• Sonuç bulunamadı

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI LİSANS GENEL YETENEK TESTİ GENEL KÜLTÜR TESTİ VİP 1

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI LİSANS GENEL YETENEK TESTİ GENEL KÜLTÜR TESTİ VİP 1"

Copied!
22
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin tamamının veya bir kısmının yayınevimizin yazılı izni olmadan kopya edilmesi, fotoğrafının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.

Bu yasağa uymayanlar gerekli cezai sorumluluğu ve testlerin hazırlanmasındaki mali külfeti peşinen kabullenmiş sayılır.

LİSANS

GENEL YETENEK TESTİ GENEL KÜLTÜR TESTİ

VİP•1

(2)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

1. Bir yazarın varını yoğunu yazıya yatırması, yazıya ha- yati önem atfetmesi ile açıklanabilir.

(Cevap C)

2. “Kitapların aydınlığında iç dünyası zenginleşmek” sözü, parçada anlatılanlardan hareketle kitapların insanları geliştirmesi, bakış açısını değiştirmesi; yani kitap oku- manın yaşamı algılayışı geliştirmesi biçiminde açıklana- bilir.

(Cevap C)

4. Kesin yargı sorularında cümleden çıkabilecek olası so- nuçlar doğru cevap olamaz. Cümlede verilen “daha çok”

ifadesinden dolayı “Yağışsız havalarda da trafik kazası olabilir.” yargısı cümleden kesin olarak çıkarılabilir.

(Cevap E)

5. Ay ve gün adları belirli bir tarihle kullanılmışsa büyük harfle yazılır. Buna göre A seçeneğindeki “salı” sözcü- ğünün yazımı yanlıştır. Doğrusu “Salı” şeklindedir.

(Cevap A)

6. Tamamlanmış cümlelerin sonuna nokta (.), vurgulanmak istenen ögeden sonra virgül (,), eksiltili cümlelerin sonu- na üç nokta (…) getirilir. Buna göre sıralama:

“(.) (.) (,) (…) (.)”

şeklinde olmalıdır.

(Cevap D)

7. E seçeneğindeki birleşik sözcükler şunlardır: 1. Hiçbir 2. Vazgeçti. Diğer seçeneklerde birden fazla birleşik söz- cük yoktur.

(Cevap E)

8. Bazı tek heceli sözcüklerde ve yabancı sözcüklerde ün- süz yumuşaması gerçekleşmez. “hayat” sözcüğünde de yumuşama gerçekleşmemiştir.

(Cevap A) 3. Bu soruları daha önce alışık olduğumuz, “Bu sözler aşa-

ğıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiştir?”

soru kökü gibi düşünürsek daha kolay anlayabiliriz. “Bir yazarın geniş kitlelerce okunmasında en etkili faktör üs- lup mudur?” sorusunun cevabı olabilecek cümleler D seçeneğindeki. “Aynı konuyu işleyen fakat okunma sa- yısı birbirinden çok farklı olan yazarları ve eserleri göz önünde bulundurduğunuzda üslubun okunma oranında ne kadar etkili olduğunu net olarak görebiliriz. Bu durum yalnızca yazıda değil, hayatın diğer alanlarında da böy- le değil midir? Mesela aynı malzemeyi kullanıp aynı ye- meği yapan ama aynı beğeniyi almayan aşçıları düşün- düğümüzde de üslubun yani bir işi yapma biçiminin öne- mini daha iyi kavrarız.” cümleleridir. Burada üslubun okunma oranında etkili olduğu vurgusu mevcuttur. Di- ğer seçeneklerdeki ifadelerde öncüldeki sorunun içini dolduracak ifadeler yoktur.

(Cevap D)

(3)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

9. • değiş-ik: Fiilden isim yapan ek

• yaz-ı: Fiilden isim yapan ek

• düşün-ce: Fiilden isim yapan ek

• ön-em-i-ni: İsimden isim yapan ek

• iç-i-n-de: iyelik eki, bulunma hal eki Bu sözcükte yapım eki yoktur.

(Cevap D)

10. Birden fazla sözcükten oluşan, anlam ve yapı birliği ta- şıyan dil birliklerine söz öbeği denir. Tamlamalar, ikile- meler ve deyimler dilimizdeki belli başlı söz öbekleridir.

Buna göre:

“Bizim hayallerimizdir, bizi biz yapan.”

“Sorulara birkaç defa göz gezdirdi.”

“Sınıfın en çalışkan öğrencilerindendi.”

“Yemek için kimseye söz vermedim.”

cümlelerinde altı çizili yüklemler söz öbeğinden oluş- makta,

“Büyüdükçe büyüyor dertler içimde.”

cümlesinde ise yüklem söz öbeğinden oluşmamaktadır.

(Cevap A)

11. “Çocukların bu aylardaki dondurma keyfi görülmeye de- ğerdi.” cümlesindeki “dondurma” eylem anlamını yitirip bir nesnenin kalıcı adı olmuştur. Diğer seçeneklerdeki altı çizili sözcüklerde böyle bir durum söz konusu değil- dir.

(Cevap A)

12. Verilen cümleleri öncüldeki sırayla okuduğumuzda II.

cümlenin anlamca kendinden önceki cümleyle ilgili ol- madığını görüyoruz. “Bu açma işinin kökeninde ekono- minin kamusallaşması yer alıyordu.” cümlesinden önce

“açma” işinden söz edilmesi gerekirdi. Bu anlam da, “O da modernliğin, geleneksel dünyada sadece devlete has tutulan kamusal hayatı, artık ulus veya toplum olarak ta- nımlanan sınıfa açmış olmasıdır.” cümlesinde vardır. Bu- na göre parçada numaralandırılmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturabilmesi için II. ve IV. cümlelerin yer de- ğiştirmesi gerekir.

(Cevap C)

15. V. cümleye kadar parçada şehirlerde araç trafiğinin bü- tün şehir hayatını etkilediği üzerinde durulmuştur. V.

cümleden itibaren de fiziki yapılanmadan söz edilerek farklı bir konuya geçilmiştir. Buna göre bu parça iki pa- ragrafa ayrılmak istense ikinci paragrafın V. cümleyle başlaması uygun olacaktır.

(Cevap D) 13. Parçada geçen, “….SARS ve MERS’in ardından üçün- cü kez koronavirüs salgınıyla karşı karşıya geldi ve kü- resel bir tehdit oluşturmaya başladı.” cümlesine daya- narak parçanın anlatımıyla ilgili olarak “Açıklama ve kar- şılaştırmadan yararlanılmıştır.” diyebiliriz.

(Cevap B)

14. Parçanın konusu, maddi olarak güçlü olan toplumların kültürel anlamda bir yayılma gösterip başka kültürleri içinde eritmesidir. “Batı’nın teknolojisini alırken bunun yanında kültüründen uzak kalınıp kalınamayacağı ülke- mizin son iki yüz yıldır tartıştığı bir konudur.” cümlesin- deyse bu konunun dışına çıkılmış ve anlam akışı bozul- muştur.

(Cevap E)

(4)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

16. Parçada geçen, “Kimi sanatkârlar, ‘eşik’te bulunmanın doğal sonucu olan “yaşamayı bilmeme” hâlinden dola- yı ruhlarındaki o büyük ontolojik gerginlikle hayatla uz- laşamaz, dünyaya, adaletsizliklere, zulme ve kirli ilişki- lere şiddetle karşı çıkarlar; bu sebeple eserlerine de ‘uz- laşmazlık ve isyan’ egemendir.” cümlesi, “Bazı sanatçı- ların yapıtlarında anlaşmama ve bir şeylere karşı çık- manın sebebi nedir?” sorusunun cevabıdır. Diğer seçe- neklerdeki soruların parçada bir karşılığı yoktur.

