• Sonuç bulunamadı

Prof. Dr. Bektaş TEPE

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Prof. Dr. Bektaş TEPE"

Copied!
134
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)Prof. Dr. Bektaş TEPE.

(2) Rekombinasyon-Rekombinant DNA nedir? — İki farklı DNA parçasının bir araya getirilmesine rekombinasyon adı verilir. — Bu şekilde oluşan DNA’ya da rekombinant DNA molekülü denir. — Bu molekül deneysel olarak oluşturulabileceği gibi, iplikler arasındaki kopmalar ve yeniden birleşmeler sonucunda da meydana gelebilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 2.

(3) Neden E. coli? — Klonlama çalışmalarında en sık kullanılan mikroorganizma E. coli’dir. — Bunun bazı nedenleri vardır: — Kontrol edilebilir bir mikroorganizmadır. — Elde edilmesi kolay ve ucuzdur. — Kısa sürede çoğalır. — Sekansı tümüyle bilinmektedir. — Antibiyotiklere direnç göstermeleri, seçici ortamlarda ayırt edilmelerini kolaylaştırır. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 3.

(4) Rekombinasyon hangi canlılar arasında meydana gelebilir? — Doğal olarak — Bakteri-bakteri arasında — Bakteri-faj arasında — Bakteri-plazmid arasında — Faj-faj arasında — Plazmid-plazmid arasında — Virüs-virüs arasında meydana gelebildiği gibi — In vitro ortamda — Herhangi iki canlının DNA’ları arasında da olabilir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 4.

(5) Süreç ana hatlarıyla şu şekildedir:. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 5.

(6) DNA rekombinasyonunun baş aktörleri — Polimerazlar — DNA ligaz — Restriksiyon endonükleazlar — Ekzonükleazlar — Endonükleazlar — Primaz — Topoizomerazlar. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 6.

(7) Polimerazlar — DNA polimeraz I — Klenow fragmenti — DNA polimeraz II — DNA polimeraz III — T4 DNA polimeraz — T7 DNA polimeraz — Taq DNA polimeraz — RNA polimeraz Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 7.

(8) DNA polimeraz I — DNA’ya bağımlıdır. — Tek bir polipeptid zincirinden oluşur. — Replikasyonun başlangıcında kullanılan RNA primerlerini zincirden uzaklaştırır. — Okazaki fragmentleri arasındaki boşlukları nükleotidlerle doldurur. — 5’à3’ veya 3’à5’ ekzonükleaz aktivitesi gösterir. — Mutasyonların tamirinde görev alır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 8.

(9) Klenow fragmenti — E. coli’den elde edilen DNA polimeraz I’in, iki fragmentinden biridir (moleküler ağırlığı 68 kDa). — 5’à3’ yönünde polimerizasyon ve 3’à5’ yönünde ekzonükleaz aktivitesine sahiptir. — DNA iplikleri üzerindeki nükleotid boşluklarını doldurur.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 9.

(10) Klenow fragmenti. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 10.

(11) DNA polimeraz II — Görevi tam olarak bilinmese de; — 3’à5’ yönünde ekzonükleaz aktivitesine sahiptir. — DNA polimerizasyonunda görev aldığı düşünülmektedir. — Ayrıca, DNA’da UV ışınlarının etkisi ile meydana gelen hasarın tamirinde görev aldığı düşünülmektedir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 11.

(12) DNA polimeraz III — 12 polipeptidden oluşan bir holoenzimdir. — 600 kDa ağırlığındadır. — 5’à3’ yönünde polimerizasyon gerçekleştirir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 12.

(13) T4 DNA polimeraz — T4 bakteriyofajından elde edilmiştir. — Tek iplikten oluşan bir DNA üzerinde — 5’à3’ yönünde polimerizasyon ve — 3’à5’ yönünde ekzonükleaz aktivitesi gösterir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 13.

(14) T7 DNA polimeraz — T7 bakteriyofajından elde edilmiştir. — İki alt üniteden oluşur. — DNA polimerizasyonunda yüksek bir katalitik aktiviteye sahiptir. — DNA sekansının belirlenmesi ve sentetik primerlerin işaretlenmesinde kullanılır. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 14.

(15) Taq DNA polimeraz — Termofilik bir bakteri olan Thermus aquaticus’tan izole edilmiştir. — 95 °C’lik ısıya dayanıklı 94 kDA molekül büyüklüğüne sahip bir enzimdir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 15.

(16) Taq DNA polimeraz — Enzim, 70-75 °C’de 5’à3’ yönünde polimerizasyon aktivitesine sahiptir. — PCR reaksiyonlarında sıklıkla kullanılmaktadır. — Gen klonlama yöntemleri ile başka bakterilerce ticari olarak sentezlenmektedir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 16.

(17) RNA polimeraz — DNA’dan RNA’nın transkripsiyonunu katalizler. — Prokaryotlarda tüm RNA’lar tekp tip RNA polimeraz tarafından katalizlenir. — Ökaryotlarda ise RNA polimeraz I, II ve III şeklinde bulunur.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 17.

(18) Ökaryotik RNA polimerazların görevleri — RNA polimeraz I: rRNA’ları sentezler. — RNA polimeraz II: mRNA’ları ve çekirdekteki küçük RNA’ları sentezler. — RNA polimeraz III: tRNA’ları ve 5S rRNA’ları sentezler.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 18.

