Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğü
(AGM)
30 Kasım 2004
Türkiye’de
Erozyon Problemi ve Erozyon Kontrolu
Çalışmaları
İsmail BELEN Orm. Yük. Müh.
AGM
Planlama Dairesi Başkanı
SUNUŞ
Önce toprak vardı!
Sahip olduğumuz tüm güzellikler toprak üzerinde yeşerdi.
Yurdumuz, yuvamız oldu.
Medeniyetleri taşıdı.
Bizleri, tüm insanlığı bugüne getirdi.
İnsanoğlunun tüm yaramazlıklarını müşfik bir anne duyarlılığı ile bağrına bastı.
Hep “sadık yarimiz” olarak kaldı.
Bugün artık yaşlanan toprak , insanoğlunun yani bizlerin himmetine muhtaç hale geldi.
Bu ihtiyaca binaen Devletimiz çeşitli kurumları toprağı korumak ve geliştirmekle görevlendirdi, özellikle “Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğü” nü kurdu.
Bu sunumdan istifadeyle sizlerle; ülkemizdeki erozyon problemi hakkındaki bilgi ve düşüncelerimizi paylaşmak, yapılan çalışmaları ve planlarımızı aktarmak istiyorum.
Saygılarımla
4
Erozyon Nedir?
Erozyon, toprağın yağış, jeolojik ve topoğrafik etkenlerle bulundukları yerden bir başka yere taşınmasıdır.
Bir başka ifade ile erozyon, insan
müdahalesi sonunda vejetasyonu tahrip
edilmiş arazilerde toprakların, oluşum
hızlarından daha büyük bir hızla başka
bir yere taşınmasıdır.
Erozyon kontrolu, toprakların verim gücünün korunması ve yükseltilmesi amacıyla,
havzanın su ekonomisini,
akış rejimini,
ve havzada yaşayan insanların ekonomik ve sosyal durum ve
potansiyellerini düzeltmeyi ve
geliştirmeyi hedef alan çok yönlü
çalışmalar bütünüdür.
Erozyon-Çölleşme İlişkisi
Uluslararası literatürde “çölleşme ve erozyon “ hemen hemen aynı manaları ifade etmek için kullanılmaktadır.
Birleşmiş Milletler, “Çölleşme İle
Mücadele Sözleşmesi” 17 Haziran 1994 yılında kabul edilmiştir. Ülkemiz aynı
tarihte sözleşmeyi imzalamış ve TBMM’ ce
onaylanmıştır.
Erozyon-Çölleşme İlişkisi
Çölleşme
“Birleşmiş Milletler Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi”
ne göre çölleşme;
kurak, yarı-kurak ve az yağışlı alanlarda, iklim
değişiklikleri ve insan faaliyetleri de dahil olmak üzere çeşitli faktörlerden kaynaklanan arazi bozulmasını ifade etmektedir.
Arazi bozulması,
rüzgar ve/veya suyun etkisiyle oluşan toprak erozyonu,
toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik veya ekonomik özelliklerinin bozulması,
bitki örtüsünün uzun süreli kaybı, gibi nedenlerle ;
yağmurla beslenen ekili alanlarda, sulama yapılan
alanlarda veya otlak, mera, orman ve ağaçlık alanlarda biyolojik ve ekonomik verim ve çeşitlilik azalmasını ve kaybını ifade etmektedir.
Erozyon-Çölleşme İlişkisi
"ÇÖLLEŞMEYLE MÜCADELE",
kurak, yarı-kurak ve az yağışlı alanlarda
sürdürülebilir kalkınma için arazinin
entegre olarak geliştirilmesinin bir parçası olan ve ;
arazi bozulmasını önlemeye ve/veya azaltmaya,
kısmen bozulmuş arazinin rehabilitasyonuna,
ve çölleşmiş arazinin geri kazanılmasına
yönelik faaliyetleri içerir
.AGM ve Çölleşme İle Mücadele
“Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi” dikkate alınarak Genel Müdürlüğümüz faaliyetleri incelendiğinde
çalışmalarımızın “Çölleşme İle Mücadele” kapsamında mütalaa edilebileceği görülmektedir.