(Cevap E)

18. Parçada, hikâyeli türkülerin çoğunun hikâyesinin yaşan- mışlıktan uzak olmasıyla ilgili okuyucuya bilgi verilmiş- tir. Buna göre parçayla ilgili olarak, “Bir durumla ilgili oku- yucuya bilgi verilmiştir.” denilebilir.

(Cevap C) 17. Parçada, Tarık Buğra’nın “Siyah Kehribar” ve “Küçük

Ağa” adlı iki romanından söz edilerek Siyah Kehribar hakkında başlarda olumsuz eleştiriler yapıldığı söylen- miştir. “Küçük Ağa” romanının ise olumlu karşılandığı vurgulanmıştır. Buna göre, “Tarık Buğra, başlarda eleş- tirilerden olumsuz etkilenmiştir ve “Küçük Ağa romanı olumlu karşılanmıştır.” yargılarına varılabilir.

(Cevap D)

19. Parçada, bir yazarın esas üslubunu ve özgünlüğünü bul- ma adresi olarak yazarın kendisi olarak gösterilmiştir.

Ancak bu şekilde nitelikli eserler ortaya konulabileceği belirtilmiştir.

“Başka yazarların olaylara bakışı, kurduğu yapı, biçim kıymetlidir ama yazarken uzaklardan eve, akleden ken- di kalbimize dönmek elzem.” cümlesinde başka yazar- lar tamamıyla yadsınmamış ancak yazarın gücünü ken- dinden alması gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda bu parçadan, “Farklı yazarların eserlerindeki yapısal ve dü- şünsel ögeler hiçbir şekilde dikkate alınmamalıdır.” ka- nısına varılamaz.

(Cevap D)

22. Esen’in kitabıyla ilgili yorum yapılan bu metinde parça- nın bütününe baktığımız zaman “A” seçeneğindeki bil- ginin olmadığını görürüz. Yapıtların etkilendiği dönem hakkında bilgi verilmemektedir.

(Cevap A)

23. Paragraf sorularında “Bu parçada hangisine ulaşılabilir, hangisi söylenebilir? ” sorularında cevabı yine parçanın içinden çıkarmalıyız. Cevap, parçanın tamamını kapsar nitelikte olmalıdır. Buna göre verilen parçada, Tutuna- mayanlar romanının sadece konusuyla değil yazarın oluşturduğu yapı ve kurgu ile adından söz ettirmiştir ifa- desine ulaşılabilir.

(Cevap C) 21. Parçada, aşkın fiziksel bir bağlılık olmadığının vurgulan- dığını göz önünde bulundurursak parçanın sonuna,“aşk, bizzat ruhta meydana gelen bir şeydir” ve “bedeninden ziyade içiyle ilgilidir insanın aşk” ifadelerinin getirilebile- ceğini söylemek mümkündür.

(Cevap E) 20. Parçada, teknolojinin iletişim alanında meydana getirdi- ği değişikliklerden söz edilerek özellikle kültür ve sanat konusundan örnekler sunulmuştur.Genel olarak da bu değişimden olumlu söz edilmştir. Bu anlam bağlamına göre, “Yüz yüze olan iletişimin yerini teknolojik iletişim aygıtlarının tutması söz konusu olamaz.” yargısının bu parçadan çıkarılması mümkün değildir.

(Cevap D)

(5)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

26. “Güz ve onun dönemlerini ifade eden tabirler hep bir ol- gunluk, olmuşluk, tamamlanmışlık imasıyla yüklüdürler.

Hüzün de vardır bu tabirlerde neşe ve hatta şenlik ha- vası da.” ifadelerinden ve parçanın genelinden hareket- le, “Bir doğa olayı ile insan hayatı arsındaki bazı durum- lar arasında benzerlik ilişkisi vardır.” yargısına varmak mümkündür.

(Cevap D) 25. Parçada konuşan kişi güz mevsiminin kendisinde uyan- dırdığı duyguları dile getirmiştir. Parçanın tamamı da göz önünde bulundurularak bu parçanın, “Güz mevsimi sizin için ne ifade etmektedir?” sorusuna karşılık geldi- ğini söylemek mümkündür.

(Cevap A)

27. – 30. soruların çözümünde aşağıdaki bilgiler kul- lanılacaktır.

Verilen bilgilerle tablo yapalım:

1. durum

Şahin Harun Murat

P L M

M P N

K K

2. durum

Şahin Harun Murat

P L M

M P K

N K

27. N tiyatrosunda Murat ve Şahin rol almış olabilir.

(Cevap A)

28. Harun ve Murat sadece K tiyatrosunda birlikte rol almış- lardır.

(Cevap D)

29. Her iki durumda da Harun K’da oynamış, N’de ise oy- namamıştır.

(Cevap E)

30. K ve P’de aynı öğrenciler oynamış ise 1. durum geçer- lidir ve Murat N tiyatrosunda rol almıştır.

(Cevap C) 24. Soruda e-kitabın tanımına, kim tarafından oluşturuldu-

ğuna, basılı kitap satışını temmuz ayında geçtiğine ve bugünkü konumuna değinilmiştir. Ama kullanım üstün- lükleri yoktur.

(Cevap B)

(6)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

31. ab − ac = 17 ise,

a : (b – c) = 17 ise a = 17 ve b – c = 1 olmalıdır.

b ve c asal sayı

b – c = 1 b = 3 ve c = 2 dir.

O hâlde, a + b + c = 17 + 3 + 2 = 22’dir.

(Cevap D)

34. 2A4 sayısı 2, A ve 4 ile kalansız bölünecek A = 1 için sayı 4 ile bölünmez.

A = 3 için 234 sayısı 4 ile bölünmez.

A = 5 için 254 sayısı 5 ile bölünmez.

A = 6 için 264 sayısı 6 ile tam bölünür.

A = 7 için 274 sayısı 4 ile bölünmez.

A = 8 için 284 sayısı 8 ile bölünmez.

A = 9 için 294 sayısı 9 ile bölünmez.

A değeri sadece 6 değerini alacağından cevabımız A olacaktır.

(Cevap A) 33. ba

kk

3 3

2 1

31 -

+ =

Ebob “7” olduğundan k = 7 olur.

. a

a a

b b b

a b bulunur

2 1 1 7 7

2 6

3

3 3 3 7 21

3 24

8

3 8 24 :

:

: :

+ = =

=

=

- = =

=

=

= =

(Cevap A)

35. , , ,

,

. bulunur 0 04

0 2

20 54 0 01

0 2

20 201 5 51

1 204 245

479

6 795 4745 :

: :

= =

= =

- -

- =-

= -

f p f p

(Cevap A)

38.

. a

a a a a

a a bulunur

1 3 8

1 31 1 21 1 31 1

12 32 1

21 1 21

32

1 61 6

1 1 3

3 3

&

- + =

- + =

- + =

+ =

= -

= - = -

- - -

- -

a

f p f

k p

(Cevap A) 37. 3 2 2

1

3 2 2

1 9 8

3 2 2

9 8 3 2 2 (3 2 2- )+(3 2 2) 1 1

+ =

-

+ +

- -

+ -

\ \ Z Z

3 2 2 3 2 2 3 3 6+ + - = + = bulunur.

(Cevap C)

32. ( ) Ç

( )

a b a c a b c

b d c d d b c T

a b

T c T

d T Ç

Ç Ç

T T

: : :

: : :

+ = + =

+ = + =

. Z

I. b a d:( + )=b T: = bilemeyiz.

II. b c a d Ç Ç Ç: + : = + = III. (b c a d+ ) (: + )=T T T: = Yalnız III

(Cevap C)

36.

... ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) /

n n

n n

n

4 3 3 4 5 6 7 8 9

3 2 1 7

2 2 8

3 1 4 3 3 12

5 2 3 10

35

< <

< <

< < > >

> >

&

+ + + - + - + - + - + - + - + -

- -

-

- - - -

- -

= -

(Cevap D)

(7)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

40. a b c

5 7 8 2 &

- = =

- = - a = 10

b = –14 c = 16

a . b . c = 10 . (–14) . 16 = –2240 bulunur.