(19) DNA ligaz — T4 bakteriyofajından elde edilmiştir. — Çift iplikli DNA’nın kopuk tek iplikleri veya farklı iki DNA molekülünün 3’OH ve 5’ –P uçları arasında fosfodiester bağı kurarak bağlanmalarını sağlar.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 19.

(20) DNA ligaz — DNA sarmalını oluşturan ipliklerden biri üzerinde herhangi bir nedenle oluşan baz eksikliklerini tamamlar.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 20.

(21) DNA ligazın kofaktörleri — DNA ligaz, aktive olabilmek için uygun bir kofaktöre ihtiyaç duyar. — Bu kofaktör; — Prokaryotlarda ATP ve — Ökaryotlarda NAD’dır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 21.

(22) Restriksiyon endonükleazlar — DNA’nın iki ucu arasında kalan kısımları kestiklerinden bu adı almışlardır. — Bakterilerin, kendilerini enfekte eden fajların DNA’larını parçalamak amacıyla kullandıkları enzimlerdir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 22.

(23) Restriksiyon endonükleazlar — DNA’yı spesifik bir baz dizisinden kesebilirler. — DNA’daki büyük oluklara tutunurlar ve bu bölgedeki tanıma dizisinden oluşan çift zincire bağlanırlar. — Zincirlerden önce birisi, sonra da diğeri kesilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 23.

(24) Konak hücre, kendi ürettiği enzimden nasıl korunur? — Herhangi bir hücre, kendi üretmiş olduğu restriksiyon endonükleazlara karşı kendi DNA’sını koruyabilmek için, tanıma bölgelerini metilleyerek kapatır. — Böylece kendi DNA’sını kesim işlemine karşı korur.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 24.

(25) Restriksiyon endonükleaz çeşitleri — Çoğu bakteri kendisine özgün bir veya daha fazla çeşitte restriksiyon endonükleaz sentezler. — Günümüzde yüzlerce farklı türden 600’den fazla restriksiyon endonükleaz tanımlanmıştır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 25.

(26) Nasıl adlandırılırlar? — Bu enzimler, kendilerini sentezleyen bakterilerin isimlerindeki kısaltmalarla ifade edilirler. — Örneğin; EcoR1 veya EcoR5 enzimleri, E. coli’den elde edilir. — Bu enzimler, DNA kesme şekillerine göre iki tip uç oluştururlar: — Yapışkan uçlar — Küt uçlar. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 26.

(27) Yapışkan uçlar — Bu tür uçlar oluşturan restriksiyon endonükleazlar, DNA’yı karşılıklı ve asimetrik bir şekilde keserler. — Uçlar bir araya kolay gelebildiğinden ‘yapışkan’ olarak adlandırılır ve rekombinant DNA uygulamalarında sıklıkla tercih edilmektedirler. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 27.

(28) Küt uçlar — DNA ipliklerinin her ikisini de aynı noktadan kesen enzimlerin oluşturdukları uçlardır. — Yapışkan uçlara göre bir araya gelerek bağlanma olasılıkları daha düşüktür.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 28.

(29) Ekzonükleazlar — Doğrusal DNA molekülünün uç kısımlarındaki baz dizilerini 5’à3’ yönünde koparan enzimlerdir. — Bu aktivite 3’à5’ yönlü de gerçekleşebilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 29.

(30) Primaz — DNA replikasyonu sırasında RNA perimerlerinin sentezini katalizleyen enzimdir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 30.

(31) Topoizomeraz — Süperheliks yapısındaki DNA’yı belirli noktalardan keserek çözülmeyi sağlayan enzimdir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 31.

(32) Rekombinasyonda kullanılan vektörler — Plazmitler — Fajlar — Ekspresyon vektörleri. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 32.

(33) Plazmitler — Çoğu bakteride, bazı maya mantar ve bitkilerde bulunan kromozom dışı halkasal DNA’lardır. — Plazmitler, hücre kromozomundan bağımsız olarak replike olurlar.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 33.

(34) Plazmitler — Bakteri kromozomunun % 0.2-4.0’ü kadar büyüklüğe sahiptir. — Çoğu halkasal olmasına karşın, son yıllarda, bazı Streptomyces türlerinin lineer plazmitlere sahip olabileceği bildirilmiştir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 34.

(35) Epizom — Plazmit sitoplazmada serbest halde değil de, konak kromozomuna entegre halde bulunursa, bu yapıya epizom adı verilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 35.

(36) Plazmitlerin konak organizmaya ne faydası vardır? — Plazmitlerin çoğu, taşıdıkları genetik bilgi ile bakterileri ekstrem çevre şartlarına dirençli hale getirirler. — Örn; civa, naftalin, toluen gibi toksik maddelere dirençlilik — Antibiyotiklere dirençlilik vb.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 36.

(37) Plazmitin yapısı — Plazmitler; — Replikasyon orijinine — Çevresel stres koşullarına dirençlilik genlerine (çoğunlukla antibiyotik dirençliliği) — Patojeniteden sorumlu genlere sahiptir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 37.

(38) Plazmit çeşitleri — F plazmitleri — R plazmitleri — Col plazmitleri — Virulans plazmitler. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 38.

(39) F plazmitleri — Bu plazmiti taşıyan hücrelerden (F+, donör, verici) taşımayan hücrelere (F-, recipient, alıcı) aktarıldıklarında, o hücreyi de F+’ya dönüştürürler. — İki bakteri arasındaki bu alışveriş konjugasyon yoluyla gerçekleşir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 39.

