©
FATİH KAYA
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR VERGİLERİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
GRUP MÜDÜR V.
©
Diğer kanunlardaki
istisnalara ilişkin hükümler, kurumlar vergisi
bakımından geçersizdir.
(KVK 35/1)
Kurumlar vergisi istisnası ile ilgili hükümler, ancak Kurumlar Vergisi
Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanununa hüküm eklenmek veya bu Kanunlarda
değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir.
(KVK 35/2)
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun yürürlüğünden önce kurumlar vergisine ilişkin olarak başka Kanunlarda yer alan istisnalar bakımından
35. madde hükmü uygulanmaz.
(KVK geçici 1. maddenin 9. fıkrası)
ULUSLARARASI ANLAŞMA HÜKÜMLERİ SAKLIDIR
İSTİSNALARIN SINIRI
ULUSLARARASI ANLAŞMALARLA SAĞLANAN İSTİSNALAR VE ULUSLARARASI KURUMLARA TANINAN İSTİSNALAR
gibi uluslararası kuruluşlara ilişkin istisnalar kurumlar vergisi matrahının tespitinde mutlak suretle dikkate alınacaktır.
Kanunla onaylanmış bulunan uluslararası anlaşmalarda yer alan kurumlar vergisine ilişkin istisnalar ile
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER
NATO
KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN 5. MADDESİNDE YER ALAN İSTİSNALAR
1) İştirak kazançları istisnası
2) Yurt dışı iştirak kazançları istisnası 3) Tam mükellef anonim şirketlerin yurt dışı iştirak hisseleri satış kazancı istisnası
4) Emisyon primi kazancı istisnası 5) Türkiye’de kurulu fonlar ile yatırım ortaklıklarının kazançlarına ilişkin istisna
6) Taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnası
7) Bankalara veya TMSF’ye borçlu durumda olan kurumlar ile bankalara tanınan istisna
8) Yurt dışı şube kazançları istisnası
9) Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançlarda istisna
10) Eğitim tesisleri ile rehabilitasyon merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlara ilişkin istisna
11) Risturn istisnası
1) Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden ve
devrinden elde edilecek kazançlara ilişkin istisna
DİĞER KANUNLARDA YER ALAN İSTİSNALAR
2) Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda yer alan istisna 3) Serbest bölgelerde uygulanan kurumlar vergisi istisnası 4) Yatırım indirimi istisnası
KURUMLAR VERGİSİNDEN İSTİSNADIR A- İŞTİRAK KAZANÇLARI İSTİSNASI
KURUMLARIN;
Tam mükellefiyete tâbi başka bir kurumun sermayesine katılmaları nedeniyle elde ettikleri kazançlar (Fonların katılma belgeleri ile yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde
edilen kâr payları hariç)
Tam mükellefiyete tâbi başka bir kurumun kârına katılma imkânı veren kurucu senetleri
ile diğer intifa senetlerinden elde ettikleri kâr payları
Kâr payını alan kurumun tam veya dar mükellefiyete tabi olmasının istisnanın uygulanmasında bir önemi bulunmamaktadır.
Dar mükellef bir kurumdan kâr payı alan kurumlar iştirak kazançları istisnasından yararlanamayacaktır.
Kurumlar vergisi mükelleflerinin iştirak ettikleri tam mükellef kuruma hangi oranda iştirak
ettiklerinin bir önemi bulunmamaktadır. Ayrıca, kâr payını elde eden kurumun tam mükellef kuruma belli bir süre iştirak etme şartı aranılmamaktadır.
B-YURT DIŞI İŞTİRAK KAZANÇLARI İSTİSNASI
İSTİSNADAN YARARLANABİLMENİN KOŞULLARI
İştirak edilen kurumun anonim veya limited şirket niteliğinde bir kurum olması
İştirak edilen kurumun kanuni ve iş merkezinin Türkiye’de bulunmaması
İştirak payını elinde tutan kurumun, iştirak kazancını elde ettiği tarih itibarıyla, yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %10’una
sahip olması
İştirak kazancının elde edildiği tarih itibarıyla, iştirak payının kesintisiz olarak en az bir yıl süre
ile elde tutulması
İştirak kazancının iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az %15 oranında; iştirak edilen yabancı kurumun esas faaliyet konusunun finansman temini veya
sigorta hizmetlerinin sunulması ya da menkul kıymet yatırımı olması durumunda, iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu
ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında (% 20) gelir ve kurumlar vergisi
benzeri toplam vergi yükü taşıması
İştirak kazancının, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe
kadar Türkiye’ye transfer edilmesi
İSTİSNADAN YARARLANILABİLMESİ İÇİN
BU ŞARTLARIN TOPLUCA SAĞLANMASI GEREKMEKTEDİR.
YURT DIŞINDAKİ İNŞAAT İŞLERİNİN YAPILABİLMESİ İÇİN İLGİLİ ÜLKE MEVZUATINA GÖRE AYRI BİR ŞİRKET
KURULMASININ ZORUNLU OLDUĞU DURUMLARDA İSTİSNA UYGULAMASI
Yurt dışındaki inşaat, onarım, montaj işleri ve teknik hizmetlerin yapılabilmesi için ilgili ülke mevzuatına
göre ayrı bir şirket kurulmasının zorunlu olduğu durumlarda, söz konusu şirketlere iştirak
edilmesinden elde edilen kazançlara, herhangi bir şart aranmaksızın
yurt dışı iştirak kazançları istisnası uygulanacaktır.
Ancak, yurt dışındaki inşaat, onarım, montaj işleri ve teknik hizmetlerin yapılabilmesi için ilgili ülke mevzuatına göre kurulan şirketin ana sözleşmesinde, inşaat, onarım, montaj işleri ve teknik hizmetlerin yapılması için kurulduğunun
belirtilmesi ve fiilen bu amaç dışında faaliyetinin bulunmaması şarttır.
Bu şartları taşımayan veya başka faaliyet konularıyla da uğraşan şirketlerin
bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
C- TAM MÜKELLEF ANONİM ŞİRKETLERİN
YURT DIŞI İŞTİRAK HİSSELERİ SATIŞ KAZANCI İSTİSNASI
Yurt dışı iştiraklerinin anonim veya limited
şirket niteliğinde olması ve bu
iştiraklerin Türkiye’de tam mükellef
olmaması,
Yurt dışı iştirak kazancının elde edildiği tarih itibarıyla; aralıksız olarak en az bir yıl süreyle nakit varlıklar (şirketin kasasında veya bankada bulunan nakit varlıklar, şirket tarafından alınan çekler,
altın, Devlet tahvili, Hazine bonosu, Toplu Konut İdaresince çıkarılan veya İMKB’de işlem gören hisse senetleri, tahvil ve bonolar) dışında kalan aktif toplamının %75 veya daha fazlasının yurt dışı
iştirak hisselerinden oluşması ve yurt dışı iştiraklerinin her birinin sermayesine en az %10 oranında iştirak etmesi
İstisnadan
sadece belli şartları taşıyan tam mükellefiyete tabi
anonim şirketler yararlanabilecek olup,
ANONİM ŞİRKETİN;
Satışa konu iştirak hisselerini, elden
çıkarma tarihi
itibarıyla en az iki tam yıl (730 gün) süreyle
aktifinde tutmuş olması,
GEREKMEKTEDİR
Ç- EMİSYON PRİMİ İSTİSNASI
.
