YÖNTEM

Çalışmanın materyalini ikincil veriler oluşturmaktadır. Araştırmada konuyla ilgili yazılmış makalelerden, raporlardan, oluşturulmuş istatistiklerden yararlanılmış olup çay sektörünün mevcut durumu çeşitli yönlerden ele alınmıştır. Çalışma kapsamında Türkiye’de çay sektörünün gelişimi yıllar itibariyle incelenmiş olup elde edilen veriler yorumlanmıştır.

3. BULGULAR

3.1. Dünyada Çay Üretimi, Ticareti ve Dağılımı

FAO verilerine göre 2014 yılında dünyadaki çay üretiminin %65’i siyah çay iken % 30’u ise yeşil çaydan oluşmaktadır. Dünya çay ihracatı ise 2013 yılında 1,75 milyon ton iken çay üretimi 5 milyon ton, tüketimi ise 4,5 milyon ton seviyesini aşmıştır. Çayda 1,9 milyon ton üretim ile Çin birinci sırada yer alırken dünya üretiminden %38’den fazla pay almaktadır, Hindistan ise 1,2 milyon ton üretimi ile onu takip etmektedir. Yakın Doğu’da yer alan Türkiye 2013 yılında 0,23 milyon ton çay üretmiştir (Çizelge 1).

Dünya çay tüketimi 2013 yılında da artmayı sürdürmektedir ve 2013 yılında yaklaşık

%5 artarak 4,84 milyon tona ulaşmıştır. Bu artışın sebebi özellikle Çin, Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde kişi başına gelirdeki hızlı yükselmedir (Çizelge 2).

(3)

Çizelge 1. Dünya çay üretimi, bin ton, 2009-2013.

2009 2010 2011 2012 2013

Uzakdoğu 3089 3280 3579 3753 3965

Afrika 520 616 591 580 649

Latin Amerika 89 107 107 98 95

Yakın Doğu 238 262 251 251 253

Okyanusya 7 7 6 6 6

Japonya 86 83 82 85 84

CIS 8 8 8 8 8

Gelişmiş ülkeler 103 101 99 103 102

Gelişmekte olan ülkeler 3936 4263 4527 4681 4961

Dünya 4040 4364 4627 4784 5063

Kaynak: FAO, 2015.

Çizelge 2. Dünya çay tüketimi, bin ton, 2009-2013.

2009 2010 2011 2012 2013

Gelişmiş ülkeler 792 818 834 827 814

Gelişmekte olan ülkeler 3123 3361 3615 3798 4027

Dünya 3916 4180 4449 4626 4842

Kaynak: FAO, 2015.

Dünya çay ihracatı 2012 yılına göre %5 artarak 1,77 milyon tona ulaşmıştır. İhracatta en büyük payı Uzakdoğu ülkeleri almaktadır, onu ise Afrika kıtasında yer alan ülkeler izlemektedir (Çizelge 3).

Çizelge 3. Dünya çay ihracatı, bin ton, 2009-2013.

2009 2010 2011 2012 2013

Uzakdoğu 1008 1036 2051 1064 1077

Afrika 449 542 519 525 596

Latin Amerika 72 89 89 79 76

Okyanusya 7 7 6 6 6

Gelişmiş ülkeler 17 17 14 13 18

Gelişmekte olan ülkeler 1527 1665 1660 1670 1750

Dünya 1544 1683 1674 1684 1768

Kaynak: FAO, 2015.

3.2. Türkiye’de Çay Üretimi ve Dış Ticareti

Türkiye’de 2014 yılında 1.260.000 ton yaş çay üretimi yapılmıştır. Bu üretimin %50’si Çaykur, %40’si özel sektör tarafından işlenmiştir. Üreticiye çay için budama tazminatı verilmektedir, son beş yılda artan tutarlarda tazminat ödemeleri gerçekleştirilmiştir.

Desteklenen üretici sayısı 2014 yılı itibariyle 185.000’dir (Çizelge 4).