(40) Konjugasyon — Konjugasyonda, verici hücreler, alıcı hücrelerde bulunmayan yüzey bileşenlerine sahiptir. — F- hücreler, pili (pilus) adı verilen yüzey yapılarına sahiptir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 40.

(41) Konjugasyon — Verici hücrenin endonükleazları ile çift iplikli DNA, belirli, bir bölgesinden kesilir. — Kesin noktasından itibaren tek iplik halinde alıcı hücreye transfer edilir. — Alıcı hücreye geçen ipliğin karşısına komplementeri sentezlenir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 41.

(42) R plazmitleri — Çeşitli antibiyotiklere, ilaçlara, metallere ve kemoterapötik maddelere karşı dirençten sorumlu proteinleri kodlayan gen bölgelerine sahiptirler. — Bu plazmiti taşıyan bakterilere R+, taşımayanlara ise Radı verilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 42.

(43) R plazmitleri nasıl aktarılır? — R plazmitleri, bu plazmiti taşıyan R+ hücrelerden, Rhücrelere transdüksiyon yoluyla aktarılır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 43.

(44) R plazmitinin yapısı — Bir R plazmitinde üç temel bölge bulunmaktadır: — Replikasyon orijini — R determinant bölgesi: Dirençliliği sağlayan gen bölgelerinin bulunduğu bölgedir. — Dirençlilik transfer bölgesi (RTF): Dirençlilik genlerini başka bakterilere transfer etmekten sorumlu genlerin yer aldığı bölgedir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 44.

(45) Col plazmitleri — Kolisinojenik faktörler olarak da bilinen kolisin’leri üreten plazmitlerdir. — Kolisinojenik faktörler, değişik bakteri türleri tarafından salgılanan ve düğer suşlar üzerinde öldürücü etkisi olan toksik proteinlerdir. — Değişik bakterilerden izole edilen bu proteinlere genel olarak bakteriyosinler adı verilir. — Col plazmitleri, konjugasyon yoluyla bir bakteriden diğerine geçebilir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 45.

(46) Virulans plazmitler — Bazı bakterilerde, virulans özelliği artırıcı yetenekte plazmitler bulunabilmektedir. — Virulansı sağlayan faktörler şu şekilde özetlenebilir: — Kapsül ve toksin formasyonu — Toksik madde sentezi — Bakteriyosinler — Hemolizinler. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 46.

(47) Ti plazmiti — Agrobacterium tumefaciens, sahip olduğu Ti plazmidi ile dikotiledon bitkilerde gal oluşumuna neden olmaktadır. — Günümüzde bu plazmitler, bitkilere gen aktarımında vektör olarak kullanılmaktadır. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 47.

(48) Ti plazmidi ile gen transferi. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 48.

(49) Fajlar-M13 fajı — Klonlama çalışmalarında en sık kullanılan faj M13’tür. — Tek iplikli DNA molekülüne sahiptir. — Bu nedenle dizi analizinde ve nokta mutasyonların tespitinde sıklıkla kullanılmaktadır. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 49.

(50) M13 fajı — Tek iplikli M13 faj DNA’sı E. coli’ye girdikten sonra, replike olur ve çift iplikli DNA haline dönüşür. — Çift iplikli M13 genomuna yabancı DNA yerleştirilerek konak hücreye transfer edilebilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 50.

(51)

(52) Gen klonlaması nedir? — Hedef proteini sentezleyen genin, ait olduğu hücresel genomdan restriksiyon endonükleazlarla kesilip çıkarılması, taşıyıcı bir vektör ile alıcı hücreye transfer edilmesi ve alıcı hücrede ifadesinin sağlanmasıdır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 52.

(53) Ne faydası vardır? — Doğal yollarla elde edilmesi güç olan ya da pahalı ürünler bol miktarda üretilebilir. — Örneğin; insan insülininin sentezinden sorumlu gen bakteriye aktarılarak, bu hormonun bol miktarda üretimi sağlanmıştır. — İnsülin, rekombinant DNA teknolojisi ile üretilen ilk ticari proteindir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 53.

(54) Gen aktarımının temel basamakları — Üzerinde çalışılacak DNA’nın ana organizmadan elde edilmesi — Hedef genin DNA’dan restriksiyon endonükleazlarla kesilip çıkarılması — Vektör DNA’sının aynı restriksiyon endonükleazlarla kesilmesi — Hedef genin vektör DNA’sı ile DNA ligaz yardımıyla birleştirilmesi Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 54.

(55) Gen aktarımının temel basamakları — Oluşan rekombinant vektörün alıcı hücreye transfer edilmesi — Alıcı hücrelerin rekombinant DNA’yı alıp almadıklarının tespiti için seçim yapılması — Alıcı hücrelerin sentezlediği ürünlerin kontrol edilmesi. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 55.

(56) Geni taşıyan DNA’nın izole edilmesi — Hedef geni taşıyan hücre genomu saf olarak elde edilmelidir. — Bunun için, ilgili genoma sahip hücreler kültür ortamında çoğaltılır. — Böylelikle, genomun bol miktarda replikasyonu sağlanmış olur.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 56.

(57) Geni taşıyan DNA’nın izole edilmesi — Kültür santrifüj edilerek çökelen hücrelerden uygun yöntemlerle DNA izole edilir. — Genom içindeki hedef gen, spesifik bir restriksiyon endonükleaz kullanılarak kesilir ve saflaştırılır. — Hedef gen, gerekirse PCR ile çoğaltılabilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 57.