.
Anonim şirketlerin gerek kuruluşlarında gerekse sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların, itibari değerin üzerinde bir bedelle elden çıkarılması
halinde oluşan kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmektedir.
İstisna, anonim şirketlerin portföylerinde bulunan başka şirketlere ait hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançları kapsamamaktadır.
D-TÜRKİYE’DE KURULU FONLAR İLE YATIRIM ORTAKLIKLARININ KAZANÇLARINA İLİŞKİN İSTİSNA
TÜRKİYE’DE KURULMUŞ OLMALARI ŞARTIYLA;
Portföyü Türkiye’de kurulu borsalarda işlem gören altın ve kıymetli madenlere dayalı yatırım fonları veya ortaklıklarının
portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,
Menkul kıymetler yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,
Girişim sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları,
Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları, Emeklilik yatırım fonlarının kazançları, Konut finansmanı fonları ile
varlık finansmanı fonlarının kazançları KURUMLAR VERGİSİNDEN İSTİSNADIR
Bu istisna, fon ve ortaklıkların söz konusu kazançları üzerinden kesinti yoluyla vergi alınmasına engel teşkil etmemektedir.
E-TAŞINMAZLAR VE İŞTİRAK HİSSELERİ İLE KURUCU SENETLERİ, İNTİFA SENETLERİ VE RÜÇHAN HAKLARI SATIŞ KAZANCI İSTİSNASI
Kurumların sermaye yapılarının güçlendirilmesi, finansman sıkıntılarının giderilmesi ve bağlı değerlerinin ekonomik faaliyetlerinde daha etkin bir şekilde kullanılmasına
imkan sağlamak ve işletmelerin finansal bünyelerini güçlendirmektir.
İSTİSNANIN AMACI;
İstisna hükmünden, dar mükellef kurumlar da dahil olmak üzere, tüm kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilecektir.
İstisna uygulamasına konu olacak taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının en az iki tam yıl (730 gün) süreyle kurumun aktifinde
yer alması, diğer bir ifadeyle kurumun bu değerlere iki tam yıl süreyle bilfiil sahip olması gerekmektedir.
Taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışında kazanç, satış işlemi ile birlikte doğacağından, satış işlemi ister peşin isterse vadeli
olarak yapılmış olsun istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanacaktır.
İSTİSNA UYGULAMASINA İLİŞKİN ŞARTLAR
Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları istisna kapsamındaki değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar, aktife alınan taşınmazın kurum ihtiyaçlarında kullanılma ihtimali bulunmayıp
ticari amaçla bulundurulduğu kabul edildiğinden istisna kapsamı dışındadır.
Fon hesabında tutulması gereken süreden, satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar olan sürenin anlaşılması gerekmektedir.
İstisna, satış kazancının %75’ine uygulandığından, kazancın tamamının fon hesabına alınma şartı bulunmayıp sadece istisnadan yararlanan kazanç kısmının söz konusu fon
hesabına alınması yeterlidir.
İstisna uygulamasında, satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulması gereken kazançların, beş yıl içinde fon hesabından başka bir hesaba (sermayeye ilave hariç) nakledilmesi, işletmeden çekilmesi, dar mükellef kurumlar
tarafından yurt dışına transfer edilmesi veya bu süre içinde işletmenin tasfiyeye girmesi (tasfiyenin sonuçlanması beklenmeksizin tasfiyeye giriş tarihi itibarıyla) halinde, bu işlemlere tabi tutulan kazanç kısmı için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergiler, Vergi Usul Kanunu uyarınca vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte alınacaktır.
6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 90’ıncı maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-e maddesinin 1’inci fıkrasına eklenen parantez içi hüküm gereğince, taşınmazların kaynak kuruluşlarca kira sertifikası ihracı amacıyla varlık kiralama şirketlerine satışı ile bu varlıkların varlık kiralama şirketlerince taşınmazın devralındığı kuruma satışından doğan kazançlar için istisna tutarına ilişkin oran
%100 olarak uygulanır ve bu taşınmazlar için en az iki tam yıl
süreyle aktifte bulunma şartı aranmaz.
F-BANKALARA VEYA TMSF’YE BORÇLU DURUMDA OLAN KURUMLAR İLE BANKALARA TANINAN İSTİSNA
1-BANKALARA BORÇLARI NEDENİYLE KANUNİ TAKİBE ALINMIŞ VEYA TMSF’YE BORÇLU DURUMDA OLAN KURUMLAR İLE BUNLARIN KEFİLLERİNE VE İPOTEK VERENLERE TANINAN İSTİSNA
Bankalara borçları nedeniyle kanuni takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları;
Taşınmazların
İştirak hisselerinin Kurucu senetlerinin İntifa senetlerinin Rüçhan haklarının
bu borçlara karşılık bankalara veya bu Fona devrinden sağlanan hasılatın bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların tamamı, söz konusu aktif kıymetlerin en az iki yıl elde bulundurma şartı olmadığı gibi kazancın belli bir süreyle özel bir fon hesabında tutulma şartı da aranmaksızın, kurumlar vergisinden istisnadır.
2-BANKALARA TANINAN İSTİSNA UYGULAMASI
Bankaların, kanuni takibe alınmış alacakları
nedeniyle iktisap ettikleri taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu
senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının satışından doğan kazançların ise
%75’lik kısmı kurumlar vergisinden istisnadır.
Bankaların bu şekilde iktisap ettikleri söz konusu kıymetlerin satışında da iki tam yıl
süreyle aktifte
bulundurma şartı olmadığı gibi kazancın belli bir
süreyle özel bir fon hesabında tutulma şartı
da bulunmamaktadır.
Bu tür iktisaplar dışında kalan ve çeşitli nedenlerle
iktisap edilmiş olan bu tür kıymetlerin satışından
doğan kazançların istisnadan yararlanıp
yararlanmayacağı hususunda ise Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e
maddesindeki
açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.
Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde yer alan istisnalardan birlikte yararlanılabilmesi mümkün bulunmamaktadır. Kurumlar, söz konusu istisna hükümlerindeki şartları taşımaları kaydıyla tercihlerini serbestçe belirleyebileceklerdir.
G-YURT DIŞI ŞUBE KAZANÇLARI İSTİSNASI
Kurumların, yurt dışında bulunan iş yerleri veya daimi
temsilcileri aracılığıyla elde
ettikleri kurum kazançları, belli
şartlar altında
kurumlar vergisinden istisnadır.
Doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az %15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması,
Elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye
transfer edilmiş olması,
İştirak edilen şirketin ana faaliyet konusunun, finansal kiralama dahil finansman temini, sigorta hizmetlerinin sunulması veya menkul kıymet yatırımı olması durumunda,
bu kazançların doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında gelir ve
kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması
G E R E K M E K T E D İ R
H-YURT DIŞINDA YAPILAN İNŞAAT, ONARIM, MONTAJ İŞLERİ İLE TEKNİK HİZMETLERDEN SAĞLANAN KAZANÇLARDA İSTİSNA
İstisna tatbiki için vergi yükü oranına bakılmaz.