(Cevap A)

41.

.

x x x

x x x x

x x

x x

bulunur

2 4 6 3 4

2 4 6 6 3 4

10 10 2

5

5 10

6 7 8 9 10 40

<

<

<

<

<

#

#

#

#

- + -

- + + -

+ + + + =

(Cevap D)

42.

( ) (– ) ( ) .

x y z

x x x y

y z

z x y z

x y z bulunur

2 10 2 3 0

2 10 0 2 10

5 2 0

2 3 0

3

5 2 3

30

0 0 0

&

&

&

&

&

: : : :

: :

- + + + - =

- =

=

= + =

= - - =

=

=

= -

144444 444442 3 \ \

(Cevap A)

45.

/

. K S K S

S S

K

gr

4000

1 2 2800

2 1200 2400

4000 2400 1600

&

+ =

- + =

= =

= -

=

(Cevap C) 44. Gezide yapılan toplam masraf a ₺ olsun.

Her bir kişiye düşen miktar = a 9 ₺’dir.

2 kişi katılamayınca a

7 ₺ düşecektir. Buna göre;

' .

a a a a a a

a a TL dir

7 9 14 7 9 14 9 637 14

632 14 441

( )9 ( )7

1 7

& & &

& &

= + - = -

=

= =

(Cevap A)

46.

5x 4y

5x 51

: = x Ş Kalan su 4x 4x = 4y:41 Ş y = 4x

Deponun tamamı 4y = 4 . 4x = 16x Boş kısmı 16x − 5x = 11x

xx 115

115

= bulunur.

(Cevap A)

43. !(5 6 1 ) ! !

4 7 5 6

4 29 429 :

: :

-

- = =

(Cevap E)

39. AB AB AB

AB AB

AB AB AB

AB AB A B

4 0 4 10 4

7 700

10 4 700

8 696

87 15

:

: :

= + = +

= +

+ - = +

=

=

+ =

(Cevap D)

(8)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

47.

. bulunur 1994 1 9 9 4 23

1994 23 2017

&

+ + + =

+ =

(Cevap C)

48. 90 km/saat 60 km/saat 450 = (90 – 60) : t

450 = 30 : t ⇒ t = 15 bulunur.

(Cevap C)

49.

10y 10x

x x x

y y y

x y xy

xy

y x xy

xy a xy

10 10 10040 6 10 10 10040

14

10 10 2

100 50

2

14 6 42

50 100 8

: :

: :

:

- =

+ =

= =

=

=

a = %16 azalır.

(Cevap E)

50.

. x y

bulunur

3 12 15

3 27

3 3

3 12 15 3

x y x y

x y 3

T T

= +

=

=

=

=

T T T

(Cevap C)

51. 32 8 34 7 15 3

32 8 34 7 15 3 99

; ; ; ; ;

+ + + + + =

(Cevap B)

52.

, ,

A B

A B A B

23 33 3 38 3

8 4& : 32

; ; ; ; ;

= = =

(Cevap B)

53. m n p Z, , ! + olduğundan harflere en az 1 adet 1’lik ver- meliyiz. Bu durumda 8 adet 1’likten elimizde 5 tane kal- mış olur. 3 harfe bu 5 tane 1’liği dağıtabilmek için 2 ay- raç kullanmamız gerekir.

/ / ! !!

! 1 111 1 5 27 !

5 2 7 6 5 21

"

: :

= : : = tane (m, n, p) sıralı üçlüsü bulunur.

(Cevap B)

(9)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

58.

a

b Alan = a . b

Dikdörtgenin alanı dik ke- nar uzunluklarının çarpı- mıdır.

D C

A E B

13 45

45

45 8ñ2

5 8

8

[DE] açıortay ve

( )

( ) ( )

m ADC

m AED m CDE

90

45

&

=

= =

c

c

%

% %

[DC] // [AB] ve

ADE ikizkenar dik üçgen

( )

AD AE br

AB br

A ABCD br

8 8 5 13

8 13 104 2

&

:

= =

= + =

= =

(Cevap A)

57. A

D

C B

E x

H

2 3

7

6 6

60°

30°

3 3

AB = AC = 12 ve

AD = DC = 6 br dir.

[DH] ⊥ [AB] çizelim.

AHD dik üçgeninde ( )

m AW =60c

( ) .

m ADH% =30cdir 90° → AD = 6 br ise

30° → AH = 3 br

60° → HD = 3 3 ve EH = 10 – 3 = 7 br dir.br EHD dik üçgeninde Pisagor Bağıntısı uygulanırsa,

. x

x x br bulunur

3 3 7

76 2 19

2 2 2

2 &

= +

= =

a k

(Cevap B)

55. A 5 6 7 8

B 6 7 8 9

C 7 8 9 10

4 tane

(Cevap D)

56.

( ) ( )

x y

x y

z t

z t

2 13

11

2 13

11 )

) ) + + =

+ = + + =

+ =

( )) ve ( )) ) dan x y z t 22+ + + =

(Cevap C)

54. ( )

( ) ( ) a

b c c a b

2 2 128

2 2 64

6 6 216

> >

14 7 2 2

12 6 2 2

6 3 2 2

= = =

= = =

= = =

(Cevap C)

(10)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

59.

30º

60º

8 8

8

8 A

B C

8 3

.

. .

T A r

T A T A

36060 4 8 3

68 16 3 323 16 3

2 2

2

&

: r

r r

= -

= - = -

(Cevap E)

60.

6 17 x

8 15 17

x x x x x

6 17 36 289 325

13 25 5 13

2 2 2

2 2

2 :

= +

= +

=

=

= (Cevap C)

(11)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

1. Orta Asya Türk tarihi, Türk kültürü, Türk dili ve edebiya- tı hakkında önemli bilgiler veren Orhun Kitabeleri II. Gök- türk (Kutluk) Devleti’nin en parlak dönemi olan Bilge Ka- ğan, kardeşi Kül Tigin ve Vezir Tonyukuk adına dikilmiş- tir.

Orhun Kitabeleri Yuluğ Tigin tarafından yazılmış, Da- nimarkalı dil bilgini Vilhelm Thomsen tarafından okun- muştur.

(Cevap E)

4. Osmanlı Devleti’nde padişahlar devletin sınırlarını ge- nişletmek için sürekli fetihler yapmışlar ve topraklarına toprak katarak sınırlarını genişletmeye çalışmışlardır.

Osmanlı Devleti döneminde Osmanlı ordusu bir savaşa girip o bölgeyi fethederek Osmanlı topraklarına kattı- ğında öncelikle o yeri hangi komutanın fethettiğine ba- kılırdı ve fethedilen o bölge fetheden komutana verilir- di. Bu duruma da kılıç hakkı adı verilirdi. Müsadere sis- temi, ölen kişinin mallarına devlet tarafından el konul- masıdır. Özel mülkiyeti engelleyen bir uygulamadır. Cü- lus ise, her taht değişikliğinde başa geçen yeni padişah tarafından yeniçerilere verilen bahşiştir.

(Cevap A)

2. Türk devletleri ve kurucuları ile ilgili olarak B, C, D ve E seçeneklerinde verilen bilgiler doğrudur. Fakat Büyük Hun Devleti’nin kurucusu Mete Han olmayıp bilinen ilk hükümdarı Teoman’dır.

Türklerde ilk devlet örgütlenmesi Hun hükümdarı Me- te Han tarafından gerçekleştirilmiş; ilk düzenli ordu (onlu sistem) kurularak veraset sistemi oluşturulmuş- tur.

(Cevap A)

5. Bulgaristan Osmanlı kuruluş döneminde Yıldırım Baye- zid zamanında Haçlılarla yapılan Niğbolu Savaşı ile fet- hedilmiş, Mora Yarımadası Fatih ve Rodos Adası ile Trablusgarp Kanuni zamanında yükselme döneminde ele geçirilmiştir. Girit Adası’nın fethi ise duraklama dö- neminde 24 yıl devam eden bir kuşatma sonucunda ger- çekleşmiştir.