(58) Ökaryotik bir geni prokaryota aktarmadan önce! — Klonlamadan önce intronlar çıkarılmalıdır. — Çünkü prokaryotlarda intronları uzaklaştıracak mekanizma bulunmaz. — Elde edilecek proteinin özelliğine göre glikozilasyon ya da sinyal peptid süreçleri sağlanmalıdır. — Çünkü prokaryotların kendi proteinlerini glikozile etme mekanizması yoktur. — Gerekiyorsa, hedef proteini hücre dışına salgılayacak modifikasyonların sağlanması gerekmektedir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 58.

(59) Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 59.

(60) DNA miktarının ölçülmesi — Örneklerin DNA miktarını tayin etmek için spektrofotometrede 260 ve 280 nm’de absorbans ölçümleri yapılır. — 260 nm’deki absorbans, örnek içindeki nükleik asit konsantrasyonunun hesaplanmasında kullanılır. — Absorbansın 1.0 olması, ölçülen örnekte yaklaşık 50 µg/ml çift zincirli DNA, 40 µg/ml tek zincirli DNA ya da RNA bulunması anlamına gelir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 60.

(61) DNA miktarının ölçülmesi — 1 ml örnekteki DNA’nın µg cinsinden miktarını hesaplamak için 260 nm’deki absorbans değerini; — Çift zincirli DNA için 50 — Tek zincirli DNA için 40 ile çarpmak gerekir. — Örnekteki nükleik asit saflığı hakkında bilgi sahibi olabilmek için OD260/OD280 oranını bilmek gerekir. — Bu oran, 1.0’den ne kadar büyük ise, örnekteki protein kontaminasyonu o kadar azdır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 61.

(62) DNA’nın görüntülenmesi — Jel elektroforezinde DNA molekülleri; — Elektrik yüklerine — Molekül ağırlıklarına ve — Yapılarına göre farklı hızlarda hareket ederler. — Molekül ağırlığı küçük olanlar daha hızlı hareket ederken, büyük olanlar daha yavaş hareket eder. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 62.

(63) DNA’nın görüntülenmesi — Hazırlanacak olan jeldeki agar oranı genellikle % 0.81.5 arasında değişir. — Bu şekilde, 10 nükleotitten birkaç bin nükleotide kadar olan farklı büyüklüklerdeki DNA bantları görünür hale gelecektir. — Eğer DNA molekülleri büyük ise, kullanılacak olan agarın konsantrasyonunu azaltmak gerekir. — Ancak, DNA’nın molekül büyüklüğü azaldıkça, bantların birbirinden daha etkili ayrılabilmesi için agar konsantrasyonunun artırılması zorunludur. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 63.

(64) Jelden DNA izolasyonu — Elektroforez sonrasında bantlar jelden kesilerek izole edilebilir. — Jelden DNA izole edilecekse, agar konsantrasyonunun düşük olması gerekir. — Bu sayede, DNA’daki muhtemel jel kontaminasyonu minimuma indirilebilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 64.

(65) Vektör DNA’sının hazırlanması — Plazmitlerin, kendilerine özgü replikasyon mekanizmaları ve gen setleri vardır. — Ancak, in vitro ortamda yapılacak modifikasyonlarla transfer edilecek geni taşıyacak hale getirilebilirler.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 65.

(66) Vektörün sahip olması gereken özellikler — Küçük olmalıdır. — Replikasyon orijini bulunmalıdır. — Restriksiyon endonükleaz tanıma bölgeleri bulunmalıdır. — Marker genleri bulunmalıdır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 66.

(67) Küçük olmalıdır! — Vektör, hücreye transfer edilebilme özelliğine sahip olmalıdır. — Vektör DNA’sının, transfer edilecek hücrenin membran porlarından geçebilmesi için 10 kb’den daha küçük olmalıdır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 67.

(68) Replikasyon orijini bulunmalıdır — Vektör DNA, transfer edildikten sonra, hem kendisini hem de yabancı DNA’yı yüksek oranda replike edebilecek bir replikasyon orijinine sahip olmalıdır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 68.

(69) Restriksiyon endonükleaz tanıma bölgeleri bulunmalıdır — Yabancı genin vektör DNA’sına aktarılabilmesi için, uygun restriksiyon endonükleaz kesim noktalarına sahip olması gerekir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 69.

(70) Marker genleri bulunmalıdır — Transfer edildiği hücrenin diğer hücrelerden ayırt edilmesini sağlayan bazı marker genlere sahip olmalıdır. — Örn; ampisilin’e dirençlilik geni, AmpR. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 70.

(71) Ne tür vektörler kullanılabilir? — Plazmitler — Fajlar — Viral genomlar — Kozmidler — Shuttle DNA’lar. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 71.

(72) Nasıl yapılır? — Önce vektör DNA’sı spesifik restriksiyon endonükleazlarla kesilerek halkasal yapıdan lineer yapıya geçiş sağlanır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 72.

(73) Nasıl yapılır? — Ortama, aynı restriksiyon endonükleaz ile kesilerek izole edilmiş yabancı DNA ilave edilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 73.

(74) Nasıl yapılır? — DNA ligaz, vektör DNA’sını yabancı DNA ile birleştirerek vektörü tekrar halkasal hale getirir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 74.

(75) Vektör, yabancı DNA’yı almadan tekrar halkasal hale geçebilir mi? — Bazı durumlarda, vektör, yabancı DNA’yı alarak halkasal hale geçmek yerine, rekombinasyona uğramaksızın tekrar halkasal hale (eski haline) dönüşebilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 75.

