Sayı: 5816
Sayfa: 1 Yıl: 18 Fiyatı: 75 Kuruş
15 Eylül 2020 Salı
“Temelden Çatıya”
Giresun Trabzon Sahil Yolu Dereli Kavşağı No: 1
GİRESUN
Tel : 0.454 225 84 57 Faks : 0.454 225 84 67
Gsm: 0.544 616 01 40
Dem r Ç mento Örtü Sacı Ç nko Tuğla K reç Kum Çakıl
Kor ge Boru BTG Gaz Beton Nakl yat
Kereste Çeş tler Lam nat Parke Plywood
İnşaat Malzemeler
Aşkale Ç mento Bay Geml k Gübre Bay Her Çeş t Boru Pres Tuğla Kaplama Tuğla Ateş Tuğla Favor Boya
Alçı Malzemeler [email protected] EPosta:
SANAYi TiCARET LiMiTE ŞiRKETi
BEREKET iNSAAT
GÜNDEM GiRESUN
Günlük Siyasi Bağımsız Yerel Gazete www.g resungundem.com
ŞABAN KARAKAYA AYHAN YÜKSEL
Yüzyıllık Bir Umudun Hikâyesi:
“Mübarek”
Harşit Vadisi Yolu (1) (Yazısı Sayfa 4'te)
(Yazısı Sayfa 5'te) HİÇ KİBİRLİ DEĞİLDİ İÇİMİZDEN BİRİSİYDİ
AHMED ÇITLAKOĞLU
Otomotiv sektöründe
büyük kriz yaşanıyor…
(Yazısı Sayfa 2'de)
ERGÜNSA
Orman Ürünleri İnşaat Day. Tük. Mal. San. Tic. Ltd. Şti.
Tel: 0454 222 0 444 - 222 0 355 Fax: 0454 222 0 328 Gsm: 0533 693 58 45 Aksu Mah. Pazar Cad. No: 74 GİRESUN
- MDF LAM - MASİF PANEL - OSB PLEYMUT - VARİO PARKE - AKRİLİK - MARİN KONTRAPLAK ÇEŞİTLERİ
EBATLAMA VE BANTLAMA
Turkcell, sel felaketinin yaşandığı Giresun'da faaliyet gösteren 350 esnafa ve 200 aileye hibe
desteğinde bulundu. Felakette zarar gören dükkan sahiplerine ve ailelere yapılan destek, kişilerin adına düzenlenen Paycell kartlarına tanımlanacak. Giresunlu esnaf ve aileler, yerli ve milli ödeme altyapısı Paycell üzerinden yapılan hibeyi diledikleri gibi kullanabilecekler.
Türkiye'nin dijital operatörü Turkcell, sel felaketinin meydana geldiği Giresun'a yardım elini, yerli ve milli ödeme altyapısı Paycell ile uzattı. Selden olumsuz etkilenen 350 esnaf ve 200 aileye, Turkcell'in yeni nesil ödeme platformu Paycell aracılığıyla 400 bin TL'den fazla hibe desteği tanımlandı. Giresun Valiliği'nin himayesinde başlatılan kampanya kapsamında hibe desteği Turkcell'in yeni nesil ödeme platformu Paycell üzerinden aktarılacak.
(Devamı 2'de) İYİ Parti İl başkanı Abdülkadir
Eroğlu, şehrimizde yaşanan afet ile ilgili açıklamalarda bulundu.
İyi Parti Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Ünzile Yüksel, İyi Parti İl
Yüksel, Eroğlu ve Şahan afet bölgesinde önemli tespitlerde bulundu.Başkan Eroğlu”Halka verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz.Dereli Yolu hala başlamadı.Yol daha bitmeden köprülerin ayakları çöküyor.Birileri çıkıp bunun sebeplerini kamuoyuna izah etsin.”dedi.
İYİ PARTİ, ESPİYE'DE HASAR BÖLGESİNİ ZİYARET ETTİ
Başkanı Abdulkadir Eroğlu ve Espiye ilçe başkanı Adnan Şahan, Espiye ve köylerinde afet ile ilgili incelemelerde bulundu.
Eroğlu,Espiye Özlüce deresi bo-
yunca Yollarda ve çeşitli yerlerde ayrıca Gümüşdere, Avluca ve Eri- cek Köylerinde büyük tahribat oldu- ğu ve her iki köyde 50 evin zarar gördüğünü belirtti. (Devamı 2'de)
iresun'da, "İlköğretim
G
Haftası" dolayısıyla çelenk sunma töreni düzenlendi.Valilik önünde gerçekleştirilen törende, Milli Eğitim Müdürü Ertuğrul Tosunoğlu, Atatürk Anıtı'na çelenk sundu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından tören sona erdi.
Milli Eğitim Müdürü Ertuğrul Tosunoğlu, İlköğretim Haftası dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, 2020-2021 eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını
"İlköğretim Haftası" dolayısıyla çelenk sunma töreni düzenlendi
START VERİLDİ
diledi.
Tosunoğlu, 31 Ağustos-18 Eylül arasında Milli Eğitim Bakanlığının talimatları doğrultusunda uzaktan eğitim faaliyetleri yürütüldüğünü anımsatarak, bir taraftan da okulların 21 Eylül'de başlayacak yüz yüze eğitime hazır hale getirilmesi için ellerinden gelen çabayı
gösterdiklerini aktardı.
Tosunoğlu, gerek okullarda özverili idareci ve öğretmenlerin çalışmaları gerekse Milli Eğitim Müdürlüğü'nün öğrencilere en kaliteli eğitimi sunmak için oluşturduğu altyapı çalışmalarıyla eğitim sürecinin sorunsuz işlediğini kaydetti.
Giresun Milli Eğitim Müdürü Ertuğrul Tosunoğlu,yeni öğretim yılının hayırlı olmasını diledi.
Tosunoğlu”Eğitimin en vazgeçilmez hizmet olduğuna inanan ve bunun için önceliğimizin sağlık olduğunu gördüğümüz şu günlerde, öncelikle 2020-2021 eğitim öğretim yılımızın hayırlı olmasını diliyorum. Dünya
genelindeki COVID-19 virüsü salgını kapsamında, ülkemiz ve bizler eğitim camiası olarak gerekli tedbirleri alarak yolumuza emin adımlarla devam etmekteyiz. Bu yıl 14-18 Eylül 2020 tarihleri arasında kutlamayı planladığımız İlköğretim Haftası etkinliklerimiz de aynı tedbirlerle devam edecektir.”dedi
Tosunoğlu şöyle konuştu:
Giresun'un başarılı ve marka Milli Eğitim Müdürü Tosunoğlu ,öğrenci,veli ve öğretmenlere başarılar diledi.
TOSUNOĞLU: “EĞİTİM SORUNSUZ İŞLEYECEK”
“31 Ağustos-18 Eylül tarihleri arasında Bakanlığımızın talimatları doğrultusunda uzaktan eğitim faaliyetleri yürütülürken bir taraftan da okullarımızın 21 Eylül'de başlayacak olan yüz yüze eğitime hazır hale getirilmesi için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. Bu amaçla, gerek okullarımızda özverili idareci ve öğretmenlerimizin çalışmaları ve gerekse milli eğitim müdürlüğümüzün öğrencilerimize en kaliteli eğitimi sunmak için oluşturduğu altyapı çalışmalarıyla eğitim sürecimiz sorunsuz işlemektedir.
Eğitim camiası olarak okulların bir an önce açılmasını en çok bizler istiyoruz. Öğrencilerimizi çok özledik ve onlarla yeniden bir araya
gelmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. Ve inanıyoruz ki 21 Eylül'de bu hasretimiz sona erecektir.
(Devamı 2'de)
Turkcell'den Giresun'a Paycell ile yardım eli
Giresun Belediyesi araç parkını güçlendirmeye devam ediyor.
Yaşanan sel afeti nedeniyle Giresun'a gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Çevre ve
ŞENLİKOĞLU: “ARAÇ FİLOMUZ GÜÇLENMEYE DEVAM EDİYOR”
Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile yapılan görüşmeler sonucunda tam donanımlı, temiz ve pis su tanklı, vakum pompalı kombine vidanjör sözü alındı. (Devamı 2'de)
GÜNDEM
GİRESUNGünlük Siyasi Bağımsız Yerel Gazete www.g resungundem.com
GİRESUN GÜNDEM, BASIN MESLEK AHLAKINA UYAR İmt yaz Sah b
HATİCE CİCİ Sorumlu Yazı İşler Müdürü
Mustafa CİCİ
Muhab r Osman YILMAZ
Sayfa Sekreter
Suat TONKAZ YÖNETİM MERKEZİ
Kapu Mah. Gaz Cad. Güven Çarşısı No: 89 Kat: 4 Da re No: 304 GİRESUN
DİZGİ ve BASIM YERİ G resun Gündem Gazetes Matbaası
Kavaklar Mah. Soner Sk. No:3/2 GİRESUN
İLETİŞİM Tel: 0.454 216 05 75 Fax : 0.454 212 02 88 Gsm : 0.538 414 81 41 EPosta : g resungundem28@gma l.com
Web : www.g resungundem.com İLAN VE REKLAM TARİFESİ
Resm İlan (Tek sütun cm) 15,00 TL.
Tüzük Kongre İlanı 100 TL.
