• Sonuç bulunamadı

ERGENLİK DÖNEMİNDE GELİŞİM (11-18 YAŞ)

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "ERGENLİK DÖNEMİNDE GELİŞİM (11-18 YAŞ)"

Copied!
38
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ERGENLİK DÖNEMİNDE GELİŞİM

(11-18 YAŞ)

(2)

Bu bölümde ergenliğin fizyolojik, bilişsel, duygusal, toplumsal özellikleri,

İlk

Orta

Son dönemler olarak anlatılacaktır.

(3)

Genel olarak ergenliğin yapısı

En hızlı gelişimin yaşandığı iki dönemden birisidir.

(diğeri doğumdan hemen sonraki 2 aylık dönemdir.)

İnsan organizması için bir sıçrama, atılım ve ciddi yapısal değişiklikleri içerir.

Yetişkin olma sürecinin ilk basamağıdır.

Üreme işlevi kazanılır.

Gencin kendi gizil güçlerini keşfettiği, yeteneklerini geliştirmenin başladığı, kendi olma yolunda büyük adımlar attığı dönemdir.

(4)

Ergenlik sözcüğü Latince kökenli

“adolescere”den gelen adolescence teriminin karşılığı olarak kullanılır.

Ergenliğin ilk evresi erinlik evresi olarak

adlandırılır ve cinsel değişim içeren bir

kavram olarak kabul edilir.

(5)

Ergenlerin biyolojik yapılarının yanında bu biyolojik yapıların ortaya çıkardığı çeşitli bilişsel, duyuşsal, toplumsal, cinsel v.b.

davranış biçimleri sosyo-ekonomik, sosyo-

kültürel, aile, kültür v.b. etmenlerin etkisiyle

değişiklik ve başkalaşım gösterebilmektedir.

(6)

FİZİKSEL GELİŞİM

1.

Ergenlik öncesi

2.

Ergenlik

3.

Ergenlik sonrası diye ayrılır.

- Ergenliğin başlama yaşı kızlarda 12-13, erkeklerde ise 14-15’dir.

- Genel olarak tüylenme ve kıllanma ile

başlayan, kızlarda 12 erkeklerde 13 yaşlar

ergenliğin hazırlık aşamasıdır ( erinlik).

(7)

1.

Ergenlik Öncesi: Ek cinsiyet özelliklerinin gelişmeye başlamasına karşılık henüz

üreme işlevinin olgunlaşmadığı dönemdir.

2.

Ergenlik: Üreme işlevinin başladığı ve ek cinsiyet özelliklerinin gelişmesini

sürdürdüğü dönemdir.

3.

Ergenlik Sonrası: Ek cinsiyet özellikleriyle,

cinsiyet organlarının işlevlerinin tam

(8)

Cinsel olgunluğa erişme yaşı kızlar ve erkeklerde;

- Bireysel farklılıklar

- Kalıtım

- Genel sağlık

- Gelişim süreci

- Bilişsel yetenekler

- Çeşitli coğrafya

- Sosyo-ekonomik

- Kültürel değerlere bağlıdır.

(9)

Olgunlaşma hızına etki eden değişkenler genel olarak;

-

Beden yapısı

-

Kalıtım

-

Beslenme

-

İç salgı bezlerinin çalışması

olarak gösterilmektedir.

(10)

Ve

-

Mezomorf beden yapısı; hormon olgunlaşma sürecini gösterirken

-

Endomorf beden yapısı; erken olgunlaşma,

-

Ekdomorfik beden yapısı ; geç olgunlaşmayı

gösterdiği görülmektedir.

(11)

Erken olgunlaşma gösterenlerde uyumsuzluk,

şaşkınlık, dengesizlik gibi özellikler normal ve

yavaş olgunlaşanlara oranla daha baskındır.

(12)

Ergenliğin başlama ölçütleri ise;

1.

Kızlarda aybaşı dönemi, erkeklerde gece boşalmalar

2.

İdrarın kimyasal analizleri sonucu ortaya çıkan belirtiler

3.

Kemik gelişiminin röntgenle belirlenmesi

(13)

Hipofiz bezinin etkisiyle ergenliğin ilk yıllarında boy uzaması hızlıdır.

Kızlarda yıllık ortalama 6-7 cm’di, ilk ay hali sonrasında bu hız azalır.

Erkeklerde boy uzamasının en çok olduğu yaş 12-13 yaşlardır.

Erkekler yaklaşık 22 yaşlarda yetişkin

boylarına ulaşırlar.

(14)

Tiroid hormonu etkisiyle kıkırdak ve bağ dokular yerine sert kemik dokuları oluşur.

Kemikleşme hızlıdır.

Ağırlık artar, yağlanma, kas gelişimi olur.

Hızlı büyüme ile birlikte beden oranlarında dengesizlik gözlenir. (burun, el ve ayaklarda oransız büyüme olur.)

Erken cinsel olgunluğa ulaşanlar kısa bacaklı

olurken geç’ler uzun bacaklı olurlar.