Çay sektöründe Çaykur’un dışında özel sektör işletmeleri de bulunmaktadır. Türkiye’de çoğunlukla küçük aile işletmeciliği şeklinde yapılan üretim sonucu elde edilen yaş çay, 229 adedi özel sektöre ve 45 adedi de devlete ait olan fabrikalarda günlük 17.600 ton kapasiteyle işlenmektedir. Gerek özel sektör gerekse Çaykur olmak üzere en çok fabrika Rize ilinde yer almaktadır (Çizelge 5).Özel sektör, üretiminin %49’u büyük ölçekli, %39’u orta ölçekli,

%12’si küçük ölçekli fabrikalardan oluşmaktadır (Çaykur, 2015).

3.3. Türkiye’de Dünden Bugüne Çay Sektörü Politikaları

Türkiye’de 400 yıldır bilinen ve özellikle son 70 yıldır üretilen çay, toplumun tüm kesimlerinde talep gören ve yüksek düzeyde tüketilen bir içecek türüdür (Anonim, 2013).

Türkiye’de 1924 yılında çay, mandalina, portakal vb. ürünlerin yetiştirilmesini teşvik etmek

(4)

amacı ile yürürlüğe konan 407 sayılı Kanun çay sektörünün oluşması bakımından atılan ilk adımlardan biridir. Türkiye’de çay tarımı, 1938 yılına kadar devlet desteğinin olmaması, çayın işleme problemleri, yetiştiricilerin bilgi eksikliği ve güvensizliği gibi nedenlerle fazla gelişmemiştir (Özyurt, 1987). 3788 sayılı Çay Kanunu ile 1940 yılında çay tarımı, üreticisinin desteklenmesi ve kredi verilmesi ile güvence altına alınmıştır. Bu güvence ile önce Rize’de sonra Ordu, Giresun ve Trabzon illerinde çay yetiştirilmesine izin verilmiştir. Çay sektörü için 1952, 1953, 1956 yıllarında çay alanlarını artırmak için kanun çıkartılmıştır. Bu çalışmalar 1949-1973 yılları arasında ise Tekel Genel Müdürlüğü ve Tarım Bakanlığı işbirliği ile sürdürülmüştür. Çay tarımı ve sanayisinin ekonomik ve sosyal yönden daha etkin hale getirilmesi amacıyla 1971 yılında 1497 sayılı Çay Kurumu Kanunu çıkarılmış, çıkarılan bu kanun ile çay ile ilgili tüm faaliyetler, bir devlet kuruluşu olan Çay Kurumu’na devredilmiş ve Çay Kurumu 1973 yılında fiilen faaliyete geçmiştir (Çaykur, 2012). Bu kanunla çay sektöründe yeni bir yapılanma başlamıştır.

Çizelge 4. Türkiye üretim, ihracat, budama ve destekleme verileri, 2009-2014.

Yıl Çay Üretim (Ton)

Üretim (da)

Kuru Çay İhracat

(Ton)

Kuru Çay İhracat (000 $)

Budama Tazminatı

(Bin TL)

Budanan Alan (Bin Dekar)

Destekleme Prim Tutarı

(TL) Desteklenen Üretici Sayısı 2009 1.103 340 758 2505 102.143 56.540 102 126.007.175 178.727 2010 1.305.566 758 1842 113.883 59.213 100 148.465.300 179.124 2011 1.231.141 758 2130 134.907 68.000 99 147.026.315 183.188 2012 1.250.000 758 3181 152.462 82.595 72 137.132.539 185.372 2013 1.180.000 764 4133 151.803 93.666 72 139.868.082 186.606 2014 1.260.000 760 4224 157.610 104.707 72 151.358.070 185.878

Kaynak: TÜİK, Çaykur, 2015.