Zay İlanı 20 TL.
Özel İlanlar : Pazarlığa Tab d r.
Abone Bedel : 350.00 TL. (Yıllık) : 175.00 TL. (6 Aylık) NOT: Bu tar felere KDV dah l değ ld r.
YEREL SÜRELİ YAYIN
Gazetem zde yayınlanan Köşe Yazıları, tamamen yazarın şahs görüş ve fik rler olup; hukuken G resun Gündem’ bağlamaz.
Muhab r Sedat DİKGÖZ
Ahmed Çıtlakoğlu
Otomotiv sektöründe büyük kriz yaşanıyor…
Otomobil piyasası ekonomi yönetiminin aynası!..
- Birinci el (sıfır) otomobiller bayilerde bulunmuyor…
- İkinci el otomobiller bayilerdeki sıfır otomobil yatlarının üzerinde seyrediyor…
*
✅ Bayilere yurt dışından ithal edilecek, gelecek olan sınırlı sayıdaki (yabancı marka) otomobiller karaborsaya düşmüş…
Bayilere gelen otomobillerin bayi personeli veya yakınları tarafından müşterilere intikal etmeden alındığı ve 'sıfır km. ikinci el satışa' sunulduğu iddia ediliyor…
*
Devlet, sektördeki krizi açacak (piyasayı canlandıracak) yerde yapılan ÖTV zamlarıyla piyasayı tamamen öldürmüş gibi görülüyor…
*
Otomotiv sektöründeki krizin ekonomiye etkileri:
✅ - Bayilerde satış yok, ama işletme giderlerinin (personel ve kira) aynen devam etmesi bayilerin zarar etmesine ve işyerlerinin
kapanmalarına sebep olacaktır..
✅ - Devlet, araç yatlarının üçte ikisini bulan ÖTV ve KDV'lerden, bayilerin kazançlarından ödediği Kurumlar ve Gelir Vergilerinden, yeni araçları trağe çıkmasıyla MTV'lerden ve akaryakıt yatında üçte ikiyi bulan vergilerden mahrum olacaktır…
✅ - Kapanan işyerleri işçi çıkışlarına, dolayısıyla işsizler ordusu sayısının artmasına sebep olacaktır…
*
⁉Netice itibariyle bu olumsuz tablonun sorumlusu, devlet (Hükümet) ve haliyle ekonomi yönetimi olmayacak mıdır?..
✅ Otomotiv sektöründeki bu tablo, ülke ekonomisinin iyiye gittiğinin alameti (göstergesi) mi sayılacaktır?..
⁉Şimdi, bu tabloyu ortaya koyan ve sorgulayanlar, devlet ve hükümet aleyhtarı olarak mı itham edilecektir?..
✅ Ya da esas sorumlular, bu tabloyu sorgulayanlar mı, yoksa alkışlayanlar mı olacaktır?
*
✍ “Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir.” (İbn-i Sina) Vesselam…
Ahmed Çıtlakoğlu
12 Eylül 2020 C.tesi / 24 Muharrem 1442
İYİ PARTİ, ESPİYE'DE HASAR BÖLGESİNİ ZİYARET ETTİ
(1'den devam)
Eroğlu”Devletin de 50 evi yıkım kararı verdiği anlaşılmıştır. Selin sebep olduğu hasarlar konusunda devletin elini çabuk tutmasını umuyorum. Millet hem evsiz hem de maddi yönden mağdur olmuştur.
Öte yandan halen Dereli'de verilen sözlerde de bir ilerleme yoktur. Dereli yolunda halen çalışma başlamamıştır. Dereli'nin yolunun kangren olmaktan çıkarılması ve bir an evvel yolun yapılması elzemdir.
Yol daha açılmadan, yapılan köprüler kullanılamadan ,ayaklarında çökmeler oluşmuştur. Giresun'un yaralarının bir an evvel sarılması elzemdir.”şeklinde konuştu.
TOSUNOĞLU: “EĞİTİM SORUNSUZ İŞLEYECEK”
(1'den devam)
Değerli Öğretmen Arkadaşlarım;
Mesleğine olan inancıyla çağının şartları ne olursa olsun "her koşulda eğitim"düşüncesiyle yola çıkan siz değerli kahramanlarımızı her daim takdir ediyor ve özverinizden ötürü sizleri kutluyoruz. Ruhunuzdaki öğretme aşkı devam ettiği sürece gelecek nesiller yaptığınız bu fedakârlıkları asırlar boyunca konuşacaktır. İster uzaktan ister yüz yüze eğitim süreci olsun doğru planlama ve günümüz teknolojik imkânlarını kullanma adına sizlere olan güvenimiz tamdır. Şimdiden yeni eğitim öğretim yılınızı kutluyor ve en kısa zamanda özlediğiniz ikinci yuvanıza yani sınıarınıza dönmenizi temenni ediyorum.
Sayın Velilerimiz;
Amacımız, bize emanet ettiğiniz sevgili yavrularınızı 2023 Eğitim Vizyon Belgesi çerçevesinde sürdürülen çalışmaların ışığında yetiştirmek ve geleceğe taşımaktır.
Ancak bu süreçte sizlerin duruşu gerçekten de çok önemli. Sadece kendi evladınızın bile güvenle okula gidebilmesi için sosyal hayatınızda bilinçli bir fert olarak gereken tedbirleri göstermeniz şarttır.
Çocuklarınızı gerek duygusal yönden doyurarak gerekse salgın tedbirleri açısından bilinçlendirerek öğretmen arkadaşlarımıza destek olacağınızı unutmayın. Eğitim ailemize güç katmak amacıyla verdiğiniz her çaba
bizi sağlıklı nesil, sağlıklı geleceğe ulaştıracaktır.
Sevgili Gençler;
Okul öncesinden ortaöğretime kadar her kademede okula başlayacağı ve döneceği günü sabırla bekleyen sizler; bilin ki Sayın Bakanımızın "Okulları birlikte, güvenle açacağız" sözünün coşkusu ve umuduyla hareket etmelisiniz.
Unutmayın eğitim için kiremitlerle örülmüş bir çatıya ihtiyaç yoktur.
Benliğinizdeki öğrenme isteği, size ruhunu katan öğretmenlerle bir araya gelince tam bir eğitim şölenine dönüşür. Ben şimdiden, göstereceğiniz her türlü çaba için teşekkür ediyorum, sevgilerimi sunuyorum.
2020-2021 eğitim öğretim yılının bir önceki yıldan daha verimli ve başarılı geçmesini diliyor ve tüm yönetici ve öğretmen arkadaşlara, velilerimize ve sevgili öğren- cilerimize kolaylıklar diliyorum.“
Giresun'da;köyde üretilen süt ve yoğurtları bir telefonla evinize
getirebiliriz. Arzu eden mandıramızı gelip gözleriyle görebilir…Herşey doğal…
KÖY; SÜT VE YOĞURDUNU EVİNİZE İSTER MİSİNİZ?
Ergün Cici: 0541 457 26 90 Hüseyin Ünlü:0543 599 09 28 (1'den
devam)
“Yerli ve milli teknoloji altyapımız ile Giresunlu vatandaşlarımızın yanındayız”
Turkcell Genel Müdür Murat Erkan, Giresun'da gerçekleşen sel felaketinin hemen ardından Turkcell olarak bölgedeki abonelerine kesintisiz iletişimi sağlamak adına Acil Durum Paketi ile ücretsiz
Turkcell'den Giresun'a Paycell ile yardım eli
internet tanımladıklarını ve fatura erteleme imkanı sunduklarını vurguladı. Erkan, “26 yıldır Türkiye'den kazandığını yine Türkiye'ye veren bir şirket olarak, her daim vatandaşımızın yanında yer almayı görev biliyoruz. Sel felaketiyle sarsılan Giresun'da hayatın normale dönmesi için devletimizin attığı adımlara destek olmak amacıyla bir yardım eli de biz
uzatmak istedik. Bu amaçla Türkiye'nin yerli ve milli ödeme platformu Paycell aracılığı ile selden olumsuz etkilenen esnaf ve ailelere Paycell Kart'larını ulaştırdık. Bu kartlarda yüklü bakiyeler ile felaketten etkilenen
vatandaşlarımızın bazı ihtiyaçlarını Turkcell desteği ile karşılamasını sağlıyoruz. Projemiz; dijital bir servisimizin böylesi bir afet
döneminde insanımıza yardım amaçlı kullanımına sunulması açısında da bir ilk olma özelliğini taşıyor. Turkcell olarak yerli ve milli teknolojimizle milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Hibe desteğinden yararlanacak Giresun esnaarı ve aileler Paycell'in anında kullanımına hazır, ön ödemeli alışveriş kartı olan Paycell Kart ile tanımlanan tutarı Turkcell Mağazaları'ndan ya da Paycell uygulaması üzerinden aktive ettikten sonra kullanabilecek. Visa entegrasyonu sayesinde tüm mağaza ve internet alışverişlerinde kullanılabilen Paycell Kart
aracılığıyla yatırılan tutar, tüm banka ATM'lerinden ve PTTMatik'lerden 2 ay boyunca ücret ödemeden nakit olarak da çekilebilecek.
