MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ
PARTİSİ
15 Temmuz 2016
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve Yüce Türk Milletinin, Türk millet mücadelesi ve Türk İnkılâbı ile kazanılmış hak ve hukukuna, varlığına, bağımsızlığına, hürriyetine, egemenliğine, onur ve saygınlığına, birlik, dirlik ve bütünlüğüne, milli değerlerine, güvenliğine ve savunma gücüne, her alanda üretim ve gelişmesine, refah ve yükselmesine, yurtiçinden ve yurtdışından yönelen tehdit, tehlike ve engellere karşı üyelerini ve vatandaşlarını aydınlatmak ve irşat etmek amacıyla kurulan derneğimiz; 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan alçakça hainliği şiddetle kınıyor ve kayıtsız şartsız devletimizin, milletimizin, milli egemenliğimizin, Sayın
Cumhurbaşkanımızın, hükümetimizin, meclisimizin ve demokrasimizin yanında olduğunu bu menfur kalkışma sebebiyle Yüce Türk milletine bildirmeyi bir görev addediyor.
15 Temmuz Demokrasi Şehitleri’mize Cenab-ı Hak’tan rahmet, acılı ailelerine sabır ve yaralılara şifa diliyoruz. Milletçe başımız sağ olsun.
15 Temmuz 2016 gecesi, Türk milleti, sahibi olduğu egemenlik ve demokrasi için, bedel ödemiş, kan vermiş, can vermiştir. Türk milleti, bugüne kadar olduğu gibi bugünde, bedelini ödemediği hiçbir şeyi sahiplenmemiştir. 15 Temmuz 2016, Türk demokrasi tarihine, ‘’Türk milletinin demokrasi için bedel ödediği gün’’
olarak geçmiştir. 15 Temmuz her sene, ‘’ 15 Temmuz Şehitlerimizi Anma ve Demokrasi Günü ’’
olarak hatırlanmalıdır.
Hükümete kızılıp devlete, millete ihanet edilmez. Edilemez…
21.yüzyıl’da, siyasi iktidarın değişim yolunu seçim ve sandığın dışında aramak, Türk milletini yok saymaktır, saygısızlıktır, kanunsuzluktur, alçaklıktır. Böyle bir akılsızca hainliğin bir daha tekrarlanmaması ve dahi düşünülmemesi için, şuan ki düzenlemelerle en ağır cezalara çarptırılmalıdır.
Türk yurdu, Anadolu toprakları bugüne kadar her türlü darbeyi, ihaneti görmüş, her türlü
hainlikle mücadele etmiştir. Fakat 15 Temmuz bambaşka olmuştur. Meşru saymadığımız, 1960, 1970, 1980, 28 Şubat Postmodern ve 27 Nisan, hiçbirinde bu seferki alçaklık yoktur. Hiçbirinde darbeye ve ayara kalkışanlar, halka bırakın ateş etmeyi silah doğrultmamıştır. Bir iki istisna haricinde milletin kanı akıtılmamıştır. Hiçbirinde kurucu ve gazi meclis ateş altına alınmamıştır.
Bu sefer, hem milli iradenin bizzat sahibi olan millet hemde milli iradenin temsil yeri olan meclis hedef alınmıştır. Bu hainler devlete, millete kastetmek için bu alçaklığa kalkışmışlardır. Meclisin i bombalayan, halkına kurşun sıkan, ne bu milletin askeridir nede bu vatanın evladıdır.