(76) Nasıl engellenir? — Vektörün yabancı DNA’yı almadan halkasal hale gelmesini engellemek için ortama alkalin fosfataz ilave edilir. — Bu enzim, açılan vektör DNA’sının uçlarında bulunan fosfat gruplarını uzaklaştırır. — Bu sayede, ortama, uç kısımlarında fosfat bulunduran bir yabancı gen verilmedikçe plazmit tekrar halkasal hale gelemez.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 76.

(77) Transformasyon: Rekombinant DNA’nın bakteriye aktarılması — Bacillus subtilis gibi bazı bakteriler, ortamdaki DNA molekülünü doğrudan alabilmektedirler (doğal transformasyon). — Ancak E. coli gibi birçok bakteri, DNA molekülünü, laboratuvar ortamında membran permeabiliteleri artırıldıktan sonra alabilmektedir (yapay transformasyon).. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 77.

(78) Kompetent (uyumlu) hücre — Bu hücrelerin, DNA’yı hücre içine alabilmeleri için uygun ortamın hazırlanması gerekir. — DNA’yı hücre içine alabilecek yeterlilik kazanan hücrelere kompetent (uyumlu) hücre adı verilir. — Ayrıca, hücre içine alınan DNA molekülünün, bakteri restriksiyon endonükleazları tarafından parçalanmaması için, bu enzimlerin inhibe edilmesi gerekir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 78.

(79) En yaygın yöntem — DNA’nın bakteri hücresine girebilmesi için uygulanan en yaygın yöntem, hücrelerin CaCI2 ile muamele edilmesidir. — DNA’nın hücre içine alınması Ca2+ ile teşvik edilmektedir. — Öncelikle hücreler CaCI2 içeren besiyerinde 37 °C’de 1 saat inkübe edilir. — Ca2+ iyonları hücre zarının geçirgenliğini artırarak DNA’nın girişini kolaylaştırır. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 79.

(80) En yaygın yöntem — Daha sonra ortama rekombinant DNA süspansiyonu eklenir ve hücre zarının geçirgenliğinin artması için 42 °C’de 1 dk bekletilir. — Ardından, 37 °C’de 45 dk inkübe edilerek hücre içine alınan rekombinant plazmitlerin artışı sağlanır. — Böylece her bir bakteri hücresi yaklaşık olarak 50-100 rekombinant plazmit kopyasına sahip olur.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 80.

(81) En yaygın yöntem. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 81.

(82) Rekombinantların seçimi — Sıradaki işlem rekombinant plazmiti içeren bakterilerin seçimidir. — Bunun için, rekombinant plazmit üzerinde bulunan antibiyotik dirençlilik genlerinden faydalanılmaktadır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 82.

(83) Rekombinantların seçimi — Eğer rekombinant plazmit üzerinde ampisilin dirençlilik geni bulunuyorsa (AmpR), ampisilin bulunan besiyerinde koloni oluşturabilecektir. — Ancak bakteri rekombinant plazmiti alamadıysa, söz konusu besi ortamında koloni oluşturamayacaktır. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 83.

(84) Rekombinant DNA’nın hücrelerden izolasyonu — Bazı durumlarda, bakteri hücrelerinin rekombinant DNA moleküllerini (plazmitleri) aldığını teyit edebilmek için, doğrudan izole edilerek incelenmeleri gerekebilir. — Bunun için, antibiyotik içeren katı besiyerinde seçilen hücreler, sıvı besiyerine aktarılarak inkübe edilir. — Böylelikle bu hücrelerin saf kültürleri elde edilmiş olur.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 84.

(85) Kloramfenikol kullanılması — Sıvı besiyerindeki hücrelere, kloramfenikol uygulanarak plazmit sayısı hücre başına 20’den 1000’e kadar çıkarılabilir. — Bu antibiyotik, bakteri kromozomunun replikasyonunu ve protein sentezini inhibe ederken, plazmit replikasyonunu teşvik eder.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 85.

(86) Rekombinant DNA’nın hücrelerden izolasyonu — İnkübasyon süreci tamamlanan hücre süspansiyonu santrifüj edilir. — Tüpün dibindeki pellet homojenize edilir. — Proteinlerin uzaklaştırılması için SDS, RNA’nın uzaklaştırılması için ise RNaz uygulanır. — Potasyum asetat/formik asit kullanılarak hücresel kromozomlar uzaklaştırılır. — Elde edilen plazmit süspansiyonu fenol/kloroform ve etil alkolden geçirilerek saflaştırılır. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 86.

(87) Klonlanan yabancı DNA’nın baz dizisinin tespiti — Klonlanan genin baz dizisinde meydana gelebilecek herhangi bir değişiklik, farklı bir ürünün oluşumuna yol açabilir. — Bu nedenle, klonlanan genden ürün sentezine başlanmadan önce, baz dizisinin belirlenmesi gerekir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 87.

(88) Hangi yöntemler kullanılabilir? — Klonlanan genin baz dizisinin tespitinde kullanılan geleneksel yöntemler şu şekilde ifade edilebilir: — Frederick Sanger ve A. R. Coulson metodu (1975) — Alan Maxam ve Walter Gilbert metodu (1977) — Yukarıdakilere ilave olarak, günümüzde baz dizisi tespiti, yeni nesil sekans analiz yöntemleri ve ekipmanları kullanılarak oldukça hızlı ve hatasız gerçekleştirilebilmektedir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 88.