Turkcell COVID-19 döneminde ekosistemin canlılığını
kaybetmemesi amacıyla Mart ayında 26 milyon TL'lik dev bir destek paketi hazırlamış, sonrasında hazırlanan esnafa özel can suyu desteği kapsamında ise salgın sonrası iş yerine geri dönen restoran, kafe, kuaför, taksi durağı gibi küçük işletmelerin ilk üç ay boyunca sabit internetini karşılama kararı almıştı.
Turkcell çalışanlarından Giresunlulara yardım kampanyası
Turkcell'in selden olumsuz etkilenen Giresun'a yapacağı hibe desteğinin yanı sıra, Turkcell çalışanları da Giresunlu aileler için acil yardım kampanyası başlattı.
Turkcell Gönüllüleri çatısı altında başlatılan kampanya aracılığıyla felaketten etkilenen Giresunlu ailelerin çocuklarına uzaktan eğitim döneminde destek olması için Mini Notebook dağıtılacak.
ŞENLİKOĞLU: “ARAÇ FİLOMUZ GÜÇLENMEYE DEVAM EDİYOR”
olan aracın özellikle yoğun yağış sonrasında kanallarda temizlik ve bakım çalışmalarına büyük kolaylık getireceği bildirilerek, aracın en kısa zamanda araç losuna katılarak halkımızın hizmetine sunulacağı ifade edildi.
Belediye yetkilileri, en iyi hizmeti sunmak için araç losunu sürekli genişlettiklerini belirterek: “Araç
losu ne kadar güçlüyse hizmetlerin yapılması da aynı şekilde
hızlanacaktır. Mahalle, köy ayırt etmeden şehrin her yerine hizmet verebilmek için gece gündüz çalışıyoruz.” dedi.
Hayatını kaybeden Giresunlu kemençe üstadı Katip Şadi, Görele ilçesinde toprağa verildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen, somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı sanatçı unvanı sahibi Şadi için Cumhuriyet Meydanı'nda tören düzenlendi.
AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, burada yaptığı konuşmada, Katip Şadi'nin hayatını kaybetmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi, Şadi'nin yakınlarına başsağlığı diledi.
Görele Belediye Başkanı Tolga Ener ise Şadi'nin önemli bir isim olduğunu, belediye olarak ismini
Kemençe üstadı Katip Şadi son yolculuğuna uğurlandı
(1'den devam)
Kanal temizlemede kullanılacak
yaşatmaya devam edeceklerini söyledi.
Katip Şadi'nin cenazesi, kılınan namazın ardından ilçeye bağlı Derekuşçulu köyündeki aile kabristanlığında toprağa verildi.
Törene; Katip Şadi'nin ailesi, AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, CHP Giresun Milletvekili Necati Tığlı, Giresun Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu, Görele Belediye Başkanı Tolga Ener ve vatandaşlar katıldı.
GÜNDEM
GİRESUN 3Günlük Siyasi Bağımsız Yerel Gazete
www.g resungundem.com
15 Eylül 2020 Salı
SATILIK BAL VE ARI POLENİ
Şebinkarahisar’dan, Yeni ürün BAL, yaş ve kuru arı POLENİ
Tel: 0 505 242 76 41
Fatih TANRIVERDİ 0(530) 514 17 00
Çınarlar Mah. Fevzi Paşa Cad. No:20 (Çınarlar Polis Karakolu Karşısı GİRESUN)
ÇINARLAR Tavuk Döner
“Damak Tadını Bilenlere”
Odun Ateşinde Nes Tavuk Döner
Evlere servis yapılır Giresun'da 22 Ağustos'ta
meydana gelen selde büyük zarar gören Dereli ilçesinde, bina yıkımları devam ediyor.
Dereli Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu, AA muhabirine, bölgede yaşanan sel felaketinin yol açtığı hasarın ortadan kaldırılması için yoğun çalışma yürütüldüğünü söyledi.
Riskli olduğu belirlenen, aralarında kamuya ait binaların da bulunduğu 120-130 civarında bina için yıkım kararı alındığını belirten Şenlikoğlu, devam eden yıkımların
bu hafta tamamlanmasının hedeendiğini ifade etti.
Şenlikoğlu, yeni binalar ile iş yerlerinin yapımı için de sürecin işletildiğine dikkati çekerek,
"Devletimizin tüm imkanları ilçemize aktarılmış durumda. Gerekli tüm tedbirler alındı ve hızlı bir şekilde hasarlar gideriliyor. Çok kısa zaman içerisinde de ilçemiz yeniden inşa edilecek. Dereli yeniden ayağa kalkacak." dedi.
Belediye olarak zararların giderilmesi noktasında ilgili bakanlıklar ve kurumlarla işbirliği
içerisinde olduklarını, ekiplerin sahada gece gündüz çalıştığını kaydeden Şenlikoğlu, şunları söyledi:
“Vatandaşın bütün isteklerine cevap vermeye çalışıyoruz. Kent merkezi kadar yüksek kesimdeki mahallelerimizde de ciddi hasarlar mevcut. Buralarda devletimiz tarafından kuruma sağlanan desteklerle altyapı ve üst yapı çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Çok kısa zamanda da planlamalarımız doğrultusunda bitirmeye çalışacağız."
Dereli Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu: "Çok kısa zaman içerisinde ilçemiz yeniden inşa edilecek. Dereli yeniden ayağa kalkacak”
DERELİ’DE YARALAR SARILIYOR
Giresun’da Ahilik Haftası, Pandemi Tedbirlerine Uygun Olarak Kutlandı
Valimiz Sn.Enver Ünlü, 33’üncü Ahilik Haftası etkinlikleri
kapsamında, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği meslek kuruluşları temsilcilerini makamda kabul etti.
Giresun Ticaret İl Müdürlüğü tarafından, Ahilik Haftası Kutlama Yönetmeliği ve Pandemi tedbirleri çerçevesinde bu yıl 14-20 Eylül 2020 tarihleri arasında düzenlenen 33. Ahilik Haftası Programı, 14 Eylül Pazartesi günü, saat 09.30’da Atatürk Anıtına çelenk konulması ile başladı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından, günün anlam ve önemine ilişkin yapılan konuşmalar ve İlin ahisi seçilen Halil İbrahim Aydın’ın “Şed Kuşatma” töreni ile devam eden program, ziyaretler ile devam etti.
Atatürk Meydanındaki programın ardından; Vali Yardımcısı Dr.Hasan Tanrıseven, Ticaret İl Müdürü Ali Yıldırım, Giresun Esnaf ve
Sanatkârları Odaları Birliği Başkanı Ali Kara ve meslek kuruluşları temsilcilerini Valilik Makamında kabul eden Vali Ünlü “Tüm esnaf ve zanaatkârlarımızın ahilik haftası kutlu olsun. İçerisinde
bulunduğumuz kontrollü sosyal hayata uygun olarak; temizlik, maske ve mesafe kurallarına her zamanki gibi azami ölçüde özen gösterelim. İlimizde yaşanan sel felaketi nedeniyle zarar gören esnaf ve zanaatkârlarımıza bu vesileyle bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum” dedi.
Vali Ünlü tarafından; İlin ahisi Halil İbrahim Aydın, İlin kalfası Alican Teke ve İlin çırağı Yusuf Yalçın’a plaket ve hediyeleri takdim
edilmesinin ardından günün anısına toplu fotoğraf çekimi ile ziyaret sona erdi.
Gerçekleştirilen ziyaretlerin
ardından “Ahilik Kutlama Komitesi”
tarafından esnaar ziyaret edilerek maske ve fular dağıtımı
gerçekleştirildi.
Ayhan Yüksel
Yüzyıllık Bir Umudun Hikâyesi: “Mübarek”
Harşit Vadisi Yolu (1)
Doğu Karadeniz'in kıyıya paralel uzanan yüksek dağlarından denize ulaşmak için akarsuların teşkil ettiği vadileri aşmak gerekir. Tabiatın bu zor, engebeli yapısını zorlayarak ulaşım sağlamak bugünün teknolojisini de zorlamaktadır. Dün olduğu gibi bugünde ulaşım akarsuların açtığı vadilerle sağlanmaktadır.
Gümüşhane ve çevresi, dün olduğu gibi bugün de Harşit Vadisini takip eden yol ile kolaylıkla Karadeniz'e bağlanmaktadır. Bu nedenle, Tirebolu'nun gerek 15. yüzyılda, gerekse 16. yüzyılda “Ze'âmet-i Kürtün” içinde yer alması, Tirebolu kazasının bazen Gümüşhane sancağına bağlanması ulaşıma bağlı iktisadî şartların sonucudur. Tarih boyunca Tirebolu, vadiye bakan yerleşim yerlerinin Karadeniz kıyısındaki iskelesi olmuştur. Bunun bir sonucu olarak 1741'de Trabzon valiliğine atanan, Torul'un Manastır köyünde doğan Üçüncüzâde Ömer Paşa'nın Harşit Vadisi'nden bir yol açtırdığı bilinmektedir.
İngiltere ve Almanya gibi devletlerin gözünde Doğu Karadeniz'in önemli bir yeri vardır. Bu bölge, Asya ile Avrupa arasındaki transit yolunun üzerinde bulunmaktaydı. Fransa da I. Dünya Savaşı öncesinde Karadeniz'i iç kesimlere bağlayacak demiryollarıyla yakından ilgilenmeye başlayacaktı.