Şerden, hayır çıkmıştır. Yüce Türk Milleti, dosta düşmana, içeriye dışarıya milli melekelerini ecdadından devraldığı gibi koruduğunu göstermiştir. Milletimiz ödediği bedelle, hak ettiği yarınlara, muasır medeniyete ufuk almış, yelken açmıştır. Bu vesile ile ülkemizin temiz yarınlar için ihtiyaç duyulan tüm kanuni düzenlemelerin yapılacağını umuyoruz. Ve umuyoruz ki, bu düzenlemelerden sonra bir daha hiç kimse, ne bu ülkede darbe yaptırabilecekleri bir ordu ve ne de darbeye sessiz kalacak bir millet olmadığını görmüş olsunlar. Milletimiz fayda ve zararı ayırt edebilecek tecrübeye ve yetkinliğe sahiptir. Kimin neyi, niçin yaptığını bilmektedir. Yapılandan, kendisine hayır mı, şer mi çıkacağını görmektedir. Hiç kimse ama hiç kimse, bu milleti
gördüğünden azına razı edemez, seçimin ve sandığın dışında bir çözümü kabul ettiremez. Şu bir gerçektir ki, hâkim olanda hakem olanda millettir. Millet olmadan ve millete rağmen hiçbir şey yapamazsınız. Millet olmadan darbe de yapamazsınız, devrimde yapamazsınız.
Bu vesile ile tekrar cennetmekân şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyoruz.
Ruhları şad olsun. Kederli ve acılı ailelerine sonsuz sabırlar diliyoruz. Yaralı kardeşlerimize Cenab-ı Hak’tan acil şifalar diliyoruz. Varolsunlar.
Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize, muhalefet partisi liderlerimize ve meclisimize, güvenlik kuvvetlerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza gösterdikleri kararlı duruş ve demokrasi mücadelesi için minnettarız.
Şahsım ve yönetim kurulum, üyelerimiz ve tüm Müdafaa-i Hukukçular adına, Cumhuriyetimizin sahibi ve koruyucusu olan ve her zaman olduğu gibi bugünde, işin esasını ve ehemmiyetini hemen kavrayabilen, binlerce yıllık sarsılmaz ve yıkılmaz devlet geleneğine, feraset ve basiret sahibi, asil ve cesur Türk milletinin evlatlarına ve ordusuna sonsuz sadakatimizi ve güvenimizi bildiriyoruz.
Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi
Türk Gençliğinin meşru ve siyasi örgütü.
Kökümüz Türk tarihinde. Gözümüz 21.yy geleceğinde.
---
MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ
PARTİSİ
19 Mayıs 2016
Türk’ün varlığı, Türk milletinin sahip olduğu tarihi, kültürü ve gücüdür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türklüğün ve Türk tarihinin en acı günlerinde geldi. Tarihten silinmek istenen bir milleti tarihi, dili, kültürü, imanı ve inancı, bütün özellikleri ve nitelikleriyle yeniden tarihi varlık alanına çıkardı. Türklüğe tarihin en onurlu, en saygın ve en yüksek devirlerini açtı. Türklük düşüncesine ve hayat tarzına sonsuz ve geleceğe yönelik inanç ve ivme kazandırdı. Türk milletinin
bağımsızlığını, özgürlüğünü ve özgüvenini sağladı. Ona yüksek bir insan toplumu olma aşkını ve şuurunu aşıladı. Yeni, mili, laik, çağdaş, ileri Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurdu. Yeni bir hukuk düzeni içerisinde toplumun siyasi, iktisadi, sosyal ve kültürel hayatında yaptığı inkılâplarla
sayısız özveriler ve kan pahasına elde edilenlerin korunmasını, geliştirilmesini ve devamlılığını gerçekleştirdi. Uluslararası toplumda ve ilişkilerde eşitliğe, barışa, milli egemenliğe ve insan haklarına, antlaşmalara uymaya ve karşılıklı saygıya ve anlayışa verdiği önem ve gösterdiği özenle yeni devleti dostluğu aranan ve vazgeçilmez olan bir konuma ulaştırdı. Devamı
---
MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ
PARTİSİ
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kaynağı ve dayanağı Türk Milletidir. Milli Egemenlik, millet
olmanın gereği ve sonucudur. Millet denilen varlığın özgür ve bağımsız iradesi, milli egemenliğin kurucu ve devam ettirici temel şartıdır. Toplum içerisinde tek üstün güç ve iktidar millete aittir.