Çizelge 5. Çaykur ve özel sektöre ait çay fabrikalarının illere göre sayı ve kapasiteleri

İller Çaykur Özel Sektör Toplam

Sayı Kapasite(Ton/Gün) Sayı Kapasite(Ton/Gün) Sayı Kapasite(Ton/Gün)

Rize 32 5445 183 7955 215 13400

Trabzon 8 1190 26 1225 34 2415

Artvin 4 790 7 310 11 1100

Giresun 1 175 12 480 13 655

Ordu - - 1 30 1 30

Toplam 45 7600 229 1000 274 17600

Kaynak: Çaykur, 2014.

Türkiye’de çay sektöründe özelleştirme 1984 yılında 3092 sayılı Kanun ile başlamıştır.

Bu kanunda gerçek ve tüzel kişilerin yaş çay işleme ve paketleme fabrikaları kurup işletebilecekleri, ihtiyaçları olan yaş çay yaprağını doğrudan üreticiden satın alabilecekleri ifade edilmiştir.

Bakanlar Kurulu kararı ile her yıl çay bahçelerinin kalitesini arttırmak amacıyla 1/10 oranında budanması ve budamadan dolayı üreticilerin uğradıkları gelir kaybının tazminat olarak üreticilere ödenmesi amaçlanmıştır. Çaykur tarafından çay üreticilerine sağlanan maddi yardım budama desteği olarak adlandırılmaktadır. Budama desteği yılda bir defa ödenmektedir. Budama desteği ilk defa 1994 yılında başlamıştır. 2015 yılı budama döneminde 186.749 üreticiye 7136,9 ha alanda budama yapılmış olup budama bedeli olarak tahakkuk eden toplam 118.638.670 TL ödenmiştir. Tarım havzaları üretim ve destekleme modeli fark ödemesi destekleri kapsamında ruhsatlı üreticilere 2015 yılı yaş çay ürünü için 12 krş/kg fark ödemesi desteği verilmiştir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 2015 yılı yaş çay alım fiyatını 1,58 TL taban fiyat, 12 kuruş da destekleme bedeli olmak üzere toplam 1,70 TL olarak belirlemiştir. Türkiye’de 2014 yılı itibariyle destekleme prim ödemesinden

(5)

yararlanan üretici sayısı 185.878’dir ve destekleme prim tutarı ise 15.358.070 TL’dir (Çizelge 6).

Çizelge 6. Çay Destekleme Primi Ödemeleri, 2009-2014.

Yıllar Üretici Sayısı

Çay Miktarı(Ton) Prim Tutarları

Çaykur Özel Toplam Prim

(Kg/TL) Destekleme Primi Tutarı(TL)

2009 178.727 592.330 503.385 1.095.715 0.115 126.007.175

2010 179.124 589.286 470.437 1.059.723 0.115 148.465.300

2011 183.188 652.024 573.195 1.225.219 0.120 147.026.315

2012 185.372 654.160 488.611 1.142.771 0.12 137.132.539

2013 186.606 671.072 494.495 1.165.567 0.12 139.868.082

2014 185.878 627.888 633.429 1.261.317 0.12 151.358.070

Kaynak: Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü,2015.

Özel işletmeler her sürgün döneminde Çaykur ile birlikte üreticilerden çay alımı yapmakta ve bu çay fabrikalarında paketleyip satışa hazır hale getirilmektedir. 2014 yılında sektördeki toplam alımın %49,6’sı Çaykur, %50,4’ü ise Özel Sektör tarafından gerçekleştirilmiştir. (Çizelge 7). Çaykur´un yurt içi kuru çay piyasasındaki pazar payı ise yaklaşık %60-65’dir (Çaykur, 2015).

Çizelge 7. Sektörün son beş yıllık yaş çay alım durumu, 2010-2014.

Yıllar Çaykur

(Bin Ton) % Özel Sektör

(Bin Ton) % Toplam

(Bin Ton)

2010 590 45 715 55 1.305

2011 653 53 580 47 1.233

2012 655 57 494 43 1.149

2013 672 57 504 43 1.176

2014 628 49,6 638 50,4 1.266

Kaynak: Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 2015.