Doğu Karadeniz'in iç kesimlere bağlanmasında alternatif olarak Trabzon, Tirebolu ve Rize bölgeleri öne çıkmaktaydı. Bu üç liman, demiryoluna sahip olma konusunda kendine özgü bazı avantajları ve eksiklikleri bulunmaktaydı.
Trabzon Limanı, yüzyıllardır tarihi transit yolu üzerinde bulunması nedeniyle en şanslı limandı. Trabzon Limanı'nın demiryolu gibi yollarla iç kısımlarla bağlanmamış olması eksiklikti. Bu yolun yapılması halinde Erzurum ovalarında yetişen ve fazla olan tarım ve hayvan ürünleri kolayca limana ulaşabilecekti. Ancak, Trabzon-Erzurum arasında bir demiryolu yapılmasında teknik olarak engeller bulunuyordu. Alternatif güzergâhlardan birisi Sürmene'den Karadere Vadisi üzerinden Erzurum'a ulaşan güzergâhtı.
Bu güzergâh Karadeniz kıyısına yapılacak bir bağlantı hattıyla Trabzon'a ve hatta Pulathane'ye ulaştırılabilirdi.
Bu sırada Tirebolu'dan Harşit Vadisi yoluyla Gümüşhane'den Erzurum'a ulaşacak hat gündeme geliyordu. 1872'de kurulan Demiryolları İdaresi'nin başmühendisliğine getirilen Rumeli Demiryoları Mühendisi Alman Wilhelm von Pressel'e bir yıl sonra demiryolu projesi hazırlatıldı. Proje, İstanbul'dan Basra Körfezi'ne kadar uzanan birçok kolları olan büyük bir ana hattın yapımını öngörüyordu. Bu proje kapsamında 550 km'lik “Tirebolu- Gümüşhane-Erzurum-Eleşkirt” demiryolu hattı da vardı.
Bu dönemde Tirebolu Limanı işlekti. Kasabanın doğusunda Kale Dibi, küçük hacimli vapurlarla büyük sefain için mükemmel bir koy halindeydi.
Buranın batısında kayıklar ve küçük yelken gemilerinin ikametine mahsus iki küçük limancık bulunmaktaydı.
Bölgede inşa edilecek demiryollarının Ruslar'a verilen imtiyaz süresi 1900'de sona erdi. Bu sürenin sona ermesiyle Osmanlı Devleti, Doğu Anadolu ve Karadeniz'de demiryolu yapma ve yaptırma konusunda bağımsız hareket edebilecekti.
1900'de Tirebolu'dan Erzincan'a kadar yapılması planlanan 145 km'lik yolun 38 km'si tesviye edilmişti. 107 km'lik kısmı ise yeniden yapılacaktı. Bu yolda 37 köprü ve menfez yapılması gerekiyordu. Ancak, 1904'e gelindiğinde yeniden yapılmasına karar verilen yol için fazla bir ilerleme sağlanamamış, hatta yolun yapımı durmuştu. Bu yolun kazalarına olan ekonomik katkısını iyi bilen Tirebolulular konuyu İstanbul'a iletmeye karar verdiler. Bunun için Sadrazamlık ve Seraskerlik makamlarına 15 Nisan 1320 (28 Nisan 1904) tarihli arîzayı Tirebolu Postahanesi'nden 30 Nisan 1320'de (13 Mayıs 1904) gönderdiler.
Sadrazamlık ve Seraskerliğe gönderilen arizada “Trabzon'dan IV.
Ordu'nun merkezi olan Erzincan'a sekiz günde gidildiği, bu yolun tamiri için yıllık bir hayli paralar harcandığını, her kış mevsiminde çok günler yolu kapalı kaldığı, insan ve hayvan, mal kaybının olduğu gibi üzüntü veren olayların eksik olmadığı, bir türlü rahat bir ulaşım sağlanamadığı, hâlbuki düzensiz bir yolla Tirebolu'dan Erzincan'a üç günde gidildiği, daha önce de yolla ilgili müracaat yapıldığı, Tirebolu'dan Erzincan'a süratle bir şosenin açılış ve inşası için irâde-i seniyye çıktığı, kısa zamanda 12 saatlik mesafenin hafriyatı yapıldığı halde yapımın engellenerek terk ve tatil olunduğu, yakınlık ve kolaylık yönüyle Trabzon ve Giresun yolları gibi çok fazla masrafa ihtiyaç göstermediği, geçen sene Giresun yolunun onarımına 17.000 lira gibi abartılı bir harcama yapıldığı, böyle bir hesap ortada olduğu halde, en iyi bir şekilde inşa edilecek yollarının ödeneceğinin kaldırıldığı, böylece 4 günde Erzincan'a gidilmesi mümkün iken şimdi bu imkânın ortadan kalktığı, vilayet mühendisi Ali Rıza Efendi'nin yapmış olduğu raporun gerçeği yansıtmadığı, çünkü birilerinin olumsuz rapor için tembih ve teşvikte bulunduğu, bu nedenle hakkında soruşturma yapılmasına dair izin verilmesi halinde pek çok hakikatlerin ortaya çıkacağı, güzergâh yolunda asırlarca tükenmez büyük ormanlar olduğu için bir servet kaynağı açılmış olacağı, yakınlık sebebiyle nakliye araçlarının ve askerlik işlerinin daha süratte, ehemmiyet ve son derece gerekli olduğu açık olan mübarek bir yol olduğu”
belirtilmiş ve “böyle bir mübarek yolun tehir edilmiş olmasına padişahın izin vermeyeceği” vurgulandıktan sonra bütün Tirebolu kazası ve Kürtün nahiyesi ahalisinin üstlendikleri nakdî yükümlülükten başka övünçle yol için işlemek ve işletilmek üzere 100.000 amele yevmiyesini de taahhüt ettiklerini beyan etmişlerdir.
Tirebolu ahalisi adına İstanbul'a gönderilen arîza üzerine gerek Sadarette, gerekse Seraskerlikte bir değerlendirme yapılmıştır. Seraskerlik, Tirebolu-Erzincan yoluna dair gelen arîzayı Sadarete 27 Nisan 1320'de (10 Mayıs 1904) göndermiştir. Burada, yolun askeriyece ehemmiyetinden
bahsedilmiş ve arîzada dile getirildiği üzere daha kısa bir güzergâh olduğu için tercih edilmesinin gerekliliğine işaret edilmiştir. Ticaret ve Nâa Nezareti, 12 Haziran 1320 (26 Haziran 1904) tarihli arzında “yolun yapımı için bedelinin havale edildiğini, vaktiyle yolun keşnin yapıldığını, güzergâhın askeriye ile birlikte belirlendiğini, Tirebolu-Erzincan güzergâhının inşasının Nezaretin 12 Nisan 1305 (24 Nisan 1889) tarihli tahrirat ile Trabzon vilayetine bildirildiği, bundan 91 km'lik kısmın inşasına başlanarak 650 metre şose ve 5.100 metre tesviye yapıldığı halde her nasılda yapımın tatil olunduğu, inşaatın tehir olunması üzerine mahallinden Bâb-ı âli'ye ve Nezaret'e telgraf çekildiği, bunun üzerine inşaata devam edilmesi için 29 Ağustos 1315'te (10 Eylül 1899) te'kîd ve ardından takip olunduğu, inşaatın süratlendirilmesi için özen gösterilmesinin bildirildiği” ifade edilmiştir. Sadaretin Seraskerliğe ve Trabzon vilayetine muhatap 21 Haziran 1320 (4 Temmuz 1904) tarihli müsvedde yazısında da yolun ehemmiyetine bir kez daha işaret edilmiş ve inşaatın neden tatil edildiği sorulmuştur.
Sadaretin 20 Eylül 1320 (3 Ekim 1904) ve 30 Eylül 1320 (13 Ekim 1904) tarihli müsvedde yazısına konuyla alakalı olarak Ticaret ve Nâa Nezareti muhataptır. Bu belgelerde 19 Cemaziyelahir 1322'de (31 Ağustos 1904) de Ticaret ve Nâa Nezareti'ne gönderilen yazıdan yolun inşasına henüz başlanmadığından Tirebolu'dan Temel ve arkadaşları imzasıyla çekilen bir telgraftan ve yolun inşaatı hakkında bazı ifade içeren Seraskerlik tezkiresinden söz edilmektedir. Bu girişimlere rağmen yolun inşasının sonuçlanmadığı anlaşılıyor. Çünkü dört yıl sonra 1907'de Tirebolu'dan Erzincan'a kadar uzanan yolun Tirebolu kısmının yapılışına kurbanlar kesilerek başlanacaktır. Bu arada, 1908'den itibaren Erkân-ı Harbiye, Nâa Nezâreti ve Şimendifer Umum Müdürlüğü'nün ortak çalışmaları ile proje esasları hazırlanmıştı.
Nâa Nezareti, bu defa 1909'da Doğu Karadeniz'den iç kısımlara doğru demiryolu inşa etmek üzere incelemeler yaptırdı. Bu incelemelerin amacı, demiryolunun en uygun şekilde ve en az masraa nasıl inşa edileceği ve hangi limana bağlanacağı idi. Bölgedeki en önemli limanlar doğudan batıya doğru Rize, Trabzon, Tirebolu, Giresun ve Ordu limanlarıydı. Bu limanlar tabiî ve sunî rıhtımlardan mahrum ve yük boşaltmayı son derece zorlaştıran rüzgârların etkisinde kalan limanlardı. Bu limanları iç bölgelere bağlayan tek ana yol, eski Tebriz-Erzurum transit yolu olup bu güzergâh Trabzon'da sona ermekteydi.