Bazı değişik yaklaşımlar olabilmekle birlikte çölleşme ile mücadele deyince dünya genelinde de
“erozyonla
mücadele, toprağın ve üzerindeki örtünün çeşitli yöntemlerle rehabilite edilmesi
”anlaşılmaktadır.
Buna göre
“erozyon=çölleşme ve erozyonla
mücadele=çölleşme ile mücadele”
ifadelerini kullanmamız mümkündür.Mevcut Durum
Ülke alanının %86’sında değişik şiddetlerde erozyon hüküm sürmektedir. Orman alanlarının 3 milyon
hektarında erozyon söz konusudur.
Asıl erozyon 57 milyon hektarı bulan orman dışı alanlardadır.
Ülkemizde bir yılda denizlere, göllere ve barajlara taşınan toprak miktarı 500 milyon tondur.
Bu miktar; 20 ton taşıma kapasiteli 25 milyon
kamyonun taşıdığı miktara eşittir. Başka bir ifadeyle, Kıbrıs adası büyüklüğünde, 10 cm. yüksekliğinde
toprağın taşınmasıdır.
1 km2’den taşınan toprak miktarı, Dünya genelinde 142 ton iken, ülkemizde 600 tondur.
Birim alandan taşınan toprak miktarı Afrika’dan 22 kat, Avrupa’dan 17 kat, Kuzey Amerika’dan 6 kat daha
fazladır.
Topraklarımızda Görülen Erozyon
1 km2 den taşınan toprak miktarı
600 ton
142 ton
Dünya Ortalaması Türkiye
Mersin Kadıncık Mevkii
Bu köprü inşaa edildiğinde kum, çakıl almak amacıyla altından kamyonlar geçerken bugün su bile geçmemektedir.
Mevcut Durum
Türkiye ortalama yüksekliği 1132 metre olan yüksek bir ülkedir.
Eğim de fazladır. Eğimi % 15’den fazla olan yerlerin miktarı ülkenin % 62.4’den fazladır.
Bölgelere göre çok değişik iklim farklılıkları gösterir.Yıllık
yağış Rize’de 2270 mm
, Konya-Karapınar’da 278 mm dir. İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolubölgelerinde yaz kuraklığı ve yağış yetersizliğinden dolayı bitki örtüsü zayıf olduğundan, bu bölgeler erozyondan en fazla etkilenen bölgelerdir.
Ülkemizin jeolojik ve toprak yapısı; genelde pekişme durumu zayıf,ayrışmaya ve değişmeye karşı fazla direnç göstermeyen taneli, tortul ve volkaniktir. Yani,
topraklarımızın erosif değeri yüksektir.
Mevcut Durum (İnsan Faktörü)
Bütün bu olumsuz faktörlerin yanında asıl sebep doğayı tahrip eden insan faktörüdür.
Tarıma uygun olmayan yaklaşık 6 milyon hektarda tarım yapılmaktadır.
Meralarda aşırı otlatma neticesinde verim azalmakta, ot örtüsü tahrip olmakta, böylece yüzey erozyonu
artmaktadır. (Bir keçi, bir günde ağırlığı kadar bitki ve tohum tüketmektedir.)
Dağınık ve düzensiz yerleşme doğal dengenin
bozulmasına, kırsal alanda fakirliğin daha da artmasına sebep olmuştur.
Ülkemiz açısından erozyonun sebepleri incelendiğinde insan faktörü ön plana çıkmaktadır. Diğer sebepler ise erozyonu hızlandırmaktadır.
İnsanlarımızda fidan dikme ve tabiatı koruma alışkanlığa yeterince gelişmemiştir.
Van İli Gevaş İlçesi
Çözüm İmkanımız Var mı?