(89) Sanger ve Coulson yöntemi — Bu yöntem, Sanger’e ikinci kez Nobel ödülü kazandırmıştır. — Zincir sonlandırma yöntemi olarak da bilinir. — DNA zincirinin enzimatik sentezine ve sentezin 2’,3’dideoksinükleotid trifosfatlar (ddNTP’ler) kullanılarak belirli noktalarda sonlandırılması prensibine dayanmaktadır. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 89.

(90) Sanger ve Coulson yöntemi — ddNTP’lerin, dNTP’lerden (normal DNA bazları) farkı, üçüncü karbon atomlarında bir oksijenin eksik olmasıdır. — Bu nedenle, ddNTP’ler bir sonraki nükleotid ile fosfodiester bağı kuramaz ve sentez durdurulmuş olur. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 90.

(91) Nasıl yapılır? — Dizileme için şu bileşenler gereklidir: — dNTP’ler (dATP, dGTP, dCTP ve dTTP) — 32P ile işaretlenmiş ddNTP’ler (ddATP, ddGTP, ddCTP ve ddTTP) — Tek iplikli kalıp DNA — Primer — DNA polimeraz. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 91.

(92) Nasıl yapılır? — Öncelikle dizisi tespit edilecek olan çift iplikli DNA denatüre edilerek (ısı ile) tek iplikli hale getirilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 92.

(93) Nasıl yapılır? — Dört adet deney tüpü A, G, C ve T şeklinde etiketlenir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 93.

(94) Nasıl yapılır? — Tüplere kalıp DNA, DNA polimeraz ve dNTP’lerin tümünden yeterli miktarda konulur.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 94.

(95) Nasıl yapılır? — Daha sonra her bir ddNTP, üzerinde ilgili harf kodunun yer aldığı tüpe eklenir: — A tüpüne ddATP — G tüpüne ddGTP — C tüpüne ddCTP — T tüpüne ddTTP — Sentez reaksiyonu başlatılır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 95.

(96) Nasıl yapılır? — Sentez sırasında her bir tüpte bulunan ddNTP, uzamakta olan zincirde kendisine uygun olan yere yerleştiğinde, o zincirin sentezi durur.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 96.

(97) Nasıl yapılır? — Örneğin, zincire dGTP yerine ddGTP girerse, zincir uzaması o noktada durmuş olur.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 97.

(98) Nasıl yapılır? — Bu reaksiyon, her ddNTP için dört ayrı tüpte tekrarlanır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 98.

(99) Nasıl yapılır? — Sentez bittikten sonra, her bir tüpte çeşitli uzunluklarda çok sayıda fragment meydana gelmiş olur.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 99.

(100) Nasıl yapılır? — Oluşan çift zincirli fragmentler ısı ile denatüre edilerek tek zincirli hale getirilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 100.

(101) Nasıl yapılır? — Her bir reaksiyondan elde edilen DNA parçaları jelde yürütülür.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 101.

(102) Nasıl yapılır? — ddNTP’lerin her biri 32P ile işaretlenmiş olduğundan, jeldeki bantlar bir dedektör yardımı ile okunarak ilgili ddNTP’nin, her ipliğin kaçıncı pozisyonunda yer aldığı tespit edilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 102.

(103) Nasıl yapılır? — Bu sayede, dört ddNTP’nin her birinin zincirin nerelerine yerleştiği belirlenerek tüm DNA’nın baz dizisi tespit edilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 103.

(104) Maxam-Gilbert yöntemi — Bu yöntemde kullanılan kimyasal maddeler oldukça toksik olduğundan, çalışırken dikkatli olunması gerekmektedir. — Sanger ve Coulson yöntemi daha pratik olduğundan, bu yöntem günümüzde popülerliğini yitirmiştir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 104.

(105) Nasıl yapılır? — Hedef DNA, spesifik restriksiyon endonükleazlarla kesilerek değişik uzunluklarda çift iplikli fragmentler elde edilir. — Bu fragmentler, 3’ uçlarından 32P ile işaretlenir. — Fragmentler çeşitli yöntemlerle denatüre edilerek tek iplikli hale getirilir. — Denatüre edilen iplikler 4 eşit kısma ayrılarak tüplere dağıtılır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 105.

(106) Nasıl yapılır? — Tüpler G, A+G, T ve T+C şeklinde etiketlenir. — Tüplerin her birine, spesifik bazları parçalayan aşağıdaki kimyasallardan belirli miktar ve sürelerde ilave edilir: — Dimetil sülfat — Hidrazin — Formik asit — Piperidin. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 106.

(107) Nasıl yapılır? — G tüpüne ilave edilen dimetil sülfat, fragmentlerdeki guaninleri parçalar. — A+G tüpüne ilave edilen ilgili kimyasal, fragmentlerdeki A ve G bazlarını parçalar. — T tüpüne ilave edilen kimyasal, fragmentlerdeki T bazlarını parçalar. — T+C tüpüne ilave edilen kimyasal ise fragmentlerdeki T ve C bazlarına zarar verir, diğer bazlar zarar görmez.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 107.

(108) Nasıl yapılır? — Sonuçta; — G tüpünde değişik boyda ve yalnızca G bazlarından kesilmiş fragmentler bulunur. — A+G tüpünde, hem A hem de G bazlarının bulunduğu bölgelerden kesilmiş fragmentler bulunur. — T tüpünde yalnızca T bazlarından kesilmiş fragmentler bulunur. — T+C tüpünde ise hem T hem de C bazlarının bulunduğu bölgelerden kesilmiş fragmentler bulunur. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 108.