Demiryoluna sahip olma anlamında Trabzon Limanı'nın bölgedeki en büyük rakibi Tirebolu'ydu. Tirebolu Limanı'nı Harşit Vadisi yoluyla Gümüşhane ve Erzurum'a kolaylıkla bağlanabilmesi üstün kılıyordu. Trabzon-Erzurum güzergâhında aşılması güç dağlar bulunmaktaydı. Nâa Nezareti, 1909'da yaptığı keşier sonucunda Trabzon'a geniş hatlı bir demiryolunun ekonomik ve coğrafî nedenlerle inşa edilemeyeceğini, bu yüzden Tirebolu hattının seçilmesi gerektiği sonucuna varmıştı. Çünkü yapılacak demiryolunun her kilometresi 16.000 liraya mal olacaktı. Oysa Samsun-Sivas hattında maliyet 8.500 liraya düşmekteydi. Ancak bu düşünce gerçekleşmedi. Gerek Tirebolu Limanı, gerekse Tirebolu-Gümüşhane demiryolu inşası için faaliyette bulunulmadı.
Bununla beraber Karadeniz sahillerini Doğu Anadolu'ya bağlamak düşüncesi belli bir olgunluğa erişti. Nâa Nezareti, 15 Mart 1910'dan itibaren 10 mühendisten oluşan bir ekibini bölgede keşif yapmaya yolladı. Nâa Nezareti, Tirebolu'dan Erzurum'a kadar Harşit vadisini takiben bir hat inşasının mümkün olduğuna, bu hattın inşasında da birçok sıkıntılar olmakla beraber hattın inşası için gereken tahsisatın verilmesi durumunda inşaata başlanabileceğine karar verdi. Hattın inşası, aynı zamanda limanın da yapılması demekti. Bunun için gereken para takriben 350.000 lira/1.540.000 dolar idi.
1911 yılında Trabzon ve Erzurum şimendifer hattının inşası yeniden gündeme geldi. Hükümet, hattın inşası için keşif yaptırmasına rağmen Samsun-Sivas hattının inşasına karar verdi. Trabzon-Erzurum hattı için herhangi bir girişimde bulunulmadı. Bu karar Trabzonluların inaline neden oldu. Belediyede bu konuda yapılan toplantıda bu kararın halkta üzüntüye ve ümitsizliğe yol açacağı üzerinde duruldu. Çünkü bu hattın inşası ile Trabzon- Erzurum hattı, birçok vilayet, şehir ve kasaba ile IV. Kolordu Merkezi'nin ve güzergâhtaki beldelerin yegâne hattı olacaktı. Yapılan toplantı ve duyulan üzüntü, Trabzon Belediye Reisi Ahmed Bey tarafından 18 Mart 1327'de (31 Mart 1911) bir telgraa Sadarete bildirildi.
Trabzon Belediye Reisi Ahmed Bey tarafından çekilen telgraf üzerine Ticaret ve Nâa Nezareti Demiryolları İdaresi'nden Ticaret ve Nâa Nazırı Vekili adına Müsteşar Hulûsi Bey tarafından 29 Mart 1327 (11 Nisan 1911) tarihli bir rapor hazırlanarak Sadaret'e sunuldu. Raporda Tirebolu'dan Erzurum'a kadar ancak Harşit Vadisi'ni takiben bir hattın inşasının mümkün olduğu belirtiliyordu. Hulûsi Bey tarafından hazırlanan raporda şunlar yazılıydı:
“Trabzon Belediye Re'îsi tarafından takdim olunup mazrûfen irsâl buyrulan 18 Mart 1327 [31 Mart 1911] tarihli telgrafnâmede Trabzon ile Erzurum beyninde bir şimendifer hattı inşası talep ve iş'âr edilmiştir. Hatt-ı mezkûrun ta'yîn-i güzergâhı zımnında mahal-i mezkûre bir hey'et-i istikşâfîye i'zâm olunarak münâsib bir güzergâh taharri olunmuş ise de Trabzon'la Bayburd havzalarını tefrik eden silsile-i cibâlin hattın imrârına gösterdiği müşkilât-ı azîme hasebiyle hiçbir cihetde imkân görülmemiştir. Havâlî-i mezkûrede Tirebolu'dan Erzurum'a kadar Harşid Vadisinin ta'kîben bir hat inşâsı mümkün olup işbu hattın inşâsında dahi her ne kadar müşkilât var ise de bundaki müşkilâtın iktihâmı kabil olduğu gibi sâhil ile Erzurum arasındaki bi'l- cümle kasâbat münakalâtına hâdîm olacağına nazaran ezher-cihet menfa'ati der-kârdır. Karadeniz Havzasına dâhil olan sâlifü'l-zikr hattın cihet-i mâliyesi te'mîn olduğu hâlde inşâsı esbabına derhal tevessül olunacağı bulunmuş olmağla ol-bâbda emr ü fermân hazret-i veliyyü'l-emrindir”.
Hulûsi Bey'in bu raporu üzerine Dâhiliye Nezâreti, Trabzon Belediye Reisi Ahmed Bey'in telgrafına cevap olarak Trabzon Vilayetine 2 Nisan 1327 (15 Nisan 1911) tarihli bir yazı yazdı ve raporda belirtilen gerekçeleri sıralayarak
“Tirebolu'dan Erzurum'a kadar Harşid Vadisi'ni takiben bir hat inşasının mümkün olduğu” bir kez daha belirtildi.
1912 yılına gelindiğinde demiryolu inşaatı konusunda hiçbir adım atılmadığı gibi Tirebolu Limanı'nın inşasıyla ilgili Nâa Nezareti'nin girişimleri de sonuçsuz kaldı. Hatta bir süre sonra Trabzon Limanı'nın inşası için İngilizlerle bir anlaşma yapıldı ve Tirebolu Limanı yerine Trabzon Limanı'nın tercih edilmesinde Trabzon mebuslarının çabaları belirleyici oldu. Bu keşierin sonucu 1912'de ortaya çıkınca Nâa Nezâreti Tirebolu Limanı üzerinde bir keşif yaptırdı. Bu defa Meclis-i Mebusan'taki Trabzon mebusları Trabzon Limanı'na öncelik verilmesini istediler. Bu baskılar sonucunda Nâa Nezâreti Tirebolu limanı üzerindeki keşif işlemlerini durdurmak zorunda kaldı.
Tirebolu'ya mükemmel bir liman inşasından vazgeçilmiş olsa da Erzurum'dan Tirebolu'ya kadar bir demiryolu hattı inşası hükümetin gündeminden hiç düşmedi. “Ankara-Erzurum-Tirebolu Arasında Demiryolu
İnşası” hakkında bir kanun tasarısı hazırlanması öngörüldü. Meclis-i Vükelâ'nın 29 Nisan 1331 (12 Mayıs 1915) tarihli, 139 numaralı toplantısında inşaat ve tesisatın askeriyece yapılması, gereken kanun tasarısının acele tanzimi ve gerekli evrakın Harbiye Nezareti'ne gönderilmesine karar verildi.
Gerek Rusya'nın yolun askerî amaçlarla kullanılmasından endişe ederek karşı çıkmasından, gerekse araya giren I. Dünya Savaşı yıllarında
“Ankara-Erzurum-Tirebolu Demiryolu Hattı” inşası hayata geçirilemedi.
Savaş yıllarında Rusya ile Osmanlı arasında bir hat teşkil eden Tirebolu kasabası ve limanı Rus bombardımanı ve geçirdiği yangın nedeniyle hasar gördü, bir ölçüde ticarî önemini kaybetti. Buna rağmen Millî Mücadele döneminde bölgede bir süre kalmış olan İngiliz Yarbay Rawlinson, yorucu Zigana yolculuğundan sonra Gümüşhane'ye geldiğinde buradan Harşit Vadisi yoluyla Tirebolu Limanı'na demiryolu hattı yapılabileceğini ve bunun önünde büyük engeller olmadığını belirtmiştir.
Kurulması düşündükleri Ermenistan devleti için bölgeye gelen Harbord Heyeti üyesi Amerikan Ticaret Komiseri Mears'a göre Ermenistan sınırları içinde en uygun limanlar Trabzon ve Tirebolu idi. Mears'a göre Trabzon Limanını “liman civarında kurulu ticaret evleri ve şirketlerin bulunması, Osmanlı ve Selanik Bankaları'nın olması, Trabzon ile Erzurum arasında iyi durumda bir ticaret yolunun bulunması, Türkler'e verilmesi tasarlanan vilayetlerden uzak ve dolayısıyla Türk saldırılarından korunaklı, liman inşa çalışmalarına başlanılmış olması ve demiryolu konusunda bir takım teşebbüslere girişilmesi”; Tirebolu Limanını ise “limandan iç kısımlara demiryolu inşasının çok daha kolay olması, rakip limanlar olan Batum ve Samsun Limanlarına göre daha merkezi bir noktada yer alması, Türkler'e verilmesi tasarlanan vilayetlere daha yakın bulunması ve dolayısıyla ticarî alışveriş açısından daha avantajlı olması” üstün kılıyordu.