(5/1-g bendinden farkı)
Teknik hizmetlerden elde edilen kazançların istisnadan yararlanabilmesi için bu işlerin, yurt dışında bulunan iş yerleri veya daimi temsilciler aracılığıyla yapılması ya da teknik hizmetlerin aynı şirket tarafından yurt dışında yapılmakta olan bir inşaat onarım işine ilişkin
olması gerekmektedir.
Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançların Türkiye’ye getirilmesi
zorunluluğu bulunmamaktadır. Söz konusu kazançların Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi
istisnadan yararlanılması için yeterlidir.
Yurt dışında bulunan iş yerleri veya daimi temsilciler aracılığıyla yapılan ve yurt dışında vergilendirilen inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançlar
kurumlar vergisinden istisnadır.
I-EĞİTİM TESİSLERİ İLE REHABİLİTASYON MERKEZLERİNİN İŞLETİLMESİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLARA İLİŞKİN İSTİSNA
İSTİSNA;
625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında yer alan;
Okul öncesi eğitim İlköğretim Özel eğitim Orta öğretim
ÖZEL OKULLARININ İŞLETİLMESİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLARA
Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara veya kamu yararına çalışan derneklere bağlı
REHABİLİTASYON MERKEZLERİNİN İŞLETİLMESİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLARA
U Y G U L A N A C A K T I R
I-EĞİTİM TESİSLERİ İLE REHABİLİTASYON MERKEZLERİNİN İŞLETİLMESİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLARA İLİŞKİN İSTİSNA
İSTİSNA TATBİKİNDE ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR
İstisnadan yararlanabilmesi için söz konusu kurumların 01/01/2006 tarihinden itibaren faaliyete geçmiş olmaları gerekmektedir.
Vakıf ve derneklerin senedinde veya tüzüğünde, vakıf veya derneğin amaçları arasında genel insan sağlığına ilişkin kurumlar kurulması ve işletilmesiyle ilgili hükümlerin bulunması
gerekmektedir.
İstisnadan yararlanmak isteyen mükelleflerin faaliyete geçmelerini müteakiben Maliye Bakanlığına yazılı olarak başvurmaları gerekmektedir.
Faaliyete geçilen dönemden itibaren beş hesap dönemi kurumlar vergisinden istisna olacaktır.
Kurum açma izin belgesinin daha önceki bir tarihi taşıması, istisna uygulamasının süresini değiştirmez. Beş yıllık süre, faaliyete geçilen tarihten başlar.
Eğitim tesisleri ile rehabilitasyon merkezlerinde yer alan büfe, kantin, kitap satış yerleri gibi tesislerin gerek işletilmesi gerekse kiraya verilmesinden elde edilen kazançlara istisna
uygulanmaz.
Yemek ve konaklama hizmetinin okul bünyesinde verildiği ve bedelin okul ücretine dahil olduğu durumlarda elde edilen kazanç ayrıma tabi tutulmaksızın istisnadır. Dışarıdan yemek hizmeti
alınması istisnaya engel değildir.
İstisnadan yararlanan işletmenin devri (satılması) halinde, devralan kurum istisnadan kalan dönemlerde; devreden kurum ise devir tarihine kadar yararlanır.
Yeni açılan okul veya merkezden elde edilen kazanç, istisna uygulaması açısından ayrı bir birim
olarak değerlendirilecek olup
yeni bir okul açılışı olarak tanımlanmayan mevcut okul kapasitesinin
genişletilmesi, başka bir binaya taşınılması halinde istisna söz konusu olmayacaktır.
İ-RİSTURN İSTİSNASI
İSTİSNA;
Tüketim
kooperatiflerinde, ortakların kişisel ve ailevi gıda ve giyecek
ihtiyaçlarını
karşılamak için satın aldıkları malların
değerine göre hesaplanan
risturnları
Üretim kooperatiflerinde ortakların üreterek kooperatife sattıkları
veya kooperatiften üretim faaliyetinde kullanmak üzere satın
aldıkları malların
değerine göre hesaplanan risturnları
Kredi
kooperatiflerinde, ortakların
kullandıkları kredilere göre
hesaplanan risturnları KAPSAMAKTADIR
İstisna, risturn olarak dağıtılacak kazancın doğduğu dönemde uygulanır.
4490 SAYILI KANUNLA OLUŞTURULAN TÜRK ULUSLARARASI GEMİ SİCİLİNE
KAYITLI GEMİLERİN VE YATLARIN İŞLETİLMESİNDEN VE DEVRİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLAR
DİĞER KANUNLARDA YER ALAN İSTİSNALAR
Gelir vergisi mükelleflerince (dar mükellefler dahil)
yapılması halinde,
F A A L İ Y E T İ N
Kurumlar vergisi mükelleflerince (dar
mükellefler dahil) yapılması halinde,
İ S T İ S N A D I R
GELİR VERGİSİNDEN KURUMLAR VERGİSİNDEN
TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ KANUNUNDA YER ALAN İSTİSNA
DİĞER KANUNLARDA YER ALAN İSTİSNALAR
Teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren (dar mükellef kurumlar dahil) mükelleflerin, münhasıran bu bölgedeki;
YAZILIM AR-GE FAALİYETLERİNDEN
ELDE ETTİKLERİ KAZANÇLAR, FAALİYETE BAŞLANILAN TARİHTEN BAĞIMSIZ OLMAK ÜZERE,
(4691 sayılı Kanunun 6170 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 7’ncimaddesiyle değişik geçici 2’nci maddesi gereğince)
31/12/2023
TARİHİNE KADAR KURUMLAR VERGİSİNDEN İSTİSNADIR.
Bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin bölge dışında gerçekleştirdikleri faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar, yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilmiş olsa dahi istisnadan
yararlanamaz.
Mükelleflerin, nakitlerinin değerlendirilmesi sonucu oluşan faiz gelirleri, yabancı para
cinsinden aktifler dolayısıyla oluşan kur farkları ve iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan gelirler istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.
TÜBİTAK ve benzeri kurumlar tarafından hibe şeklindeki destekler ile bağış ve yardımlar kurum kazancına dahil edilip istisnadan yararlanır.
Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, diğer kurumlardan geri ödeme koşuluyla sermaye desteği olarak sağlanan yardımlar, borç mahiyetinde
olduğundan bu yardımların ticari kazanca dahil edilmesi söz konusu olmayacaktır.
Teknoloji geliştirme bölgelerinde yazılım ve Ar-Ge faaliyetinde bulunan şirketlerin, bu faaliyetler sonucu buldukları ürünleri kendilerinin seri üretime tabi tutarak pazarlamaları halinde, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançların lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı, transfer fiyatlandırması esaslarına göre
ayrıştırılmak suretiyle istisnadan yararlanabilecektir.