(Cevap B)

3. Soruda sözü edilen eserler siyasetnamelerdir.

Surname; Osmanlı dönemi Türk edebiyatında şenlikler hakkında yazılan edebi metinlerin genel adıdır. Osman- lı döneminde padişah çocuklarının doğum ve sünnet tö- renleriyle padişah kızlarının düğün törenlerini anlatan eserlerdir.

Vekayiname; olayları günü gününe kaydeden, genel- likle ya hükümdarın ya da önemli devlet adamlarının ba- şından geçenler temel alınarak yazılan tarih eserleridir.

Menakıbname; tarikat büyüklerinin ve şeyhlerin kera- metlerini konu alan eserlere verilen addır.

Gazavatname ise; Türk edebiyatında ordunun akınları- nı, savaşlarını, kahramanlıklarını ve zaferlerini, düz ya- zı ya da şiir biçiminde anlatan edebi türdür.

(Cevap D)

6. XIX. yüzyıl sonlarından itibaren Osmanlı Devleti’ni ko- ruma kararı almış olan devletlerin (İngiltere ve Fransa) bu politikalarından vazgeçerek kendi çıkarları doğrultu- sunda Osmanlı topraklarını işgal etmeye başlaması, Os- manlı Devleti’ni Almanya’ya yaklaştırmıştır. Ayrıca Os- manlıcılık politikasının işe yaramadığını gören Osman- lı Devleti XX. yüzyıl başlarında Türkçülük politikası izle- meye başlamıştır.

(Cevap C)

(12)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

7. II. Mahmut tarafından Divan örgütünün kaldırılıp yerine Nazırlıkların (bakanlıklar) kurulmasıyla Reis-ül Küttap hariciye nazırlığı görevine getirilmiş ve önemi artmıştır.

Reis-ül Küttap, nişancı ve defterdar ile birlikte kalemi- ye sınıfı içerisinde yer almaktadır.

(Cevap E)

10. Edirne Olayı ile II. Mustafa tahttan indirilmiş, Lale Dev- ri’ni sona erdiren Patrona Halil Ayaklanması ile padişah III. Ahmet, Nizam-ı Cedit Dönemi’ni sonlandıran Kabak- çı Mustafa Ayaklanması ile III. Selim ve 31 Mart Olayı neticesinde de padişah II. Abdülhamit tahttan indirilmiş- tir. Fakat Alemdar Mustafa Paşa, padişah II. Mahmut’un sadrazamı olup bir yeniçeri ayaklanmasıyla ölümünün taht değişikliği ile ilgisi bulunmamış, Alemdar’ın ölümüy- le de II. Mahmut’un padişahlığı devam etmiştir.

(Cevap C)

8. Dirlik sistemine göre; ülke toprakları gelirine göre ayrı- lır, devlet memurlarına ve askerlere maaş ve hizmet kar- şılığı olarak dağıtılırdı (Rütbe ve derecelere göre). Dir- lik toprakların devlet görevlilerine maaş ve hizmet kar- şılığı olarak verilmesi, bu toprakların mülkiyetinin dev- lete ait olduğunu ve toprak üzerindeki devlet denetimi- ni göstermekte olup Osmanlı Devleti’nde Avrupa’daki- ne benzer bir feodalitenin oluşmasını ve bazı yerel güç- lerin ortaya çıkmasını önlemiştir.

Tımar (Dirlik) sistemi sayesinde eyaletlerde merkezi otorite korunmuş, tarımsal üretimin sürekliliği sağlan- mış, hazineden harcama yapılmadan bir ordu oluştu- rulmuştur. (Tımarlı Sipahiler - Eyalet Ordusu)

(Cevap B)

11. 1870’te siyasal birliğini oluşturduktan sonra sanayisi için ham madde ve pazar arayışına giren İtalya’nın Osman- lı Devleti’ne ait Trablusgarp topraklarına girmesi üzeri- ne Trablusgarp Savaşı başladı (1911). Osmanlı Devle- ti, Mısır’ın İngilizlerin elinde olması nedeniyle bölgeye düzenli bir ordu gönderemedi. Ancak bazı gizli yöntem- lerle bölgeye gönüllü subaylar gönderebildi. İstanbul’dan giden ve aralarında Tanin Gazetesi muhabiri Şerif Bey takma adıyla Mustafa Kemal’in de bulunduğu gönüllü subayların yerli halkı teşkilatlandırarak mücadele ettiği bu savaş sırasında Derne ve Tobruk’ta önemli başarılar kazanıldı.

(Cevap D)

9. Osmanlı Devleti tarım arazilerini üç yıl üst üste, maze- ret bildirmeden, ekim için kullanmayan köylüden çiftbo- zan vergisi denilen bir vergi alırdı. Ceza vergisi niteliğin- de olup toprakların boş kalmasını önleme ve üretimin sürekliliğini sağlama amacı taşımaktadır.

(Cevap A)

12. I. Balkan Savaşı’nda alınan yenilginin sorumlusu olarak hükümeti suçlayan İttihat ve Terakki yöneticileri, hükü- metin bu görüşe karşı çıkması üzerine 1913 Bâb-ı Âli Baskını’nı düzenleyerek hükümeti ele geçirdi.

Bâb-ı Âli Baskını’ndan sonra İttihat ve Terakki Parti- si, yönetimi tamamen ele geçirmiş ve izlediği politika- larla (Alman hayranlığı - Turancılık) Osmanlı Devle- ti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesine neden olmuştur.

(Cevap A)

(13)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

13. Wilson İlkeleri toprak alımına, savaş tazminatlarına, as- keri çatışmalara ve sömürgeci anlayışlara karşıdır. An- cak, “Her ulusun kendi geleceğini kendisinin belirleme- si (Self-determination) ilkesini savunarak ulusal devlet- lere karşı olmayıp ulus devlet anlayışını desteklemek- tedir.

Wilson İlkeleri, I. Dünya Savaşı’nın sona ermesinde, savaşı kaybeden İttifak devletlerinin savaştan çekil- mesinde temel etken olmuştur.

(Cevap E)

16. B, C, D ve E seçeneklerinde yer alan bilgiler, I. TBMM dönemine ait gelişmelerdir. Fakat Amasya Görüşmele- ri 20-22 Ekim 1919 yılında Temsil Kurulu ile İstanbul Hü- kümeti arasında gerçekleşmiştir. Bu görüşmelere Tem- sil Kurulu adına Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti adı- na da Bahriye Nazırı Salih Paşa katılmışlardır.

Amasya Görüşmeleri,Temsil Kurulu’nun İstanbul Hü- kümeti tarafından hukuken tanındığı anlamına gel- mektedir.

(Cevap A)

14. Mondros Ateşkesi’nden sonra başlayan işgaller karşı- sında Osmanlı yönetiminin tepkisiz kalması üzerine, Türk halkı düşmana boyun eğmeyerek öz savunma ihtiyacı ile harekete geçip düşmana karşı büyük bir mücadele başlatmış, özgür ve bağımsız yaşama arzusuyla bir yan- dan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri oluşturmuş, kongre- ler toplamış, bir yandan da silahlı mücadele başlatarak Kuvayımilliyeler meydana getirmiştir.

(Cevap B)

17. TBMM yasama, yürütme ve yargı yetkilerini kendisinde toplayıp güçler birliğini kabul etmekle, Türk ulusu adına karar verme ve uygulamada tek organ olmayı başarmış, meclis üstünlüğü anlayışını benimsemiştir.