20 Ekim 1921'de Ankara'da yapılan anlaşma Fransa'ya Harşit Vadisinde maden, krom ile gümüş ocakları imtiyazlarını veriyor, buna karşılık Fransa'nın Kilikya'yı terk etmesi kararlaştırılıyordu. Ancak, Fransız mühendisler çıkarılacak madenin taşınacağı uygun bir yol olmadığı için bu işten vazgeçtiler.
Ankara Hükûmeti, 10 Nisan 1923'te Amerikan amirallerinden Chester'in başında bulunduğu bir Amerikan sendikasına Anadolu'da demiryolu ve maden imtiyazı verdi. Yakın Doğu'da yeni bir Amerikan politikasının geliştirilmesi bakımından Chester imtiyazları büyük önem taşımaktaydı. Bu imtiyaz anlaşmasında Amerikalıların sahip olacakları ve yönetecekleri bir Türk-Amerikan Kumpanyası kurulması ve bunun aracılığı ile 5.000 km'ye yakın demiryolu döşenmesi planlanmaktaydı. Bu hatların arasında Sivas'tan Erzurum'a ve oradan da Rus ve İran sınırlarına bir demiryolu döşenmesi ve bunun bir şube hattı ile Karadeniz üzerindeki Trabzon ve Tirebolu'ya bağlanması da düşünülüyordu.
Tirebolu'nun çıkış noktası olarak ele alınmasını savunan bir isim de 9.
Kolordu Komutanı Ali Sait Paşa'dır. Ali Sait Paşa, Chester Projesi'nin bazı noktalarını tenkit etmek üzere hazırladığı ve Genelkurmay Başkanı Fevzi [Çakmak] ve Şark Cephesi Kumandası Kâzım [Karabekir] Paşa'ya sunduğu raporlarında “… hattı Erzurum'dan Erzincan'a ve Tercan Ovası'ndan ve Gümüşhane ve Ardasa'dan Harşit Vadisini takiben Tirebolu'ya indirmeliyiz.
(…) Şâh tahtında Batum tarikiyle Tirebolu'ya nakl edip bir taraftan sahilden dahi başlamak mümkündür. Böylece Karadeniz sahilinden Erzincan'a ve Arpaçay'a kadar askerî ve iktisadî ihtiyacımıza tamamen tekabül eder müstakil ve ucuz bir hatt elde etmiş oluruz (…) Bu havalinin en kısa yoldan Karadeniz'e müntehî bir şimendüfere evvel ve ahir ihtiyacı kat'idir. Bu yol dahi Bayburd civarından nebeânla Gümüşhane'den sonra Karadeniz'e müvâzî cibâl-i mütelsileyi kat ederek tabîî şimendüfer güzergâhını kendiliğinden gösteren Harşit Vadisidir. Bu hatt sayesinde bu vadinin meşhur bakır, kömür, demir madenleriyle ormanları, Gümüşhane'nin gümüş ve krom ve Bayburd'un kömür ve bakırı ve Masad Vadisi'ndeki Çimağıl neft menbaı ve Tercan Ovası kurbundaki Pulluk nefti ve Kükürtlü Kömür Madeni işletilebilir.
(…) Zigana Dağı sebebiyle güzel Trabzon'a şimendüfer inşası pek müşküldür. Değirmen Dere Vadisi maden ve orman hususunda Harşit gibi zengin değildir. (…) Mevhum Batum transitine katiyyen bel bağlayamayız.
Harşit-Tercan Ovası güzergâhı bizi Zigana ve Kop gibi çetin dağlardan kurtarır” demekteydi.
Trabzon'da yayınlanan İstikbal gazetesine göre Trabzon-Erzurum demiryolu hattını Chester Projesi'ne dâhil etmek gerekiyordu. Ayrıca, sahili iç bölgelere bağlayacak olan hattın Trabzon'dan Tirebolu'ya indirilmesi, Trabzon gibi tarihi bir transit merkezini öldürecekti. Trabzon'a benzer bir şehri kurmak için en az 100 yıl gerekecekti.
Doğu Anadolu'yu sahile bağlayacak olan demiryolu hattının güzergâhı I.
Büyük Millet Meclisi'nde de konuşulmaktaydı. 1924 yılında yolun Zigana Vadisi'nden geçirilmesi konusunda en fazla gayret gösterenlerin başında Trabzon mebusu Muhtar Bey gelmekteydi. Muhtar Bey, demiryolu güzergâhının tayini maksadıyla Temmuz 1924'te Torul'a çıkmış ve güzergâhı tetkik ettikten sonra Trabzon'a dönmüştü. Trabzon'da gazetecilerle görüşen Muhtar Bey, “Erzurum'a gideceğini, dönüşünde Sürmene yolunu tetkik edeceklerini ve ondan sonra bir açıklamada bulunacağını” söylemişti.
Muhtar Bey'in sözünü ettiği incelemeye göre “Trabzon'u Erzurum'a bağlayacak demiryolu güzergâhlarından birisi Zigana, Vavuk ve Kop Geçidi'nde zorluk gösteren Zigana-Gümüşhane-Bayburt-Erzurum hattı ile daha kısa olan ve zorlu geçitlere uğramayan Erzurum-Bayburt-Karadere hattı idi”. Muhtar Bey'e göre Karadere yoluyla Trabzon'a ulaşan hattın alternati
Nâa Nezâreti'nin tetkik ettirdiği Erzurum-Bayburt-Gümüşhane-Harşit üzerinden Tirebolu'ya inen hatt idi. Ancak, “Tirebolu hattının mesafe itibarıyla Bayburt-Karadere yolundan ehemmiyetli surette uzun olması;
Harşit Vadisi içinde demiryolu için büyük bir inşaata ve masrafa gerek duyulacak olması; Tirebolu ve civarında liman inşasının fennî zorluklara sahip olması; Tirebolu'nun büyük bir şehir olmaya uygun olmaması, Karadere hattının Trabzon gibi büyük bir şehre ulaşması ve demiryolu inşası için daha iyi imkânlar sunması” gibi eksikliği vardı.
Trabzon mebusu Muhtar Bey'in gayreti ve demiryolunun Zigana Vadisinden mi, ya da Harşit Vadisi'nden mi sahile ineceği tartışmaları yine devam etmekteydi. Hatta Muhtar Bey'le, Giresun mebusu Musa Kazım Bey arasında Mecliste bir tartışma çıkmıştı. Muhtar Bey, bu tren hattının Zigana'dan Trabzon'a ineceği yönünde Meclis'e bir önerge verince Musa Kazım Bey de buna karşılık bir önerge vermişti. Musa Kazım Bey, önerge vermemiş olsa idi Zigana hattı kabul edilecekti. Böylece, Tirebolu'nun geleceği ebediyen körlenecekti. Tartışmalara sebep olan her iki önerge Encümen'e havale edildi. (Devamı Yarın)
GÜNDEM
GİRESUNGünlük Siyasi Bağımsız Yerel Gazete
www.g resungundem.com 5
15 Eylül 2020 Salı
Şaban Karakaya
HİÇ KİBİRLİ DEĞİLDİ İÇİMİZDEN BİRİSİYDİ
Kaymakam karısıydı...
Sadece çocuklarının değil;
Mahallede bizlerinde anasıydı...
Karıncayı incitmeyen, Kibir nedir bilmeyen, Statü farkı gözetmeden,
Yüzünden tebessümü eksilmeyen, İnsan merkezli düşünen,
Sevdiği insanları geçici sevmeyen;
Yaşamını insan sevgisiyle sürdüren biriydi Seher teyze...
Sevgili dostlar, Değerli canlar,
Şu sıralar hiç beklenmedik bir zamanda;
Sevdiklerimizi ebedi yolculuğuna uğurluyoruz...
Kimileri en gencecik yaşında 'kalp krizi' geçirerek 'veda' ediyor bu dünyaya..
Kimi yakalandığı ve kurtulamadığı kanser hastalığından...
Kimi sevdiklerimiz 'korona' virüsünden...
Kimileri de yaşlılık nedeniyle direnemiyor bu dünyanın çilesine.
Ama bu dünyadan 'ayrılış' nedenleri başka-başka da olsa;
"Her ölüm genç ölümdür" sözünü doğruluyor...
Yani;
İnsan sevdiği ve saygı duyduğu kişilerin ölümünü duyunca yinede üzülüyor...
Örneğin;
13 Ağustos Pazar günü bende çok sevgi ve saygı duyduğum bir büyüğümüzü uğurladık bu dünyadan...
Sevgili sayfa arkadaşlarım;
Sabrınıza ve hoşgörünüze sığınarak...
Ve bundan 55 küsur yıl önceye kısa bir yolculuk yaparak;
Kapı komşumuz, Kaymakam karısı Seher teyzeden söz etmek istiyorum sizlere...
Daha doğrusu, Seher teyzeyi neden bu kadar çok sevdiğimi ve bende iz bıraktığını etsem-etsem şöyle izah edebilirim...
Bundan 50-60 yıl önce küçük bir kasaba düşünün ki;
Ortaokulu zar-zor bitiren birisi daireye bir katip veya müdür oluyor ve sizin verdiğiniz selamı almıyor..
Yani çalımından yanına varılmıyor...