Üretim ve pazarlama organizasyonu
nedeniyle doğan kazancın diğer kısmı ise istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.
Ancak, lisans, patent gibi gayrimaddi haklara bağlanmamış olmakla birlikte uyarlama, yerleştirme, geliştirme, revizyon, ek yazılım gibi faaliyetlerden elde edilen kazançlar
istisna kapsamında değerlendirilebilecektir.
Müşterek genel giderler, faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan maliyetlerin birbirine oranı dahilinde dağıtılır.
SERBEST BÖLGELERDE UYGULANAN KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNASI
DİĞER KANUNLARDA YER ALAN İSTİSNALAR
06/02/2004 tarihine kadar (bu tarih dahil) serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere faaliyet ruhsatı almış mükelleflerin, ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı
olmak üzere bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetler dolayısıyla elde ettikleri
kazançlar kurumlar vergisinden istisnadır.
Serbest bölgelerde yürütülen faaliyetlerden doğan alacaklara ilişkin kur farkı ve vade farkı gelirleri ile hasılatın serbest bölgelerde yürütülen faaliyetler
çerçevesinde yapılacak ödemelerde kullanılıncaya kadar geçici olarak serbest bölgelerde mevduat hesaplarında veya repo işlemlerinde değerlendirilmesi sonucu
elde edilen gelirler de söz konusu istisnadan yararlanabilecektir.
Serbest bölgelerde elde edilmiş olsa dahi hasılatın serbest bölge dışında
değerlendirilmesinden elde edilen faiz, repo ve benzeri faaliyet dışı gelirler,istisna kazanç tutarının tespitinde dikkate alınmaz.
Teknoloji geliştirme bölgelerinde olduğu gibi serbest bölgelerde de faaliyet gösteren mükelleflere, TÜBİTAK ve benzeri kurumlar tarafından Ar-Ge projelerine ilişkin olarak ilgili mevzuat çerçevesinde hibe şeklinde sağlanan destek tutarları, kurum kazancına
dahil edilecek ve istisnadan yararlandırılacaktır.
06/02/2004 tarihinden sonra,
mükelleflerin faaliyet ruhsatlarının süresinin çeşitli nedenlerle (inşaat süresi ile ilgili süre uzatımları hariç) uzatılması durumunda,
istisna süresinin uzaması söz konusu olmayacaktır.
DİĞER KANUNLARDA YER ALAN İSTİSNALAR
İMALAT FAALİYETLERİNDE UYGULANACAK İSTİSNA
Serbest bölgelerde imalat faaliyetinde bulunan mükelleflerin bölgelerde
imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri
kazançları, Türkiye’nin Avrupa Birliğine tam üyeliğinin gerçekleştiği
tarihi içeren yıllık vergileme döneminin sonuna kadar kurumlar
vergisinden istisnadır.
Bu istisnadan, bölgede yeni faaliyete geçen mükellefler ile faaliyet ruhsatlarında yer alan sürenin dolmasıyla normal vergileme rejimine tabi olacak mükellefler yararlanacaktır.
ANCAK;
Üretim dışı faaliyetlerden,
Serbest bölge dışında üretilen malların satışından,
Faaliyet ruhsatında belirtilen alan dışında üretilen malların satışından,
elde edilen kazançlar istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.
Serbest bölgede veya serbest bölge dışında fason olarak imal ettirilen ürünlerin satışından
DİĞER KANUNLARDA YER ALAN İSTİSNALAR
İSTİSNA KAPSAMINDAKİ FASON İMALAT
İstisna uygulaması açısından, imalat faaliyetinin serbest bölgede yapılması gerekmekte olup dışarıdan fason hizmet satın alınması istisna uygulamasına engel teşkil etmemektedir.
Fason imalatın sadece, sanayi sicil belgesi veya faaliyet ruhsatında yazılı üretim kapsamında yaptırılması,
Söz konusu istisna serbest bölgelerde yapılan imalata tanınmış olduğundan imalatın fason imalattan çok işletmenin kendi imalatından oluşması,
İmalat faaliyetleriyle ilgili olarak istisnadan yararlanacak kazanç tutarının fiili kapasite kullanımı ile sınırlı olması,
İş riskinin ve organizasyonunun üstlenilmesi,
Ham madde ve yardımcı maddelerin temin edilmesi,
ANCAK
G E R E M K K E T E D İ R
SON DÜZENLEMELERE GÖRE YATIRIM İNDİRİMİ İSTİSNASININ UYGULAMASINA İLİŞKİN HUSUSLAR
1-Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 31/12/2005 tarihi itibariyle mevcut olup kazancın yetersiz olması nedeniyle 2005, 2006, 2007 ve 2008 yılı kazançlarından indiremedikleri devreden yatırım indirimi istisna tutarları
2-24/4/2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında, GVK’nın 4842 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki ek 1-6’ncı maddeleri çerçevesinde başlanılmış yatırımları için, belge kapsamında 1/1/2006 tarihinden sonra yapmış oldukları yatırım harcamaları dolayısıyla 31/12/2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplayacakları yatırım indirimi istisnası tutarlarından, 31/12/2008 tarihi itibarıyla mevcut olup kazancın yetersizliği nedeniyle indiremedikleri yatırım indirimi istisnası tutarları ile bu yatırımlar kapsamında olup halen devam eden yatırım harcamaları dolayısıyla 31/12/2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplayacakları yatırım indirimi istisnası tutarları
2010 VE MÜTEAKİP YILLARDA İNDİRİM KONUSU OLACAK YATIRIM İNDİRİMİ İSTİSNASI TUTARLARI;
3-Gelir Vergisi Kanununun mülga 19 uncu maddesi kapsamında 1/1/2006 tarihinden önce yatırıma başladığını belgeleyen gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, komple ya da entegre tesisler gibi tamamlanması belli bir süreci gerektiren yatırımlar ile ilgili ve bu yatırımlarla iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edip bu tarihten sonra yaptıkları yatırım harcamaları için, 31/12/2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde hesapladıkları yatırım indirimi istisnası tutarlarından 31/12/2008 tarihi itibarıyla mevcut olup kazancın yetersizliği nedeniyle indiremedikleri yatırım indirimi istisnası tutarları ile bu yatırımlar kapsamında olup bu yatırımlarla iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edip halen devam eden yatırım harcamaları dolayısıyla 31/12/2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplayacakları yatırım indirimi istisnası tutarları
4-1/1/2006-8/4/2006 tarihleri arasında Gelir Vergisi Kanunu’nun mülga 19’uncu maddesi kapsamında yeni başlayan ve bu tarihler arasında yapılan yatırımlar nedeniyle hesaplanan yatırım indirimi istisnası tutarları (Bu kapsamda indirilecek yatırım indirimi istisnası tutarları ilgili dönemlerde kazancın bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, 2010 hesap döneminden itibaren indirim konusu yapılabilecektir.)
Vergi matrahının tespitinde yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yapılacak tutar, yatırım indirimi uygulanmadan önceki, zarar mahsubu ve tüm indirim ve istisnalar düşüldükten sonraki kazancın %25’ini aşamayacaktır. (18/02/2012 tarih 28208 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09/02/2012 tarih 2010/93 Esas 2012/9 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla %25’lik sınır getiren düzenlemenin yürütmesi durdurulmuştur.)