I. TBMM’nin güçler birliğini benimsemesinin amacı, hızlı kararlar almak ve daha çabuk hareket etmektir.

(Cevap B)

15. Celalettin Arif Bey, 12 Ocak 1920’de çalışmalarına baş- layan Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde geçici başkan- lığa getirildi. 31 Ocak 1920’de başkan olan Reşad Hik- met’in ölümü üzerine meclis başkanlığına seçildi (4 Mart 1920). İstanbul’un işgali ve meclisin dağıtılmasından sonra 2 Nisan 1920’de Ankara’ya gitti. Milli Mücadele’yi destekledi. 23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Mil- let Meclisi’ne Erzurum milletvekili olarak katıldı ve mec- lis ikinci başkanlığına getirildi.

(Cevap C)

18. Hakimiyet-i Milliye Gazetesi, daha önceki iki İnönü Sa- vaşı ve başlamak üzere olan Sakarya Savaşı’nı kaste- derek, üçüncü Yunan taarruzu ile Kütahya-Eskişehir Sa- vaşlarını ifade etmektedir. Diğer taraftan Maarif Konge- si’nin Kütahya-Eskişehir Savaşlarının en ateşli günlerin- de toplanmış olması, Mustafa Kemal’in bağımsızlığa ol- duğu kadar eğitime de verdiği büyük önemi göstermek- tedir. Fakat, Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhasının sona erdiği yargısına ulaşılamaz. Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhası Kütahya-Eskişehir Savaşlarından sonra yapılan Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’un ar- dından imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile so- na ermiştir.

(Cevap C)

(14)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

19. Devletin yönetim şeklinin Cumhuriyet, başkentin Anka- ra, resmi dilin Türkçe ve dinin İslam olduğu 1921 Ana- yasası’na cumhuriyetin ilanı sırasında eklenmiş ve 1924 Anayasası hazırlanırken bu madde 1924 Anayasası’n- da da yer almıştır. Fakat, Atatürk ilkeleri ve kadınlara seçme-seçilme hakkının verilmesi 1924 Anayasası’na daha sonradan eklenen maddelerdir. 1934’te kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmış ve 1937’de de Atatürk ilkeleri anayasaya girmiştir.

(Cevap D)

22. Türk Parasını Koruma Kanunu’nun çıkarılması milliyet- çilik; Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nın uygulanması dev- letçilik; Efendi, Bey, Paşa Gibi Lakap ve Unvanların Kal- dırılmasına Dair Kanun’un çıkarılması halkçılık ilkesi ile ilgilidir.

(Cevap C)

20. Soruda sözü edilen banka Etibank’tır. İş Bankası 1924’te özel sektöre kredi sağlamak amacıyla kurulmuştur. Halk Bankası küçük esnaf ve sanayi erbabına uygun koşul- larla kredi kullandırma amacıyla 1938 yılında kurulmuş- tur. Denizbank 1938 yılında o zamanlar gelişmekte olan Türk denizcilik sektörüne finansman sağlamak amacıy- la kurulmuş bir devlet bankasıydı. Sümerbank, özel büt- çelerin yeni yeni oluşturulmaya başlandığı yıllarda, tica- ri nitelikte mal üreten bir kuruluştur. 1933 yılında kurul- muştur.

(Cevap B)

23. Lozan Antlaşması’ndan arta kalan Boğazlar ve Hatay sorunları daha sonra Türkiye’nin isteği doğrultusunda çözümlenmiştir. 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar üzerinde kesin Türk egemenliği sağlanmış, Hatay 1939 yılında bir halk oylaması ile tekrar anavata- na katılmıştır. Ancak Musul, 1926 Ankara Antlaşması ile İngiltere’nin mandası altındaki Irak’a bırakılmış ve Mu- sul kaybedilmiştir.

(Cevap E)

21. Cumhuriyet Dönemi’nde gerçekleştirilen inkılaplar ile il- gili olduğu alanlar A, C, D ve E seçeneklerinde doğru olarak verilmiştir. Fakat Şer’iye ve Evkaf Vekaleti’nin kal- dırılması hukuk alanında bir çalışma olmayıp yönetimin laikleşmesi doğrultusunda gerçekleştirilen bir girişimdir.

Bu vekalet, yapılan her türlü işlemin dinsel yasalara uy- gun olup olmadığını denetliyordu. Laikliğe ters olduğu için kaldırılarak, yerine İslamlığın yalnız inanç ve ibade- te ilişkin işlerini yürütmek üzere, Başbakanlığa bağlı bir Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur.

(Cevap B)

24. Türkiye II. Dünya Savaşı öncesinde batısındaki devlet- lerle Balkan Antantı’nı (1934), doğusundaki devletlerle Sadabat Paktı’nı (1937) imzalamış, karşılıklı olarak sı- nırları güvence altına almaya yönelik bu antlaşmalar ile Türkiye savaş öncesinde doğu ve batı sınırlarının gü- venliğini sağlamıştır. Ayrıca Montrö Boğazlar Sözleşme- si (1936) ile de Boğazlar üzerinde kesin Türk egemen- liğini sağlamayı başararak Boğazlarını da güvence altı- na almayı başarmıştır. Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının, II. Dünya Savaşı öncesi Türkiye’nin güvenliğini sağla- ma çalışmaları ile bir ilgisi yoktur.

(Cevap A)

(15)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

25. Türkiye’nin sahip olduğu jeopolitik konum ve bu konu- mu itibariyle taşıdığı önem, I. Dünya Savaşı’nda Osman- lı Devleti’nde olduğu gibi, II. Dünya Savaşı’nda da bazı büyük devletlerin, Mihver ve Müttefik devletlerin Türki- ye’yi kendi yanlarında savaşa sokmaya çalışmalarında önemli bir rol oynamıştır.

(Cevap B)

26. B, C, D ve E seçeneklerinde verilen gelişmeler, Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan sorunlara örnek ola- rak gösterilebilir. Fakat, Asala sorunu Yunanistan ile ya- şanan sorunlardan biri değildir. Asala, Ermeni terör ör- gütüdür. 20 Ocak 1975’te kurulan bu örgütün amacı, I.

Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti topraklarında yaşa- yan Ermenilere sözde soykırım yapıldığı iddiasıyla Türk toprakları üzerinde bir Ermeni devleti kurmaktı. Ermeni- ler 1975’ten itibaren yurt dışındaki görevlilerimiz, elçilik- lerimiz ve kuruluşlarımıza yönelik saldırılarda bulunmuş- lar, Türkiye’ye yönelik terör hareketini başlatmışlardır.

(Cevap A)

27. A, B, C ve D seçeneklerinde yer alan gelişmeler, Sovye Rusya’nın 1979’da Afganistan’ı işgal etmesinin Batı dün- yasında yarattığı tepkilere örnek olarak gösterilebilir. Fa- kat, Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesinin bu tepki- lerle bir ilgisi yoktur.

12 Eylül 1990’da yürürlüğe giren İki Artı Dört Antlaşma- sı ile Doğu ile Batı Almanya’nın birleşmesi, ardından 1991 sonunda SSCB’nin ve Varşova Paktı’nın kendini feshetmesiyle soğuk savaş dönemi bitmiştir.

Sovyet Rusya Afganistan’ı işgal ederek Basra Körfe- zi’ne, Hint Okyanusu’na ve Ortadoğu petrollerine sa- hip olmak istemiştir.

(Cevap E)

28. Mutlak (matematik) konum özelliklerinden dolayı Türki- ye’de buzulların etkili olduğu alanlar oldukça sınırlıdır.

Geçmiş jeolojik dönemlerde yaşanan iklim değişimlerin- den dolayı buzulların meydana getirdiği yeryüzü şekil- lerine Türkiye’de 2000 m’den daha yüksek alanlarda rastlanır. Bugünkü iklim şartlarına bağlı olarak da kalıcı kar sınırı, ülkemizde 3000 metrenin üzerinde görülmek- tedir. Bu nedenle buzullara ve bunların oluşturduğu şe- killere Ağrı, Erciyes, Kaçkar (IV nolu dağ sıraları), To- ros, Buzul (V nolu dağ sıraları) gibi dağların yüksek ke- simlerinde rastlanır.