Bu üstün güç ve iktidar tekeli; millete ortak tanımayan, bölünemeyen, paylaşılamayan ve devredilemeyen bir hak sağlar, topluma kaderinde ve yönetiminde söz ve eylem sahibi olma yetki ve sorumluluğunu yükler. Bu hakkın, yetkinin ve sorumluluğun kullanılmasına da ‘’Milli
Egemenlik’’ denir. DEVAMI İÇİN TIKLAYLIN
---
Yüce Türk Milleti’nin Başı Sağolsun
Müdafaa-i Hukuk Hareketi iktidara geldiğinin birinci yılında terörü bitirmeyi, üçüncü yılında terörün bir daha alevlenmemesini sağlayacak şekilde kökünü kurutmayı, Yüce Türk Milletine taahhüt eder.
Çünkü, Müdafaa-i Hukuk Hareketi’nin iktidarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti,
1. “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesi ve söyleminin gereğini yerine getirecektir. Buna göre, Misak-ı Milli sınırları dışında kıyamet kopsa, başka devletlerin iç işlerine müdahil olmayız.
Ancak, eğer bir terör örgütünün veya başka bir ülkenin Misak-ı Milli Sınırlarımız içerisinde sulhu bozduğu görülürse, artık Cihanda Sulh’tan bahsedilemez. O terör örgütü kaynağında yok edilir, o ülke Türk Silahlı Kuvvetleri ve bütün Milli Güç unsurlarımız seferber edilerek perişan edilir.
2. Parti Programının şu maddelerini harfiyen uygulayacaktır:
- Madde 79/l: “Türkiye ve komşuları, PKK terörünü ve Doğu’daki Kürdistan
sempatizanlığının kökünü kazımak için bölgeye yatırım, istihdam, altyapı ve eğitim götürmek zorundadır. Bunu yapmak, sınır komşusu ülkelerin işbirliği ile daha da kolaylaşacaktır.”
- Madde 80/f: “Terörle mücadele, terör örgütünün finans ve insan kaynaklarının önü kesilecek şekilde yapılandırılacaktır. Devlet birimlerinin kesin ve yaygın disiplini, yöre halkların haklarına saygı gösterilerek yaygınlaştırılacaktır. Terörle beraber yaşayan yöre halkının
kalkınması sağlanarak terörün bahaneleri ve kaynakları kurutulacaktır. Terörün övülmesi ve teşvik edilmesi yasaklanacak ve cezalandırılacaktır.”
Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi
Türk Gençliğinin meşru ve siyasi örgütü.
Kökümüz Türk tarihinde. Gözümüz 21.yy geleceğinde.
---
Yüce Türk Milletine ve O’nun En Önemli Unsuru Olan Saygıdeğer Türk Kadınlarına,
Bizler, Müdafaa-i Hukukçular olarak gururla ilan ederiz ki, Müdafaa-i Hukuk Hareketi’nin katılacağı ilk seçimlerde milletvekili veya yerel yönetim adaylarımızın en az %51’i
kadınlarımızdan oluşmaz ise seçimlere girmeyeceğiz.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun.
Saygılarımızla,
Müdafaa-i Hukukçu Kadın ve Erkekler
---
MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ
PARTİSİ
29 Ekim 2015
Türkiye Cumhuriyeti’nin varoluş nedeni milli değerleridir. Çünkü, bu değerler sonucunda millet mücadelesi başarıya ulaşabilmiş, istiklal ve bağımsızlık kazanılmış, hürriyet içersinde Türk toplumu, kendisini bütün insanlık alemine kabul ettirmiştir. Milli değerler Türk olmak, Türk gibi düşünmeye, yaşamaya, davranmaya ve hareket etmeye bağlıdır. Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı olmak ise, herşeyden önce milli değerlere aidiyet ve sahibiyetle mümkündür. Her çağın bir yaşam tarzı ve talepleri olabilir. Ancak Türk toplumlarında hiçbir zaman, çağın değerleri yani araç değerler, yüksek değerlerin yani milli ve manevi değerlerin, bizi biz eden değerlerin önüne geçip onları zayıflatmamalıdır. Başka bir anlatımla büyümenin, kalkınmanın, zenginliğin ve refahın bedeli milli ve manevi değerlerin yitirilmesi olamaz, olmamalıdır. Bu şekilde bir bedelin ödenmesine yönelik politikalar, cumhuriyetin her zaman meselesi olmuştur.