Dış ticaret açısından ise 16 Mart 2013 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ gereğince artık her firma çay ithal edemeyecektir.

Buna göre çay ithal etmek isteyen firmalara Ekonomi Bakanlığı’na bağlı İthalat Genel Müdürlüğü'nden Gözetim Belgesi alma şartı getirilmiştir. Buna göre bir gümrük beyannamesi kapsamında brüt 25 kilogram veya daha az miktarda yapılacak olan ithalat, gümrük kıymetine bakılmaksızın gözetim uygulamasından muaftır. Sektörde ihracatta vergi iadesi, destekleme veya fiyat istikrar fonundan ödeme yapılması gibi teşvik edici uygulamaların olmayışı, diğer birçok üretici ülkede üretimin yıl boyunca sürmesi, Türkiye’de işçilik maliyetlerinin ve çay fiyatlarının yüksek oluşu dış piyasalarda sektörün rekabet gücünü azaltmakta ve bunun sonucunda çay ihracatı istenilen düzeye ulaşamamaktadır (Çimen, 2014).

Çay tüketiminin bu denli yüksek olması gerek Çaykur ve gerekse diğer çay üreticilerinin ürün yelpazesini geliştirmelerine ve üretimlerini de günden güne arttırmalarına yol açmıştır. Ayrıca çay pazarına yeni firmaların katılması da rekabeti arttırmış ve sektördeki kalitenin yükselmesine olumlu etki oluşturmuştur (Anonim, 2011).

4. SONUÇLAR

Türkiye’de çay, sabah kahvaltısından başlayarak günün ilerleyen saatlerine kadar en çok tüketilen içecek türlerinden biridir. Bu açıdan kapsamlı, iyi planlanmış ve sağlam verilere dayalı analitik yöntemlerle hazırlanmış ulusal tarım politikaları uygulamaya konulmalıdır (Çaysiad, 2005). Türk Çayının Markalaştırılması 2023 Vizyonu Çalıştayı Sonuç Raporu’na göre çayla ilgili konular üretim ve teknoloji (İşleme), pazarlama ve lojistik, tanıtım, tarımsal ve ticari destekler, dış ticaret olmak üzere ele alınmalıdır (Sayın ve Özdemir, 2011). Üretici

(6)

ve sektörde faaliyet gösteren tüm kuruluşlar, kaliteli çay üretimi için budama, gübreleme, hasat ve hasat sonrası işlemler, alım da dahil olmak üzere tüm üretim öncesi ve sonrası faaliyetleri Gıda Kodeks tekniğine uygun olarak yapmalıdır. Türkiye’de çay üretim maliyetlerinin yüksek olması çay sektörünün gelişmesini olumsuz yönde etkilenmektedir. Bu açıdan kuru çayın, temel gıda maddeleri grubuna alınıp satışında KDV oranının %1’e düşürülmesi yabancı çaylara karşı bir ölçüde avantajlı konuma gelmesine neden olacaktır.

Türkiye’nin çay üretimi, çay tüketimini büyük oranda karşılasa da az oranda çay ithalatı da yapılmaktadır. Bu ithalat her ne kadar küçük gibi görünse de ekonomik olarak büyük değerlere ulaşmaktadır. Çaydaki en büyük tehditlerden biri de kaçak yollarla ülkeye giren çaylardır. Ülkeye gayri resmi yolla yapılan çay girişi engellenmelidir. Türkiye çay açısından önemli bir üretici ülke olmasına rağmen çay ihracatında öne çıkmamaktadır. Türkiye, çay tüketici ülkelere coğrafi açıdan yakındır, bu avantajın kullanılarak çayın ihracatının desteklenmesi ülkeye döviz girişini artıracaktır. İhracatı geliştirme kapsamında çay sektöründe pazarlama, reklam ve tanıtıma önem verilmelidir, Türk çayının dünyada marka olmasının yolunun açılması ve Avrupa Birliği sürecine uyum sağlayacak bir çay kanunu çıkarılması gerekmektedir. Çay tarım alanlarının belirlenmesi, çay piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi, yaş çay bitkisi üreticileri ve çay sanayicilerinin hak ve yükümlülükleri, Çay Üst Kurulu’nun oluşması ile Çay İhtisas Borsası’nın kurularak üretilen kuru çayın buradan satışının sağlanması, kaliteli çay üretimin teşvik edilip bu yolla üreticiye daha fazla gelir temin edilecektir (Anonim, 2015).

