• Sonuç bulunamadı

Gökbilimin Yeni Konukları: Orta Sıklet Kara Delikler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Gökbilimin Yeni Konukları: Orta Sıklet Kara Delikler"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Bilim ve Teknik

6 Evren’in gizemli varlıkları kara

de-likler, şimdiye değin iki türde "gözle-niyordu". Bunlardan birincisine "yıldız kütleli kara delik" deniyor. Büyük küt-leli yıldızların yakıtlarını hızla tükete-rek küçük (yalnızca birkaç kilometre çaplı) ve neredeyse sonsuz yoğunlukta bir küre haline çökmeleriyle oluştukla-rına inanılıyor. Bilinen ikinci türse, "süper kütleli kara delikler". Bunlar, milyonlarca, hatta milyarlarca Güneş kütlesine sahip. Evren’in ilk evrelerin-de oluşmuş Kuasar evrelerin-denen enerjik gö-kadalarla, aktif gökada çekirdeklerinde yer alıyorlar. Süper kütleli kara delikle-rin nasıl oluştuğuysa o kadar açık değil. Bir kurama göre, bunlar büyük ölçekte yıldız oluşumunun gerçekleştiği göka-dalarda ortaya çıkıyorlar. Bu gökadala-rın merkezlerinde genç sıcak yıldızlar birdenbire ortaya çıkıyorlar ve aynı hızla yok olup, geride yıldız kütleli ka-ra deliklerin de bulunduğu bir enkaz yığını bırakıyorlar. Daha sonra bu kara delikler birleşip, öteki yıldız artıklarıy-la beslenip büyüyerek süper kütleli kara delikler haline geliyorlar.

Bu varsayımın doğruluğunu sına-mak için gökbilimciler bir süredir ya-kın gökadaları tarayarak, bu süreç için-de bir ara kaiçin-deme olarak ortaya çıkma-sı gereken orta büyüklükte kara delik-ler aramaktaydılar. Aslında ışığın bile kaçmasına olanak vermeyecek derece-de güçlü kütleçekimleri yüzünderece-den, bu nesneler doğrudan gözlemlenemiyor. Ancak çevreden yuttukları gazın çok yüksek sıcaklıklardaki ışınımı sayesin-de varlıklarını saptayabiliyoruz. Kara-deliğin çevresinde bir "kütle aktarım

diski" halinde dönen sıcak gaz büyük ölçekte X-ışını yayıyor. Bu ışınımın bir özelliği de belirgin bir "kuyruğu" olma-sı. Diskin derinliklerinden gelen mor ötesi fotonların, disk yüzeyindeki hızlı elektronlarla çarpışarak enerji kazan-masıyla ortaya çıktığı sanılıyor. Kara delikleri çevreleyen disklerin bir özel-liği, parlaklıklarında büyük oynamala-rın olması.

Pittsburgh’daki Carnegie Mellon Üniversitesi gökbilimcilerinden Ric-hard Griffiths ve Andrew Ptak, Japon X-ışını uydusu ASCA’yı, M 82 gökada-sına çevirdiklerinde, parlaklığı değişen bir kaynak keşfetmişler. Kaynağın par-laklığının ve ışınımdaki oynamaların, 460 Güneş kütlesindeki bir kara deliğe işaret ettiğini söylüyorlar. NASA gök-bilimcileri Ed Colbert ve Richard

Mushotzky ise, X-ışını uydusu RO-SAT tarafından oluşturulmuş 39 göka-da tayfını incelemişler ve altısıngöka-da be-lirgin bir kuyruk saptamışlar. Araştır-macılar, öteki 15 kaynağın da, 100 ila 10 000 Güneş kütlesinde kara delikle-re işadelikle-ret ettiğini söylüyorlar. Bazı araş-tırmacılarsa, bu orta sıklet kara delikle-rin, görece kısa bir geçmişte çöken yıl-dızlardan oluştuklarına ve halen büyü-me sürecini yaşadıkları görüşüne karşı çıkıyorlar. Illinois Üniversitesi’nden astrofizikçi Fred Lamb’a göre hem sü-per kütleli, hem de orta büyüklükteki kara delikler, Evren’in başlangıcındaki ilkel maddeden oluştular.