Yüksek değerler ile araç değerler arasında gereklilik ve yeterlilik dengesini kuramayan yönetimler dünden bugüne yüksek değerlerimizdeki yıpranmanın başlıca sorumlularıdır. Bu yıpranma bugün, bireyden aileye, aileden tüm topluma ve kurumlarımıza yansımıştır. Öğretim ve eğitim faaliyetleri bu yıpranmayı önleyememektedir. Ülkemizde hergün bir yenisi gündeme getirilen ve doğal olmayan sorunlarının esas kaynağı da, milli değerlerimizle aramızda giderek artan bu dengesizlik ve açılan mesafedir.
Partimizin kuruluş amaçlarından olan, yüksek Türk değerlerini korumak, geliştirmek, yaymak, yayınlamak, insanımızı bu değerler konusunda uyarmak ve uyanık tutmak, aydınlatmak ve irşat etmek sorumluluk ve göreviyle, kurtuluş ve kuruluşumuzu cumhuriyetle aydınlatan ve
taçlandıran başta M.Kemal Atatürk’ü ve onun müşkülat arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyor, Cumhuriyetimizin 92. kuruluş yılında, şahsım ve yönetim kurulum, üyelerimiz ve tüm Müdafaa-i Hukukçular adına Cumhuriyet Bayramımızı kutluyor ve bu vesile ile Cumhuriyetimizin sahibi ve koruyucusu olan yüce Türk milletine, sonsuz sadakatimizi ve güvenimizi bildiriyoruz.
Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi
---
Cumhuriyet ve Müdafaa-i Hukuk
Cumhuriyetimizin doksanikinci yılını kutluyoruz.
Bütün dünya ve “ümitlerim kırıldı…” – “bu yüklerden nasıl kurtulacağız?” diyen her Türk vatandaşı bilmelidir ki,... Yazının tamamı için tıklayınız
---
Dış politikada ne yapacağız?
Tam bağımsızlık temel ilkemizdir.
Yurtta sulh, komşularımızda sulh, cihanda sulh.
Kimsenin iç işlerine karışmayız, kendimizinkine karıştırmayız.
Komşu coğrafyalardaki Türk, Türkmen ve soydaşlarımızın hakkını yedirtmeyiz.
Sınır güvenliğimiz esastır. Vatanın sınırları yolgeçen hanı değildir. Kuş uçurtmayız.
Yabancı istihbaratçıların vatan topraklarında cirit atmasına izin vermeyeceğiz.
Komşularımızla ekonomik ve kültürel birlikler kuracağız.
Türk Şirketlerinin küresel piyasadaki en büyük dayanağı olacağız.
Avrupa Birliği üyelik talebimizi iptal edeceğiz.
Ekonomik ilişkilerimizi güçlendireceğiz.
Çevre coğrafyamızdaki her kaos bize zarar verir. Barışa hizmet edeceğiz.
Yeni sıklet merkezi Doğu’dadır. Fırsatları kaçırmayacağız.
Çünkü; Biz genciz. Biz Türk’üz. Atatürk’üz.
Biz yaparız. Hiç sorun değil.
Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi
Türk Gençliğinin meşru ve siyasi örgütü.
Kökümüz Türk tarihinde. Gözümüz 21.yy geleceğinde.
---
“Saygıdeğer ulusuma şunu öğütlerim ki; bağrında yetiştirerek başının üstüne dek çıkaracağı adamların kanındaki, buluncundaki öz mayayı çok iyi incelemeye dikkat etmekten hiçbir zaman
geri kalmasın!”
