Türk Dili 29
Davut GÜNER
Belki de bir rüyadır
Elde kalan son bakır sahanlar
Bir kavuşmadır ırmaklara çocuk yüzlerimiz
Örümcek ağları, alçılar, bir tarih olan sönmüş ocaklar Bütün kanıtları topladık
Saçlarımızı taradık, şakaklarımızda o ilk ölümleriyle kadınlar Biz çocukları kutsadı
Bir masal şehriydi, kök salmış o haziranlar O uzun yazlarda, ağaçlar ve şen şakrak kuşlar
Dağlara bakardı; güneşin ilk ışıklarıyla parıldıyordu sular ve yüzyıllar.
Doğal bir ölümdü sadece Her şey olağan
Bütün kuşlara
Bir yaz akşamını hatırlatan Sevinçler kısa sürdü O eski şarkılardan
Bir yazgı, bir ses, kuvvetli bir rüzgar Haziranlardan, temmuzlardan Bir söylev
Kaburga kemiklerinden, o soğuk kışlardan.