Peki süper kütleli kara delikler ne alemde? Bu dev nesnelerin, çevrele-rinden çalabilecekleri yakıtı tüketip uykuya yattıkları düşünülüyordu. Ni-tekim Japon ASCA uydusunun göz-lemlediği altı dev eliptik gökadanın beşinde, yıldızların ve gaz bulutları-nın, güçlü bir kütleçekim alanının et-kisiyle merkez çevresinde hızla dön-dükleri belirlendi. Bunların merkezin-de milyarlarca Güneş kütlesinmerkezin-de kara delikler olduğu, ancak bunların yeni yakıt alamadıkları için uyku durumun-da oldukları sanılıyordu. Oysa Har-vard-Smithsonian Astrofizikçisi Tizi-ana Di Matteo ile, Cambridge Üniver-sitesi’nden Steven Allen ve Andy Fa-bian, süper kütleli kara deliklerin az da olsa X-ışını yaymaya devam ettikle-rini, bunun da çevreden çok büyük sı-caklıklarda ama az miktarda gaz çek-meyi sürdürdüklerine işaret ettiğini açıkladılar.

Science, 23 Nisan 1999

Gökbilimin Yeni Konukları: Orta Sıklet Kara Delikler

Kırmızı Gezegen’de tektonik lev-ha lev-hareketleri oluyor mu? Bu varsayı-mın lehinde manyetik kanıtlar var. Mars Global Surveyor sondası- Mars üzerinde 100-200 km yüksekten uça-rak Mars yü-

zeyin-deki manyetik alanları ölçtü. Mars’ın güney yarıküresinde görülen şiddetli manyetik anormallikler, Dünya üze-rinde görülenlere benziyordu; sanki Mars’ta, Dünya’daki tektonik levha dinamiği uygulanıyordu: kabuğun yenilendiği, levhaların birbirinden ayrıldığı, kayaların soğuduğu ve man-yetik alanı dondurduğu okyanus gibi dibi kırışıklıkları. Manyetik alan pe-riyodik olarak yön değiştirdiğin-den, okyanus dibinde “pozitif” ve “negatif” manyetik bandlar nö-betleşe birbirlerini izler. Mars

üzerinde buna benzer 20 kadar man-yetik bant bulunması heyecan yarat-tı. Bu bantlar 2000 km uzunluğunda olup Dünya’dakilerden 10 kat daha genişti. Mars’ın üzerindeki bu çizgi-ler, 4 milyar yıldan daha yaşlı tekto-nik levha artıklarıysa, Mars’ta manye-tik alan Dünya’ya göre daha seyrek yön değiştirdi demektir. Bundan son-ra Mars üzerindeki bu bantların ne-deninin Dünya’dakilere benzer oldu-ğunu kanıtlamaya kaldı.

La Recherche, Haziran 1999

Mars Üzerinde Manyetik Çizgiler

Optik ışık

Hubble uzay teleskobu Geniş alan gezegen kamerası2

Relativistik madde fışkırması Merkezdeki kara delik X-Işını X-Işını Parlaklığı Uzaklık (ışık yılı) Uzaklık (ışık yılı)

Referanslar

Benzer Belgeler

TPAO tarafından açık- lanan fay haritası, daha önce varsa- yımlara dayanılarak çizilmiş olan Marmara fayını, biraz daha güneye çekiyor ve çok parçalı bir

Yarın: “H astalığım duyulm asın.. 4 " Pazartesi 11 Kasım 1996 Çağdaş Atatürkçüler mevlit okuttu Çağdaş Atatürkçüler Demeği, dün Atatürk için Kocatepe

Böyle olunca da süper kara katman, yüksek fosfor oranl› yüzeylere göre %50 daha az ›l›k yans›t›yor.. Katman, özellikle yüzeye bir aç›yla gelen ›fl›¤›

0, bütün meziyeti bir fil kadar iri ve biçimsiz olmaktan ibaret olan bir Fas dilencisini birdenbire kapıcılar kâhyalığı­ na yani protokol genel

İstanbul’un çok güzel meydan çeşmelerinden biri, Küçüksu ca­ yırının deniz kıyısına yakın kenarında; bakımsız, hem tabiatın hem de sanat eserine

EK 148: Zarsız fındık unu içeren buğday cipslerinin zarsız fındık unu oranlarına göre duyusal analiz genel beğeni değerlerini gösteren Tukey Çoklu

Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi. 11/06/2016

Biz de burada eşlik eden başka hastalığa sahip olmayan, erken yaşlarda belirgin simetrik harekete sahip ayna hareketi olgusunu mevcut literatür eşliğinde de-