Mustafa Kemal Atatürk
Yazı Dizisi 11
Genç Müdafaa-i Hukukçulardan
Yüce Türk Gençliğine …
Biz “Müdafaa-i Hukukçu”larız
Kökümüz Türk tarihinde, gözümüz Türk Milletinin parlak geleceğinde
Sayımız her geçen gün artıyor.
21. yy’ın siyasetini şekillendiriyoruz.
Yaşımız bazen 15, bazen 35…
Arkamızda sermaye yok, güç odakları yok.
Ama yetişmiş insanlarımız, okumuş çocuklarımız, vatansever onurlu insanlarımız var.
Biz halkız!
Tek gücümüz birlikteliğimiz, fedakârlığımız, çalışkanlığımız…
Bir de orantısız zekâmız…
Biz ayrı ayrı olup bitene tepkili bireyler idik, şimdi örgütleniyoruz.
Çünkü biliyoruz ki örgütlü halk her şeydir, örgütsüz halk hiçbir şeydir.
Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi
Türk Gençliğinin meşru ve siyasi örgütü.
Kökümüz Türk tarihinde. Gözümüz 21.yy geleceğinde.
Bu bir seçim propagandası değildir. Müdafaa-i Hukukçular zamanı gelene kadar seçimlere katılmayacaklardır.
---
100 yıl önce bugünü asla unutmayalım!
Haritayı büyütmek için resmin üzerine tıklayınız.
Müdafaa-i Hukukçular bilirler ki, bugün başımıza ne geliyorsa cahillikten geliyor.
En fenası da örgütlenmiş cahillik.
Daha acısı okumuşların cahilliği.
Öyle bir cahillik ki, sadece bugünü değil, 100 yıl önce yaşamış kahraman atalarımızı bile kirleten bir cahillik.
Sözde Ermeni Soykırımının tartışıldığı bugünlerde,
Bundan 100 yıl önce Türk’ün anayurdunun ne durumda olduğunu bilmek için yazıya gerek yok.
Yukarıdaki haritaya bakmak yeterli.
Mehmetçik bir yandan Çanakkale’de, Balkanlar’da, Kafkaslar’da, Ortadoğu’da eş zamanlı olarak savaşıyor...
Diğer yandan Batılılar ve Rusya’nın kışkırttığı Ermeni İhtilal Komiteleri içeriden hançerleniyor.
Milyonlarca Türk, bir yerden bir yere, asker veya sivil olarak sürüklenirken,
Ermeniler bu şartlar altında tehcir ediliyor.
Müdafaa-i Hukuk sözde soykırım iddialarını kınamaktadır.
Bu iddialar sadece ve sadece Türk’e zulüm ve iftiradır.
Müdafaa-i Hukuk bu iddiaların hakkından bilgi ve cesaret ile gelecektir.
Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi
Türk Gençliğinin meşru ve siyasi örgütü.
Kökümüz Türk tarihinde. Gözümüz 21.yy geleceğinde.
---
Müdafaa-i Hukukçular
Çanakkale Zaferini Mehmetçik Yemeği ile Andılar
Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi ve Yeniden Müdafaa-i Hukuk Hareketi Derneği, Çanakkale Zaferi 100. Yıl Kutlama ve Anma etkinliğini ''Çanakkale Gazi ve Şehitlerimizin Anısına...'' te masıyla, ortaklaşa düzenlediler.
Şişli meydanında kurdukları çadırda Çanakkale'de vatan ve namus müdafaasındaki Mehmetçiğ in günlük kumanyası olan 1 tas darı çorbası ile 1 somun ekmeği,
okunan Kur'an-ı Kerim ve çalınan marşlar eşliğinde halkımızla paylaştılar.
ETKİNLİK FOTOĞRAFLARI ETKİNLİK VİDEOSU
--- Müdafaa-i Hukukçular,
Yüce Önderlerinin Hatırasına Sahip Çıktılar
Yıl 1919. Yüce Önder Samsun’a gitmek üzere yola Sarayburnu’ndan çıkar.