KAYNAKLAR

Anonim, 2011. Yeşil Altın Türk Çayı’nın Markalaştırılması 2023 Vizyonu Çalıştayı.

2011. Rize.

Anonim. 2013. Türkiye’de Değişen Çay Tüketim Alışkanlıkları Projesi. 2013. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı. 2013 Faaliyet Yılı Doğrudan Faaliyet Mali Destek Programı.

Trabzon Ticaret Borsası ve Çay Sanayici İş Adamları Derneği.

Anonim, 2015. Türk Çay Sektörü Güncel Durum Raporu. Rize Ticaret Borsası.

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 2012. 2012 Yılı Faaliyet Raporu, Rize.

Çaykur, 2015. http://www.caykur.gov.tr, [Erişim: 10.02.2016]

Çaysiad, 2005. Çay Sektörünün Durumu Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu.

Çimen, K. 2014. Türkiye’de Çay Yetiştiriciliği ve Çay Sanayii, Yüksek Lisans Tezi.

İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

FAO, 2015. www.fao.org , [Erişim: 07.02.2016]

Özyurt, H., 1987. Çay Ekonomisi, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğü, Karadeniz Teknik Üniversitesi Basımevi Genel Yayın No:117, Trabzon.

Sayın, C ve Özdemir, F. 2011. Türk Çayının Markalaştırılması 2023 Vizyonu Çalıştayı Sonuç Raporu. 2023 Vizyonu Çalıştayı/16 – 20 Kasım 2011 / Rize.

Usta, H. 2005. Çay Sektör Profil Araştırması. İstanbul Ticaret Odası.

Referanslar

Benzer Belgeler

Çay-Kur üreticiye kota ve kontenjan uygularken, özel sektör durumu f ırsat bilerek taban fiyatın yarısını vererek çay alımı yapıyor.. çay üreticisi dört ayr ı noktada

Kelkit’ten gelen suyun önünü keserek alanda toplanmas ı amacıyla Samsun’dan gelen sanayi dalgıcı Ufuk Kurtuluş, halat bağlanan çelik kafes içerisinde vinç yardımıyla

Hopa'nın Çavuşlu Köyü'nde ise Artvin yolunu trafiğe kapatan çoğunluğu kadınlardan oluşan çay üreticileri “Üreten Biz Yöneten De Biz Olaca ğız”, “Hakkımızı

Bu çay ile ilgili her iki yasa tasla ğında da, ne ekmeğini çay tarımından çıkaran yaş çay üreticisi çiftçiler ne çay fabrikalarında çalışan işçiler. ne de çay

Toplant ıya Gölköy’de Aydoğan Deresi ve Direkli çayı üzerinde yapılmak istenen HES’lere karşı çıkan köylüler de kat ılarak Çatak ve Çetilli köylülerine destek

Bu barajlar nedeniyle en az üç ilçe, sular altında kalacak, Munzur çayı’nın doğal akısının önü kapandığı için, Dersim gerçek anlamda bir yıkıma u ğrayacak..

Tüzel’in “Nilüfer çay ındaki kirliliğin boyutunun TÜ;BİTAK tarafından analiz edilip edilmediği, kaç şirkete, hangi cezaların verildiğine” dair sorusuna bakan,

Valeriana officinalis-valerian-kediotu •  İridoitler (%0.5-2)valepotriatlar: valtrat, izovaltrat, dihidrovaltrat, acevaltrat •  Uçucu yağ(%0.35-1) monoterpen (borneol,