(109) Nasıl yapılır? — Fragmentler elektroforezde yürütülerek bant profilleri elde edilir. — Daha sonra jel üzerine X ışınlarına duyarlı bir film yerleştirilerek 32P’den kaynaklanan radyoaktivitenin siyah bantlar şeklinde filme geçmesi sağlanır (otoradyografi). — Her bir tüpten alınan örneğin elektroforezde yürütülmesi sonucunda elde edilen bu bantlar birbirleriyle karşılaştırılarak değerlendirme yapılır. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 109.

(110) Örneğin; — G tüpüne ait sütunda 3 tane G bandı — A+G tüpüne ait sütunda 3 A ve 3 G bandı — T tüpüne ait sütunda 2 tane T bandı — T+C tüpüne ait sütunda 2 T ve 2 C bandı. bulunduğunu varsayalım. — İncelenen fragmentlerin baz sıraları, yukarıdan aşağıya ya da aşağıdan yukarıya doğru bantlar birbirleriyle karşılaştırılarak saptanır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 110.

(111) Maxam-Gilbert yöntemi. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 111.

(112) Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) — Gen amplifikasyonu (çoğaltılması) işlemini in vitro ortamda daha kısa sürede ve doğru olarak gerçekleştirdiği için, bu yöntem, günümüzde sıklıkla kullanılmaktadır. — İlk olarak 1985’te R. Saiki, K. Mullis ve arkadaşları tarafından orak hücre anemisinin tanısının konulması için geliştirilmiştir. — Yöntem, 1993 yılında bu araştırıcılara Nobel ödülü kazandırmıştır. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 112.

(113) Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) — PCR ile, 20.000 baza kadar olan genlerin yüz milyonlarca kopyası elde edilebilmektedir. — Fosil örneklerde ya da faili meçhul bir cinayette olay yerinden alınan bir damla kan örneğinde yeterli miktarda DNA bulunmaz.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 113.

(114) Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) — Ancak PCR ile bu örneklerdeki DNA miktarı artırılabilir. — PCR ayrıca, virüs tarafından yeni enfekte olmuş kan ya da lenf dokularındaki az miktarda viral genetik materyali tespit etmek için de etkili bir yöntemdir. — PCR’nin optimum şartlarda sentez hızı saniyede 75 nükleotiddir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 114.

(115) PCR’nin temel aşamaları — Denatürasyon: Yüksek sıcaklık uygulanarak çift iplikli DNA’nın tek iplikli hale getirilmesi — Hibridizasyon: Primerlerin kalıp DNA’ya bağlanması — Uzama: DNA polimeraz ile primerlerden itibaren yeni zincirlerin uzatılması Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 115.

(116) Reaksiyon bileşenleri — Kalıp DNA — 15-30 baz uzunluğundaki oligonükleotid primerler — Taq DNA polimeraz — Dört tip dNTP (dATP, dGTP, dCTP ve dTTP). Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 116.

(117) Nasıl yapılır? — Çift sarmallı DNA 90-95 °C’de 3-4 dk ısıtılarak denatüre edilir. — İpliklerin 3’ uçlarına 4555 °C’de primerlerin bağlanması sağlanır. — 70-75 °C’de zincir uzaması sağlanır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 117.

(118) 2+ Mg. gereklidir. — Taq DNA polimerazın çalışabilmesi için ortamda serbest Mg2+ iyonlarının bulunması gerekmektedir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 118.

(119) Görüntüleme — PCR ile çoğaltılan DNA segmentleri restriksiyon endonükleazlarla kesilir. — Fragmentler elektroforezde yürütülür. — Bantlar, etidyum bromid uygulanarak doğrudan görünür hale getirilebileceği gibi, UV ışık altında da görüntülenebilir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 119.

(120) RNA amplifikasyonu (RT-PCR) — PCR, RNA’nın amplifikasyonunda da kullanılabilmektedir. — Bunun için, RNA’dan öncelikle revers transkriptaz ile cDNA elde edilir. — Daha sonra da DNA için uygulanan normal basamaklar izlenir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 120.

(121) RNA amplifikasyonu (RT-PCR). Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 121.

(122) PCR’de hata oranı: Pfu DNA polimeraz — PCR sırasında, uzamakta olan zincire hatalı bit nükleotidin yerleşme olasılığı 3 x 10-4 – 3 x 10-6 arasında değişmektedir. — Ancak son zamanlarda Pfu DNA polimeraz enzimi kullanılarak hata oranı 2 x 10-7’ye kadar düşürülebilmektedir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 122.

(123) Failin tespitinde PCR — Adli bir olayda, suç mahallindeki bir kıl, birkaç deri hücresi ya da bir damla kandaki DNA PCR ile çoğaltılabilir. — Çoğaltılan DNA’nın baz dizisi ile şüphelinin DNA’sının baz dizisi karşılaştırılarak fail tespit edilebilir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 123.

(124) Babalık testinde PCR — PCR babalık testinde de kullanılmaktadır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 124.

(125) Babalık testinde PCR — Bu işlem için, çocukta, babadan gelen insan lökosit antijeninin (human leucocyte antigen-HLA) gen dizisi ile babanınki karşılaştırılır. — Bu sebeple çocuğun babaya ait olup olmadığı anlaşılabilir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 125.