(15)

Temel Cinsiyet Özellikleri (okuyun)

(16)

Bilişsel Gelişimin Belirleyici Özellikleri

Ergenlik, bilişsel yetenekler açısından soyut işlemler döneminin başladığı dönem olarak kabul edilir.

Piaget’e göre ergenlerin soyut düşünme

yeterliliklerinin ön koşulu nöro-fizyolojik

olgunlaşmadır.

(17)

Ergen artık güncel olan, somut olan şimdinin ötesinde düşünmeye, geçmişe ya da

geleceğe yönelik olasılıklı düşünmeye başlar.

İmgelem ve düşlem gücü gelişir.

Yaratıcı düşünme ile imgelem gücü birbiri ile

ilişkili kavramlardır.

(18)

Ergenliğin İlk Döneminin Ayırt Edici Özellikleri

Hızlı değişim ve uyum güçlükleri yaşanır.

Fizyolojik, psikolojik, hızlı değişim yaşanır.

(19)

Dengesizdir.Beden imgesi ile çatışma halindedir.

Dengesizlik hormonal ve bedensel oransal dengeye kavuşmamasındandır.

Duygusal kararsızlığı bu türden dengesizliğinin

ürünüdür.

(20)

Özbenliği ve kişiliği oluşturmada zorlanma.

Özkimlik arayışı ergenin kişiliğinin temel özelliklerindendir.

Bu yüzden otoriteye karşı çıkmakta, bağımsız olmayı istemektedir.

Ancak bağımsızlık duygusu ve özerklik için özgüvenlik duygusu esastır.

Özgüven gelişmeden bağımsızlık gelişemez.

(21)

Yalnızlık isteği yoğundur.

Toplumsallaşma sürecinde yalnızlık doğrudan öz kimliğin oluşmaması ve dolayısıyla özgüvensizlik duygusuyla yakından ilişkilidir.

Yalnızlığına sığınır ve arkadaşlarına sudan sebeplerle küser.

Çünkü henüz kendisi ile barışık değildir.

2-3 yaşlarda sağlıklı benlik geliştiremeyenler ergenlikte zorlanmalar yaşayabilirler.

(22)

Çalışmaya daha az isteklidirler.

Büyüme süreci, enerjilerinin tükenmesi ya da

azalması, isteksizlik ve dikkat bulanıklığı oluşturur.

Çabuk yorulurlar ve ana-babanın çalış uyarısı karşısında çatışmalar yaşarlar.

Zorlanmalardan hoşlanmazlar.

Özdenetimlerini sağlama uğraşı içerisindedirler.

(23)

Yeteneğe dirençlidirler.

Özkimliğini oluşturma süreci içerisinde olduğundan bağımsızlığını kısıtlayıcı ve

kişiliğini güdümleyici yönlendirmelere direnç gösterirler.

Başkaldırı kimlik arayışının sonucudur.

(24)

Karşı cinse zıt duygular yaşanır.

Her iki cinste karşı cinse belirsiz ve bilinmezliklerle doludur.

Kimi kez karşı cins idealize edilirken, kimi kez yerin dibine batırılır.

“Bütün erkekler” gibi genellemeler yapılır.

(25)

Duyguları yoğun yaşar.

Cinsellikle uğraşı abartılıdır.

Abartı duygusallıklar, sinirlilikler yaşayabilir.

Nedeni ile orantılı olmayan ağlama nöbetleri, çöküntülü duygular, alınganlıklar görülür.

Cinsel duygularla birlikte ortaya çıkan merak ve ilgi cinselliğin giz perdesini daha çok açmakla, gizemin çözülmesi yönünde giderek daha çok sorgulayıcı olmaktadır.

(26)

Gizli ya da açık çekingenlik gözlenir.

Bedensel yapısı, cinsel kimliğinin henüz gelişmemesi özgüven sorunu nedeniyle

çekingenlik gözlenir.( yeni gelişen bedenine

uyum sağlayamamış olduğundan)

(27)

Toplumsallaşma sürecinde sorun yaşayabilir.

Bu dönem topluma giriş dönemidir.

Bireyselleşme ve toplumlaşma süreci kimi

kez birbiriyle çatışabilir.

(28)

Ergenin Temel Kaygıları (Okunacak)

Ergenin kimliğini geliştirmesi için özdeşim kurmaya gereksinimi vardır.

Bu dönemde çeşitli kaygı kaynakları üretebilir.

Bunların başında da gelişen fiziksel bedene uyumdur.

Kafasındaki beden imgesi ile gerçek

bedeninin birbiriyle uyuşmaması temel kaygı

kaynağı kabul edilir.

(29)

Diğer kaygı kaynakları ise özetle;

Cinsiyet özelliklerine ilişkin kaygılar.

Başkalarıyla karşılaştırılmaları sonucu oluşan kaygılar.

Toplumsallaşma sürecinde yetersizlikler sonucu oluşan kaygılar.