Yıl 1926. Cumhuriyet tarihinin ilk Atatürk Heykeli Sarayburnu’nda yapılır.
Yıl 1928. Yüce Önder Yeni Türk Harfleri hakkındaki ilk konuşmasını Sarayburnu’nda yapar.
Ve yıl 2015.
Müdafaa-i Hukukçular, Yüce Önder’in aziz hatırasına yapılan saldırıların yoğunlaştığı bu dönemde, Sarayburnu Parkındaki Anıtın da bundan payını aldığını görür. Saygı ve vefa yoksunluğuna dur demek üzere Müdafaa-i Hukukçu gençler anıta sahip çıkarlar. Bakımsız kalmış heykeli ve parkı Dernek ve Parti Başkanlarının katılımıyla, gençlerle birlikte temizlediler, yıkadılar, pırıl pırıl yaptılar.
ETKİNLİK VİDEOSU
ETKİNLİK FOTOĞRAFLARI ETKİNLİK VİDEOSU
Sarayburnu Atatürk Anıtı Hakkında
1925 yılında yapımına başlanan anıt, Cumhuriyet tarihinin ilk Atatürk anıtı ve heykeli olarak 1926 yılında açılmıştır. Yeri, Yüce Önder’in Kurtuluş Savaşını başlatmak üzere Samsun’a doğru yola çıktığı Sarayburnu’ndaki parktadır. Bu park aynı zamanda 1928 yılında yeni Türk harflerinin Yüce Önder tarafından Türk Milletine duyurulduğu ilk yerdir. Heykelin yeri, yönü, duruşu çok büyük anlamlar taşır. Yüce Önder bütün azametiyle yüzünü Anadolu’ya ve Asya’ya çevirmiş, arkasını ise Saray’a ve Avrupa’ya dönmüştür. Sivil kıyafetlidir. Sivil siyasetin ve modern yönetim tarzının simgesi olmuştur. Sıkılı yumruğu, gergin ve dik vücudu kararlılığın ve azmin
göstergesidir.
--- Müdafaa-i Hukukçular Şehitler Gününü Andılar...
Yeniden Müdafaa-i Hukuk Hareketi Derneği ve Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi kuruluşlarından bu yana Şehitler Gününü hiç aksatmadan her yıl anmaktadırlar.
Bu yıl anma etkinlikleri kapsamında Müdafaa-i Hukuçular önce Sarayburnu Atatürk Anıtına giderek çelenk koydular ve Ata’ya saygılarını sundular.
Arkasından Edirnekapı 16 Mart Şehitliğine intikal ederek geleneksel anma törenlerini yaptılar.
ETKİNLİK FOTOĞRAFLARI ETKİNLİK VİDEOSU
Neden Şehitler Günü?
Yıl 16 Mart 1920…
Osmanlı İmparatorluğu tarihinde ilk defa kendi başkentinde İşgal kuvvetlerinin saldırısı ile ilk şehitlerini verir…
İngilizler Şehzadebaşı’ndaki 10. Kafkas Karargâh Binasına ansızın yaptıkları hücum ile altı askerimizi kalleşçe şehit ederler. Edirnekapı şehitliğinde yatan üç şehidimizin isimleri:
Zileli Abdullah Çavuş İbiş Oğlu Abdülkadir
Şarkkışlası Kemerenli Kadir Oğlu Ömer Osman’dır.
Müdafaa-i Hukukçular Aziz Şehitlerimiz her yıl ziyaret eder, tören yapar, onları saygıyla anar ve Ruhlarına hediye olarak Kur’an okuturlar.
Çünkü bilirler ki, Tarihini unutan, şehitlerini anmayan Milletler bunun cezasını gelecekte çekerler.
Şehitlerimizin Ruhu Şad Olsun.
Yeniden Müdafaa-i Hukuk Hareketi Derneği Sn. Recep Sarıgül’ün konuşması ---
ETKİNLİK VİDEOSU
---