Hele-hele bir karısı var ki; burnundan kıl aldırmıyor!
Vesaire, vesaire..
Buna benzer örnekleri istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz...
Ve şimdi de bunun tam tersine o ilçeyi yöneten bir 'kaymakam karısı'da düşünün ki;
Mahallenin eğitimsiz ve yoksul kadınlarıyla her Allah'ın günü onlarla birlikte oturup kalksın...
Selam verdiğinizde, yüzünden tebessüm şelaleli aksın!
İşte böyle birisiydi sözünü etmeye çalıştığım Seher teyze..
Beşikdüzü-Zemberek köyündendiler...
1963 yılından 1968 yılına kadar Dereli ilçesinde 'kaymakamlık' yapan Osman Turan Erçin'in hanımıydı..
Dereli ilçesinde 'Kemer Köprünün' karışsında...
Aşağı Sütlüce mahallesinde yaklaşık beş yıl evlerimiz birbirine çok yakın bir biçimde, kapı komşuluğu yaptık kaymakam karısı Seher teyzeyle..
Seher teyze anamın dert ortağıydı..
Yöre tabiriyle ifade edecek olursak; 'bacılık' idiler...
Ne zaman güneşli bir gün yakalasalar, Kaymakam evinin önünde akşam serinliğine kadar dertleşir'diler...
Yavaş yavaş özetleyerek sonlandıracak olursak bu kişisel ve özel sohbeti..
Bundan 4 yıl önce..
Yöne 2016 tarihinde.
Seher teyze;
Oğlu Burhan'ın özel arabasıyla Beşikdüzü-Ankara'ya seyahat ederken;
"Burhan,Giresun'dan geçerken Şaban'da uğrayalım" diyor..
Yağmurlu bir Pazar günüydü...
Burhan beni cep telefonumdan arayarak;
"Ağabeyi şu an Keşap'a doğru geliyoruz. Müsaitsen annem seni görmek istiyor." dedi..
Hem sevindim ve hemde utandım...
Sevindim;
Çünkü yarım asır sonra anamın arkadaşını ve benimde çok saygı duyduğum Seher teyzeyi tekrar görecektim..
Utandım;
Çünkü, bir adım ötemizde olan Beşikdüzü'ne gidip, onu binim ziyaret
etmem gerekirken; o yaşlı çınar beni ziyaret edip görmek istiyordu....
Uzatmayalım;
Ben Gemilerçekeği-Viyadük altında onları karşıladım..
Daha arabanın camını indirir-indirmez bana;
"Anan duruyor mu Şaban?" dedi..
Bende; "Sizlere ömür" deyince, birden bire hüzünlenerek;
"Vah Fadime vah!...Demek öldü ha!?" dedikten sonra öğretmen evine geldik..
Kamelya'ya oturup çaylarımızı yudumlarken, yine arkadaşlık yaptığı Hasan Bektaş'ın karısını sorarak;
"Asiye sağ mı?"
"Sağ" dedikten sonra mahallenin bakkalından ve aklına gelen diğer komşuların isimlerini birer-birer söyleyerek yaşayıp yaşamadıklarını sormuştu bana Seher teyze..
Kısacası yılların biriken özlemini gidermiştik..
Ve daha sonra da 'vedalaşarak' ayrılmıştık..
Demek ki bundan dört yıl önceki yüz-yüze görüşmemiz son görüşme imiş..
Demek ki, o görüşmeden sonra 'görüşmek' bir daha kısmet olmayacak ve onu sonsuza uğurladığımız sessiz yolculuğunda uğurlamak kısmet olacakmış..
Böyle durumlarda ne söylenebilir ki!...
Söylense-söylense yine o klasik temenniler söylenebilir;
Güle güle git Seher teyze..
En azından çok sevdiğin eşinle buluştun...
Aradan yıllar geçse de yine yan-yanasın sevgili eşinle..
Işıklar içinde uyu..
Mekanın cennet olsun...
NOT: Fotoğraf, Seher teyzenin beni 4 yıl önce Giresun'da ziyaret ettiği günün anısıdır.
BALDE GİRESUNSPOR'U TAŞIR MI?
Ibrahima Balde, Giresunspor'un yeni santraforu..
Dauda'nın yarısı olsun yeterde artar bile..
Giresun'da ilk çalışmalarında hazır görülmediği belirtiliyor.
2009-10 sezonu futbola başlayan Balde, 2013-15 arası biraz kıpırdıyor.
Bugüne kadar futbol oynadığı sezonlarda ilk onbirde bile zor yer buluyor.
Son 5 sezon ilk onbirde sahaya çıktığı maç sayısı 43..
Düşünün, 20 takımlı liglerde oynayan bir futbolcu..
Kupa maçları falan yaklaşık 210 müsabaka..
90 dak. sahada kalma performansı da sınırlı. Son 20-25 dakika sahada yer bulan biri..
Son 5 sezon 110 maçka ö attığı gol sayısı 23 ve 3 asist..
2019-20 sezonu, çoğunluğu ikinci yarı olmak üzere 7'si ilkonbirde 28 maça çıkmış, sahada 844 dakika süre almış.
Ortalama 27 dak. sahada kalan bir santrfor, Giresunspor'a ilaç olur mu?..
İspanya 2.ligi ama Malaga, Las Palmas, Almeria, Real Saragosa, Osasuna, Granada, Deportivo, Girone, Miranda, Tenerrif, Gijon ve Malorga gibi tanıdık takımlar bu ligde..
İçinde 2 miyon Euro ile 195 milyon Euro arasında kadro kuranlar var..
BALDE, böylesine güçlü bir ligde, hep yedek kulübesinde yer alan bir futbolcu..
Öyle basında şişirildiği gibi bir Emenike değil..
Bir Dauda hic değil. .
Her yıl attığı gol sayısı 4 ile 5 arasında sınırlı..
Eren Tozlu merkez orta sahaya çekilecekse, Giresunspor'a güçlü, en azından Giresunspor forması da giyen Dauda gibi bir santrfor lazım..
Yasin Ozan'ın durumu ortada. Ununu elemiş, eleğini asmış. Nerde eski Yasin?
Futbolu bir kenara koyan bir yapı ile kulüp kulüp geziyor. Son yıllarda kimseye faydası olmayan bir yapıda ..Dahası kuru kalabalık. Hangi futbol aklı tekrar Giresunspor'a getirdi, tartışılır. Yasin Ozan'a gol için güvenilmez..
Alperen Aydın'a Giresunspor istenilen ilgiyi göstermedi..Aydın'ın kadroda ısrarla yer bulması lazım. Oynamayan bir futbolcuyu geliştiremezsiniz..
Rakipler ortada..3 İzmir, 3 Ankara, 3 İstanbul ve Bolu dışında alayı büyük şehir takımı..
4 Takım düşecek..Takımların tamamı önce düşmemek için mücedele verecek..Daha sonra biribirini tartan takımlar Şampiyonluk, Play Off ve orta sıralar için kıyasıya mücadele edecek..
Bir puan dahi aslanın ağzında olacak..
Şehrin ekonomik yapısına göre ağır borç altında olan yeşil beyazlılar, yaptığı transferlerle, tahtayı açtırabilirse, rakipleriyle büyük bir mücadele girecek..
Samsun, Altay, A.Demirspor'dan sonra Giresunspor'un Süper lig için en güçlü aday olduğu şimdiden konuşulmaya başlandı bile..
Giresunspor'u tek futbolcu Marco Milankovic ile teslim alan yeni yönetim geçmişte kariyeri olan 6 yabancı ve 12 yerli ve kadrodaki gençleri ile 26 kişilik kadro oluturdu..Kolay değil, sıfırdan kadro kurmak..
Giresun Belediyesi planlanan sıcak asfalt çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor.
Belediye Fen İşleri Müdürlüğü'nün koordinesinde sürdürülen asfalt çalışmaları Çıtlakkale Mahallesi'nde sürüyor.
Çıtlakkale Mahallesi'nde asbest boruların değişiminden dolayı hasar gören 750 metrelik güzergah asfaltlandı. Doğalgaz çalışmasından dolayı bozulan bölgelerde ise asfaltlama çalışması devam ediyor.
Yolları asfaltlayarak daha konforlu, modern ve güvenli hale getirilmesini amaçlayan Giresun Belediyesi, bu yıl kent içerisinde çeşitli mahallelerde
gerçekleştireceği çalışmalarla toplam 15 bin ton sıcak asfalt serimi yapacak.
ASFALTLAMA ÇALIŞMALARI TÜM HIZIYLA SÜRÜYOR
15 Eylül 2020 Salı Sayfa : 6
GÜNDEM SPOR
TFF 1. LİG 1. HAFTA TOPLU SONUÇLARI
Yazısı 5'te
BALDE GİRESUNSPOR'U TAŞIR MI?
Balıkesirspor'da Giresunspor maçı öncesi yapılan korona virüs testlerinde, Antonio Mrsic'in sonucunun pozitif çıktığı öğrenildi.
Konuyla ilgili Balıkesirspor'dan yapılan açıklamada; "Kulübümüz tarafından tesislerimizde tüm futbolcu, teknik ekip ve çalışanlarımıza Covid-19 testi yapılmıştır. Profesyonel futbol takımımız oyuncularından birinin test sonucu pozitif çıkmıştır. Konu hakkında gelişme oldukça tekrar kamuoyuna bilgilendirme yapılacaktır" denildi.