Karşı cinsle ilişkilerle ilgili kaygılar.

Ergenliğe geç ya da erken girmeden kaynaklanan kaygılar.

Çeşitli duygusal dengesizliklerle ilgili kaygılar.

(30)

Ergenliğin Orta Döneminin Ayırtedici Özellikleri

Erkeklerde 15-16-17 yaşlar, kızlarda 14-15- 16 yaşları kapsar.

Erkeklerde testosteron, kızlarda östrojen salgısında önemli artış görülür.

Kıllanma, sivilcelerde artış görülür.

(31)

Özbenlik Oluşumu

Bireysel teklik duygusu (ericsona göre)

gelişir.

(32)

Kimlik Oluşumu Sürecinde Özdeşleşme

Bireyin beğendiği, model aldığı kişiyi kendi

kişiliğine kattığı süreçtir.

(33)

Cinsellik Ve Cinsel Kimlik

Cinselliğe eğilim üreme işleviyle başlar.

Cinsel sapmalar ise doğrudan hormonal

sistemin ve gelişim kusurlarının ürünüdür.

(34)

Ergen Gruplarının Kimlik Geliştirmedeki Rolleri

Önemlidir.

Ergen o gruplarda kendi istek, beklenti ve özlemlerini kolaylıkla ortaya koyabilirler.

Duygu ve düşüncelerini aileleri yanında olduğundan daha kolay ve rahat aktarabilirler.

Bu durum ise onların kimlik ve kişiliklerinin gelişmesine etkili bir şekilde yardımcı olabilir.

Ancak akran grupları çeşitli zararlı nitelenen

davranışların madde bağımlılığında geliştirilebileceği gruplardır.

Bazen ergen ne pahasına olursa olsun kabul

(35)

Ergenliğin Son Döneminin Ayırtedici Özellikleri

İlk iki dönemdeki hızlı büyüme ve gelişim bu dönemde giderek yavaşlar ve durur.

Daha dengeli bir yapıya gidiş vardır.

Kendi organizması ile uyumlu, yeterlilikleri, başarıları, ilgi ve yetenekleri

belirginleşebildiği ölçüde özbenliği ve kimlik

duygusu gelişmiş duruma gelir.

(36)

Fiziksel Gelişim

Beden ölçüleri belirli bir denge ve oranda oluşur.

Yüz şeklini alır.

Kemik ve cinsiyet özellikleri büyük oranda tamamlanır.

Ciltte yağlanmalar azalır.

Motor dengesizlikler kalmaz.

Kaslar gelişmiştir.

İç organlar gelişmiştir.

(37)

Son Dönemde Kişilik Oluşumu

Kendini tanımak ve geleceğe o doğrultuda yürümek durumundadır.

Ancak bağımlılıktan bağımsızlığa geçiş kolay olmamaktadır.

Kararlar almak, sorumluluk taşımak, özgür davranmak ve düşünmenin bedellerini

yüklenebilmek belli bir zorlamayı getirecektir.

Çocuklukta temelleri atılan ego gücünün

yeterliğinin düzeyi burada önemlidir.

(38)

Ergenin Törel Gelişimi

(okunacak)

Referanslar

Benzer Belgeler

Giderek başına dönen kimsenin başına dönülecek kimseye gelebilecek felaketlere, acılara talip oluyordu. Azerbaycan’dan dinlediğimiz birçok hikaye ve efsane, ölüm

Iduk olarak seçilen hayvan kurban edileceği ana kadar bu şekilde muhafaza edilirdi.(Abdulkadir İnan, Eski Türk Dini Tarihi,.. İstanbul, 1976) Günümüzde sık görülmese

Sibir grubu Türk dillerine, özellikle de Yakutça v~ I?0lganc~~a geçen Arapça ve Farsça sozcukler ıçın Marek Stachowski'rıin konuyla ilgili şu çalışmasına ve bu

Bektâşî şiiri; en eski Türk şiiri örnekleriyle temelini oluşturan ozanların dilinde kopuzun ahengiyle terennüm edilen sonraları Ahmed Yesevî’nin tasavvûfî

Bu çalışmada hikayeciliğimizin en önemli isimlerinden birisi olan Sait Faik Abasıyanık'ın -aslen Sakaryalı olması dolayısıyla- Sakarya ve çevresini

Eflakî, Mevlâna’nın babasının ölümünden iki sene sonra Muhakkık-ı Tirmizî’nin tavsiyesiyle Halep’e giderek dinî ilimlerdeki bilgisini genişlettiğini

Bu itibarla önce Osmanlı Devleti’nin iç sorunu olan, daha sonra uluslararası bir problem haline gelen Mısır Meselesi ve Boğazlar Meselesi Tanzimat dönemi Osmanlı dış

Mordtmann da hemen hemen her araştırmacı tarafından eleştirilmiştir (bk. Karadeniz adı bugün diğer dillerde de Türkçedeki ile aynı anlamdadır: Rus. Çernoya