Şu bir gerçek ki tabiat verilen her türlü emeğe anında mukabele etmektedir.Bozulan doğal dengeyi yeniden tesis etmek mümkündür.
Ama bunun başlangıç noktası yerel halk, bölgede yaşayan insanlarımızdır.
Her hangi bir faaliyette bölge insanını ikna etmeden, onlarla beraber çalışmadan,
mağduriyetlerini gidermeden başarılı olmak
mümkün değildir.
Nereden Başlamalıyız?
Ormanların, diğer bir ifadeyle tabiatın tahribatı insanlardan kaynaklanmıştır.
Bozulan bu dengeyi ıslah etmek için insan baskısını azaltmak, tabiatla dost hale getirmek gerekmektedir.
Bugün kırsal kesim insanlarımız büyük ölçüde göç etmiş, doğal ortama baskılar azalmış ve tabiat kendisini onarmaya başlamıştır.
Ancak bazı yerlerde aşırı kullanım hala devam etmekte, bazı yerlerde ise destek gerekmektedir.
Başarılı bir çalışma için hem insanlara iş imkanı vermek, hem de ağaçlandırma, erozyon kontrolu, rehabilitasyon çalışmaları ile toprağa destek olmak gerekmektedir.
19
Neler Yapıyoruz?
Erozyon kontrolu çalışmaları genelde sel ve
taşkınlardan sonra, hatırı sayılır miktarda can ve mal kayıpları olduktan sonra kamuoyunun
dikkatini çekmektedir. Aksi takdirde kimse ne yapıldığı ile pek ilgilenmemektedir.
Orman teşkilatı erozyonla mücadele çalışmalarına planlı olarak 1950’ li yıllardan sonra başlamıştır.
Erozyon Kontrolu tedbirleri olarak;
Sel derelerine gelen suyun azaltılması,
Yamaçların güçlendirilmesi,
Yamaçların otlandırılması ve ağaçlandırılması çalışmaları yapılmaktadır.
Gerekli görülen yerlere duvarlar, bentler inşaa edilmektedir.
Bolu-Mudurnu
Isparta-Senirkent
Genel Müdürlüğün
Yapısı
1.KURULUŞ
• Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel
Müdürlüğü Çevre ve Orman Bakanlığının “Ana Hizmet Birimi” statüsünde bir Genel
Müdürlüktür.
• Merkezde Genel Müdür, Genel Müdür
Yardımcılıkları (3), Daire Başkanlıkları (5) ve Şube Müdürlükleri (18) şeklinde yapılanmıştır.
• Taşrada ise İl Çevre ve Orman Müdürlüğü
bünyesinde Şube Müdürlükleri ve Mühendislikler
bulunmaktadır.
Genel Müdür Mustafa YÜKSEK
Genel Müdür Yardımcısı Necati CENGĠZ
Planlama Dairesi BaĢkanı Ġsmail BELEN
Program ve Bütçe Şube Müdürü Özgen GÜRSAN Koordinasyon ve Değerlendirme Şube Müdürü Mahmut ŞİMŞEK Eğitim Tanıtım ve Halkla İlişkiler Şube Müdür Handan YILMAZ
Ağaçlandırma Dairesi BaĢkanı M. Hanifi NARLIOĞLU
Ağaçlandırma Şube Müdürü Nafi ALTUNÖZ Kavak ve Hızlı Gelişen Türler Şube Müdür Ali KÜÇÜKAYDIN
Rehabilitasyon Şube Müdür +
Genel Müdür Yardımcısı Hanifi AVCI
Erozyon Kontrolu ve Mera Islahı Dairesi BaĢkanı Yılmaz ALTAġ
Erozyon Kontrolu Şube Müdür Erdoğan ÖZEVREN Mera Islahı Şube Müdürü Okan ÇANÇİN Havza Amenajmanı Şube Müdürü Hanifi AKBIYIK
Özel Ağaçlandırma ve Projeler Dairesi BaĢkanı Hamza ERYĠĞĠT
Etüt Proje Şube Müdür Aynur ŞANLITÜRK Özel Ağaçlandırma Şube Müdür Yıldız KARA İzleme ve Değerlendirme Şube Müdürü İsmail Hakkı BARI
Genel Müdür Yardımcısı Mehmet NAKKAġ
Fidanlık ve Tohum ĠĢleri Dairesi BaĢkanı Yunus ġEKER
Fidanlıklar Şube Müdürü Muhammet ŞAÇMA
İlgili Taşra Teşkilatı
AGM Şube Müdürlüğü 32
(AGM+ORKÖY) Şube Müdürlüğü 21
(AGM+DKMP) Şube Müdürlüğü 5
(AGM+ORKÖY+DKMP) Şube Müdürlüğü 23
Etüt Proje Şube Müdürlüğü 15
AGM Mühendisliği 173
Fidanlık Mühendisliği 75
2. Personel
• Genel Müdürlüğümüzde memur ve işçi kadrolarında personel istihdam
edilmektedir.