24/4/2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında Gelir Vergisi Kanununun 4842 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılmadan önceki ek 1-6 ncı maddeleri çerçevesinde yapılan yatırımlar için yatırım indirimi istisnasından yararlanılması halinde, Gelir Vergisi Kanununun geçici 61’inci maddesi uyarınca yatırım indiriminden yararlanan kazançlar üzerinden dağıtılsın dağıtılmasın %19,8 oranında vergi kesintisi yapılacaktır.
İlgili dönemler itibarıyla yatırım indirimi istisnası uygulayan mükelleflerin, istisna uygulaması sonucu kalan kazançları üzerinden yürürlükteki vergi oranına göre vergi hesaplanacaktır.
Yatırım indirimi istisnasından, kazancın elverişli olduğu yılda yararlanılabilmekte, ilgili yıl kazancı elverişli olduğu halde yatırım indirimi istisnasından yararlanılmaması halinde, mükelleflerce yararlanılmayan bu indirim tutarlarının daha sonraki yıllara ait kazançlardan indirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Ancak, 2009 hesap dönemine ilişkin olarak kazanç beyan etmekle birlikte önceki
yıllardan devreden yatırım indirimi istisnası tutarlarından yararlanamayan
mükelleflerin, bu kazanç tutarlarına isabet eden yatırım indirimi tutarlarını,
endekslenmiş değerleri ile birlikte daha sonraki dönemlerin kazançlarından
indirebilmeleri mümkün bulunmaktadır.
6111 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinin 1, 2, 3 ve 4’üncü fıkralarında gelir ve kurumlar vergisi beyannamesi vermek mecburiyetinde olan mükellefler tarafından 2006, 2007, 2008 ve 2009 takvim yılları/hesap dönemleri için gelir ve kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunan mükelleflerin aynı maddenin 9’uncu fıkrasına göre gelir ve kurumlar vergisi matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların yalnızca % 50'sini 2010 ve izleyen yıllara ait kârlarından mahsup edebileceklerdir.
KURUMLAR VERGİSİNDEN İSTİSNA EDİLEN KAZANÇLARA İSABET EDEN GİDERLERİN
DİĞER KAZANÇLARDAN İNDİRİLEMEMESİ
Kurumlar Vergisi Kanununun 5. maddesinin üçüncü fıkrasında, iştirak hissesi alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesinin kabul edilmeyeceği hükmü yer almaktadır.
İstisna kapsamındaki faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde, zarar tutarı
“kanunen kabul edilmeyen gider” olarak dikkate alınacaktır.
İSTİSNALARIN KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİNDE GÖSTERİLMESİ
“ZARAR OLSA DAHİ İNDİRİLECEK İSTİSNALAR”
-İştirak Kazançları (KVK Mad. 5/1-a)
-Yurtdışı İştirak Kazançları(KVK Mad. 5/1-b)
-Tam Mükellef Anonim Şirketlerin Yurtdışı İştirak Hisseleri Satış Kazançları (KVK Mad. 5/1-c)
-Emisyon Primi Kazancı (KVK Mad. 5/1-ç)
-Y. Fon ve Ort. Portföy İşl.Kazancı (KVK Mad. 5/1-d) -Taşınmaz ve İşt. His. ile Kurucu Sen., İnt. Sen. ve R.
Hakları Stş.Kazancı (KVK Mad. 5/1-e)
-Bankl.veya TMSF'ye Borçlu Durumda Olan
Kurumların Taş. ve İşt.His ile Kur.Sen.,İnt. Sen. Ve R. Hakları Sat. Kaz. (KVK Mad.5/1-f)
-Yurt dışı Şube Kazançları (KVK. Mad.5/1-g) -Yurt dışı İnşaat ve Onarma İşlerinden Sağlanan Kazançlar (KVK Mad. 5/1-h)
-Eğ. Öğ. Kur. İle Rehabilitasyon Mrkz. Kazançları (KVK Mad. 5/1-ı)Kazançlar
-Serbest Bölgelerde Elde Edilen Kazançlar
-Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazançlar
-Türk Ulusl. Gemi Sic. Kay. Gemi İşl. Ve Devr.
Sağlanan Kazançlar
-Diğer vergi kanunları uyarınca indirimi kabul edilen kazanç istisnaları
-Uluslararası vergi anlaşmalarından doğan istisnalar.
SADECE KURUM KAZANCININ YETERLİ OLMASI HALİNDE UYGULANACAK İSTİSNALAR
Yatırım indirimi istisnası:
Zararı artıracak bir unsur olarak değil,
ileriki yıllarda indirilmek üzere devredilir.
Zarar olsa dahi indirilecek istisnaların sadece kurum kazancının yeterli olması halinde uygulanacak istisnalara mahsup önceliği vardır.
Risturn istisnası:
Kooperatiflerin ancak karlı bulundukları durumda risturn hesaplaması söz konusu olacağından zarar halinde bu istisnanın uygulanması söz konusu değildir.
Geçmiş yıl zararlarının mahsubu, ticari bilanço karından yatırım indirimi istisnası ve risturn istisnası hariç diğer istisnalar indirildikten sonra yapılacaktır.
AR-GE
İNDİRİMİ SPONSORLUK
HARCAMALARI BAĞIŞ VE
YARDIMLAR KURUMLAR VERGİSİ MATRAHININ TESPİTİNDE;
KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİ ÜZERİNDE AYRICA GÖSTERİLMEK ŞARTIYLA
VE AŞAĞIDAKİ SIRAYLA
KURUM KAZANCINDAN İNDİRİLEBİLECEKTİR
BU İNDİRİMLER, ESASEN KAZANCIN BULUNMASI HALİNDE BEYANNAME ÜZERİNDEN İNDİRİM KONUSU YAPILAN VE KAZANCIN YETERSİZ OLMASI
NEDENİYLE DE SONRAKİ YILLARA DEVREDİLEMEYEN İNDİRİMLERDİR.
M Ü K E L L E F E L R İ N
YENİ
TEKNOLOJİ
VE
BİLGİ ARAYIŞINA
YÖNELİK
MÜNHASIRAN;
ARAŞTIRMA VEGELİŞTİRME FAALİYETLERİ ÇERÇEVESİNDE,
İŞLETMELERİ BÜNYESİNDE
YAPTIKLARI HARCAMALARIN
2008 HESAP DÖNEMİNDEN İTİBAREN % 100'ü
KURUM KAZANCININ
TESPİTİNDE
AR-GE İNDİRİMİ
OLARAK DİKKATE
ALINABİLECEKTİR.