(Cevap E)

29. Türkiye, volkanik faaliyetler sonucu oluşmuş çeşitli yer- yüzü şekillerine sahiptir. Bu yeryüzü şekillerinden vol- kan konilerine Doğu Anadolu’da yer alan Nemrut, Ten- dürek, Süphan, Büyük ve Küçük Ağrı dağları ile İç Ana- dolu’da yer alan Erciyes, Melendiz, Hasan dağları, Ka- radağ ve Karacadağ örnek verilebilir. Ayrıca Güneydo- ğu Anadolu’da yer alan ve İç Anadolu’dakiyle aynı isme sahip olan Karacadağ da volkanik yeryüzü şekilleri ara- sında yer almaktadır. Konya sınırları içerisinde yer alan Meke Tuzlası ile Nevşehir’de bulunan Acıgöl ise maar özelliği taşıyan yeryüzü şekillerindendir. Nevşehir’deki peribacaları volkanik (tüflü) arazide sel sularının aşın- dırmasıyla oluşan enteresan yer şekilleridir. Ayrıca Ba- tı Anadolu’da (Kula / Manisa) volkanizmanın etkisiyle çok sayıda küçük volkan konisi, lav ve kül kalıntısı bu- lunmaktadır. Ancak Tuz Gölü’nün oluşumunun volkanik patlamalar ile ilgisi yoktur.

Ankara, Konya ve Aksaray illeri arasında bulunan Tuz Gölü yüz ölçümü bakımından ülkemizin ikinci büyük gölü iken, son yıllarda sularındaki azalmadan dolayı üçüncü sıraya düşmüştür. Tektonik bir çanakta yer alan bu göl, aynı zamanda bir kapalı havzadır. Orta- lama derinliği 40 cm olan ve yazın büyük bir kısmı ku- ruyan Tuz Gölü’nden Türkiye’nin tuz ihtiyacının yarı- ya yakını elde edilmektedir.

(Cevap A)

(16)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

31. Türkiye mutlak konumunun bir sonucu olarak Kuzey Ya- rım Küre’nin orta kuşağında yer almaktadır. Buna bağ- lı ocak ayında kış mevsimi yaşanır ve gündüz süreleri kısa olur. Bu da güneşlenme süresinin kısa olmasına neden olur. Temmuz ayında bu durumun tam tersi göz- lenir.

(Cevap B) 30. Türkiye’deki tektonik ovalar; fay hattına bağlı olarak or- taya çıkan çöküntü alanlarının alüvyonlarla dolması so- nucunda oluşmuştur. Seçeneklerde verilenlerden “Kah- ramanmaraş Ovası” Hatay’dan Van’ın doğusuna kadar bir yay çizerek KAF ile birleşen Doğu Anadolu Fay Hat- tı (DAF) üzerinde yer alır.

TÜRKİYE’NİN TEKTONİK OVALARI

Kuzey Anadolu Fay Hattı Üzerinde; Gönen, Bur- sa, İnegöl, Yenişehir, Pamukova, Orhangazi, Gem- lik, Bolu, Düzce, Suluova, Taşova, Vezirköprü, Tur- hal, Erbaa, Niksar,Erzincan, Erzurum ve Pasinler ovası yer alır.

Batı Anadolu Fay Hattı Üzerinde; Bakırçay, Ge- diz, Küçük Menderes, Büyük Menderes ovaları yer alır.

Doğu Anadolu Fay Hattı Üzerinde; Amik, Kahra- manmaraş, Elbistan, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Karlıova, Malazgirt ve Erzurum gibi ovalar yer alır.

İç Anadolu’da; Ankara, Aksaray, Konya, Kayseri, Eskişehir, Develi, Çubuk ovaları yer alır.

Güneydoğu Anadolu’da; Ceylanpınar, Suruç, Bi- recik, Harran (Altınbaşak) ovaları yer alır.

(Cevap E)

33. Akarsu vadilerinin deniz altında kalmasıyla oluşan ria kıyı tipinin ülkemizdeki örnekleri Güneybatı Ege, Çanak- kale ve İstanbul boğazlarıdır.

(Cevap B)

34. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu dönemde, önce Bi- rinci Dünya Savaşı, ardından Kurtuluş Savaşı’ndan çı- kıldığı için erkek nüfus sayısı azalmıştı. Bununla birlik- te, çeşitli salgın hastalıklardan dolayı bebek ölüm oranı yüksekti. Ayrıca bu dönemde savunmada en önemli as- kerî güçlerden biri, insan sayısıydı. Dönemim Türkiye’sin- de temel ekonomik etkinlik ise tarım ve hayvancılıktı ve doğal kaynakların önemli bir kısmı işlenmeyi beklemek- teydi. Hem tarım alanlarını hem de diğer doğal kaynak- ları işlemek için insan gücüne olan ihtiyaç fazlaydı. Bu yüzden cumhuriyetin ilk yıllarında ülkenin kalkınması ve savunulması için nüfus artış hızının artırılması gerek- mekteydi. Dolayısıyla da 1923 ile 1963 yılları arasında Türkiye’de nüfus artış hızını artırmaya yönelik politika- lar benimsenmiştir. Ancak 1950’den sonra hızlanan ta- rımda makineleşme sonucu tarım alanında iş gücüne duyulan ihtiyacın azalması; kırsal kesimde işsizlik ora- nını artıracağından bu politikaların terk edilme nedenle- rindendir.

(Cevap C) 32. Soruda verilen açıklamaya göre, vejetasyon döneminin kısa olması demek; sıcaklık ortalamalarının düşük ol- ması anlamına gelir. Seçeneklerde verilen yerlerden yıl- lık sıcaklık ortalaması en düşük olan ise Ardahan Pla- tosu’dur.

(Cevap B)

(17)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

36. Dağınık dokulu yerleşmelerdeki evler konum olarak bir- birine uzak bir şekilde araziye dağılmıştır. Türkiye’de;

arazinin engebeli, su kaynaklarının fazla ve tarım alan- larının parçalı olduğu yerlerde bu tür yerleşmeler görü- lür. Özelikle de Kuzey Anadolu Dağları’nın kuzey ya- maçlarında yaygın olarak dağınık yerleşme görülmek- tedir.

Türkiye’de engebenin az ve su kaynaklarının yetersiz olduğu yerlerde evlerin birbirine yakın konumlandırıl- masıyla toplu dokulu yerleşmeler oluşmuştur. Evlerin genellikle su kuyusu, çeşme ya da dinî yapıların etra- fında bulunduğu bu tür yerleşmeler, ülkemizde deniz- den uzak iç kesimlerde daha yaygındır. Türkiye’deki kırsal yerleşmelerin çoğunluğunun toplu yerleşme şek- linde olduğunu görmek mümkündür.

(Cevap E) 35. Aşağıda verilen grafikte, Türkiye toplam ayçiçeği üreti- minde, ön sıralarda yer alan illerin üretim payları göste- rilmiştir.

Diğer iller%41

Tekirdağ%19 Edirne%15

Konya%14

%11 Kırklareli

Ayçiçeği ilk yetişme döneminde su; hasat döneminde ise kuraklık isteyen bir bitkidir. İlkbaharda ekimi yapılan bu ürünün, hasadı yaz sonlarında gerçekleştirilir. Yağ

üretiminde yaygın olarak kullanılan ayçiçeğinin yoğun üretildiği yerler Marmara, İç Anadolu Akdeniz ve Ege bölgeleridir. Tekirdağ ve Edirne ile son yıllarda üretimi artan Konya ayçiçeğinin en çok üretildiği illerdir.