• 2004 yılı Kasım ayı itibariyle Genel Müdürlük merkezinde 116, İl
Müdürlüklerinde Genel Müdürlüğümüz
faaliyetleriyle ilgili birimlerde 5 146
olmak üzere toplam 5 262 kişi istihdam
edilmektedir.
3. Bütçe
Genel Müdürlüğümüz hizmetleri üç ayrı bütçe ile yürütülmektedir.
Bunlar;
1. Genel Bütçe
2. Özel Ödenek
3. Döner Sermaye
Toplam (konsolide) Bütçe
2004 yılı bütçesi,
46 trilyon 878 milyar lira Genel Bütçe,
90 trilyon lira Özel Ödenek,
21 trilyon lira döner sermaye olmak üzere toplam 157 trilyon 878 milyar lira
olarak belirlenmiştir.
24.278
70.141
64.206 65.957
41.034
64.320 64.788
50.257
86.399
100.000 (Program)
1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004
Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğünün Son 10 Yıllık Tesis Faaliyetleri(Hektar)
100,000 ha 86,399 ha
50,281 ha
Son 10 Yıl Ort. 2003 2004
AGM' ce Yapılan Orman Tesis Çalışmaları (Ağaçlandırma-Erozyon Kontrolu-Mera Islahı)
Erozyon Problemi İçin AGM Yeterli mi?
Erozyon kamuoyunda bilinenin aksine tamamen veya
çoğunlukla ormanlarda veya ormanlık alanlarda seyreden bir problem değildir.
Orman sayılan yerlerdeki problemler yıllardır süren
çalışmalarla büyük oranda halledilme noktasına gelmiştir.
Erozyon daha çok tarım alanlarında, meralarda, hazine arazilerinde vs. görülmektedir. Buralar Genel
Müdürlüğümüzün yetki ve görev alanı dışında kalmaktadır.
İleriye dönük bir çalışma olarak ülke genelinde erozyon görülen tüm alanlardan sorumlu ve yetkili bir birimin oluşturulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Çalışmalarımızdan ve
Sonuçlarından Örnekler
Isparta
Isparta
Burdur-1960
Burdur-1985
Burdur-1999
Ankara Kurtboğazı 1977
Ankara Kurtboğazı 1985
Ankara Kurtboğazı 2000
Pürenova 1990
Aynı Yer 2002
Sinop-Boyabat
1960’ lı Yıllar
Sinop-Boyabat
1960’ lı Yıllar
Sinop-Boyabat
2000’ li Yıllar
Sinop-Boyabat
2000’ li Yıllar
Daha Fazla Bilgi İçin
Çevre ve Orman Bakanlığı
Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğü Planlama Dairesi Başkanlığı
Tel: 0 312 212 56 02 Faks: 0 312 212 55 32 Web: www.agm.gov.tr
www.cevreorman.gov.tr
Email: [email protected]
Teşekkür Ederim İsmail BELEN Orm. Yük. Müh.