AŞAĞIDA BELİRTİLEN AMAÇLARA YÖNELİK FAALİYETLER AR-GE FAALİYETLERİDİR
Bilimsel ve teknolojik alanlardaki belirsizlikleri gidermek ve bunları aydınlatmak amacıyla, bilim ve teknolojinin gelişmesini sağlayacak yeni teknik bilgilerin elde edilmesi,
Yeni yöntemlerle yeni ürünler, madde ve malzemeler, araçlar, gereçler, işlemler, sistemler geliştirilmesi, tasarım ve çizim çalışmaları ile yeni teknikler ve prototipler üretilmesi,
Yeni ve özgün tasarıma dayanan yazılım faaliyetleri,
Yeni üretim yöntem, süreç ve işlemlerinin araştırılması veya geliştirilmesi,
Bir ürünün maliyetini düşürücü, kalite, standart veya performansını yükseltici yeni tekniklerin /teknolojilerin araştırılması.
AR-GE FAALİYETLERİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMEYEN FAALİYETLER
Pazar araştırması ya da satış promosyonu,
Kalite kontrol,
Sosyal bilimlerdeki araştırmalar,
Petrol, doğalgaz, maden rezervleri arama ve sondaj faaliyetleri,
İcat edilmiş ya da mevcut geliştirilmiş süreçlerin kullanımı,
Biçimsel değişiklikler (“Ar-Ge faaliyetleri” olarak sayılan amaçlara yönelik olmayan şekil, renk, dekorasyon v.b., estetik ve görsel değişiklikler),
Bilimsel ve teknolojik yenilik doğurma- yan rutin faaliyetler (rutin veri toplama, rutin analizler için kullanılan program, yazılım gibi üretilen prototiplerin rutin ayarlamaları),
İlk kuruluş aşamasında kuruluş ve örgütlenmeyle ilgili araştırma giderleri,
Proje sonucunda geliştirilen ürüne ilişkin fikri mülkiyet haklarının korunmasına yönelik çalışmalar,
Numune verilmek amacıyla prototipler- den kopyalar çıkarılıp dağıtılması ve reklam amaçlı tüketici testleri.
AR-GE FAALİYETİNİN SINIRI
AR-GE FAALİYETİ, ESAS İTİBARIYLA DENEMELERİN
SON BULDUĞU
İLK ÜRETİMİN YAPILDIĞI
AR-GE PROJESİ NETİCESİNDE ELDE EDİLEN ÜRÜNÜN
PAZARLANABİLİR AŞAMAYA GELDİĞİ ANDAN İTİBAREN AR-GE PROJESİ BİTMİŞ SAYILIR.
BU TARİHTEN SONRA YAPILAN HARCAMALAR
AR-GE HARCAMASI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMEZ.
Ancak, tamamlanan bir proje sonucunda elde edilen ürünün geliştirilmesi amacıyla yapılacak çalışmalar,
yeni Ar-Ge projesi olarak değerlendirilir.
AŞAMADA
SONA ERER
AR-GE FAALİYETİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEN HARCAMALAR
İlk Madde ve Malzeme Giderleri Personel Giderleri
Genel Giderler
Dışarıdan Sağlanan Fayda ve Hizmetler Vergi, Resim ve Harçlar
Amortisman ve Tükenme Payları Finansman Giderleri
Kurumlar, hesap dönemi içerisinde gayrimaddi hakka
yönelik yaptıkları araştırma ve geliştirme harcamalarının
tamamını aktifleştirmek zorundadırlar.
Ancak, gayrimaddi hakka yönelik olmayan ve Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde aktifleştirilmesi
gerekmeyen harcamalar doğrudan
gider yazılabilecektir.
Proje Sonucu ortaya bir gayrimaddi hak çıkması halinde,
aktifleştirilmesi gereken bu tutar,
amortisman yoluyla itfa edilecektir.
Ancak projeden, daha sonraki yıllarda vazgeçilmesi veya projenin
tamamlanmasına imkân kalmaması durumunda, kurumun Ar-Ge faaliyeti kapsamında yapmış
olduğu ve önceki yıllarda aktifleştirilmiş olan tutarların doğrudan
gider yazılabilmesi mümkün
bulunmaktadır.
İster
aktifleştirilsin ister doğrudan
gider yazılsın
ilgili dönemde yapılan Ar-Ge harcamalarının tamamı üzerinden %100
oranında Ar-Ge indirimi ayrıca hesaplanacak ve
indirim konusu
yapılacaktır.
AR-GE İNDİRİMİNİN UYGULANMASI
Mükellefler, Ar-Ge harcamalarının %100'ü oranında hesaplayacakları
Ar-Ge indirim tutarlarını yıllık kurumlar vergisi beyannamesi ile geçici vergi beyannamesinin ilgili satırına
yazarak kazançtan indirecektir.
Ar-Ge indirimi, Ar-Ge faaliyetine başlandığı andan
itibaren hem yıllık
beyannamede hem de geçici vergi beyannamelerinde
uygulanabilecektir.
AR-GE indiriminden yararlanacak kurumlar vergisi mükelleflerinin aynı
zamanda yatırım indirimi istisnadan yararlanması halinde, öncelikle Ar-Ge indirimi daha sonrada yatırım
indirimi uygulanacaktır.
İlgili dönemde kazancın yetersizliği nedeniyle
indirim konusu yapılamayan Ar-Ge İndirimi tutarı sonraki
hesap dönemlerine devredecektir.
Mükelleflerin Ar-Ge projesi kapsamındaki harcamalarını, işletmenin diğer faaliyetlerine
ilişkin harcamalarından ayırarak, Ar-Ge indiriminin doğru hesaplanmasına imkân
verecek şekilde muhasebeleştirmeleri
gerekmektedir.
Ar-Ge faaliyetinin esas itibarıyla işletme bünyesinde
yapılması gerekmektedir. Fiili kullanım durumunun tespit edilmesi ve ortak giderlerin de buna göre
paylaştırılması şartıyla bir kuruma ait olduğu halde diğer kurumlarla ortak Kullanılan Ar-Ge departmanında yapılan
Ar-Ge faaliyetleri, işletme bünyesinde yapılmış sayılacaktır. İşletmenin organizatörlüğünde olmak şartıyla, kamu kurum ve kuruluşlarına ait Ar-Ge merkezleriyle üniversiteler bünyesinde
yapılan Ar-Ge faaliyetleri de bu kapsamda bulunmaktadır.
Ar-Ge faaliyetlerinin
yürütülmesi esnasında, proje bazında yerli ve yabancı teknik personelden mesleki
ve teknik destek alınması veya bazı analizlerin dışarıda
yaptırılması halinde bunlarla ilgili olarak yapılan ödemeler
de Ar-Ge harcaması kapsamında
değerlendirilecektir.
DIŞARIDAN SAĞLANAN FAYDA VE HİZMETLER
Alanında uzman kuruluşlarca hazırlanan “Ar-Ge Projesi Değerlendirme Raporu”nun olumsuz olması halinde, Ar-Ge indirimi dolayısıyla eksik ödenen vergilerle ilgili olarak
gerekli tarhiyat yapılacaktır.
Ar-ge indiriminin uygulanmaya başlanacağı döneme ait geçici vergi beyannamesinin verileceği tarihe kadar ar-ge faaliyetiyle ilgili olarak 1 seri No.lu Kurumlar Vergisi Tebliğinde yer alan formata uygun olarak hazırlanacak rapor GİB’e gönderilecektir.