(126) DNA parmak izi (fingerprinting) — Adli olaylarda bireyler arasındaki dizi benzerliklerinin ya da farklılıklarının karşılaştırılmasına aslında DNA parmak izin (fingerprinting) adı da verilmektedir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 126.

(127) DNA parmak izi (fingerprinting) — Bu teknikte bireylere özgü; — Hiper-değişken bölgeler (HVR) olarak bilinen polimorfik bölgeler ve — Değişken sayıda sıralı tekrar bölgeleri (VNTR) tespit edilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 127.

(128) Polimorfizm — DNA dizisi bireyden bireye farklılık gösterir. — Bireylerin aynı kromozom ve lokuslarında görülen nükleotid farklılıkları polimorfizm olarak adlandırılır. — İnsanlar arasında DNA dizi benzerliği yaklaşık olarak % 99.9 oranındadır. — % 0.1’lik farklılıktan faydalanarak her bireye özgü DNA parmak izi elektroforez ile tespit edilebilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 128.

(129) Ölüm meleği Dr. Josef Mengele! — 1985’te Brezilya’da bulunan iskelet kalıntılarının, Hitler döneminde Almanya’da Yahudilerin tutulduğu Auschwitz Kampı’nda ‘Ölüm Meleği’ olarak bilinen Dr. Josef Mengele’ye ait olup olmadığı tespit edilmiştir. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 129.

(130) Ölüm meleği Dr. Josef Mengele! — Bunun için, iskeletin femur kemiğinden az miktardaki ve parçalanmış DNA izole edilmiştir. — Mengele’nin oğlu ve karısından da DNA elde edilmiş ve bu DNA’ların 10 farklı bölgesi karşılaştırılmıştır. — Sonuçta kalıntıların Mengele’ye ait olduğu anlaşılmıştır.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 130.

(131) Mutagenez — Kalıtım materyalinin baz dizisinde meydana gelen değişikliklere mutasyon adı verilir. — Mutasyona uğramış bireye mutant denir. — Mutasyon, organizmanın fenotipik görünümünde değişime yol açabileceği gibi, herhangi bir değişim meydana getirmeden de oluşabilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 131.

(132) Her mutasyon zararlı mıdır? — Bazı mutasyonlar, bazı kalıtsal hastalıklara neden olarak bireyin yaşam başarısını azaltabilirler. — Bazı mutasyonlar ise çeşitli metabolik yolların daha etkin ve alternatif bir şekilde kullanılmasını sağlayarak bireyin hayatta kalma başarısını artırabilir.. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 132.

(133) Mutasyon kaynakları — Mutasyonlar doğal ya da yapay etkenlerle meydana gelebilmektedir. — DNA replikasyonu sırasında meydana gelen hatalı baz eşleşmeleri doğal mutasyonlara örnek verilebilir. — Bu tür mutasyonlar, milyarda bir oranında ortaya çıkar. — Hücreler, meydana gelen bu hataları genelde tamir edebilme yeteneğine sahiptir. — Ancak mitokondriler, genomlarında ortaya çıkan hataları tamir edecek enzimlere sahip olmadıklarından, bu hatalar tamir edilemez. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 133.

(134) Site-directed mutagenez — Laboratuvar ortamında, bir genin belirli bir noktasında baz düzeyinde sentetik primerler yardımıyla ve PCR kullanılarak gerçekleştirilen mutasyonlardır. — Amaç, proteinin oluşturan aminoasitlerden birinin ya da birkaçının değiştirilmesidir. — Mutasyon sonucunda, proteinin üç boyutlu yapısı ve aktivitesi değişebilir. — Bu teknikle, aminoasit değişikliklerinin, proteinin yapı ve fonksiyonu üzerindeki etkisi tespit edilmiş olur. Prof. Dr. Bektaş TEPE (Kaynak: Moleküler BiyolojiPalme Yayıncılık-2004). 134.

(135)

Referanslar

Benzer Belgeler

Çekirdek DNA’sına göre mitokondriyal DNA’da oksidatif baz hasarının fazla şekillenmesinin olası nedenleri, mtDNA’nın en önemli hücre içi ROS kaynağı

Kovalent bağ — Ortaklaşa elektron kullanan atomlar arasında oluşan bağa kovalent bağ denir.. — Kovalent bağlar iyonik bağlara göre

Nükleotidler arası bağ — DNA zinciri üzerinde peş peşe dizilen nükleotidlerden birinin şeker molekülü ile diğerinin fosfat grubu arasında fosfodiester bağı meydana gelir..

— 20 temel amino asidin dışında, modifiye amino asit olarak değerlendirilen selenosistein ve pirolizin amino asitlerinin de dur kodonlarının UGA ve UAG yeniden programlanması

• Denaturation of proteins is achieved by using sodium dodecyl sulfate (SDS), proteinase K, phenol and organic solvents.. • SDS is a powerful detergent which separates proteins

• Hücre zarı, aşağıdaki yöntemlerden herhangi biriyle bozulur: akışkanlığı arttırmak için ısı, disülfit bağlarını azaltmak için dithiothreitol (DTT) veya

Böylece, her şeker- fosfat omuru, 5’ – 3’çekimine veya istikametine sahip olarak nitelenir ve bunu anlamak DNA’nın rollerini nasıl yerine getirdiğini anlamak

• Hibridizasyon, Bazların kendileri için tamamlayıcı olan bazlar ile etkileşmesi esasına dayanarak , iki tek sarmal (ss) Nükleik Asit (NA) molekülünün bir çift sarmal (ds)