MRSİC'İN TESTİ POZİTİF ÇIKTI
TFF 1'inci Lig'de sezonun ilk maçında Menemenspor'u deplasmanda 2-0 mağlup eden Altınordu'da yeni transfer Ahmet İlhan Özek, sergilediği performansla fark yarattı.
İzmir ekibi şimdiye kadar dış transferde sadece Giresunspor'dan sağ kanat Ahmet İlhan ve Adanaspor'dan forvet Ahmet Dereli ile anlaşırken ilk 11'de sahaya çıkıp 90 dakika forma giyen Ahmet İlhan futboluyla kalitesini ilk haftadan gösterdi. Maçın 36'ncı dakikasında yaptığı bir vuruşu direkten dönen 32 yaşındaki tecrübeli oyuncu, takımının 87'nci dakikada bulduğu ikinci golde Metehan'a asist yaptı. Ahmet İlhan, fazla takviye yapmayan Altınordu için nokta transfer olarak yorumlandı.
AHMET İLHAN GÖZ DOLDURDU
FF 1. Lig'in ilk
T
haftasında Altınordu'ya evinde 2-0 yenilerek 2020-2021 sezonuna mağlubiyetle başlayan Menemenspor, pazar günü deplasmanda karşılaşacağı Giresunspor maçına iddialıhazırlanıyor.
Teknik direktör Cenk FF Amatör İşler Kurulu,
T
İstanbul'da TFF Başkan Vekili ve Amatör İşler Sorumlusu Ali Düşmez'in başkanlığında toplandı.Toplantıdan sonra açıklama yapan Başkan Vekili Ali Düşmez, "2020- 2021 Sezonu Bölgesel Amatör Lig, büyükler ve gençler kategorilerinde yerel amatör ligler ile ilgili alınan kararlar, ülkemizde ve dünyada
etkileri devam etmekte olan Covid-19 salgın hastalığının seyri, hastalığa bağlı Sağlık Bakanlığımızın aldığı tedbirler ve uyguladığı talimatlar ile TFF Sağlık Kurulunun önerileri çerçevesinde yeniden değerlendirilecek olup, resmî açıklama önümüzdeki hafta içinde yapılacak değerlendirmeler sonucunda kamuoyu ile paylaşılacaktır" dedi.
BAL VE YEREL
LİGLER NE OLACAK ?
Laleci " Giresun'da kendimizi affettireceğiz"
Laleci, Altınordu karşılaşmasında hatalardan ders çıkardıklarını ve gerekli analizleri yaptıklarını söyledi.
Giresunspor karşılaşmasında takımın kendini affettireceğini dile getiren Laleci, "Ben oyuncularımın potansiyeline güveniyorum.
Altınordu karşısında iyi iyler de yaptık. Fakat daha da gelişmeliyiz"
diye konuştu.Ligin bu sezon çok çekişmeli geçeceğini dile getiren
Laleci, "Menemen vizyonu olan bir kulüp. Genç ve tecrübeli
futbolcularımızı en iyi şekilde harmanlayacağız. Taraftarımız bize inansın. Çok çalışıyoruz, sürekli gelişim içindeyiz. Giresun karşısında daha diri ve istekli görüneceğiz.
Hedefimiz ilk galibiyetimizi almak.
İnanıyorum ki ilk haftadaki moral bozukluğunu telafi edeceğiz" diye konuştu.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, gündeme dair açıklamalarda bulunmaya devam ediyor.
Özdemir " Geçen sezona başladık, iyi de gidiyorduk. Pandemi sebebiyle ara verdik.
Sonra tekrar başladık. Birçok kesim 'oynanamaz, sonlandırın' dedi. 'Fransa gibi yapın' dediler. Biz Sağlık Kurulumuza inandık. Futbola dönüş protokolümüze inandık. Sağlık Kurulu Başkanımız Prof. Dr.
Ömer Taşer ve ekibine, Sağlık Kuruluna teşekkür ediyorum. Sağlık Bakanlığımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Bütün takımlarımızın COVID-19 testlerini başarıyla yaptılar. Sıkı bir protokol yaptılar.
Takımlarımıza da teşekkür ediyoruz. Bizim talimatlarımıza harfiyen uydular. 1-2 basit vaka harici bir şey olmadı. Sezon sonunda bazı önemli kararlar alarak sezonu sonlandırdık. Önceki günden itibarende yeni sezona başladık. Tüm takımlarımıza hayırlı olsun " diye konuştu.
"Bu sezonu sağlıkçılarımıza ihtaf ediyoruz"
Özdemir "Pandemiden dolayı hayatını kaybeden bir çok sağlık ekibimiz olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu sezonu sağlıkçılara ithaf etmek istiyoruz. Bütün sağlıkçılarımız için önemli etkinlikler yapmayı düşünüyoruz.
Şu unutulmamalı ki 2020-2021 sezonunu sağlıkçılara ithaf etmeyi düşünüyoruz"
ifadelerini kullandı.
"Takımlarımız artık ceza alsın istemiyoruz"
Kulüplerimizin UEFA ile ilgili Finansal
SAĞLIKÇILARA İHTAF EDİLECEK !
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir,"İnşallah Allah yardım ederse sezonu futbol oynayarak sonlandırmayı hedefliyoruz." dedi.
Fair-Play konusunda sorun yaşayıp yaşamadığı konusunda Özdemir, "UEFA ile mali yapılar hakkında, Finansal Fair-Play hakkında sıkı bir çalışma içindeyiz. 2016 yılına dayanan Trabzonspor'un bir olayı oldu.
Bu sene Avrupa'dan 1 yıl men cezası aldı.
Sayın Servet Yardımcı'nın büyük uğraşlar vermesine rağmen UEFA dışındaki bir kuruluş tarafından men cezası geldi.
Trabzonspor CAS'a müracaat etti. Ama CAS cezayı kaldırmadı. Trabzonspor 1 yıl ceza aldı. İnşallah Kulüp Lisans Kurulu ve harcama limitlerinden dolayı inanıyorum ki hiçbir takımımız ceza almayacak. Zaten önemli cezaları biz keseceğiz. Müsaade etmeyeceğiz. İnanıyoruz ki birkaç yıl içinde takımların bütçesi düzelecek. Borç yapılandırılması yapılmış olacak. Burada durmayacağız. İlk olarak birinci hedefimiz TFF 1. Lig'e Takım Harcama Limitleri getirmek. Sistem oturursa 2. Lig ve 3. Lig takımlarına da bu limitleri getirmek istiyoruz.
Bu takımlar Süper Lig'e geldiğinde sağlam mali yapılarla gelecekler" açıklamasında bulundu.
"Sağlık Bakanlığımız ile sürekli görüşüyoruz"
Başkan Özdemir, "6 Mayıs 2020'de Süper Lig'in 12 Haziran'da tekrar başlaması için kulüplerle anlaştınız. Sağlık Bakanı, "TFF özerktir kendi karar verir" dedi. 25 Ağustos'ta maçları yüzde 30 ile oynatacağız dediniz. Sağlık bakanı, "Bizim böyle bir düşüncemiz yok. Bilim Kurulu'nun da böyle bir düşüncesi yok" dedi. Neler oldu?"
sorusuna şu yanıtı verdi:
"Bu kararı almadan önce Sağlık Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Taşer ile birlikte Sağlık Bakanımızı ziyaret ettik ve kendileri ile görüştük. Vaka sayıları, vefat sayıları çok düşmüştü. 13-14 civarı sayılardaydı. Sayın Bakanımıza, "Yüzde 30 seyirci almak istiyoruz. Localarda seyirci almak istiyoruz" dedik. Bakanımız, "Eylül ayında bunu yapmanız mümkün değil, 1 Ekim'de kısıtlı seyirci alarak oynayabilirsiniz"
dedi. Döndük, Yönetim Kurulumuzda oturduk konuştuk. Oy birliği ile bu kararı aldık. Ekim ayı başından itibaren yüzde 30 seyirci ve localarda seyirci kararı aldık. Fakat pandemi çok yükseldi. Sayılar çok arttı. Vaka sayıları 1600 civarlarına, vefat sayıları da 50 civarlarına yaklaştı. Sağlık Bakanlığı aldığı karar neticesinde, "Bu maçları seyircili
oynatmayın" dedi. Karar aldılar. Biz de TFF olarak sağlığa zarar verecek herhangi bir olayın içinde olmamız söz konusu değil.
Herhangi bir gol anında, son dakika gollerinin hemen akabinde taraftarları tutmak, sakinleştirmek söz konusu değil.
Bunun tehlikeli olabileceğini Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu bize bildirdi. Biz de buna göre karar aldık. Bizim karar verdiğimiz gün vefat sayısı 12-13 iken, bugün 50-55. Bugün İspanya, Türkiye'den çok daha kötü durumda. Biz de 'İlk yarıya kadar seyircisiz oynanacak' dedik. Fakat baktık ki sayılar düşüyor, Bakanlığımızla istişare ederek yolumuza seyircili devam edebiliriz. 30 olmaz 20 olur. Şunu herkes bilmeli ki normal bir zamanda yaşamıyoruz. Her gün yeni bir gün, her gün yeni bir şart. Geçen yıl ne pandemi vardı, ne başka bir şey vardı.