GİB, projenin bilimsel olarak incelenerek münhasıran yeni bilgi ve teknoloji arayışına yönelik olup olmadığının tespiti amacıyla projeyi, TÜBİTAK ve/veya üniversiteler ile
araştırma yapılan konuda uzmanlaşmış kuruluşlara intikal ettirir.
Ar-ge projesine ilişkin incelemeyi yapacak kuruluş inceleme sonucuna göre
düzenlenen değerlendirme raporunun bir örneğini GİB’e ve başvuru sahibine gönderir.
Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu Kararlarına istinaden TÜBİTAK tarafından daha önce incelemesi yapılmış olan projelerle ilgili olarak yeniden inceleme yapılmasına bu projeler için Gelir İdaresi Başkanlığına müracaat edilmesine gerek bulunmamakta olup
Ar-Ge değerlendirme raporları veya TÜBİTAK'dan alınan destek karar yazısının bir örneğinin YMM tasdik raporuna eklenmesi yeterli olacaktır.
Ar-Ge indiriminden yararlanan mükelleflerin, kurumlar vergisi beyannamesinde yararlanılan Ar-Ge
indiriminin doğru hesaplandığı ve uygulandığına ilişkin YMM tasdik raporunu ilgili mevzuatta belirtilen süre içinde bağlı bulundukları vergi dairelerine vermeleri gerekmektedir.
Ar-Ge proje değerlendirme
raporlarının, YMM tasdik raporlarının verilmesi gereken ay içinde veya daha
sonra gelmesi halinde de mükellefler Ar-Ge indiriminden
yararlanabileceklerdir. Bu durumda, değerlendirme raporunun ilgili vergi
dairesi kayıtlarına girdiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde YMM tasdik raporunun ibraz edilmesi gerekecektir.
SÖZ KONUSU RAPORUN BU SÜRELER İÇİNDE VERİLEMEMESİ HALİNDE AR-GE İNDİRİMİNDEN YARARLANILAMAYACAKTIR.
YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR TASDİK RAPORU İBRAZI
Ar-Ge indirimine ilişkin hususlara tam tasdik raporunda yer verilmiş olması durumunda, Ar-Ge indirimine ilişkin olarak ayrıca tasdik raporu düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.
5746 SAYILI ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ
HAKKINDA KANUN
Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı tarafından 12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Kanuna göre oluşturulan teknoloji merkezleri (teknoloji merkezi işletmeleri) ile Türkiye'deki Ar-Ge merkezleri, Ar-Ge projeleri ve rekabet öncesi işbirliği projeleri ve teknogirişim sermayesine ilişkin destek ve teşvikleri kapsar.
İNDİRİM İSTİSNA DESTEK VE TEŞVİK UNSURLARI
-ARGE İNDİRİMİ
-GELİR VERGİSİ STOPAJI TEŞVİKİ -SİGORTA PRİM DESTEĞİ
-DAMGA VERGİSİ İSTİSNASI
-TEKNOGİRİŞİM SERMAYE DESTEĞİ
ARGE İND İR İM İ
-Teknoloji merkezi işletmelerinde, -Ar-Ge merkezlerinde,
-Kanunla kurulan veya teknoloji geliştirme projesi anlaşmaları kapsamında
uluslararası kurumlardan ya da kamu kurum ve kuruluşlarından Ar-Ge projelerini desteklemek amacıyla fon veya kredi kullanan vakıflarca veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde,
-Rekabet öncesi işbirliği projeleri kapsamında,
-Teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanmak suretiyle,
Ar-Ge ve yenilik faaliyeti
gerçekleştirilen kurumlar vergisi mükellefleri ile ticari faaliyetle uğraşan gelir vergisi
mükelleflerince gerçekleştirilen
Ar-ge ve yenilik harcamalarının
tamamı ile
500 ve üzerinde tam zaman eşdeğer Ar-Ge
personeli istihdam eden Ar-Ge
merkezlerinde ayrıca o yıl yapılan Ar-Ge ve
yenilik harcamasının bir önceki yıla göre
artışının yarısı
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesine göre kurum
kazancından ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 89’ uncu
maddesi uyarınca ticari kazançtan indirim konusu yapılır. Ayrıca bu
harcamalar, Vergi Usul Kanunu’na göre
aktifleştirilmek suretiyle amortisman yoluyla veya bir iktisadi kıymet oluşmaması halinde doğrudan gider yazılarak itfa edilir.
Kazancın yetersiz olması nedeniyle ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan tutar, sonraki hesap dönemlerine devredilir. Devredilen tutarlar, takip eden yıllarda 213 sayılı Kanuna göre her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.
5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge indiriminden yararlananlar, Gelir Vergisi Kanununun 89’uncu maddesinin (9) numaralı bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmünden ayrıca yararlanamazlar.
Projelerin tamamlanmasına zorunlu nedenlerle imkân kalmaması veya projenin başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle iktisadi kıymet oluşmaması hâllerinde, Ar-Ge ve yenilik faaliyeti kapsamında yapılan ve önceki yıllarda aktifleştirilmiş olan tutarlar doğrudan gider yazılır.
Tamamlanmamış Ar-Ge ve yenilik projesinin devredilmesi hâlinde, devri gerçekleştiren işletmelerce aktifleştirilen tutarlar kazanç tutarının tespitinde maliyet unsuru olarak dikkate alınır. Ar-Ge ve yenilik projesini devralan işletmelerce devir tarihinden sonra proje kapsamında yapılan harcamalar Ar-Ge indirimine konu olur.
Projenin devri için ayrıca bir bedel ödenmişse, bu bedel Ar-Ge indirimine konu edilemez.
Tamamlanmış bir Ar-Ge ve yenilik projesinin devredilmesi durumunda, Ar-Ge ve yenilik projesini devralan işletme Ar-Ge indiriminden yararlanamaz.
GELİR VERGİSİ STOPAJI TEŞVİKİ
Kamu personeli hariç, Ar-Ge ve destek
personelinin bu görevleri ile ilgili elde ettikleri ücretlerinin
- Doktoralı personel için %90'ı, - Diğer personel için %80'i
31/12/2023 tarihine kadar gelir vergisinden müstesnadır.
Bu istisnanın hesaplanmasında, bu kapsamdaki personelin fiilen Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine ayırdıkları zamanın toplam çalışma zamanına oranı dikkate alınır. Gelir vergisi istisnasından yararlanacak olan destek personelinin tam zaman eşdeğeri sayısı, toplam tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısının
%10'unu aşamaz.
Kanun kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlanan personel için 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun aynı mahiyetteki hükümlerinden aynı vergilendirme dönemi içinde ayrıca yararlanılamaz. Ancak, Ar-Ge ve destek personeli dışında kalan personel ile tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısının %10'unu aşan tam zaman eşdeğer destek personeli için gerekli şartların taşınması hâlinde, 5084 sayılı Kanunda öngörülen destek ve teşvik unsurlarından yararlanılabilir.
Kurumlar ve Gelir Vergisi
Kanunu 5746 sayılı Kanun
Kurumlar Vergisi veya Gelir Vergisi Teşvik Türü Nedir?