(Cevap A)

39. Linyit, III. Jeolojik Zaman’da oluşmuş ve taş kömürüne göre daha düşük kalorili bir madendir. Türkiye, linyit ya- takları bakımından oldukça zengindir. Türkiye’de linyit çıkarılan önemli yerler; Elbistan (Kahramanmaraş), So- ma (Manisa), Tunçbilek, Seyitömer, Tavşanlı (Kütahya), Çan (Çanakkale), Yatağan (Muğla), Çeltek (Amasya), Nallıhan, Çayırhan (Ankara), Dodurga (Çorum) ve Aş- kale (Erzurum) şeklinde sıralanabilir. Türkiye’de üretilen linyitin enerji kaynağı olarak kullanıldığı termik santral- ler ise; Soma (Manisa), Seyitömer ve Tunçbilek (Kütah- ya), Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy (Muğla), Afşin-El- bistan (Kahramanmaraş), Çayırhan (Ankara) ve Orha- neli’ dir (Bursa).

(Cevap D) 38. Orman ürünleri sanayisi ham madde olarak ormanlar- dan elde edilen odunu kullanırken mobilya sanayisi da- ha çok yarı işlenmiş hale getirilen orman ürünlerini kul- lanır. Kâğıt, kereste, lif levha, yonga levha, parke, sun- ta ve kontraplak başlıca orman ürünleridir. Türkiye’de kereste fabrikalarının daha çok Batı Karadeniz’de yo- ğunlaştığı görülmektedir. İstanbul, Ankara, Kayseri, İz- mir ve İnegöl (Bursa) mobilya üretiminin gerçekleştiği başlıca şehirler olarak ön plana çıkmaktadır.

(Cevap B) 37. Doğu Anadolu ve Mezopotamya uygarlıklarında devle- tin oluşum sürecindeki esaslı değişiklikleri gösteren Ma- latya’nın Battalgazi ilçesindeki Arslantepe Höyüğü, 44.

Dünya Miras Komitesi toplantısında alınan kararla; Tür- kiye’nin 19’uncu varlığı olarak dünya mirası listesine gir- miştir. Arslantepe Höyüğü’nün UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesi kararında, kültürel gelenekler ve toplumsal değerlerin değişimi, hiyerarşi, sosyal farklılık- lar ve ekonomik ayrıcalıklara dayanan sosyal ve siyasi sistemlerin ortaya çıkışına tanıklık etmesi gibi özellikle- ri etkili olmuştur. Anıtsal mimari, idari, teknoloji ve sanat alanında dönemin iktidarına özgü gelişmelerine kaynak- lık eden höyük, Mezopotamya ve çevresinde dönemi- nin en kapsamlı kazılmış kamu komplekslerinin korun- muş örneklerinden biri olarak gösterilmektedir.

(Cevap D)

(18)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

40. Güneş enerjisi, çevre temizliğine olan katkısından dola- yı fosil yakıtlara alternatif bir enerji kaynağıdır. Güneş’in, bir enerji kaynağı olarak kullanımı hem Dünya’da hem de Türkiye’de giderek yaygınlaşmaktadır. Güneş ener- jisi özellikle, güneşli gün sayısının Güneydoğu Anadolu ile Akdeniz ve Ege’nin kıyı bölgelerinde yaygın olarak kullanılır. Bu bölgelerde daha önce ısıtma, sıcak su el- de etme ve seracılık gibi alanlarda kullanılan güneş ener- jisinden; son yıllarda sayıları giderek artan güneş sant- ralleri ile elektrik üretilmeye başlanmıştır. Güneşli gün sayınının fazla olduğu yerlerde (Şanlıurfa, Konya, Balı- kesir, Denizli, Mersin vb.) kurulan santrallerden 2019 yı- lı sonunda Türkiye’deki toplam elektrik üretiminin yak- laşık %2,5’i karşılanmıştır. Güneşlenme süresi en az olan yer Karadeniz kıyılarıdır. Karadeniz kıyı kesiminde yer alan Zonguldak’ta; bulutlu gün sayısı fazla olduğun- dan bu santrallerin yaygın olduğu söylenemez.

(Cevap E)

44. Geçmişten bugüne dış ticaret, hem ihracat hem de itha- lat bakımından hızla artmış, tarım ürünlerinin yerini sa- nayi ürünleri almıştır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türki- ye’nin ihracatında ham madde ve tarımsal ürünler önem- li bir yer tutarken bugün ihracatımızın çok büyük bir kıs- mını imalat sanayisi oluşturmaktadır. Örneğin; Türki- ye’nin dünya pazarında 2019 yılında ihracatındaki en büyük pay; elektrikli cihazlar, elektronik ürünler, maki- neler, motorlu taşıtlar ile parçalarına aittir. Aynı yılın dün- ya pazarından Türkiye’nin ithalât payının en çok olduğu ürünler ise fosil yakıtlar, yağlar, kazanlar, makineler ve mekanik cihazlardır.

(Cevap D) 43. Haritada dağılışı gösterilen pamuklu dokuma sanayi te- sisleridir. Türkiye’de oldukça yaygın olan pamuklu do- kuma faaliyetleri özel sektör tarafından yürütülmektedir.

Pamuklu dokuma ve pamuk ipliği tesisleri daha çok Ada- na, İzmir, Denizli, Aydın, Antalya, Manisa, Gaziantep gi- bi illerde ham maddeye bağlı olarak kurulmuştur. İstan- bul, Bursa ve Kayseri gibi illerde ise bu sanayi kolunun gelişmesi ham madde temininin kolay olmasından kay- naklanmaktadır.

(Cevap E) 42. Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi kapsamındaki iller;

Yeşilırmak Havzası’nda yer alan Amasya, Çorum, Sam- sun ve Tokat’tır. Bu projenin amaçları;

• Yeşilırmak ve kollarında var olan kirlilik alanlarını tespit edip önlem almak,

• Proje alanında erozyonla mücadele etmek için ça- lışmalar yapmak,

• Akış rejimini düzenleyici çalışmalar yapmak,

• Proje bölgesinde ekonomik ve sosyokültürel kalkın- mayı sağlamak için çalışmalar yapmaktır.

(Cevap B)

41. Sanayileşme için gerekli olan temel faktörlerden biri ham madde teminidir. Tarım ürünleri, hayvansal ürünler, su ürünleri, ormanlar ve madenler başlıca ham madde kay- naklarıdır. Modern sanayide ham maddeye duyulan ih- tiyacın fazla olmasının yanı sıra bazı ham maddelerin çabuk bozulabilir olması, sanayi tesislerinin ham mad- de kaynaklarına yakın yerlerde kurulmasını zorunlu kıl- maktadır. Karabük ve Ereğli (Zonguldak) demir çelik fab- rikaları ise ham maddeye değil; enerji kaynağına yakın yerde kurulmuşlardır. Demir ve çelik elde etmek için yük- sek ısıya ihtiyaç duyulmakta, bu ısı da taş kömüründen elde edilmektedir. Türkiye’nin taş kömürü yatakları Ba- tı Karadeniz’de bulunduğu için ülkemizdeki demir çelik fabrikalarının ikisi burada kurulmuştur.

(Cevap D)

(19)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

45. Türkiye’deki köyden küçük yerleşmeler idari olarak köy- lere bağlı olan ancak köyün dışında bulunan kırsal yer- leşmelerdir. Bunlar, yapılan ekonomik faaliyetlere göre geçici ya da sürekli yerleşme özelliği göstermektedir.

Yayla, kom, ağıl, oba, dam ve dalyan geçici yerleşme;

çiftlik, mahalle, mezra ve divan ise sürekli yerleşme kap- samında değerlendirilebilir. Bunların içerisinde en yay- gın olan ise yayladır. Yaylalar; genellikle ilkbahar ve yaz mevsimlerinde yüksek kesimlerdeki gür ot toplulukların- dan hayvancılık faaliyetlerinde yararlanmak amacıyla oluşturulan geçici yerleşmelerdir. Toroslar ve Kuzey Ana- dolu Dağları ile Doğu ve İç Anadolu’da yaygın olan bu yerleşmeler, son yıllarda turizm amaçlı olarak da kulla- nılmaktadır.

