THOMAS LUCKMANN
GÖRÜNMEYEN
DİN
DİN, KİLİSE ve SOSYOLOJİ
Din sosyolojisinin zayıf olduğu otuzlu ve kırklı yılların ardından, savaş sonrası dönemde
sosyolojinin kilise tarafından keşfedilmesi ve yüksek derecede dikkatleri üzerine çekmesi.
Mezhebi din sosyolojisinin ortaya çıkışı: Katolik ve daha dar bi ölçüde Protestan, Yahudi.
Yeni bir din sosyolojisi metodolojisine ihtiyaç duyulması
Dinin ve kilisenin özdeşmesi sonucu oluşan ana faraziyenin metodolojik olarak formüle edilmiş hali: Din çok şey olabilir, ancak sadece organize ve kurumsal hale geldiği ölçüde bilimsel tahlile elverişli olur.
Bu bağlamda, sekülerleşme sürecinin
anlaşılması ya da yanlış anlaşılması üzerinde yürütülen tartışmalar.
Dindarlığın objektif ve subjektif boyutu
arasındaki farkın metodoloji ve teori açısından önemli olması.
MODERN TOPLUMUN KIYISINDA KİLİSE- YÖNELİMLİ DİN
Avrupa’da köyün, şehirden daha dindar olması
(kiliseye katılım oranlarından dini defin raporlarına kadar genel anlamda katılım oranlarının kırsal
alanlarda daha yüksek olması)
Ancak bu ayrımın zaman geçtikçe azalmasının sebebi şehir ve kırsal alan ekonomilerinin artan orandaki sirayeti, çiftçiliğin gelişen
rasyonelleşmesi, şehir kültürünün kırsal alana yayılması…
Kadınların erkeklere göre ve gençler ve yaşlıların diğer yaş gruplarına göre daha dindar oldukları bulgularının yeniden gözden geçirilme ihtiyacı.
Kilise yönelimli dinin dağılımında iktisadi, siyasi ve sınıf değişkenlerinin etkilerinin göz ardı
edilmemesi
Kilise dininin Avrupa ve Amerika arasındaki farklar
Sekülerleşme teorisiyle girilen çıkmaz, sekülerleşme sebeplerinin tartışılması
DİNİN ANTROPOLOJİK DURUMU
Sembolik evrenlerin ve dini kozmosun nasıl nesnelleştiğinin belirlenmesi.
Dini kozmosun toplumsal temelinin altında kurumsallaştığı şartlar nelerdir
Ben ve toplumun işlevsel ilişkisinin anlaşılması
DİNİN TOPLUMSAL FORMLARI
Dünya Görüşü:
Birey için öznel, nesnel ve tarihseldir.
Doğal bir tasnif ve mantık bütünüdür.
Dünya Görüşünün en önemli nesnelleşme aracı dildir.
Gündelik hayattaki somut nesneler ve olayların tipleştirmeleri Dünya Görüşünün en aşağı
düzeyini oluşturmaktadır.
Gündelik hayatın ayırt edici özelliği onun profan olması ise aşkın alanı tanımlayan nitelik de onun kutsal olmasıdır.
Bir kutsal evren oluşturan dini temsiller bütünü, dinin hususi bir tarihsel sosyal formu olarak
tanımlanabilir.
BİREYSEL DİNDARLIK
Toplumsallaşma sürecinde içselleşen bir Dünya Görüşü
Bilincin ve vicdanın bireyselleşmesi
Dinin tam kurumsal hususileşmesi yanlızca
hususi sosyo-tarihsel şartlar altında vuku bulur.
Dinin ‘resmi’ modeli
MODERN TOPLUMDA DİN ve ŞAHSİ KİMLİK
Evrensel formuyla dini işlev, toplumda yayılır.
Dinin kurumsal hususileşmesi ve sonuçları
Bireysel bilincin sosyal yapıdan ‘kurtuluşu’ ve
‘özel alandaki’ ‘özgürlük’, modern toplumdaki tipik şahsı karakterize eden özerkliğin az çok hayali anlamı için temel sağlar.
Aile nin değişen konumu
Modern sanayi toplumunda kilisenin konumu ve işlevi
MODERN DİNİ TEMALAR
Seküler ideoloji
Özel alan
Özerklik