Ar-Ge harcamasının
%100'ü oranında indirim
Ar-Ge harcamasının %100'ü oranında indirim (500 ve üzerinde tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli istihdam eden Ar-Ge merkezleri için ek olarak bir önceki yıla göre
gerçekleştirdikleri harcama artışının %50'si) KV veya Gelir Vergisi Teşvikinde
Süre Sınırı Var mıdır? YOK 31/12/2023 tarihine kadar
KV veya Gelir Vergisi Teşvikinden Kimler Yararlanabilir?
İşletme bünyelerinde Ar-Ge faaliyeti gerçekleştiren gelir ve kurumlar
mükellefleri
-Teknoloji merkezi işletmelerinde, -Ar-Ge merkezlerinde,
-Kanunla kurulan veya teknoloji geliştirme projesi anlaşmaları kapsamında uluslararası kurumlardan ya da kamu kurum ve kuruluşlarından Ar-Ge
projelerini desteklemek amacıyla fon veya kredi kullanan vakıflarca veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, -Rekabet öncesi işbirliği projeleri kapsamında, -Teknogirişim sermaye desteklerinden
yararlanmak suretiyle, Ar-Ge ve yenilik faaliyeti gerçekleştirilen kurumlar vergisi mükellefleri ile ticari faaliyetle uğraşan gelir vergisi mükellefleri
AR-GE TEŞVİK KARŞILAŞTIRMA TABLOSU
Kurumlar ve Gelir Vergisi
Kanunu 5746 sayılı Kanun
KV veya Gelir Vergisi Teşvikinin Kapsamı Nedir?
Ar-Ge faaliyeti
kapsamında yapılan harcamalar
Ar-Ge ve Yenilik Faaliyeti kapsamında yapılan harcamalar
Başka faaliyetlerde de kullanılan iktisadi kıymetlerin amortismanları kazanç/indirim tutarının tespitinde dikkate alınabilir mi?
HAYIR EVET (Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinde kullanıldığı gün sayısına göre hesaplanır.)
Tam zamanlı olarak Ar-Ge faaliyetleri için çalışmayan
personelin ücretleri kazanç/indirim tutarının tespitinde dikkate
alınabilir mi?
HAYIR
EVET (Personelin Ar-Ge ve yenilik
faaliyetlerine ayırdığı zamanın toplam çalışma zamanına oranının dikkate alınması suretiyle hesaplanır.)
Dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler dolayısıyla yapılan harcamaların üst sınırı var mıdır?
YOK
VAR (Ar-Ge ve yenilik harcaması kapsamında gerçekleştirilen toplam harcamanın %20'si ile sınırlıdır.)
AR-GE TEŞVİK KARŞILAŞTIRMA TABLOSU
Kurumlar ve Gelir Vergisi
Kanunu 5746 sayılı Kanun
KV veya Gelir Vergisi Teşviki Kazanç Yetersizliği Durumunda Sonraki Dönemlere Devredilebilir mi?
Kurumlar vergisi mükellefleri için EVET gelir vergisi
mükellefleri için HAYIR
EVET
Kazanç Yetersizliği Nedeniyle Sonraki Dönemlere Devreden Tutarlar Yeniden Değerleme Oranında Artırılabilir mi?
HAYIR EVET
Ücretlerde Gelir Vergisi Stopaj
Teşviki Var mıdır? YOK
Kamu personeli hariç, Ar-Ge ve destek
personelinin bu görevleri ile ilgili elde ettikleri ücretlerinin
- Doktoralı personel için %90'ı, - Diğer personel için %80'i
31/12/2023 tarihine kadar gelir vergisinden müstesnadır. (Destek personelin tam zaman eşdeğeri sayısı, toplam tam zaman Ar-Ge personeli sayısının %10'unu geçemez)
AR-GE TEŞVİK KARŞILAŞTIRMA TABLOSU
AR-GE TEŞVİK KARŞILAŞTIRMA TABLOSU
Kurumlar ve Gelir Vergisi
Kanunu 5746 sayılı Kanun
Ücretlerde SSK İşveren Prim
Teşviki Var mıdır? YOK
31/12/2023 tarihinde kadar uygulanmak üzere;
kamu personeli hariç, Ar-Ge ve destek
personelinin Ar-Ge faaliyetleri kapsamındaki çalışmaları nedeniyle elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi
işveren hissesinin yarısı her bir personel için 5 yıl süreyle. Destek personelin tam zaman eşdeğeri sayısı, toplam tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısının %10'unu geçemez)
Teknogirişim Sermaye Desteği
Var mıdır? YOK
VAR
(31/12/2023 tarihinde kadar uygulanmak üzere;
bir defaya mahsus olmak üzere ve 100.000.- TL‘ye kadar. Alınan destek kurum kazancı ve ticari kazancın tespitinde gelir olarak dikkate alınmaz)
KAPSAMINDA YAPILAN SPONSORLUK HARCAMALARININ;
3289 sayılı
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun
BU KANUNLAR UYARINCA TESPİT EDİLEN
AMATÖR SPOR DALLARI İÇİN PROFESYONEL SPOR DALLARI İÇİN
KURUMLAR VERGİSİ MATRAHININ TESPİTİNDE,
BEYAN EDİLEN KURUM KAZANCINDAN İNDİRİLEBİLECEKTİR.
% 100’ü % 50’si
SPONSORLUK HARCAMASI OLARAK DEĞERLENDİRİLECEK HARCAMALAR
SPONSOR OLAN KURUMUN ADININ ANILMASI KOŞULUYLA;
Resmi spor organizasyonları için yapılan saha, salon veya tesis kira bedelleri, Sporcuların iaşe, seyahat ve ikamet giderleri,
Spor malzemesi bedeli,
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün uygun göreceği spor tesisleri için yapılan ayni ve nakdi harcamalar,
Sporcuların transfer edilmesini sağlayacak bonservis bedelleri,
Spor müsabakaları sonucuna göre sporculara veya spor adamlarına prim mahiyetinde ayni ve nakdi ödemeler.
Sponsorluk Yönetmeliği kapsamında ayni ya da nakdi olarak yapılan harcamalar,
kurumlar vergisi mükelleflerince harcamanın yapıldığı yılda indirim olarak dikkate alınabilecektir.
Sponsorluk harcamalarının indirimi için söz konusu beyannamelerin ekinde herhangi bir belgenin ibraz zorunluluğu bulunmamaktadır.
ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR
Gerçek ve tüzel kişiler, süresiz bir şekilde sponsor olamayacakları gibi;
bunların herhangi bir şekilde vergi borçları bulunmamalıdır.
Sponsorların, sponsor olunan dönemlerde tahakkuk eden vergi borçlarını ödememeleri halinde, ilgili vergi dairesi durumu derhal bir yazı ile bulunulan mahaldeki
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bildirecektir.
Kurumların sponsor olabilmeleri için bağlı bulundukları vergi dairesine müracaat ederek, vergi borcu olmadığına dair bir yazı almaları ve yapılan sponsorluk sözleşmesinin bir örneğini
ilgili vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.