(Cevap C)

48. • Suç ve cezalara ilişkin hükümler ancak kanunla ko- nur

• Kimse işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunla- rın suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz ve kimseye suçu işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunların belirlediği cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

• Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri an- cak kanunla konulurlar,

• Suçluluğu bir mahkeme kararı ile sabit olana kadar kimse suçlu sayılamaz.

• Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınla- rını suçlayıcı beyanda bulunmaya veya bu yolda göstermeye zorlanamaz.

• Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil ola- rak kullanılamaz.

• Ceza sorumluluğu şahsidir.

• Hiç kimse yalnızca sözleşmeden kaynaklı bir yü- kümlülüğünü yerine getirmediğinden dolayı özgür- lüğünden alıkonulamaz.

• İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğu- ran bir müeyyide uygulayamaz ancak silahlı kuvvet- lerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istis- nalar getirilebilir.

• Uluslararası Adalet Divanına taraf olmanın gerektir- diği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş suç nedeniyle yabancı ülkeye iade edilemez.

Suç ve cezaya ilişkin hükümler verili olup idarenin kişi hürriyetini kısıtlayıcı müeyyide koyma yetkisi yoktur. Ki- şi hürriyetini koyma ancak kanunla olur. Kanun koyma yetkisi ise TBMM’ye aittir.

(Cevap D) 46. Nispi Butlan: Kanunun öngördüğü unsurlara sahip olan

ve kanunun emredici hükümlerine aykırı olmayan bir iş- lem, o işlemi oluşturan iradede bir sakatlık ortaya çık- masıdır

Yokluk, bir hukuksal işlemin hukukun öngördüğü kuru- cu ögelerinden en az birine uyulmaması dolayısıyla o işlemin hiç oluşmamış sayılmasıdır

Mutlak butlan: Bir hukuki işlemin, kanunun öngördüğü kurucu unsurları bulundurmakla birlikte, kanunun emre- dici hükümlerine aykırı olmasıdır.

Tek Taraflı Bağlamazlık: Hukuki bir işlemin hükmünün diğer tarafın onayına bağlı olmasıdır.

İptal: Hukuka aykırı olarak yapılmış bir idari işlemin yar- gı organı kararıyla ortadan kaldırılmasıdır.

Emredici hükümlere aykırılık olduğu cevap C seçeneği- dir.

(Cevap C)

47. Meşru Müdafaa (Haklı Savunma): Bir kimsenin kendi şahsına veya malına yapılan hukuka aykırı saldırıyı ön- lemek için yaptığı ölçülü karşı saldırıya denir.

Zaruret Hali (Iztırar Hali): Kendisini ve başkasını bile- rek sebep olmadığı zararlardan veya tehlikeden kurtar- mak için başkalarının malına zarar vermektir.

Kuvvet Kullanma: Hakkın kaybolması tehlikesi mev- cutken hükümet güçlerine başvurmanın imkânsız bulun- ması durumunda kişinin hakkını kuvvete başvurarak ko- rumasıdır

Yaptığı eylem normalde suç unsuru olduğu halde huku- ka uygun olduğundan ceza verilmeyen durum kuvvet kullanma şeklinde ifade edilir.

(Cevap E)

(20)

A K A D E M İ D E N İ Z İ Y A Y I N C I L I K

www.akademidenizi.com.trwww.akademidenizi.com.tr

50. Kişinin Hak ve Ödevleri (Negatif Statü Hakları)

• Kişini maddi ve manevi varlığının dokunulmazlığı

• Kişi hürriyeti ve güveliği

• Özel hayatın gizliliği

• Konut dokunulmazlığı

• Haberleşme hürriyeti

• Yerleşme ve seyahat hürriyeti

• Din ve vicdan özgürlüğü

• Düşünce ve kanat hürriyeti

• Düşünceyi açıklama hürriyeti

• Bilim ve sanat hürriyeti

• Mülkiyet hakkı

• Kanuni hâkim güvencesi

• İspat hakkı

Sosyal ve Ekonomik Haklar (Pozitif Statü Hakla- rı)

• Ailenin korunması

• Eğitim ve öğrenim hakkı

• Kıyılardan yararlanma hakkı

• Çalışma hakkı

• Sendika kurma hakkı

• Konut hakkı

• Toprak mülkiyeti

• Sosyal güvenlik hakkı

• Sağlık hizmetleri

49. Demokrasinin temel ilkeleri şunlardır.

• İktidarın seçim yoluyla değiştirilebilir olması

• Güçler ayrılığı

• Katılımcılık

• Çok partili siyasal yaşam

• Hukukun üstünlüğü

• Muhalefetin varlığı

• Çoğunluk ilkesi

• Temel hak ve özgürlüklerin güvencesi.

“Görevler ayrılığı ve kuvvetler birliği” uygulaması demok- rasinin temel ilkeleri arasında olmayıp uygulanması da demokratik değildir.

(Cevap D)

• Grev ve lokavt hakkı

• Dinlenme hakkı

• Toplu iş sözleşmesi hakkı

• Sanat ve sanatçının korunması

Siyasi Haklar ve Ödevler (Aktif Statü Hakları)

• Türk vatandaşlığı

• Seçme ve seçilme hakkı

• Siyasi parti kurma, üye olma ya da üyelikten çıkma

• Kamu hizmetlerine girme hakkı

• Vatan hizmeti

• Vergi ödeme

• Dilekçe hakkı

• Bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı Kişi hak ve ödevleri ile siyasi hak ve ödevler konusun- da düzenleme ancak kanunla yapılabilir. Bu alanlarda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle düzenleme yapıla- maz.

(Cevap A)

51. Meclis başkanlık divanının genel özellikleri:

• Meclis başkanı meclis tarafından ve diğer üyelikler siyasi partiler tarafından oy oranına göre seçilir.

• Divan üyeliklerini seçimi için bir yasama dönemin- de 2 defa seçim yapılır.

• Bütün üyeleri milletvekillerinden oluşur.

• Meclis Başkanı hiçbir oturumda oy kullanmaz.

• Meclis Başkanı siyasi partilerin faaliyetlerine katıla- maz.

• Meclis başkanın hiçbir oturumda oy kullanmaz.

Başkan vekilleri yönettikleri oturumda oy kullanamaz.

Meclis Başkanı dışındaki diğer üyelikler siyasi partiler tarafından seçilir.

(Cevap A)

Referanslar

Benzer Belgeler

Üçer soru bankası alan Ada’nın matematik dışında coğrafya, Türkçe üçüncü olarak da vatandaşlık ya da tarih soru bankası (vatandaşlık / tarih) al- dığı

Öncüldeki parçada numaralanmış cümlelere bakıldığında A, B, D ve E seçeneklerinin numaralanmış cümlelerle ilgili olarak doğru olduğu görülür.. Ancak III numaralı

Diğer sayfaya geçiniz. Aşağıdaki grafikte Türkiye’de dört tarım ürününün, 2000–2004 yılları arasındaki üretimleri ton olarak gösterilmiştir. B) Yaş çay

Öncüldeki parçada I numaralı virgül özneyi belirtmek için kul- lanıldığından, II numaralı virgül sıralı cümleleri ayırmak için kullanıldığından, IV

Genel Yetenek ve Genel Kültür Testi için verilen toplam cevaplama süresi 120 dakikadır (2 saat).. Genel Yetenek ve Genel Kültür Testlerinin her birinde 60

Sürüngen canlıların yaşam biçimleri ve fiziksel yapıları ile ilgili bilgilerin verildiği bu parçayla ilgili olarak I numaralı cümleye göre A seçeneği, VII numaralı

Parçada verilen “Ancak bu kaynaklarda, günlük yaşamın bir parçası olan tarım, ekonomi, eğitim, zanaat gibi konulara çok az değinilmiştir.” ifade- siyle “Tabletlerde

D Öncülde verilen parçadaki numaralanmış sözler, cümlelerinin bağlamına göre değerlendirildiğinde I, II, III ve V numaralı ifadelerin gerçek anlamına uygun